Blog

  • Dudakların estetik analizi

    Yüz harmonisi ile uyumlu dolgun ve güzel dudaklar özellikle kadınların görselliklerinde en önemli estetik simge olmuşlardır. Gerçekten de yüze bakıldığında yüzün üst yarısında gözler, alt yarısında ise dudaklar odak noktamızı oluşturmaktadır.

    Simetrik, dolgun ve kontörleri belirgin dudaklar gençlik, sağlık, cinsel çekicilik ifadesidir.

    Tüm vücudumuzda olduğu gibi dudak yapımızda genetik miraslarımızla şekillenir. Bazen yapısal olarak dudaklar ince olabilir. Kaza ve yaralanmalar, sık tekrarlayan uçuklar ve geçirilmiş ameliyatlar dudakların estetiğini değiştirebilmektedir. Yaşlanma ile birlikte yüzdeki diğer bölgeler gibi dudaklar da çekiciliğini yitirmektedir. Yıllar içerisinde dudaklarımız hacim kaybederek daha ince ve düz hale gelirler. Buna ek olarak dudağı arkadan destekleyen çene kemiklerindeki değişiklikler ve dişlerdeki yükseklik kaybı dudakların aşagı sarkmasına katkıda bulunurlar. Ağız çevresi kaslarının sigara içme ve mimiklerin fazla kullanımı ile ortaya çıkan hiperaktivitesi yaşlanma ile birlikte dudak üstünde dikey çizgilerin ortaya çıkmasına, dudak köşelerinin aşağı dönmesine, ağız köşesinde gülme çizgilerinin oluşmasına neden olmaktadır.

    Bu olumsuzlukların tamamı dudakta destek dokularının zamanla azalmasından kaynaklanmaktadır. Dudak estetik girişimleri destek dokularının tamamlanması, simetrinin sağlanması ve estetik kusurların giderilmesini amaçlamaktadır. Dudaklarda bu amaçla;

    Dolgu uygulamaları

    Dudakta kullanılan özel iplikler ve implantlar

    Yağ dokusu uygulamaları

    Dudağın estetik cerrahi işlemleri

    Bunlar tek başına yada birbirleri ile kombine kullanılabilmektedir.

    Dudak estetiğinde bilinmesi gereken terimler

    İdeal yüz estetiğini ideal ölçüler verilerek sayısal bir çerçevede değerlendirmek her zaman zordur. Yüzü oluşturan tüm anatomik alanların bütün içerisinde birbirleri ile harmonisi çok önemlidir. Bu nedenle kişiye özel estetik ölçülerin belirlenmesi ve buna uygun estetik uygulamaların yapılması daha doğrudur.Dudak dolgunlaştırılmasının daha kolay anlaşılabilmesi için dudak için birkaç estetik terim ve anlamı iyi bilinmelidir.

    Cupid bow; üst dudakta V şeklinde alan

    Philtral column; Üst dudakta Cupid bow un V sinin iki ucundan buruna uzanan kısım

    Vermilion; Üst ve alt dudakta dudağın kırmızılığının deri ile birleştiği sınır.

    Üst ve alt dudak oranları; Normalde üst dudak alt dudağın volüm olarak yarısı kadardır.

    Dudakların anatomik alanlarının tanımı

    1 nasolabial katlantı, 2 philtrumun iki yanındaki hafif kabarmalar, 3 philtrum, 4 üst dudak ortasında V şeklinde görüntü – Cupid‘s bow, 5 Üst dudakta hafif rengin daha açık oduğu alan, 6 Üst dudak vermillion, 7Alt dudak vermillion, 8 Alt dudak çene arasındaki katlantı, 9 Dudak köşeleri

    1 nasolabial katlantı, 2 burun ucu, 3 subnasale, 4 üst dudağın en üst ve ön noktası 5 stomion; ağız kapalı iken üst ve alt dudakların birleşme noktası, 6 Alt dudağın en alt ve önde olan kısmı, 7 ağız köşesi, 8 labiomental katlantı, Alt dudak çene arasındaki katlantı, 9 pogonion, çenede yumuşak dokunun en önde kalan kısmı 10 menton; çenenin alt kenarı, 11 Ricketts E çizgisi; pogonion ile burun ucu arasında çizilen çizgi

    Estetik olarak mükemmel dudaklar tanımlanırken üst ve alt dudakların ağız köşeleri ile birlikte M, M ve W şeklinde bir harmonik şekil çizdikleri ifade edilmektedir.

    Üst dudakta M nin en tepe noktaları B ve B1 Philtral column ile devam etmektedir. M nin orta noktası A ve BAB1 aslında cupid bow yapmakta. B ve B 1 A noktasından 3-5 mm yukarıda olmalıdır. B ve B1 den üst dudak vermilion kenarı ağız köşesine doğru hafif bir eğimle elmekte ağız köşesi hizasında nerede ise hafif düzleşmektedir. B -B1 12 mm dir. Üst dudağın ortasındaki en yuğun alan A dan başlayarak E noktasına devam etmekte burası orta hatta ortalam 7-8 mm dir. Alt dudak E-F mesafesi 1012 mm dir. Alt dudakta D ve D1 de daha yoğun bir volüm içermektedir ve D ve D1 mesafesi 20 mm dir. Bu değerler ideal değerler değildir ırksal faktörler yüzün genel yapısı bunları değiştirmektedir.

    Dudak uygulamaları öncesi hastanın değerlendirilmesi

    Dudak uygulamaları öncesi hasta genel bir değerlendirmeden geçirilmektedir. Öncelikle hastaya uygulamalarda arzulanan sonucun mükemmeliyet değil kusurların ve orantısızlıkların giderilmesi olduğu hatırlatılmalıdır. Hastanın uygulama sonrası daha iyi görünmek ve daha iyi hissetmek konusundaki beklentilerini açık yüreklilikle tartışmalıdır. Herhangi bir estetik uygulama girişiminden önce saptanması gereken en önemli etkenlerden biri duygusal kararlılıktır.

    Dudakların muayenesi yapılarak uygulanacak yöntemle ilgili kararları etkileyecek diğer değişkenler hasta ile tartışılmalıdır. Yapılacak uygulamanın derecesi hastanın yaşına, sosyal kimliğine, diş ve kemik yapısına, dudağın ve yüzün estetik harmonisine, dudakta yapılacak değişimlerin yüzün estetik normlarını ne kadar etkileyeceğine ve dudak ile derinin kişisel özelliklerine göre karar verilmektedir.

    Hasta muayenesi sırasında hastanın önden ve yandan normal, sosyal gülümseme(sırıtma olarak tanımlanmakta) ve tam gülerken dijital fotoğrafları da alınmaktadır. Bu fotoğraflar üzerinde ölçümler yapılmaktadır.

    Dudakların nomal, sırıtma ve gülerken simetrisine, yüzle olan harmonisine ve dişlerin görünürlüğü değerlendirilmektedir.

    Yüzün yan fotoğrafları alınarak dudakların burun ve çene arasındaki harmonisi değerlendirilerek ölçümler yapılmaktadır.

    Yukarda olduğu gibi dijital fotoğraf üzerinden dudağın ön estetik değerleri ölçülmektedir.

    Genç ve estetik bir dudakta yapısal özellikler

    Genç ve estetik dudaklarda yan duruşta üst dudak alt dudağa göre 1-2 mm daha öndedir.

    Genç ve estetik dudaklarda vermilion daha kalın ve belirgindir.

    Genç ve estetik dudaklarda philtral column daha dolgun ve belirgindir.

    Genç ve estetik dudaklarda ağız köşesi hafif yukarıya açılnıırken yaşlanma ile ağız köşesi aşağıya doğru açılanmaktadır

  • GEBELİK ÖNCESİ DEĞERLENDİRME

    GEBELİK ÖNCESİ DEĞERLENDİRME

    Gebelik teşhisi konulduğu andan doğuma kadar geçen süre, kadın yaşamındaki en büyük psikolojik ve fiziksel değişimlerin yaşandığı dönemdir. Bu dönemde kadın doğum hekimi anne ve bebeğin sağlığını değerlendirir, annenin sağlığının devamı için önerilerde bulunur. Yani, gebelik takibinin iki ana unsuru vardır; birincisi fetusun büyüme ve gelişiminin değerlendirilmesi, ikincisi annede gebeliğe adaptasyona bağlı oluşan fiziksel ve psikolojik değişikliklerin etkilerinin değerlendirilmesidir.
    Gebelik her biri 3’er aylık bölümlerden oluşan 3 döneme (trimester) ayrılır. Her dönem ayrı bir öneme sahiptir. Örneğin, bebekle ilgili anomalilerin taramaları ilk iki dönemde yapılır. Gebeliğe bağlı tansiyon yüksekliği ve şeker hastalıkları ise son üç ayda ortaya çıkar. Gebe kadınların ultrasonografik muayenesi de bir seromoniye dönüşebilir. Bu muayeneye anne-kayınvalide, kardeş ve yakın arkadaşlar da katılarak, bebeği görme meraklarını gidermek isteyeceklerdir. Bu nedenle bir kadın yıllık smear kontrollerini atlayabilir, fakat gebelik muayenesini çok nadir olarak unutur. 

    Gebelik öncesi (Prekonsepsiyonel) muayene: Aslında ideal olan, çiftin gebeliğe karar verdiğinde kadının gebelik öncesi muayenesinin yapılmasıdır. Bu muayenede ayrıntılı bir öykü alınır ve sistemik muayene yapılır, yakın zamanda yapılmadıysa smear testi alınır. Tiroid bezi (Guatr) ve meme muayenesi bu dönemde önemlidir. Çünkü tiroid bezi (guatr) bozuklukları gebelikte ciddi sorunlara yol açar. Ayrıca gebelikte memelerde büyüme ve ödem nedeniyle değerlendirme yapmak ve mamografi çekmek zorlaşır. Ailesinde menopoz öncesi meme kanseri olan kadınlarda, 40 yaşın altında olsa dahi mamografi çekilmelidir. Kadının aşılanma durumu belirlenir, eksikse, kızamıkçık (rubella), hepatit-B, tetanos aşılar yapılır. Riskli bölgelerde yaşayan kadınlarda tüberküloz taraması yapılmalıdır. 
    Gebelik öncesi muayenenin en önemli aşamalarından birisi hastanın risklerinin değerlendirilmesidir. Bu risklerin bazıları değiştirilemez, bazıları da çeşitli önlemlerle değiştirilebilir. Hastanın boy, yaş, ırk, eğitim düzeyi, genetik yapısı, sosyoekonomik seviyesi değiştirilemeyecek risk faktörlerindendir. Buna karşın, tansiyon yüksekliği (hipertansiyonu ), şeker hastalığı, tiroid bezi bozuklukları (guatr hastalığı), astım, epilepsi (sara), aşırı zayıflık ve şişmanlık değiştirilebilen risk faktörlerine girer. Bu kadınların gebelik öncesi mevcut hastalıkları tedavi edilmeli veya kontrol altına alınmalıdır. Fetusta anomalilere yol açan teratojen dediğimiz A vitamini (accutane), pıhtılaşma önleyici kumadin (coumadin), bazı sara (epilepsi) ilaçları gebelik öncesi bırakılmalıdır. İş ortamında ağır metallere (cıva, kurşun) veya uçucu toksik maddelere maruz kalan kadınlar uyarılmalı, aile içi şiddetin mevcudiyeti araştırılmalıdır. Bu konularda iyileştirici önlemler alınmalıdır. Alkolün fetus üzerine zararlı etkileri kesin olarak kanıtlanmıştır. Bu zararlı etki kullanılan alkol miktarıyla orantılı olarak artmaktadır. Bu nedenle gebelik planlayan kadınların alkol alımını bırakması önerilir. Sigaranın da gebelik üzerine olumsuz etkileri bilinmektedir. Bebekte düşük doğum ağırlığına yol açması, erken doğum ve bebek ölümü bilinen yan etkileridir. Sadece gebe kadınların değil, aynı evdeki diğer aile üyelerinin de sigarayı bırakması önerilmelidir. Kadındaki dişeti iltihapları da önemlidir. Çünkü bunlar erken doğum riski oluşturur. Bu nedenle gebelik öncesi dönemde tedavisi yapılmalıdır. Gebelik öncesi dönemde kadınlara folik asit kullanımı önerilmelidir. Çünkü folik asit, bebeklerdeki doğumsal beyin ve omurilik anomalilerini önemli oranda azaltmaktadır. Bu etki özellikle önceki gebeliklerinde beyin ve omurilik anomalili bebek doğurmuş kadınlarda çok önemlidir. Bu kadınlarda, gebelikten 1 ay önce başlamak üzere gebeliğin ilk üç ayı boyunca, günde 4 mg. folik asit kullanmaları önerilmelidir. Risk kategorisi yüksek olmayan kadınlar ise 400 mcg-1mg arası folik asit kullanabilirler.

    Normal doğumu engelleyebilecek iskelet sistemine ait (ortopedik) bir problemin varlığı araştırılmalıdır. Eğer mevcutsa, doğumun sezaryenle gerçekleştirilmesi planlanır. Yaşla birlikte gebeliğe ait bazı riskler de artmaktadır. Örneğin 40 yaşının üzerindeki kadınlarda düşük yapma, düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma, erken doğum, ve bebek ölümü riskleri artmıştır. Bu bilgiler de kadınlarla paylaşılmalıdır.
    İdeal olarak gebelik öncesi konuşulması gereken konulardan birisi de genetik hastalıklardır. Türkiye gibi akraba evliliklerinin sık olduğu ülkelerde maalesef genetik hastalık riski de artmaktadır. Ayrıca yaşadığımız coğrafyadan dolayı toplumda sıklığı artmış genetik hastalıklar da vardır (Akdeniz anemisi gibi). Son olarak, kadınların eğitim ve iş planlamaları nedeniyle, çocuk sahibi olma yaşının ötelenmeye başlanması da, ileri anne yaşına bağlı gelişen Down sendromu (Mongolizm) gibi genetik hastalıkların oranında artışa neden olur. Dolayısı ile çiftin ailelerini de kapsayacak şekilde ayrıntılı bir öykü alınması gereklidir.

  • Yüz estetik analizinde dr. Young’ın göz iris çapı değerlendirme yöntemi

    Dr. Young’ ın açıkladığı teoride göz irisi yani gözün renkli kısmı yüz estetik değerlendirmesinde kullanılmaktadır.

    Bu yaklaşımın temeli bir yüze bakıldığında ilk olarak göz, burun ve ağzın dikkati çekmesi ve yüzün bu anatomik alanlar ile çekiciliğinin değerlendirilmesidir. Gözde ilk olarak dikkati çeken iristir. Irisin çapı ve boyutları yüzün diğer estetik alanlarının boyut ve şeklini belirlemektedir. Bu yaklaşıma ”Circles of Prominence (COP)” teorisi denilmektedir. Bu teoride sayısal değerler yerine iris genişliği kullanılmaktadır. Örneğin burun ucu, burun kökü, burun kanatları ve alt dudak genişliği bir iris genişliğinde olmalıdır.

    Göz burun ve ağzın yüzdeki simetrisi ve birbirlerine olan oranı yine iris genişliği ile değerlendirilmektedir. Örneğin Gözün merkezi iristir, burunun merkezi burun ucu ve burun kökü, ağzın merkezi alt dudaktır. Gözün burun köküne olan uzaklığı, burun kökünün burun ucuna uzaklığı, burun ucunun alt dudak genişliğine uzaklığı, alt dudak genişliğinin çeneye olan uzaklığı eşit olmalıdır ve bu mesafeler 3 irisi genişliğinde olmalıdır.

    Yüzün bu yöntemle değerlndirmesi

    Göz çevresinin bu yöntemle değerlendirmesi;

    Bu yöntemde iris orta hatta referans alındığında gözde 4 halka oluşmaktadır;

    Bu halkalardan ilki iristen geçmektedir.

    İkincisi 2 iris yüksekliğinde 3 iris genişliğindedir. Genişlik iris kenarına yani limbustan iç ve dış kantusa doğru konulan iris genişliğidir. Üst göz kapaklarında kirpikler ile göz kapağı arasındaki mesafe 1/2 iris çapıdır.

    3. göz halkası 4 iris yüksekliğinde ve 5 iris genişliğindedir. Bu 3. halka yukarıda kaş, içeride burun sırtının kenarı, dışta orbital rim ve altta yanağın ne yüksek orta noktası ile sınırlanmıştır. Üst göz kapağın katlantısı ile kaşların alt sınır arasındaki mesafe 1/2 iris çapıdır. Kaşların yüksekliği 1/2 iris çapı kadardır.

    4. göz halkası merkezi pupil ve yarı çapı 3 pupil çapı olacak şekildedir. Yüzün kenar çizgisinden geçmekte, kaşın üste en yüksek arkını belirlemekte altta ise orta oblik çizgiden geçmektedir.

    Bu değerlendirmede yüz estetiğinde son derce önemli oblik çizgilerde kullanılmaktadır.

    Oblik çiginin 1. si pupil ile burun tipi arasından geçmekte ve kaşın en yüksek olduğu noktada devam etmektedir.

    2. Oblik çizgi 1. oblik çizgiye paraleldir ve alt dudaktan başlamaktadır ve pupil yani göz bebeğinden geçen orta hat ile birleşme noktası yanakların medial sınırını göstermektedir. Bu oblik 2 çizgi aynı zamanda kulağın en üst noktasınıda belirlemektedir.

    3. Oblik çizgi çeneden başlamakta ve diğerlerine paralel uzanmaktadır. Kulağın en alt sınırından geçmektedir.

    Ağız ve çevresinin bu yöntemle değerlendirilmesi

    Gözler ve ağız anatomik alan ölçü ve şekilleri çok benzerdir. Ağız çevresinde ortaya çıkan 4 halka ve boyutları göz çevresine benzemektedir.

    İlk halka alt dudağın en kalın olduğu noktadır ve 1 iris çapındadır.

    İkinci halka 2 iris yüksekliğinde ve 3 iris genişliğindedir. Bu halka dudakların en volümlü olması gereken alanlarıdır. Üst dudak kalınlığı ½ iris çapındadır.

    3 . halka 4 iris çapı yüksekliğinde 5 iris çapı genişliğindedir. Üstte subnasaleden, kenarlarda ağız köşesinden alta çeneden geçmektedir.

    4.halka alt dudak merkezinden geçen 3 pupil çapındadır. Bu son halka burun ucunu, melolabial foldları ve mentumu tanımlamaktadır.

  • RAHİM AĞZI KANSERİ (HPV) AŞISI

    RAHİM AĞZI KANSERİ (HPV) AŞISI

    Kadınlarda rahim ağzı, erkeklerde de penis kanserine neden olabilen HPV (Human Papilloma Virus) rahim ağzı kanseri tanısı konulan kadınların %95′ inde saptanmaktadır. Rahim ağzı kanseri tüm dünyada kadınlarda görülen kanserler arasında meme kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır.

    RAHİM AĞZI KANSERİ RİSKLERİ NELERDİR ?

    Rahim ağzı kanseri risk faktörleri arasında; birden fazla kişiyle cinsel ilişkide bulunmak, erken yaşta cinsel ilişkiye girmek, daha önce bulaşıcı cinsel hastalıklar geçirmiş olmak, sigara içmek ve en önemlisi HPV virusu taşımak yer almaktadır.

    HPV, genital bölgede infeksiyon yapan ve siğil şeklinde kitlelerin oluşumuna neden olan bir virustur. Bu virusun her türü kanserojen değildir. Kadınların bir kısmı bu virusu vücutlarına girdikten sonra kendi bağışıklık sistemleriyle yenebilmektedir. Çok sayıda türü bulunan HPV nin ancak birkaç türü kanser gelişiminde risk oluşturmaktadır. Smear testi ile erken teşhis rahim ağzı kanser tedavisini son derece kolaylaştırmaktadır.

    RAHİM AĞZI KANSERİ (HPV) AŞISI NEDİR? KİMLERE VE NASIL UYGULANIR ?

    Human Papilloma Vırus (HPV), türüne karşı aşı çalışmaları 1990 lı yıllarda başladı ve 2007 yılı itibari ile ABD ve ülkemizde satışa sunuldu. Değişik aşı türleri de geliştirilme aşamasındadır. Piyasaya sunulan aşı koruyucu amaçlı aşıdır. Ülkemizde de piyasaya sunulan aşı özellikle 12 yaşından itibaren kız çocuklarına 3 doz şeklinde yapılması planlanmaktadır. Bu şekilde ömür boyu %90 oranında koruyuculuk sağlaması beklenmektedir.

    HPV aşısı toplam 4 tip HPV ye etkili (tip 6,11,16,18) olmasına rağmen, özellikle rahim ağzı kanserinin %50 nedeni olan HPV tip 16 ya karşı önemli bir koruma sağlayacaktır.

    Aşı koruyucu amaçlı olduğu için vücutta bulunan HPV tipi üzerine ve bunun meydana getirdiği klinik değişiklikler ve riskler üzerine etkisi olmayacaktır. Taşıyıcı kişilerde taşıdıkları HPV tipi dışında sadece ilerideki bir zamanda alınacak koruyuculuk kapsamı dahilindeki diğer tip HPV ler için koruma sağlayabilecektir.

    ÜLKEMİZDE AŞI İLE İLGİLİ SON GELİŞMELER NELERDİR ?

    Amerikan firmasınca geliştirilen aşı ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nce (FDA) 8 Haziran 2006′ da onaylanarak “zorunlu aşı” kapsamına alındı. Türkiye’ de bu aşamada sosyal güvenlik kapsamına alınmadığından bedeli karşılanamayan aşı 9-26 yaş grubundaki kadınlara yapılması öneriliyor. Ergenlik çağına yaklaşırken, birey henüz aktif cinselliğe başlamadan yapılması önerilen aşının 3 aşamada birer doz şeklinde olmak üzere 1 yıl içinde yapılması önerilmektedir. Aşı şuan sosyal güvenlik sistemi içerisinde karşılanmamaktadır. Aşı cinsel temasla geçen HPV nin 6,11,16 ve18 tiplerine karşı koruma sağlamaktadır. Sonuç olarak ABD firması tarafından geliştirilen aşı HPV tip 6,11,16 ve 18 ‘e benzer partikülleri içerir ve rahim ağzı kanseri, kanser öncüsü lezyonlar ve dış genital bölgede bulunan siğillere karşıda önleyicidir.

    GELİŞTİRİLMİŞ BAŞKA BİR AŞI VAR MI?

    ABD firması tarafından geliştirilen koruyucu aşı (tip 6,11,16 ve 18) yanında, başka bir firma tarafından geliştirilen bivalan (tip 16,18) aşının çalışmaları da tamamlanmıştır. Bu iki aşı ile iligili yapılan çalışmaların ortak sonuçları; bu aşıların kişiler tarafından kolay tolere edilebildiği, yüksek oranda bağışıklanmanın sağlandığı, HPV enfeksiyonu ile ilgili klinik hastalığın azaltılmasında etkili olduğu ve bivalan aşı ile oluşan bağışıklık süresinin daha uzun süreli olduğu şeklindedir.

    HPV AŞISI İLE İLGİLİ MERAK EDİLENLER

    • Aşı 3 doz şeklinde yapılacaktır. 3 doz bittikten sonra ne kadar bağışıklık sağlayacağı bilinmemekle birlikte 5 yıl sonra tekrarlanması gerekebileceği iddia edilmektedir.

    • Aşı sonrası hassas kişilerde önemsiz allerjik reaksiyonların gelişebileceği bildirilmektedir.

    • İdeal yapılma dönemi 9-12 yaş arası olup, en geç 26 yaşında yapılması önerilmektedir.

    • İlk planda sadece kız çocuklarına yapılması planlanmakta erkek çocuklarına uygulanması tartışmalıdır.

    • Hamilelik ve emzirme döneminde yapılması tartışmalıdır

    • Öncelikle HIV taşıyıcıları, immün sistemi baskılayan tedavi alanlar, kortizon tedavisi alanlar, bağışıklık sistemini zayıflatan hastalığı olanlar ve çok partnerli ilişkisi olan kadınlar aşılanmalıdır.

    • Aşılama dozları bittikten sonra da rahim ağzı kanser riski tamamen bitmez. Bu nedenle dönem dönem smear testi ile taramalara devam edilmelidir.

    • En çok merak edilen ise, HPV taşıyıcısı olanlar, lezyonu bulunanlar ve aktif genital siğili olanlara aşının yapılıp yapılmayacağıdır. Aşı koruyucu olduğu için zaten alınmış bir tipe karşı hiçbir faydası olmaz. Şuan kesin bilinen aşının virusu almamış kişilerde etkili olduğu şeklindedir.

  • Yüz estetik analizinde fotoğraf kullanımı

    Standart fotoğraf çekimleri mavi fon önünde hasta bir sandalyeye oturacak şekilde yapılmaktadır. Tüm fotoğraf çekimlerinde standart elde edilmesi için; çekimler tripod ile tüm hastalar için aynı yükseklik ve mesafe korunacak şekilde uygulanmaktadır. Çekilen fotoğraflar bilgisayar ortamına aktarılmakta ve estetik analiz ölçümler Klonk Image Mesurment Light programı kullanılarak gerçekleştirilmektedir.

    Klonk Image Mesurment Light programı ie yapılan estetik analiz uygulaması

    Fotoğraf çekiminden önce hastanın tüm kozmetikleri silinmekte ve takı ile aksesuarları çıkarılmaktadır. Hastanın saçları toplanarak yüz ve kulakları tam olarak ortaya çıkarılmaktadır. Fotoğraf çekimi sırasında hastanın yüzü, gülümseme görüntülerinin dışında gevşek ve ifadesiz olmalıdır. Hastadan alt ve üst dudakları birbirine değecek ve ağzı sıkmadan rahatça kapatabilecek bir pozisyon alması istenmektedir.

    Doğal baş pozisyonun verilmesi için cros line laser pointer kullandık.

    Cross line laser ile ideal baş pozisyonunun verilmesi

    Fonksiyonel ve estetik yüz değerlendirilmesi için hastaların en az 6 farklı pozisyonda fotoğrafları çekilmektedir.

    1. Tüm yüz ön fotoğraf;

    2. Tüm yüz sağ ve sol yan fotoğraf

    3. Tüm yüz sağ ve sol oblik fotoğraf

    4. Tüm yüz bazal görüntü (Solucan bakışı manzarası) fotoğraf

    Bunun dışında seçilmiş hastalarda gülümseme, gözlerin kapanması yada kulak gibi özel fotoğraflarda alınabilmektedir.

  • GENİTAL BÖLGE ESTETİĞİ

    GENİTAL BÖLGE ESTETİĞİ

    LABİOPLASTİ (İÇ DUDAK VE DIŞ DUDAK KÜÇÜLTMESİ)

    Genital bölge estetiği teknoloji ve tekniklerin ilerlemesi ile yeni bir boyut kazanmış ve daha önceden tedavisi mümkün olmayan ve cinsel hayatı olumsuz etkileyen birçok duruma çözüm üretilmiştir.

         İç dudak veya dış dudak küçültülmesi ameliyatı (labioplasti-labiaplasti) bayanlarda oldukça sık yapılan bir ameliyat olup iç ve dış dudaklardaki sarkmalar düzeltilir. Cinsel estetik ameliyatlardan biri olan labiumların düzeltilmesi operasyonlarına “labioplasti-labiaplasti” adı verilir.

    Genital bölge estetik ihtiyaçlarının en sık sebebi sık doğum yapma ve aşırı kilo alıp vermedir.

    Labioplasti ameliyatı lokal anestezi altında yapılan ve ortalama 1 saat süren bir ameliyat olup hasta aynı gün normal hayatına dönebilir. Bu bölgeye sadece antibiyotikli kremler ile pansuman yapmak yeteri olup 4 hafta sonra izler tamamen kaybolur. İlk 4 hafta cinsel ilişkiye girmeniz önerilmez.

    Bazen labium majuslar yani dış dudaklar yapısal olarak normalden uzun olabilir. Bu durumda cinsel ilişki esnasında penisin itmesi ile labiumlar gerilebilir ve bu da ağrıya yol açabilir. Bu durumda tedavi ve kozmetik amaçlı cerrahi ile labiumlar normal boyutlarına indirilebilir.

       Labioplasti, genital bölge estetiği kızlık zarına zarar vermez, doğum yapmanıza engel olmaz ve idrar kaçırma problemlerine sebep olmaz.

    VAJEN DARALTMA AMELİYATI (VAGİNOPLASTİ)

    Normal doğumlar sonrası vagenın travmaya maruz kalması vagenin genişlemesine ve cinsel ilişki sırasında olumsuzluklara sebep olur. Bu sebeple vajen daraltma ameliyatıbirçok kişi için önemli bir ihtiyaç haline gelmektedir.

    Vajina daraltma ya da vajen estetiği ameliyatı, yaş veya doğumlara bağlı olarak vajinanın gevşemesi sonucu oluşan estetik görünümü düzeltmeye ve cinsel ilişki hazzını artırmaya yönelik cerrahi bir uygulamadır.

    Vajen daraltma ameliyatında gevşemiş vajen mukoza dokusu ve kas dokusu çıkartılarak eriyen dikişlerle daraltılır. Vajen daraltma ameliyatı veya vajen estetiği, lokal veya genel anestezi ile uygulanır ve aynı gün veya ertesi gün hasta normal hayatına dönebilir.

       Vajen daraltma ameliyatı sonrasında da ilk 4 hafta cinsel ilişki önerilmez. İyileşme süreci ise 10 gündür.

  • Yüz analizinde kantitatif (sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme yöntemi bölüm 1

    Yüz analizinde kantitatif (Sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme Yöntemi Bölüm 1

    Yüzde estetik analizler başlıca yüzde deri, destek dokular ve yüz kemiklerinin ilişkileri üzerine odaklanmış olup çok sayıda değişken tarafından tanımlanmıştır. Yüzde estetik uyumsuzlukları değerlendirirken hastadan elde edilen bilgilerle normal ortalamalar ve değişkenler karşılaştırılır. Bu tarzdaki analizler, bireysel değişimleri ölçmeye yararken tedavi planlamasını uzman doktorlar arası iletişimi ve tedavi yöntemlerinin öğretilmesini de kolaylaştırmaktadır.

    Her analiz çalışma tanı ve tedavi planına ulaşmak adına pek çok değişik ölçümü tetkik eder. Aynı hastayı değerlendirmek amacıyla farklı analizler kullanıldığında farklı tanılar, tedavi planlamaları ve sonuçlar meydana gelmektedir. Bu analizlerde kullanılan ölçümler değişimi hesaplamada birer rehber olarak hizmet etmektedir.

    Yüz iskeleti ve onu çevreleyen yumuşak dokular, yüz uyumunu ve dengeyi belirler. Yüzün görsel etkisini sağlayan örtücü yumuşak dokuların yapısı ile birbirleriyle olan göreceli orantılarıdır.Yüzde iskelet sisteminde olası anomalilerin yumuşak dokular tarafından maskelenip veyahut abartılabileceği fark edilmiştir.

    Bu analizler sonunda elde edilen standart kavramı, normal yüz paternini ve ortalamayı çok iyi bir şekilde tanımlayabileceği gibi verilen başka insanlar gözünde en iyi ve en güzel olmayabilir.

    Yüz analizinde kantitatif yani sayısal ölçümler yapılarak değerlendirme yapılması 2 ye ayrılmaktadır.

    1. Yüzün genel kantitatif değerlendirmesi;

    2. Yüzün anatomik alanlara ayrılarak kantitatif değerlendirmesi;

    Alnın değerlendirmesi

    Göz ve göz kapaklarının değerlendirmesi

    Kaşların değerlendirilmesi

    Burunun değerlendirilmesi

    Dişler ve çene kemiklerinin değerlendirilmesi

    Dudakların değerlendirilmesi

    Gülmenin değerlendirilmesi

    Yüzün genel kantitatif değerlendirmesi

    Yüzün kantitatif değerlendirmesinde ölçümler ve ideal fotoğraflama için başın doğal pozisyonda olması gerekmektedir Bunun için bir standart geliştirilmiştir. Dış kulak yolunun hemen üzerinden göz lar kemik sınırna doğru çizilen hat yere paralel olmalıdır. Buna Frankfort çizgisi denilmektedir.

    Kusursuz orantılara sahip bir insanın boyunun, başının yedi buçuk katı olduğu bilinmektedir. İnsan başına önden bakıldığında baş, yüksekliği 3.5 ve genişliği 2.5 oranlarında olan dikdörtgen meydana getirir.

    Yüz trichion-saç çizgisi, glabella-kaşların arasındaki en belirgin nokta ve menton-çenenin en belirgin noktası referans alınarak üst orta ve alt olarak 3 alana bölünmektedir. Normalde bu 3 bölüm eşit olmalıdır. Erkeklerde kadınlara göre orta bölüm daha fazladır.

    Batı ırklarında yüzün orta 1/3 kısmı üst 1/3 den daha kısadır. Üst ve orta bölüm alt 1/ 3 den daha kısadır.

    Yüzün üst, orta ve alt bölümleri

    Alt yüz yüksekliği yüzün alt 1/3 ünü ifade eder. Bu bölüm gelişim sürecinde değişmektedir. 6 yaşındaki erkekler için ortalama alt yüz yüksekliği 61.4mm’dir ve 18 yaşında 71.9mm olur. Kızlar için ise 6 yaşındaki ortalama yükseklik 58.8mm iken 18 yaşında 65.5mm’ye yükselir. 8–18 yaşları arasında, her yıl için ortalama artış erkeklerde 0.9mm iken kızlarda 0.6mm’dir.

    Alt yüz yüksekliğinin artışı aşırı alt yüz yüksekliğine işaret eder. Asıl önemli olan ise orta ve alt yüzün tam ölçümlerini orantısal bir ölçümle karşılaştırmaktır.

    Burun tabanından-subnaseleden çenenin en alt yumuşak dokusu-menton’a kadar olan bölüm yüzün 1/3 alt bölümüdür. Alt yüz yüksekliği Subnasale’den Menton’a dik olarak ölçülür. Glabella’dan, yumuşak doku Menton’a ölçülen değer ise total yüz yüksekliğidir. Alt yüz yüksekliği için normal oran total yüz yüksekliğinin %53-56’dır. Bu oran gelişim sırasında göreceli olarak sabit kalır. Aşırı alt yüz yüksekliği olan hastalarda dikey boyutun kontrol edilmesi çok önemlidir.

    Yüzü yüksekliği artabilir. Bu yükseklik nedenleri;

    Üst çene kemiği-maxilla uzunluğu; Maxillanın gelişimsel süreçte uzun. Bu normal ve gülme sırasında diş ve diş etlerinin fazla görünmesine neden olmaktadır.

    Alt çene uzunluğunun artışı; Yüzün alt kısımında dudakların birleşme çizgisi-stomion ile çene alt noktası-menton arasındaki mesafenin uzamasıdır. Bu çene uzunluğu ile kendisini göstermektedir.

    Gözün iç ve dış köşeleri-intercanthal arasındaki uzunluk kadar yüz dik olarak 5 bölüme ayrılmaktadır.

    Yüzün yükseklik ve genişlik oranı yüz indeksini – “Facial indeks” vermektedir. Bu indeks yüzün şeklinin belirlenmesi sağlamaktadır(uzun, kısa, kare gibi).

    Yüzün uzunluğu/genişliği erkeklerde 1.35, kadınlarda 1.3 dür.

    a;saç çizgisi- trichion ve çene alt sınır-menton mesafesi, b; elmecık kemiği-zygomatik arkın en çıkıntılı alanı arasındaki mesafe, Burada b a nın % 70 kadar olmalıdr. c; şakaklar arası-bitemporal mesafe. c b nin %80-85 kadar olmalıdr. d çene kemiği köşeleri-bigonial mesafe. d b nin %70-75 kadarı olmalıdır.

  • Menopoz

    Menopoz

    Doğal olarak yada tıbbi girişimler (cerrahi, radyoterapi, kemoterapi) sonucunda overlerden (yumurtalık) hormon salgılanamaması sonucu adetten kesilmedir. Menopoz yaşı ortalama 45–55 arası olup 40 yaşından önce olursa erken menopoz denir.

    Menopoz Belirtileri

    Adet kesilmesi,

    Sıcak basmaları,

    Uykusuzluk,

    Terleme,

    Sinirlilik,

    Depresyon,

    Unutkanlık,

    Zihinsel fonksiyonlarda yavaşlama,

    Cilt kuruluğu,

    Saç dökülmesi,

    Vajinal kuruluk,

    Ağrılı cinsel ilişki(dispareni),

    Eklem ağrılar,

    Damar sertliği,

    İdrar kaçırma,

    Vajen ve idrar yollarında atrofi,

    Osteoporoz.

  • Yüz analizinde kalitatif (sayısal ölçümler yapmadan) değerlendirme yöntemi bölüm 1

    Yüz analizinde kalitatif (Sayısal ölçümler yapmadan) değerlendirme Yöntemi

    Bölüm 1

    Bu yüz analizinde sayısal ölçümler yapılmadan kalitatif değerlendirme yapılmaktadır. Öncelikle hastanın yaş, cinsiyet, boy ve kilo, ırksal özellikler, hormonsal denge gibi özellikleri sorgulanarak kayıt edilmektedir.

    Bu analiz yönteminde baş pozisyonu son derece önemlidir ve diğer parametreleri etkileyebilmektedir.

    Bu analiz yönteminde yüzün estetik alanları üzerinde kullanılan değerlendirme tanımları; normal, simetrik-asimetrik, var-yok, uzun-kısa, küçük büyük, geniş –dar, derin-yüzeysel, konkav-konveks, tam-eksik, düz-eğimli, uzak-yakın, dengeli-dengesiz şeklindedir.

    Yüzde anatomik yapılarının değerlendirilmesi

    Yüzde yumuşak doku kemik, kıkırdak ve diş yapıları ile desteklenmektedir. Göz küreleri göz kapaklarını ve göz çevresini desteklemektedir.

    1. resimde yüzde destek dokulardan kemik, burun kıkırdakları, dişler ve göz küreleri gösterilmektedir. 2. resimde ise yüzde destek dokuların yoğun olduğu alanlar, 3. resimde ise en koyu alanlar destek dokuların en yoğun oldukları alanlardır.

    Yüz analizinde lokal yağlanma artışının değerlendirilmesi

    Yüzde kilo artışı ile yanaklar, kulak ön kısmı, çene altı ve çene kemiği altında yağ birikimi olmaktadır. Buna karşın alın ve burunda yağ birikimi olmaz. Bu yüz estetik değerlendirmelerinde önemlidir. Bu nedenle bu alanlarda dikkatli olunmalıdır.

    Yüzde deriden en alttaki kemik dokulara kadar anatomik alanların değerlendirilmesinde şu adımlar kullanılmaktadır.

    1. Derinin değerlendirilmesi; bu deri muayenesi ile yapılmaktadır. Derinin tonuna, elastikiyetine, pitozisine, pigmentasyonuna, dinamik yapısına ve yüzeyindeki skar gibi izlerine bakılmaktadır.

    Deri değerlendirilmesinde cildin güneş reaksiyonuna ve tonuna göre sınıflama yapılmaktadır. Aşağıdaki tabloda bu gösterilmektedir.

    2. Deride kırışıklıkların değerlendirilmesi; Bunun için aşağıdaki sınıflama kullanılmaktadır.

    3. Yüzün iskelet yapısı/dolgunluğunun değerlendirmesi; Aşağıdaki sınıflama kullanılmaktadır.

    4. Yüzde yumuşak dokunun laksatisitesi yada derinin alttaki kemik ve kas dokusu üzerindeki hareket edebilme özelliğinin değerlendirilmesi5.Yüz kaslarının çalışma aktivitelerinin değerlendirilmesi; özellikle göz çevresi ve ağız çevresindeki kaslar ile bu değerlendirilebilir.

    Yüzün önden analiz

    Yüzün önden genel değerlendirmesinde yüzün orta oval kısmı son derece önemlidir. Burası belki en dikkat çeken ilk alandır. Bu alanda kaşlar, gözler, burun, elmacık kemikleri ağız ve dudaklar ve çene ön plana çıkmaktadır

    Yüzün ön oval kısmı

    Yüzün genişlik ve uzunluklarının değerlendirilmesi ve yüz tipinin saptanması

    Yüzün erkek ve kadında farklı şekillerde olduğunu biliyoruz. Bu şekillerin tanımlanması için yüzün genişlikleri ile yüksekliği karşılaştırılmaktadır. Böylece yüzün uzun-kısa, geniş-dar ve kare-üçgen tanımlamasının yapılması sağlanmaktadır. Bunun için kullanılan yükseklik ve genişlikler

    Kadınlarda yüz şekilleri

    Erkeklerde yüz şekilleri

    Yüz yüksekliği; Alında saçların başladığı sınır-trichion ile çenenin en alt noktası-menton arası mesafe

    Bigonial genişlik; Alt çene kemiğinin köşelerinin yüze önden bakışta en dışta kalan iki noktası arası genişlik

    Bimental genişlik; Çenenin en belirgin iki noktası arası genişlik

    Bitemporal genişlik; temporal yani şakakta en geniş iki nokta mesafesi

    Bizygomatic genişlik; Elmacık kemiklerinin yüze önden bakışta en dışta kalan iki noktası arası genişlik.

    Yüzün şeklinin belirlenmesinde yüzün yüksekliği genişlikler ile karşılaştırılmaktadır.

    Geniş/dar yüz; yüzün genişliğinin 4 katı yüz yüksekliğinden fazla ise geniş yüz anlamına gelmektedir.

    Uzun/kısa yüz; Yüz yüksekliğinin 4 de biri yüz genişliğinden fazla ise uzun yüz anlamına gelmektedir.

    Yüzün Simetrinin değerlendirilmesi

    Yüzün orta noktaları(kaş ortası, buru sırtı, üst dudak orta noktası ve çene gibi) işaretlenerek simetri değerlendirilmektedir. Bunun için bir kalem kullanılacağı gibi bilgisayar yardımı ile simetri değerlendirilmesi yapılabilmektedir.

    Orta hat çizgileri birleştirildiğinde hastanın yüzünde asimetri gözlenmektedir.

    Orta hat çizgileri birleştirildiğinde hastanın yüzünde asimetri gözlenmektedir.

    Bilgisayar ile yüz simetrisi değerlendirilmekte.

    Bilgisayar ile yüz simetrisi değerlendirilmekte.

    Yüzde dokuların oluşturduğu üçgenin değerlendirilmesi

    Genç ve güzel bir yüzde yüzü oluşturan dokular açıklığı aşağı bakan bir üçgen oluşturmaktadır. Yaşlanma ile destek dokuların azalması ve yer çekimi ile bu üçgen tersine dönmektedir.

    İlk resimde yaşlanma ve dokuların yer değiştirmesi ile yüzün doğal üçgen yapısının tersine dönmesi. Yüzde daha yaşlı ve yorgun ifade vermesi. Estetik uygulamalar sonrası bu üçgenin tekrar yapılandırılması

    Yüzün bazaldan analizi

    Yüzün bazal görünümünde yanaklar, burun, burun uzu, göz küreleri ve elmacık kemik bölgesindeki zygomatik ark ile çene arasındaki ilişki ve simetri değerlendirilmektedir.

    Yüzün yüz tabanı değerlendirmesi simetrinin kontrol edilmesi

    Yüzün oblik açıdan analizi

    Yüzün oblik açıdan değerlendirmesinde alan 2 ye ayrılarak değerlendirilmektedir.

    1. Oblik bakış açısında yüzün önde kalan kısmı daha iyi değerlendirilmektedir. Şakaklar, elmacık kemikleri, gözler, yanaklar, kulak ön kısmı ve çene kemiği bu açıdan en iyi değerlendirilmektedir.

    Bu oblik değerlendirmede burun ve burun sırtı da daha iyi değerlendirilmektedir.

    Bu açı burun sırtının değerlendirilmesi için idealdir.

    2.Oblik değerlendirmede yüzün dış hattı ile zemin arasında beliren profil hattı oluşmaktadır. Bu hat yumuşak eğimlere sahiptir ve S şeklindedir “Ogree line” olarak tanımlanmaktadır. Genç bir yüzde bu S eğrisi gözde başlamakta göz yanak bileşkesinde genişleyerek konveks olmakta. Bu konveks yapı burun tipinde en belirgin olmaktadır. Bu konveks üst dudaklara kadar devam etmekte burada hafif konkav olmakta çene ile konveks devam ederek boyunda sonlanmaktadır.

    Bu açı yüzün oblik dış kenarı yani S hattının değerlendirilmesi için idealdir.

    1. resimde hastada oblik açıdan değerlendirme yapıldığında S çizgisinin değişimi görülmektedir. Hastaya yapılan estetik uygulamalar sonrası S çizgisinin estetik olarak normale dönmesi

    Bazen yüz analizinde bu değerlendirme yüzün açı değerlendirmelerinden daha değerli olabilmektedir.

    Yukarıdaki 3 resimde tüm yüzlerde açılar aynı ancak soldan sağa S çizgisi daha ideal olmaktadır.

  • Estetik Genital Cerrahi (Vajina Estetiği)

    Estetik Genital Cerrahi (Vajina Estetiği)

    Son yıllarda özellikle ABD kökenli başlamış olan estetik genital (vajina estetiği) cerrahi trendi içerisinde yer alan çok sayıda yeni cerrahi teknik mevcuttur. Bu tür cerrahi prosedürler yakın zamanda British Medical Journal’da yayınlanan bir makalede eleştirilmekte Ve ABD kökenli ‘designer vagina’ trendi gereksiz bulunmaktadır. 

    Bu konunun oldukça tartışmaya açık olduğu kesin bir gerçektir. Ancak konunun merkezinde kadınların vajina yenilenmesi yolu ile cinselliklerini ifade etme ve cinsellikten zevk alma konusunun bulunduğu unutulmamamalıdır. 

    Kadınların erkeklerle bir çok konuda eşit haklara sahip olmaya başladığı günümüz toplumunda, cinsel bölge görüntülerini değiştirme özgürlükleri ve cinsellikten zevk alma konusundaki bilinçlenmeleri de toplum tarafından kabul edilmelidir. 
     

    Genital Bölge Anatomisi

    Genital bölge anatomisinde kişiden kişiye değişen ciddi farklılıklar olabilir. Ancak genel olarak dışta bulunan dudaklar (labium majus), içte bulunan dudaklar (labium minus),ve üstte ortada klitoris mevcuttur. Genellikle dudaklar altta perinenin en alt kısmına, üstte de klitorise kadar uzanır. Nadiren steroid türü çeşitli ilaçlara bağlı ya da yapısal olarak klitoriste büyüme görülebilir.Klitoris embryonik hayatta erkek penisinin karşılığıdır. Yaklaşık 8000 adet sinir ucu bu bölgede bulunur ve bu sayı erkek cinsel organının yaklaşık 2 katıdır. 

    Teorik olarak klitoris üzerindeki doku miktarı ne kadar fazla olursa, cinsel uyarılmanın o kadar zor olacağı söylenebilir. Klitorisin hemen alt kısmında küçük dudakların arasında üretra girişi (idrar yolu) onun altında da vajina girişi mevcuttur. Kızlık zarı (himen) hemen vajinanın girişinde bulunan ince dairesel doku parçasıdır. Himen de çeşitli anatomik şekillerde olabilir. Dudaklardan yukarıya doğru yer alan tüylü bölge mons pubis (Latince anlamı Venüs Tepesi) olarak adlandırılır. 

    Çeşitli cerrahi müdaheleler uygulanarak kadın genital bölge görüntüsünü değiştirmek mümkündür.Bazı müdaheleler sonrasında cinsel fonksiyonlarda da düzelme olmaktadır. 

    Estetik cerrahi müdahelelerin toplumda daha çok kabul görmeye başlaması ve kadınların toplumdaki yerinin değişmesiyle daha fazla sayıda kadın genital bölge estetik müdahalelerine ilgi duymaya başlamıştır.Bazı kadınlar ise genital bölgenin görüntüsü ya da şeklinin eşiyle mutlu bir cinsel hayat yaşamasına engel olduğunu düşünmektedir. 

    En sık başvurulan genital estetik müdahaleler vajinoplasti (vajina daraltma)ve labioplasti (dudak küçültme) operasyonlarıdır.Daha az sıklıkla mons pubis için liposuction, labium majus ya da minuslara yağ enjeksiyonu,klitoris etrafından doku çıkarılarak duyarlılığın artırılması,lazerle genital cilt yenileme ve kültürel nedenlerle yapılan himenoplasti( kızlık zarı dikilmesi) operasyonları uygulanmaktadır. 
     

    Labioplasti (İç Ve Dış Dudaklarla İlgili Cerrahi Teknikler)

    Labium minus küçültülmesi: 
    Çeşitli yöntemlerle labium minus (iç dudaklar) için yapılan küçültme operasyonudur. İç dudakların küçültülmesi estetik genital cerrahide en çok başvurulan müdahalelerden birisidir. Genellikle labiumların çok büyük, sarkık ya da estetik olarak hoş görünmediğini düşünen kadınlar bu operasyon için başvurur. Ayrıca labiumlar arasındaki büyüklük ya da görüntü farklılığının giderilmesi için de uygulanabilir. Bazı kadınlar ise dar giysilerin, bisiklete binme vb fiziksel aktivitenin ya da cinsel ilişkinin rahatsız edici olduğunu ifade eder. Genellikle lokal anestezi altında bile uygulanabilen oldukça basit bir prosedürdür. Çeşitli kesi yöntemleri kullanılabilir. Kesi yerinin iyi seçilmesi ameliyat sonrası ağrılı kontraktür oluşumunu engellemek için önemlidir. İki çeşit kesi yöntemi yaygın olarak kullanılır. Birinci yöntemde Y şeklinde bir kesi ile labium minus kenarında bulunan doku klitorise kadar çıkarılabilir. Özellikle labiumları daha uzun olan hastalar için tercih edilebilir. Labiumları daha kısa olan hastalar için ise V şeklinde bir kesi ile labiumun en geniş olduğu bölgeye kesi yapılarak doku çıkarılabilir. Her iki yöntemde de kendiliğinden eriyen dikiş materyali kullanılabilir. Genel anestezi, sedasyon ya da topikal anestezi sonrası lokal anestezi ile yapılabilir. Labioplasti, vajen girişinde normalden iri, geniş, kırışık ve sarkmış durumlarındaki genital iç dudakların kesilerek estetik olarak küçültülmesi ameliyatlarına verilen isimdir. 

    Jinekolog hekimler tarafından genital estetik ameliyatları içinde yer alan labioplasti ameliyatlarına “iç dudak estetiği” da denilebilmektedir. 

    Labioplasti ameliyatları, kişilerin istedikleri şekilde dış genital bölgeden memnun kalabilmeleri amacıyla yapılan vajen estetik ameliyatlar grubundadır. Labioplasti ameliyatlarının kozmetik amaçları haricinde işlevsel yararları da bulunmaktadır. 

    İç dudakların normalden iri ve geniş olması genelde doğuştan gelen bir durumdur. Özellikle ergenlik döneminde hormonal etki ile birlikte artmaktadır. Bu durumun aslında bir hastalık olmadığını, yalnızca kişiden kişiye değişen anatomik (yapısal) bir varyasyon olduğunu da söyleyebiliriz. 

    Diğer taraftan bazı kişilerde kronik tahriş olma (mantar enfeksiyonu, kaşıntı veya sürtünme gibi), ırsi (genetik) nedenlere bağlı olarak iç dudaklar normalden daha iri, geniş yüzeyli, kırışık ve sarkık olabilir. Hormonal nedenler arasında androjen hormonu alınması da labial hipertrofi sebebidir. 

    Dudakların çekilmesi ve yapılan doğumlar da iç dudaklarda sarkma ve genişlemelere neden olabilir. Ayrıca ilerleyen yaşlarda aynı tüm vücudumuzun cilt dokusunda olduğu gibi iç dudaklarda da sarkma, saçaklanma ve kırışıklıklar artabilir. Yine hormonal nedenlere bağlı genital iç dudaklarda renk koyulaşmaları ve esmerleşmeler de ortaya çıkabilir. 

    Bazı durumlarda ise doğuştan tek taraflı asimetri söz konusu olabilir (Labial asimetri). Labial asimetri durumlarında yapılan labiyoplasti operasyonları da son derece yüz güldürücüdür. Hastalarımızın bir kısmı iç dudaklarındaki büyümenin ergenlik döneminde ortaya çıktığını, bir kısmı da doğuştan beri hep var olduğunu bizlere iletmektedirler. 

    Tarafımıza başvuran hastalarımızdan çok az kısmında ise çocukken geçirilmiş trafik kazaları veya bisiklet kazaları gibi genital travmalar sonucunda iç dudaklar zarar görmüş olabilir. Bu hastalarda da cinsel estetik ameliyatlar oldukça yüz güldürücü olmaktadır. İç dudakları normalden geniş ve iri olan bayanlarda öncelikle özgüven eksiklikleri ve psikolojik olarak kendilerini partnerlerine karşı yetersiz hissetmeleri gibi sorunlar ortaya çıkar. 

    Doğal olarak güzel ve estetik görünmek her kadının hakkıdır. Cinsel organın şekilsizliği kişilerin sosyal ortamlarda rahat hissedememelerine, cinsel ilişkide kendilerini iyi hissetmedikleri için ilişkiden haz alamamalarına, ilişkide hazza değil kendi vucutlarındaki eksikliklere konsantre olmaya ve tüm bunların bir sonucu olarak da kolay arkadaşlıklar kuramamalarına neden olabilir. 

    Vajeni veya dış genitalyasından memnun olmayan pek çok genç kız veya kadın karşı cinsle sosyal arkadaşlıklardan bile kaçınabilmektedirler. Hatta, kliniğimize başvuran pek çok kişi bu probleminden ötürü evlenemediğini bile bize itiraf etmiştir. 

    Labial hipertrofi sorunu yaşayan bayanların pek çoğu sıkı pantolon, tayt ve bikini giymekten kaçınmaktadırlar, sosyal ortamlardan rahatsız olurlar. Kendilerini adeta “herkesin seyrettiği düşüncesi” onları son derece rahatsız eder. Bu durum plajlarda ve arkadaşlık ortamlarında çok daha da belirgindir. Bu sorunu yaşayan çoğu bayan hayatları boyu pantolon yerine etek giymeyi tercih ederler. 

    Diğer taraftan geniş, sarkık ve bol kıvrıntılı dudakların içlerinde enfeksiyon gelişme riski (vulvit ve vaginit) artmaktadır. Sık enfeksiyonlar vajen akıntılarına ve vajen bölgesinde hoş olmayan kokulara neden olabilmektedir. 

    Bazı bayanlar da iç dudakların sarkıklığından ötürü cinsel ilişkide penetrasyon (penisin vajene girmesi) sırasında gerilmeye bağlı ilişki sırasında acı çektiklerini söylemektedirler (disparonia). 

    Çok nadiren de olsa bazı bayanlar iç dudakların vajen girişini kapatmasından ötürü idrar yaparken zorlanma, ıkınarak idrar yapma ve idrarın bacaklara akması gibi şikayetlerde de bulunmaktadırlar. Hatta bu kişilerde idrar yolu enfeksiyonları ve sistit riskleri de artmaktadır. 

    İç dudakların normalden geniş ve uzun olması batılı kültürlerde can sıkıcı ve utanma sebebi olmasına rağmen, bazı kültürlerde bu durum oldukça hoş ve seksi bulunmaktadır. 

    Örneğin Japonya’da iç dudaklarda genişlik ve uzunlukla giden “kelebek görünüm” bir hayli çekicidir. Yine bazı Afrika ülkelerinde küçük yaşlardan itibaren genç kızların iç dudakları çekilerek uzatılmaya çalışılmaktadır. 

    Diğer taraftan Afrika kıtasında bazı müslüman ülkelerde “kadın sünneti” de bir hayli yaygın bie töredir (Mali, Mısır, Somali, Sudan gibi ülkelerde). 

    Vajen estetiği içinde yer alan labioplasti (labiaplasty) ameliyatları herşeyden önce kişilerde özgüven artışına neden olmaktadır. Genital estetik ameliyat sonrası kendilerini çok mutlu ve huzurlu hissetmektedirler. Bu durum hayata tüm bakışlarını bile olumlu yönde etkilemektedir. 

    Vajen estetik operasyonları ve labioplasti ameliyatı olan bayanlar partnerlerine karşı artık çok daha rahattırlar. Bu hastalar cinsel ilişkiye daha iyi konsantre olduklarınadan ötürü ilişkiden daha fazla haz almaktadırlar. Fazla dokuların çıkarılması kişideki özgüveni arttırdığı için uyarılma ve hazzı da olumlu yönde etkilemektedir. 

    Eğer önceden idrar yaparken zorlanma şikayetleri de ameliyattan sonra son bulacaktır. Genital estetik ameliyat sonrası sistit, idrar yolları enfeksiyonu, mantar enfeksiyonları ve genital enfeksiyonlar da daha nadir olarak görülmektedir. 

    Diğer taraftan bu bayanlar eskisene göre çok daha hür ve mutlu bir şekilde dar pantolon, bikini ve tayt giyebilecekler, sosyal ortamları paylaşabileceklerdir. Önceden doğum yapmamış kadınlar ve genç kızlar labiyoplasti olabilirler. Labiyoplasti ameliyatı gebelik için asla bir engel değildir. 

    Labioplasti operasyonu olan bayanlar ileride rahatlıkla normal doğum veya sezaryen ile doğum yapabilirler. Bakire yani daha önceden hiç cinsel ilişkiye girmemiş bayanlar labioplasti ameliyatı olabilirler. Labioplasti ameliyatları kızlık zarına (hymen) asla zarar vermez. 

    Labium Majus Küçültülmesi: 
    Dış dudakların küçültülmesi prosedürü genellikle daha nadir olarak başvurulan bir cerrahidir.Genellikle dar giysilerle veya mayo ile hastayı rahatsız ettiği için talep edilir.Wedge şeklinde doku çıkarılması ya da liposuction yoluyla dış dudaklar küçültülebilir. 

    Labium Majus Büyütülmesi: 
    Labiumlara Yağ enjeksiyonu labiumların daha genç ve dolgun görünmesi için yapılan estetik müdaheledir. Nadiren bu tür cerrahiye başvuran hastalar için , kalça ya da bacağa yapılan liposuction işlemi sırasında alınan yağ dokusu büyük dudakların içine düşük basınçlı bir sistem kullanılarak enjekte edilebilir. 
     

    Vajinoplasti

    Vajina (vagina, vajen) kadınlarda cinsel ilişkinin gerçekleştiği 8-10 cm uzunluğunda, adeta bir “akordion” gibi esneme özelliği bulunan bir kas dokusundan oluşan bir kanaldır. 

    Kadınlarda vajina aynı zamanda doğum kanalı ve rahimden gelen adet kanının dışarıya boşaldığı kanaldır. Ayrıca vajina içinden geçen idrar kanalı (üretra) kadınlarda işeme fonksiyonunu sağlar. 

    Vajinanın sınırları iç genitalya ile dış genitalyayı ayıran kızlık zarı ile başlar, rahim ağzı organının olduğu alanda sonlanır. Vajina “vagina” veya “vajen” (vagen) olarak da ifade edilebilmektedir. 

    Vajinanın yaş, doğumlar, jinekolojik müdahaleler, kürtajlar ve sık cinsel ilişkiler sonucunda sıkılığı ve darlığı zaman içinde azalabilir. 

    Doğum ya da yıllara bağlı olarak vajinanın gevşediğini düşünen kadınlar genellikle bu operasyon için adaydır. Buna bağlı olarak cinsel ilişkinin kendisi ya da eşi için daha az tatmin edici olduğunu ifade eden kadınlar vardır.İki farklı yöntemle yapılabilir.Birinci yöntemde vajina girişine dikiş konulur. İkinci yöntemde ise vajina arka duvarındaki kaslar sıkılaştırılarak ve vajina mukozasından parça çıkarılarak daraltma işlemi gerçekleştirilir.İlk prosedür genellikle çok etkili olmadığı için önerilmez. Vajinoplastiye ihtiyaç duyan kadınların bir kısmında doğum sonrası gelişmiş olan idrar ya da dışkı kaçırma sorunları da bulunabilmektedir. Bu durumda eş zamanlı olarak bu sorunların da basit cerrahi müdahele ile düzeltilmesi mümkündür. Genel anestezi altında yapılması tercih edilen basit bir cerrahi prosedürdür. 

    Bazı kişilerde yapısal olarak vajina normalden çok daha geniş olabilir. 20 yaşında olmasına ve daha önceden hiç doğum yapmamasına rağmen geniş vajinası nedeniyle vajina daraltıcı ameliyat olan hastalarımız olmuştur. Bu durum ‘Wide and smooth vagina’ (geniş ve yumuşak vajina) ismi ile bilinmektedir. Vajina sıkılığının azalması doğum yapmamış kişilerde dahi cinsel ilişki sırasında boşluk hissi, vajinadan gaz çıkışı ve duyarsızlaşmaya neden olabilmektedir. Özetle bu tür operasyonlar daha önceden doğum yapmamış kişilere dahi uygulanabilir. 

    Vajina sıkılığının azalması, gevşemesi, esnekliğinin azalması cinsel tatminsizliği, hem kadın hem de erkekte cinsel ilişki sırasında duyarlılık ve his kaybını beraberinde getirmektedir. His kaybı da orgazm olamama sorununu ortaya çıkartabilir. 

    Genişlemiş vajinaya yeniden sıkılık vermek için yapılan ameliyatlara “vajinal daraltma ameliyatları” (vajina sıkılaştırma, vajinoplasti veya vajen daraltıcı operasyon) isimleri verilir. 

    Vajinal daraltma ameliyatları, vajina estetiği ameliyatları kapsamında ele alınmaktadır. 

    Vajina daraltma ameliyatları; vajina daraltıcı ameliyatlar, vajen daraltma ameliyatları, vajina yenileme ameliyatları, vajen gençleştirme ameliyatı, vagina daraltma operasyonu, vajen düzeltme ameliyatları, vajina sıkılaştırma (sıkılaştırıcı) ameliyatlar, vajina düzeltme (düzeltici) ameliyatlar gibi değişik isimlerle de anılmakta olup ideal “vajina darlığı” için yapılmaktadır. 

    Vajina daraltıcı ameliyatlar İngilizce’de “surgical vaginal rejuvenation” veya “vagina tightening surgery” olarak geçen cinsel estetik operasyonları arasında bulunmaktadır. 

    Vajina sıkılaştırma operasyonları vajinoplasti (vaginoplasti) ameliyatları olarak da bilinmekle birlikte aslında bu tabir doğru değildir. Çünkü vaginoplasti (vajinoplasti) “vajina oluşturma” anlamına gelmektedir. 

    Vajinoplasti ameliyatları; vajinası kör şekilde sonlanan (Rokitansky Meier Küstner Hauser Sendromu) veya vajinanın doğuştan gelen yapısal (anatomik) problemlerinde yani vajina darlığı durumunda tercih edilen bir ameliyat çeşididir. 

    Halbuki vajina daraltıcı ameliyatlarda vajina oluşturmaktan çok vajinayı yenileme ve sıkılaştırma amaçlanmaktadır. Bu bölümde de sık kullanımından ötürü vajen daraltma operasyonları ile vajinoplasti eş anlamda kullanılmıştır. 

    Vajinoplasti İngilizce’de “vaginoplasty” olarak geçmektedir. Vaginoplasty operasyonları özellikle yurt dışında da büyük ilgi gören cinsel estetik ameliyatları arasındadır. 

    Neovajinoplasti (neovaginoplasty), “yeni vajina oluşturmak” için yapılan ameliyatlardır. 

    Açmamız gerekirse neovajinoplasti , erkek cinsiyetinden kadın cinsiyetine geçiş için yapılan cinsiyet değiştirme (transseksüalite) ameliyatlarında kişiye “yeni bir vajina oluşturmak” amacıyla yapılan işleme verilen isimdir. 

    Vajinoplasti- Perinoplasti ameliyatı olan hastaların % 85’i ameliyat öncesindeki cinsel hayatlarını “yetersiz ve kalitesiz” olarak tarif etmektedirler. Yapılan bir çalışmada bu hastaların % 93’ü ameliyat sonrasındaki cinsel hayatlarının belirgin veya orta düzeyde düzeldiğini ifade etmişlerdir. Vajina daraltıcı ve vajina sıkılaştırıcı ameliyatları esas itibari ile gevşek ve genişlemiş vajinayı sıkılaştırmak, vajina darlığını sağlamak, gerginliğini arttırmak ve bu şekilde hem kadında hem de erkekte cinsel ilişki sırasında hazzı arttırmak amaçları ile yapılmaktadır. 

    Vajinanın sıkılaşması hem kadında hem de erkekte ilişki sırasında duyarlılık hissini arttırarak cinsel hazzı olumlu yönde etkilemektedir. Yapılan bir çalışmada ameliyat sonrasında seksüel partnerin tatmini % 83 olarak bildirilmiştir. Yani, sıkı bir vagina ilişki sırasında kadına olduğu kadar erkek partnere de keyif vermektedir. 

    Gevşemiş, esnemiş, deforme olmuş ve bollaşmış vagina içinden ilişki sırasında seslerin gelmesi çiftlerdekonsantrasyonun bozulmasına da neden olabilmektedir. Vajen daraltma ameliyatı sonrasında vaginadan gelen bu tuhaf sesler de kaybolmaktadır. 

    Vajen darlığı için yapılan ameliyatlar sırasında hastada idrar torbası sarkması (sistosel), idrar kaçırma problemi ve barsak sarkması (rektosel) problemleri de varsa aynı seansta bu sorunlar da düzeltilebilir. Kötü iyileşmiş ve iz bırakmış doğum izleri (epizyotomi skarları) de vajen darlığı ameliyatı sırasında çıkartılarak estetik olarak daha iyi bir görünüm sağlanabilir. 

    Doğum sonrasında kötü atılan dikişler, doğum dikişlerinin tutmaması, iltihap kapması veya evde doğum yapma gibi nedenlerle vagina dokusunun hasar görüp düzensiz iyileşmesi sonucunda “perine” adı verilen dış genital alanda izler (epizyo skarları, nedbeler) oluşabilir. 

    Vajina ve dış genitalya (vulva) üzerindeki düzensiz nedbeler zaman içinde cinsel ilişkide ağrı (disparoni) şikayetleri yapabilir. Kliniğimizde, vajen daraltma ameliyatları ile eş zamanlı olarak bu epizyo (doğum kesisi) izleri de çıkartılabilmektedir. 

    Daha önce bartholin absesi, vajinal kist ameliyatları geçirmiş olan kişilerde vajinanın görünümü bozulabilir. Bu konularda da yapılan vajinal estetik ameliyatları ve vajen daraltıcı operasyonlar ile kişilere güzel bir genital estetik görünüm kazandırılabilir. 

    Estetik açıdan güzel görünümlü bir vajina kadınlarda kendilerine olan güvenleri arttırmakta ve cinsel açıdan tatmini, orgazm olmayı kolaylaştırmaktadır. Ayrıca cinsel ilişki sırasında erkek eşin iyi bir şekilde tatmin olması evlilikleri ve beraberlikleri güçlendirmektedir. 

    Cinsel açıdan kötü görünen bir vajina kadında kabusa dönüşebilir; bu şeklide kadınlarda depresyon, öz güvensizlik, cinsel tatminsizlik, eşinden utanma, cinsel ilişkiden kaçınma ve cinsel isteksizlik gibi sorunlara yol açabilir. 

    Özetle vajina sıkılaştırıcı ve vajina yenileme ameliyatları hem cinsel fonksiyon hem de estetik görünümaçısından kişilerde ve eşlerde memnuniyet verici olmaktadır. 

    Vajina yenileme operasyonları deneyimli kişiler tarafından yapıldığında oldukça rahat tolere edilebilen, ağrısız ve riskleri son derece az olan ameliyatlar grubundadır. 

    Vajinoplasti, labioplasti gibi vajen daraltma ve vajina estetik ameliyatlarından 3 gün sonra işinizedönmenizde bir sakınca olmamaktadır. 

    Vajinoplasti (vajina daraltma) gibi vajina estetik ameliyatlarından bir gün sonra ılık suyla banyo yapmanızda bir sakınca bulunmamaktadır. 

    Vajen estetiği ameliyatı sonrasında hastalarımızda ciddi bir ağrı olmamaktadır. Verdiğimiz ağrı kesici ilaçlar ile birkaç gün süren hafif ağrı, şişlik (ödem) ve hafif lekelenme tarzı kanamanın olması ise normaldir. 

    Vajinoplasti, labioplasti gibi vajina estetik ameliyatlarından 1-1.5 ay sonra cinsel ilişkide bulunmanızda bir sakınca olmamaktadır. Yine, bir ay sonra havuz veya denizde yüzmenizde de bir sakınca olmamaktadır. Kliniğimizde ameliyat sonrası yapmanız gerekenler liste olarak size verilecektir. 

    Vajinal daraltıcı ameliyat sonrasında 15 -20 gün sonra dikişleriniz kendiliğinden dökülecektir. Kliniğimizde yapılan ameliyatlar sonrasında dikiş aldırmanıza gerek bulunmamaktadır. Bir ay sonrasında da dikişleriniz hiç ameliyat olmamış gibi iyileşecektir. 

    Ameliyattan 1-1.5 ay sonra bile değil partneriniz tarafından, bir jinekolog tarafından muayene dahi edilseniz bu tür bir ameliyat geçirdiğiniz siz söylemedikçe anlaşılmayacaktır. 

    Vajen estetiği sonrasında normal doğum yapmadığınız sürece yeniden bir vajinal genişlemeniz olmayacaktır. Vajen estetiği sonrası sezaryen ile doğum yapan kişilerde ise vajinal genişleme sorunu olmamaktadır. Vajinoplasti (vajen daraltma) ameliyatı veya labioplasti ameliyatı olmanız ileride normal doğum yapmanızı engellemez. 

    Ancak vajinal daraltma ameliyatı sonrasında normal doğum yaptığınız takdirde vajinanız yeniden genişleyecektir. Sezaryen olmanız halinde ise yeniden genişleme olmaz. Elastikiyeti azalabilir ve bu durum da cinsel ilişkide hazzı olumsuz etkileyebilir. 

    Bu nedenle vajina sıkılaştırıcı ameliyatlar doğum yapmamışlarda da uygulanabilmektedir. Her ameliyatta olduğu gibi ameliyat başarısındaki en önemli unsur ameliyatı gerçekleştiren jinekoloğun cerrahi tecrübe ve bilgisidir. 

    Ayrıca ortamın hijyenliği, ekipmanın yeterliliği ve modernizasyonu da son derece önemlidir. Vajina yenileme operasyonları hastane haricinde muayenehane ve klinik ortamında dahi yapılabilmektedir. Vajina daraltma egzersizleri adı altında ve vajinayı daraltıcı bir egzersiz bulunmamakla birlikte, vajina kaslarını güçlendiren, vajinanın kas tonusunu arttıran “kegel egzersizleri” kadınlarda oldukça yararlar sağlayabilmektedir. 

    Kegel egzersizleri hafif düzeyde geniş vajinası olan kadınların tercih edebileceği egzersizlerdendir. Ayrıca 50 yaşından sonra kadınlarda ortaya çıkan idrar kaçırma problemlerini de önlemek açısından kegel egzersizi yapılmasını hastalarımıza önermekteyiz. Kegel egzersizleri vajina sıkılaştıran egzersizlerdir. 
     

    G Noktası Büyütme

    Cinsel ilişki sırasında vajinal orgazmı sağlayan g noktası cerrahi olmayan, basit bir kollajen enjeksiyonu ile artık büyütülebiliyor. Bu şekilde hem cinsel ilişki daha tatminkar olmakta hem de orgazm olma daha kolay bir hale gelmektedir. 

    Özellikle Habertürk Gazetesinde yayınlanan röportajımız sonrasında G shot işlemi daha da ilgi duyulan bir işlem haline gelmiştir. G noktasının belirginleşmesi ve cinsel ilişki sırasında duyarlılığın arttırılması amacıyla uygulanılan G noktası büyütme işlemi “G shot” ve “G shot amplification”, “G spot amplification” isimleri ile de bilinmektedir. 

    Bu bölümde orgasm olma, klitoris ile klitoral orgasm, g noktası ile vajinal (coital) orgasm ve g noktası büyütücü işlemler ile ilgili güncel bilgiler bulunmaktadır. 

    Aslında her iki organın verdiği haz ve orgazm hisleri birbirinden oldukça farklıdır. Klitoris daha çok dış kısımda yer alan ve yüzeyel temas ile orgasmı sağlayan erojen bölgedir. 

    G noktası, ilk kez 1950 yılında Alman Jinekolog Dr. Ernest Grafenberg tarafından tanımlanmış olan diğer bir erojen bölgedir. Herhalde Dr. Ernest Grafenberg (1981-1957) bilimsel makalesinde bu bölgeyi ilk kez tarif ederken bu bölgeye kendi isminin baş harfinin verileceğinden habersizdi. Çünkü bu bölge, Dr. Grafenberg öldükten sonra “G noktası” adı ile anılmaya başlandı; bu sayede pek çok basın yayın kuruluşları tarafından konu biraz da abartılarak ayyuka çıkarıldı ve mizah konusu oldu. 

    G noktası İngilizcede “G spot” olarak geçmektedir. 

    G noktası vajina içinde, üst duvarda, idrar kanalının hemen altında yer alan elle dokunmakla belirgin hale gelen erojen bir bölgedir. Bu bölgede erkekteki prostat bezine karşılık gelen ve vajina içinde salgı üreten “skene bezleri”nin toplu (kümeleşmiş) şekilde yerleşmesinden oluşmaktadır. Bu nedenle G noktasını bir organdan çok bir anatomik bölge olarak görmek daha doğru olacaktır. 

    G noktası vajina içinde yer aldığından ötürü daha çok vajinal orgazmı sağlayan ana yapıdır. Vajinal orgazma “koital orgazm” (coital orgasm) veya “ilişki sırasında oluşan orgazm” isimleri de verilmektedir. 

    Bazı bayanlar dışarıdan elle masturbasyon yolu ile veya sürtünerek orgazm olabilmelerine rağmen vajinal (koital) yoldan orgazmı yaşayamamaktan yakınırlar. İlişki sırasında (penis vajina içindeyken) orgazm olamama kişilerde güvensizlik duygusuna, mutsuzluklara, depresyona ve dönem dönem öfke patlamalarına neden olabilir. 

    Maalesef ülkemizde dahi pek çok bayan partnerine karşı “orgazm taklidi” yaparak durumu kurtarmaya çalışsa da zaman içinde bu durum ciddi sıkıntılara, ilişki problemlerine ve cinsel arzularda azalmalara sebep olabilmektedir. G noktası günümüzde artık büyütülebilmektedir. 

    Vajina orgazmı sağlayan G noktası (g spot) günümüzde basit bir işlem ile büyütülebilmektedir. G shot adı verilen bu işlemin amacı ilişki sırasındaki orgazmın rahat bir şekilde sağlanabilmesidir. 

    G noktası büyütme işlemi ilk defa ABD’li bir jinekolog olan Dr. David Louis Matlock tarafından uygulanmış ve daha sonra bu uygulama dünyadaki pek çok yerde yaygın hale gelmiştir. 

    G noktası büyütülmesi işlemi, G noktası olarak bilinen bölgeye kolajen enjeksiyonundan ibarettir. Bu işlem “G shot”, “G spot amplification” veya “G spot augmentation” olarak geçmektedir. 

    G shot için en sık olarak uygulanılan kolajenler arasında “hyaluronik asid” bulunmaktadır. Bazı cerrahlar bu bölgeye yağ enjeksiyonu ile g noktası büyütme işlemi de yapmaktadır. G shot işlemi birkaç dakika kadar süren oldukça basit, cerrahi olmayan, ancak mutlaka deneyim gerektiren bir uygulamadır. Kliniğimizde yaptığımız işlemler genelde lokal anestezi eşliğinde (bölgesel uyuşturma) ile olur. Bu nedenle işlem günü aç karınla gelmenize de gerek yoktur. İşlem sırasında ve sonrasında hastalarımız hiçbir şekilde ağrı hissetmez. 

    Aynı gün içinde işlemden 6 saat kadar sonra cinsel ilişkiye girmenizde bir sakınca bulunmamaktadır. 

    Eğer şehir dışından gelecekseniz, işlemden hemen sonra yola çıkmanızda bir sakınca bulunmamaktadır. İstirahate de gerek yoktur. 
     

    Mons Pubis için Küçültme ya da Liposuction

    Mons için liposuction işlemi,tek başına ya da kalça ve karın bölgesi için yapılan liposuction işlemi sırasında uygulanabilir.Lokal anestezi altında uygulanması mümkündür.Mons pubis bölgesine estetik amaçlı uygulanan bir cerrahidir.Cilt sarkması bulunmayan hastalarda tercih edilebilir. Ayrıca hızlı kilo kaybı nedeniyle mons bölgesinde cilt sarkması bulunan hastalara wedge şeklinde doku çıkarılarak müdahele edilebilir. 
     

    Hoodectomy

    Klitoris cinsel ilişki sırasında “aynı erkeğin penisi gibi” içi kanla dolarak şişer. Klitoris içeriğindeki sinir yoğunluğundan dolayı oldukça hassastır ve kadınlarda orgazmı sağlayan ana organdır. Klitorisin kanlanımının artışı ile oluşan orgazma “klitoral orgazm” adı verilir. 

    Bu cerrahi ile klitoris etrafındaki cilt katmanlarının çıkarılarak, klitorisin daha duyarlı hale getirilmesi ve böylece, cinsel uyarılmanın daha fazla olması amaçlanmaktadır.Ayrıca klitoris görüntüsünün düzeltilmesi için de uygulanabilir. Bu tür cerrahide mümkün olduğu kadar klitorisin uzağında kalınarak klitoris çevresinde skar oluşumu engellenmelidir. 
     

    Himenoplasti

    Kültürel ya da dini nedenlerle, bütünlüğü bozulmuş olan kızlık zarına yapılan cerrahi müdaheledir.Bu hastaların bir kısmını çocukluk ya da genç kızlık döneminde cinsel saldırıya uğramış olanlar oluşturur.Hastaların bu kararı vermesi genellikle evlilik öncesi döneme rastlar.Ancak evlilik öncesi dönemi beklemeden kalıcı olarak kızlık zarının eski bütünlüğüne kavuşturulması basit bir cerrahi prosedür ile mümkündür.(Bu konu ile ilgili detaylı bilgiye Kızlık Zarı başlığından ulaşabilirsiniz).