Kategori: Kadın Hastalıkları ve Doğum

  • Yumurta Dondurma

    Yumurta Dondurma

    DOĞURGANLIK ŞANSINIZI KORUYUN

    Toplumların sosyoekonomik olarak gelişmesiyle, kadının da toplum hayatındaki yeri

    değişiyor. Bu değişimleri, kadınların eğitim düzeyinin artması, iş hayatında beklentilerinin

    yükselmesi, kariyer planlarının ve beklentilerinin artması şeklinde sıralayabiliriz. Bunların

    sonucu olarak da evlilik ve çocuk sahibi olma yaşı maalesef yükseliyor. Kadınlar söz konusu

    beklentilerini gerçekleştirmek için ya evliliklerini ya da çocuk doğurma planlarını erteliyorlar.

    Yaş Neden Önemli

    Yeni doğan bir kız bebek her iki yumurtalığında yaklaşık 400-500 bin adet yumurta

    öncüsü hücre taşır. Adet görmeyle birlikte her ay bu hücrelerin bir tanesi olgunlaşır ve

    döllenme şansına sahip olur, belli kısmı da yok olur. Bu nedenle yıllar ilerledikçe kadının

    yumurtalıklarındaki hücre sayısı azalır. Bu da doğurganlığın azalması demektir.

    Çevresinde 38-40 yaşlarında doğal yollardan gebe kalan kişileri gören kadınlar, 40 lı

    yaşların başında bile kolaylıkla hamile kalınabileceğini düşünüyorlar. Oysa gerçek hiç te öyle

    değil. 35 yaşlarından itibaren kadının hem yumurta hücre sayısı azalmaya hem de hücre

    kalitesi giderek bozulmaya başlar.

    Bu nedenle 30 yaşlarını geçmiş, henüz evlenmemiş veya çocuk sahibi olmamış

    kadınların yıllık muayenelerinde over rezervleri değerlendirilmeli. Özellikle ailesinde erken

    menapoz, ailevi kanser hastalıkları olanlarda bu değerlendirme çok önemlidir.

    Bu Değerlendirmeler Neyi Değiştirir?

    Son yıllarda yardımcı üreme tekniklerinde önemli gelişmeler ve yasal düzenlemelerde

    değişiklikler meydana gelmiştir.

    Yumurta dondurmada vitrifikasyon (çok hızlı dondurma) yöntemi ile yumurta

    hücrelerinin % 90-100 oranında canlı kalması sağlanmakta ve her bir hücreden yaklaşık %7

    oranında gebelik elde edilebilmektedir. Yani bir kadının belli sayıda sağlıklı yumurta

    hücresinin dondurulması, ona gelecekteki doğurganlığıyla ilgili önemli avantajlar

    sağlayacaktır. Kadının bu hücrelerinden, 40 lı yaşlarında bile hamile kalma şansı vardır.

    Ülkemizde 2014 yılına kadar,

    a) Kemoterapi ve radyoterapi gibi yumurta hücrelerine zarar veren tedaviler

    öncesinde,

    b) Üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak olan ameliyatlar

    (yumurtalıkların alınması gibi operasyonlar) öncesinde,

    yumurta dondurulmasına izin veriliyordu.

    2014 Eylül ayında değişen yönetmelikle;

    c) Düşük over rezervi olup henüz doğurmamış veya aile öyküsünde

    erken menopoz hikayesinin, üç uzman tabipten oluşan sağlık kurulu raporu ile

    belgelendirilmesi durumunda, yumurta dondurulmasına izin verilmeye

    başlanmıştır.

    Yumurta Dondurma İşlemi Kimlere Uygulanır?

    1-Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamalar kadınların

    yumurtalıklarına zarar vermektedir. Bu tedavilerden önce yumurta dondurma işlemi

    uygulanır.

    2-Yumurtalıkların alınması gereken ameliyatlar öncesinde uygulanabilir

    3- Over rezervinin azalma riski olan durumlar

    a)-Ailede erken menopoz öyküsü: Ailede kalıtsal olarak erken menopoz varsa, yani genç

    yaşlarda doğurganlık özelliğini kaybetme riski olan kadınlara bu yöntem uygulanabilir.

    Yumurtaların dondurulması sayesinde bu risk ortadan kalkacaktır.

    b)-Ailede Meme Kanseri öyküsü

    c)-Endometriozis varlığı

    d)-Bazı genetik hastalıklar: Turner Sendromu, Frajil-X sendromu, Musküler distrofi,

    BRCA-1 taşıyıcılığı

    4-Over rezervi azalmış kadınlar: Bu durum infertilitede deneyimli bir hekim tarafından

    yapılan ultrasonografik muayene ve hormon testleri ile tespit edilebilir.

    Yumurta Dondurma İşlemi

    İşlem ortalama 10-15 gün sürmektedir.

    Adetinin 2-3. günü yumurtaları uyarıcı gonadotropin iğnelerine başlayarak, mümkün

    olan en çok sayıda yumurta geliştirmeye çalışılır. Belli aralıklarla ultrasonografik muayene

    yapılır.

    Yumurtaların Toplanması (OPU): Yumurta – follikül büyüklükleri istenilen düzeye

    ulaştığında, yumurtalar vajinal ultrasonografi eşliğinde özel iğnelerle toplanır. Bu işlem

    anestezi altında yapılmakta ve yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir. Hasta birkaç saat

    hastanede dinlendikten sonra normal yaşamına dönebilir.

    Yumurtaların Dondurulması: Toplanan yumurtaları, antifriz özellikli kimyasal

    solüsyonlarla (kriyoprotektan) işlemden geçirerek, -196 C°' de sıvı azot tanklarında uzun süre

    saklanacak şekilde dondurulur. Dondurma işlemi; vitrifikasyon (camlaştırma) dediğimiz,

    tecrübe isteyen, çok hızlı dondurma prensibine dayanan, amacı dondurma sırasında

    yumurtalara ciddi zararlar verebilecek su kristallerinin oluşmasını engellemek olan, özel bir

    teknikle yapılmaktadır. Öncelikle 5 yıllık olan dondurma süresi, hastanın talebi üzerine

    uzatılabilir.

    Gebelik istenmesi durumunda: Hastanın rahim iç zarı gebelik için hazırlanır. Yumurta

    hücreleri çözünme sonrası yaklaşık % 90-100 oranında canlı kalmaktadırlar. Canlı olarak

    çözüldüğü saptanan yumurtalara, eşlerden alınan spermlerle mikroenjeksiyon (ICSI) ile

    dölleme işlemi yapıp, gelişen embriyolar hastaya transfer edilir.

    Vitrifikasyon ile dondurulup çözülen yumurtalardan elde edilen embriyoların transferi

    ile, taze embryo transferine yakın gebelik oranları sağlanabilmektedir.

  • NORMAL DOĞUM

    NORMAL DOĞUM

    Normal doğum sırasında ve sonrasında olacakların bilinmesi ile kadınların

    normal doğumdan çekinmeleri azalacaktır. Bu nedenle genelde ilk doğumunu

    normal yapan kadınlar ikinci doğumlarından önce korkmadıklarını ve ilkine göre

    daha iyi hissettiklerini söyler.

    Kadınların doğuma hazır olmalarına yardımcı olmak için hazırladığımız

    Kadınların doğumda karşılaşacakları olaylar ile ilgili genel bilgileri aşağıda

    bulabilirsiniz.

    Normal doğum sırasında neler olur?

    Doğum sırasında ebeniz veya doktorunuz bebeğinizi dünyaya getirirken size

    yardımcı olacaktır. Eğer bebeğin doğumu vajinal yoldan olur ise buna normal

    doğum denmektedir. Eğer doğum için annenin karnında kesi yapılarak ve rahim

    kesilerek bebek çıkarılıyor ise buna sezaryen ile doğum denmektedir.

    Normal doğum sırasında bebeğinizi çıkarabilmek için ıkınmanız gerekecek.

    Ikınma döneminden önce vücudunuzda bazı değişikliklerin oluşması gereklidir.

    Rahim ağzınız incelmiş olmalı ve devamında açılmalıdır. Nihayetinde rahim ağzı

    bebeğin kafasının geçeceği şekilde tam açıklığa ulaşmış olmalıdır. Ayrıca bu

    süreçte bebeğiniz rahimden aşağı doğru ilerlemiş ve vajen üst kısmına kadar

    inmiştir. Hatta bu dönemde sanki büyük abdestinizi yapacak hissi olur, veya

    makatınıza baskı hissi olur.

    Doğuma yardımcı olan doktorunuz veya ebeniz ıkınmanız gereken zamanı size

    söyler. Hangi duruş şeklinde rahat iseniz o şekilde ıkınmanızı öneririm. Örneğin

    yan yatar şekilde veya ayakta veya çömelerek ıkınabilirsiniz. Ikınmanın

    gerçekleştiği süre dakikalar veya saatler sürebilir. Eğer ilk doğumunuz ise bu

    süreç biraz daha uzun olabilir.

    Doğum acıtır mı?

    Evet, doğum genelde ağrılı bir süreçtir. Ağrının ne miktarda olduğu kadından

    kadına değişebilir. Kadın, ağrı kontrolü için kendine özgü uygulamalar

    seçmelidir.

    Bazı kadınlar doğal doğumu tercih eder. Yani doğum sırasında ağrılarını

    azaltmak için herhangi bir ilaç kullanmazlar. Bunun yerine hareket veya nefes

    alma teknikleri gibi doğal yöntemler aracılığı ile ağrı ile baş ederler.

    Bazı kadınlar ise doğum sırasında ağrı kesici kullanmak ister. Bunun için

    damardan veya kalçadan ağrı kesici uygulamaları veya epidural uygulaması

    tercih edebilirler.

    Bebek doğduktan sonra ne olur?

    Bebeğinizi doğurduktan sonra bebeğinizin eşi olarak bilinen plasentanın çıkması

    beklenir. Plasenta genellikle 30 dakikada çıkar. Daha sonra vajen ve vulva

    bölgesinde herhangi bir yırtık var mı diye muayene edilirsiniz. Eğer oluşan bir

    yırtık var ise uyuşturma işlemi yapıldıktan sonra dikiş atılır. Buraya atılan

    dikişler 10 gün içinde kendiliğinden erir. Şunu belirtmeliyim ki artık kesi yani

    epizyotomi işlemi gerekmedikçe yapılmamaktadır.

    Doğumdan sonra bebeğinize neler yapılır?

    Türkiye’de çok yaygın olmasa da yaptırdığım doğumlarda ten tene temasa çok

    önem veriyorum. Bu uygulamada, bebeğin göbek kordonu kesilmeden önce

    bebek annenin göğsüne verilir. 3 dakika beklendikten sonra göbek kordonu

    kesilir. Eğer bebekte sorun yoksa anne bebeğini bir süre daha tutabilir. Daha

    sonra bebeğin eder ve hareket, nefes alma, kalp atışı, cilt rengini değerlendirilir.

    Bu değerlendirmeye APGAR değerlendirmesi denir.

    Bebeğinizi hemen emzirmeniz hem sizin kanmanızı azaltır hem de bebeğiniz

    kendini güvende hisseder ve vücut ısısı düşmez. Bebeğiniz doğduğunda K

    vitamini iğnesi ve hepatit B aşısı yapılır. K vitamini bebeğin beyin kanaması veya

    barsak kanaması gibi bir sıkıntı yaşamasını engellemek için yapılmaktadır.

    Hastaneden ayrılmadan önce bebeğinizin beslenmesi ve emzirme ile ilgili

    değerlendirme yapılır. Ayrıca çocuk doktoru muayene eder. Ayrıca bebeğinize

    işitme testi ile ilgili randevu verilir. Bebekten topuk kanının en az 3 gün sonra

    aldırmak en doğru sonucu verecektir. Bu nedenle topuk kanını sağlık ocağında

    da aldırabilirsiniz.

    Doğumdan sonra hangi durumlarda doktorunuz ile görüşmelisiniz?

     Fazla miktarda vajinal kanama varsa

     Baş dönmesi veya bayılacak hissi varsa

     Ateş

     Kusma

     Yeni başlayan karın ağrısı

     Şiddetli baş ağrısı veya görme sorunu

     Üzgün veya umutsuz hissetme

  • Lazerle Kızlık Zarı Dikimi

    Lazerle Kızlık Zarı Dikimi

    Lazer yöntemi birçok tedavide günümüzde kullanılıyor. Lazerin tıpta kullanılması ile birlikte,

    operasyonlar daha hızlı ve kolay hale geldi. Bu yazımızda lazer yardımı ile kızlık zarı dikiminden

    bahsedeceğiz. Lazerle kızlık zarı dikimi yöntemi yeni olduğundan dolayı, bu konuda birçok şey merak

    ediliyor ve soruluyor.

    Lazerle Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Gerçekleştiriliyor?

    Kızlık zarı operasyonlarında lazer ışınları kesme ve yakma işlemlerinde kullanılıyor. Uygulanacak

    tekniğin türüne göre dokular lazer yardımı ile kesilerek dikim işlemine hazırlanıyor.

    Kalıcı kızlık zarı dikiminde kullanılan Flep yönteminde lazer yardımı ile vajina duvarı arkasından

    dokular kesilerek çıkarılıyor. Daha sonrasında bu dokular, vajina duvarına birleştiriliyor. Burada

    bilinmesi gereken şey, dikim işleminin lazer ışınları ile değil ameliyat iplikleri ile yapıldığıdır. Lazer

    ışınları sayesinde kesilen ya da yakılan yerlerde kanama olayı görülmüyor.

    Yüksek oranda ısı ve ışık kaynağı olan lazer ışınları ile vajina içerisindeki dokular kesilerek alınıyor. Bir

    anlamda birleştirilecek yüzeyler lazerle yakılıyor. Yani lazer aslında bir doku birleştiricisi değil

    birleştirme işlemine hazırlayıcı olarak görev yapıyor.

    Bu yüzden Lazerle kızlık zarı dikimi işlemlerinde lazer ışınları sınırlı olarak kullanılıyor. Daha çok % 10

    ve % 15 civarında vajina daraltma operasyonlarında lazer ışınları etkili oluyor.

    Kliniğimizde Fotona Fraksiyonel Lazer teknolojisini kullanıyoruz. Bu teknolojinin avantajı, birbirini

    tamamlayan özelliklere sahip iki farklı lazer kaynağından elde edilen ışınların, operasyonların

    kalitesini artırmasıdır. Böylelikle işlem daha hızlı ve ağrısız olarak gerçekleştirilir.

    Klasik olarak gerçekleştirilen kızlık zarı operasyonlarında görülen hafif kanama ve enfeksiyon riski,

    lazer ile yapılan operasyonlarda görülmez.

    Lazer ile Yapılan Operasyonlardan Sonra

    Operasyondan sonra iyileşme süresi daha hızlı gerçekleşiyor. Enfeksiyon riski bulunmuyor ve kesikler

    lazer ile yapıldığı için kanama durumu da gözlemlenmiyor.

    Ancak yine de bir gün boyunca dinlenilmesi ve aşırı hareketlerden kaçınılması gerekiyor. Dikişlerin

    zarar görmemesi için ağır aktivitelerden kaçınılması gerekiyor. Ayrıca vajen bölgesinin kuru tutulması

    gerekiyor.

    Lazerle kızlık zarı dikimi yalnızca kalıcı kızlık zarı yöntemi ile birlikte uygulanıyor. Geçici yöntemde

    lazer yöntemi uygulanamıyor.

  • Endoskopi

    Endoskopi

    Kadınlarda endoskopik uygulamalar laparaskopi ve histeroskopi olmak üzere ikiye ayrılır :

    LAPARASKOPİK CERRAHI NEDİR?

    Laparoskopi Kadın hastalıklarında tanı amaçlı ve tedavi edici olarak yaygın kullanım alanına

    sahiptir. Laparoskopi bir endoskopi türüdür ve basit anlamda hastanın karın boşluğuna kamera

    yardımıyla bakılmasıdır. Bu sayede tüm genital organlar izlenilebilinir ve gerekli tüm müdahaleler

    yapılabilir.

    LAPARASKOPİK CERRAHİ ENDİKASYONLARI(UYGULAMA SEBEPLERİ) NELERDİR?

    Kısırlık tanı ve tedavisiEndometriozis (çikolata kisti) tedavisi

    Miyom tedavilerinde (rahim urları)

    Tüp cerrahisi şeklinde tanımlanan,tüplere ait tıkanıklıkların açılmasında veya hasarlı tüpün

    çıkarılmasında Dış gebelik vakalarında

    Sterilizasyon işlemlerinde ( gebelikten korunma amaçlı tüplerin bağlanması)

    Over kistleri( Yumurtalık kistleri)

    Histerektomi işlemlerinde(rahim alınması)

    Pelvik problemler olarak bilinen rahim sarkması ve idrar kaçırma

    Tedavilerinde uygulanmaktadır.

    LAPAROSKOPİK AMELİYATLAR NASIL YAPILIR?

    Laparoskopik cerrahi genel anestezi altında gerçekleştirilir. Göbek deliğinden 1cm lik kesi

    yapılarak ,iğne yardımıyla karın boşluğu 3-4lt CO2 (karbondioksit) gazı ile şişirilir. Ardından

    göbekten girilerek karın içerisine bir optik kamera(laparaskop) yerleştirilir. Bu optik sistem bir

    video sistemine bağlanır ve karın içerisindeki görüntü monitör ekranına yansıtılır. Bu ekrana

    bakılarak operasyon gerçekleştirilir .

    LAPAROSKOPİK AMELİYATLARIN AVANTAJLARI NELERDİR?

    Bu tekniğin klasik açık cerrahiye göre pek çok avantajı vardır.

    Bundan dolayı tüm branşlarda açık ameliyatların yerine laparaskopik veya endoskopik tekniklere

    bırakmaktadır.

    1- Operasyonlar geniş kesi yapılmadan yani karın açılmadan geçekleşmektedir.ciltte geniş

    ameliyat izi olmaz. Göbek içinden ve kasık bölgesinden açılan üç küçük delikten bütün işlemler

    yapılmaktadır. Ciltte estetik açıdan rahatsız eden iz bırakmaz.

    2- Hastanede kalma süresinin kısa olması ;

    3- Ameliyat sonrası daha az ağrı ve hızlı iyileşme süreci vardır.

    4- Laparaskopi sonrasında karın içerisinde operasyona bağlı yapışıklıklar daha az olmaktadır

    özellikle çocuk sahibi olmayı düşünen anne adaylarına öncelikli olarak Laparaskopi önerilmelidir.

    Bazı açık ameliyatlar sonrası tüplerde oluşan yapışıklığa bağlı olarak tıkanıklıklar meydana

    gelebilir

    UYGULAMA SONRASI ;

    İyileşme süreci bir haftayı bulmaktadır, bu süreçte bulantı , kesi yerlerinde ağrı, omuza ve sırta

    vuran ağrılar oluşabilir, hasta genel anestezi etkisinin geçmesi ardından aynı gün taburcu

    edilinebilinir.

    HİSTERESKOPİ NEDİR?

    Histereskopi rahim içinde bulunan polip, miyom septum gibi problemlerin direkt gözlem altında

    tanı ve tedavisi için kullanılan bir yöntemdir. Histeroskop ışık kaynağı ve kameraya bağlanabilen

    ince ve uzun bir cihazdır. Operatör rahim içini direkt olarak gözleyerek işlemi yapmaktadır. Tanısal

    ve basit işlemler muayenehane ortamında 5-7 mm çaplı, rahim içinde miyom (submüköz miyom)

    ve septum (rahim içinde perde) gibi problemler 7-9 mm çaplı histeroskoplar kullanılarak

    hastanede yapılmaktadır.

    HİSTERESKOPİ ENDİKASYONLARI (UYGULAMA SEBEPLERİ) NELERDİR?

    Histeroskop en sık anormal uterin kanamaların nedenini bulmak için kullanılır. Anormal uterin

    kanama demek, bir kadının menstruasyon kanamalarının daha fazla miktarda olması veya

    normale göre daha uzun veya kısa sürmesidir. Adet dönemi dışında oluşan kanamalarda anormal

    uterin kanamalar içerisinde değerlendirilir.

    1-Polip ve miyomların çıkartılması

    2-Yapışıklıkların açılması: Rahim içinde adet kanamalarına sebep olan endometrium yüzeyinin

    yapışması Asherman sendromu olarak adlandırılır. Yapışıklıklar adet düzensizliğine ve infertiliteye

    neden olabilir.

    3-Septum: Rahmin doğumsal bir anomalisidir ve tekrarlayan düşükler veya infertilite ile ilişkilidir.

    Histeroskopi ile septum kesilerek rahim içi normal bütünlüğüne kolayca kavuşturulmaktadır.

    4-Anormal kanamalar: Aşırı ve ağır adet kanamasının nedenlerinin tespiti ve endometriumun

    yakılması ile şikayetlerin azaltılması mümkündür.

    5-Essure: Essure ile tüpler ve rahim arasındaki bağlantı kanalı mekanik olarak tıkanmaktadır.

    Gebelikten korunmak için ve hidrosalphenks nedeniyle gebe kalamayan hastalar için kullanılan bu

    yöntem kliniğimizde anestezi altında uygulanmakta, yarım saatlik bu operasyon sonrasında

    hastalarımız hiçbir şikayetleri olmadan normal yaşamlarına dönmektedir.

    HİSTERESKOPİ AMELİYATLARI NASIL YAPILIR?

    Ameliyat öncesinde sizi rahatlatmak ve gevşemenizi sağlamak için bazı ilaçlar verilebilir; ağrıyı

    kontrol etmek için genel veya lokal anestezi alabilirsiniz. Genel anestezi alırsanız işlem sırasında

    uyuyor olacaksınız.

    Histeroskopi muayenehane veya ameliyathanede yapılabilir. Kanamanızın olmadığı bir dönem

    içinde yapılaması gerekir. İşlemi kolaylaştırmak için doktorunuz serviksinizi (rahim agzı)

    genişletecek bazı ilaçları işlem öncesinde verebilir veya özel aletler ile bunu yapabilir.

    Öncelikle vagina içine bir spekulum yerleştirilir. Daha sonra histeroskop nazikçe içeriye doğru

    itilerek , serviksten geçirilip uterusun içine yerleştirilir. Uterusun içini görebilmek için sıvı

    medyumlar kullanılarak ,uterus şişirilir. Bu genişleme doktorunuzun rahimin iç yüzeyini görmesini

    ve değerlendirmesini sağlar. İşlem sırasında kullanılan sıvı miktarı dikkatle takip edilir. Eğer

    biyopsi veya başka bir işlem yapılacaksa diğer aletler histeroskopun içinden yerleştirilerek

    kullanılır.

    UYGULAMA SONRASI:

    İşlemden kısa bir süre sonra eve gideceksiniz. Eğer genel anestezi aldıysanız , etkisi geçene

    kadar birkaç saat izlenmeniz gerekir. İşlemden sonraki birkaç gün boyunca hafif kanamalı bir

    akıntı ve kramp şeklinde kasık ağrısı olması normaldir. Ağrınızı azaltmak için ağrı kesici ilaçları

    kullanabilirsiniz. Eğer yoğun bir kanama , yüksek ateş veya şiddetli ağrınız olursa derhal

    doktorunuzu arayarak bilgi veriniz.

    HİSTERESKOPİ DEZAVANTAJLARI NELERDİR?

    Histeroskopi genel olarak güvenli bir işlemdir. Fakat bazı küçük problemlere yol açabilir. En sık

    izlenen problem histeroskopun cerviks veya uterusu zedeleyerek kanama yapmasıdır, çok

    nadiren işlemde kullanılan fazla sıvının kan dolaşımına geçmesidir. Çok nadir olarak histeroskopi

    ciddi sorunlara yol açabilir.

  • 3.TRİMESTER (Üçüncü 3 ay ) 28 – 40 HAFTA ARASI

    3.TRİMESTER (Üçüncü 3 ay ) 28 – 40 HAFTA ARASI

    28. Hafta

    – Kaş ve kirpikler iyice belirgindir !

    – Saçlar uzamaya devam eder

    Yine de, bazısı pek az saçla da doğabilir.

    – Gözler de tamamlanmıştır.

    – Hatlar yuvarlanmaya başlar.

    – Kas tonusu da gelişmektedir.

    Anne karnında Olimpiyat nasıl olurmuş bakalım ? Kendinizi hazırlayın.

    – Ayaklar 5.5 cm. boyundadır.

    – Akciğerler dış ortamda nefes almaya hazırdır artık.

    Ancak, erken doğumda halen tedavi gereksinimi yüksektir

    – Yaşasın ! Bebeğiniz bir kiloya ulaştı. Boyu da 37.6 cm.

    29. Hafta

    – Baş-gövde oranı oturmuştur.

    Her geçen gün yenidoğan görünümüne daha çok benzemektedir.

    – Ciltaltı yağ depolanmaya devam eder

    Şimdi artık ‘gerçek’ dünyaya hazırlanıyor.

    – Beyni artık solunum refleksini ve vücud ısısını ayarlama yetisine sahip.

    – Gözler, yuvalarında hareket etmeye başlar.

    – Bebek hareketleri iyice kuvvetlenmiştir.

    – Bebeğiniz 1150 gr. ve 38.5 cm.’e ulaştı.

    30. Hafta

    – Bebeğiniz büyüdükçe, amniyos sıvısı azalmaya başlar.

    Ama, kendinizi daha hafif hissetmekten uzaksınız, değil mi?

    – Göz hareketleri artık bir ışık kaynağını takip edecek kadar gelişmiştir

    – Cildini kaplayan ‘lanugo’ tüyleri dökülmeye başlar.

    – Artık kan yapımından kemik iliği sorumludur.

    – 40 cm. boyunda 1320 gr. ağırlığında bir bebektir artık.

    31. Hafta

    – Gözler, ışık ve karanlığa tepki verir.

    – Fiziksel gelişim hızı biraz yavaşlar

    Kalan süre daha çok kilo artışı ile geçecektir. Yaklaşık doğuma kadar kilosu iki kata

    çıkacaktır.

    – Ciltaltı yağ birikimi cildin rengini kırmızıdan pembeye dönüştürür.

    – Kemikler büyüyüp sertleştikçe kalsiyum, fosfor ve demir depoları artmaktadır

    – Beyinin ikinci hızlı büyüme evresine geçilir. Hücre sayısı durmadan artar.

    – Gelişimini tam tamamlamamış tek temel organ akciğerlerdir.

    -‘Ben artık 41 cm. ve 1500 gr. oldum’.

    32. Hafta

    – Artık eskisi kadar dolanmadığını fark edersiniz!

    Sadece alanı daraldı. Aslında iyi, ama henüz biraz daha büyümesi gerekli.

    – Beş duyu tam olarak çalışmakta.

    – Ayak tırnakları maniküre hazır olmasa da artık gelişimini tamamladı.

    – Beyin çalışmaları 8. aydan başlayarak uyku fazlarının oluştuğunu gösterir. Daha fazla

    uyumaya başlar.

    – Acaba rüyasında ne görüyor dersiniz ?

    – 1800 gr. ve 43 cm. olmak kolay değil

    33. Hafta

    – Amniyos sıvı miktarı en üst düzeydedir.

    – Beyin gelişiminde hücreler arası bağlantı sayısı artar

    Öyle ki, emme ve yutkunma işlevini solunumla uyumlu yapabilir.

    – Birçok kemik sertleşirken kafatası halen yumuşaktır ve eklemler tamamlanmamıştır

    Doğum eylemini kolaylaştırmak için kafa kemikleri hareketli olmalıdır.

    – Bebeğiniz aralıklı olarak derin nefes almaktadır

    Ama hava değil suyu teneffüs eder. Bu sorun oluşturmaz çünkü oksijeni plasenta

    sağlamaktadır. Bu bir egzersizdir aslında. Kasları geliştirip ‘sürfaktan’ yapımını arttırmaya

    yarar.

    – Erkek bebeklerde testisin skrotuma inişi tamamlanmak üzeredir. Bazen bir veya ikisi de

    doğuma kadar inmeyebilir.

    – Boyutlar ise 44 cm. ve 2000 gr. olmuştur..

    34. Hafta

    – Tamamen bir yenidoğan gibi davranmaya başlar

    Uyanıkken gözler açık, uykuda ise kapalıdır.

    – Göz kırpmasını öğrenmiştir.

    – Size ait bağışıklık maddeleri plasentadan bebeğinize taşınır.

    Anne sütü bu maddelere katkıda bulunacaktır.

    – Sıklıkla doğum pozisyonu olan ‘baş geliş’ şeklini almıştır.ak için kafa kemikleri hareketli

    olmalıdır.

    İlk gebelikse hele baş yerleşmeye bile başlamıştır.

    – Artık tırnaklar parmakların ucuna ulaşmıştır.

    Doğduğunda yüzünü bile tırmıklıyabilir !

    – Boyu 46 cm. olan bebeğiniz 2150 gr.dır.

    35. Hafta

    – Bu haftada doğan bir çok bebek yaşayacak ve uzun dönem sorunu da olmayacaktır.

    – Kol ve bacaklarda belirgin yağ artışı gözlenir

    Böylece, ısı kontrolünü sağlayacaktır.

    – Artık iyice rahim içini kaplamaktadır. Göğüs kafesinize doğru bası artmıştır.

    Göğüs kafesinize doğru bası artmıştır.

    – Testisler normal pozisyonunu almıştır.

    – ‘Ben artık 47 cm. boyunda ve 2400 gr. ağırlığındayım.

    36. Hafta

    – Neredeyse doğuma hazırız!

    Gelişmesi halen gereken, sadece akciğerler.

    – Bu zamana kadar olmadıysa artık şimdi bebek doğum kanalına yerleşir. Sizin için nefes

    almak kolaylaşır, ama bu seferde yürümek zor olabilir!

    İlk doğumunuz değilse bu ‘hafifleme’ doğum başlangıcına kadar olmayabilir.

    – Yağ birikimi diz ve dirsekte gamzeler, boyun ve ensede çizgilenmeler yapar.

    – Cilt ise bebeksi yumuşaklığa ve pürüzsüzlüğe kavuşmuştur.

    – Damaklar sertleşmiştir.

    Dişlerin çıkması ise aylar alacaktır.

    – Böbrekler tam kapasite boşaltım yaparken karaciğer de bazı atıkları kandan temizler

    – Bu aşamada bebeğiniz 48 cm. ve 2700 gr.dır.

    37. Hafta

    – Ortalama 3000 gr. ve 49 cm. olmuştur bebeğiniz.

    Gelişmesi halen gereken sadece akciğerler.

    – Artık ‘miyadında’ kabul edilse de biraz daha anne karnında kalmanın da yararı olacaktır.

    – ‘Su altında soluması şaşırtıcı değil mi?

    – Kavrama iyice kuvvetlenmiştir.

    Az kaldı parmağınızın kavrandığını hissetmeye !

    – Birkaç hafta önce ışığa doğru gözlerini çeviriken şimdi artık başını döndürmektedir.

    38. Hafta

    – Ortalama bebek 3300 gr. ve 50 cm.dir.

    – Amniyos sıvısı iyice azalır.

    Hıçkırık sıklığı artar.

    – Barsaklarında ‘mekonyum’ denilen ilk gaita bulunur.

    – Baş ve karın çevresi neredeyse aynıdır. Tişörtün baştan geçmesinde zorlanmanın nedeni

    çıktı ortaya !

    39. Hafta

    – ‘Lanugo’ tüyleri neredeyse tamamen dökülmüştür.

    Yine de, yenidoğanda omuz, kol, bacak ve kıvrım yerlerinde gözlenebilir.

    – Akciğer gelişmiş ve ‘sürfaktan’ yapımı artmıştır. Dışarıya uyuma hazırdır!

    – Yağ depolamaya devam eder. Özel bir yağ tipi olan ‘kahverengi yağ’ ise doğum sonrası ilk

    haftalar ısı kontrolünü sağlayacaktır. Bunun birikimi ise ense, omuzlar arası sırt ve iç organlar

    etrafındadır

    – Boyutlar 3400 gr. ve 51cm.'e ulaşmıştır.

    39. Hafta

    – ‘Verniksin’ çoğu kaybolmuştur

    Bazen birazı doğumda izlenebilir.

    – Bebeğinizin %15’i yağdır.

    – Yaklaşık % 60 – 75’i ise sudur!

    – Akciğerler doğuma kadar gelişmeye devam eder.

    – Büyüme sürdükçe saç ve tırnaklar da uzamaya devam eder.

    – Her iki cinste de sizden geçen hormonların etkisiyle meme tomurcukları belirgindir.

    – Doğduğunda ortalama 3500 gr. ve 51 cm. olacaktır.

    TEBRİKLER !

    Artık çocuğunuzu kucaklayabilirsiniz! Her anını doya doya yaşayın. Öyle çabuk büyüyorlar

    ki!

  • Gebelik

    Gebelik

    Hamilelik kadınlara bahşedilmiş en büyük ayrıcalıktır. Bu ayrıcalıklı ve özel zamanların sağlıklı ve

    sorunsuz tamamlanması için mutlaka hekim kontrolünde olmak gerekmektedir …

    Gebe kalmaya karar verdiyseniz eğer , öncesinde bir takım tetkiklerin yapılması gerekmektedir,

    bunda amaç tedavi edilebilir ve öncesinde tedbir alınabilecek bilinen veya bilinmeyen tüm

    hastalıkların tespit edilmesidir, Zira gebeliğin bağışıklık sistemini düşürücü etkisi vardır ve gebelik

    öncesi hafif yada farkedilmeyen hastalıklar gebelikte alevlenebilir,yine bu sebeblerden gebelik

    öncesi bir dişhekimi muayenesi de yapılması gerekir. Gebelikten 3 ay öncesinde 400 mg/gün folik

    asit te tüm dünyanın kabul ettiği bebeğin santral sinir sisteminin gelişimi için gerekli olan vitamin

    dozudur.

    Gebelik takibi gebeden gebeye değişmektedir,öncelik gebeliğin tespitidir,adet gecikmesinden

    yaklaşık 2 hafta sonra bebeğiniz ve kalp atışı uterus (rahim) içerisinde tespit edilebilir , tespit

    edilememesi durumunda dış gebelik veyahut sağlıksız bir gebelik olabileceği gözönünde

    bulundurulmalıdır ,sağlıklı bir gebeliğiniz var ise bebeği etkileyebilecek bir hastalığınızın olup

    olmadığının tespiti için yine bir takım tetkikler gerekecektir.

    Herşey yolunda ise aylık rutin kontroller yeterli olacaktır. Dogum yaklaştıkça (34. Hafta sonrası)

    görüşme sıklıkları 2 haftaya kadar düşecektir.

    Tüm bu süreçte yapılması gerekenler ;

    11-14 . Haftalar arası ense kalınlığı ölçümü ile ikili tarama testi ; halk arasında zeka testi diye

    isimlendirilen tarama testlerinden en güveniliri.. Bu testin bir nedenle yapılamaması veya hastanın

    istemesi durumunda 3 lü tarama testi 4 lü tarama testi yapılabilir.

    18-22. Haftalar arasında bebeğin gelişiminin ayrıntılı değerlendirilmesi için Fetal Anomali

    Taraması (ayrıntılı ultrason)

    24-28. Haftalar arasında 50 gr glikoz tarama testi ( şeker taraması)

    34-42. Haftalar arasında Fetal iyilik halinin değerlendirilmesi için AFI (bebeğin suyu) ölçülmesi ve

    NST ( non stres test) takipleri

  • İnfertilite ve Tüp Bebek

    İnfertilite ve Tüp Bebek

    Korunmasız 1 yıl süreyle düzenli ilişki olmasına karşın cocuk sahibi olamama durumudur. Ancak

    anne yaşı ileri ise bu 3 – 6 ay’a kadar inebilen bir süredir.

    Değerlendirmede *Spermiogram

    Adetin 2 veya 3 günü bazal hormonlar estradiol fsh lh tsh prolaktin gerek duyulduğunda AMH

    Transvajinal ultrasonla antral folikül sayısı

    Histerosalpingografi(HSG) rahim filmi tüplerin açıklığı ve rahmin şeklini belirler

    Histereskopi rahim içinde polip, anatomik bozukluk şüphesi gibi özel bazı durumlarda istenebilir

    Ovulasyon İndiksiyonu hastanın sonuçlarına göre hap veya iğne ile yapılır.

    Aşılama ovulasyon sonrası spermlerin özel bir işlemden geçirilip rahim içine verilmesidir.

    Tüp Bebek

    Bu aşamadaki hastanın tedavisi önce yumurtaları geliştirici iğne ler verilip arkasında yumurta

    toplanır fertilizasyondan sonra ise tekrar transfer işlemini içerir. Ekiplerin tecrübeleri ile

    işlemlerdeki komplikasyonlarda azalmıştır, başarılarda artmıştır.

  • Kızlık Zarı

    Kızlık Zarı

    Kızlık Zarı Dikimi (Hymenoplasti)

    Kızlık zarının yeri iç dudaklar arasında yaklaşık 1 – 1,5 cm içeride dıştan bakılınca görülemeyen

    ancak dudaklar açılınca izlenebilen ve ortasında açıklık olan bir alandır. Bizim gibi müslüman

    ülkelerde inançları gereği bekaretin göstergesi olan kızlık zarı kanaması önemlidir. Ancak

    unutulmaması gereken zar her zaman kanamaz. Bu anormal değildir yapısal olarak bazı kızlık

    zarları elastiktir ve cinsel birleşmede kanama gelmez. Bazende yırtılan alanda damar olmaması

    bu duruma yol açabilir.

    Zarın ortasındaki delik akıntı ve kanamanın direnajı için önemlidir. Bazen delik tamamen kapalı

    olur ve adet kanı hiç akamaz. Bu duruma imperfore hymen denir ve mutlaka cerrahi işlem

    gerektirir.Zarın diğer yapısal farklı şekilleride yuvarlak(anüler), yarım ay(kresentrik),

    bölmeli(septalı), çok delikli(kribriform), küçük delikli(mikroperfore) olabilir.

    Kızlık zarı cinsel birliktelik, mastürbasyonda vajene yabancı madde sokulması, travma, muayene

    ve doğumda bozulur. Mastürbasyonda sürtünme ile bozulmaz. Zarın tamirinde asıl amaç eski

    anatomik yapısına kavuşturmak ve cinsel birleşmede kan gelmesini sağlamaktır.

    Zar dikiminde kullanılan geçici dikim evlenmeden 3 – 4 gün önce yapılandır. Ancak tercih edilen

    kalıcı onarım dediğimiz fleb yöntemidir başarısı çok yüksektir. Lokal anestezi ve sedasyonlada

    yapılabilir. Dikişler tekrar alınmasını gerektirmez. Onarımın dışardan başka biri tarafından

    anlaşılması mümkün değildir. İşlem sonrası hasta günlük hayatına devam edebilir.

  • GENİTAL ESTETİK

    GENİTAL ESTETİK

    Labioplasti (İç Dudak Estetiği)

    En çok başvurulan genital estetik operasyonlarından birisidir. Normalde iç dudaklar dış dudakların

    arasında hafif olarak dışarı sarkabilen yukarıda klitorisi bir kılıf gibi örten vajen girişinde sonlanan

    kıvrımlı bir dokudur. İç dudaktaki sarkma bazen aşırıdır ve asimetrikte olabilir. Tek taraflı

    sarkmalarda fazladır.

    Genelde hormonal değişiklikler, travma, enfeksiyonlar, doğum nedeniyle iç dudak sarkmaları

    görülebilir.

    Hastayı bu durum sadece cinsel hayatta değil, görsel olarak, tuvalette veya kıyafetler içindede

    rahatsız edebilir. Tıbbı olarakta bu bölgenin nemli kalması tam temizlenememesi kötü kokuya,

    vajinite ve bartolin bez enfeksiyonlarına yol açabilmektedir.

    Labioplasti evli, bekar ergenliğini tamamlamış her bayana yapılabilir, kızlık zarı zarar görmez,

    normal doğum yapmasını etkilemez, orgazm olmaya olumsuz etkisi yoktur.

    Labioplasti denen bu cerrahi işlem genelde 30 – 45 dakikayı geçmez. Lokal anestezi veya

    sedasyonlada yapılabilir. İşlem sonrası dikiş almaya gerek yoktur, kuru ve temiz kalması yeterlidir.

    3-4 hafta cinsel ilişki yasak olmalıdır.

    Hastanın başarılı cerrahi sonrası özgüveni artışı cinsel yaşamda mutluluğunu artırdığı kesindir.

    Vajina Daraltma (Vajinoplasti)

    Vajen normalde esneyebilen bir dokudur. Ancak bu esneklik bazen aşırı tonus kaybı ile vajenden

    ses gelmesi, gaz çıkışı hissi, her iki partnerde cinsel duyarlılık kaybına ve boşluk hissine yol

    açmaktadır.

    Vajenin bu sekilde gevşemesi genetik nedenlerle olabileceği gibi normal dogum travmaları, kilo

    alımıylada olabilmektedir.

    Vajen daraltma operasyonu tecrübeli kadın doğum uzmanlarınca yaklaşık 1 saat kadar süren

    başarılı bir cerrahidir. İşlemden sonra 4 – 6 haftaya yakın bir süre cinsel ilişki yasaktır.

  • KÜRTAJ

    KÜRTAJ

    Yasal Tahliye istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için yasalarımıza göre 10. gebelik haftasına

    kadar yapılan bir işlemdir. Gebelik haftası sadece son adet tarihi değil ultrasonlada mutlaka teyit

    edilmelidir. İşlem öncesi 18 yaşını geçmiş ve bekar hastada kendi rızası, evli olanlarda eş onayı

    gerekir. 18 yaş altında ebebeyn rızası (imzalı onayı) şarttır.

    Gebelik teyidinde ultrasonun yeri çok önemli, işlem öncesi kese görülmesi ve dış gebelik olmadığı

    kesinleştirilmesi daha sonraki çıkacak sorunları başta önler. Yani kese görülmeden kürtaj

    olunmamalıdır.

    Ağrısız ve Vakumla Kürtaj için hasta aç gelmeli genellikle genel anestezi tercih edilsede nadir

    hastada (daha önce normal doğumuda varsa) lokal anestezi uygulanabilir.

    Tüm aletler ve ortamı steril hazırlamak şarttır. Tecrübeli kadın dogum uzmanlarınca yapılan

    vakumla kürtaj güvenilirdir. İşlem genellikle 5 – 10 dakikayı geçmesede hastaların anesteziden

    uyanıp masadan kalkması 20 – 30 dakikayı bulur. Dinlendikten sonra istediğini yer, içer ve günlük

    işlerine devam edebilir. Kürtaj işleminden sonra hasta uyanmadan yapılan ultrasonografiylede

    sorunsuz kürtaj oldugunu teyit edilmektedir.

    Kürtaj Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Doktorunuzun yazacağı antibiyotik ve ağrı kesiciyi mutlaka kullanınız.

    Kan uyuşmazlığı dediğimiz anne negatif, baba ise pozitif kan grubu olduğunda kan uyuşmazlığı

    iğnesi olarak bilinen iğneyi 72 saat içinde yaptırmalısınız.

    1 – 2 hafta içinde kontrole gitmeyi ihmal etmeyiniz.

    Kanama hastadan hastaya değişkenlik göstersede 7 – 10 günü genelde geçmez, bazen birkaç

    gün olmayıp arkasından adet kanamasını geçmeyen ağrılı bir kanama eşlik eder .

    Kanama çok açık renk, adetten aşırı ve halsizlikle beraberse doktorunuza hemen gidiniz.

    1 hafta cinsel ilişki, havuz, deniz yasağına uymalısınız.

    Kürtaj Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler steril ve vakumla yapılan dikkatli kürtaj ve ultrason

    kontrolleri ile minimuma inmiştir. Bu sorunların neler olabileceğini sıralarsak enfeksiyon, aşırı

    kanama, parça kalması, rahim delinmesi, rahimde yapışıklıklar olabilir.

    Tıbbi Tahliye adıylada bilinen kürtaj yapılması gerekli durumlar; ölü bebek, düşükten sonra parça

    kalması, annenin sağlığını tehdit eden ciddi hastalıklar yada bebeğin yaşamla bağdaşmayan

    sakatlık durumu sayılabilir. Bu durumlarda 10 haftanın üzerinde bir gebelik varsa heyet kararı

    dediğimiz üç hekim imzalı rapor gereklidir.

    Diğer Kürtaj Nedenleri ise anormal uterin kanama dediğimiz özellikle 35 yaş üzerinde düzensiz,

    sık ve fazla olan kanamalarda ayrıca menapoz sonrası dönemdeki kanamalarda yapılan tanı

    koymak amacıyla mutlaka patolojiye gönderilen kürtajlardır.