Kategori: Kadın Hastalıkları ve Doğum

  • Sezaryen

    Sezaryen

    Sezaryen

    Sezaryen ile Doğum; anne karnının alt kısmına yapılan bir kesi ve anne rahmine yapılan ikinci bir kesi ile bebeğin vajinadan değil de karından doğurtulduğu Alternatif bir doğum şeklidir.

    Alternatif diyorum; çünkü gebelikler normal prosedürlerde Normal Doğum ile sonlandırılır. Sezaryen ile Doğum; vaginal yolla doğumun olamadığı veya olmasının sakıncalı olduğu durumlarda Normal Doğuma alternatif olarak geliştirilmiş bir Cerrahi Bebek Doğurtma yöntemidir.

    Bazen Sezaryen ile Doğum, vajinal yol ile yapılan Normal Doğumdan daha iyi ve sağlıklıdır. Biz size böyle durumlarda Sezaryen ile Doğum önerebiliriz. Şimdi bu durumları size açıklamaya çalışacağım.

    İlerlemeyen Travay:Travayın doğum eyleminin başlangıcından bebeğin vajinadan doğumuna kadar olan süreç olduğunu daha önce söylemiştik. Anne adayının şiddetli doğum sancılarını yeterli sıklıkta çekmesi halinde Serviks dediğimiz rahim ağzının yumuşayıp açılması, bebeğin doğum yolunda çıkıma doğru ilerlemesi gereklidir. İşte bu ilerlemenin olmaması halinde biz bu duruma İLERLEMEYEN TRAVAY diyoruz. Bu durum Sezaryen ile Doğuma EN SIK karar vermemize neden olan durumdur.

    Bebeğiniz Yeteri Kadar Oksijen Alamıyor Olabilir:Travay sırasında biz sürekli olarak bebeğin kalp atım hızını takip ederiz. Eğer bebeğin kalp atım hızı yavaşlıyorsa bu bebeğimizin yeteri kadar oksijen alamadığını ve hayati tehlikesi olduğu anlamına gelir ki hızlı bir şekilde Sezaryen ile Doğum kararı vermemiz gerekir.

    Bebeğiniz Doğuma Uygun Bir Pozisyonda Olmayabilir:Normal Vajinal Doğum olabilmesi için bebeğin doğum kanalına başı ile girmesi gereklidir. Eğer bebek ayak, makat,el, omuz, sırt gibi kısımlarını doğum yoluna doğru vermişse yine Sezaryen ile Doğum kararı verilmelidir.

    Çoğul Gebelikler:Çoğul gebeliklerde tüm bebekler normal doğum için uygun pozisyonda değilse Sezaryen ile Doğum kararı verilir.

    Plasenta Sorunları:Plasenta erken ayrılabilir, doğum yolunu kapatabilir. Böyle durumlarda tek şans Sezaryen ile Doğumu gerçekleştirmektir.

    Göbek Kordonu Sıkışması:Eğer Doğum sancıları sırasında Göbek Kordonundaki kan akım miktarı azalırsa yine bebeğimiz yeterli oksijeni alamaz. Bazen de Göbek Kordonu Serviks dediğimiz Rahim Ağzından dışarıya kayarak çıkar. Bunlar Acilen Sezaryen ile Doğum kararının verilmesi gereken durumlardır.

    Annenin Sağlık Problemleri:Annenin Kalp Hastalığı, Yüksek Tansiyonu veya Preeklampsi, Epilepsi , AİDS gibi önemli bir rahatsızlığı varsa, annenin vajinasından doğum sırasında bebeğe geçebilecek Kondilom, Herpes gibi bir hastalığı varsa Sezaryen ile Doğum yaptırılmalıdır.

    Bebeğin Sağlık Sorunları:Bebeğin Hidrosefali ve benzeri doğumsal bir problemi de Sezaryen ile Doğum yaptırmak için bir nedendir.

    Geçirilmiş Sezaryen Öyküsü:Önceki Doğumu Sezaryen ile gerçekleştirilmişse sonraki Doğumlarda da Sezaryen yapılır. Sezaryenden sonra Normal Doğum mümkün olsa da eski kesi yerinden Rahim Yırtılması olabileceği için anne ve bebek için hayati önemi olan böyle bir riski genelde yüklenmek istemeyiz.

    İsteğe Bağlı Sezaryen:Anne adayı eğer vajinal yolla Normal Doğum istemiyorsa nedeni her ne olursa olsun sorgulanmaksızın Sezaryen yaptırabilir. Herkes kendi vücuduyla ilgili kararları kendi verme hakkına sahiptir. Bizim görevimiz anne adayının en sağlıklı şekilde bebeğine kavuşmasını sağlamaktır.

  • İkiz Gebelik  Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    İkiz Gebelik Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    Gebelik bile hayatı değiştirmeye yetecek kadar farklılık yaratmakta. İkiz ve daha fazla gebelik daha fazla sorun anlamına gelebilir.İkiz gebelik gittikçe artmakta. Bunun nedeni çocuk doğurma yaşı artı 20 li yaşlardan 30 lu yaşlara kaydığı için infertilite problemi ve tedavisi artmakta. Tedavi nedeniylede çoğul gebelikler artmakta.

    Çoğul Gebelik Nasıl Olur?

    Son yıllarda ikiz gebeliklerin sayısı arttı. Bunun en önemli sebebi 30 lu yaşlarda çocuk sahibi olmak. Diğer bir sebep ise ilaçlar ve infertilite tedavisi. İki temel tip çoğul gebelik var: Tek yumurta (monozigotik) ve çift yumurta (dizigotik).

    Tek Yumurta İkizi

    Monozigotik tek yumurta ikizleri tek bir döllenmiş yumurtadan olup genetik olarak aynı olup birbirlerinin kopyası olur ve aynı cinstir. Tek yumurta ikizi yaş, ırk ve genetikten bağımsız olup tesadüfi bir olay olup bin canlı doğumda 3 veya 4 tane görülür.

    Çift Yumurta İkizi

    Dizigotik çift yumurta ikizleri farklı yumurtaların farklı spermler ile döllenmesi ile oluşur. Aynı veya farklı cins olabilir. Genetik olarak eş değiller. En sık görülen ikiz çift yumurta ikizleri. Çoğunlukla infertilite tedavisi sırasında olur. İleri yaşlarda hamile kalan, kilosu fazla olan, doğum kontrol haplarını yeni bırakan ve çok çocuğu olan kadınlarda ikiz gebelik daha fazla görülmekte.

  • Ağrısız Doğum

    Ağrısız Doğum

    Doğum sancıları nın Şiddeti halk arasında dilden dile dolaşarak yeni doğum yapacak Anne Adaylarında gereğinden fazla korkuya ve sıkıntıya neden olmaktadır. Aslında İnsanoğlunun varoluşundan bu yana mekanizma hep aynıdır. Doğum sancıları aynıdır. Doğum şekli aynıdır. Tarih boyunca Annelerimiz hep aynı şekilde doğum yapmışlar, korkmamışlar ve doğurmaya devam etmişlerdir. Tabi ki gelişen Tıp Bilimi, keşfedilen ilaçlar, geliştirilen Tıbbi Teknoloji her alanda olduğu gibi Doğum konusunda da İnsanoğlunun sağlığı ve konforu için kullanılacaktır. Fakat Doğum; son derece Natürel, sancılarının şiddeti bir kadının dayanabileceği kadar olan Fizyolojik bir Olaydır. Doğum çok korkutucu bir olay olsa Annelerimiz bizleri doğurmazdı. Doğum Ağrısı Patolojik bir Ağrı DEĞİLDİR. Normal Doğurmak isteyen Anne Adaylarımızı korkutmamalı, cesaretlendirmeliyiz. Çünkü çekilen tüm sancılar bebeğinizin doğunca ilk ağlamasıyla unutulup yerini müthiş bir duygu seli ve mutluluğa bırakacaktır!!!! Annelik; işte bu kadar kutsal bir şeydir.

    Normal doğum ağrısı; dünyada bebek ağlamasıyla geçen tek ağrı türüdür!!! 
    Normal doğum ağrısı; başladığında mutlu sonla noktalanacak tek ağrı türüdür!!!!
    Normal doğum ağrısı; gebeliğin sonlarına doğru her annenin dört gözle beklediği ağrı türüdür!!!

    Ağrısız Doğum; Travayı başlamış gebenin Servikal Açıklığı yani Rahim Ağzı Açıklığı 4 cm ye ulaştığı zaman belden Epidural Bölgeye Anestezi uygulanması ve Epidural boşluğa yerleştirilen Kateterden zaman zaman Anestezik madde verilmesi suretiyle Anne adayının Doğum Sancılarını hissetmemesi için uygulanan bir yöntemdir. Anne adayı Ağrı çekmeden doğum yapmak istediğinde uygulanan bu yöntemin en büyük handikap’ı Travay süresinin ıkınma fazını uzatması ve doğumu geciktirmesidir. Böyle takip edilen Doğumlarda Anne yeteri kadar ıkınamadığında Bebeğin başı çıksın diye kullanılan Vakum uygulamasına daha sık başvurulur. Yine de tercih anne adayınındır. Anne adayı istediği vakit Anestezi Uzmanlarından Profesyonel Destek alarak Ağrısız Doğum’u gerçekleştiriyoruz. Ağrısız Doğum Yapan Anneler belden aşağıları uyuşuk olduğundan diğer normal doğuranlara oranla daha geç yürüyorlar.

  • Normal Doğum

    Normal Doğum

    Normal Doğum

    Dokuz ay on gün süren bir hamilelik yolculuğunun son ve en güzel durağıdır doğum. Her kadının doğum eylemi, kendine özeldir. Bazen düzenli doğum sancıları, bazen su kesesinin açılması, bazen de rahim ağzı genişlemesinden kaynaklı halk arasında “nişan gelmesi” denilen kanlı, mukuslu bir akıntının gelmesiyle başlar doğum eylemi. Her ne şekilde başlarsa başlasın, bebeğine kavuşacak olan anneyi tatlı bir telaş alır. Doğuma giden yolda sancılar vardır ama normal doğumda kararlı anne bunun bilincindedir ve sancıları ne kadar kuvvetli ve sık gelirse, bebeği de o kadar çabuk gelecektir.

    Doğum sancılarının başladığı andan , bebeğin doğmasına kadar olan sürece TRAVAY denilir. Travay sürecinde rahim ağzının yumuşaması, amnion kesesini açılması, bebeğin anne rahminden çıkıma doğru doğum sancılarıyla itilmesi gibi olaylar yer alır. Her şey yolunda giderse gerçekleşir. Fakat travay sırasında bebeğin kalp atımının azalması, bebeğin erken travay döneminde kakasını yapması, uzun süre sancı çekilmesine rağmen rahim ağzının açılmaması, rahim ağzının açılmasına rağmen bebeğin annenin pelvis kemikleri içinde uygun ekseni bulup ta çıkıma doğru ilerleyememesi, annenin uzun süre sancı çektiği halde bebeğin çıkıma doğru ilerlemesinin beklendiği zamanda sancıların kesilmesi ve verilen suni sancı tedavisine yanıt vermemesi, doğum sancılarının çok sık ve şiddetli geldiği rahmi sürekli kasılı halde tuttuğu ve müdahale edilmzse bebeğin plasentasının erken ayrılıp bebeğin ölümüyle sonlanabileceği durumlarda hasta derhal SEZARYEN‘e alınmalıdır. Bu durumda Normal Doğumda ısrar etmek anne ve bebek hayatını önemsememek demektir ki hiç bir Kadın Doğum Uzmanı böyle bir yaklaşımda bulunmaz, bulunamaz. Çünkü bizim misyonumuz bize başvurmuş anne adaylarını bebekleri ile birlikte en sağlıklı şekilde evlerine göndermektir.

    Travay’ın süresi kişiye ve gebeliğin sayısına göre değişim gösterir. Eğer kişi ilk doğumunu yapıyorsa daha uzundur. Bundan sonraki her gebelikte travay süresi biraz daha kısalır. Doğumlar tekrarlayan gebeliklerde daha kolay olmaya başlar. Anne olmak Allahın kadına verdiği kutsal bir görevdir. Bu güzel göreve giden yolda karşılaşılan zorlukları hastalarımız ile birlikte aşıyoruz. Doğum gerçekleşip anne bebeğini kucağına alınca gebelikte ve travay sırasında çekilen tüm sıkıntılar unutuluyor.

    Bebeğin başı annenin vajinasından dışarıya doğru kabartı yapmaya başlayıp, bebeğin saçları göründüğünde, annenin perine bölgesine lokal anestezik yapılır ve çıkan bebek annenin dış genital organlarını düzensiz bir şekilde yırtmasın diye EPİZYOTOMİ denilen bir kesi yapılır. Sonra anneye var gücüyle ıkınması söylenip bebeği bizim kontrolümüz ile doğurması sağlanır. Evet o büyük an gelmiş, bebek doğmuş ve var gücüyle ağlamaya başlamıştır. İşte o an Kadın Doğumcunun ve Annenin birlikte derin bir OH! çektikleri en mutlu andır.

    Bebek Çocuk Doktoru tarafından muayene edilip sağlıklı olup olmadığı kontrol edilirken, Anne de Plasentayı doğurmakla meşguldür. Her Kadın Doğum hekimi Plasentanın tam olarak çıkıp çıkmadığını kontrol etmek zorundadır. Eğer rahim içinde Plasenta parçaları kalırsa Doğum sonrası

    Anne hayatını tehtid eden kanamalar meydana gelebilir. Şayet Plasenta tam çıkmadıysa mutlaka içerde kalan parçalar KÜRTAJ yöntemi ile temizlenmelidir.

    Genellikle bebekler taravay sırasında Rahim Ağzında (Serviks’te ) ve Vajinada düzensiz yırtıklar meydana getirebilirler. Mutlaka Vajinaya ekartörler koyarak Serviksteki ve vajinadaki yırtıklar kontrol edilmeli ve dikilmelidir. Eğer bunlar da kontrol edilmeyip atlanırsa ve dikilmezse CİDDİ DOĞUM SONU KANAMALARINA yol açarlar.

    Plasentayı kontrol ettik, Rahmimizin kendini toparladığını sertleştiğini ve kanama olmadığını gördük. Serviks ve Vajinadan da emin olduk. Şimdi sıra Epizyotomimizi Onarmaya geldi. Epizyotomimizi de gizli ve estetik biçimde diktikten sonra Annemizi , bebeğimizle birlikte sağlıkla odasına gönderebiliriz. Normal doğum veya Sezaryenlerde hastanede bir gece kalan hasta sağlıklı bir şekilde evine gönderilir.

    Kısa bir süre sonra bizim doğum sonrası tedavimiz ve önerilerimiz ile birlikte annenin kendine dikkat etmesiyle doğum sonrası süreç te en sağlıklı şekilde tamamlanır. Bizim en büyük gıdamız, mutluluğumuz, gururumuz; hastalarımızı sağlıklarına ve sağlıklı bebeklerine kavuşturmaktır.

  • Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal Kanama ve Gebelik

    Vajinal kanama çoğunlukla gebeliğin ilk 3 ayında olur ve her zaman bir problem habercisi değildir. Ancak 2. ve 3. trimesterde olan kanamalar çoğunlukla bir komplikasyonun sonucunda olur.

    Kanama ile ilgili bazı temel şeylerin bilinmesi gerekir:

    • Kanama olduğunda mutlaka miktarı bir ped yardımı ile takip edilmeli. Ne kadar ve hangi tip kanama olduğu bilinmeli.
    • Kesinlikle tampon yada vajen içine başka bir şey yerleştirilmemeli, vajinal duş yapılmamalı ve cinsel ilişkiye girilmemeli
    • Mutlaka doktora haber verilmeli

    Gebeliğin İlk Yarısı

    Gebeliğin ilk yarısında kanama sıklığı %20-30 oranında olur. Düşük, dış gebelik ve mol gebeliği dışında kanama olabilir. Bu sebepler:

    • İmplantasyon Kanaması:Bebeğin rahim içine yerleşme kanaması Muhtemel döllenmeden 10-12 gün sonra olur. Bazen çok az bazen de adet kanamasına benzer olabilir. Bu kanama nedeniyle kadınlar gebe olduğunun farkına varmayabilir.
    • Enfeksiyon:Vajen yada idrar yollarındaki enfeksiyon nedeniyle kanama olabilir.
    • İlişki Sonrası:Özellikle rahim ağzı yarası olan kadınlarda olabilir.

    Düşük

    Kanama düşüğün belirtisi olabilir ancak kanama sonrası hemen düşük olacak anlamına gelmez. Erken gebelikte normal gebeliklerin %20-30 unda kanama görülmekte. Bu dönemde kanaması olan kadınların yarısında düşük görülmez. Yaklaşık bütün gebeliklerin %15-20 si düşükle sonuçlanır ve çoğunluğu ilk 8 haftada fazla olmak üzere 12 haftaya kadar olur.

    Düşük Bulguları:

    • Vajinal kanama
    • Kasıkta kramp gibi ağrı (adet sancısından daha kuvvetli)
    • Vajenden parça gelmesi

    Düşüklerin çoğunluğu önlenemez ve en önemli sebep bebeğin sakat olması. Düşük daha sonra sağlıklı bebek olmayacağı veya sizin anormal olduğunuz anlamına gelmez.

    Dış Gebelik

    Dış gebelik rahim dışında bir yerde gebelik olması. Dış gebeliklerin çoğu tüplerde olur. Dış gebelik olasılığı 60 gebelikte 1.

    Dış Gebelik Bulguları:

    • Kasıkta kramp tarzında ağrı
    • Karında keskin ağrı
    • Beta hCG seviyesi düşüklüğü
    • Vajinal kanama

    Dış Gebelik Riski Olan Kadınlar:

    • Tüplerinde enfeksiyon geçirme
    • Daha önce dış gebelik olma
    • Daha önce karın amelşiyatı geçirme

    Mol Gebelik (Üzüm Gebeliği)

    Erken dönemde olan kanamanın nadir sebeplerindendir. Embryo yerine anormal doku gelişimi olur. Gestasyonel trofoblastik hastalık olarak bilinir. Halk arasında görüntüsü üzüme benzediği için üzüm gebelik denir.

    Mol Gebelik Bulguları:

    • Vajinal kanama
    • Beta hCG nin normalden daha fazla olması
    • Bebek kalp atımı görülmez
    • Ultrasonda üzüm taneleri görüntüsü

    Gebeliğin İkinci Yarısı

    Hafif kanamaların sebebi rahim ağzı yarası ve büyümesi nedeniyle olur.Geç dönem kanamalarının sonucu gebe ve bebek için ciddi tehlikeler doğurabilir. Bu dönemdeki kanamalarda acilen doktorunuza haber vermeniz gerekir.

    Plasenta Abruptia

    Plasentanın doğumdan önce rahimde yapıştığı yerden ayrılması sonucunda vajinal kanama olur. Gebelerin % de 1 inde görülür ve çoğunlukla son haftalarda olur.

    Plasenta Abruptia Bulguları:

    • Kanama
    • Karın ağrısı

    Plasenta Abruptia İçin Risk Taşıyan Gebeler:

    • Daha önce gebelik geçirmek
    • 35 yaş ve daha üstü
    • Daha önce plasenta abruptia olma
    • Orak hücreli anemi (sickle cell anemi)
    • Hipertansiyon
    • Karın bölgesine çarpma ve yaralanma
    • Kokain kullanımı

    Plasanta Previa

    Plasenta rahim içinde alt kısma ve rahim ağzının çıkışına yerleşir. Çok ciddi bir durumdur. Yaklaşık 200 gebede 1 görülür.Ağrısız kanama olur.

    Plasenta Previa İçin Risk Taşıyan Gebeler:

    • Daha önce gebelik geçirmek
    • Sezaryen ile doğum yapmak
    • Rahime yapılan diğer ameliyatların olması
    • İkiz gebelik

    Erken Doğum

    Vajinal kanama doğumun işareti olabilir. Doğumdan önce nişan gelebilir. Eğer erken dönemde (37. haftadan önce) olursa erken doğumun habercisi olur.

    Erken Eylemin Bulguları:

    • Nişan
    • Kasık veya alt karın bölgesinde basınç
    • Belde daha öncekilerden farklı bir ağrı
    • Düzenli kasılma ve rahim sertleşmesi
  • Suçiçeği ve Gebelik

    Suçiçeği ve Gebelik

    Suçiçeği ve Gebelik

    Gebe olduktan sonra sağlıklı olmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak bazı durumlarda hastalıklardan kendimizi koruyamayız. Suçiçeği çok bulaşıcı viral bir enfeksiyon olduğu için korunmak neredeyse imkansız.

    Suçiçeği varisella olarak da bilinen viral bir enfeksiyon. Küçük kırmızı kabarık lekeler şeklinde döküntüler olur. Döküntülerden önce genellikle ateş ve vücutta ağrı olur. Çocukluk döneminde %95 enfeksiyon geçirildiği için yetişkinler doğurganlık yaşında suçiçeğine karşı korunaklı olur.

    Hamilelikten önce suçiçeği geçiren gebelerin tekrar suçiçeği geçirmeleri çok çok nadir. Eğer daha önce suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde büyük risk vardır. Suçiçeği ihtimali olan yerlerden uzak durmak gerekir.

    Suçiçeği geçirip geçirilmediğinden emin olunamıyorsa test yaptırılabilir. Test sonucunda risk altında olup olunmadığı belli olur.

    Suçiçeğinden Bebeğin Etkilenmesi

    Suçiçeğinden bebeğin etkilenmesi gebeliğin dönemine bağlı. Gebelik dönemine göre:

    • Suçiçeği ilk trimesterde olursa doğum defekti olma olasılığı %0.5-1
    • Suçiçeği ilk 13.-20. haftalarda olursa doğum defekti olma olasılığı % 2
    • Suçiçeği doğumdan 5 gün öncesine kadar olursa bebekte konjenital varisella olma olasılığı % 20-25
    • Suçiçeği doğumdan 6-12 gün önce olursa bebekte hala suçiçeği olabilir ancak anneden bir miktar antikor geçeceği için eğer olursa konjenital varisella hafif atlatılır.

    Suçiçeğine bağlı muhtemel doğum defektleri; göz problemleri, yara izi, az gelişme veya gelişme geriliği, küçük kafa ölçüsü ve/veya zihinsel gerilik.

    Suçiçeğinden Korunma

    • Daha önceden suçiçeği geçirilmişse bebeği korumak için herhangi bir şey yapmaya gerek yok. Vücudun ürettiği antikorlar bebeği enfeksiyondan korur.
    • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse gebelik döneminde suçiçeği olan birisiyle temas olunursa Zoster immünoglobülinleri kullanılmalı. Temastan sonra 4 gün boyunca immünoglobülin verilir.
    • Daha önceden suçiçeği geçirilmemişse ve gebelik yoksa gebe kalmadan 3 ay önce suçiçeği aşısı yapılmalı.

    Suçiçeği 2 Kez Geçirilir mi?

    Sağlıklı kişiler 2 kez suçiçeği geçirmez. İmmün sistemlerinde (savunma sistemi) sorun olan kişiler 2. kez enfeksiyon geçirebilirler. 2. kez suçiçeği geçirdiğini düşünen çoğu kimse gerçekte daha önce geçirdiği döküntülü hastalığı suçiçeği sananlardır.

  • Rahim Ağzı Yetmezliği; Servikal Sörklaj

    Rahim Ağzı Yetmezliği; Servikal Sörklaj

    Rahim Ağzı Yetmezliği; Servikal Sörklaj

    Ultrason (rahim ağzı) rahmin çıkış kısmı olup gebelikte rahim büyürken bu kısım doğum başlayana kadar sert ve kapalı kalır. Serviksin zayıf olduğu (servikal yetmezlik) gebelerde rahim ağzı erkenden açılıp silinmeye başlar. Bunun sonucu erken doğum gerçekleşir. Erken doğumu önlemek için uygun gebelerde servikse dikiş atmak gerekir. Dikiş atma işlemine servikal sörklaj denir. Servikal sörklajdaki amacımız bebeğin 37 haftaya kadar büyümesi.

    Servikal yetmezlikte serviksin alt kısmına yani vajenden görülen bölümüne dikiş atılır. Servikal sörklaj risk grubundaki gebelere uygulanır.

    Servikal Yetmezlik Nedeni

    • Daha önce başka sebep olmadan 2. trimester düşük hikayesi
    • Servikal LEEP veya konizasyon yapılması
    • Kürtaj sırasında rahim ağzında hasar oluşması

    Servikal Sörklaj Yapılma Zamanı

    Servikal yetmezlikte sörklaj yapmanın en uygun zamanı 3. gebelik ayı (12-14.hafta). Ancak rahim ağzında daha erken dönemde silinme ve açılma tespit edilirse 12. haftayı beklemeden sörklaj yapılabilir.

    Eğer servikal değişiklik son trimesterde olursa veya servikste belirgin bir açılma olursa yatak istirahatı en iyi çözüm olabilir.

    Servikal Sörklaj Yapılırken

    • Tıbbi geçmiş iyi değerlendirilmeli
    • Transvajinal ültrason ile serviksin durumu çok iyi değerlendirilmeli, serviks açılması ve silinmesine bakılmalı
    • Sörklaj yapılırken ağrı kesilmesi (anestezi) uygulanmalı (genel, spinal veye epidural)
    • Faydası ve komplikasyonları iyi değerlendirilmeli

    Servikal Sörklajın Faydası

    Servikal sörklaj düşük ve erken doğum olmasını önleyebilir. Uygun vakalarda işlem % 80-90 işe yarar. Servikal sörklaj servikal yetmezliği olan gebelerde işe yarar ancak servikal yetmezlik tanısını koymak çok zordur.

    Servikal sörklaj sadece servikal yetmezliği olan gebelerde işe yarar. Servikal yetmezliği olmayanlara yapılırsa erken doğum, enfeksiyon gibi komplikasyonlara neden olabilir. Sörklaj yapılan gebelerin enfeksiyon ve erken doğum eylemi için daha sık kontrolü gerekir.

    Servikal Sörklaj Sonrası Takip

    • İşlem sonrası rahimde ağrı kasılma takibi birkaç saat gerekirse bir gün yapılmalı
    • İşlemden hemen sonra oluşan hafif vajinal kanama ve hafif kramp tarzı ağrılar birkaç saat sonra kesilir. Daha sonraki günlerde yoğun vajinal akıntı görülebilir.
    • Enfeksiyon ve erken doğum eylemi için ilaç kullanmak gerekir.
    • İşlemden sonraki birkaç gün evde istirahat edilmeli.
    • Düzenli kontroller daha sık periyotlarla yapılır.
    • Aktivitelere tekrar başlamak doktor izni ile olur.
    • Cinsel aktivite olmamalı.

    Servikal sörklaj 37.haftaya kadar yerinde bırakılır. Ancak daha önceki dönemde doğum sancıları düzenli olup doğum eylemi başlarsa sörklaj çıkarılır. Çıkarma işlemi zar olmaz

    Servikal Sörklaj Riskleri

    Servikal sörklaj riskleri çok nadir olup uygun yapıldığında işe yarayan bir işlem. Muhtemel riskler:

    • Erken kasılma
    • Servikal distosi (doğum başladığında serviksin açılamaması)
    • Membran rüptürü (su gelmesi)
    • Servikal enfeksiyon
    • Servikal sörklaj alınmadan doğum olursa servikste yırtık
    • Anestezi komplikasyonları

    Servikal Sörklaj Acil Durumlar

    Servikal sörklaj sonrası acilen doktoru aramanız gereken durumlar:

    • Kasılma ve kramp
    • Doğum ağrısına benzer kasık ve belde gelip giden ağrı
    • Vajinal kanama
    • Su gelmesi
    • 37.8 derece üzerinde ateş veya titreme
    • Bulantı, kusma
    • Kötü kokulu vajinal akıntı

    İlk gebeliğinde akıntısı olan gebeler daha sonraki gebeliklerinde de büyük olasılıkla servikal sörklaja ihtiyaç duyarlar.

  • Mol Gebelik; Üzüm Gebeliği

    Mol Gebelik; Üzüm Gebeliği

    Mol Gebelik; Üzüm Gebeliği

    Mol gebelik plasentanın anormal bir durumu. Nadir rastlanan bir hastalık olup 1000 de 1 oranında görülür. Mol gebelik halk arasında üzüm gebeliği olarak ta bilinir. Ayrıca gestasyonel trafoblastik hastalık, hidatiform mol veya sadece mol olarak ta bilinir.

    Mol gebelik döllenme sırasında oluşan bir hata sonucunda rahim içinde anormal plasental dokunun büyümesi. Mol gebelikte çok nadiren fetal doku olabilir. Mol gebelikte büyüme normal gebeliğe göre daha hızlı olur. İki tür mol gebelik var: tam (komplet) ve parsiyel (inkomplet).

    Tam Mol

    Sadece plasenta parçalar var. Spermin içi boş yumurtayı döllemesi sonucunda oluşur. Yumurta boş olduğu için bebek oluşmaz. Gebelik testi plasentanın beta hCG yi üretmesi nedeniyle pozitif çıkar. Ultrasonda sadece plasenta görülür.

    Parsiyel Mol

    Rahim içinde anormal plasenta dokusu ile birlikte ciddi anomalileri olan embryo görülür.

    Mol Gebelik Riski Taşıyan Gebeler

    • 40 yaş üstü gebelik
    • Daha önceden mol gebelik geçirenler
    • Düşük yapanlar
    • Siyah ırk

    Mol Gebelik Bulguları

    • Lekelenme
    • Aşırı bulantı ve kusma
    • Tiroit hastalıkları nadir olarak görülebilir.
    • Erken dönemde preeklampsi
    • hCG seviyesinde fazla yükselme
    • Fetal hareket ve kalp atımı görülmez.

    Mol Gebelik Tanısı

    Muaynede gebelik haftasına göre daha büyük uterus tespit edilir. Beta-hCG seviyeleri olması gerekenden daha yüksek.
    Ultrasonda üzüm salkımı görüntüsü olur. Bu yüzden üzüm gebeliği de denir.

    Mol Gebelik Tedavisi

    Mol gebelikte daha önceden tespit edilip kürtaj yapılmazsa üzüm salkımı benzer doku vajenden gelmeye başlar.
    Mol gebelik kürtaj ile sonlandırılmalı. Kürtaj anestezi altında yapılıp rahim duvarları iyice kazınmalı. Bazen ilaç tedavisi ile mol gebelik sonlandırılabilir.
    Kürtaj sonrası kadınların % 90 ı başka tedaviye ihtiyaç duymaz. Beta hCG seviyesi 0 olduktan sonra 1 yıl boyunca takip edilmeli. Bu dönemde korunup tekrar hamile kalınmamalı. Korunma için spiral kullanılmaz.
    Mol gebelik geçirenlerde tekrar mol gebeliği olma ihtimali %1-2

  • Endometriozis Nedir?

    Endometriozis Nedir?

    Endometriozis Nedir?

    Endometriozis(Çikolata Kisti Hastalığı)sıklıkla üreme çağında görülen, bazen hiçbir şikayete neden olmadan sadece tesadüfen saptanan bir çikolata kisti şeklinde iken, bazen de birçok tıbbı tedavi ve operasyon yapılmasına rağmen çok rahatlamanın olamayabildiği sıradışı bir hastalıktır. Tıp’da kullandığımız ‘’hastalık yok hasta vardır’’ tabirinin önemli örneklerinden biridir. Üreme çağında her 10 kadından 1’inde görülmektedir. Endometriozis rahim içini döşeyen (endometrium) tabakanın rahim dışı organlarda yerleşmesidir. Endometriozis en sık %65-70 oranında yumurtalıklarda (overlerde) görülür. Bunun dışında görüldüğü organlar karın içini döşeyen periton zarı, tüpler, vajina, barsaklar, mesane, üreter, umbilikus (göbek deliği), eski operasyon dikiş bölgeleri, akciğerler, diyafram, spinal kanal, beyin, göz, meme dokusu, kalp, kollar ve eller, dalak olarak bildirilmiştir.

  • Geblikte Egzersizden Korkmayın

    Geblikte Egzersizden Korkmayın

    Geblikte egzersizden korkmayın

    Egzersiz, sağlıklı yaşamın önemli bir parçasıdır ve gebelikte de belli kurallara uyularak uygulanabilir. Gebelikte yapacağınız egzersiz dolaşım ve solunum sisteminizin daha iyi çalışmasına katkıda bulunması yanında kendinizi daha iyi hissetmenize, uygun sınırlar içinde kilo almanıza, kendinize duyduğunuz güvenin artmasına, olumlu duygular hissetmenizi sağlar bununla birlikte uyku sorunları ile bel ve sırt ağrılarınızı azaltır; vücut bozukluklarını düzeltir..

    Ulusal en büyük organizasyonu olan Amerikan Obstetrik ve Jinekologlar Cemiyeti (ACOG), gebelik sırasında ve sonrasında kadınlar için yeni egzersiz yönergeleri yayımladı. Aralık 2015’te yayınlanan güncellenmiş önerilerine göre , komplikasyonsuz gebelik surci yaşayan kadınların, Prenatal Pilates gibi düzenli güç dengeleme egzersizlerine ve gebelik sırasında ve sonrasında BumpBarreTM gibi aerobik aktivitelere katılmaya teşvik edilmesini uygun görülmüştür çünkü Gebelikte fiziksel aktivite az risklidir ve çoğu kadında yararı gösterilmiştir ancak normal anatomik ve fizyolojik değişiklikler ve fetal gereksinimlere bağlı bazı değişikler gerekli olabilir.Düzenli fiziksel aktivite fiziksel kondisyonun sağlar, vücudun gelişmesine ve , kilo yönetimine yardımcı olur obez kadınlarda gestasyonel diyabet riskini azaltır, preeklampsi, sezaryen ve operatif vajinal doğum olasılığını azaltmasına ve Psikolojik iyiylik halını arttırmasına yardımcı olur,ama bazı durmlar varkı gebelikte egzersiz yapmak ACOG kesinikle yasak olduğunu bildiriyor örneğin:

    Kalp ve akciğer hastalığın varlığı, servikal yetmezliği,prematüre doğum öyküsü olaanlar,plasenta previa tanısı alan hastalar,preeklampsi ve şiddetli anemi bulunan gebelere egzersiz yapmak kesınıkle yasaktır.

    Bununla birlikte komite der ki “Preterm doğumun önlenmesinde yatak istirahatının etkili olmadığını” ve rutin olarak tavsiye edilmemesi gerekir .çünkü Uzun süreli yatak istirahati veya fiziksel kısıtlama önerilen hastalar, venöz tromboemboli, kemik demineralizasyonu ve kondisyonsuzluk riski altındadır. Sık önerilmesine rağmen, yatak istirahati sadece nadiren gereklidir ve, çoğu durumda, harekete izin vermek düşünülmelidir

    ACOG un yayımlanmış yönergesine göre Tip 1 diyabet, hipertansiyon, hiperthiroidizm, intrauterin büyüme bozukluğu gibi diğer hafıf komplikasyonları olan gebe kadınların, belirli kısıtlamalarla egzersiz yapabilir yalnız bu durumlarda yapılan tüm egzersizle kişiye göre özel olmalı.( Bu kadınlar için Reformer veya diğer Pilates ekipmanlarını kullanan Özel veya hafıf Pilates seansları gibi bireyselleştirilmiş egzersiz rutinleri önerilir)

    Egzersiz planlanmadan önce hasta ayrıntılı bir şekilde kadın doğum uzman tarfından değerlendirilmeli tibbi bir engel yok ise uyugun egzersiz tıpı seçilerek egzersiz başlanmali.
    Egzersiz sırasında dikat edilmesi gereken bazı öneli noktalar var:

    1. Uygun hidrasyon ile yeterli kalori alımına dikkat edilmelidir.çünkü dehidratasyona bağlı uterın kontarksyonlarda artiş ve buna bağlı erken doğum tehtidi oluşmasına dair bilgiler mevcut diebiliriz .

    2. Egzersiz esnasında gevşetici rahat giysiler giymeli ve ısı artışını önlemek için yüksek sıcaklık ve nemden kaçınılmalıdır.

    3. Buna ek olarak, hamile kadınlar düz durarak uzun süre ve belirli hareketsiz yoga pozisyonları gerektiren egzersizlerden kaçınmalıdır.

    4. Şu durumlarda egzersiz kesilmeli ve doktora başvurmalı:

    Ani başlayan karın ağrısı, uterusta kasılmalar, bebek hareketlerinin durması ve yeterli istirahat edilmesine rağmen geri dönmemesi, kanama, baş dönmesi, görme bozuklukları, nefes darlığı, çarpıntı, taşikardinin (nabzın ileri derecede hızlanması) istirahatle normale dönmemesi, şiddetli belağrısı, pubik bölgede (leğen kemiğinizin karnınızın en alt kısmında yeralan bölge) ağrı ve yürüme zorluğu.

    Kadın doğum uzmanı ve diğer obstetrik bakım sağlayıcılar için doğum sonrası dönem sağlıklı bir yaşam tarzı başlatmak, önermek ve güçlendirmek için bir fırsatırt

    ACOG ayrıca postnatal egzersizin önemini vurguladı; . Bazı raporlar, egzersiz programlarına katılım düzeyinin doğumdan sonra azaldığını göstermektedir ki bu sıklıkla fazla kilo ve obeziteye yol açar.. Emziren anneler süt oluşumu veya bebek büyümesini etkileme korkusu olmaksızın düzenli egzersiz programlarına katılabilirler. Yeni anneler için Fitness programları ve Postnatal Pilates en uygun seçenek olduğunu düşünüliyor

    Sonuç olarak gebelik belirgin anatomik ve fizyolojik değişiklikler ile ilişkili olmasına rağmen, egzersizin minimal riskleri vardır ama çoğu kadında yararı daha fazla gösterilmiştir. Eğer

    Komplikasyonsuz gebeliği yaşiyorsanız hamilelik öncesinde, sırasında ve sonrasında fiziksel aktivitelere katılmayi ihmal etmeyiniz.