Blog

  • Gebelik ve Gebe Takibi

    Gebelik ve Gebe Takibi

    Normal bir hamilelik süresi 40 haftadır. Başka bir deyişle 40 hafta, 280 gün yada 9 ay 10 gündür. İster bebekteki gelişmeler,ister anne vücudundaki değişiklikler ve şikayetler, aynı zamanda tıbbi olarak yapılması gereken tetkik ve tedaviler bu haftalara bağlı olarak değişir.

    40 haftalık gebelik süresi 3 aşamada değerlendirilir:
    1.Aşama: İlk 12 haftalık süre birinci trimestr dediğimiz embriyogenezis dönemidir.

    Bebeğe ait değişiklikler
    Anne’nin yumurtası baba’nın spermi tarafından döllendikten 72 saat sonra,döllenmiş yumurta anne rahmine ulaşarak rahim tabakasının içine yerleşir.Bu dönemdeki canlıya Embriyo,geçirdiği evreleri ise Embriyogenezis denir.Embriyo’nun yerleştiği rahim tabakasına,embriodan çıkan uzantılar ilerleyip plasenta (Halk dilinde bebeğin eşi) oluşmaya başlar.Plasenta bebek ve anne arasında bariyer görevi yaparak oksijen ve besin transferini gerçekleştirir.Embriyo plasentaya göbek kordonu ile bağlıdır.Bebeğin sağlıklı gelişmesi için en büyük görev plasntaya aittir.Embriyo su ile dolu olan kesenin içinde büyümeye devam eder.8 haftanın sonunda embriyo yaklaşık 25 mm boyutundadır.Embriogenezis döneminde bebeğin tüm doku ve organları oluşmaktadır.Dolaysıyla dış etkenlerden,anne’nin kullandığı ilaçlardan, geçirdiği hastalıklardan, maruz kaldığı zararlı dış etkenlerden en çok etkilenen dönemdir. Bebeğin bir takım sinir sistemi hastalıklardan ve Nöral Tüp defekti dediğimiz anomaliden korunmak amacıyla bu dönemde anne’nin folik asit kullanımı önerilir.

    Anne’inin son adet tarihinden yaklaşık 5 hafta sonra Ultrasonda(Batından) gebelik kesesi ve içindeki yolc sac dediğimiz bebeğin ilkel barsakları görülür.Bu gebelik kesesinin boş olmadığını ve büyük olasılıkla normal bir hamilelik sürecinin devam edeceğinin en büyük göstergesidir. Bu tarihten iki hafta sonra embriyo ve kalp atışları görülür.12 haftanın sonunda ise bebeğin tüm organları oluşmuş adeta minyatür bir insan şeklini almıştır.ve embriyo yerine Fetüs olarak adlandırılır.Plasnta ise gelişmesini tamamlayıp tüm fonksiyonlarını yerine getirmeye başlamıştır. 12 haftanın sonunda fetüs 60-65mm boyunda,yaklaşık 20 gr ağırlığındadır.

    Anne’ye ait değişiklikler
    İlk 12 haftada herkesçe bilinen en sık görülen şikayet hiperemezis dediğimiz bulantı ve kusmadır. Bunun yanı sıra halsizlik,Uyku düzeninde değişikliler(uykusuzluk veya uykuya eğilim),kasık ve bel ağrısı,sık idrara çıkma,vajinal akıntıda artış,göğüslerde gerginlik,baş dönmesi,başağrısı,ruhsal gerginlik,mide şikayetleri,vücütta genel bir şişkinlik ve ödem hali görülebilecek olağan şikayetlerdir.

    Yapılması gereken tetkikler
    Bu dönemde eğer anne adayının ciddi ve kronik bir hastalığı yoksa doğum uzmanın muayenesinde her hangi bir probleme rastlanmyorsa,çok fazla ve detaylı bir tetkik’e gerek yoktur. Rutin kan tablosu,ve temel tetkiklerin yapılması yeterlidir. Ancak muayene bulgusunda bir sorun tespit edilirse Doğum Uzmanın uygun gördüğü tetkikler yapılmalıdır.

    Dikkat edilmesi gereken hususlar
    İlk 12 hafta daha önceden bahs ettiğimiz gibi biraz daha dikkatkli olunması gereken haftalardir.Örneğin mecbur kalmadıkça yolculuğa çıkmamak,ağır fiziksel aktiviteden uzak durmak,cinsel ilişkide temkinli olmak vs.

    12 ila 28 haftalar ikinci trimestr

    Bebeğe ait değişiklikler
    16 hafta civarında bebek ince bir cilde sahip olup,tüylenmeye başalmıştır.Bu tüyler daha sonra dökülecektir.Boyu 15-20cm,ağırlığı 100 gr’a ulaşmıştır.kemikler sertleşmeye başlamıştır.20 haftadan sonra cilt alıtı yağ dokusu gelişmeye başlar.Bebeğin hareketleri bu haftadan sonra anne tarafından hisedilmeye başlar(İkinci ve sonraki gebeliklerde bebeğin hareketlerini 18 haftadan itibaren anne hisedebilir.).Bu dönemin sonunda bebeğin ağırlığı 800-1000 gr arasındadır. Bebek’te olası konjenital(Doğumsal) anomalilerin çoğunun tesbit edilebileceği haftalar 16-20 haftalar arasıdır.23-24 haftalarda bebeğin kulağı duymaya başlar.ve dışardan gelen sesli uyarılara tepki verir. Bu haftadan itibaren doğuma kadar geçen sürede bebek anne’nin sesini tanımaya ve alışmaya başlar. Doğduğunda bebek annesini sesinden tanır.

    Anne’ye ait değişiklikler
    Bu haftalar anne’nin hamileliğe adapte olduğu haftalardır. Rahim’in kasığın dışına taşması ile karında büyüme, omurgan’ın bu duruma adaptasyonu sonucu kavisinin artması dolaysıyla sırt ve bel ağrılarının baş gösterdiği dönem dir.Bulantı kusmaların hafiflediği bu dönemde,onun yerine mide yanması ve ekşime şikayetleri başlar.Bebeğin hareketleri anne’nin ilk hamileliği ise 20 hafta civarında,ikinci ve sonraki hamilelikleri ise 18 haftalar civari anne tarafından hisedilmeye başlar.Bu dönem anne açısından belkide hamileliğin en rahat dönemidir.Bebeğin hareketlerini hisettiği için heran bebeğinin hayatta olduğunun huzurunu taşır ve kendisi henüz çok ağırlaşmadığı içinde yaşam kalitesi fazla etkilenmemiştir. Ciltte ve meme ucunda,göbekten kasığa doğru koyulaşma olur.İlk süt (kolostrum) salgısı 20 hafta civarında başlar.

    Yapılması gereken tetkikler
    12-14 haftalar arası İkili Tarama testi:Bebeğin ense kalınlığı ölçülür.Anne kanında PAPP-A ve b-HCG değerleri bakılır.Bu iki parite ikili tarama testi adı altında birleşerek risk hesabı yapılır.Eğer bu testin sonucu olumsuz olursa(Bu sadece istatistiksel bir test tir),anne ve bebeğe özgüleştirilerek daha ileri testler yapılması önerilir(Chorion villus biyopsisi)

    16-20 haftalar arası (Tercihen 18.hafta) Üçlü tarama testi:Tripple test denilen bu tetkikte ikili tarama testinde olduğu gibi anne kanındaki hormon ölçümleri ve bebeğin baş çevre ölçümü esas alınarak yapılır.Şayet bu test olumsuz olursa Amniosentez dediğimiz bebeği suyundan örnek alınarak bebeğe özgü ileri tetkik yapılması önerilir.

    15-22 haftalar arası Dörtlü tarama testi: (Henüz deneme aşamasındadır.)

    24-28 haftalar arsında anne’de şeker testi yapılarak gebelik’te gizli Diabet araştırılır.

    Kullanılması gereken ilaçlar
    Anne adayının dengeli beslendiği düşünülerek demir takviyesi(Kansızlık tedavisi) dışında herhangi bir ilaca gerek yoktur.Şayet anne adayı yeterli miktarda süt ve süt ürünleri tüketemiyorsa kalsiyum takviyesi Yapılabilir.Annede kas krampları mevcut ise kalsiyum yanı sıra magnezyum verilir. Şayet anne adayı iştahsiz olup bebek’te yeteri kadar kilo alamıyorsa o zaman multivitamin ilavesi yapılabilir. Gebelik’te yapılması önerilen tek aşı Tetanoz aşısıdır.Anne aday’ı evde doğum yapmayı düşünmüyörsa 10 yıl içinde herhangi bir nedenle Tetanoz aşısı yapıldıysa bu aşının yapılmasına gerek yoktur. Anne ve baba arasında kan uyuşmazlığı varsa 28. haftada Rhrh aşısı yapılır.

    Dikkat edilmesi gereken hususlar
    Anne adayı bu dönemden itibaren rahat gevşek giysileri tercih etmeli.Diş problemi varsa en uygun tedavi zamanı 20-28 haftalar arasıdır.Meme’den süt salgısı varsa temiz bezle silmek yeterlidir.Ciltte çatlak oluşmayı azaltıcı nemlendirici kremler kullanılabilir.

    28 ila 40 haftalar üçüncü trimestr

    Bebeğe ait değişiklikler
    28 haftadan doğuma kadar geçen sürede bebeğin kilosu boyuyla oranla daha fazla artar.Ortalama hafta başı 150-250 gr arası kilo artışı gösterir.Tırnak oluşumu ,ayak tabanında çizigiler şekillenir.34 haftada Akciğer gelişimi tamamlanır ve doğarsa dış ortamda yaşayabilecek düzeyde olur.(Bu durum teorik olarak kabul edilir.İdael olarak bebek 37. haftayı tamamlamasıdır.)Bebeğin hareketleri daha güçlü olup bazen anne’nin canını yakacak düzeye gelebilir.Gebelik süresini tamamlayan bebeğin kilosu 2500-4000 gr arası boyu 50cm civarındadır.

    Anne’ye ait değişiklikler
    Bu dönemde bebeğin büyümesine paralel olarak annede karın içi basınç’ta artış olur.Buna bağlı Mide barsak şikayetlei,sık idrara çıkma,idrar kaçırma,akciğerlere bası sonucu solunum güçlüğü,öksürük, Çarpıntı şikayetleri olabilir.Lenf yollarına bası sonucu alt extremitelerde(Bacaklarda) şişlik,varis oluşumu,anne dış genital bölgede şişlik veağrı buna bağlı olarak yürüme şekil değişikliği(Ördek tipi yürüyüşü) olabilir.34 haftadan itibaren Braxton-Hicks kasılmaları(yalancı doğum sancılar) başlar.Geçek doğum sancılarından farkı seyrek,düzensiz,kısa süreli ve hafif olmasıdır.Bu kasılmalar bir nevi rahimin doğuma hazırlık egzersizleridir.

    Yapılması gereken tetkikler
    34 haftadan itibaren Ultrasonla bebeğin suyunun miktarı daha sık ölçülmeli,Non-Stress-Test(NST) dediğimiz bebeğin kalp atışlarının takibi yapılır.

    Kullanılması gereken ilaçlar
    Bu döneme özel farklı herhangi bir ilaç kullanması söz konusu değildir.

    Dikkat edilmesi gereken hususlar
    30 haftadan itibaren anne’ye sırt üstü yatışı önerilmez.Bu yatış şekli anne’nin sırt ve bel ağrılarını arttırır.Daha önemlisi anne karnındaki ana damarlara basıya bağlı hem bebeğe giden kan miktarı azalır hemde anne’nin tansiyonu düşüp nefes almakta zorlanır.Tercih edilen yatış pozisyonu sol yandır. Anne bacaklarını hafif karnına doğru çekip iki bacak arasına yastık kullanırsa bel ağrılarının hafiflemesini sağlar. Anne’ye bebek hareketlerini sayması öğütlenir.Bebek 24 saat’te 10 kereden az hareket ederse veya 2 saat’ten fazla hareketsiz kalırsa hemen doktoruna haber verilmesi istenir.Bu durum iki olaydan kaynaklanabilir.Ya bebeğin suyu azalmış dolaysıyla bebeğin hareket kabiliyeti azalmıştır veya bebek doğum kanalına yerleşip doğuma hazırlanıyordur.

    Hamilelik boyunca hatırlanması gereken hususlar
    Beslenme:
    Hamilelik boyunca anne adayından istenilen beslenme şekli sık sık az az yemek yemesi Yiyeceklerinin besin değeri yüksek kalorisinin düşük olmasıdır.Şeker hastalığın dışında hamilelikte diyet yasaktır.Bu şekilde beslenmenin yararları:Anne tansiyonunun,kan şekerinin hep aynı düzeyde kalması,bebeğe giden kan miktarı hep aynı düzeyde ve dengeli olması,anne’deki mide şikayetlerinin azalması ve annedeki kilo artışının ideal olmasının sağlar.Hamilelik boyunca ideal kilo artışı 13 kilo civarında olup bunun 3 kilosu ilk 20 hafta,geri kalan 10 kilo ikinci 20 haftada olmasıdır.

    Gebelik’te egzersiz:
    Bilimsel olarak anne ve bebeğe faydası kanıtlanmış tek egzersiz yürüyüştür. Yürüyüş günlük yarım saat’i aşmamalı,düz yolda yürüyüp,10 dakika yürüdükten sonra 10-15 dakika mola verip dinlenilmelidir.

  • Lazer epilasyon,

    Lazerler belirli dalga boylarında ışın üreten cihazlardır. Laserlerin ciltte etki etmeleri cilt içinde kromofor denilen yapılar üzerinden olur. Lazer epilasyon için kullanılan cihazlar ya kıl kökündeki melanin pigmentini görüp yakarak kıl kökünün de yanmasını sağlar ya da kıl kökündeki damarları hedef alarak kılın beslenmesini bozar ve dolaylı olarak lazer ışığının ısısı ile kılları yakarak etki ederler.

    Dalga boylarına göre lazerlerin cilt içinde ilerleyebildikleri derinlik farklılık gösterir.

    Epilasyon için kullanılan lazerler, Alexandrite lazer, Diod lazer, Nd-YAG lazer ve aslında laser sınıfına girmeyen ama lazer benzeri fototermoliz yapan IPL sistemleri kullanılır.

    Lazer epilasyon için kullanılan cihazlar en iyi beyaz tenli, koyu ve kalın kıllara etki eder, ince kıllarda başarı oranı daha düşüktür, beyaz kıllara ise etki etmezler. Kılların yapısı gereği bulunduğu yerlere göre de lazer epilasyonun başarısı değişebilir. koltuk altı, genital bölge ve koyu renkli alt bacak kıllarında başarı oranı artarken, yüz bıyık bölgesi ve ince üst bacak ve kollardaki kıllarda başarı daha düşüktür.

    Lazer epilasyon ile beklenen başarı oranı %80 civarındadır. Bazı kıllarda zayıflama yapsa da tam olarak yok edememektedir. Böyle durumlarda iğneli epilasyon ile kalanları toparlamak memnuniyeti artırır.

  • AŞILAMA YÖNTEMİ

    AŞILAMA YÖNTEMİ

    Aşılama, spermle yumurtanın buluşma şansını artırmak için fizyolojiyi desteklemek amacıyla yapılan bir işlemdir.

    Erkekten alınan semen örneğinin laboratuvar şartlarında yıkanarak, hızlı hareket eden ve normal görünen spermlerin seçilerek rahim içine verilmesi işlemidir. Bu yöntemle normal görünen ve hızlı hareket eden spermler, vajinal ortamdan uzaklaştırılıp yumurtaya en yakın yere bırakılmış olur. Spermlerin yumurtaya ulaşmak için kat edeceği mesafe kısalır ayrıca, şekil bozukluğu olan ve yavaş hareket eden spermler de ayıklanmış olur. Aşılamanın başarısı %10-15 civarındadır. Açıklanamayan infertilite de, sperme ait hafif derecedeki bozukluklarda, rahim ağzında ve sperm öldüren salgı varlığında uygulanabilir.

    Tüp Bebek
    Aşılama Nasıl Yapılır?

    Kadına verilen hap ya da iğnelerle her ay kendiliğinden oluşan bir adet yumurtanın sayısı iki ya da üçe çıkarılırken, erkeğin spermleri de özel bazı yöntemlerle yıkanıp hazırlanır. Böylelikle spermlerin hareketli olanları küçük bir hacimde yoğunlaştırılmış olur. Verilecek çatlama iğneleri ile yumurtaların çatlama zamanı da ayarlanarak hazırlanmış olan spermler, rahim içerisinde özel bir plastik kanül vasıtasıyla bırakılır. Böylelikle spermlerin gidecekleri yol da kısaltılarak yumurta ya da yumurtalara kolayca ulaşmaları sağlanır. Elbette bu işlemin yapılabilmesi için en az bir kanalın ya da tüpün açık olması şarttır. Dolayısıyla aşılama işleminden önce rahim filmi çekilmesi gereklidir.

    Genellikle 3 ya da en fazla 4 uygulamadan sonra gebelik oranlarının artmadığı bilindiğinden daha fazla aşılama tekrarlamaya gerek yoktur. İyice bilinmelidir ki, çocuğu olmayan herkese aşılama yapılamaz.

    Eğer erkeğin spermlerinin sayı ve hareketi çok düşük ise aşılamadan beklenecek fayda çok azdır. Bu sayı ve hareket konusunda tam bir fikir birliği olmasa da genellikle kabul gören görüş erkeğin spermlerine yıkama işlemi uygulandıktan sonra toplam ileri doğru hareketli sperm sayısının en az ml de 1 milyonun üstünde olması gerektiğidir. Diğer önemli bir konu da spermlerin şekil bozukluklarıdır. Aşılama öncesinde sperm şekilleri de bu konuda tecrübeli kişilerce detaylı olarak değerlendirilmelidir, normal görünümlü sperm sayısının en az %4-5 olması gerekmektedir.

    Normal şekilli olmayan spermlerin sayı ve hareketleri iyi olsa bile yumurtanın kabuğunu delip içerisine girmelerinde problem olabilir.

    Aşılamadan fayda göreceği düşünülmeyen ya da 2-4 kez aşılama yapılamasına rağmen gebelik oluşmayan kişilerde tüp bebek tedavisine geçilmelidir.

  • Cilt bakımı ve uygulamaları

    Cilt bakımı ve uygulamaları

    Cilt bakımı bir tedavi yöntemi değildir. Bir bakımdır, temizliktir. Çevre kirliliği, sigara, cilt üzerine sürülen krem ve losyonlar, cildin ürettiği sebum salgısı gibi nedenlerle cilt yağlanır, gözenekler tıkanır, cildin hava alması engellenir, siyah noktalar oluşur, bazen kurur ve matlaşır.

    Cilt bakımı işleminde cildin üzerindeki ölü tabaka arındırılır. kurutmayan özel dezenfektanlarla temizlenir, gözenekler açılır, cilt siyah noktalardan arındırılır, kaybettiği nem yerine konmaya çalışılır, fazla yağ salgısı varsa bundan arındırılmaya çalışılır.

    Bunun üzerine yapılan işlemler ise tedavi olmamakla beraber tedaviye yardımcı işlemlerdir. Akne sorunu olanlara kurutucu ve akneyi iyileştirici ürünlerle, yaşlılık belirtileri olanlara antiaging krem ve serumlar ile, leke sorunu olanlara leke giderici ürünler ile bakım yapılarak tedavi desteklenir.

    Son olarak nemlendirme ve güneşten koruma yapılmalıdır.

    Cilt Bakımı Uygulamaları

    1- Cilt önce temizlenir.

    2- Meyve asitli peeling uygulaması yapılır. Gözeneklerin açılması sağlanır ve ölü derinin atılmasına yardımcı olunur.

    3- Buhar uygulaması yapılarak, cildin toksinlerden arınması sağlanır. Gözeneklerin açılması sağlanır. Derialtının temizlenmesi esas alınır. Ölü deri iyice yumuşatılır. Siyah noktaların rahat alınması sağlanır.

    4- Siyah noktalar için özel bakım ürünü kullanılır. Bu sayede siyah noktalar, cildi tahriş etmeden sıkılabilmektedir. Yağ bezelerinin çıkması sağlanır. Gözeneklerin nemli hali buharla korunmuş olur.

    5- Sıkma işlemi bittikten sonra, özel bakım ürünü ile dezenfekte edilir. Özel steril bezlerle cilt temizlenir.

    6- Hight frekansı ile cildin yeni bir temizliği sağlanır. Cilt yeniden dezenfekte edilir.

    7- Maske uygulaması yapılır. Her cilde uygun maske uygulaması yapılır. Göz, dudak, yanak için uygulanabilen maskeler, hyralüronik asit, vitamin, havyar ve kolajen maskeler uygulanabilir.

    8- 20 dakika süren maske uygulaması sonrasında özel kremler ile el masajı yapılır.

    9- Maske antioksidan ürünlerle temizlenir. Tonikten biraz daha farklı bir üründür. Cildi nemlendirir.

    10- Temizleme işleminden sonra şikayete göre anti aging, leke kremi, akne kremi vs krem ve serumlar kullanılır.

    11- En son olarak cilde uygun nemlendirici sürülerek, cilt bakımı işlemi dekolte, boyun ve yüz masajı ile bitirilir.

    12- Son olarak güneş koruyucu ile cilt korunur.

  • İnfertilite – Kısırlık

    İnfertilite – Kısırlık

    İnfertilite: Tetikleri tamamlanmış veya yapılmamış, tedavi edilebilir olgular için infertilite terimi kullanılır. Çiftlerin evliliklerinden itibaren arzularına rağmen gebelik olmuyor ise primer infertilite, bir kere çocuk sahibi olduktan sonra çocukları olmuyorsa sekonder infertilite söz konusudur. İnfertilite bir hastalık değil pek çok nedeni olan bir bulgudur.

    Doğurganlık çağında, çiftlerin arzularına rağmen 10-12 ay içinde çocuk sahibi olmamaları durumunda infertilite söz konusudur.

    İnfertilite nedenlerinin %60’i kadına, %10’u erkeğe aittir. Fakat olguların yaklaşık %40’ında eşlerin ikisinde de sorumluluk vardır. Kadındaki infertilite nedenleri yüksek görülse de hamile kalma ve doğuma kadar hamileliğin soumluluğu kadına ait olduğundan, kadına ait nedenler daha çok gibi görünmektedir. %10-15 oranında ise her iki çiftde de sorun bulunmamaktadır (açıklanamayan infertilite).

    Erkek faktörü

    Vakaların büyük çoğunluğu Ürolog hekimine danışmayı gerektirir.

    • Varikosel
    • Sperm sayısında yetersizlik veya kalitesinde bozukluk, hareketlilikte problem olabilir.
    • Sperm kanallarında tıkanıklık
    • Hormonal nedenler
    • Cinsel fonksiyon bozklukları
    • Testis hastalıkları
    • Enfeksiyon
    • Radyasyon, kimyasal faktörler
    • İmmunolojik sebepler
    • Genetik hastalıklar
    • Bilinmeyen nedenler

    Kadın faktörü

    Kadına ait nedenler hormonal ve anatomik olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

    Hormonal nedenler: Sebep ne olursa olsun sonuçta yumurtlama bozukluğu oluşturur (Tiroid hastaları, Beyin ile ilgili hastalıklar, Yumurtalıklarla ilgili hastalıklar)

    Anatomik nedenler:

    • Rahimle ilgili
    • Rahim ağzı ile ilgili
    • Tüplerle ilgili

    Kadında ayrıca yaş faktörünün önemi büyüktür. Özellikle 30 yaşından sonra geçen her yıl yumurtlama fonksiyonlarında azalma olur.
    İnfertilite tedavisinde belkli de en karmaşık durum sebebi açıklanamayan infertilitedir. Çünkü sebebi belli olan vakalarda nedene yönelik tedavi planı hazırlanıp daha kısa sürede sonuç elde edilebilir.

    Çocuk isteği ile başvuran çiftlerde, detaylı muayene ve tetkik değerlendirilmesi yaptıktan sonra tedavi planı hazırlanır. Tedavi planı hazırlanırken çiftler iki ayrı grupta değerlendirilir. Birinci grup muayenehane şartlarında yumurtlama düzenleyici tedavisi verilen veya aşılama yöntemi uygulanan çiftlerdir.İkinci grup ise doğrudan tüp bebek merkezlerine başvurması gereken çiftlerdir.

    İnfertilite tedavisi uzun, emek ve sabır isteyen bir süreçtir. Bu süreçte özellikle bayanlarda stres faktörü başarıya ulaşmada ciddi ve olumsuz etkileri mevcuttur. Tedaviye başlamadan önce çiftler bu konuda bilgilendirilmeli ve mümkun olduğu kadar stresten uzak durmaya çalışmalılardır.

  • Dolgu uygulamaları!

    Dolgu uygulamaları!

    Dolgu maddeleri; vücuttan elde edilenler (yağ enjeksiyonu, doku kokteyli) ve yabancı maddeler olmak üzere genel olarak ikiye ayrılabilir.

    Yabancı maddeler içinde çok çeşitli ürünler mevcut olmakla birlikte en yaygın ve güvenli şekilde uygulanan ürünler hyaluronik asit içeren dolgu maddeleridir.

    Aynı zamanda son yıllarda kişinin kendi yağ dokusu alınıp işlemden geçirilerek estetik dolgu amacıyla kullanılmaktadır. Bu cerrahi gerektiren bir işlemdir ve yağ enjeksiyonu adıyla anılır.

    Estetik dolgu uygulaması, genellikle yüz bölgesinde, zamanla oluşan kırışıklık ve hacim kayıplarının giderilmesi için yapılan bir estetik müdahaledir.

    Dolgu uygulamaları yüz dışında kaza veya başka sebeplerle vücutta oluşmuş doku kayıplarında ve çöküklüklerin tedavisinde de kullanılmaktadır.

    -Burun kanatlarından dudak kenarlarına doğru uzanan çizgiler ( Nazolabial çizgiler)

    -Burun ve ağız arasındaki çizgiler

    -Dudak etrafındaki çizgiler

    -Alındaki çizgiler

    -Derin yara ve akne izleri

    -Yanak ve elmacık kemiği

    -Kaş arasındaki derin çizgi

    -Dudak kalınlaştırma

    -Boyun ve el sırtındaki çizgilenmelerde sıklıkla estetik dolgu uygulamaları yapılmaktadır.

    Hyaluronik asit (HA) dolgu maddesi nedir?

    Hyaluronik asit (HA) insan vücudunda doğal olarak mevcut olan bir maddedir. HA deri dokusu içinde büyük konsantrasyonlarda bulunur. Cildin pürüzsüz, elastik ve genç görünmesine yardımcı olur. HA ve kollajen vücudun cildin yapısını ve katmanlarını korur. Cildin sıkılığını kollajen sağlar fakat HA kollajeni besler ve nemlendirir. Hyaluronik asidin zamanla cilt yapısı içerisinde azalması, cildin yaşlanmasındaki en önemli etkenlerden birisidir ve cildin solmasına, kırışmasına, ince ince çizgilenmesine neden olur. HA içerikli dolgular laboratuvar ortamında hazırlanır. Hayvansal kökenli değildir, alerjik reaksiyon riski çok nadir görünür. Bu nedenle uygulama öncesi test gerektirmez. HA içerikli dolgular uygulandığı bölgede hacminin 100 katı kadar su çekme kapasitesine sahiptir ve bu özelliğiyle çizgi ve kırışıklıkların anında doldurulmasını sağlar.

    Estetik dolgu nasıl uygulanır?

    Estetik dolgu uygulaması ancak bu konuda deneyimli estetik plastik cerrahlar ya da dermatologlar tarafından, klinik ortamında yapılabilen bir estetik müdahaledir. Estetik hekim olmayan deneyimsiz kişilerce yapılması istenmeyen veya abartılı sonuçlar yaratabilir.

    Uygulama öncesi hastanın ayrıntılı muayenesi yapılır, dolgu yapılacak alan, kullanılacak ilacın özellikleri ve ne miktarda gerektiği ayrıntılı olarak belirlenir.

    Uygulama bölgesi önce dezenfekte edilir. Ardından ağrıyı azaltmak için lokal anestezik kremler kullanılır. Dolgu maddesi, uygulama alanına ince iğnelerle verilir. Uygulama çok ağrılı değildir. Estetik dolgu uygulama süresi 10-30 dakika kadar sürmektedir. Uygulama sonrası kişi sosyal hayatına dönebilir. Uygulama bölgesinde birkaç saat kızarıklık olabilir.

    Estetik dolgu ne kadar kalıcıdır?

    Estetik dolgu uygulamasının kalıcılığı profesyonel uygulamaya ve kullanılan dolgu maddesine bağlı olarak değişir.

    Hyaluronik asit içerikli dolgu uygulamalarının kalıcılığı 6-9 ay arasında değişmektedir. Dolgu maddesinin kalıcılık süresinin sonunda cilt uygulama öncesi durumuna geri döner.

    Ca hidroksi apatit içeren içeren dolgu maddeleri ve otolog yağ dolguları daha uzun süre kalabilmektedir.

    Estetik dolgu uygulaması sonrası öneriler

    Uygulama yapılan bölgeye 1 hafta süreyle masaj yapılmamalıdır. Dudak dolgunlaştırma uygulamasını takip eden 3 gün boyunca dudaklar büzme hareketi yapılmamalı, sigara içilmemeli ve öpüşme olmamalıdır. Uygulama sonrası oluşan kızarıklık ve şişlik tamamen geçene kadar bu bölge aşırı sıcak (sauna, güneşlenme) ve aşırı soğuğa karşı korunmalıdır.

    İşlemin yan etkileri nelerdir?

    Hyaluronik asit vücutta doğal olarak bulunan bir madde olduğundan genellikle alerjik reaksiyon oluşturmaz. İşlem sonrası çok hafif bir şişlik ve kızarık oluşabilir. Bu şişlik 48 saat içerinde kendiliğinden geçer. Oluşabilecek düzensizlikler veya takviye edilmesi gereken yerler, işlemden 15 gün sonra tekrar dolgu maddesi enjeksiyonuyla düzeltilebilir. Nadiren topaklanma görülebilir; bu durumda hyaluronidaz enjeksiyonu ile eritilebilmektedir. Komplikasyon olarak damar içine enjeksiyonu yapılması nekroz yaratabilir ki bu durumda acilen tedavi yapılması gerekir.

    Estetik dolgu kimlere uygulanmaz?

    Estetik dolgu uygulaması kullanılan etken maddeye alerji sorunu olan kişilere uygulanmaz. Sistemik hastalığı olup düzenli ilaç kullananların ya da devamlı olarak aspirin ve benzeri ilaç alanların uygulama öncesi hekimlerini bilgilendirmeleri gerekmektedir. Ayrıca dudak çevresinde uçuk enfeksiyonlarında enfeksiyon geçinceye kadar dolgu uygulaması ertelenmelidir. İltihap ve alerjik reaksiyon görülen bölgelerde uygulanmamalıdır.

    Hamile ve emziren annelere de dolgu uygulaması önerilmez.

  • Vajinismuslu Gebe Kalabilir Mi ?

    Vajinismuslu Gebe Kalabilir Mi ?

    Vajinismus hastalarının merak ettiği sorulardan biri de çocuk sahibi olup olamayacaklarıdır. Evliliğinde zaten ilişki konusunda sıkıntılı bir süreç geçiren hastaların aklına bir de çocuk sahibi olamayacakları fikri yerleştiğinde durum daha karmaşık bir hal alabilir. Çiftlerin aile yapısı, bu konu hakkında yaptıkları baskılar evliliği daha zor bir sürece sürükleyebilir.

    Vajinismus Gebe Kalabilir Mi?

    Vajinismus, ilişki esnasından istem dışı olarak vücudun kasılması ve ilişkiye girememe durumudur. Daha önceki yazılarımda, bu hastalığa sebep olacak durumlara ve Vajinismus belirtilerine değinmiştim. Genel olarak toplumun cinsellik konusundaki algısı ve ailelerin bu konuda yaptıkları baskılar, küçük yaşta evlendirilme, kızlık zarı hakkında yanlış bilgilere sahip olma ilerde bu hastalığa sebep olabilir . İlişkiye girme esnasında acı ve ağrı hissediyorsanız, eşinizi iterek uzaklaştırmaya çalışıyorsanız, izin verseniz dahi istemsiz kasılmalar sebebiyele eşiniz önünde bir duvar gibi engelle karşılaşıyorsa, oldukça korku, kaygı, endişe duyuyorsanız ve bu esnada terleme bunaltı gibi durumlar oluyorsa Vajinismus olabilirsiniz.

    Vajinismus Süreç

    Sorumuzun asıl cevabına gelelim. Evet, vajinismus hastaları hamile kalabilirler. Vajinismus hastaları tam olarak gerçekleşmeyen ilişkide erkeğin dışa boşalması ile spermlerin vajina içine kaçarak yumurtayı döllemesiyle gebe kalabilirler. Ancak şunu unutmamak gerekir, ilişkiye girmekle doğum yapmak aynı şey değildir. Yani doğum yaptığınızda yenmiş olmazsınız. Belki bu durum aileniz ve çevreniz için bir süre gündemi değiştiren, sevindirici bir olay olsa da bu geçici bir süreç olacaktır. İlişki esnasında tekrardan aynı sıkıntıları yaşayabilirsiniz.

    Tedavi edildiği sürece çok olumlu sonuçlar veren bir hastalıktır. Çiftlerin seanslara istekli olarak katılmaları ve sonucunun olumlu olacağı inancında olmaları süreci güzel şekilde etkileyecektir. Eğer iyi bir uzmandan başarılı bir vajinismus tedavisi görürseniz hamile kalma konusunda korkularınızı ve endişelerinizi de yenmiş olursunuz. Hatta psikolojik olarak doğum yapmaya daha uygun hale geleceksiniz. Tabi ki doğumdan önce tedavi olmakta büyük fayda görülmektedir. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi vajinismusluyken de hamile kalma olasılığınız vardır. Bu durumda erken doğum, düşük riski yoksa 3. aydan itibaren tedavi yapılabilir. Hamile kalan hastamız için en uygun olay tedavi süreci 3. ve 6. aylar arasındadır. Tedavisini ertelememeniz doğum sürecinde de sonrasında da size fayda sağlayacaktır.

    Vajinismus Hakkında Yanlış İnanışlar

    VAJİNİSMUSU BEN YARATIYORUM Vajinismus, kişinin iradesi dahilinde olan bir durum değildir ve istem dışı olarak gelişir. Yanlış bilinen şeylerin başında bu durum gelmektedir. Toplumumuzda her on kadından biri Vajinismus olarak karşımıza çıkmaktadır ancak çoğu kişi bunun istem dışı olan bir hastalık olduğundan ve Vajinismus tabirinden habersizdir. Kısacası VAJİNİSMUSU siz yaratmadınız.Toplumumuzun tutumu ve eksik öğretilerle yetiştirilmeniz yarattı.Toplumumuzda cinsellik algısı ve aile yapımız dolayısıyla kızlarımız küçük yaştan itibaren bu konu hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadan ya da yanlış bilgilere sahip olarak evlendirmemiz vajinismusu doğurmaktadır..

    Kızlık Zarını Aldırırsam İlişki Olur Mu?

    Vajinismus Yanlış İnanışlarBu da ikinci en önemli yanlıştır. Kızlık zarının çok önemli olduğu ve korunması gerektiği, bozulmasının çok zor ve ağrılı olacağı, ilk gün çok fazla kanamanın olacağı gibi yanlış bilgiler ilerde bu hastalığa yol açmıştır. Hatta bazı inanışlarda ailelerin kanamanın olduğuna bakmak istemesi ve eğer kanama olmazsa o kişinin bakireliğinden şüphe duyulması gibi konular ilk gecede kişilerin strese girmesine, endişe duymasına sebep olmaktadır. Bu gibi durumlarda kişinin vücudunda kasılmalar olur ve ilişki gerçekleşemez. Adete bir duvar gibi engel oluşturur.Bazen bunu kızlık zarının kalın olmasına bağlarlar.

    Ameliyat ile kızlık zarını aldırmayı düşünürler. Bu da tamamen yanlış bir inanıştır. Çünkü Vajinismus psikolojik bir durumdur ve kızlık zarı olmasa dahi ilişkiye girmede sıkıntılar yaşanır. Anormal ve ilişkiye engel olabilecek kızlık zarı yapısı çok nadir görülen bir durumdur. Sadece bu durumda bir cerrahi gerekir. Kızlık zarı ufak bir cerrahi işlemle alınır. Gereksiz işlemlerden kaçınmak için mutlaka bu konuda tecrübeli bir uzmana başvurmak gerekir. Bana başvuran hastalarımda bu işlem gerekliyse(ki gerçekten çok nadir gerekir) başarı ile planlayıp kızlık zarını alıyorum, sonraki seanslarımlada Vajinismus tedavisini başarıyla tamamlıyorum.

    İlişkiye Beni İstemediği İçin Girmiyor

    Bu yanlış bir düşüncedir. Vajinismusu atlatmada en önemli destek eş tarafından sağlanır. Ancak bu konuda bilgi sahibi olmayan eş, ilişki esnasında böyle bir durumla karşılaştığında öfkelenebilir ve eşinin kendisini istemediğini ya da ilişkiye girme esnasında bir durumdan çekindiğini düşünebilir. Bu da evliliği bitirme noktasına getirebilir. Vajinismus hastalığı tedavi edilemeyen bir hastalık değildir. Böyle bir durumda sakin davranıp araştırma yaparak iyi bir uzmandan destek alındığında % 100 başarılı sonuçlar elde edilebilir.

    Eş Tedavide Mutlaka Şarttır

    Eş tedaviye katılırsa tabiî ki sorunların aşılması daha kolay olur ve sağlıklı bir cinsel yaşamdaki bilgilendirmede tam sağlanır. Ama şart değildir. Hatta bazı danışanlarımız partnerinden ayrılmış olabilir kendiside rahatlıkla başvurup bu hastalığı yenebilir.

  • Botoks nedir? Nasıl yapılır ?

    Botoks nedir? Nasıl yapılır ?

    Botilinum Toxin Clostridium botilinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Sinir kas kavşağı denilen bölgede asetil kolin salınımını engelleyerek kasların çalışmasını engeller. Dermatoloji dışı alanlarda şaşılık tedavisinde, migren tedavisinde de kullanılır. Kozmetik dermatolojide yüzün alın ve göz çevresinde, kaş arasında, boyundaki çizgilerde enjeksiyon yöntemi ile kullanılması sonucu çizgilerin açılmasında geçici iyileşme sağlar. Aşırı terleme hastalığı denen hiperhidroz tedavisinde de el, ayak ve koltuk altı bölgelere uygulanabilir. Ayrıca kaşın kaldırılması ve şekillendirilmesinde de oldukça başarılıdır. Yapılan uygulamayı takiben 2 . gün etkisi başlar 15. gün net etkisini gösterir. 120. günden itibaren botoks etkileri azalır 6. ay uygulama tekrarlanabilir.

    15 gün içinde rötuş düzeltmeleri yapılabilir ancak antikor oluşumunu engellemek için 3 ay içinde tekrarlanmamalıdır.

    Botox Nasıl Yapılır?

    İşlem basittir ve ofis ortamında uygulanabilir. Flakon içinde toz halinde bulunan botilinum toksin işlem öncesi serum fizyolojik ile sulandırılır. İnce uçlu enjektörler yardımıyla istenen bölgelere kas içine enjeksiyon şeklinde uygulanır.

    Anestezi gerektirmemekle beraber hassas kişilerde lokal anestezik kremler kullanılabilir. Uygulama için 10-15 dakikalık bir seans yeterlidir. Uygulamadan sonra uygulanan alanda herhangi bir değişiklik olmaz ve günlük normal aktivitelere hemen dönülebilir.

    Uygulama öncesi aspirin gibi kan sulandırıcılar kullanılmamalı, kullanılıyor ise en az 3 gün öncesinden kesilmelidir.

    Aminoglikozit grubu ilaç kullanılmıyor olmalıdır.

    Kas hastalığı olmamalıdır.

    Enjeksiyon sonrası geçici kızarıklık, iğne yerlerinde morarma gibi şikayetler görülebilir.

    Uygulama sonrası 4 saat boyunca yatılmamalı, öne eğilerek iş yapılmamalı ve enjeksiyon yerlerine masaj uygulanmamalıdır.

    Botox Uygulama Alanları

    Kaş Arası kızgın bakış yaratan dikey çizgilerin giderilmesi

    Alın yatay çizgilerinin giderilmesi

    Göz Kenarı kaz ayağı çizgilerinin giderilmesi

    Ağız Çevresi sigara içici çizgilerinin giderilmesi

    Çenede portakal kabuğu görünümünün giderilmesi

    Avuç içi, ayak tabanı ve koltuk altında terlemenin giderilmesi

    Burun ucu kaldırma

    Burunda tavşan görünümünün giderilmesi

    Gülünce dişeti görülmesinin giderilmesinde etkin olarak kullanılır.

  • KÜRTAJ-KÜRETAJ

    KÜRTAJ-KÜRETAJ

    Gebeliğin sonlandırılmasıdır. Yasal olarak çocuk aldırma 10 haftaya kadar olan gebeliklerde yapılır. Daha büyük gebeliklerin sonlandırılabilmesi için ilaç kullanımı, gebeliğin annenin hayatında tehlike oluşturması, bebekte sakatlık gibi durumlardan dolayı sağlık kurulu kararı ile yapılabilir.

    Kürtaj Tekniği

    Kürtaj tekniği çok önemli olup ciddi bir muayeneden sonra anne için en uygun, steril şartlarda tecrübeli ellerde yapılması gereken bir müdahaledir. Kürtaj bir aile planlaması yöntemi değildir. Çocuk aldırma işleminin genel anestezi altında yapılması hem hasta konforu açısından hem de doktorun müdahaleyi daha sağlıklı yapabilmesi için önemlidir.
    Kürtaj sonrası kasık ağrısı ve vajinal kanama fazla olmamak kaydıyla normaldir.
    Kürtaj sonrası 2 hafta cinsel ilişki olmamalıdır. Kanama için tampon kullanılmaz, mutlaka ped kullanılmalıdır.

    Hasta kürtaj sonrası antibiyotik kullanmalı ve kontrol muayenesini yaptırmalıdır. Fazla kanama, ateş, kötü kokulu akıntı ve şiddetli ağrı olduğu durumlarda kontrol muayene zamanını beklemeden doktoruna müracaat etmesi gerekir.

    Kürtaj Riskleri

    • Kanama
    • Enfeksiyon(endometrit)
    • Uterus perforasyonu (rahim delinmesi)
    • Rahim içinde yapışıklık (ashermen sendromu).Asherman sendromu; ileri derecede olursa adet görememe ve kısırlık nedeni olabilir.
  • Su ile cilt soyulabilir mi?

    Evet su ile clt soyulabilir mi? Basınçla cilde püskürtülen suyla ciltte peeling etkisi yaratmak mümkün, Jetpeeling…

    Aslında mekanik olarak cildi soyma işlemidir.

    Geliştirilmiş özel handpeace başlığı ile birlikte cilde jet akımla yapılan mekanik peeling uygulamasıdır. Cildi yeniler, tazeler, onarır ve cilt sorunlarını çözmeye yönelik hızlı bir tedavi yöntemidir. Sorunlu deriyi yavaşca soyar ve ciltte oluşan çizgileri jet akımla giderilmesini sağlar. Aynı zamanda cilde vitamin ve onarıcı maddeleri , cildin alt katmanlarına kadar ulaşmasını sağlayarak buradaki atıkların dışarı kolayca çıkmasına yardımcı olur. Cildi istenilen sağlıklı görüntüye kısa zamanda kavuşturur.

    Niçin jetpeel:

    Yara izleri, güneş ve yaşlılık lekeleri, kırışıklık problemleri, akne izleri, cilt detoksu. Komedon temizliği İifting ve anti aging uygulamaları için kullanılabilir.

    Uygulama alanları:

    Yüz, boyun ve dekolte bölgesine, yenileme ve tedavi gerektiren vücuttaki diger bölgelere uygulama yapılabilir.

    Kullanılan vitaminler:

    Vitamın B5, Vitamin C, Hiyalüronik Asit, Vitamin A+E

    Jetpeel Cilt Yenileme Teknolojisi; “cilt detoxu, peeling, ciltte aşırı kuruluk, doğum çatlakları, kırışıklıklar, iğnesiz mezoterapi, akne ve leke tedavileri” alanında ençok tercih edilir.

    15 günde bir 4 seans uygulanır.