Blog

  • Terleme ile ortaya çıkan cilt hastalıkları

    Terleme ile ortaya çıkan cilt hastalıkları

    Cildin en önemli görevi, iç organlarımızı sarmak ve örtmek, zararlı etkenlerden korumaktır. Bu arada dış ortamdan içeriye içerden dışarıya besin ve madde alışverişini özel yapısıyla sağlar.

    Her mevsim, dış etkenlere bağlı olarak cildin yapısı değişir. Yazın sıcak ve nemin etkisiyle gözenekler açılır. Açılan gözenekler terin atmaya çalıştığı toksik maddelerle tıkanabilir. Bu tıkanma durumu sentetik veya teri atamayacağımız kıyafetler giyersek, yüz bölgesine kapatıcı makyaj yaparsak isilik denen duruma dönebilir.

    Beslenmeyle vücudumuza aldığımız acı, baharatlı veya asitli içerikler terle bolca atılır. Beyaz tenli veya hassas ciltli kişilerde bu atılan maddeler terle beraber alerji yapabilir. Terleyince kaşınan veya iğnelenme hissi yaşayan kişiler bu nedenle rahatsızlık hisseder. Bu durumdan kurtulmak için sık sık duş almak, mümkünse bu tarz gıdalardan uzak durmak doğru olur.

    Derinin terli olması ıslaklıkla birlikte en başta mantar enfeksiyonlarına kapı açar. Bir de ortak kullanılan ve aşırı kalabalık olan, dezenfeksiyonuna dikkat edilmeyen havuzlar enfeksiyon kaynağıdır.

    Karında sırtta kırmızı lekeler, kahverengi lekeler olması öncelikle mantar enfeksiyonunu düşündürür. Herhangibir bulgu vermese de ciltte kasıkta sırtta veya göğüste çıkan lekeler varsa hemen doktora görünmek gerekir.

    Bakteri enfeksiyonları ise daha çok kendini sivilcemsi kabarcıklar olarak belli eder. Bunlar bazen ağrılı ve tek olur bazen de hiçbir sıkıntı yapmadan hızla sayıca yayılır. Birdenbire ortaya çıkan sivilcemsi kabarıklıklar sıkılıp patlatılırsa enfeksiyon yayılır. İz kalmasına sebeb olur.

    Cildinde yara, kızarıklık, sivilcemsi kabarıklıklar olan kişilerin başkalarıyla ortak kullanılan alanlarda bulunması bulaştırıcılık açısından risktir. Hasta kişinin havlusu veya kıyafetlerinin kullanılması mikrobik etkenin yayılmasına sebeb olur.

    Terlemeyle ortaya çıkan deri hastalıklarının engellenmesi için şunlara dikkat etmek gerekir:

    Teri vücuttan uzaklaştıracak yapıda kumaştan yapılmış giysiler seçmek.

    Her gün kıyafetlerin yıkanması, aynı tişört veya gömleğin ertesi gün giyilmemesi

    Baharatlı, acılı, katkılı gıdalardan uzak durmak veya az tüketmek.

    Sık sık duş alıp terin gözenekleri tıkamasını engellemek

    Kadınların fondöten pudradan uzak durması.

    Hepinize Sağlıklı ve İyi Tatiller…

  • KISIRLIK

    KISIRLIK

    İnfertilite ve Tüp Bebek
    kisirlik-infertiliteKorunmasız 1 yıl süreyle düzenli ilişki olmasına karşın çocuk sahibi olamama durumudur. Ancak anne yaşı ileri ise bu 3 – 6 ay’a kadar inebilen bir süredir.

    Değerlendirmede *Spermiogram
    Adetin 2 veya 3 günü bazal hormonlar estradiol fsh lh tsh prolaktin gerek duyulduğunda AMH
    Transvajinal ultrasonla antral folikül sayısı
    Histerosalpingografi(HSG) rahim filmi tüplerin açıklığı ve rahmin şeklini belirler
    Histereskopi rahim içinde polip, anatomik bozukluk şüphesi gibi özel bazı durumlarda istenebilir
    Ovulasyon İndiksiyonu hastanın sonuçlarına göre hap veya iğne ile yapılır.

    Aşılama ovulasyon sonrası spermlerin özel bir işlemden geçirilip rahim içine verilmesidir.

    Tüp Bebek
    Bu aşamadaki hastanın tedavisi önce yumurtaları geliştirici iğne ler verilip arkasında yumurta toplanır fertilizasyondan sonra ise tekrar transfer işlemini içerir. Ekiplerin tecrübeleri ile işlemlerdeki komplikasyonlarda azalmıştır, başarılarda artmıştır.

  • Güneş kremi kullanımında 10 püf noktası

    Dünyada yaşamın devam etmesi için gerekli ışın kaynağı olan güneşin pek çok olumlu etkisi bulunuyor. Isı verme, D vitamini yapımı, bazı cilt hastalıklarında tedavi edici olarak kullanılması, insan psikolojisine olumlu etkisi bunlardan sadece birkaçı. Son yıllarda ozon tabakasında oluşan incelme sonucu güneş ışınları yeryüzünü daha çok etkilemekte ve buna bağlı olarak güneş yanıkları, deri kanseri oluşumu, ışığa bağlı alerjik hastalıklar ve ışığa bağlı cilt yaşlanması riskinin arttığı gözlenmektedir. Bu nedenle güneş kremi kullanırken dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları vardır;

    Bir güneş koruyucu kremin güneş koruma faktörü ne kadar yüksekse o kadar iyi koruyucudur. Ancak sadece UVB koruması yeterli olmaz. UVA koruması için özel ölçümler sonrası oluşturulan değerlerin de üründe yer alması gerekir.

    Güneş koruyucu hem UVB hem de UVA için koruyucu olmalıdır. O nedenle ürünün üzerinde UVB koruması için SPF değerine, UVA koruması için IPD değeri yer almalıdır. SPF değeri 30 olan bir güneş koruyucu güneşten yüzde 97 oranında korur. Daha yüksek koruma faktörlerinin etkileri ihmal edilebilir düzeydedir.

    Suya dayanıklı olmalıdır. Bu durum özellikle yüzme ve terleme sonrası ürünün ciltten uzaklaşmaması için gereklidir.

    Sivilce oluşmasını engellemek için su bazlı olmalıdır.

    Alerji riski yüksek maddeler içermemelidir.

    Güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce sürülmelidir.

    Deniz kenarı veya havuz başında bulunulduğunda her saat krem tekrar sürülmelidir.

    Kremin son kullanma tarihine mutlaka bakılmalı, bir krem 2 yıldan fazla kullanılmamalıdır.

    Kremler serin ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza edilmelidir.

    Açık tenliler, sarışınlar, kızıllar yüksek koruma faktörlü krem kullanmalıdır.

  • GEBELİK VE DOĞUM

    GEBELİK VE DOĞUM

    Gebelik Öncesi Hekime Başvurunun Önemi
    gebelik-oncesiGebelikte oluşabilecek birtakım problemlere karşı önceden tedbir alınabilmektedir. Bunların başlıcalarını sıralarsak:Üreme çağındaki bir bayanın gıda ile veya ilaç şeklinde günde en az 400 mikrogram folik asit alması gereklidir. Folik asit alımının gebe kalmadan önceki 3 ayda başlanması ve gebeliğin en az ilk 3 ayında alıma devam edilmesi önerilmektedir.Kızamıkçık ve Suçiçeği gibi enfeksiyonlar sakat dogumlara yol açabilmektedir. Bu nedenle gebelik planlayan bir bayan eğer daha önce kızamıkçık (rubella) enfeksiyonu geçirmedi ise gebelik öncesi aşılanmalı ve aşı sonrası en az 3 ay geçtikten sonra gebe kalmalıdır. Suçiçeği içinde aşı yapılabilinir.Anemi ve troid fonksiyonları da yapılacak kan testleri ile degerledirilmelidir.Dengeli vesağlıklı beslenmeyi sağlayan bir diyette hastalarımızı riskli gebelik grubundan kurtarabilmektedir.Vitamin D eksikliğininde gebelikte preeklempsi, gebelik diabeti, erken doğum, bebekte gelişme geriliğinde etken olduğunu unutmamalıyız.
    Gebelikte Beslenme
    Hem aşırı, hemde düşük kilolu bayanlar gebeliğin kötü sonlanması açısından risk altındadırlar.Gebelikte, gebe olmayana göre hastanın kilo ve aktivasyonuna bağlı olarak yaklaşık %15 yani 300-500kcal fazla alması yeterli olmaktadır.Gerektiğinde belirli haftalarda eklediğimiz demir, vitaminler, kalsiyum ve magnesiumda önemlidir.Bol sıvı tüketimi şarttır.
    Gebelikte Egzersiz
    gebelikte-egzersizDüzenli ve ağırlık kullanmadan yapılan (yüzme, yürüyüş gibi)sporlar anneyi doğuma hazırlar ve doğum sonrası eski formlarına dönmeyi kolaylaştırır.Egzersizin Yasak Olduğu DurumlarGebeliğin indüklediği hipertansiyon,erken membran rüptürü, erken doğum öyküsü, servikal yetmezlikte, kanama ve gelişme geriliğinde ayrıca annede kalp ve akciğer hastalıklarında egzersiz önerilmemektedir.
    Yüksek Riskli Gebelikler
    Tekrarlayan gebelik kayıpları
    Rahim ağzı yetmezliği(servikal yetmezlik)
    Gebeliğe bağlı hipertansiyon(preeklampsi)
    Gebeliğe bağlı diyabet (gestasyonel diabet)
    Gebelik kanamaları(plasentanın erken ayrılması, plasentanın rahim kanalını örtmesi)
    Eken doğum tehdidi
    Erken membran rüptürü
    Amnion sıvısı fazlalığı veya azlığı (polihidroamnioz veya oligohidroamnioz)
    Gelişme geriliği
    Çoğul gebelik
    Gebelik kolestazı (kaşıntı ile kendini gösterir)
    Annenin yaşı, gebelikte geçirdiği enfeksiyonlar (rubella, toksoplazmagibi), sigara alkol kullanımı, radyasyon ve bazı ilaçlar, ailedeki genetik hastalıkların öyküsünün pozitif olması gebeyi riskli gruba alır.
    Gebelikte Rutin Testlergebelikte-testler
    Kan grubu, tam kan sayımı, biyokimya, Rubella, VDRL, Toksoplazma, Hbs, HIV gibi serolojik testler, idrar tetkiki ve kültürü, smear testi ilk vizite istenir.
    11 – 14 hafta arasında ikili test, ultrasoda ölçülen ense kalınlığı ve nazal kemik ölçümüyle beraber değerlendirilir.
    Riskli grupta CVS önerilir.
    16 – 18 hafta arasında üçlü veya dörtlü test istenir.
    Riskli grupta Amniosentezönerilir.
    18 – 20 haftalar arasında anomali tarama ultrasonu ve gerektiğinde ilerleyen haftalarda fetal eko eklenir.
    24 haftada şeker yükleme testi ve yine takipler sırasında idrar tetkiki kültürü heemogram ve biyokimya tahlileri tekrarlanabilir.
    Rh uygunsuzluğu dediğimiz annenin kan grubu – baba ise + olduğunda indirek coombs testi yapılarak takip edilir. Riskli durumlarda kanama, amniosentez gibi işlemlerden sonra ve 28. gebelik haftasında ANTİ D yapılmalıdır.
    NST ise gebelik haftasına ve hastanın şikayetine göre başvurulan, bebeğin kalp atışlarını ve annedeki rahim kasılmalarını gösteren tetkiktir.
    Doktorunuzu Arayın
    Bebek hareketinde azalma
    Suyun gelmesi
    Kanama
    Tansiyon yükselmesi, görme bozukluğu, ciddi mide agrısı(epigastrik ağrı), elde yüzde şişlik
    Düzenli sancıların başlaması
    Normal Doğum
    Birinci Evre: Ağrıların başlamasından rahim ağzının tam olarak(10 cm) açılmasına kadar geçen süredir. Bu evre ilk doğumlarda 10 – 12 saat kadar sürebilir..İkinci Evre: Rahim ağzının tam olarak açılmasından bebeğin doğumuna kadar geçen süreyi kapsar. İlk doğumda yaklaşık olarak 1 saat sürer. Enerjisini doğru ayarlayan ve ıkınma ile inişi kolaylaştıran hastalarımızda bu evre çok daha kısa sürebilir. Burada doğumu yöneten biz hekimlere çok görev düşer.Üçüncü Evre: Doğumunu takiben plasenta ve zarların tam çıkmasını kapsar.
    Ağrısız Normal Doğum
    Epidural anestezi anestezi uzmanınca uygulanan bele yerleştirilen bir katater sayesinde verilen ilaçlarla anne ağrı hissetmemektedir. Bu sırada doğum ilerlemekte ayrıca annenin ıkınma refleksinide etkilemeden doğum ağrısız geçmektedir. Bu anestezi şekli son evrede olan epizyotomi ve onarımındada hastaya ve ekibe büyük konfor sağlamaktadır.
    Sezeryan
    Sezaryan vajinal doğuma göre maliyeti daha yüksek, daha ağrılı ve iyileşme süreci daha uzun olan ancak bazen hayat kurtarıcı bir doğum şeklidir.
    Başlıca Sezeryan Endikasyonları
    Fetal sıkıntı(fetal kalp atışı bozulması)
    Baş geliş dışında diğer geliş anomalileri
    Önceki sezeryan
    Çoğul gebelikler
    Plasenta plevia (plasentanın rahim azgında yerlesmesi) ve plasentanın erken ayrılması
    Baş pelvis uygunsuzlukları
    İri bebek

  • Ramazan’da cildinizi 2 kat fazla nemlendirin

    Ramazan’da cildinizi 2 kat fazla nemlendirin

    Sıcak hava ve güneş ışınları gibi çevresel faktörlerin etkisi ile yazın kuruyan ciltler, Ramazan ayında uzun saatler süren açlık ve susuzluk nedeniyle daha da yıpranmaktadır. Bu sebeple oruç tutarken cilt sağlığına da büyük özen gösterilmesi gerekmektedir.

    Düzenli uyku cildi güzelleştirir

    Oruç nedeniyle uzun süre susuz kalan cilt nemini kaybetmektedir. Ayrıca iftarda ve sahurda vücut için gerekli gıdaları tam alamamak ve yetersiz uyku cildi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle iftardan sonra bol su içilmeli, meyve ve sebze tüketmeye özen gösterilmelidir. Ancak cilt için gerekli nem oranını korumak için sadece su içmek yeterli olmamaktadır. Öncelikle hücrelerde meydana gelecek hasarı önlemek gerekmektedir. Bu dönemde nemlendiriciler kurtarıcı rolü üstlenmektedir. Cildin gün boyu nemli ve yumuşak kalmasını sağlayan ürünlerin kullanılması gerekmektedir. Nemlendiriciler ayrıca çevresel kirlilik ve yıpranmaya karşı da koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır.

    Cilt tipi ne olursa olsun her gün nemlendirici kullanın

    Kişinin yağlı bir cildinin olması, nemlendirici kullanılmasına gerek olmadığı anlamına gelmemektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta; her cilt tipi için en uygun ürünlerin kullanılmasıdır. Kuru ciltler için kremler, yağlı ciltler için ise yağ oranını dengeleyen nemlendiriciler önerilmektedir. Nemlendirici ürünler; su moleküllerini cildin en alt tabakalarına kadar taşıyarak, derinlemesine nemlendirmeyi sağlamaktadır. Doğru nemlendirici seçimi için dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.

    İftardan sahura kadar düzenli aralıklarla en az 2 litre su tüketilmeli

    Cilt sadece su ile temizlenmemelidir. Cildi yağlı olanların temizleme jelleriyle yıkamaları, kuru ciltlerdeyse süt formunda temizleyicilerin tercih edilmesi gerekmektedir. Vücudumuzun yüzde 70’i sudur ve bu suyun yüzde 20’si deri tarafından kullanılmaktadır. Günde en az 2 litre su tüketmek cildi toksinlerden arındırmakta, yumuşaklığını korumakta, temiz ve sağlıklı kalmasını sağlamaktadır.

    Saç ve tırnak sağlığınız için bu gıdaları tüketin

    Ramazan dönemindeki yetersiz beslenme cildin yanı sıra saç ve tırnak hastalıklarına da yol açabilmektedir. Bu nedenle cilt, saç ve tırnak sağlığını etkileyen maddelerden zengin beslenilmesi gerekmektedir. Kırmızı et, yeşil yapraklı sebzeler, çinko içeren kabak çekirdeği, ıspanak, susam gibi gıdalar sofralardan eksik edilmemelidir. B12 vitamini ve folik asit kaynakları kırmızı et ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Ramazan ayında eksikliği sık görülen vitaminlerden biri de biotindir. Biotin özellikle yumurta, fındık, ceviz gibi kuruyemişlerde ve kuru baklagillerde bulunmaktadır. Antioksidan vitaminlerin tüketimi yaşlanma karşıtı etkileri nedeniyle önerilmektedir. Bu vitaminler A C ve E vitaminleridir. Kırmızı ve turuncu renkli meyve sebzelerin tüketimine ağırlık verilmelidir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Smear testi (CVS) nedir?

    Smear testi (CVS) nedir?

    Kadınlarda en tehlikeli kanser türleri olan, vulva, vajina, rahim ve rahim ağzı kanserlerinin erken tanı ve teşhisini sağlayan teste smear testi denilmektedir. Senede bir defa yapılacak olan bu basit test ile kanser taraması yapılabilmekte ve erken tanı koyulabilmektedir. Erken dönemde teşhis edildiğinde tam şifa ile sonuçlanan bir durumdur.
    Bu testteki en önemli amaç, özellikle rahim ağzı kanserlerinin ve kanser öncesi (prekanseröz) lezyonların erken tanınmasıdır. Son yıllarda jinekolojik muayene ve jinekolojik kontrollerin rutin bir parçası haline gelmiştir.
    Pap-Smear Testler ile rahim ağzı kanserlerinden meydana gelen ölümlerin azalmasında çok başarılı olunmuştur. Bir kadın rahim ağzı kanseri olmadan önce kanser öncesi birkaç evre geçirir. Bu evre genellikle bir yılın üstünde bir süreçtir.
    Bu sürecin son evrelerinde şikayetler ortaya çıkmaya başlar. Serviks kanserinde şikayetler ortaya çıktıktan sonra da ne yazık ki hastalık yayılmıştır.
    Şikayetler ortaya çıkmadan önce önleminizi alın. Senede bir defa smear testinizi yaptırınız.

  • Cilde gençlik iksiri; prp

    İlerleyen yaşla birlikte ciltte oluşan kırışıklıklar birçok kişi için ciddi sorun olabiliyor. Cilt gençleştirme konusunda pek çok kozmetik ürün ve çeşitli tedavi yöntemi uygulanıyor. PRP (Trombositten Zengin Plazma) ile yaşlanma belirtileri, ciltteki lekeler sorun olmaktan çıkıyor. PRP ile ciltteki leke ve akne izlerinden kurtulabilir, daha parlak, sıkı ve canlı bir cilde sahip olabilirsiniz. Kişinin kendi kanından elde edilen plazmanın, cilde enjekte edilmesiyle yapılan PRP ile cilt daha parlak ve genç bir görünüme kavuşuyor. PRP, yaşlanma ile oluşan hasarlı dokuları onararak daha genç bir görünümün elde edilmesini sağlar ve yüz, boyun, dekolte ve ellerin dış yüzüne uygulamalar yapılabilir.

    PRP, trombositten zenginleştirilmiş plazma tedavisinin kısaltılmış ismidir. Bu yöntem, kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak bir dizi işlemden geçirildikten sonra elde edilen trombositten zengin plazmanın, yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilmesi şeklinde uygulanır. Trombosit denilen kan hücreleri, vücudumuzdaki hasarlı dokuların onarımı ve doğal haline dönüşmelerini sağlamak için gerekli “büyüme faktörlerini” yapısında barındırmaktadır. Eğer dokularımızda herhangi bir hasar olursa bu kan hücreleri, hasarlı dokuya gelerek onarım sürecini başlatırlar. PRP tedavisinde ise normal şartlar altında toplanan trombositlerden daha çok miktarda hücre hasarlı dokuda birikmektedir ve böylece onarım süreci hızlı ve güçlü bir şekilde başlamaktadır.

    PRP tedavisi nasıl uygulanır?

    Tedavi için hastadan yaklaşık 10 CC kan alınır. Özel bir tüpte santrifüj edilir. Bu işlem sonucu plazma içinde normalden daha fazla miktarda trombosit birikmiş olur. Trombositten zenginleştirilmiş bu plazma, aynı kişiye enjeksiyon yoluyla verilir. Kişinin kendi kan ürünü kullanıldığı için herhangi bir alerjik reaksiyon görülmez. Uygulama 4-6 hafta arayla 3-4 seans yapılmaktadır. Cilt gençleştirme tedavisinde lazer sistemleri, peeling, dermaroller yöntemleri ile birlikte kullanılabilir.

    Hangi durumlarda PRP uygulanmaz?

    Kişinin trombosit sayısı yetersiz olan hastalar

    Kanser hastaları

    Kan sulandırıcı ilaç alanlar

    Aktif enfeksiyonu olan hastalar

    Dermatolojide PRP’nin kullanıldığı alanlar

    Cilt gençleştirme: Yapılan çalışmalar PRP tedavisi ile ciltte yaşlanma ile azalan kollajen yapısının yenilendiğini göstermektedir. PRP, yaşlanma ile oluşan hasarlı dokuları onararak daha genç bir görünümün elde edilmesine olanak sağlar. Bu amaçla yüz, boyun, dekolte ve ellerin dış yüzüne uygulamalar yapılabilir.

    Saç dökülmesi: PRP, genetik olmayan saç dökülmelerinde tek başına etkili bir tedavidir. Genetik saç dökülmelerinde ise tek başına ya da saç ekimi yöntemleriyle birlikte kullanılmaktadır.

    Yara iyileşmesi: Vücutta iyileşmeyen uzun süreli yaralar, yatağa bağlı olan hastalarda görülen yatak yaraları, damar hastalığı sonucu oluşan bacak yaralarında iyileştirici etkileri bulunmaktadır.

    Sivilce izi ve ameliyat izi tedavisi

  • Vajinismus ve Cinsel kasılma Nedir ?

    Vajinismus ve Cinsel kasılma Nedir ?

    Vajinismus TedavisiVAJİNİSMUS, vajinanın kaslarının ilişkiye engel olacak şekilde istemsiz kasılmasıdır. Bunun sonucu olarak ilişki ağrılı, zor veya imkansız hale gelir.

    Vajinanın girişinde pelvis taban kaslarının kasılması ile sanki duvar gibi geçişe engel olan direnç oluşur. Bu pelvik taban kasları dışında bazen uyruk kaslarını ve tüm bacak kaslarını içeren kasılma ile bacaklarını kapatıp, eşini itebilen panik atak benzeri tablo ile de karşımıza çıkabilir.

    Vajinismus Tanısı ve Nedenleri
    Bu konuda tecrübeli bir kadın doğum uzmanınca ağrısız, acısız, hiç bir alet kullanılmadan yapılan jinekolojik muayene ile tanı konur. Hafiften şiddetliye doğru 5 derecesi vardır. Hekimin VAJİNİSMUS da tecrübeli olması gereksiz kızlık zarı ile ilgili cerrahi işlemlerden kurtarır. Çünkü ilişkiye engel olacak kadar anormal kızlık zarı yapısı çok nadir rastlanır. Böyle bir olgu karşımıza çıkarsa kliniğimizde sorunsuz olarak bu cerrahi işlemi anestezi altında yapabilmekteyiz.

    Vajinismusun nedenlerini sırayacak olursak; en sık nedeni toplumun inançları ve ahlaki değerleri nedeniyle eksik cinsel eğitim alınmasıdır. Ayıp, günah diyerek çocukluk çağındaki baskıcı aile tutumları buna yol açabilmektedir. Yanlış bilgilerde eklenince ya çok fazla acırsa, ya ağrım olursa, kanamam fazla olur hastanelik olursam, kızlık zarım patlarsa kanama durmazsa gibi korkular ortaya çıkar. İşte bu korkular yatar çoğu vajinismusun altında.

    Vajinismusu; otoriter baba, güçsüz annede yaratabilmektedir. Cinsel istismara, tacize uğrama öyküleri de nedenler arasındadır. Sonradan gelişen vajinismuslarda ise kötü doğum hikayeleri, travma bırakan küretaj anısı, enfeksiyonlar, sert yapılan jinekolojik muayeneler yer alabilir.
    Vajinismus Tedavisi
    Tedavisi yüz güldürücü sonuçlar veren en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur. %100 tedavi başarı ile sonuçlanmaktadr. Tedavi süresince olan tüm görüşmelerin gizli kalma güvencesinin şart olması danışanımızı rahatlatan ve güveni sağlayan en önemli unsurdur.

    Çift olarak tedaviye gelmeleri ve istekli olmaları başarıda en önemli adımlardan birisidir.

    Kliniğimizde bilimsel yöntemlerimin hepsinden yararlanılarak yaptığımız cinsel terapi de, davranışcı ve bilişsel yöntemleri de kullanarak tedavi uygulanmaktayız. Üç günlük yoğunlaştırılmış terapi en çok tercih edilen yöntemlerden birisidir. Kliniğimizde bilimsel yöntemlerimin hepsinden yararlanılarak yaptığımız cinsel terapi de, davranışcı ve bilişsel yöntemleri de kullanarak tedavi uygulanmaktayız.

    Üç günlük yoğunlaştırılmış terapi en çok tercih edilen yöntemlerden birisidir.

    Tedavi süresince olan tüm görüşmeler gizli kalma güvencesinin şart olması danışanımızı rahatlatan ve güveni sağlayan en önemli unsurdur.

    Vajinismusun 5 derecesi var demiştik bunlar hafiften ağıra doğru gider. Ağır olarak belirlenen vakalarda seansların uzaması ihtimali kalıcı bir çözüm için danışanlarımıza seanslara başlamadan anlatılır. Altta yatan büyük travmalar çıkarsa yeterli destek tedavide mutlaka planlanır.

    Tedavide seanslarımız 1 – 2 saat sürebilmektedir. Seansların sıklığı çiftimiz il dışı ise gün aşırı veya hergün olabileceği gibi, 3 – 4 günde bir de olabilir. Genelde seans aralığı çok açmak istenmez.

    Doğru ve sağlıklı bir cinsel yaşam için ayrıntılı bilgilendirme içeren seanslarımda, 2013 yılında aldığım cinsel terapi eğitimine bu yıl aile danışmanlığı eğitiminide ekleyerek kalıcı tedavilere ulaşıyorum.

    Kızlık Zarındaki Tabularımız Vajinismusa Yol Açar
    Kızlık zarı vajen girişinde ortası delik, esnek bir mukoza kalıntısıdır.

    Adet kanaması bu delikten akıp geçmektedir.

    Kızlık zarı duvar gibi girişi kapatmaz. Sert bir yapı değildir. Esnektir çok incedir. Ortası deliktir.

    Bakirelik vurgusunun olmazsa olmaz kuralı kanama olarak öğretildiği yanlış bilgiler ile büyüttüğümüz kız çocuklarımız karşımıza VAJİNİSMUS olarak geliyor .

    Kızlık zarı patlamaz, yırtılmaz, delinmez…

    Kanama doğru bir cinsel ilişkide yeterli kayganlık sağlanacağı için pembe akıntı veya damla şeklinde olur. Hatta kanamayabilir. Çünkü esner.

    Toplumumuzda abartılı anlatımlar, kulaktan kulağa efsaneye dönüşen ilk gece öyküleri genç kızlarımızda tabular oluşturmaktadır. Bu nedenle bizim toplumumuzda 10 bayanda 1 VAJİNİSMUS rastlanmaktadır.

  • Aşırı terleme tedavisinde botoks nasıl kullanılır?

    Terleme Amaçlı Botoks Uygulamaları

    Terleme vücut ısımızın dengelenmesi için gereklidir. Ancak bazen vücudumuz normalden dahah fazla ter üretir. Bu duruma aşırı terleme (hiperhidrozis) denilmektedir. Aşırı terleme iç organ hastalığına bağlı oluşabilir. Sinir sistemi hastalıkları veya hormonal hastalıkların bazıları aşırı terlemeye neden olabilir. Ancak bazen altta yatan bir hastalık bulunmaz. Terleme stress ve utanma gibi psikolojik durumlarda ortaya çıkabilir. Bu durumlarda aşırı terleme genellikle koltukaltı, avuç içi, ayak tabanı ve yüzde alın bölgesinde ortaya çıkmaktadır.

    Aşırı terleme çoğu kişi için sosyal bir sorundur. Aşırı terlemeye bağlı giysilerde leke oluşumu ve kötü koku oluşabilir.

    Aşırı terleme tedavisinde son yıllarda uygulanan en etkili tedavi yöntemi botoks uygulamalarıdır. Botoks ter bezlerinin çalışmasını engelleyerek terlemeyi önlemektedir.

    Hangi bölgelere uygulanır?

    Terleme tedavisinde botoks en sık koltukaltı bölgesine uygulanmaktadır. Terleme problem olan avuç içi ve ayak tabanı bölgesinde de botoks oldukça etkilidir. Yüz terlemelerinde ise mezoterapi yöntemi şeklinde botoks uygulmaları yapılmaktadır.

    Uygulama nasıl yapılır?

    Botoks uygulama öncesi terleyen bölgenin belirnmesi için nişasta-iyot testi yapılabilir. Böylece en çok terleyen bölge siyah renge boyanmaktadır. Botoks bu bölgere uygulanır. Koltukaltında derin olmayan uygulamalar yapılırken, acuçiçi ve ayak tabanında daha derim injeksiyonlar yapılmalıdır. Botoks , yüz bölgesinde ise tüm yüz bölgesine derialtına küçük enjeksiyonlar şeklinde uygulanmalıdır.

    Etki süresi ne kadardır?

    Terleme tedavisinde uygulanan botoksun etkisi 4-8 aydır.

    Riskleri var mıdır?

    Terleme tedavisinde uygulanan botoks deneyimi olan hekimler tarafından uygulanmalıdır. Eğer doğru uygulama yapılmazsa uygulama yapılan bölgede yanma-karıncalanma veya kas zayıflığı görülebilir.

  • TÜP BEBEK

    TÜP BEBEK

    Tüp bebek yöntemi , doğal yollarla ve daha basit yardımcı tedaviler ile gebelik elde edilemeyen çiftlerde başvurulan en son basamak yardımcı üreme yöntemidir. En kısa anlatımla kadının yumurta hücresinin erkeğin sperm hücresi ile laboratuar ortamında döllenmesinin gerçekleştirilmesi ve bunun tekrar anne rahmine nakledilmesidir.

    Dünyada ilk başarılı tüp bebek 1978 yılında gerçekleşmiştir ve o günden bu güne 2 milyondan fazla çift bu yöntemle bebek sahibi olmuştur.

    Kimlere Tüp Bebek Uygulanır ?
    Her iki tüp kapalı ise
    Sperm sayı, hareket, morfolojide yetersizlik
    Aşılama tedavisinden sonuç alamayan hastalar
    Şiddetli endometriozis
    Erkek ejekulatında sperm hücresinin olmaması

    TÜP BEBEK AŞAMALARI
    Birinci aşamada çiftin öyküsü detaylı incelenir. Yaş, evlilik yaşı, sistemik hastalık varlığı ,sigara alkol gibi alışkanlıklar, mesleki özel durumlar (kimyasal maddeye maruziyet, vardiyalı iş sistemi,sık yolculuk, vs ) irdelenir. Bu görüşmede öncelikle erkeğin semen analizi değerlendirilir. Bir problem varsa uroloji ile konsulte edilir. Kadında bazal hormonal değerlendirme (siklusun 2. yada 3. günü), jinekolojik muayene yapılır. Gereken hastalarda rahim filmi (HSG),histeroskopi, laparoskopik değerlendirme yapılır. Bu görüşme sonrasında hastaya özel bir tedavi programı belirlenir, hastayla tedavi başarısı paylaşılır ve ayrıntılı olarak tedavi aşamaları mümkünse bir çizelgede anlatılır.

    İkinci aşama hormonların baskılanmasıdır. Tedavide amaç yeterli sayıda kaliteli yumurta hücresi elde edebilmek için vücudun hormonal işleyişini kontrol altına almaktır. Bu amaçla bir önceki menstruel döngüde ya da adetle beraber tedavi başladığında belirli günlerde koldan enjeksiyon şeklinde tedavi düzenlenir ( Uzun protokol ).

    Üçüncü aşama yumurtaların uyarılması dönemidir. Tüm tedavi protokollerinde adetin 2. yada 3. gününde temel ultrason değerlendirmesi, kanda FSH, LH, TSH, Prolaktin ve estrojen ölçümü yapılır. Hastaya uygun tedavi kombinasyonu ve doz seçimi yapılır ve hasta belirli aralıklarla ultrasonografi kontrollerine çağırılıp follükül ( yumurta hücresini içinde barındıran yapı )ölçümü yapılır. Follüküller istenen çapa, rahim iç zarı istenen kaliteye geldiğinde yumurta hücrelerini ortaya çıkarabilmek için hCG enjeksiyonu (çatlatma iğnesi) yapılır ve çift 34 – 36 saat sonra yumurta toplamı işlemine çağırılır. Bu tedavi dönemi kliniğimizde ortalama 8- 12 gün sürmektedir.

    Dördüncü aşama yumurtaların toplanmasıdır. Ameliyathane şatlarında transvajinal ultrasonografi yardımı ile her bir follükül sıvısı vakum sistemi ile bir tüp içine aspire edilir. Saniyeler içerisinde yumurta hücresini araştırmak üzere embriyologa teslim edilir. İdeal olanı hasta başına 6 -12 yumurta elde edebilmektir. Ama bu sayı 1 tane olabildiği gibi 20 nin üzerine de çıkabilir. Çok nadiren hiç yumurta bulunamadığı da olabilir. Bu işlem lokal ya da genel anestezi ile yapılır.İşlem 10-30 dakika kadar sürer, 2-4 saat kadar klinikte takip edilir ardından hasta evine gidebilir.

    Beşinci aşama döllenme dönemidir. Toplanan yumurta hücreleri inkübatore yerleştirilir. Olgun yumurta 4-6 saat sonra döllenme için hazır hale gelir. Kadından yumurta toplandığı sırada erkek de sperm örneğini verir. Menisinde canlı sperm bulunamayan hastalardan cerrahi yöntemlerle sperm elde edilme yoluna gidilir. Klasik tüp bebek yönteminde her bir yumurta hücresine 200 bin kadar sperm hücresi uygun laboratuar ortamında bir araya bırakılır döllenmesi beklenir 16-18 saat sonra döllenen embriyolar takip edilir. Günümüzde artık klasik tüp bebek yöntemi neredeyse terk edilmiş, mikroenjeksiyon sistemine geçilmiştir. Bu yöntemde ise her bir yumurta hücresi tek bir sperm ile döllendirilmekte yine 16-18 saat sonra iki hücre aşamasına gelmiş embriyolar tekrar kültür ortamında takibe alınır.

    Altıncı aşama embriyo transferidir. Döllenen yumurtalar 2-5 gün kadar takip edilir. Transfer işlemi yine ameliyathane koşullarında jinekolojik muayene pozisyonunda ve ağrısız bir işlem olarak gerçekleştirilir. Embryo durumuna göre 3. ya da 5. gün transfer edilir, bazı durumlarda 2. ve 4. gün de tercih edilebilir. Genellikle 10 dakika kadar sürer. Ultrasonografi eşliğinde yapılır. Bu dönemde hastanın yeterli sayıda kaliteli embriyosu var ise kullanılmayacak embriyolar dondurulabilir. Karşılaşılabilecek olumsuz şartlarda tekrar ilaç kullanımı ve yumurta toplama işlemine gerek kalmadan dondurulmuş embriyolarını kullanma imkanını verir. İşlemden sonra hasta 1- 2 saat dinlendirilir ve evine gönderilir.

    Yedinci aşama hasta için en zor geçen 10-12 günlük bir dönemdir. Bu aşamada hasta destek tedavisi alır. Doktorunun tercihine ve hastanın klinik durumuna göre bu dönemde kullanılan ilaçlar farklılıklar gösterebilir. 12. günde kanda gebelik testi ( beta hCG ) yapılır. Testi pozitif olan hastalar belirli aralıklarla kontrole çağırılırlar. Gebeliğin ilk 12 haftasında gebelik yakın takipedilir.

    Sağlıklı gebelikler ve sağlıklı bebekler dileği ile…