Kategori: Dermatoloji

  • Saç tedavi yöntemleri nelerdir ?

    Oral Tedavi yöntemleri

    Hastanın genel durumu, özelikle saç dökülmesinin evresine göre, hekim kontrolünde dökülmeyi azaltıcı, ilaç tedavisi uygulanabilir. Gerek saç ekim operasyonları öncesi, gerekse saç ekim operasyonları sonrası destekleyici farklı özeliklerde yararlı ilaçlar bulunmaktadır.

    Saç Sağlığı için tüm ilaçlar hekim kontrolünde alınmalıdır.

    Topikal Tedaviler Hangileridir?

    Bu ilaçlar, saçların inceldiği alanlarda saçlı derideki kan akımını arttırarak saç dökülmesini azaltır. Uzun yıllardır dünyada erkekler ve kadınlar tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Saç ekimi sonrasında ilk yeni saçların büyümesini hızlandırmak için de kullanılır. Özellikle verteks (tepe bölgesinde) etkilidirler.

    Saçlı Deri Mezoterapisi

    Mezoterapi potansiyel olarak saç ekimine gerekliliği azaltan bir tedavidir.

    Saç dökülmesi için uygulanan mezoterapi teknikleri mezoterapinin kendisinden geliştirilmiştir. Mezoplasti veya Mezohair gibi yaklaşımlar şeklinde adlandırılabilir. Hem bayanlar hem erkeklerde yeniden saç gelişimi üzerine olumlu etkileri gözlenmiştir.

    Amacı hastalığın yerleştiği alanla, tedavi uygulama alanının birbirine yaklaştırılmasıdır.

    Seçilen ilaç karışımları, bölgesel olarak küçük dozlarda özel iğneler ve özel tekniklerle cilt içine verilir. Dermis veya hipodermis, mikrosirkülasyon yoluyla aktif maddenin ulaşması gereken yere doğru yavaşça salındığı rezervuar bölge haline gelir. Dolayısıyla bu bir bölgeselyerel tedavi yöntemidir.

    Saçlı deri mezoterapisi;saç dökülmesini durdurmak, var olansaçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmek için belli periyodlarla saçlı deriye uygulanabilen bir tedavi şeklidir.

    P.R.P Saç Tedavisi (Platelet Rich Plazma)

    PRP tedavisi ile zayıflayan, ölmeye başlayan saç kökleriniz ve tüy haline gelen saç telleriniz canlanarak saçlarınız eski sağlığına kavuşur.

    P.R.P. tedavisi (Platelet Rich Plazma) kendi kanınızın özel işlemlerden geçirilerek akyuvarları ile trombositlerinin ayrılması sonucunda elde edilen iksirin seyrelmiş ya da saçsız olan bölgeye enjekte edilmesi işlemidir. PRP Uygulamaları hastane ortamında gerçekleştirilir.

    P.R.P. tedavi yöntemi uzun yıllardır Avrupa ve Uzakdoğu’da uygulanan bir tedavi yöntemidir. Uzmanlar saç dökülmesi sorunu yaşayan ve saçlarında incelme ya da seyrelmeler başlamış kişilere PRP tedavisini önermektedirler. Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan PRP tedavisi sayesinde saç yenilenmesinde çok ciddi etkileri gözlenmiştir.

    Saç Fototerapisi

    AB, EFTA, Amerika kıtası ve dünyanın diğer bölgelerinde tıbbi olarak onaylanmış olup erkek ve kadın androgenetik alopesisinde ve genel anlamda kellik tedavisinde kullanılmaktadır.

    British Columbia Üniveritesinde yapılan ilk klinik uygulamada, 36 haftalık bir çalışmada % 96.7 oranda dökülmenin durması ve % 66.1 inde yeniden saç oluşumunun başladığı görülmüştür.

    İşlevi şudur: Vücuttaki kemiklerin gelişim ve onarımında etkin olan büyüme faktörünün salgılanmasını sağlayan bu enerji, benzer bir mekanizma ile saçtaki kıl folküllerindeki büyüme faktörünü de harekete geçirmektedir.

  • Saç dökülme nedenleri ?

    Saç dökülme nedenleri ?

    Uzmanlar günde 50 ile 100 kadar saç telinin dökülmesinin normal olduğunu ancak aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme görüldüğünde mutlaka uzman hekime başvurulması gerektiğini belirtiyor.

    Saç dökülmesini durdurmanın en etkili yöntemi saçtaki değişiklikleri erken fark ederek bir an önce tedaviye başlamaktır. Ancak saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru tedaviyi uygulamak mümkün değildir. Bu yüzden aşırı miktarda saç kaybı, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme sorunu olanların bir uzman doktor yardımı almaları gerekmektedir.

    Uzmanlara göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90’ı uzama halindedir ve bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10’luk kısım ise 2-3 ay kadar süren dinlenme evresindedir. Dinlenme evresinde olan bu saçlar dökülerek, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyür ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmesinin çoğu bu döngü esnasında gerçekleşir.

    Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri

    1. Genetik Saç Kaybı (Erkek Tipi Saç Dökülmesi):Uzmanlar saç dökülmelerinin en sık görülen sebebinin genetik özellik olduğunu belirtiyor ve bu kalıtıma sahip olan kadınlarda kellik görülmediği ancak saçlarda azalma görüldüğünü belirtiyorlar. Bu duruma “erkek tipi kellik” deniyor ve 10-20-30’lu yaşlarda başlayabiliyor. Yeni tıbbi tedavi seçeneklerinin olmasına rağmen kalıcı düzelme sadece saç transplantasyonunda(saç ekimi) görülüyor. Hasta için uygun olacak yöntem ise doktor tarafından seçiliyor.
    2. Yanlış Saç Bakımı ve Kozmetik Ürün Kullanımı:Uzmanların bilgilerine göre; boya, renk açma, perma veya saç düzleştirme gibi işlemler uygun koşullarda yapılmadığı takdirde saça zarar verebiliyor. Aynı zamanda bu işlemlerin sıkça uygulanması ile birlikte saçı sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamakta saçı zayıflatarak kırabiliyor. Saçınızı çekerek atkuyruğu, örgü ya da sıkı lastiklerle toplama işlemlerinin sıklığı da saç kaybına neden olabiliyor.
    3. Kurutma ve Tarak Kullanımı:Saçınızı şampuanladıktan sonra saç kremi kullanmak saçınızın kolay taranmasını sağlar. Islakken saçınız daha kırılgandır. Saçın kırılarak dökülmesini engellemek için; saçı havlu ile ovalayarak kurutmaktan kaçınmak ve fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu tarak kullanmak gerekir.
    4. Alopesi Areata:Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesinin sonucunda kafa derisinde düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama şeklinde alanlar oluşuyor. Tüm saç ve vücut kıllarında nadiren kayıp oluşabiliyor. Bu tip saç dökülmesinin nedeni bilinmiyor ve birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.
    5. Doğum Sonrası:Uzmanlar gebe bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu, ancak doğum sonrasında saç büyüme döngüsünün dinlenmeye geçtiklerini ve 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda döküldüklerini belirtiyor. Bu süre 1-6 ay kadar sürdükten sonra çoğunlukla yeniden büyüyerek eski miktarlarına dönüyorlar.
    6. Yüksek Ateş, Ağır Enfeksiyon ve Soğuk Algınlığı:Uzmanlar, hastalıkların saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiklerini ve hastalıktan 4 hafta ile 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı olabileceğini ancak zamanla eski miktarlarına döneceklerini belirtiyor.
    7. Tiroid Hastalığı:Az ya da fazla çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiğini belirten doktorlar, bu hastalığın tedavisiyle saç kaybının giderebileceğini belirtiyor.
    8. Eksik Protein İçerikli Beslenme:Anormal beslenme alışkanlığına sahip olanlar ve eksik protein diyeti yapanlarda protein eksiliği oluşuyor. Bu durumda vücut proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokarak 2-3 ay sonrasında yoğun saç kaybı oluşmasına neden oluyor. Bunun düzelmesi için ise doktorlar yeterli miktarda protein alınmasını öneriyor.
    9. Bazı İlaçlar:Doktorlara göre kullanılan bazı ilaçlar geçici bir süre de olsa saç kaybına neden olabiliyor.
    10. Kanser Tedavileri:Uzmanlar bazı kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabildiğini ve hastaların saçlarının yüzde 90’ını kaybedebildiklerini;fakat tedavi sonrasında saçların büyüme göstererek eski haline döneceklerini belirtiyor.
    11. Doğum Kontrol Hapları:Doktorlar, bu hapları kullanan bayanların saç dökülmesinin kalıtsal yatkınlıkla oluşabildiğini, fakat saç dökülmesi gerçekleştiğinde doktor kontrolünde hapların değiştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
    12. Demir Eksikliği:Besinsel olarak demiri eksikliği veya demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğu durumlarda saç dökülmesi görülebiliyor. Bayanlarda adet kanamalarından kaynaklı demir eksikliği daha sık görüldüğü için mutlaka demir eksikliği giderilmelidir.
    13. Büyük Cerrahi Girişimler ve Kronik Hastalıklar:Büyük cerrahi operasyon geçiren hastalarda birkaç ay içinde aşırı saç dökülmesi görülebiliyor fakat bu durum yine birkaç ay içinde düzeliyor. Ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybı ömür boyu devam edebiliyor.

  • Saç fototerapisi nedir ?

    Electro Tricho Genesis (ETG): Elektrostimülasyonla saç dökülmesini engelleme, dökülen saçların geri kazanımı anlamında kullanılan bir terimdir.

    Pulse’li (atımlı) elektrostatik alan; AB, EFTA, Amerika kıtası ve dünyanın diğer bölgelerinde tıbbi olarak onaylanmış olup erkek ve kadın androgenetik alopesisinde ve genel anlamda kellik tedavisinde kullanılmaktadır.

    British Columbia Üniveritesinde yapılan ilk klinik uygulamada, 36 haftalık bir çalışmada % 96.7 oranda dökülmenin durması ve % 66.1 inde yeniden saç oluşumunun başladığı görülmüştür.

    İşlevi şudur: Vücuttaki kemiklerin gelişim ve onarımında etkin olan büyüme faktörünün salgılanmasını sağlayan bu enerji, benzer bir mekanizma ile saçtaki kıl folküllerindeki büyüme faktörünü de harekete geçirmektedir.

    Bu yöntem, saçlı deride büyüme faktörlerini arttırıcı hücreler arası ve hücre içi kalsiyum ve magnezyum gibi maddelerin geçişini kolaylaştırarak saç metabolizmasını etkiler ve bu sayede saç dökülmesini önler ve saçı geri kazandırır.

    Tedavinin güvenirliliği ise son derece üst düzeydedir. Öyle ki, 1 dakikalık cep telefonu ile konuştuğumuzda maruz kaldığımız enerjinin 50.000’de 1’inden daha az bir manyetik alan etkisinde kalınmaktadır, dolayısıyla hiç yan etkisi bulunmamaktadır.

    Tedavinin en önemli avantajı ağrısız olmasıdır.

    Endikasyonları (Olumlu Etkileri Olduğu Durumlar)

    • Androgenetik alopesi (saç dökülmesi) azaltır
    • Alopesia areata (saçkıran) azaltır
    • Anagen eflivum (kanser kemoterapisi)
    • Saç ekimi sonrası saç sağlığını güçlendirir

    Kontrendikasyonları (Sakıncalı Olduğu Durumlar)

    • Hamilelikte kullanılmamalıdır
    • Kalp pili kullananlarda uygulanmamalıdır
    • Kafatasında metal protezi olanlar

    Saç Fototerapi Tedavisinin Uygulanması

    • Tedavi haftada 1 seans olarak uygulanır. Seans süresi 12 dakikadır.
    • 6 ila 12 hafta içinde hasta tedaviye olumlu cevap verir

  • Saç prp tedavisi (platelet rich plazma)

    Saç prp tedavisi (platelet rich plazma)

    PRP Tedavisinin Gelişimi

    PRP tedavisi, dünyada sürekli gelişme gösteren, merak edilen ve modern tıbbın gelişmesinde devrim yaratan bir tedavi yöntemidir.

    Ülkemizde çok fazla bilinmeyen PRP, deri tabakasının gençleşmesi, yaraların iyileşmesi, akne izleri ve saç dökülmesinde uygulanan alternatif bir yöntemdir.

    PRP (Platelet Rich Plazma) trombosit zengin plazmadır. Ayrıca otolog kan konsantrasyonu olarak da bilinir. Trombositler, dokuların iyileşmesinde ve kanın pıhtılaşmasında önemli bir rolü olan özel bir kan hücresidir.

    P.R.P Saç Tedavisi Nedir? (Platelet Rich Plazma)

    PRP tedavisi ile zayıflayan, ölmeye başlayan saç kökleriniz ve tüy haline gelen saç telleriniz canlanarak saçlarınız eski sağlığına kavuşur.

    P.R.P. tedavisi (Platelet Rich Plazma) kendi kanınızın özel işlemlerden geçirilerek akyuvarları ile trombositlerinin ayrılması sonucunda elde edilen iksirin seyrelmiş ya da saçsız olan bölgeye enjekte edilmesi işlemidir. PRP Uygulamaları hastane ortamında gerçekleştirilir.

    P.R.P. tedavi yöntemi uzun yıllardır Avrupa ve Uzakdoğu’da uygulanan bir tedavi yöntemidir. Uzmanlar saç dökülmesi sorunu yaşayan ve saçlarında incelme ya da seyrelmeler başlamış kişilere PRP tedavisini önermektedirler. Türkiye’de yeni uygulanmaya başlanan PRP tedavisi sayesinde saç yenilenmesinde çok ciddi etkileri gözlenmiştir.

    P.R.P. Tedavisinin Saça Uygulanması İşlemi

    Önce saç sorunu yaşayan hastanın venöz kanından 10 cc alınır. Yani 1 çay bardağının 1/10′u kadar. Daha sonra santrifüj edilen kan beyaz ve kırmızı kan olmak üzere iki kısma ayrılır. Kırmızı kanda akyuvar, trombosit, pıhtılaşma faktörleri ve PGF’ler (Trombosit Büyüme Faktörü) bulunur. Kırmızı kan özel bir işleme tabi tutulur ve seyrelmiş ya da saçsız bölgeye napaj yöntemiyle enjekte edilir.

    Bu uygulamanın temeli doku yenilenmesine dayanmaktadır ve toplam 30 dakika sürmektedir. Bu süre içerisinde herhangi bir acı ya da iz oluşmamaktadır.

    PRP Tedavisinin Süreci

    • Toplam 3 ayda ve her ay bir kez olmak üzere prp tedavisi işlemi hastane ortamında uygulanır.
    • Uygulamanın daha kalıcı olması için prp saç tedavisi sonrasında her yıl bir defa uygulanması yeterlidir.

  • Saç mezoterapisi ve kullanılan ilaçlar

    Mezoterapi, potansiyel olarak saç ekimine gerekliliği azaltan bir tedavidir.

    Saç dökülmesi için uygulanan mezoterapi teknikleri mezoterapinin kendisinden geliştirilmiştir.

    Mezoplasti veya Mezohair gibi yaklaşımlar şeklinde adlandırılabilir. Hem bayanlar hem erkeklerde yeniden saç gelişimi üzerine olumlu etkileri gözlenmiştir.

    Mezoterapi ne tamamlayıcı tıp ne de alternatif tıptır. Bu uygulama farmakolojik ilaçların intradermal veya subkutan enjeksiyonu olduğuna göre klasik tıbbın bir tekniğidir.

    Amacı hastalığın yerleştiği alanla, tedavi uygulama alanının birbirine yaklaştırılmasıdır.

    Seçilen ilaç karışımları ,bölgesel olarak küçük dozlarda özel iğneler ve özel tekniklerle cilt içine verilir. Dermis veya hipodermis, mikrosirkülasyon yoluyla aktif maddenin ulaşması gereken yere doğru yavaşça salındığı rezervuar bölge haline gelir. Dolayısıyla bu bir bölgesel-yerel tedavi yöntemidir.

    Saçlı deri mezoterapisi;saç dökülmesini durdurmak,var olan saçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışlarını aktif hale getirmek için belli periyotlarla saçlı deriye uygulanabilir bir tedavi şeklidir.

    Özel kokteyler ile saçlı deriye özellikle vitamin takviyeleri yapılır ve bu bölgeye olan kan dolaşımı geliştirilir. Kıl foliküllerinin kanlanmasının arttırılması daha iyi beslenmelerine ve gelişmelerine yardım eder.

    Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılmasıdır.Yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve sonuçlarının etkili olmasıdır.

    Saç gelişimine yönelik mezoterapi değişik nütrientleri( biotin, hyalüronik asit ve silika gibi), vazodilatörleri ve androjen blokerleri kullanır. İlk uygulamadan haftalar sonrasında saçların tekrar geliştiği gözlenir, yaklaşık altı ay sonrasında dökülen bölgeler yeniden canlanır ve normal yapıda saçlarla yer değiştirir. Uygulamaların belirli aralıklarla devamlılığı gereklidir.

    Uygulamalar Genel Olarak Mezoterapide ;

    1. İntraepidermal uygulama
    2. Yüzeyel intradermal uygulama
      • a-Enjeksiyonsuz (Nappaj – sıvama)
      • b-Enjeksiyonlu (Nokta tarzı, nappaj)
    3. Derin intradermal enjeksiyon (Nokta tarzı- PPP 1-4 mm )
    4. Hipodermal enjeksiyon (Nokta tarzı – PPP 4-10 mm ) şeklinde yapılabilir.

    Mezoterapide Kullanılan İlaçlar ve Genel Özellikleri

    Saçlı deri mezoterapisinin temelini uygulamada kullanılan ajanlar oluşturur. Saçlı deri mezoterapisinde sabit bir ilaç tedavisi yoktur. Her hastadaki varolan patolojiye göre farklı etki mekanizmaları olan maddeler tek başlarına veya kombinasyonlar halinde verilir. Genel prensip ; uygulanacak olan formulasyonlarda çok sayıda ajanın kombinasyonundan kaçınmak ve en az madde ile hastalık patolojisine faydalı olabilecek terkibi hazırlamaktır.

    Mezoterapi ile kullanılabilecek maddeler şu şekilde sınıflandırılabilir :

    • Lokal anestetikler : prokain, ksilokain
    • Vasküler etkililer : buflomedil, melilat-rutin, pentoksifilin, gingko biloba, minoksidil paridil heparin.
    • Saç folikülünün uyarılması ve saçın onarılmasına etkililer: X-ADN , aminoasitler, organik silisyum.
    • Antiandrojen etkililer: finasteride, dutasterid, bitkisel ekstreler.
    • Antiseboreik-antiinflamatuar etkililer : çinko, selenyum, salisilat.
    • Keratin biyosentezi için etkililer: biotin, bepanthene, vitamin A , vitamin B grubu (pantotenik asit, vitamin B5 gibi), aminoasitler, oligoelementler, çinko, bakır, magnezyum.

    Bu ajanları içeren standart ampül ve vial tarzında preparatlar artık mevcuttur. Minoksidil, finasterid, dutasterid, biotin, x-adn, organik silisyum, d-pantenol gibi ajanlar kendi isimlerinde bulunabilmekle beraber değişik aminoasitler, vitaminler ve oligoelementleri kombine halinde bulunduran standart ürünler ( keractive, haircare gibi) de mevcuttur. Bunlar tek başlarına veya kombinasyonlar tarzında uygulanabilir.

    Enjekte edilen bileşimin içeriği:deri nekrozu yapabilen alkol bazlı solventler olmamalıdır. Bileşim izotonik olmalı , pH nötr olmalı, hipoallerjik olmalı ve yerel olarak iyi tolere edilebilmelidir. En önemli nokta tedaviye başlamadan önce kesin bir tanı koyup enjekte edilecek karışımı doğru seçmelidir.

    Saç Mezoterapisinin Etki Mekanizmaları ve Tedavi Amacı

    Bu maddeler ile yapılan kokteyler dermal papilla düzeyinde etki ederek saçların gelişimini, yenilenmesini uyararak keratin üretimini düzenlerler.

    Kokteyldeki vazodilatör(damar genişletici) maddeler fonksiyonel bir mikrosirkülasyon sağlayarak ,saç foliküllerinin kanlanmasını arttırırlar. Böylece saçın canlanmasını ve kalınlaşıp parlamasını sağlarlar. Sinir uçlarından salınan mediatörleri kontrol altına alırlar.

    Mezoderm aralığında bağışıklık sisteminin (immun sistem) kan hücrelerinin % 40 oranında varlığı göz önüne alındığında ,immun üniteyi etkileyerek immun saç dökülmesini önlemeye çalışırlar.

    Kokteyldeki vitaminler ve elementler saç dökülmesini engellerler; yağ sekresyonunu düzenlerler ve kepek oluşumunu azaltırlar ; antioksidan özellikleri ile katkı sağlarlar.

    Sonuç olarak ulaşılan nokta ; ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılmasıdır. Yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve tedavinin daha çok etkili olmasıdır.

    Saçlı Deri Mezoterapi Endikasyonları

    • Erkek tipi saç dökülmesinde (androgenetik alopesi)
    • Alında traksiyon (çekmeye bağlı) dökülmelerde
    • Alopesi areatada (saçkıran)
    • Doğum sonrası dökülmelerde
    • Daha çok kadınlarda görülen diffuz (genel) dökülmelerde
    • Bazı saçlı deri hastalıklarında (sedef hastalığı, liken, seboreik dermatit gibi) uygulanır.
    • Erkeklerde erken evrede yapılan tedavi daha etkilidir.

    Kontrendikasyonları

    Hamileler, emzirenler, immunolojik hastalığı olanlar, kanser hastaları, diabetikler, antikoagülan tedavi görenler uygun hasta değildirler.

    Saç Mezoterapisi Uygulanırken Öncesinde ve Sonrasında Dikkat Eilmesi Gerekenler Vardır.

    Mezoterapi Öncesi Yapılması Gerekenler Nelerdir?

    • Klinik muayene ile dökülmenin seviyesi belirlenmelidir.
    • Trikogram incelemesi yapılmalıdır.
    • Hasta yatar pozisyonda olmalıdır.
    • Uygulamadan önce eldiven giyilmeli ve bölge antiseptik solüsyonla dezenfekte edilmelidir. Alkol, eter , klorheksidin, betadin deri dezenfeksiyonunda tercih edilir.
    • 48 saat önce analjezik ve antiiflamatuar uygulamaları kesilmelidir.

    Mezoterapi Sonrası Yapılması Gerekenler Nelerdir?

    • Tedavi sonrası derinin % 70 lik etil alkol ile temizlenmesi önerilir.
    • Kural olarak , allerji riskini arttırmamak için seans sonrası sıcak duştan kaçınılmalıdır.
    • Ekimozu önlemek için seans sonrası hemostaz elle veya hastanın ağırlığı ile yapılmalıdır.
    • Seanslar çok sık aralıklarla tekrarlanmamalıdır.Bir önceki seansın yararlı etkilerini ortadan kaldırabilir.

  • Bilgisayarlı saç analizi nedir ?

    Bilgisayarlı saç analizi (Fototrikogram) kolay uygulanan, invaziv olmayan, tekrarlanabilen saç takip yöntemidir.

    Bilgisayarlı Saç Analizi:

    • Saç dökülmesinin tipi belirlenebilir.
    • Saç dökülmesinin derecesi ölçülebilir.
    • Saç yoğunluğu hesaplanabilir.
    • Saç tellerinin kalınlığı incelenebilir.
    • Anagen ve telogen evredeki saçların oranı ölçülebilir.

    Saç analizi hastaların saçlarının durumu ile ilgili bilgi verir. Ayrıca elde edilen veriler ışığında, yakın gelecekte yaşanabilecek saç dökülmesi hakkında yorum yapmaya olanak tanır.

    40 kat büyütmeli fotoğraflar üzerinde, hangi bölgelere ekim yapılması gerektiği belirlenir. Ekim öncesinde ve ekim sonrasında saçların durumu fotoğraflarla ve sayısal analizlerle kıyaslanabilir.

    Hasta saç ekimine uygun değilse veya ekim dışında başka bir tedavi istiyorsa; saç mezoterapisi başta olmak üzere medikal tedavilerin sonuçları en güvenilir ve objektif şekilde saç analizi ile takip edilebilir.

    Saç analizleri çoğu klinikte saç sorunları nedeni ile başvuran hastalara ücretsiz olarak sağlanan bir hizmettir.

  • Saç ekimi sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir ?

    • İlk 72 saat minör travmalardan dahi (takılan şapkanın temas etmesi, uyurken yastığın temas etmesi gibi) korunmak için çok dikkatli olunmalıdır.
    • İlk 72 saat mümkün olduğunca istirahat edilmeli ve fiziksel efordan kaçınılmalıdır.
    • İlk günlerde şişlik gelişmesi olasılığına karşı, fırsat buldukça soğuk kompres-buz uygulaması yapılmalıdır.
    • 5 gün süreyle antibiyotik kullanılmalıdır.
    • 15 gün süreyle ağır işlerden kaçınılmalıdır.
    • 2. günde ekim alanını (varsa dikiş alanını) yıkamaya başlamalıdır.
    • Yaklaşık 15 gün süreyle pH’ ı 5.5 olan şampuan kullanılmalıdır.
    • Yara iyileşmesi esnasında saçlı deri kaşınmamalıdır.
    • İlk 15 gün sıcak ve basınçlı su kullanılmamalıdır.
    • Durulama sonrası ılık hava ile saçlar kurutulmalıdır.
    • Yaklaşık 1 ay boyunca havlu kullanılmamalıdır.
    • Saçlı deride oluşan minik kabuklara, yara iyileşmesini hızlandıran epitelizan solüsyonlar yıkama öncesi uygulanmalıdır.
    • Yaklaşık 1 ay süreyle güneşten kaçınılmalıdır.
    • Yaklaşık 1,5 ay süreyle havuz ve denize girilmemelidir.
    • 1-1.5 ay süreyle fitnes, futbol gibi sporlardan kaçınılmalıdır.
    • 3-4 ay süreyle saç boyası, jöle, sprey, köpük gibi maddelerden kaçınılmalıdır.

  • Saç ekimi öncesi dikkat edilmesi gerekenler nelerdir ?

    • Kişinin önceki sağlık sorunları açısından sorgulaması (şeker hastalığı, hipertansiyon, epilepsi gibi hastalıkların varlığı açısından) yapılmalıdır.
    • Kişinin kan tetkikleri istenmelidir.
    • Operasyonda kullanılacak lokal anesteziklere ve diğer ilaçlara karşı alerji olup olmadığı değerlendirilmelidir.
    • Kişinin psikiyatrik bir rahatsızlığının varlığı ve psikiyatrik bir ilaç kullanıp kullanmadığı sorgulanmalıdır.
    • Kişi operasyon günü yorgun olmamalıdır.
    • Bir hafta önce sigara kullanımının kesilmesi veya azaltılması tavsiye edilmelidir.
    • Yaklaşık bir hafta önce alkol ve uyuşturucu madde kullanımı kesilmelidir.
    • Yine bir hafta önce aspirin başta olmak üzere antiagregan özellikli ilaçların kullanımı bırakılmalıdır.
    • Operasyondan yaklaşık 2 saat önce yemek yenmesi hatırlatılmalıdır

  • Saç ekiminde nelere dikkat edilmelidir ?

    • Hastanın yaşı, dikkatli aile öyküsü, fizik muayenesi bu değerlendirmeyi yapmak için önemli faktörlerdir.
    • Saç ekiminden önce bölgenin tamamen kelleşmesini beklemek gerekli de değildir; avantajlı da değildir.
    • Göreceli olarak erken androgenetik alopesili bir kişinin var olan saçları, operasyon sonrasında daha iyi kamuflaj sağlar.
    • İkinci bir operasyon gerekli olursa, iki operasyon arasındaki sürenin daha uzun olmasını sağlar.
    • Tüm planlama androgenetik alopesinin son halinin doğru tespit edilmesine ve donör alanın büyüklük ve özelliklerine göre yapılmalıdır.
    • Saç taşıyan bölgelere ekim yapmak saç kaybını hızlandırmaz.
    • Bölgenin saçlı olması daha fazla dikkat gerektirir. Kanal açmak için yapılan kesiler bölgedeki mevcut saçlarla aynı yönde ve açıda olmalıdır.
    • Ayrıca kişinin mevcut saçlarını korumak için oldukça etkili medikal tedaviler kullanılmaktadır.
    • Bu tedaviler başarılı sonuç verdiğinde, kişinin mevcut saçlarını kaybederek ikinci bir operasyon geçirmesi söz konusu olmayacaktır.
    • İşlem için doğru yaş üzerine kesin kural yoktur. Ancak 20 yaş öncesi ve 80 yaş sonrası işlem için çok uygun değildir.
    • Son 10 yıldaki gelişmelerden dolayı, kadınlar saç ekimi için kabul edilebilir adaylar haline gelmişlerdir. Kadınlar şu anda saç ektiren hastalarda daha fazla orana ulaşmışlardır.

    Saç ekiminde, başarılı sonuçlar başka hangi faktörlere bağlıdır?

    Saç ekiminde sonuç sadece dökülme şekline değil; saçın rengi, telin kalınlığı, telin yapısı gibi faktörlere de bağlıdır.

    Saçın rengi ile alttaki derinin rengi arasındaki kontrast ne kadar az olursa, saçların seyrekliği o kadar az fark edilir ve saç ekimi daha başarılı sonuç verir.

    Bu bakımdan en şanslı hastalar sırasıyla saç renkleri sarı, beyaz ve gri olanlardır. Kural olarak; sarı-beyaz-gri saçlar daha az yoğunluk ile, koyu renkli saçlara oranla sık görülürler.

    Kahverengi ve siyah saçlı hastalarda daha fazla greft ekimi gerekmektedir. Kalın saç telleri daha fazla alanı kapatırlar. Saç kalınlığı 80 mikron civarındaki kişiler ince saç teli olanlara göre daha şanslıdırlar.

    Kıl çapında 0,01 mm´ lik artış, kıl hacminde % 36’lık şok edici şekilde artış sağlamaktadır. Kural olarak; ince telli saçlarda daha yoğun ekim gereklidir.

    Ayrıca dalgalı-kıvırcık saçlar daha dolgun ve hacimli göründüklerinden dolayı, saç ekiminde düz saçlı olanlara göre daha avantaj sağlar. Kural olarak; dalgalı-kıvırcık saçlar daha az yoğunluk ile düz saçlara oranla daha sık görünürler.

    Saç ekimi operasyonları hangi vakalarda uygulanabilir?

    Saç ekimi operasyonları sadece androgenetik alopeside uygulanmaz.

    Yanık, yara, infeksiyon sonrası iz gibi sikatris bırakan saç dökülmelerinde ve alopesi areata (pelad – saç kıran) hastalığında da başarıyla uygulanmaktadır.

    Saçlı deri dışında sakal ve kaşlı deriye de ekim operasyonları yapılabilmektedir.

  • Fue saç ekim tekniği nedir ?

    Fue , dikişsiz, acısız, iz bırakmayan, gündelik hayatı etkilemeyen saç ekim tekniğidir.

    FUE tekniği özelikleri

    • Ensede şerit biçimde çizgi kalmaz.
    • Kılların alındığı alanda uzun süre hissizlik duyusu olmaz.
    • Uygun vücut bölgelerinden kıl köklerinin nakline olanak tanır.
    • Greftlerin çıkarıldığı alanda hızlı iyileşme görülür.
    • Profesyonelce uygulandığına saçlar doğal ve dolgun görünümlü olur.

    FUE tekniği ile ekim nasıl yapılır?

    FUE yönteminde saç ekimi dört temel adımda yapılmaktadır. Bunlar:

    1. Donör alandaki kıllar işlem öncesinde 2 mm uzunluğunda kısaltılır.
    2. Özel bir cerrahi aletle (0.5-0.9 mm çapında iğneler) saç kökleri çıkarılır.
    3. 0.8-0.9 mm çaplı silindirik aletlerle kanallar açılır.
    4. Donör alandan alınan saç kökleri, istenilen bölgeye yerleştirilir.

    FUE tekniği ile ne kadar ekim yapılabilir?

    • Saçlı deride normal sıklık santimetrekare başına 70-100 foliküler ünitedir.
    • Saç sıklığı %50 azaldığında saç kaybı gözle fark edilir hale gelir.
    • Santimetrekare başına 35 ila 50 foliküler ünite ekimi ile yeterli saç sıklığı sağlanır.
    • Bazı kişilerde saçın yapısına bağlı olarak, istenen sonuçlar için 65 foliküler üniteye kadar ekime ihtiyaç duyulabilir.
    • FUE tekniğinde dikkat edilmesi gerekenler!
    • Kökler zedelenmeden çıkarılmalı.
    • Saç köklerinin mutlaka doğru yönde ekilmeli.
    • İşlem sonrası hasta uyarılara dikkat etmeli.

    FUE tekniği ile günde ne kadar ekim yapılabilir?

    • Deneyimli, uzman ekipler 2.000 ila 3.000 greft ekim yapabilmektedirler.
    • Hastanın ensesi çok yoğunsa ve ihtiyacı fazla ise iki gün üst üste toplam 4.000 -5.000 greftlik ekimler mümkündür.
    • İhtiyaç halinde ikinci FUE operasyonu en erken 3 ay sonra gerçekleştirilebilir.