Blog

  • Eyvah, çocuğum kabız !!!

    Eyvah, çocuğum kabız !!!

    Çocuklarda kabızlık tanımını yapmak zordur. Ancak en basit tanımlama ile kaka yapmakta zorlanma, sert kaka yapma, kaka yapmaktan korkma, çocuklarda kabızlık olarak adlandırılabilir. Ancak ortalama olarak pediatri polikliniğine başvuran hastaların % 3’ü, Çocuk Cerrahi poliklinik başvurularının yaklaşık olarak % 15-20’si kabızlık nedeni iledir. Bebeklerde dışkılama sıklığı doğumdan sonraki ilk 2, 3 ayda ortalama olarak 4, 2 yaşına kadar 2 ve 4 yaşına kadar 1 civarındadır.

    Kabızlık % 90-95 neden bulunamaz, bu tip fonksiyonel kabızlıklarda, ek gıdaya geçilmesi, ailenin çocuğa bakış açısı, çevresel faktörler, düzgün bir diyetin olmaması, modern dünyanın beslenme alışkanlıkları gibi multifaktöryel nedenlerle çocuklarda kabızlık kronik bir problem olarak çocuğun tüm yaşam konforunu bozar. % 5-10’luk kesimde ise kabızlığa yol açabilecek cerrahi ya da dahili nedenle bulunabilir. Fonksiyonel kabızlığa yaklaşımdaki en önemli madde, hastaya yeterince zaman ayırmak, ailenin alışkanlıklarını, çocuğa yaklaşımını öğrenmektir. Fonksiyonel kabızlıklar yeterince önemsenmediğinde, kalınbağırsaklara ciddi anlamda zarar veren ve çocuğun tüm yaşam konforunu ve gelişmesini etkileyen bir problemler yumağına dönüşebilir. Herhangi bir nedenden dolayı erken bebeklik döneminde ya da sonrasında başlayan kabızlıklarda sert kakanın yapılması ile çocukların makatlarında yırtıklar oluşabilir ya da bu sırada çocuk yoğun bir ağrı hissedebilir. Böylece çocuklar kaka yapmayı engelleyerek bir kısırdöngü içine girerler. Çoğu zaman aileler burada çocuğun, kakasını yapmamak adına yaptığı yaptığı hareketleri, dışkılama eylemi olarak algıladıkları için çocukların daha da korkmasını sağlayacak, fitil koyma, lavman yapma, sabun koyma gibi eylemlerde bulunurlar. Bunun sonunda ise travmatik bir dışkılamaya sahip olan çocuk, girdiği kısırdöngüden çıkamaz ve sonraki “kaka yapmama” çabasını ailesinden gizlemek için, aileden kaçmaya başlar. Bu çocuklarda daha fazla kaka birikmesine yol açar. Burada aileler çocukların posasız beslenmesini, aç kalmaması adına teşvik ettikleri için kabızlık daha da ağırlaşabilir. Daha büyük çocuklarda, okuldaki sağlıklı olmayan tuvaletler, oyun nedeni ile kaka erteleme ya da dikkat çekmek amacı ile kaka erteleme gibi nedenlerle, çocuklar aynı kısırdöngüye girebilirler. Hareketsiz çocuklarda da kabızlık tek başına bir neden olarak karşımıza çıkabilir. Hastalık zamanlarında kullanılan ilaçlar nedeni ile de çocuklarda kabızlık oluşabilir. Çocukluk çoğu kabızlıklarının yarısından fazlası tuvalet eğitiminden önce başlar. Uzun süredir devam eden kabızlıklarda ailelerin başvuru nedeni genellikle karında şişlik ve kakasını tutamamak ya da ishal olmaktır. Burada ishalin nedeni aslında taşlaşmış kaka nedeni ile çocuğun kalınbarsağının üst kısmında kakanın cıvıklaşması ve bunun bu kaka taşının kenarında basınç tahliyesi gibi sızmasıdır. Bu kaka son derece kötü kokulu, koyu renkli ve çamur gibidir. Tedavi edilmeyen kabızlıklarda kaka kaçırma çocukların özgüvenini etkileyerek, sosyal ve psikolojik problemlere de yol açar.

    Uzun süren fonksiyonel kabızlık nedeni ile başvuran ailelerde, tedavinin başarısının en önemli anahtarının aile-çocuk-hekim ilişkisinin olduğu aileye mutlaka anlatılmalıdır. Çocuğu korkutmadan kalınbağırsağın boşaltılması ve boş tutulması tedavinin asıl amacıdır. Burada mümkün olduğunca çocuğun makatına yaklaşılmamalı ya da anestezi altında yaklaşılmalıdır. Kaka yumuşadıktan sonra çocuğun dışkılama ile ilgili korkusunun geçmesi ve bir alışkanlık oturmasını beklemek gerektiğinden, bu tedaviler ve hekim-aile ilişkisi en az 6 ay devam etmeli ve her türlü tedavi aşamalarla azaltılarak kesilmelidir. Tedavi sırasında aileler beslenme, posalı beslenme, çocuğun dışkılama alışkanlığını oturtulmasına yardımcı olma konusunda mutlaka eğitilmelidir. Tedavi sonrasında kabızlıkla ilgili bir kuşku duyulduğunda hemen tekrar tedaviye başlanmalıdır.

  • OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

    Evham, endişe ve takıntılar günlük hayatımızı etkileyecek ve yaşam kalitemizi bozacak boyutta ise, OBSESİF-KOMPULSİF BOZUKLUK ’tan şüphelenmekte haklısınız.

    Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?

    Obsesyonlar: Kişinin zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir.

    Kompulsiyon: Obsesyonların sebep olduğu sıkıntı ve huzursuzluk hissini azaltmak ya da ortadan kaldırmak için yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.

    OKB herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir.

    Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma, başkasına zarar vermekten korkma, hata yapmaktan korkma, rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma, ayıp veya günah şeyler düşünmekten korkma, düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı, onay alma çabası (tamam değil mi?).

    Yaygın Kompulsiyon Belirtileri:

    Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama, el sıkışmayı veya kapı koluna dokunmayı reddetme, kapı kilidini, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme, iş yaparken içinden sürekli sayı sayma, sürekli bir şeyleri belirli bir biçimde düzenleme, genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere veya düşüncelere takılıp kalma, belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama, İşleri belirli bir sayıda yapma, değeri olmayan şeyleri toplama ve ya biriktirme,

    Hipnoterapi ve diğer psikoterapi yöntemleri ile soruna çözüm bulmak için ilgili uzmanlardan yardım almak gereklidir.

  • Erken tuvalet eğitimi kabızlık nedeni olabilir

    OYUNU BIRAKMAMA İSTEĞİ KABIZLIK NEDENİ

    Kabızlık problemi annelerin korkulu rüyası. Çocuklarda sık görülen kabızlık; ateş, kusma, dışkıda kan, kilo kaybı gibi birçok soruna yol açıyor. Oyunu bırakmama isteğinden strese, yanlış beslenmeden erken tuvalet eğitimine kadar birçok sebebi bulunuyor. Kabızlığın önüne geçmek için çocuğun tuvalette oturması sağlanmalı. Ilık bir banyo ya da içecekler dışkılama hissini arttırır. Kabızlık sonrasında da çocuk istemsiz olarak kakasını kaçırabilir. Böyle durumlarda çocuğun cezalandırılmaması lazım.

    Çocuklarda kronik kabızlık çok sık görülen problemlerden biridir. Kabızlık; dışkılama sıklığında azalma, sert veya ağrılı dışkılama (barsak hareketi) olarak tanımlanır. 1-4 yaş arasındaki çocuklar genellikle günde 1-2 kez ve yüzde 90’ından fazlası en geç günaşırı dışkılar. Çocuktaki kabızlık sorununu gidermek için kronik kabızlığın nasıl geliştiğini anlamak gerekir. Çünkü çocuklarda kabızlığa birçok faktör neden olabilir. Ama genellikle geçici olmakla birlikte görülen en sık nedenler erken tuvalet eğitimi ve diyet değişiklikleridir.

    KRONİK KABIZLIK BAŞKA SORUNLAR DOĞURABİLİR

    Çocuklarda kabızlık genellikle geçici ve önemsiz bir durum olarak görülür. Ancak kronik kabızlık başka sorunları doğurabilir veya altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Bu nedenle iki haftayı geçen kabızlığa ateş, kusma, dışkıda kan, karın şişliği, kilo kaybı, anüs (makat) çevresinde ağrılı yırtıklar, barsağın anüsden dışarı çıkması gibi başka bulgular da eşlik ediyorsa, doktora başvurmak gerekir.

    AĞRI ÇEKMEMEK İÇİN KAKASINI TUTABİLİR

    Kronik kabızlığın ilk nedeni ağrılı barsak hareketleridir. Böyle durumlarda çocuk, ağrıyı yaşamamak için kakasını tutmayı öğrenir. Acele bir barsak hareketi olduğunda birkaç dakika kaslarımızı sıkarak acil durum geçene kadar bunu erteleyebiliriz. Erişkinler uygunsuz her durumda barsak hareketini engelleyebilirler ancak erişkinler durum uygun olduğunda en kısa zamanda tuvalet gereksinimlerini tamamlamak gerektiğini anlayabilirler. Ağrı korkusu nedeniyle barsak hareketini engelleyen bir çocuk bunu tekrar tekrar yaparak dışkılamayı engeller. Dışkılamayı engellemek için bacaklarını çaprazlar, kalçalarını sıkar ve yüz ifadesi değişir. Bunun dışında çocuklar birçok nedenle dışkılamayı geciktirirler. Oyunu bırakmak ve evden farklı bir yerde tuvalete gitmek istememe gibi nedenler, bunların arasında yer alabilir.

    KAKA KONTROLÜ OLMAYAN ÇOCUĞU CEZALANDIRMAYIN

    Dışkılamayı geciktirme durumlarında; çok miktarda sert gaita rektumda birikir. Zaman içinde rektum genişler ve gerilmeye daha az duyarlı hale gelir. Dışkı parçaları ayrılır ve çocuk farkında olmadan çamaşırına geçer. Bu farkında olmadan dışkı kaçırma nedeni ile iç çamaşırının lekelenmesi durumudur. Bazen kolon kasıldığında, sıvı gaita rektumdaki sert gaita çevresinden fışkırılarak kabızlığı olan çocuğun ishali olduğu izlenimini verir. Kabızlık ve sonrasında gelişen gaita kaçırmada çocukların kaka kontrolü yoktur, bunun için suçlanıp cezalandırılmamaları gerekir. Bu nedenle utanırlar, kirli çamaşırlarını saklamaya çalışırlar ve koku diğer aile fertlerini rahatsız ettiği halde iç çamaşırlarını değiştirmek istemezler. Başka çocukların alay etmesi nedeniyle veya utandıkları için okula gitmek de istemezler.

    BESLENME ŞEKLİ KABIZLIĞI ETKİLİYOR

    Kabızlığın birçok nedeni bulunuyor. Bunlardan biri erken tuvalet eğitimidir. Bu dönem, çocukla anne-baba arasında bir savaş haline gelebilir. İstemli tutma giderek istemsiz bir alışkanlığa dönüşebilir. Beslenme şekli de kabızlığı etkileyen durumlar arasında görülüyor. Diyetteki değişiklikler, lif bakımından zengin gıdaların tüketilmemesi, tam sıvı diyetten katı gıda içerikli rejime geçilmesi kabızlığın nedenleri arasında gösterilebilir. Öte yandan yolculuk, stres gibi rutin değişiklikler, ilaçlar, inek sütü alerjisi ve aile öyküsü de kabızlıkla ilişkili olabilir. Neden ne olursa olsun ayrıntılı bir öykü taraması gerekir. Kabızlığın ne zaman başladığı, günlük aktiviteleri, önceki ve şimdiki tuvalet alışkanlığı, dışkılama sıklığı, dışkının şekli, kanama olup olmadığı, kullandığı ilaçlar, diyetinin ayrıntıları öğrenilmelidir. Muayenede karında şişlik, kitle veya yumru, makatın yerleşimi, çatlak olup olmadığı görülür. Buna ek olarak makattan muayene yapılarak kanama olup olmadığı kontrol edilir. Karnının radyolojik görüntülenmesi, tıkanıklık durumu ve dışkının yerleşimi ve miktarı hakkında bilgi verir. Bu bulgulara göre daha ileri tetkikler ve incelemeler gerekip gerekmediğine karar verilir.

    KABIZLIĞIN TEDAVİ ŞEKİLLERİ

    Rektumu Boşaltmak:

    Bağırsaktaki büyük sert dışkı yumuşatılıp küçültülerek atılması sağlanır. Ağızdan alınan dışkı yumuşatıcılar dışkıya su çekerek işlev görürler ve alışkanlık yapmazlar. Kana geçmezler ve bağırsakta uzun süre kalmazlar. Nadir olarak aynı zamanda lavman veya fitil kullanılabilir. Bunlar sadece kalın bağırsağın alt kısmındaki dışkıyı yumuşatarak temizlenmesini sağlar. Çocuk çok şiddetli kabızsa kısa süreyle hastaneye yatırılması ve özel boşaltıcı lavmanların yapılması gerekebilir.

    Rektumu Boş Tutmak

    Her ne kadar 2-3 günde bir barsak hareketi olması normal sayılsa da kronik kabızlığı olan çocukların tedavisi için amaç bu değildir. Bu çocukların günlük dışkılamaları olması, rektumda tekrar dışkı kütlesi birikmemesi açısından dışkılamanın günlük, yumuşak ve ağrısız olması gerekir. Günlük barsak hareketlerinin olması rektumda tekrar dışkı birikmesini önler, kalın bağırsağın normal şekle ve kas tonuna gelmesini sağlar. Bağırsak çalıştırıcılarla amaçlanan hedef, yakalanmaya çalışılır. Bu çalıştırıcıların dozu her çocuğa göre farklıdır yakın izlemle çocuk için doğru ve yeterli doz ayarlanabilir. Amaç günde bir veya iki yumuşak dışkılamayı sağlamaktır. Çalıştırıcıların alımını kolaylaştırmak içim meyve suyu ile karıştırılabilir. Kabızlığı yenmek için tedavi alan çocukların ailelerinin yaptığı en büyük hata bunları hızlı azaltmak veya kesmektir. Sorun kalmadığında, çalıştırıcının dozu 1-2 haftada bir yüzde 25i azaltılır. Eğer tekrar ağrısı olursa veya günlük dışkılama durursa daha önceki doza dönülür.

    Diyet Yapmak

    Kabızlık yapan yiyecek yoktur. Lif bakımından zengin ve fakir yiyecekler vardır. Bu nedenle yeterli lif miktarı olan besinlerin verilmesi gerekir. Lif en çok meyvelerde, sebzelerde ve arpa, buğday ve mısır gibi tahıllarda bulunur. Erişkinler günde 25-30 gr lif almalıdır, çocuklarda lif gereksinimi yaşa göre değişir. Çocuğun lif gereksinimi yıl olarak yaşına 5 eklenerek gram cinsinden bulunur. Bir diğer önemli noktada ise yeterli sıvı almayı sağlamaktır. Diyet alışkanlığı sağlıklı ve hayat boyu kullanılacak bir alışkanlık olmalı.

    KABIZLIĞI GİDERMEK İÇİN;

    * Tuvalet eğitimi almış çocukların tuvalette oturması sağlanmalı.

    * Yemeklerden ve özellikle de sabah kahvaltısından sonra tuvalet eğitimi veya oturma için en iyi zamandır. Çünkü dolu mide çoğu insanda dışkılama ihtiyacı hissettirir.

    * Ilık bir içecek bu hissi arttırır.

    * Ilık bir banyo sonrası tuvalette oturmak dışkılama hissini arttırır.

    * Küçük çocukların tuvalette rahat oturmaları için ayaklarının altına küçük bir tabure veya yükseltici koyulması ve dizlerinin kalçadan hafif yukarda olması yararlıdır.

    * Çok küçük çocukların lazımlık kullanması veya tuvalette yüzlerini duvara dönmeleri daha rahat oturmalarını sağlar.

  • PANİK ATAK

    PANİK ATAK

    Kontrolünü kaybedeceği hissi ile birlikte göğüste ağrı ya da kalp çarpıntısı, bayılacakmış gibi olma hissi, nefes almada güçlük ya da boğulma hissi, sıcak basmaları ya da üşüme, titreme ve sarsılma gibi belirtilerle ortaya çıkan Yoğun panik ve korku nöbetleridir.

    Panik atak çoğunlukla aniden ve uyarısız bir şekilde meydana gelir. Panik ataklar genel olarak 10 dakika içerisinde en yüksek seviyeye ulaşır ve nadiren bir saatten fazla sürer. Fakat bu kısa zaman içerisinde korku o kadar şiddetli olur ki öleceğinizi ya da kontrolünüzü tamamen kaybedeceğinizi düşünürsünüz.

  • Gece işemesi – alt ıslatma

    Gece işemesi – alt ıslatma

    Çocukların çoğunda mesane gelişiminin tamamlanması ile birlikte işeme kontrolü sağlanır. Ancak 5-6 yaşına kadar bu gelişimi tam olarak sağlayamayan çocuklarda gece işemesi, çocuk açısından sosyal ve psikolojik bir problem olarak ortaya çıkar. Erkek çocuklarda daha sık görülür ve 6 yaş civarında çocukların yaklaşık olarak %10’unda gece işemesi , artık bir rahatsızlık olarak karşımıza çıkar.

    Gece işemesinin iki tipi vardır. Doğumdan itibaren işeme kontrolünü sağlayamayan birincil ( primer ) tip ve işeme kontrolünü en az 6 ay sağladıktan sonra yeniden altını ıslatmaya başlayan ikincil ( sekonder ) tip. Gece işemesi olan çocukların %90-95 oranındaki kısmı fizyolojik sınırlardadır. Burada temel neden uykuda mesanenin doluluğunu hissetmelerindeki yetersizlik, derin uyku, düşük kapasiteli mesane ve genetik yatkınlıktır.

    Ancak gece işemesi olan çocuklar % 5-10’luk kesiminde, gece işemesi dışında da bulgular mevcuttur. Kronik idrar yolu enfeksiyonları, reflü gibi mesane hastalıkları, böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, kabızlık gibi hastalıklar yüzünden çocuklarda gece işemesi oluşabilir. Bu nedenle bu çocukların tedavilerine başlanmadan önce mutlaka bu tip hastalıklar yönünden araştırılmalı ve organik nedenler ekarte edilmelidir.

    6 yaşından sonra mesane kontrolünü sağlayamayan çocuklarda mutlaka tedaviye başlanmalıdır. Çocukta utanma ve toplumdan dışlanmaya kadar giden problemlere yol açan bu rahatsızlık hekim, hasta ve aile arasındaki güçlü diyalog, suçlama olmaksızın sorumluluk duygusunu pekiştirerek çocuğa yaklaşım, gerekirse ilaç ve cihazlarla desteklenen tedavilerle % 90 oranında tedavi edilebilmektedir.

  • DEPRESYON çözümsüz değildir….

    DEPRESYON çözümsüz değildir….

    Ümidininiz mi kayboldu yaşamdan keyif almıyor musunuz? Bu durum çözümsüz değildir. Yeter ki ruhsal destek alabileceği bir uzman ile buluşun!…

    Depresyon için önemli belirtiler:

    • Önceden yapılan işlerden ve aktivitelerden zevk almamak,
    • Gençlerde duygu değişiklikleri görülmesi, çabuk sinirlenmek,
    • Her gün sürekli kendini üzgün hissetmek, çökkünlük hali,
    • Ve (çok uyuma, uyku arasında sık sık uyanma, uykusuzluk çekme ya da az uyuma),
    • Bir işe motive olamamak, dikkatin çabuk dağılması, huzursuzluk
    • Kendini işe yaramaz, değeri olmayan biri olarak görmek, ölmeyi düşünmek,
    • Vücudun işlevlerinin azalması, cinsel isteksizlik, yorgunluk hisleri,
    • Geçmişi ve geleceği düşündüğünde karamsar olmak, yaptıklarından kendini sorumlu tutmak,
    • İntihar etmeyi düşünmek ve planlamak,

    Kişi yaşamının herhangi bir anında kendisi için önemli bir kayıp (sevdiği bir insan, önemli bir iş ya da yaşam hedefi vb) yaşadığında yukarıdaki belirtilerin hepsini ya da bir kaçını yaşayabilir. Kendisini bir depresyon içinde bulabilir.

  • Çocuklarda kasık fıtığı

    Çocuklarda kasık fıtığı

    Kasık fıtığı, erkek çocuklarda kızlara oranla daha sık görülen, doğuştan karın zarının kasık kanalı içine doğru yaptığı girintinin kapanmamasına bağlı olarak oluşan ve cerrahi yolla tedavi edilmesi gereken bir problemdir. Erkek çocuklar anne karnındayken testisler, bebeğin karnının içinde böbreğin hemen altındadır. Gebeliğin 28. haftasında testisler kasık kanalından geçerek torbalara doğru iner. Bu sırada karın zarı da kasık kanalından aşağı doğru ilerler. Testisler normal pozisyonuna geldikten sonra, karın zarı yapışarak bu açıklık kapanır. Bu açıklık kapanmazsa, açıklığın genişliğine bağlı olarak kasık fıtığı ya da su fıtığı ( hidrosel ) oluşur. Kasık fıtığı doğumdan başlayarak her yaşta görülebilir. Prematüre bebeklerde daha sık görülür. Sağ tarafta görülme sıklığı % 60-70, sol tarafta %15-20, iki tarafta ise % 10 civarındadır.

    Kasık fıtığının başlıca bulgusu kasıkta şişliktir. Bu şişlik genellikle kasıktadır, kız çocuklarda sıklıkla sadece kasık bölgesinde olan bu şişlik, erkek çocuklarda torbaya kadar uzanabilir. Şişme bebeğin ya da çocuğun daha aktif olduğu dönemde daha çok belli olur. Ancak uyuduğunda ve sakin durduğunda kaybolabilir bu nedenle ailenin muayene sırasında verdiği öykü, bakan kişinin ifadeleri muayene kadar önemlidir.

    Kasık fıtığında ağrı şişme ile oluşur. Ağrı daha çok ağlamayı tetiklediğinden bu bir kısırdöngü olarak ailenin karşına çıkar, devamlı ağlayan kasığında şişme olan bebeklerde eğer çocuğun bitkin düşüp, yorulması ve uyuması ile fıtık geri dönmezse fıtık boğulması oluşur. Bu nedenle, bebek ne kadar küçükse, fıtık boğulması ihtimali o kadar yüksektir Burada kasıktaki şişlik morarmaya ve bebek kusmaya başlar. Bağırsaklar kasık kanalında boğulursa bağırsak tıkanıklığı bulguları oluşur. Bunun nedeni, fıtık içine en sık olarak bağırsakların girmesidir. Kız çocuklarında en sık olarak yumurtalık sıkışabilir. Bu durumlarda hemen tedavi uygulanmalı ve organların korunması sağlanmalıdır.

    Kasık fıtığı bebeğin yaşı ne olursa olsun, kendiliğinden geçme şansı olmadığı için, tanı konduğunda opere edilmesi gereken bir hastalıktır. Yaşın küçük olması tedavi için bir problem değildir.

    Kasıktan yapılan minik bir kesi, fıtık kesesi bulunur ve çıkartılır. Erken çocukluk döneminde laparoskopik tedavi önerilmez.

    Bu tip operasyonlar mutlaka bir çocuk cerrahı tarafından, anestezist ve çocuk doktorunun olduğu hastanelerde yapılmalıdır. Çocuklarda her türlü cerrahi müdahale anestezi altında yapılmalıdır. Bu tip cerrahi müdahaleleri sadece ticari nedenlerle, anestezisiz yaptığı iddia eden şarlatanlara da inanılmamalıdır. Fıtık operasyonu, diğer kasık kanalı hastalıkları gibi günübirlik cerrahi hastalıklar grubuna girer. Yani müdahale sonrasında çocuk, özel durumlar haricinde eve gönderilir.

  • İÇ SESİMİZ, İÇ SAATİMİZ

    İÇ SESİMİZ, İÇ SAATİMİZ

    İç sesimiz olduğu gibi iç saatimizde var. İç ses, yani  vicdanımız tartar durur, bu durum bizim sağlıklı normal bireyler olduğumuzu gösteririr. Kendini yaptıklarını bazen beğenmemek, vücudumuzun bazı kısımlarını beğenmemek, aşırıya kaçmamak kaydıyla normaldir. Tüm kusuru sürekli karşısında bulan ya vicdansız antisosyallerdir, yada şüpheci alıngan paranoidlerdir. Bedenini, benliğini aşırı beğenenler ise narksistlerdir ki bu empatisiz insanlar diğer insanlara hem tepeden bakarlar hem de saygı ve sevgiyi sonsuz isterler, kolaycada nankörlük yaparlar. Bazen iç sesiniz sizi yorar özgüveninizi zayıflatır, kafanızı karıştırır. Bu durumda karşınızda muhtemelen profesyonel bir beyaz yakalı yalancı vardır. Duygularınıza, düşüncelerinize, şüphelerimize kısacası kendinize güvenin içinize atmayıp sorun, cevap isteyin, kaçak güreşenle yüzleşin, onurunuzu kıran,sinirinizi bozan durumla yüzleşin. Karşı tarafın size sağladıklarından vazgeçmeye hazır olun. Zira siz susarsanız giderek artan tarzda ve sonsuz bir şekilde sizi enayi yerine koymaya devam edecek ve sizi eninde sonunda tüketecektir. 
    İç sesimiz gibi birde iç saatimiz var. Biz uyurken bile uyanık olan, onuda kurabiliyorsunuz, benim ki iyi çalışıyor, gece saat 03.00 da kalkacağım deyip saati kurduğumda, saat çalmadan uyanırım büyük olasılıkla, aynı şekilde bu iç saati sadece gece kalkmakla ilgili kurmayız. Hayatta öncede iç sesimizle planladıklarımız vardır bilinç altımıza işler, o yüzde kendi kendimizle konuşurken bile bilinç altımıza hep iyi şeyler söylemeliyiz ki kendimizi iyi şeyleri kovalıyor bulalım. Yoksa bilinç altı olumsuz mesajlarımıza göre bedenimizi kodlar.

  • İnmemiş testis nedir?

    İnmemiş testis nedir?

    İnmemiş Testis

    Erkek bebekler de doğmadan önce her iki testis karın boşluğundadır. Bebek gelişimine devam ederken testisler de torbaya inmeye başlarlar. Karın içi boşluğundan sonra kasık bölgesini geçerek doğuma yakın torbaya yerleşirler. Nadiren bu ilk 6 ay içinde de devam eder. Yeni doğan bir erkek çocuk doğduğunda testisler şayet torbada değilse, bu duruma gerçek inmemiş testis adı verilir. Ki bu durum erkek bebeklerin cinsel organlarıyla ilişkili en yaygın doğumsal problemden biridir ve 1 yaşına gelen bebeklerin yaklaşık olarak %1’ini etkiler. Çoğu zaman tek tarafta, bazen de çift tarafta birden olur. Gerçek inmemiş testiste önemli özellik, bir ya da iki testisin hiçbir zaman torbada olmamasıdır. İnmemiş testis prematürlerde normal bebeklere göre 3 kat daha fazla görülür ve özellikle bu bebeklerde altıncı aya kadar testislerin bir kısmı daha iner. İlk 6 ay geçtiği halde hala inmemiş testis durumu söz konusu ise bu durum mutlaka tedavi edilmelidir. Bebeklerde testisin değerlendirilmesinde en önemli yöntem fizik muayenedir. Ancak her iki kasık kanalında ele gelmeyen testis olduğunda özellikle genetik değerlendirmelerin de tanı yöntemlerine eklenmesi gerekir. Yetişkin dönemde görülen kısırlığın erkeklerdeki en yaygın nedeni bu hastalığa sahip tedavi edilmeyen bebeklerdir. Operasyon ne kadar erken planlanırsa, bu risk o kadar azalır. En uygun zamanlama 6 ay ila 1 yaş arasındadır. En geç 2 yaş bitimine kadar tedavi planlanmalıdır. İnmemiş testisin olduğu tarafta fıtık da varsa, fıtık her zaman tanı konduğu anda ameliyat planlanması gereken bir hastalık olduğu için, beklemeden gerekirse 1 aylık bebekte de cerrahi planlanmalıdır. Bulgu vermesede inmemiş testisli bebeklerin % 65-70 kadarında ameliyatta fıtık da görülür ve cerrahi olarak tedavisi yapılır. Uygun zamanlama ile ameliyat sonrasında % 90’ın üstünde başarı oranı mevcuttur. Bunun yanında unutulmaması gereken önemli bir konuda, inmemiş testisli olgularda ileride kanser gelişme riskinin normal erkeklere oranla 15-20 katı kadar daha fazla olmasıdır.

    İnmemiş testis ameliyatları “ Günübirlik Cerrahi” grubundadır. Ameliyattan sonra 2-3 saat içerisinde hastalar evlerine gidebilirler. Bu özellikle hastane korkusu olan bebekler ve aileler için çok rahat bir uygulamalıdır. Çocuğun ve ailenin alıştıkları ortamda olmaları psikolojik olarak da rahatlamalarını sağlar.

    İnmemiş testisle aileler tarafından çok karıştırılan diğer bir durumsa utangaç testis’tir. Utangaç testis durumunda testisler zaman zaman torbada görülürler. Ancak özellikle soğuğun etkisiyle, ultrason çekilirken veya çocuğun torbasının ellenmesi gibi durumlarda yukarıya, kasığa doğru kaçarak ele gelmeyebilir. Utangaç testisler banyoda ya da ateşli hastalık durumlarında ya da uyurken bakıldığında çoğunlukla ele gelir. Utangaç testis bir hastalık değildir bu nedenle herhangi bir tedaviye ihtiyaç yoktur. Ancak utangaç testis gibi bir durum söz konusu ise 6 ay ila 1 yıllık dönemlerde çocuk cerrahisi kontrolü gerekir.

  • İlk Çocuk mu Tek Çocuk mu Problemli?

    İlk Çocuk mu Tek Çocuk mu Problemli?

    Cevabı hemen söyleyeyim ilk çocuk. Tek çocukta zaten ilk çocuk değil mi? ilgili anne babanın tüm dikkatinin tek çocuk üzerinde toplanması, çocuğu bunalttığı gibi sağlıklı gelişimini engelliyor. Çocuğun şikayet de edemeyeceği anne babanın pozitif davranışları sebebiyle oluşan öfke ve kaygı uzun dönemde hastalıklara sebep olabiliyor. 
    Yaşamdan örnek: 24-25 yaşında yüksek eğitimli çok güzel bir kız. Eğitimi ona iyi gelir getiren iş sağlamış, kendisine layık bir erkek arkadaş,üstüne titreyen anne baba. İnsan yaşamdan başka ne ister dersiniz? Yüksek lisansını yurt dışında yapmış olan genç kızın, ana baba yanına Türkiye ye dönüşü kabusu olmuş. İnsanlar görmedikleri şeyleri aramazlar ama tatdığı şeyleri özlerler. Söz konusu ÖZGÜRLÜK ise ruhunuzda ki isyan dayanılmazdır. Bu güzel hanımın en çarpıcı sözü bu tür davranan anne babalara örnek olmalı diye yazıyorum “tabağımda ki yemeğin bile ne kadarını yiyeceğime asla ben karar veremiyorum, o kadar herşeyime karışıyorlar” Biyolojik babasından annesi ayrıldığında 2 yaşında olan danışanın, annesi tekrar evlenince onu büyüten babası ile tanışmış. Büyüten baba kızı öyle çok seviyor ki, çok genç yaşta olmasına rağmen kendi kanından bir çocuk istemiyor. Olurda onu daha çok seviyorum zannederde üzülür diye. Çok eğitimli, geliri yüksek anne baba ile üstüne titreyerek büyütülüyor. Günümüz koşullarında erkenden emekli olan genç anne babanın ‘akşam nerde kaldın? Nereye gidiyorsun? ‘ Sorularından ve kişilik sınırlarının çiğnenmesinden öyle bezmişti ki bunu ailesine söyleyemiyordu.
    Sonuç;  ona ailesine köpek almasını söylemişim, almış. 1,5 sene sonra ilacını kesmem için geri geldiğinde çoktan evlenmiş, tekrar özgürlüğüne kavuşmuş, eşine sınırlarını çizdirmemeyi başarmış, mutlu bir genç kadın olmuş. 1,5 senelik köpekleri anne babasına öyle ilaç olmuş ki kendiside hayli şaşırmış. Bende genç çiftin çok özledikleri köpek için annelerine her hafta sonu gidiyor olmalarına ve köpeği kendilerine istiyor olmalarına şaşırdım. Yeni önerim genç çifte kendilerine bir yavru köpek almaları oldu.
     Çocuklarımızın elinden kaşığını almayalım, sen dökersin beceriksiz mesajı alır özgüveni zedelenir. Çocuğun hangi saatte, ne yiyeceğine,nerede yiyeceğine anne baba karar verebilir ama ‘ne kadar’ yiyeceğine çocuk karar vermeli. Burnunu sıkıp ağzına dökmek hem çocuğun özgüvenine, hemde bedenine eziyet olur. Sonuçta bugün obezite tedavisi gören gençlerin sebebi bu tutumdur. İyi anne babanın tanımı; çocuğunu en iyi besleyen, en çok seven,en çok para bırakan, en çok okutan değil, KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLEN EVLAT YETİŞTİREN dir.