Blog

  • Kol ve boyun ağrılarının tedavisi

    Konservatif Tedavi

    Yatak istirahatı: 2-3 gün yarı yatar pozisyonda boyun eğriliğine uygun ince yastıkla istirahat konservatif tedavinin ilk aşamasıdır. Erken dönemde (ilk 48 saat) soğuk, sonra sıcak uygulamaları faydalıdır.

    İlaçlar: Ağrı kesiciler (aspirin, asetaminofen), Anti-inflamatuar ilaçlar (Naprosyn, İndocin vs) inflamasyonu önleyerek ağrıyı azaltırlar. Kas gevşetici ilaçlar kas spazmlarını rahatlatır, sinir iritasyonunu azaltırlar.

    Boyunluk: Boyunluk genellikle akut ağrılı dönemin ilk 2 haftasında dinlendirme ve hareketi kısıtlamak için önerilmektedir. Kaza geçirenlerde araştırmalar tamamlanana kadar mutlaka boyunluk takılmalıdır. Üç haftadan sonra uzun süreli boyunluk takılması önerilmemektedir. Boyun kaslarında erime ve kuvvetsizlik gelişmektedir. Geç dönemde mutlak boyun egzersizlerine önem verilmelidir. Geçirilen boyun ameliyatlarından sonra da doktor önerisiyle uzun süreli boyunluk takmak gerekebilmektedir.

    Fizik tedavi: Boyun ağrısı olanlarda özellikle kronikleşen ağrılarda fizik tedavi son derece faydalıdır. Masaj, hidroterapi(su tedavisi), ültrason, elektrikli sinir dalgaları(TENS) diğer tedavi yöntemleri olup mutlaka uzman kişilerce uygulanmalıdır.


    Boyun Çektirme (şiropraksi): Yapılan işlemin boyundaki yük miktarını azaltıp ağrıyı geçirdiği bildirilmektedir. Ciddi boyun fıtığı, romatizma yakınmaları, tümör, enfeksiyon gibi ciddi rahatsızlığı olanların uzak durması gerekmektedir. Mutlaka doktor önerisiyle ve bizzat kontrolünde uygulanmalıdır.Düzeltmek yerine sonuçlar daha da kötü olabilir.

    Enjeksiyon tedavileri: Ağrıya neden olan yerin bulunup, oraya ağrıyı algılamayı
    engelliyen ilaçların verilmesidir. Tedavi dışında tanı koymakta da yardımcıdır.

    Ozon terapi:Enjeksiyon tedavisi gibidir.Sorunlu bölgeye uygun doz ve konsanteasyonda ozon gazı enjekte edilir.

    Akapunktur ve biyolojik geri iletim (Biyoenerji): Günümüzde kısa süreli düzelme sağlamakla birlikte; boyun ağrılarının tekrarını önlediği ve düzelmeyi hızlandırdığı kanıtlanamamıştır.

    Güçlendirme egzersizleri, Aerobik: Boyun ağrısının tedavisinde ve korunmada çok önemlidir. Boyun eğriliğinin düzeltilmesinde yardımcı olur.

    Kimlere Cerrahi Tedavi Önerilir?

    – Omurgada tümörü veya apsesi olanlara,
    – Yürüme zorluğu, elde beceriksizlik yapan dar kanal hastalarına,
    – İlerleyici kas gücü kaybı, duyu kusuru ve refleks kaybı olacak şekilde kol sinirlerine ve omuriliğe bası yapan boyun fıtıklarına,
    – Tedaviye rağmen şikayetleri 4-6 hafta sürenlere,
    – Omurga kırığı ve omurga kayması olanlara,
    – Ciddi omurilik ve sinir basısı olanlara,
    – Yapılan radyolojik incelemelerin (CT, MRI gibi ) problemin varlığını gösterilenlere

    Cerrahi yöntemler:

    1) Servikal laminektomi: Genel anestezi altında cerrah omurgaya arkadan ulaşır ve omurilik üzerindeki basıyı kaldırmak için arka yerleşimli kemik dokularını çıkartır. Omurilik rahatlatılır.

    2) Önden basit diskektomi: Genel anestezi altında boyunun ön kısmına küçük bir kesi yapılır. İki omurga arasındaki disk dokusu mikroskop yardımıyla tamamıyla çıkartılır. Hasta ertesi gün taburcu edilir. Çıkartılan diskin yerine özel durumlar hariç kemik parçası (greft) konulmasına gerek yoktur.

    3) Arkadan diskektomi: Genel anestezi altında boyun arkasından kaslar kesilerek eklem üzerine bir pencere açılır ve sinire bası yapan disk parçası çıkartılır.

    4) Korpektomi: Bu işlemde cerrah diskler ile birlikte omuruda tamamen çıkartır. Amaç omuriliği tamamen rahatlatmaktır. Çıkarılan omur yerine kemik greft ve plak konulması gereklidir.

    Bütün bu ameliyatlarda kemik parçası (greft) hastanın kalçasından veya kadavradan alınmaktadır. Amaç kemik kaynamasını sağlamaktır. Plak-vida takılması ise sadece belli vakalarda uygulanmaktadır. Sorun çıkmazsa plak ve vidayı çıkarmak gereksizdir.

    Egzersizler

    Sağlıklı Boyun İçin 15 Dakikalık Program

    Boyun egzersizleri boyun kaslarını kuvvetlendirir.
    Boyunun duruş pozisyonunu düzelterek boyundaki hareket kabiliyetini arttırır.
    Boyun ameliyatı olanlar ve uzun süreli boyunluk kullananlar mutlak egzersiz yapmalıdır.

    Boyun eksersizleri omuzunuzdaki, sırtınızdaki gerginlik ve sertlik hissini rahatlatır.
    Egsersiz ağrısız ,güçlü ve sağlıklı bir boyun sağlar.

    15 Dakikalık Egzersiz Programı:

    Günde 1-2 kez ,sadece 15 dakika yaparak sağlıklı boyuna sahip olabilirsiniz.
    Sabah yapılması tercih edilmelidir.
    Egzersizleri 2 ve 3’e bölerekte evde, işde uygulanabilir. Gittikçe sayı kontrollü arttırılabilir.

    1. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca sağa döndürerek 3 saniye böyle durun. Sonra aynı
    işlemi sol tarafa doğru tekrarlayın. En az 5 defa tekrarlayın ve dinlenin.

    2. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca çeneniz göğsünüze deyecek şekilde öne eğmeye çalışın.
    Dinlenin. Başınızı yavaşca rakaya bükün ve dinlenin.
    En az 5 defa tekrarlayın.


    3. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca kulağınız omuzunuza değecek kadar sağa ve sola eğdirin. Yavaşça ve dinlenerek. En az 5 defa tekrarlayın.

    4. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca saat yönünde geniş bir çember çizecek şekilde döndürün. Aksi yönde de en az 3 kez tekrarlayın.

    5. Sandalyede oturarak : Elinizi alnınıza dayayarak,
    baş öne doğru itilmeye çalışılırken ellerle engel olunmaya çalışılır. 10′ a kadar sayılır ve enaz 3 kez tekrarlanır.

    6. Sandalyede oturarak : Elinizi bu kez enseye konup, baş arkaya doğru itilirken ellerle engel olunmaya çalışılır. 10’a kadar sayılır ve enaz 3 kez tekrarlanır. Aynı hareket
    yana doğru eğilirkende tekrarlanır.

    7. Sandalyede oturarak : Ellerinizi kollar yere paralel olacak şekilde göğüs hizasında birleştirin be birbirine bastırın. 10 a kadar sayarak bu şek,ilde tutun sonra bırakıp gevşeyin ve dinlenin en az 5 kez tekrarlayın. Aynı pozisyonda durarak elleriniz birbirinden ayırmaya çalışın.

    8. Ayakta dik dururken elinize bir sopa alıp dirsekleriniz gergin iken sopayı yukarı doğru kaldırın. Hareketi en az 10 defa tekrarlayın.

    9. Ayakta dik dururken avuç içlerinizi duvara yapıştararak dirseğinizi bükmeden duvara doğru hafifçe abanıp vücudunuzu tartın.

    10. Dizleriniz bükülü, sırt üstü yatınız.(Başınızın altında ince yastıkla daha rahat edebilirsiniz).Dirsekleri yerden kaldırmadan tam yana açın ve ellerinizi havaya kaldırın. Dirsekleriniz 90 derece açılı yerden kaldırmadan yukarı aşağı hareket ettirin.

    11. Dizleriniz bükülü, sırt üstü yatınız.(Başınızın altında ince yastıkla daha rahatedebilirsiniz). Başınızı vücudunuzla beraber yukarı doğru kaldırmaya çalışın ve dinlenin. En az 5 kere tekrarlayın.

  • Kol ve boyun ağrıları neden olur?

    Boyun ve kol ağrısının birçok nedeni vardır. Ağrının ana kaynağı bulmak esastır. Boyun omurları, disk, boyun kasları, kola giden sinirlere ve omuriliğe bası “ağrının” kaynağı olabilir.

    Kötü duruş ve boyunu kötü kullanma:

    Günlük hayatta boyun sağlığına uygun olmayan her yanlış hareket ve duruş; omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya sebep olur. Boyunda doğal eğimin kaybolması boyunu kötü kullanmanın en önemli bulgusudur.

    Boyun incinmesi:

    Boyunun imkan verdiği normal hareketinden daha fazla bir zorlama sonucunda disk, kemik, bağlar ve eklemlerde incinmeler olabilir. Genelde araç içi trafik kazası sonrası boyundaki aşırı haraket ve zorlamadan dolayı giderek artan boyun ve kol ağrısı izlenebilir. Buna Kamçı Sendromu (Whiplash) denir. Geç dönemde bu tip olgularda boyun omurlarınının; aşırı hareketliliğine bağlı ağrı ve instabilite görülebilir.

    Boyun Tutulması, Kas spazmı:

    Genellikle boyunu destekleyen kasların
    aşırı gerilmesi ile oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi,
    yanlış masa başı çalışması kas spazmına neden olabilir. Ayrıca yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da
    boyun tutulması yapabilmektedir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm
    ve tutulma çözülmektedir. “Miyofasial ağrı, Fibromiyalji , Fibrosit ve Miyozit” diye de adlandırılan uzun süreli kas ağrısında, kas içersinde ağrıyı tetikleyen noktalar ve elle de hissedilebilen düğmecikler mevcuttur. Boyunda uzun süreli kalıcı eğriliğe tortikollis diyoruz. Klippel-Feil, Turner Sendromu gibi doğuştan sebeplerin iyi araştırılması gereklidir.

    Boyun Fıtığı: Her iki boyun omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru taşmasıdır. Basının büyüklüğü ve etkinliğine göre boyun ve kol ağrısı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Eğer omur iliğe doğru bası olur ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de görülebilmektedir. Konservatif tedaviye rağmen şikayetler geçmiyor, ciddi omurilik ve sinir basısı var ise; o zaman tedavi cerrahidir.

    Diskte dejenerasyon, Kireçlenme: Yaşın ilerlemesi, omurganın kötü kullanılması sonucu kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma başlar. Jöle kıvamındaki disk keçeleşir, kuvvet emme özelliği ve esnekliğini kaybederek çöker. Kemiğin kalsiyum içeriği azalır. Vücut doğal tepkisi olarak bu yıpranmış dokuları kireçlendirir. Oluşan yeni kemikçikler, taşlaşmış bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere bası yaparak boyun, kol ve genel vücut ağrısına sebep olabilmektedir. Omurilik basısı yaparak el ve ayaklarda uyuşma, kuvvetsizlik oluşabilmektedir. Mutlak tedavi edilmelidir.

    Gerilim, stres, sigara: Boyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli sebeplerdiir. Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarımız boyun ağrısını artırır. Boyunda sürekli gerginlik ve ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık boyun ağrısına karşı en önemli silahımızdır.

    Omurga kanalında daralma (Servikal Dar Kanal-omurga stenozu, Servikal Spondilitik Myelopati):

    Özellikle ileri yaşlarda ellerde uyuşma, kuvvetsizlik ve beceriksizlik, yürümede zorluk ve el-ayaklarda his kusuru görülebilmektedir. Omuriliğin ve/veya sinirlerinin geçtiği kanalların daralması ve omurilik beslenmesinin bozulması ile seyreder. Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi ve erken tedavi gereklidir. Erken dönemde yapılan cerrahi girişim omurilikte oluşabilecek kalıcı hasarları önlemektedir.


    Romatizmal Hastalıklar: Vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine savaş açması sonucu oluşur. Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar. Romatoid artrit, anklozan spondilit gibi hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir. Sabahları görülen yarım saatten fazla süren eklem sertliği ve hareket zorluğu romatizmal hastalıklar için tipiktir.

    Osteoporoz, kemik erimesi: Osteoporoz temel olarak kadın hastalığıdır. Kemiklerde kofluğa ve yumuşamaya yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla ağrıya sebebiyet verir. Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol tüketimi, kortikosteroidler osteoporoz riskini arttırır.

    Omurga kırıkları, omur kayması: Omurlar normalde oldukça sağlamdır. Bazen kaza ve başka sebeplerden zarar görüp çatlayabilir, bütünüyle kırılabilir. Travma şiddetiyle boyun omurları kayarak omuriliğe zararverebilir. Ciddi omurilik ve sinir kesileri görülebilir. Kaza sonrası boyunun mutlak boyunluk ile tespit edilmesi hayat kurtarıcıdır.

    Kol ve el sinirlerinin tuzaklanması (sıkışması): Boyunda omurilikten çıkan sinirler ele doğru giderken yol üzerinde bağ dokusu tarafından tuzaklanır. Buradaki sıkışma sonucu el ve kollarda kuvvetsizlik, uyuşma ve ağrı oluşur. Özellikle elin ilk 3 parmağında geceleri görülen uyuşma “karpal tünel sendromu” için tipiktir. Bu tip ağrı ve uyuşma olan hastalarda mutlak EMG testi ile ayrıcı tanıya gidilmelidir. Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi olarak basının kaldırılması gereklidir.


    Diğer sebepler: Boyun tümörleri , omurilik tümörleri ve omurilikte yarıklar oluşturan “Syringomyeli”, kemik enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir.
    Omuz ekleminden kaynaklanan (Bursitis, Kapsülitis, Tendinit) ağrılar boyun ve kol ağrılarını taklit edebilir. Özefagus, trakea, tiroidit ve akciğer hastalıkları da nadiren boyun ağrısı nedenidir.

    MUAYENE VE TETKİTLER

    Boyun ve kol ağrınızın sebeplerini öğrenmek, nedenleri araştırmak ve tedavi olmak için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Öykü: Doktorunuz size: Ağrınız ile ilgili sorular sorarak hastalığınızı anlamaya çalışacaktır.

    Muayene: Hastayı daha sonra yatırarak, oturarak ve yürüterek kas kuvvetine, duyusuna ve reflekslerine bakacaktır. Boyun omurlarınızı yoklayarak kas spazmı veya bastırmakla ağrılı olup olmadığını muayene edecektir.

    Tanı ve Tetkikler: Boyun ve kol ağrısının altında yatan gerçek sebebi bulmak için bazı tetkikler gereklidir.

    Kan ve laboratuar incelemeleri: (Sedimantasyon, HLA-B27, vs.) Enfeksiyonlarda, romatizmalı hastalıklarda son derece yararlı bilgiler verir.

    X-Ray: Boyun röntgeni hastanın kemik yapısını veya boyun eğriliğini ortaya koyar. Travma sonrası mutlak X-ray çekilmelidir.

    Bilgisayarlı Tomografi(BT): Boyun fıtıkları ve dar kanal hastalığını tespit etmek için kullanılır. Kemik ve eklem yapısını en iyi gösteren tetkiktir.

    MRI: Günümüzde en duyarlı ve en güvenli görüntüleme tekniğidir. Yumuşak dokuyu da göstermesiyle kesin teşhis koydurur. Radyasyona maruz kalma söz konusu değildir.

    Elektromyelografi (EMG): Özellikle boyun ve kol ağrılarının ayırıcı tanısında yaygın olarak kullanılmaktadır. Sinir ve kas iletimlerini ortaya koyarak tanıda yardımcı olur. Sinir tuzaklanmalarında ve nöropatilerde kesin tanıyı koydurur.

    Muayene ve tetkikler

    Boyun ve kol ağrınızın sebeplerini öğrenmek, nedenleri araştırmak ve tedavi olmak için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Öykü: Doktorunuz size: Ağrınız ile ilgili sorular sorarak hastalığınızı anlamaya çalışacaktır.

    Muayene: Hastayı daha sonra yatırarak, oturarak ve yürüterek kas kuvvetine, duyusuna ve reflekslerine bakacaktır. Boyun omurlarınızı yoklayarak kas spazmı veya bastırmakla ağrılı olup olmadığını muayene edecektir.

    Tanı ve Tetkikler: Boyun ve kol ağrısının altında yatan gerçek sebebi bulmak için bazı tetkikler gereklidir.

    Kan ve laboratuar incelemeleri: (Sedimantasyon, HLA-B27, vs.) Enfeksiyonlarda, romatizmalı hastalıklarda son derece yararlı bilgiler verir.

    X-Ray: Boyun röntgeni hastanın kemik yapısını veya boyun eğriliğini ortaya koyar. Travma sonrası mutlak X-ray çekilmelidir.

    Bilgisayarlı Tomografi(BT): Boyun fıtıkları ve dar kanal hastalığını tespit etmek için kullanılır. Kemik ve eklem yapısını en iyi gösteren tetkiktir.

    MRI: Günümüzde en duyarlı ve en güvenli görüntüleme tekniğidir. Yumuşak dokuyu da göstermesiyle kesin teşhis koydurur. Radyasyona maruz kalma söz konusu değildir.

    Elektromyelografi (EMG): Özellikle boyun ve kol ağrılarının ayırıcı tanısında yaygın olarak kullanılmaktadır. Sinir ve kas iletimlerini ortaya koyarak tanıda yardımcı olur. Sinir tuzaklanmalarında ve nöropatilerde kesin tanıyı koydurur.

  • Boyun anatomisi(yapısı) ve sağlıklı boyun

    Sağlıklı boyun; güçlü, dengeli ve ağrısız boyundur. Sağlıklı boyuna belli kurallara uyarak sahip olabiliriz..

    > Asla ağır cisimleri kaldırmayın, çekmeyin ve itmeyin. Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün.

    > Başınızla yük taşımayın. Baş seviyesinin yukarısına doğru yük kaldırmayın.

    > Boyununuzu sürekli öne eğik veya aynı pozisyonda sabit tutmayın.

    > Özellikle bilgisayar ve tezgah başında 30 dakikada bir pozisyon değiştirin

    > Telefonu konuşurken boyun-omuz arasına sıkıştırmayın.

    > Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın.

    > Gerekirse boyun kıvrımınıza uyan boyun yastığı ile boynunuzu takviye edin.

    > Yatak dışında boyununuz düşercesine uyuya kalmayın.

    > Aşırı yüksek yastık kullanmayın. Boyun yastığı tercih edin.

    > Çalışma şartlarınızı ve koşullarınızı iyi düzenleyin.

    > Hayata bağlı kalın. Spor yapın. Motivasyonunuzu arttırın.

    BOYUN ANATOMİSİ(YAPISI)

    Boyun Anatomisi

    Boyun, baş ile vücud arasındaki bağlantıyı sağlar. Boyun başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar. Başın birçok yöne rahat hareket etmesini sağlar.

    Boyun 7 adet boyun omurundan oluşur. Bu omurlardan en üst ikisi farklılaşarak kafatası kemiğine tutunmasını sağlar. Boyun omurları arasında diskler bulunur. Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında yastıkçıklardır. Disklerin görevi üzerine düşen yük miktarını dengeli olarak alt seviyelere iletmektir.

    Boyun omurları, diskler ve güçlü bağlar ile birbirine tutunurlar. Bu sistem kaslar ile esneklik kazanır ve kuvvetlenir.

    Boyun omurgası içersinden omurilik ve sinirler geçer. Omurilik 2 cm kalınlığında beyinden aldığı emirleri tüm vücuda ileten son derece önemli bir yapıdır.

    Boyunda omurilikten çıkan sinirler el ve kolumuzun hareketini, hissini ve kuvvetini sağlarlar.

    Sağlıklı boyun dengeli boyundur. Bu dengeyi sağlamak için boyun omurgası doğal bir eğime sahiptir. Bu eğimin korunması rahat ve ağrısız boyun için çok önemlidir. Bu eğim bozulursa boyun omurgasında dejenerasyon ve bozulma başlar. Buda boyun ve kol ağrısını arttırır.

  • Bel egzersizleri

    Egzersizler; bel ve omurganın zayıf kaslarını güçlendirir.

    · Mekanik yüklenmeyi azaltarak, hareket kabiliyetini arttırır.

    · Yanlış postürü ve duruşu düzeltir.

    · Ağrıyı azaltır.

    GENEL İLKELER

    · Egzersizler düzenli olarak her gün yapılmalıdır. Devamlılık olmadıkça sonuç alınamaz.

    · Başlangıç için sabah 15 dakika, akşam 15 dakika idealdir. Süreler daha sonra uzatılabilir.

    · En az iki ay devam ettikten sonra günde bir kez on dakika yeterlidir.

    · Her bir hareketi sabah akşam 5 kez yaparak başlayın ve giderek arttırır. On gün sonunda sizin için ideal sayıya ulaşın.

    · Egzersizin sayısına değil, iyi yapılmasına önem verin.

    · Egzersiz halsizlik, kas ağrısı ve sertlik yapabilir. Bu normaldir. Bu durum birkaç gün sonra devam ediyorsa, egzersizleri çok ve hızlı yapıp yapmadığınıza dikkat edip, yavaşlayın.

    · Bu sertlik ve ağrılar üç hafta sonunda hala sürüyorsa doktorunuza müracaat edin.

    · Yatarken ve yataktan kalkarken kurallara uygun davranın.

    · Egzersiz esnasında en az 2 defa gevşeme pozisyonuna geçin.

    Gevşeme pozisyonu
    Düz bir zeminde sırt üstü uzanın, dizlerinizi bükün, baldırlarınızın altına 2 yastık koyun (yaklaşık 30 cm.) ve gevşeyin.
    15 dakikalık egzersiz programında 2 kez toplam 5 dakika gevşeyin.

    Yatarken Yataktan Kalkarken
    Önce yatağın kenarına yanaşıp yan dönün, bacaklarınızı karnınıza doğru çekip kıvırın, bacaklarınızı aşağıya doğru sallandırırken dirseğinizden kuvvet alarak oyalanmadan doğrulun ve oturun.

    Yatarken de önce oturun aynı; işlemin tam tersini uygulayın.

    Boyun- Sırt Gerdirme
    Gevşeme egzersizinden sonra egzersizlere ayakta yapılan hareketlerle devam edilmelidir. Baş öne ve arkaya doğru
    yavaşça eğilir.
    Daha sonra baş sağa ve sola doğru eğilir.
    Bu süre içinde başın
    dönmemesine özen gösterilmelidir.

    Yarı Eğilme Pozisyonu

    Eller açılır ve sağ ve solda uyluk bölgesine konurken vücut öne doğru eğilir.
    Bu hareket sırasında sırt kaslarınızı mümkün olduğunca germeye özen gösterin.

    Yan Gerdirme Egzersizi
    Sol el havaya doğru kaldırılır . Sağ el uyluk bölgesine yakın tutulur ve sağ tarafa doğru yavaşça vücut eğilir. Hareketin devamında gerdirme yavaş yavaş arttırılır. Daha sonra sağ el kaldırılarak sola doğru gerdirme sağlanır.

    Sırtın Yere Teması
    Ayakta yapılan ısınma hareketlerinden sonra hareketlere yerde devam edilir. Başlangıç için idealdir.

    Düz bir zeminde sırt üstü uzanın dizlerinizi bükün, ayak tabanı yere gelecek şekilde bel bölgenizi yere değdirip kaldırın. En az 10 defa yapın.

    Omuz Bel Egzersizi
    Sırt üstü sert bir zeminde uzanın. Sırtınızı yere temas ettirin, sonra kalçanızı
    ve sırtınızı yerden hafifçe kaldırın. 10 kez tekrarlayıp, gevşemeye geçin.

    Diz Göğüs Egzersizi
    Yatar pozisyonda bir bacağınızı kavrayarak, göğsünüze doğru yavaşça çekin. Sonra ayağınızı uzatın ve bu hareketi diğer bacağınızla tekrarlayın.

    Emekleme Pozisyonu
    Emekleme pozisyonunu alın, belinizi aşağı yukarı hafifçe hareket ettirin. Aynı zamanda başınızı da aşağıya yukarıya hareket ettirerek bel kaslarınızı çalıştırın.

    Yüz Üstü Gerdirme
    Yüz üstü pozisyonda baş kaldırılıp belli bir
    süre bu pozisyonda durulur daha sonra gevşenir.Yüz üstü konumdayken ilk önce sol bacakdüz biçimde yukarıya doğru kaldırılır belli bir süre sonra gevşemeye geçilir. daha sonra bu hareket sağ bacak için de kullanılır.

    Yüz Üstü Destekli Gerdirme

    Bu kez ellerden destek alınarak vucut kaldırılır. Bu pozisyonda en az 5 saniye beklenir. daha sonra gevşenir.

    Yatarken Yana Dönme
    Yatar pozisyonda eller başın arkasında kenetlenir, ayak ayak üstüne atılır ve sağ tarafa vücudun belden aşağısı döndürülür. 5 saniye bu pozisyonda kaldıktan sonra gevşenir ve hareket sol tarafa doğru olmak üzere tekrarlanır.

    Kısmi Doğrulma
    Düz zeminde yatarak dizleriniz kıvrık ve ayak tabanlarınız zemine dayalı olarak çenenizi göğsünüze değdirmeye
    çalışın ve ellerinizi mümkün oldukça
    dizlerinize uzatın 10 kez tekrarladıktan
    sonra gevşeme pozisyonunuzu alın.

    Bacak Kaslarını Germe
    Sırt üstü uzanın bir bacak bükülü olarak diğer bacağınızı elinin yardımıyla kaldırıp, indirin. Aynı işlemi her iki bacağınızla da tekrarlayın.

  • Bel ağrısı tedavi yöntemleri

    Konservatif Tedavi


    Yatak istirahatı: 4-7 gün ortopedik bir yatakta dizler
    hafif karına doğru çekik şekilde yatak istirahatı idealdir.

    Uzun süre yatmak kasları zayıflatır, iyileşme süresini geciktirebilir.

    İlaçlar :

    · Ağrı Kesiciler: Ağrıyı azaltır.

    · Anti-Enflamatuar İlaçlar: Belde enflamasyonu önleyerek ödemi çözer ve ağrıyı keser.

    · Kas Gevşetici İlaçlar: Kas spazmını çözer, sinir iritasyonunu azaltır.

    · Anti-depresanlar: Bel ağrısı tedavisinde ilk tedavi seçeneği değildir. Mutlaka kronik dönemde ve doktor denetiminde kullanılmalıdır.

    Masaj, Hidroterapi (su tedavisi), Ultrason, Elektrikli Sinir Dalgaları (TENS) diğer tedavi yöntemleri olup mutlaka uzman kişilerce uygulanmalıdır.

    Bel Kuşakları ve Korseler: Takılan bel kuşakları hatırlatıcı olması sebebiyle bel hareketlerinin daha dikkatli yapıldığı kesindir. Ayrıca beli sıcak tutar.

    Korse uygulaması genel olarak psikolojik destek evresinde kullanılması dışında önerilmemektedir.

    Korse uygulaması vücudun doğal korsesi olan kasları güçsüzleştirmekte, bu da iyileşmeyi geciktirmektedir

    Fizik tedavi

    Bel ağrısı sonucu oluşan adele spazmı ve ödemi çözmek için kullanılır. Egzersizlerle de amaçlanan karın ve sırt kaslarının gücünü arttırarak, omurganın kemik sitemine düşen gücün dengeli dağılımını sağlamaktır. Bel ağrısında ilk 48 saatte soğuk uygulaması ödemi azaltırken, geç dönemde sıcak uygulaması kas spazmını ve oluşmuş ödemi çözer.

    Egzersiz programı başlangıçta 3-5 dakika gibi kısa süreli başlar. Gün geçtikçe süresi arttırılır. Ameliyat sonrasıda aynı egzersiz programı kullanılmaktadır.

    Omurgaya El ile Müdahale, Bel Çektirme (Şiropraksi):
    Bu müdahale şeklinin nasıl yararlı olduğu bilinmemektedir. Ancak bel ağrılı çok sayıda hasta bu yöntemin üstünlüğüne inanmaktadır.

    Ciddi bel fıtığı, romatizma yakınmaları, tümör, enfeksiyon gibi ciddi rahatsızlığı olanların uzak durması gerekmektedir. Düzeltmek adına sonuç daha da kötü olabilmektedir.

    Enjeksiyon Tedavisi: Ağrıya neden olan yeri bulup
    oraya ağrı oluşumunu engelleyen ilaçlar verilebilir.
    Tedavi dışında tanı koymakta da yardımcıdır.

    Ozon tedavisi:Enjeksiyon tedavisi gibi uygulanır,hasarlı bölgeye iyi bir antienflamatuar olan ozon gazı uygun koşul ve dozlarda uygulanır.

    Akupunktur, Biyolojik Geri İletim (Biyoenerji): Kısa süreli düzelme sağlamakla birlikte bel ağrılarının önlenmesi ve iyileşmesindeki etkisi kanıtlanamamıştır.

    Eğitim (Bel Okulları, İş Ortamı): Bel okulları günlük hayatta yanlış bel hareketlerini tanıtarak pratik bilgiler verir. Belimizin güçlü ve hareketli olması sağlanır.

    Çalışma şartlarının ve iş ortamının beli koruyacak şekilde iyileştirilmesi hedeflenir.

    Gerginliği- Stresi Azaltma ve Egzersiz:
    Gerginlik- stres belimizin en önemli düşmanıdır. Yasaklar, iş ortamının stresi, biriken borçlar, aile kavgaları ve ekonomik sorunlar gerginliği her zaman arttırır. Stres ve gerginlik kaslarımızın kasılmasına sebep olur. Yaşam biçimimizde gerginliği azaltma yollarından birkaçı şunlardır:

    · Düzenli egzersiz

    · Tatil

    · Sauna / Jakuzi / Kaplıca

    · Masaj

    · Yoga / meditasyon

    · Hobiler

    · Sosyal uğraşılar

    · Güzel sanatlar

    · Uygun ilişkiler, motivasyon

    Cerrahi tedavi

    Kimlere Cerrahi Tedavi Önerilir?

    · Omurgada tümörü veya apsesi olanlara,

    · İdrar ve dışkı denetimini yitirenlere (Cauda Eqüina Sendromu), (Acil Cerrahi tedavi gerektirir)

    · İlerleyeci kas gücü kaybı, duyu ve refleks kaybı olanlara, (Nörolojik defisiti olanlar)

    · Tedaviye rağmen şikayetleri 4-6 hafta sürenlere,

    · Bazı tip omurga kırığı olanlara,

    · Omurgada Spondilolistezis (Bel kayması) veya Anormal bel hareketliliği (İnstabilite) olanlara,

    · Yapılan radyolojik incelemelerle (Myelogram, BT, MRI) tanısı doğrulananlara.

    Cerrahi yöntemler:

    Basit Diskektomi: Genel anestezi altında belin ortasına 5-6 cm’lik kesiyle cerrah omurgaya ulaşır. Kemik üzerinde bir pencere açarak sinir dokusunun yanından hasarlı diskteki jölemsi kıkırdak dokuyu çıkartır.

    Diskin %30’unun çıkarılması yeterlidir. Çıkan diskin yerine bir şey konulmasına gerek yoktur. Yeniden disk oluşma şansı %1’den azdır. Anestezi riski, sinir kopması, enfeksiyon, kan toplanması, geç dönemde yapışıklılık oluşması ve sakat kalma korkusu bel fıtığı ameliyatının en önemli sorunlarıdır. Bütün bu komplikasyonların oluşum yüzdesi %2’den azdır.

    Mikrodiskektomi: Genel anestezi altında daha küçük bir kesi yapılır. Aynı yöntemle mikroskop yardımıyla kıkırdak dokusu çıkartılır. Nüks oranı basit diskektomiye göre biraz yüksektir.

    Girişim sırasında daha az travma sebebiyle iyileşmenin daha çabuk olduğu bildirilmiştir.

    Endoskopik Diskektomi : Bu işlemde kesiğe gerek kalmaz. Cerrah röntgen kılavuzluğunda deriden yolladığı bir kılavuz yardımı ile hasarlı diski dışarıya çıkarmaya çalışır. Her disk hastasında uygulanamaz.

    Lazerle Diskektomi: Lazer yakarak ve buharlaştırarak diski çıkartma esnasında kullanılır. Bu yakma esnasında sinir dokusu da zarar görebilir. Kısıtlı vakada ve iyi ellerde uygulanmalıdır.

    Laminektomi: Omurun arkasında lamina denilen kısmın tamamı çıkartılır. Dar kanalın ve omurilik sinirlerinin görülmesi istendiğinde kullanılır.

    Ameliyata pozitif katkıda bulunan etkenler:
    -Hastanın şikayetleri, muayenesi ve çekilen MR arasında uyumluluk
    -Bası gelişen sinir dokusunda hasar tam yerleşmeden ameliyat edilmesi
    -Hastanın normal kilolu olması.
    -Hastanın diabetik ve hipertansiyonu bulunmaması
    -Hastanın ağrı eşiğinin normal olması
    -Hastanın tedavi prensiplerini iyi anlayarak, hekimine güvenmesi. Parasal problemlerin hastayla hekim arasında sorun teşkil etmemesi.
    -Hastanın ameliyat sonrası rehabilitasyon programını anlayabilecek düzeyde psikolojik yönden stabil olması.
    -Hastanın ameliyat nedeniyle başka çıkarlar beklememesi (örneğin bu ameliyattan sonra emekli olmayı bekleyen kişi.)
    -Cerrahın tecrübesi ve hastaya uygun ameliyat yöntemini seçebilmesi

  • Bel ağrısının nedenleri ve risk faktörleri

    Kötü Duruş, Beli Kötü Kullanma:
    Uzun süre aynı pozisyonda durmak belinizin en büyük düşmanıdır. Günlük hayatta bel mekaniğine uygun olmayan her yanlış hareket veya kötü duruş belinizde yıpranmaya neden olacaktır.

    Bel Tutulması, Kas Spazmı:
    Genellikle beli destekleyen kasların veya bağların aşırı gerilmesi veya kopmasıyla oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, atlamak, düşmek ve spor aktivitesi bel tutulmasına neden olabilir. Vücudun buna cevabı ağrılı kas spazmıdır. Mevsimsel ısı değişimleri, rüzgar ve hava akımı kas spazmını arttırır.

    Bel Fıtığı (Disk Kayması):
    Her iki bel omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak dokunun kayması veya taşmasıdır.

    Bu kıkırdak parçası belden çıkarak bacağımıza, ayağımıza giden sinire baskı yaparak ağrıya ve SİYATİK şikayetlerine sebep olur.

    Öksürmekle, ıkınmakla, hapşırmakla bel ve bacak ağrısı artar.

    Hastaların çoğu yatak istirahatı, ilaç tedavisi ile şikayetlerinden kurtulur.

    Sinir ve omuriliğe bası devam ederse; bacak kaslarında kuvvet kaybı, his kusuru, reflekslerde azalma, idrar tutamama gibi şikayetler oluşabilir.

    Bu durumda tedavi cerrahidir

    Omurlarda Kayma (Spondilolistezis) ve Biçim Bozuklukları:
    Bel omurlarının birbirlerinin üzerinden kaymasıyla karakterize “Spondilolistezis” de bel ağrısı sebebidir. Hareketle ağrı artar.

    Ayrıca beldeki eğrilikler (skolyoz), düzleşmeler (lordoz), beldeki açıklıklar (spina bifida), fazla veya eksik bel omuru (lumbalizasyon- sakralizasyon) bel ağrısı nedeni olabilir.

    Gerilim, Stres, Sigara:

    Bel ağrısını arttıran ve kronikleştiren en önemli sebeptir.Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarınız bel ağrısını attırır.

    Gülmek, çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık bel ağrısına karşı en önemli silahımızdır.

    Sigara içenlerde bel bölgesine giden damarlarda tıkanıklıklar oluştuğundan diskte harabiyet daha hızlı, kemikte iyileşme daha geç olur.

    Fazla Kilo:
    Belimizin taşıdığı yük miktarını artırdığı için sakıncalıdır.Kronik bir şekilde eklemler ve kaslar üzerine binen sürekli yükten dolayı incinme ve ağrı oluşur.

    Kireçlenme-Osteoartirit:

    Yaşın ilerlemesi ile kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma başlar.

    Kemik kalsiyum içeriğini kaybeder ve daha kolay kırılır.
    Bunu engellemek için vücut doğal tepkisi olarak bu yıpranmış dokuları
    kireçlendirir ve buraları hareketsiz kılmak ister.

    Oluşan yeni kemikçikler,
    taşlaşmış bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere bası yaparak sırt,
    bel, bacak ve genel vücut ağrısına sebep olabilir.

    Bel ağrısının sebeplerini öğrenmek ve tedavi olmak için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Öykü: Doktorunuz size: Ağrınız ile alakalı olarak bazı sorular sorarak hastalığınızı anlamaya çalışacaktır.


    Muayene: Hastayı daha sonra yatırarak, oturarak ve yürüterek kas kuvvetine, duyusuna ve reflekslerine bakacaktır. Bel omurlarınızı yoklayarak kas spazmı veya bastırmakla ağrılı olup olmadığını muayene edecektir.

    “Düz Bacak Kaldırma Testi” sinirlerle ilişkin kısmi sinir basısı olup olmadığını ortaya koymak için en aydınlatıcı testtir.

    Osteoporoz, Kemik Erimesi:

    Osteoporoz temel olarak kadın hastalığıdır.Kemiklerde kofluğa ve yumuşamaya yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla ağrıya sebebiyet verir.

    Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol tüketimi, sigara, kortikosteroidler osteoporoz riskini arttırır.

    Romatizma:
    Vücudun bağışıklık sisteminin kendi öz hücrelerine savaş açması sonucu gelişir. Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar.

    Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit gibi hastalıklar eklemlerde ağrı ve şişmeye sebebiyet verir ve günlük hareketi kısıtlar.

    Sabahları görülen eklem sertliği ve tutulmalar romatizmal hastalıklar için uyarıcıdır.

    Risk faktörleri

    Hareketsiz iş ve yaşam düzeni olanlar. (Büro işi vb.)

    Ağır kaldıranlar, eğilme-bükülme hareketini yanlış yapanlar.

    Uzun süreli araç kullananlar. (Şoförler vb.)

    Doğuştan belinde kayma olanlar.

    Fazla kilolular, oburlar.

    Zayıf bel ve karın kasları olanlar.

    Vücut mekaniği ve duruşu bozuk olanlar.

    Ortası çukurlaşmış yataklarda uyuyanlar.

    Hamileliğin son aylarında olanlar.

    Yüksek riskli sporlarla uğraşanlar. (Halter, kürek vb.)

    Sigara içenler. (Sigara disklerin beslenmesini bozar)

    Ruhsal ve duygusal gerginlik yaşayanlar. (Stres, Depresyon)

    Kan ve laboratuar incelemeleri: Laboratuar incelemeleri Enfeksiyon ve Romatizmal Hastalıkların teşhisinde doktora yol gösterir.

    Röntgen: Bel röntgeni hastanın kemik yapısını ve omurga kaymasını ortaya koyar.
    Travma sonucu kırıkların ve doğumsal eğriliklerin ortaya çıkartılmasında etkindir.

    Miyelografi: Omurga kanalına boyalı bir madde verilerek röntgen çekilmesine “miyelografi ” denir. Beldeki sinir basılarını gösterir. Girişimsel bir tetkik olduğu için nadir kullanılmaktadır. Günümüzde en iyi sonuca ulaşılması için BT ile birlikte kullanılabilir.

    Bilgisayarlı Tomografi(BT): Bel fıtığı ve dar kanal hastalığının teşhisinde kullanılır. Kemik
    ve eklem yapısını en iyi gösteren tetkiktir.

    MRI: Günümüzde en duyarlı ve en güvenli görüntüleme tekniğidir. Yumuşak dokuyu da göstermesiyle kesin teşhis koydurur. Radyasyona maruz kalma söz konusu değildir.

    Elektromyelografi (EMG): Sinir ve kas iletimlerini inceleyerek tanıda yardımcı olur.

    Kemik Taraması (Sintigrafi) ve Yoğunluk Ölçümü: Omurga tümörlerinin ve kemik erimesinin saptanmasında kullanılır.

  • Sağlıklı bel

    Sağlıklı bel güçlü, hareketli ve ağrısız olmalıdır.

    Sağlıklı bele ancak belli kurallara uyarak sahip olabiliriz.

    – Sırtınızı ve belinizi düz tutun.

    – Kötü duruş; sırttaki kamburluğu, beldeki içe çöküklüğü artırır.

    – Sık pozisyon değiştirin.

    – Özellikle belin normal eğriliğini korumaya özen gösterin.

    – Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün.

    – Hareketlerinizi önceden planlayın.

    – Ucuz kahramanlık yapmayın yardım isteyin.

    – Asla ağır cisimleri kaldırmayın.

    – Yerden bir şey alırken eğilmeyin, dizlerinizi büküp çömelin.

    – Belinizle değil bacaklarınızla yükü kaldırın.

    – Ağırlığı mümkün olduğu kadar belinizden yukarı ve vücudunuza yakın tutun.

    – Dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, vücudunuzla dönün.

    – Ağır cisimleri çekmeyin, itmeyin ve yukarı doğru kaldırmayın.

    – Koltuğa düzgün oturun.

    – Gerekirse bel kıvrımınıza uyan yastıkla belinizi takviye edin.

    – Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın.

    – Yatarken sert ve ortopedik yatakları tercih edin.

    – Salt yer ve tahta üzerine yatmak doğru değildir.

    – Yatarken bacaklarınızı gergin tutmayın.

    – Sırt üstü yatarken baldırlarınızın altına koyulacak küçük bir yastık sizi rahat ettirecektir.

    – Kilonuza dikkat edin, dengeli beslenin.

    – Sigara içmeyin.

    – Günlük gerilim ve streslerinizi azaltın

    – Düzenli ve günlük egzersiz yapın.

    -Tempolu yürümek, yüzmek ve koşu sizin için ideal sporlardır.

  • Bel anatomisi

    Omurgada boyun, sırt ve bel bölgesinde 3 adet doğal eğrilik (kavis) vardır.

    Bu eğrilikler sayesinde omurgamız üstüne düşen yük miktarını en aza indirir ve esnek bir biçimde hareket edebilir.

    Bel bölgesi 5 adet omur ve sakrum (sağrı) kemiğinden oluşur.

    Omurlar üst üste gelerek; içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalını oluşturur.

    Omurga omuriliği ve sinirleri korur; vücudumuzun hareketini sağlar.

    Omurlar birbirlerine önde “disk” dediğimiz yastıkçıklar, arkada “faset” eklemleri ile tutunurlar.

    Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında amortisörlerdir.

    Disklerin görevi yürüme, oturma, yük kaldırma sırasında oluşan sarsıntıları emmek, omurların üzerine düşen yükü eşit olarak azaltarak, ağırlığı dengeli biçimde alt seviyelere iletmektir

    Omurlar birbirlerine arkadan iki adet faset eklemi ile tutunur.

    Faset eklemleri vücut yükünün % 5-20′ sinin taşınmasından sorumludur.

    Kötü kullanıma bağlı yük miktarı arttırılırsa faset eklemlerinde zamanla bozulmalar ve ayrılmalar oluşur.

    Her disk iki bölümden oluşur: sağlam liflerle örülmüş dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölüm.

    Sağlam dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölümü korur ve esnek hareketi sağlar.

    Omurga bu oluşumlar dışında bağlar ve kaslar tarafından desteklenir. Bağlar, diskleri ve omurları yerinde tutan sağlam şeritlerdir.

    Kaslar ise hareketi denetler, omurgayı destekler ve sağlamlık kazandırır.

    Omurilik beyinimizin verdiği emirleri vücudumuzun diğer bölümlerine taşınmasından sorumludur.

    Omurilik üst bel bölgesinde sonlanarak bacak kaslarına, idrar kesesine, cinsel organlara giden sinir dalları verir.

    Bu sinirler bacağın hareketini, hissini, idrar çıkarma, dışkılama ve cinsel fonksiyonunuzu sağlar.

  • Omurganın yapısı

    Kafa tabanından, kuyruk sokumuna kadar devam eden kemik sistemine omurga denir. Omurga Yastıkçık (disk) dediğimiz kıkırdaklarla birbirine bağlanmış omur cisimciklerinden meydana gelir. Bu karmaşık yapının ortasında omurilik bulunur ve beyinden gelen emirleri , sinirler vasıtasıyla çevre organlara iletir. Omurga aynı zamanda gövdenin dik durmasını sağlayan kemik sistemidir.

    Vücut ağırlığının 2/3 kadarına taşıma görevi görür. Bu zorlu görevi sadece omur ve yastıkçık dediğimiz kemik ve kıkırdak sistemiyle değil, bunlar arasındaki bağ dokusu, sırt adeleleri ve karın adelelerinin gücüyle sağlar. Beş adet bel omuru bulunur.

    İNTERVERTEBRAL DİSK MESAFESİNİN YAPISI
    İntervertebral disk dediğimiz yapı, kısaca omurgalar arası yastıkçık olarak adlandırılır. Omurgalar arası bir eklem olması yanında, omurgalara binen yükü emici göreve sahiptir.
    Yapısına baktığımızda 3 ayrı kısma ayrıldığını görürüz:

    1-Kıkırdak doku: Alt ve üst omurgalara bütünüyle yaslanan ve tüm omurga genişliğindeki kıkırdak yapıdır. Her iki omurga arasındaki çekirdek kısmı sınırlar.

    2-Bağ dokusu (anulus ): Ortadaki çekirdek kısmı çepeçevre saran kuvvetli bir yapıdır. Bu elastik bağ dokusu omurganın ön kısmında en kuvvetli, omurilik ve sinirlerin yer aldığı arka kısım ve özellikle yanlarda daha zayıftır.
    3-Çekirdek kısım (nukleus): Jelatin kıvamında , su içeriği fazla bir yapıdır. Çevresini saran elastik bağ dokusuyla birlikte, omurgaya binen basıncı karşılar.

    Çekirdek dediğimiz kısmın , bağ dokusu dediğimiz elastik kısmı yırtarak, omurilik kanalı ve sinir köklerine bası yapacak tarzda yırtılmasına bel fıtığı diyoruz. Bu yırtılma sonucu çekirdek kısım sadece bağ dokusunu omuriliğe doğru ittiği gibi (en hafif şekli -bulging) , bağ dokusunun tam yırtılmasıyla omurilik kanalında serbest parçacık şeklinde yer alabilir (en ağır durum- akmış, serbest disk).

  • Skolyozda erken tanı önemlidir!!

    *Skolyoz nedir?

    Skolyoz ( omurga eğriliği) omurganın; sağ ya da sol yana doğru eğrilmesi anlamına gelmektedir.

    Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise; ( yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi) omurlar sağa ve sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da dönebilir.

    Omurgaya arkadan bakıldığında S şeklinde belli olabilir ya da hiçbir belirti vermeyip öne doğru eğildiğinde ya da röntgen yardımıyla teşhis konulur.

    Günümüzde bir çok insanın omurgasında az ya da çok olacak şekilde skolyoz vardır. Bu da daha çok çantaların tek taraflı kullanılması ve bilgisayar başındaki yanlış duruşlardan kaynaklanabilmektedir. Eğer 10 dereceden fazlaysa ve varsa yapılacak gerekli tetkikler sonrasında skolyoz tanısı konulur ve hemen tedaviye başlanması gerekebilmektedir Erken teşhis ve tedavi de yüzde yüze yakın başarı şansı vardır.

    *Skolyozun Belirtileri Nelerdir?

    1)Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülüyor.

    2)Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde yükselti olabiliyor.

    3)Bir bacağın daha uzun olduğu hissine kapılmak.

    4)Kollar ile vücut arasındaki mesafesinin ve vücut görüntüsünün bozulması.

    5) Rastgele çekilen röntgen filmlerinde fark edilebiliyor.

    6) Antrenör ya da beden eğitimi fark edebiliyor.(Cümle anlaşılamamaktadır)

    *Skolyoz Tipleri Nelerdir?

    1) Doğuştan ( konjenital) :Doğuştan skolyoz hastalığı tıpkı çocuk felci veya beyin felci durumları sonucunda oluşan skolyoz gibi omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülen yana doğru eğriliğidir.Doğuştan skolyoz 0-3 yaş arasında görülebilmektedir

    2) Polio ( çocuk felci) : Beyin felci veya kas erimesi gibi durumlardan ötürü kas felci oluşabilir. Bu da durduk yere skolyozun oluşmasına neden olabilir.

    3) İdiyopatik Skolyoz: Skolyozda en sık görülebilen çeşittir. Kalıtsal olabileceği düşünülmektedir. Daha çok ergenlik döneminde ortaya çıkar. Kız çocuklarında psikolojik sorunlara bile dayanabilir. O dönemde kız çocuklarının göğüslerini saklama çabası bile skolyoza neden olabilmektedir.. Çocuğun omurgası büyüyünceye kadar düzenli bir şekilde kontrol edilmesi gerekir. Öne doğru eğilmede daha çok fark edilir ve ameliyatlık duruma gelmeden tedaviye başlanılması gerekir.

    4) Serebral Palsi : Spastik olan hastalarda skolyoz çok fazla görülebilmektedir. Sürekli tekerlekli sandalyede oturmak zorunda kalan hastalarda da oturma pozisyonundan ötürü skolyoza rastlanabilmektedir.

    **SKOLYOZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ:

    Başta da belirttiğimiz üzere erken teşhis edildiğinde büyük başarı sağlanabilmektedir.

    -Yüzde yirminin altında skolyozu olanlar gözlem altında tutulur. Egzersizler verilir. Kasları güçlendirmek için pilates,yüzme vs önerilir.

    -Yüzde otuz ve üzerinde olan skolyozlara da ilerlememesi için korse önerilir.

    -Yüzde kırk ve üzerinde olan skolyozlarda ise istisnai haller haricinde cerrahi yöntem kaçınılmaz olabilmektedir.. Ergenlik döneminde omurgası büyümekte olan bir çocuk için de istisnai haller haricinde cerrahi yöntem kaçınılmaz olabilmektedir.