Kategori: Kadın Hastalıkları ve Doğum

  • Vajinismus Belirtileri

    Vajinismus Belirtileri

    Vajinismus, diğer yazılarımda da belirttiğim gibi ilişkiye girememe, ilişki esnasında vücudun kasılması ve bu kasılmaların ilişkiye engel olma durumudur. Vajinismus olduğunuzun belirtileri elbette sıralanabilir; ancak kesin tanı için alanında deneyimli uzman bir doktor tarafından muayene edilmek şarttır. Uzman tarafından yapılan muayenede hiç bir alet kullanılmaz ve kısa sürede tanı konulur.

    Vajinismus Muyum ?Vajinismus olan kişiler genelde ailesi ve çevresi tarafından ilişki konusunda bilgilendirilmemiş,eksik bilgilendirilmiş veya bilgisi olsa dahi kızlık zarının önemli olduğu konusunda baskı görmüş ,kişilerdir. İlişki sırasında istem dışı olarak vücutta kasılmalar meydana gelir ve bayan ya bacaklarını kapatarak ya da eşini iterek ilişkiye izin vermez. Çok istekli olup buna izin verse bile acı ve ağrı hisseder, eşi de kendisine bir duvar örülmüş gibi zorlanır.

    Vajinismus Muyum ?
    Belirtileri :

    • İlişki esnasında çok fazla ağrı ve acı hissedebilirsiniz.
    • Eşinizle birlikte olmayı çok isteseniz dahi istem dışı gelişen kasılmalar yüzünden kendinizi ilişkiye tamamen kapatırsınız ve bu durum resmen bir duvar gibi ilişkinin gerçekleşmesine imkan vermez.
    • İlişki denemelerinde oldukça kaygı ve endişe duyarsınız.
    • Sürekli olarak bacaklarınızı kapatabilirsiniz ve kendinizi geri çekebilirsiniz.
    • O zaman geldiğinde korku, aşırı terleme, bunaltı, titreme gibi durumlar yaşayabilirsiniz.
    • Eşinizi iterek ilişkiye hiç izin vermeyebilirsiniz ya da ilişki kısmen gerçekleşmiş olur.
    • Bu durum yüzünden kendinizi suçlu hissedebilirsiniz ve ağlama krizine girebilirsiniz.
    • İlişki durumunun sürekli bu şekilde mi olacağı konusunda endişe duyarsınız ve bu durumu sürekli olarak ertelemeye çalışabilirsiniz.
    • Sadece ilişki durumunda değil, vajinal muayene esnasında da muayeneye izin vermeyebilirsiniz.

    Bu gibi sorunlarla karşılaşıyorsanız Vajinismus olabilirsiniz. Tabi ki kesin tanı için bir uzman tarafından muayene edilmenizde fayda vardır. Vajinismus olan birinde bu belitilerin hepsi olacak diye bir şart yoktur. Kimi ilişkiye hiç izin vermez kimi de izin verse dahi acı ve ağrı hisseder.

    Ben kliniğimde öncelikle Vajinismus olup olmadığınız hakkında kesin tanıya karar veriyorum. Daha sonra çiftimizle konuşarak aile yapısı, çevresi ve daha önce bu duruma sebebiyet verecek bir olayla karşılaşıp karşılaşmadığı hakkında bilgi ediniyorum. Vajinismusta hafiften şiddetliye doğru 1’den 5’e kadar derecelendirme vardır ve hastamızın hangi düzeyde olduğunu tespit ediyorum. Bu derecelendirme sonunda hangi yöntemi uygulayacağıma ve nasıl bir seyir izleyeceğimize karar veriyorum.

    Hastalarımla aramda güvenli bir ortam oluşması ve iyi bir iletişim kurabilmemiz açısından görüşmelerimizin gizliliği konusunda oldukça hassas davranıyorum.

    Siz de vajinismus olduğunuzu düşünüyorsanız evliliğinizde bu konuda daha fazla sıkıntı yaşamayın ve gelin bu durumu birlikte aşalım. Tedavi sonucunda kliniğimizden mutlu bir şekilde ayrılın.

  • JİNEKOLOJİ

    JİNEKOLOJİ

    İdrar Kaçırma ve Rahim Sarkması

    Hasta iyi bir anamnez ve muayene ile değerlendirilmeli eşlik eden sistemik hastalıklarda göz ardı edilmemelidir. Örnegin diyabeti olan hastada hissetmeden olan kaçırma bu genelde ilaç tedavisini ön plana alır.

    Pelvis taban desteği azalmasının yol açtığı tüm sarkmalarda gerekirse hasta cerrahiden fayda sağlar önemli olan hastanın doğru seçilerek ameliyata alınmasıdır. Cerrahi sarkma derecesine göre değerlendirilip yapılır.

    • Korunma Yöntemleri
    • Hormonal yöntemler
    • Doğum kontrol hapları
    • Aylık ve üç aylık enjeksiyonlar
    • Rahim içi araçlar
    • Cilt altı implantlar
    • Tüp Ligasyonu

    Bartolin Bezi Enfeksiyonları

    Bu bezin yerleşimi vajenin girişinde iki taraflıdır salgıları kanalla vajene açılır. Bu kanal tıkanınca bartolin kisti ve enfeksiyonunda da absesi oluşur. Uygulanan prosedürlerle direnajı sağlanmasına rağmen sık tekrarlarsa bez cerrahi olarak alınabilir.

    Polikistik Over

    Adet düzensizliğinin en sık nedenlerindendir. Kısırlık nedenlerindede ilk sıralarda yer alan bu hastalığın tanısı ultrasonda çok sayıda küçük kistler içeren over görüntüsü ile konur. Erkeklik hormon yükselmesine bağlı sivilce, tüylenme, yağlı cilt, şişmanlık, insülin direnci, kalp damar hastalığına yatkınlık olur.

    Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar

    Bu enfeksiyonlarda korunma yöntemi olarak kondom kullanımı çok önemlidir. Bunlar klamidya, gonore(belsoğukluğu), sifilis, trikomonas, HIV(AIDS), HepatitB, HPV dir. Eş tedavisi ve erken başvurular tedaviye alınan cevabı artırır.

    Vajinal Akıntı

    Fizyolojik olarak vajinal akıntı şeffaf, akışkan, kokusuz, renksiz olan akıntıdır. Bu bölgede yer alan salgı bezleri ve doğal flora bozulmadığı sürece akıntıda enfeksiyonla sık karşılaşılmaz. Bunun için çamasırlar pamuk veya yünlü olmalı, pedler sık değiştirilmeli, tuvalette temizlik önden arkaya yapılmalıdır.

    Gebelik, sık antibiyotik kullanımı ve diyabette özellikle kandidal vajinit izlenir. Bakteriyel vajinozis ve trikomonas vajinitide diğer vajinit nedenleridir.

    Menopoz

    En sık ateş basması şikayeti ile gelen hastalarımıza hormon tedavisi, mutlaka tüm rutin sağlık kontrolleri (smear, mamografi, kemik dansitometri, tüm batın ve vajinal ultrasonu, kan tetkikleri) sonrasında riskler anlatılarak verilir. Eskiden rutin olan hormon alımı artık sadece ateş basması endikasyonunda verilir olmuştur. Erken yaştaki menapozda kardiovasküler hastalıktan ve osteoporozdan korumak amacıyla hormon tedavisi gündeme gelir.

    Over Kistler

    En sık rastanan basit kistlerdir. Genelde hormonal nedenlerle oluşur ve şikayete neden olmayabilir, büyükse karında şikinlik ağrı yapabilir. Kistin sapından kendi etrafında dönmesine torsiyon denir, acil cerrahi gerekir. Torsiyon riski büyüklükle arttığı için büyük basit kistlerde cerrahi planlanabilir.

    Endometrioma infertilite, kronik pelvik ağrı ve karın içi yapışıklıklara neden olabilen çikolata kistleridir.

    Dermoid kistlerde overde rastlanan ve cerrahinin planlandığı kist grubudur.

    Kist cerrahilerinde laparaskopik cerrahi tercihdir.

    Myom

    Halk arsında ur olarak bilinen rahimin iyi huylu kitlesidir. Rahimde yerleştiği yere göre ve büyüklüğüne bağlı olarak şikayetlere yol açar. En sık kanama şikayeti yaratır buna bağlı derin kansızlıklar izlenir. Büyüklüğüne bağlı olarak yarattığı bası idrara sık çıkma ve kabızlığa neden olur. Küçük boyutta olup hastada şikayet yaratmıyorsa takip edilir. Büyük olması buna bağlı şikayetlere yol açması durumunda, aşırı kanama, infertilite, gebelik kayıplarına neden olduğu durumlarda hastanın yaşı, gebelik isteğine göre cerrahi prosedür belirlenir.

    Amenore ( Adet Olamama )

    Bu durumda yaşa bağlı tanı için gidilecek yollar farklıdır. Hiç adet olmamış kişide tanı genital sistem anomalilerini içeriyorsa genetik inceleme yapılır. Genital sistem normal ise beyinden yumurtalığa kadar olan yol değerlendirilir. Ancak daha önce adet olmuş bir bayanda ilk akla gelen gebelik durumudur. Gebe değilse hormonlar değerlendirilir.
    Aşırı ve Düzensiz Adet ( Anormal Uterin Kanama )
    Adelosan dönemde beyin yumurtalık arasında ilişki oturana kadar olabilir.

    Doğurganlık çağında gebelik testi mutlaka yine ihmal edilmemelidir. En sık nedenler myom polip, endometrial hiperplazi olarak bilinen rahim duvar kalınlaşması, rahim içi araç, endometrit denen rahim duvar iltihabıdır. Hasta 35 yaş üzeri ise rahim duvarından biobsi ve smear alarak kanser gibi nedenle olabilecek kanamaları ekarte etmeliyiz.

    Menopoz da ise ençok neden rahim duvarı incelmesi olarak bilinen atrofi olsada smear ve rahim duvarından patolojik tanı için biobsi alınmalıdır.

  • SEZARYEN İLE DOĞUM

    SEZARYEN İLE DOĞUM

    Sezaryen bebeğin normal vajinal yolla doğumu gerçekleşmediğinde veya gerçekleşmeyeceği durumlarda anne ve bebeğin hayatını kurtaran bir ameliyattır. Karın ön duvarından ve rahimden bir kesi ile yapılan doğum şeklidir.

    Sezaryen Nedenleri

    • Plasentanın rahim ağzına yerleşmesi (plasenta plevia) veya plasentanın erken ayrılması (ablatio plasenta )
    • Bebeğin kalp atışlarında acil doğumu gerektirecek bozulma olursa (fetal distres durumunda)
    • Önceki rahim ameliyatlarından dolayı veya sezeryan öyküsünden dolayı
    • İri bebek, baş pelvis uygunsuzluğu ve ilerlemeyen doğum süreçlerinde
    • Geliş anormalileri dediğimiz ters geliş (makat geliş ) veya yan geliş (transvers geliş ) durumlarında
    • Annede aktif HPV enfeksiyonu
    • Çoğul gebeliklerde

    SEZARYANA HAZIRLIK

    Sezaryen için en az 6 saat aç ve susuz olunması istenir. Planlanan sezaryen saatinden 2 saat öncesinde hastanede olunmalıdır.Üzerinizde metal hiçbir takı bulunmamalı ve ağır makyajdan kaçınılmalıdır. Gerekli tetkikleriniz hazırlandıktan sonra hemşireniz tarafından üzeriniz giyindirilecektir. Anestezi tercihimiz genellikle bölgesel dediğimiz epidural veya spinal dir. Anestezi uzmanı tarafından tekrar değerlendirilip anestezi şekli gözden geçirilir ve karar verilir.

    Ameliyathaneye eşinizde eşlik etmek isterse bilgilendirilme yapılarak alınır. Tüm ekiple ameliyathanede tanışıp önce anestezimiz yapılır. Eğer genel anestezi ise siz steril şekilde örtülüp ameliyat masası da hazırlandıktan sonra uyutulursunuz. Epidural ve spinal anestezide ise önce ince bir kataterle anestezi uzmanı tarafından anesteziniz yapılır, sonrasında ise sondanız takılıp ameliyat bölgesi solüsyon ile temizlenip steril örtülür ve sezaryen başlar.

    Tüm bu aşamalarda ameliyat ekibimizle size yardımcı olup kaygı ve endişe yaşamamanız için elimizden gelen özeni gösteriyoruz.

    Sezaryen başlayınca yaklaşık 5 dakika gibi bir sürede bebeğimiz çıkar ve çocuk uzmanımıza teslim edilir. Çocuk bakımları devam eder ve sizinle tanıştırılırken, bizim sezaryenimiz de artık biter. Hep beraber artık odamıza çıkıp takiplere başlarız. Ekibin ilk işi bebeğin emzirilmesidir.

    Annenin, kanama kontrolleri tıbbi tedavileri devam ederken sıvı gıda genel anestezi almadıysa hemen alabilir.Ameliyattan altı saat sonra ayağa kaldırıp sondasını çıkarırız. Artık dikkatler emzirmeye çevrilmiştir. Anne ilk kalkışın ardından gün boyunca ne kadar çok yürür ve sıvı içerse her şey bir o kadar yolunda gidecektir.

  • GEBELİKTE  EGZERSİZ

    GEBELİKTE EGZERSİZ

    Gebelikte egzersizin sakıncalı olduğu durumlar nelerdir?

    Düşük riski olanlar,bebekte gelişme geriliği tespit edilenler,erken doğum riski olanlar,gebelikte tansiyon gelişen hastalar ve kanamalı gebelerde egzersiz yapılmamalıdır.

    Gebeler nasıl egzersizler yapmalıdır?

    Günde 30 dk kadar düzenli egzersiz önerilir. En çok yürüyüş ve yüzme olabilir. Yoga ve pilateste özel gebelik programları ile gebelik sırasında ve doğuma hazırlamada çok faydalıdır.

    Egzersizler sırasında nelere dikkat edilir?

    Nefes darlığı ,göğüste sıkışma hissi ,tansiyon düşmesi,baygınlık hissi ,baş ağrısı ,rahimde kasıklarda ağrı,vajinal sıvı gelmesi şüphesi ,bebek hareketlerinde azalma olursa doktorunuzla yeniden değerlendirilip egzersiz uygun mu tekrar gözden geçirilmelidir.

    Egzersizin faydaları nelerdir?

    Egzersiz her zaman olduğu gibi gebelikte de en çok kilo alınımını düzenlemekle birlikte psikolojik olarak rahatlama sağlayacaktır.Yarım saat düzenli yapılan egzersiz gün içindeki duygu durum düzenini destekleyip iyi hissetmesini sağlayacaktır. Uyku düzenini destekler.Ödemin azalmasını sağlar. Kramp ve eklem ağrılarını azlatır . Gebelik sırasında karın büyümesine bağlı bozulacak olan omurga ve duruş anomalilerini azaltır.Kabızlık, şişkinlik, gaz şikayetlerini azaltır.

    Yüzme de dikkat edilecek konular nelerdir?

    Havuz temiz olmalı ,temiz tutulması için katılan kimyasal oranına dikkat edilmelidir. Havuzdan sonra hemen duş alınmalıdır. Yüzme bitince havuzda uzun kalınması önerilmez.

    Hamilelikte YOGA

    Yoga doğru nefesi öğreten gebe programları ile doğumu kolaylaştırıcıdır ve doğum anında faydası vardır. Doğru duruş şekli öğretildiği yogada doğum sonrası normal vücud şeklinize dönüşte de tüm egzersizler gibi etkilidir.

    Yoga hem zihninize, hem de bedeninize iyi gelir.Bunun dışında sabah bulantılarını azaltır.Postür bozukluklarını önler. Krampları azaltır. Kan dolaşımını hızlandırarak kas ve eklem ağrılarını azaltır.Ödemi tüm egzersizler gibi azaltıcaktır. Yoga doğumu kolaylaştırır. Öğrettiği doğru nefes ,doğru gevşeme, karın ve solunum kaslarını güçlendirerek etkili olur.

    GEBELİKTE PİLATES

    Artık sağlık bakanlığıda gebe programları düzenleyerek pilatesi etkinleştirmektedir .Pilates dengeli ve akıcı hareketlerle doğru nefes alıp vermeyi öğreterek etkilidir.Hem psikolojik hem de bedensel rahatlama sağlar Bel ve sırt ağrılarını azaltır . Ödemi azaltarak ,karın kaslarını ve pelvis kaslarını güçlendirip ,gevşemeyi öğretir.Doğumda çok yardımcı olacaktır .Pilates mutlaka eğitmen eşliğinde yapılmalıdır. Çeşitli büyüklükte toplar,sopalar,yastıklar kullanılarak yapılır.

  • Myomlar ve Over Kistleri

    Myomlar ve Over Kistleri

    Myomlar

    Kadınlarda sık gördüğümüz diğer bir hastalık da miyomlardır. Miyomlar değişik büyüklüklerde ve değişik yerlerde karşımıza çıkabilir.Rahimin dış zarında orta katmanında veya iç zarında görülebilir.Büyüklüğüne ve yerleşim yerlerine göre değişik şikayetlere neden olabilir.Düzensiz vajinal kanamalar,kasık-bel ağrısı, adet kanamasının uzun sürmesi bunlardan bazılarıdır.Miyomlar takibe alınır,incelenir ve hastada oluşturduğu şikayetlere göre tedaviler belirlenir. Bazı durumlarda hastanın ameliyat olması en uyun çözüm olur.Genç hastalarda sadece miyomun alınıp rahimin bırakıldığı miyomektomi yapılırken daha yaşlı kişilerde miyom rahim ile birlikte komple alınabilir. Buna da histerektomi denir.

    Ancak çoğu hastada ameliyata gerek kalmadan basit tıbbi tedaviler ile bu sorunun üstesinden gelinebilir.

    Over Kistleri

    Kadınlarda yumurtlamanın başlaması ile birlikte en sık görülen problemlerden birisi de Yumurtalık kistleridir. Bunlar çoğunlukla tesadüfen ultrason esnasında saptanır ancak hastayı endişelendirebilir. Oysa ki bu kistlerin büyük çoğunluğu zararsız olup basit tedaviler ile geriler.Ultrason yapıp bazı tetkikler isteyerek bu kistlerin zararsız olduğunu tespit ettikten sonra hastalarımızın kaygılarını giderip onları tedavi edebiliriz

  • DOĞAL DOĞUM

    DOĞAL DOĞUM

    Doğal doğumda amaç doğal giden seyri müdahalesiz izlerken hastamıza verilen destek ve motivasyonla zamana takılıp kalmasından kurtarmak, motivasyon ve ağrı hissini azaltacak doğru nefes ve hareketlerle gerekirse masajlarla süreci sağlıklı bir şekilde tamamlamaktır. Tabi ki tıbbi bir gereklilikte müdahale olabileceğini bilgilendirmektir.

    Doğal doğuma öncelikle verilecek ön bilgiler ve tavsiyelerle hastalarımızı beden ve zihin olarak hazırlamak ilk aşamadır. Doğum sırasında yalnız kalmayacağı bilgisi de önemlidir. Motivasyon kaybına asla izin vermeyeceğimizden emin olunmalıdır.Her imkan ve olanak sağlansa da, seyirde tıbbi olarak gereken müdahale şart olduğunda da hekime olan güveni tam olup bunu kabul etmesi konusunda eksiksiz bilgilendirme şarttır.

    Dünya sağlık örgütünün de kabul ettiği Lamaze felsefesinde kurallar şöyledir;

    Doğum kendisi başlamalıdır. Burada tıbbi olarak gebelik doğumu başlatmayı gerektiren bir endikasyön içermiyorsa kendi başlayana kadar beklenilmektedir.
    Doğum boyunca annede hareket özgürlüğü olmalıdır. Yani doğum takibi boyunca istediği gibi hareket etmeli. Yürüyebilir, oturabilir, çömelebilir bu vücudunun nasıl rahat ettiği ile ilgilidir.
    Doğum yapan kadınlara duygusal ve fiziksel olarak destek verilmelidir. Ağrıyla baş edebilmenin yolu yanınızdaki ekibin sizi telkin edip doğumun seyrinin sorunsuz olduğu, güven içinde olduğunuzu hissettirmesidir. Doula adı verilen bu destek kişi çok önemlidir.
    Doğum eylemi boyunca müdahalelerden kaçınmak. Bu müdahaleler neler olabilir :

    • Aç bırakmamak,
    • Sürekli NST dediğimiz monitöre devamlı bağlamamak,
    • Seruma sürekli takılı bırakmamak,
    • Doğumu diğer hızlandıran manipülasyonları yapmamak,
    • Epizyotomi gerekmedikçe açmamak gibi.

    Doğumda doğal ve aktif ıkınma yöntemleri kullanmak. Yani oturma, çömelme, diz dirsek pozisyonlarından hangisini ister nasıl rahat ederse bu arada doğru nefeslerle yardımcı olmaktır.
    Doğumdan sonra anne ve bebek bir arada tutulup emzirme için yeterli zamanı tanımaktır.
    Doğum sonrası ve sezaryen sonrası sorun yoksa TEN TENE TEMAS sağlamak dediğimiz annenin göğsüne çıplak şekilde bebeği verip üzerini bir battaniye ile örtmek emme refleksi, ısı dengesi, duygusal yönden pek çok faydası vardır.

    HYPNOBİRTHİNG dediğimiz, hipnozun doğumda uygulanması ile bilinç altı korkular azaltılmaktadır. Gevşemeyi öğreten ve ağrı hissetmemesini sağlayacak özel tekniklerle nefes egzersizleri ile yardımcı olunmaktadır. Bu yöntemde hasta uyanıktır.

  • AĞRISIZ NORMAL DOĞUM

    AĞRISIZ NORMAL DOĞUM

    Gebelerimize ağrısız normal doğum imkanını ANKARA’da özel hastanelerde çok tecrübeli anestezi uzmanlarımızın da katılımıyla başarılı şekilde gerçekleştirmekteyiz. Doğum öncesi verdiğimiz detaylı bilgilendirmeler ile hastalarımızın epiduralli normal doğum sık tercihleri olmuştur. Ağrı şiddetinin tarifi kişiden kişiye çok değişir. İlk gebeliği olan hastaların etraflarından duydukları ile kaygılarını çok artırır. Elinde epidural gibi ağrısız doğum imkanının olduğunu bilmesi bile normal doğuma hastalarımızın motivasyonunu artırmaktadır.

    Epidural anestezi, aktif doğum eylemi başlayınca yapılan( 3-4 cm açıklık olduğunda) anestezidir. Anestezi uzmanı belden ince bir katater yardımıyla anestezik madde vererek 10 -15 dakika sonrasında ağrıların geçmesini sağlayan bir anestezidir. Hastanın doğum eylemi ilerler, kasılmalar ritmik devam eder, bu kasılmaları kasıklarda bası hissi olarak hissedilir. Hasta yürüyebilir. Ikınma hissi kaybolduğundan endişelenip yaptırmak istemeyen hastalarımıza, bu anestezinin kesinlikle doğuma engel olacak bir anestezi olmadığını anlatıyoruz. Ikınmanızı çok rahatlıkla yapabilirsiniz. Zaten bu sırada size tüm yardımlar için hazır yanınızda olacağız. Bu epidural anestezi şekli epizyotomide rahatlık sağlayıp ağrı hissetmemenizi sağlayacaktır. Epidural anestezi sırasında normal doğum olmazsa sezeryan gerektiği durumda anestezi dozu ayarlanarak epidural anestezi ile sezeryana devam etmekteyiz.

    Epidural anestezi istemeyen hastalarımıza lokal anestezi uygulaması epizyo aşamasında yapılabilmektedir. Birde sistemik etkili dediğimiz ilaçlar ile normal doğumda ağrıyı azaltan kas içine veya damar yolundan yapılan ilaçlarımız var. Bunlar annede tansiyon düşmesi bebektede bazen solunum sıkıntısı yapabilir. Ama gerektiğinde destek aldığımız ilaçlardır.

    Ağrısız doğum deyince aklımız aepidural anestezili doğum gelmeli ve tecrübeli bir ekiple sorunsuz bir sürecin keyfini sürmenin size kalacağını hatırlamalısınız. Epidural anestezi doğum eyleminin uzamasına yol açmaz, aksine rahim ağzı açıklığının hızlanması ve doğum sürecinin kısalmasına bile faydası vardır.Bebeğin çıkımı sırasında ıkınma refleksinizi de azaltmaz. Doğum sürecinde rahatlıkla yürüyebilirsiniz bazen nadiren bacaklarda uyuşukluk gibi bir hisse neden olur.

    Doğumun sizin için ne kadar özel olduğunu takip eden doktorunuzda bilir ve onun için de sizin doğumunuz çok özeldir. Takip olduğunuz doktorunuza güveniniz olması, karşılıklı diyalogunuzun iyi olması sizi rahatlatıp, sürecin sorunsuz geçmesini sağlar.

  • HSG ÇEKİMİ

    HSG ÇEKİMİ

    Histerosalpingografi (HSG) veya Türkçe deyişle rahim filmi jinekolojide rahim içinin ve kanalların yapısal ve işlevsel özelliklerini incelemede kullanılan bir yöntemdir.
    İnfertilite (kısırlık) değerlendirmesinde istenen temel testlerden birisidir. Ayrıca rahim ağzına veya rahme uygulanan bir müdahale sonrasında (kürtaj gibi) adet kanamalarının kesilmesi ya da çok azalması durumunda rahim ağzı kanalındaki muhtemel bir tıkanıklığın veya rahim içerisindeki muhtemel bir yapışıklığın (Asherman sendromu) değerlendirilmesinde, tekrarlayan düşüklerde rahimde doğumsal bir gelişim kusuru bulunup bulunmadığının (aşağıda soldaki resim – bölmeli rahim) belirlenmesinde de yaygın olarak kullanılır.

    Rahim filmi ne zaman çekilir?
    HSG uygulanması öncesinde detaylı bir jinekolojik değerlendirme yapılır. Bu değerlendirmede enfeksiyon (iltihap) bulguları saptanması durumunda ise enfeksiyon tedavi edilene kadar işlem ertelenir. HSG prensip olarak adet kanamasının bitmesini takip eden birkaç gün içerisinde uygulanır. Bunun nedeni bir yandan adet kanamasının rahim içinden tüplere ve buradan da karın boşluğu içine dolmasının yaratacağı sorunlara engel olmak, öte yandan rahim içindeki muhtemel bir gebeliğe zarar vermemektir. Çünkü çok nadiren de olsa gebe kalamama nedeniyle değerlendirilen bir kadında da tesadüfen o ay gebelik var olabilir.

    Rahim filimi nasıl çekilir?
    Rahim filmi bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Radyoloji Uzmanı veya Teknisyeni tarafından beraberce uygulanır. Jinekolojik muayene pozisyonundayken rahim ağzını görüntülemek için vajinaya alet yerleştirilir. Daha sonra rahme kanül adı verilen bir diğer alet yerleştirilir. Kanüle tutturulan enjektörden birkaç aşamada basınç uygulanarak kontrast madde (ilaçlı madde) verilir. Bu sıvı röntgen filminde bulunduğu yerlerde ışını geçirmediğinden beyaz bir görünüm kazandırır. Sıvı verilmesi esnasında ya belli aralıklarla röntgen filmleri alınır veya floroskopi adı verilen yöntem kullanılarak ekrandan sıvının geçişi sürekli olarak izlenir ve kaydedilir. Böylelikle rahmin içyapısı, kanalların açık olup olmadığı ve yapıları değerlendirilir. HSG, röntgen ışınları yardımıyla gerçekleştirilen bir teknik olmasına karşın verilen ışın dozu yüksek değildir.

    Rahim filmi çekilmesi ağrılı bir işlem midir?
    Kadınlar arasında genellikle rahim filminin çok ağrılı olduğuna dair yaygın bir kanı vardır. Ancak kibar ve dikkatli bir uygulamayla yapıldığında aslında HSG karında biraz batma ve gerilme hissi yaratan ve dayanılacak kadar az ağrı veren bir işlemdir. Bu nedenle genellikle işlem genel anestezi altında uygulanmaz. Ancak normal jinekolojik muayeneyi bile zor tolere eden, ağrı eşiği düşük ve çok hassas bayanlarda anestezili olarak da çekilebilir. Hastaların çok büyük bir kısmında işlemden 30-60 dakika önce alınacak olan basit bir ağrı kesici işlemin rahat ve sorunsuz geçmesini sağlar. HSG çekilmesi sonrası kendiliğinden oluşan gebeliklerde bir miktar artış gözlenmektedir. Bunun nedeni olarak ise tüplerdeki hafif yapışıklıkların basınçla verilen ilaç nedeni ile açılması şeklinde açıklanmaktadır. Bir de eğer kısırlığa bir sebep olarak mikrobik bir olay varsa verilen ilacın antimikrobial özellikleri de tedavi edici olabilir. Uzun süredir kısırlık problemi çeken bir çiftin HSG çekimi sonrası kendiliğinden gebe kalması bu yüzden şaşırtıcı değildir.

    Rahim filmi çekilmesinin zararlı yan etkileri var mıdır?
    Rahim filmi çekilirken nadiren alerjik reaksiyon gelişebilir. Bu nedenle eski tip ilaçlar yerine alerji yapma potansiyeli son derece düşük olan yeni tür ilaçlar tercih edilmelidir. En sık görülen komplikasyon enfeksiyondur ve her 100 hastadan birinde görülür. Enfeksiyonu önlemek için işlem öncesi ya da sonrası mutlaka antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Sadece kalp kapakçık hastalığı olanlarda önlem olarak işlem öncesinde antibiyotik profilaksisi yapılır.

    Rahim Filmi çekimi sonrasında;
    Lekelenme tarzında ya da az miktarda vajinal kanama olabilir. Eğer kanama fazlaysa ya da birkaç günden uzun sürerse mutlaka doktorunuzu aramanız gerekir. Ayrıca hafif ya da orta şiddette bel ve kasık ağrısı da çekim sonrasında olabilir. Ağrı artar ise veya ateş ortaya çıkar ise bu da erken bir enfeksiyonun belirtisi olabilir yine mutlaka doktorunuzu arayın. İşlem sırasında rahim ağzı az miktarda da olsa zorlandığından HSG sonrası 48 saat süre ile banyo yapmak, cinsel ilişkide bulunmak ve vajinal tampon kullanmak sakıncalıdır, bunlardan kaçınmalısınız.

    Rahim filminde tüplerden birisi ya da ikisi kapalı çıkarsa ne olacak?
    Öncelikle şunu bilmek gerekir ki HSG oldukça faydalı ve temel bir tetkik olmasına rağmen her zaman tam olarak gerçeği yansıtmayabilir. Yani tüplerin rahim filminde kapalı olarak görülmeleri her zaman gerçekten de kapalı oldukları anlamına gelmez. Ağrı eşiği düşük bazı bayanların işlem anında duydukları rahatsızlık ve ağrı nedeniyle ve verilen ilaca bir reaksiyon olarak bazen kanallarda spazm olması ilacın tüplerden geçmemesine ve hatalı olarak tüplerin birinin veya ikisinin birden kapalı olarak yorumlanmasına neden olabilir. Ancak tecrübeli bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı rahim filmi değerlendirirken spazm nedeniyle tüplerden ilacın geçmemesini gerçekten tıkalı olan bir rahim filminden çoğunlukla ayırabilir. Bu nedenle rahim filminden önce mutlaka bir antispazmodik adı verilen kas gevşetici ilacın yapılmasını önermekteyiz. Bazen filmde kapalı olarak değerlendirilen tüplerin Laparoskopi esnasında açık olduğu da görülebilir. Dolayısıyla eğer tüplerin kapalı olduğu düşünülüp tüp bebek kararı verilecekse öncesinde Laparoskopi işlemi yapmak daha mantıklı olabilir. Çünkü Laparoskopik değerlendirmede tüplerin aslında açık oldukları da ortaya çıkabilir ve aşılama yönteminden çiftin fayda göreceği anlaşılabilir. Ayrıca Laparoskopi anında tüplerdeki sorun daha net olarak ortaya konup anında tedavisi de yapılabilir ve gerekli müdahaleyle kanalların açılması da sağlanabilir. Elbette bu her olguda geçerli olmayabilir ve Laparoskopi sonrasında çiftin ancak tüp bebek tedavisinden fayda göreceği de ortaya çıkabilir.

  • RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISI

    RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISI

    Rahim ağzı (serviks) kanseri rahim gövdesinin vajen ile birleşen kısmında oluşan jinekolojik kanserdir.

    Rahim ağzı kanseri, kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür. Özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülür. Rahim ağzı kanserine % 98 oranında HPV (İnsan

    Papilloma Virüsü) neden olmaktadır.

    Kimler rahim ağzı kanseri için risk altındadır?

    Sosyoekonomik düzeyi düşük olan kadınlar, erken evlenenler , erken cinsel hayata girenler, sigara kullanan ve çok doğum yapan kadınlar, sık eş değişimi, HPV virüsü ile enfekte olan kadınlar risk altındadır.

    Rahim ağzı kanserinden aşı ile korunmak mümkün..

    Rahim ağzı kanseri için HPV aşısı ergenlikten itibaren genç kız ve kadınlara yapıldığında koruyuculuk oranı çok yüksektir.
    Kliniğimizde erkek ve bayanlar için aşı uygulaması yapılmaktadır.

  • KADINLARDA OVULASYON ( YUMURTLAMA ) VE GEBELİK

    KADINLARDA OVULASYON ( YUMURTLAMA ) VE GEBELİK

    Ovulasyon ( Yumurtlama ) : Yumurtalıklarda büyüyen ve olgunlaşan yumurtanın, yumurtalıklardan atılması olayıdır. Bu esnada rahim, rahim mukozası ile birlikte atılan yumurta için hazırlanır. Genelde bu yumurta 12-24 saat yaşar ve hamileliğin gerçekleşebilmesi için, erkeğin spermiyle, kadının yumurtasının birleşmesi gerekir.

    Hamilelik planlayan bir kadının, cinsel ilişki için yumurtlama zamanını seçmesi gerekir ki, bu iki adet dönemi arasındaki tek bir gün olarak bilinmektedir. Yani, yumurtlama gününde korunmasız bir cinsel ilişki yaşanması, aynı günde yumurtanın spermle döllenmesi ve embriyoya dönüşerek rahme tutunma olasılığı, hamilelik ihtimalini artırmaktadır.

    Eğer gebe kalma, döllenme oluşmaz ise, döllenmemiş yumurta, rahim mukozası ve diğer kan ürünleri ile adet dönemi boyunca akıntı ile dışarı atılır. Düzenli adet gören kadınlarda ovulasyon takibi yapmak gebelik şansını arttırır. Adetleri düzenli olan kadınlarda yumurtlama adet kanaması başlamadan yaklaşık 14 gün önce gerçekleşir, yumurtlama gününü tespit etmenin en pratik yolu budur. Bu hesapla adet dönemi 28 gün süren bir kadında yumurtlama adetin 14. günü olur, adet kanamasının başladığı ilk günden sayarak 14. güne denk gelir yaklaşık.

    Bu kadınlarda ovulasyonun ( yumurtlamanın ) belirtileri:

    * Vainal akıntıda artış, akıntının sıvılaşması
    * Vücut ısısında yarım derecelik hissedilir bir artış
    * Tek taraflı kasık ağrısı veya pelvik ağrı, kramp
    * Göğüslerde hassasiyet, dolgunluk, gerginlik
    * Karında şişkinlik hissi
    * Cinsel istekte artma

    Gebelik isteyen çiftlerde bu dönemde gün aşırı ilişkiye girmek gebelik şansını arttırır. Spermler ilişki sonrasında 72 saat canlı kaldıklarından haftada 2-3 kez düzenli ilişkileri bulunan çiftlerin gebelik için yumurtlama takinine ihtiyaçları yoktur.

    Diğer yandan hamilelik düşünmeyen çiftler, yumurtlama döneminin, adetin öncesinde ve sonrasında meydana gelmeyeceğini düşünerek, bu dönemde korunmasız cinsel ilişkiye girmekteler ve sonrasında istenmeyen gebelik durumları oluşmaktadır. Bu nedenle, adet kanamasından önce ve sonra veya yumurtlama dönemi dışında, hamile kalma ihtimali imkansız değildir, ama çok nadir görülmektedir. Bu durumda bebek sahibi olmayı düşünmeyen çiftler için ilişki esnasında geri çekme, takvim takibi yöntemi gibi yöntemler değil, doktorunuzun sizin için uygun bulduğu yöntemlerden kondom, doğum kontrol hapları, rahim içine araç yerleştirilmesi gibi yöntemler tercih edilmelidir.

    Sağlıklı bir gebelik dönemi ve sağlıklı bebekler için sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin.