Kategori: Dermatoloji

  • Mezoterapi!

    Selülitin en etkin tedavilerinden birisi de mezoterapidir. İlk kez 1952’de Dr. Michel Pistor tarafından uygulanmış, 1987’de Fransız Tıp Akademisi tarafından geleneksel tıbbın bir parçası olarak kabul edilmiştir. Mezoterapi, orta deri tedavisi anlamına gelir. Tedavinin amacı kan ve lenf dolaşımını düzenlemek, fazla yağların parçalanmasını sağlamak, böylece selülitli dokuyu ortadan kaldırmaktır.

    2 yada 4mm’lik özel iğneler ve bir enjektör yardımı ile cildin mezoderm tabakasına, tedaviye yönelik vitamin, antioxidan ve dolaşım güçlendirici etkisi olan maddeler enjekte edilmesidir. Bu maddeler kılcal uç dolaşımına geçer ve bölgeye doğrudan etkili olur. Endikasyona göre değişen çeşitli ilaç karışımları 5-10 dakika gibi bir süre içerisinde deri altına enjekte edilir.

    Seansların sıklığı ve süresi selülitin tipine yerleşim alanına göre belirlenir. 8-12 seans sonunda 1-2 beden incelme olur, cilt esnek ve pürüzsüz bir görünüm kazanır. Parçalanan yağların yakılması için tedavi, diyet, egzersiz, ve LPG ile desteklenir.

  • Lazer ile varis tedavisi

    Varisler genetik olarak ve damarlarındaki zayıflık ve kapakçıklardaki yetmezlik sonucu ortaya çıkabilmektedir. Uzun süre ayakta kalmak damar basıncını arttırarak bir süre sonra damar kapakçıklarında yetersizlik yapabiliyor. Bunların yanı sıra hamilelik, ilerleyen yaşla birlikte zayıflayan damar yapısı, derin damarlardaki tıkanıklıklar ve doğum kontrol hapları da varislere yol açan etkenlerden.

    Lazer ışığı damar içindeki Hb pigmenti tarafından spesifik olarak emilir ve damar içindeki kanın pıhtılaşmasını, sonucunda da damarın tahrip olmasını sağlar. Hedefin çevresindeki dokulara zarar vermez. Tedavi süresinin uzunluğu tedavi edilecek damar sayısına ve bulunduğu yere bağlıdır. Genellikle tek bir tedavide elde edilen sonuçlar yeterli bulunmaktadır. Tedavi esnasında veya sonrasında acı en az seviyede ya da yoktur.

    Tedaviyi takiben 2 – 6 hafta sonra büyük ölçüde gelişim görülür. Hastaların tedaviden hemen sonra genellikle normal aktivitelerine dönmelerine izin verilir. Fakat tavsiye edilen, 24 saat içinde yorucu egzersizlerden kaçınmaktır. Sıcak banyodan kaçınmaları ve güneş banyolarının sınırlanması tavsiye edilir.

  • Lazer ile cilt yenileme

    Yaşlanma kompleks biyolojik bir süreçtir. Yaşlanmış derideki problemler kronolojik yaşlanmadan ziyade foto yaşlanma sonucu da ortaya çıkarlar ki bu değişiklikler özellikle üst ve orta deri tabakalarında atrofi denilen doku kaybı ya da azalması şeklinde olmaktadır. Cildimize kalın, sıkı, ve elastik görünüm veren derinin temel maddesi kollajendir. Çocukluğumuzda oldukça kalın, sıkı, ve elastik olan cildimiz kollajenin zamanla azalması, sigara ve güneşin zararlı etkileri beslenme alışkanlıkları ile genetik etkenler gibi bir çok faktöre bağlı olarak inceliyor ve gevşiyor. Bunun sonucunda yüzümüzde mimiklere bağlı kırışıklıklar ve yer çekimi nedeniyle sarkmalar oluşuyor. Oysa hepimiz uzun yıllar gergin ve kırışıksız bir cilde sahip olmayı arzuluyoruz. Bu hayal günümüzde ilerleyen tıbbi kozmetik teknolojinin sayesinde gerçeğe dönüşebiliyor.

    Lazerle cilt yenileme, hiçbir yabancı madde kullanılmadan cildi uyararak kendi dokusunu yenilemesini sağladığı bir işlemdir. İki şekilde yapılabilmektedir. Birincisi er-yağ lazer ile yaptığımız ablative, yani üst deriyi lokal anestezi altında uyuşturduktan sonra tabaka tabaka soyarak yapıyoruz. İşlem sonrasında bir hafta kadar işinden uzakta kalması gerekmektedir. İkinci tekniğimiz ND-YAG LAZER ile nonablative, yani deriyi soymadan soymadan yapılır. Bu yöntemde cildin üst tabakası korunarak, derindeki hücreler uyarılıyor ve doğal kollajen üretmeleri sağlanıyor. Cilt yenileme aynı zamanda akne izlerinin giderilmesi, lekelerin silinmesi işlemlerinde de kullanılıyor.

  • Kimyasal peeling uygulamaları

    Derinin dış tabalarının kimyasal ajanlarla kontrollü hasarı kimyasal peeling olarak adlandırılır. Çeşitli asidik ve bazik kimyasal ajanlar peeling amacıyla deriye uygulanmaktadır. Kimyasal peelingde amaç, deri tabakalarında istenilen derinliğe kadar hasar oluşturmak ve cilt yenilemesi sırasında yara iyileşmesinin avantajlarından faydalanarak çeşitli lezyonların tedavisini sağlamaktır. Kimyasal peeling yüzeysel, orta ve derin olmak üzere 3 şekilde uygulanmaktadır. Meyve asitleri ile yapılan yüzeysel kimyasal peeling, Fenoller ve triklor asetik asitler (TCA) kullanılarak gerçekleştirilen derin kimyasal peeling.

    Yüzeysel kimyasal peeling şeker pancarından elde edilen glikolik asitlerle, sütte bulunan laktik asitlerle uygulanabilir. Daha yaygın olarak bilinen isimleri ise alfa hidroksi asitler (AHA’lar)dir. Bunlar oldukça küçük moleküller olduğu için epidermisi (cildin en üst tabakasını) kolayca geçebilmektedir. Ancak daha alt tabaka olan dermise geçemezler. Epidermisteki hücrelerin yenilenmesini tetikleyerek onların dış etkenlere olan toleransını arttırırlar. Hücre yenilenmesi dışında epidermal kökenli olan yüzeysel lekelerin tedavisinde de başarılı olmaktadır.

    Bir başka yüzeysel peeling ise salisilik asitlerle (BHA’lar) yapılan peelinglerdir. Bu madde daha yüzeysel olarak epidermisi (cildin en üst tabakasını) etkiler. Daha çok akne, siyah ve beyaz nokta tedavisinde ve ikincil olarak lekelerin tedavisinde de tercih edilmektedir.

    Biz kliniğimizde hem AHA hem de BHA içeren yüzeysel kimyasal peeling işlemlerini uygulamaktayız. Cildin üst tabakasını soyarken ince çizgilerin azaltılmasını (cildin yenilenme sürecini de) başlatmış oluyoruz.

    Ancak hastamıza evde kullanması için glikolik asit içeren benzer kozmetik ürünler vererek işlemin etkisini de kuvvetlendiriyoruz. Peeling süresi arttıkça, cildin pH düzeyi azaldıkça ve peeling konsantrasyonu arttıkça işlemin etkinliği de artmaktadır.

    Peeling işlemi süresince ve sonrasında belli bir süre güneşten ve solaryumdan korunmak gerekmektedir. Cildin daha alt tabakalarının soyulması için yapılan peelingler ise derin lekelerin ve izlerin tedavisinde kullanılabilecekleri gibi kırışıklıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Bu amaçla triklor asetik asit (TCA) ve fenol uygulanmaktadır. TCA konsantrasyonu ayarlanarak işlemin derinliği belirlenmektedir.

    Cilde uygulanacak her tür işlem öncesinde olduğu gibi kimyasal peeling uygulamadan önce de cildin analiz edilmesi ve ihtiyaçlarının belirlenmesi uygundur. Kliniğimizde ayrıntılı cilt analizi yapılmakta ve hastanın kendisine özgü uygulanabilecek tüm tedavi yöntemleri uzman dermatoloğumuz tarafından belirlenmektedir.

  • Dolgu maddesi uygulamaları

    Yüz kırışıklıklarını doldurmak için en geniş çapta kullanılan işlem, dolgu maddesi enjeksiyonlarıdır. Bu işlem ile dudakların, çizgilerin, kırışıklıkların ve yüz kıvrımlarının tedavi edilmesi sağlanmaktadır. Hızlı ve kolay uygulanmasının yanı sıra, görülebilir sonuçların hemen elde edilmesine olanak sağlar. Şeffaf ve renksiz bir jel halinde üretilen dolgu maddesi, derinizin üst kısmına konulunca kendi cilt tonunuz ( renginiz ) ile karışarak bütünlük oluşturur.

    İnsanlar yaşlandıkça, derinin altında bulunan kollajen ve elastik lifler kırılmaya ve eskimeye başlar. Bu kırılmalar doğal yaşlanma sürecimizin bir parçası olmakla birlikte, fazla kaş çatma, gözleri kısarak bakmak, sigara içmek, gülümsemek ve diğer yüz mimikleri de kırılmalara katkıda bulunurlar.

    Dolgu maddesi vücudun kendi hyaluronik asit yoğunluğunun azaldığı bölgelere enjekte edilir. Enjekte edildiği bölgelerde hacim oluşturarak tedavi sağlar. Sonuçlar çok hızlı elde edilir ve enjeksiyonlar sonucu iz kalmaz.

    Dolgu maddesi minik bir iğne ile, derinin altına, kırışıklık altında bulunan kendi kolajeninizin içine enjekte edilir. Gereken enjeksiyon sayısı, kırışıklığın derinliğine ve uzunluğuna bağlı olarak değişir. Birkaç adet enjeksiyon gerekebilir.

    Restylane, bakterilerle ayrışabilen diğer dolgu maddeleri gibi hayvansal kökenli değildir. Bu olgu, allerjik reaksiyonları en aza indirgediği gibi, hayvanlara özgü hastalıkların insanlara taşınmasına da engel olmaktadır. Tedavi edilen bölgede, birkaç saat süren hafif bir şişme olabilir. Makyaj ile kolaylıkla kapatılabilecek hafiflikte olan morluklar görülebilir. Allerjik reaksiyonlar çok nadir görülür, bu reaksiyonlar, enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, kaşınma veya sertlik şeklinde olabilirler. Dolayısiyle, dolgu maddesi kullanımı tamamen güvenli olmakta ve tedavi öncesi herhangi bir test uygulaması gerektirme mektedir. Dolgu maddesi enjeksiyonlarından sonra normal aktivitelerinize hemen geri dönebilirsiniz. Tedavi yapılan bölgeye bağlı olarak sonuçlar, 3-6 ay arasında bir süre için kalıcı olurlar.

    Dolgu maddesi doğal bir görüntü verdiği için, vücudunuzun başka bir bölgesinden doku almaya gerek kalmaz. Dolgu maddesi microdermabrazyon , kimyasal soyma ,lazer ve hatta yüz germe operasyonları gibi diğer yüz gençleştirme işlemleri ile kombine kullanılabilir.

  • Botox nedir? Estetik dermatolojide nasıl kullanılır?

    Botox nedir? Estetik dermatolojide nasıl kullanılır?

    Botox (Botulinum toksini) Clostidiyum botulinum adında bir bakteriden elde edilen bir toksindır. Botox sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin ürtimini engelleyerek sinir ile sinirin iletildiği organlar arasında iletimin azalması ve ya tamamen yok olmasını sağlayabildiğinden istenmeyen kas hareketlerinde azalma yapar. Yaklaşık 1970 yılından beri dünyanın hemen hemen her ülkesinde kullanılan bu ilaç hem estetik hem da tıbbi bir çok alanda kullanılmaktadır. Bu ilaç zerk edildiği kasların hareketlerini ancak geçici bir şekilde etkiler ve çok az dozlarda sulandırılmış şekli ile botulism(zehirlenme) görülme riski tamamen sıfırdır. Aşağıda sırayla okuyabileceğiniz konular;

    Kasların faaliyeti, üzerini örten derinin kırışıklıklarını belirgin hale gelmesi ve yüzdeki bariz çizgilerin oluşmasına yol açar.Göz çevresi. kaş arasındaki ve alın bölgesindeki çizgiler bunun en iyi örnekleridir.

    Göz çevresi ve alın bölgesindeki kırışıklıklar kişiye daha yaşlı ve yorgun bir ifade verirken, kaş arasındaki kaş çatma çizgileri ise kızgın bir ifadenin oluşmasını neden olur. Bu bölgelerdeki derin kırışıklıkların tedavisi ise artık cerrahi yöntemlerden çok herhangi bir operasyona gerek kalmaksızın gerçekleştirilmektedir. Uygulamadan sonra göz çevresi, alın ve kaş arasındaki çizgiler geçer ve kaşları hafifce kaldırıldığından göz kapak düşme ve esnemelerini bir dereceye kadar toparlar.
    Hem kadın hem de erkeklerde kolaylıkla uygulanabilen bu yöntem;göz çevresi ,alın ve kaş ortasındaki kırışıkların ,bir seans(30 dakika)gibi kısa bir sürede yok olmasını sağlayacaktır.Bölgeye çok ince üçlü insülin enjektörü ile enjekte edilen botox ilacı kasların hereketlerini azaltarak, üzerindeki derinin katlanmasını ve dolayısıyla katlanmaya bağlı çizgilerin de azalmasını yol açar.Sonuçta yüzde parlaklık ve çok doğal bir pozitif etki oluşur.
    Botox’un kozmetik amaçlı kullanılması ilk kez Losangeles California’dakı plastik cerrahlar tarafından ortaya atılıyor. Göz tikleri tedavi edilirken çizgilerin de kaybolduğu fark edilince kozmetikte de kullanılabileceği anlaşılıyor ve o tarihten beri yaygın olarak kadın ve erkeklerde gençleştirme amacıyla kullanılıyor. Enjeksiyondan sonraki ilk 2-3 gün içerisinde uygulanan bölgede herhangi bir değişiklik beklememek gerek. İlaç etkisini ancak 2-3 gün sonra göstermeye başlar ve 7-10 gün kadar maximum etkiye gider.

    Tedavi etki süresi kişiden kişiye göre değişmekle birlikte 4-8(ortalma6) ay sürer ama seanslar düzenli bir şekilde devam edilirse aradaki dönemler 1-1,5 seneye kadar uzayabilir ve kişi uygulamaları devam etmediği takdirde bile eskisinden daha az sayıda ve daha az derinlikte kırışığı olacaktır, çünkü aradaki dönemde yeni kırışıklıklar oluşmayacaktır.Gebelik ve emzirme dönemlerinde zararlı bir etkisi görülmemesi ile birlikte uygulamalar da tavsiye edilmiyor.

    Botox uygulamaları

    Botox uygulamaları uzman hekim ve bu konuda tecrübe ve eğitimi olan hekimler tarafından gerçekleştiğinde herhangi bir yan etkisi olmaz . Uygulamadan sonra hafif bir kızarıklık görülebilir. Ağrı, acı hissi ,kullanılan iğneler son derece ince olduğundan(insülün iğnesi) olabilecek minimum derecededir.

    Botox uygulanmasından bir kaç saat önce kan dolaşım artırıcı her hangi bir ilaç alınıyorsa (aspirin kumarın, antikoagulan, Evitaminler..) olası kanama ve morarmalar sıfıra indirmek amacı ile uygulama sonrasına ertelemek gerekir, tedaviden hemen sonra ilaçlarını almakta her hangi bir mahsur yoktur. Tedaviden sonra 3-4 saate kadar o bölgede masaj yapmamak, aşırı derece yere eğilme hareketlerinde bulunmamak gerekir.
    Botox 20 yaş üstünde kırışıklığı olan herkese estetik amaçlı olarak uygulanabilir. Bugün Amerika Birleşik devletlerinde kırışıklıkların tedavisinde en yaygın olarak kullanılan yöntem olmakla birlikte, doğru uygulandığında ise sonuçlar gerçekten yüz güldürücüdür.

    Son derece pratik bir yöntem, uygulamalar kısa sürer ve ağrı,acı yapmaz(istenildiğinde uygulanacak bölgeye uyuşturucu krem sürülür) özel her hangi bir bakım gerekmez, normal hayatını hiç bir şekilde etkilemez. Lokal ve ya genel anesteziye gerek yok.*.Doğru ve bilinçli bir şekilde uygulandığında her hangi bir yan etkisi yoktur.

  • Deri yapısı ve deri hastalıkları

    Cildimiz bedenimizin tümünü kaplayan 1.2 m2 genişliğinde, 11 kg ağırlığında vücudumuzun en büyük organıdır. Derimiz bizi basınç, sıcak, soğuk, kimyasallar, güneşin yaydığı ultraviyole radyasyon ve bakteri gibi çeşitli çevresel faktörlerden korur, vücudumuzun ısı dengesini sağlar. Ayrıca beş duyumuzdan biri olan dokunma duyusu derimiz vasıtasıyla algılanır. Bütün bu fiziksel fonksiyonların yanı sıra, derinin insan psikolojisinde önemli bir yeri vardır. Güzel ve sağlıklı bir deri kişinin psikolojisini ve sosyal hayatını pozitif yönde etkiler. Bu nedenle cilt hastalıklarının tanısı ve tedavisi hem fiziksel, hem de psikolojik açıdan önem taşımaktadır.

    Aslında hastalıklar içinde en sık rastlanılanlar cilt hastalıklarıdır. Toplumda hemen hemen herkeste bir veya daha fazla cilt hastalığı bulunur. Bir çok cilt hastalığı erken tedavi edilmezse kalıcı izler bırakabilir (özellikle sivilceler) veya basit bir kaşıntı önemli bir iç hastalığının belirtisi olabilir. Hatta cilt kanserlerinde olduğu gibi erken tanı konulmazsa ölüme bile neden olabilirler. Cildimiz aslında hem genel vücut sağlığımızın hem de ruhumuzun bir aynasıdır.

  • Akne izleri ve yüzdeki kahverengi lekelerin tedavisi

    Akne izleri ve yüzdeki kahverengi lekelerin tedavisi

    Akne vulgaris özellikle yüz ve sırt bölgesinde görülen cilt rahatsızlığıdır. Tedavisinde topikal ilaçlar veya sistemik ilaçlar kullanılır. Fakat bazı durumlarda hastalarımızın yüzlerinde rahatsızlık verecek ölçüde skarlar bırakabiliyor. Hafif akne izleri dermatogların kendi hazırlattıkları formül reçeteleri ile yok olabilir. Daha derin izlerde ise haftada 2 seans yarım saatlik süre ile sonuç alabiliyoruz. İlk 3 seansta kırmızılıklar yok oluyor daha sonra fibroblastlardan kollojen sentezi ile çukur izlerde yüzde b70 oranında düzelme oluyor. Ortalama 8 seansta tedavi tamamlanıyor.

    Kahverengi lekelere muayeneden sonra tedaviye karar verilir. Lekenin derinliğine göre seçenekler var. Hafif epidermal lekeler için hastanın evde uygulayabileceği formül reçetesi veriyorum ve 1 ay veya 2 ay sonunda tam yanıt alıyorum. Derin lekelerde ise iclear xl cihazı ile birlikte krem uygulama yapıyorum. Haftada 1 seans olmak üzere toplam 6 seansta sonuç alıyoruz.