Kategori: Dermatoloji

  • Çene estetik analizi

    Çenenin değerlendirilmesi; dudaklar hafif açık, tam kapalı ve gülümseme sırasında fotoğraflanarak yapılmaktadır.

    Çenenin yüzün diğer anatomik alanları arasındaki harmonisine bakılmalıdır. Burun, dudakların çene ile olan uyumu son derece önemlidir.

    Çenenin yapısı cinsiyete, çene kemikleri-yüz problemlere bağlı olarak değişmektedir.

    Çenede kemik yapı ve destek dokusu muayene ile değerlendirilir. Bu değerlendirme tam ortada yapılmalıdır. Çene yumuşak dokusu kalınlığı 8-10 mm dir.

    Alt dudak altında çeneye doğru katlantı bulunmaktadır. Buna labiomental fold denilmektedir. Bu katlantı alt dudak vermilion sınırından 4 mm alt kısımdadır.

    Bu yüzün alt kısmını 2 ye bölmektedir. Üstte alt dudak ve altta çene en önemli anatomik yapılardır.

    Çenenin deformiteleri kemik yapının şekline, yumuşak dokunun kalınlığına yada kas aktivitesinin asimetrisine(dinamik çene asimetrisi) bağlıdır.

    Bazen submental oluğun derinleşmesi ile birlikte çene düz ve aşağı düşmüş olabilir buna Cadı Çenesi deformitesi(düşük çene yerleşimi) denilmektedir. Yaşa ve önceki cerrahi işlemlere bağlı olarak gelişebilmektedir.

    Bazı kişilerde çeneden çene pedi 2 ye ayrılmakta ve üzerinde bir katlantı gelişmektedir. Double chin denilmektedir.

    Profil yüz değerlendirilmesinde çene kemiği ve bunun köşelerinin değerlendirilmesinde hastanın ağzını serbest bırakması istenir. Bu şekilde fotoğraf alınır. Ancak çene ve dişler sıkılarak bir fotoğraf daha alınmaktadır. Çene kapatıldığında bazı hastalarda bu anatomik alanda ve yüzde yumuşak dokularda ciddi değişimler olmaktadır.

    1 resimde hasta relax durumda 2. resimde hastanın çenesini ve dişlerini sıkması ile yumuşak dokularda ciddi değişimler gözlenmektedir.

    Çenenin değerlendirilmesinde bir çok yöntem kullanılmaktadır.

    Subnasalden geçen dik çizgi

    Subnasaleden çizilen dik çizgi çenenin ve üst ile alt dudakların değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu çizgini belirlenmesinde ilk basamak hastanın doğal baş pozisyonunun verilmesidir. Üst dudak bu dik çizginin 1-2 mm önünde alt dudak tam çizgi üstünde yada 1 mm gerisindedir. Çenenin en önde görünen yumuşak dokusu olan pogonionun bu çizgi 2mm önünde yada gerisende olması kabul edilmektedir.

    Rish tekniği; Frankfort Horizontal line dik ve alt dudağın vermilion borderuna teğet çizilen çizgi çene için meridyen çizgisidir ve çenenin lokalizasyonunu belirler.

    Legan açısı; glabella –subnasale arasında çizilen çizgi ile subnasale-pogonionçizgisi arasında oluşan açı 12 derece(art eksi 4 derece) dir.

    Gonzales-Ulloa nın tanımladığı çene meridyen çizgisi; Nasiondan geçen ve Frankfort Horizontal line dik çizgi önemlidir. Pogonion çizginin 5 mm içerisine düşmektedir. Pogonion 5 mm den daa fazla içeriye düşebilmektedir. özellikle kadınlarda böyledir. Kişiye kadınsı bir görüntü vermektedir. Retraksiyon 1 cm den fazla ise 1. derece retraksiyon, 1- 2 cm ise 2. derece retraksiyoon ve 2 cm den fazla ise 3. derece retraksiyon anlamına gelmektedir. 1. ve 2. derece retraksiyonlar implantlerle 3. derece ise maxillofacial cerrahi ile düzelmektedir.

  • Yaşlanma ve gelişen estetik problemler bölüm 1

    Yaşlanma ve gelişen estetik problemler Bölüm 1

    Alında yatay çizgilenme ve derin kırışıklıklar

    Alında yatay kırışıklıklar genellikle 2-3 tanedir. Tüm alın boyunca yerleşirler yada alın ortasında kaybolup diğer tarafta devam edebilmektedir. Alında bulunan ve kaşların yukarı kaldırılmasını sağlayan alın-frontal kasa bağlı olarak gelişmektedir. Derin kırışıklıklar bunların altındaki frontal kas fiberlerinden kaynaklanmaktadır.

    Resimde 1 ile gösterilen çizgiler alın yatay çizgileridir.

    Kaş arasında gelişen ince çizgilenme ve derin kırışıklıklar

    Kaş arası kırışıklıklar yatay ve dikey kaş arası kırışıklıkları olarak 2 ye ayrılmaktadır.

    Dikey olanlar tam kaş arasında yer almaktadır ve her bir kaşa yakın yerleşmektedir. Sıklıkla 1 tanedir ancak 2 tanede olabilmektedir. Bu kırışıklıklar kaşların çatılmasını ağlayan corrugator kasa bağlı olarak gelişmektedir.

    Yatay olanı ise 1 tanedir ve burun kökünde yerleşmektedir. Kaşların iç kısımlarının aşağı hareketini sağlayan Procerus kasına bağlı olarak gelişmektedir.

    Resimde 2 dikey 3 yatay çizgileri göstermektedir.

    Şakaklarda çökme(Temporal Depresyon)

    Yüzde yaşlanma ile birlikte bazı anatomik alanlarda volumetrik azalma olmaktadır. Buna iskeletleşme denilmektedir. Bazı alanlarda ise destek dokusu artmakta yada yer değiştirmektedir. Buda iskelet yapısını örtmekte hatta mimikleri maskelemektedir. Şakaklarda-temporal alanda volüm azalması bu alanın çökmesine alttaki iskelet yapının daha belirgin olmasına neden olmaktadır.

    Kaşların düşmesi(Eyebrow Pitosis)

    Alında Frontal kasın kasılı durması kaşların düşüklüğünün engellemektedir. Kaşın yukarı desteği ile üst göz kapaklarıda desteklemektedir. Kaşların düşüklüğü kaşların alında normal anatomik yerlerinin değişimine neden olmaktadır. Ayrıca kaşlar düştüğünde üst göz kapaklarının daha belirgin torbalanmasına neden olmaktadır. Ancak bazen üst göz kapağı alanında yetersiz ışık ulaşımı ile koyu gölge kaş düşmesi izlenimi vermektedir.

    Üst göz kapağı katlantı çizgisi normalde göz dış açısında sonlanmaktadır. Bunun dışarıya doğru uzanmasına “” denilmektedir ve kaş düşmesini göstermektedir. Kaş dış kenarından parmakla yukarı gerildiğinde bunların hepsi düzelmektedir.

    Gözler ve göz kapaklarının yaşlanma süreci belirtileri

    Göz çevresi anatomik kusurları göz altı kemik yapısının yetersizliği, göz üstü dış kısmındaki kemiklerin fazla gelişimi, alın kemiklerinin fazla gelişmesi ve daha öne çıkıntılı olmaları gibi. Bunlar göz çevresi yaşlanma belirtilerini daha fazla göstermektedir.

    Göz çevresi yaşlanma değerlendirilmesinde 3 özelliğe bakılmaktadır.

    Dermatochalasis; Üst göz kapağında normalden fazla derinin varlığıdır. Orta yaşlılarda gözlenir. Fazla deri gözler kapalı iken ölçülebilir. Blepharochalosis dermatochalosisden farklıdır. Bu göz kapaklarında epizotik ödem ve eritemdir. Genç kadınlarda gözlenir ve erken yaşta göz kapaklarında gevşeklik ve kırışıklığa neden olmaktadır.

    Göz kapakları derisinin elastikiyeti; Göz kapağı aşağı çekildiğinde hızla eski haline gelmelidir. Buna Snap testi denilmektedir. Göz çevresi derinin elastikiyetini göstermektedir. Alt göz kapağı aşağı çekildiğinde göz kapağı ile gözün irisinin alt kenarı-limbus arasında 7 m kadar açıklık oluşmalıdır. Buna ”Distraction test” denilmektedir

    3. Göz çevresi yağ dokusunun alt ve üstte fıtıklaşması; Bunun için göz kapalı iken göz küresi üzerine basınç uygulanır. Eğer üst ve alt göz kapaklarında bu basınç ile şişmeler gözlenir ise bu yağ dokusunun fıtıklaşmasına buda göz torbalanmalarına ait olabilir.

    Bu Festoons (cheek bags, malar bags)denilen yanak torbalanması ile karıştırılmamalıdır.Bu göz altlarında olmaktadır ve göz çevresi kasların zayıflaması ile yağ dokusunun alt göz kapaklarının daha altında yanaklara doğru fıtıklaşması yani torbalanması ile ortaya çıkmaktadır.

  • Yaşlanma ve estetik analizi bölüm 1

    Yaşlanma ve estetik analizi Bölüm 1

    Tüm canlılarda olduğu vücudumuzla birlikte derimizin yaşlanması ve buna bağlı ortaya çıkan değişimler kaçınılmazdır.

    Seçilme ve beğenilme içgüdüsü, iş ve sosyal hayatta başarı ve çekiciliği güzellik ve genç görünümün belirlediği yönünde artan sosyal algı ile birleştiğinde kusursuz ve genç görünme isteği de artmaktadır.

    Günümüzde tıp ve teknoloji alanında gelişmelere rağmen yaşlanmanın durdurulması mümkün değil gibi gözükmektedir. Ancak hızla artan çeşitliliği ile anti-aging protokolleri, lazer, medikal estetik ve cerrahi uygulamalar ile cilt yaşlanma sorunlarına hasta beklentilerine dönük mükemmel sonuçlar sağlanabilmektedir.

    Derimizi biyolojik ve sosyal deri olarak 2 ye ayırarak derinin yaşlanma sürecini, estetik problemleri ve hasta beklentilerini daha iyi değerlendirebiliriz.

    Biyolojik derimiz; hücreler, bağ dokusu gibi biyolojik tüm yapısal özellikleri ile zaman ve çevresel faktörlerden olumsuz etkilenmekte ve sürekli değişim içerisindedir. Biyolojik derimizde yaşlanma ile birlikte kırışıklık ve sarkmaların ortaya çıkmasında olduğu gibi değişimler çoğunlukla fizyolojik süreçte ortaya çıkmaktadır. Bunlarda estetik isteklerin dışında tıbbi bir müdahaleye gerek yoktur. Ancak yaşlanma ve dış faktörler biyolojik deride patolojik süreçleri de başlatmaktadır. Güneş kökenli deri yaşlanması ile gelişen “Aktinik keratozis” zamanla kansere dönüşebilmektedir. Kişi bunlardan estetik olarak rahatsız olmamakla birlikte bunlara tıbbi müdahaleler ve takipler gerekmektedir.

    Sosyal derimiz bizi biz yapan ırksal ve kişisel özelliklerimiz ile farklılıklar göstermektedir. Kişisel algılarımıza, zamana ve kültürel yapıya göre değişebilmekle birlikte vücudun güzellik ve çekicilik gibi estetik algımızı belirleyen en geniş organımızdır. Sosyal derinin yaşlanma ve problem algı süreci doğrudan biyolojik deriden etkilenmektedir. Ancak bazı belirleyici kriterler kişiye, sosyal algıya ve kültüre göre değişebilmektedir. Biyolojik yaşlanma sürecinde 50 yaşında bir erkek hastanın alın ortası kırışıklıklarını doğal olarak kabul etmesi hatta bunlardan hoşlanmasına karşın iş hayatının artan rekabet koşulları nedeni ile bunlardan kurtulmak için istemeden de olsa alnına botox uygulaması istemesi gibi.

    Derinin tüm katmanlarını etkileyen yaşlanma belirtileri içsel ve dışsal faktörlerle ortaya çıkmaktadır.

    İçsel faktörlerin başında genetik yapımız gelmektedir. Her bireyin yaşlanma sürecini genetik yapısı belirler.(yaşlandıkça anne ve babamıza benzememiz gibi) Yer çekimi, mimik ve yüz ifademiz sırasında kullandığımız yüz kaslarının neden olduğu kırışıklıklar, uyku sırasında ortaya çıkan kırışıklıklar, hormonsal değişimler ve genel sağlık problemleri diğer içsel nedenler arasındadır.

    Dışsal faktörler ise güneş ve yapay ışık kaynakları, sigara, hava kirliliği, rüzgar ve soğuk hava, kimyasal maddelerin cildimizle teması olarak özetlenebilir.

    İçsel yaşlanma ile ortaya çıkan değişimler;

    Deriyi oluşturan korneosit adını verdiğimiz hücrelerin birbiri arasındaki ilişkinin bozulması

    Derinin en üst tabakası olan epidermiste incelme, epidermis ile derinin alt tabakası olan dermis arasındaki ilişkinin bozulması ile deride kolay hasarlanmanın olması

    Doku onarılması başta olmak üzere deride bir çok görevi olan fibroblastların azalması

    Deri destek dokularından kollajen ve elastinin kalitatif ve kantitatif olumsuz değişimleri ve buna bağlı olarak deride sarkma ve kırışıklıkların gelişmesi.

    Deri altında yağ dokusu, kaslar ve hatta kemik dokusunun yer yer azalması. Buna bağlı olarak örneğin yüzde şakak ve elmacık kemiklerinde belirginleşme ve yüzün iskeletizasyonu.

    Yağ dokusunun istenmeyen alanlarda birikimi; örneğin çene altında ve gıdıda yağ dokusu birikimi

    Deride yağ yapımını sağlayan sebase bezlerin ve ter bezlerinin fonksiyonlarının azalması; deride kuruluğa neden olmakta.

    Deride kıl köklerinde azalma ancak vellus olarak tanımlanan ayva tüylerinde burun gibi alanlarda artış

    Saç, sakal ve vücut kıllarında grileşme

    Trınaklarda zayıflama ile incelme

    Deride yağ yapımını sağlayan sebase bezlerin yüzün belli alanlarında; yanaklar, burun üstü ve çene gibi büyümesi ve kabalaşması

    Dışsal yaşlanma ile ortaya çıkan değişimler;

    Deride kuruluk

    Çillenme ve lekelerin gelişimi(güneş lekeleri, seboreik keratozis gibi)

    Ciltte bölgesel renk azalma alanlarının gelişimi

    Elastozis gelişimi ile deride daha kaba kırışıklıkların gelişimi

    Kılcal damar yapısında artış

    Küçük toplar damar genişlemeleri ile “venöz lake” oluşumu

    Deride damar destek dokuların azalması ile deri altı kanamaların gelişimi

    Deride yağ yapımını sağlayan sebaseous bezlerin belli alanlarda büyümesi, kanallarının genişleyerek tıkanması ile siyah noktaların gelişim

    Deride yüzeyel kan akımının azalması ve elastozis ile derinin soluk, mat ve cansız görünmesi

    Deri yaşlanma sürecinde bağ destek dokusunda değişimler yaşanmaktadır. Bunlar;

    Dermis alt tabaklarında elastinin değişimi ile kalın bir materyal birimektedir. Kabalaşan elastin bağlarının yerini daha büyük kitlesel yapılar almaktadır. Buna elastozis denimektedir.

    Kollajende azalma ve dejenerasyon gelişmektedir.

    Dermiste üst katmanlarda hyaluronik asit azalırken dermis alt katmalanalarda hyaluronik asit bu kaba elastin bağları arasında artmakta buda su tutulumu ile derinin daha sert, yapay durmasına neden olmaktadır.

    Deride elastozis Fitzpatrick tarafından sınıflandırılmıştır.

    Tip 1 hafif elastozis; deride hafif yapısal değişiklikler ve hafif çizgilenmeler

    Tip 2 orta elastozis; deride belirgin kabarık sarımısı renkte döküntüler var.

    Tip 3 şiddetli elastozis; çok sayıda sarımsı kabarık yapılar mevcut. Deri soluk ve sarımsı görünmekte, deri üzerinde eşkenar dörtgenler oluşturan baklava şeklinde kırışıklıklar oluşmaktadır.

    Yaşlanma ile yüzde yumuşak dokuların kantitatif değerlendirilmesi; yaşlanma ile yüz destek dokuların volume azalmakta, yüzey genişlemekte, destek dokular yer çekimi etkisi ile yer değiştirmektedir. Yüzde deri destek dokuların azalması; deride dermisin, deri altı kasların, ve yağ dokusunun azalması ile gerçekleşmektedir. Bu azalma doku volüm azalmasına neden olmaktadır. Deri yüzeyinin genişlemesi ile özellikle göz, yanaklar ve boyunda torbalanmalar, sarkmaların gelişmesine neden olmaktadır. Bazen göz yaşı bezi yada tükrük bezlerinin buna eşlik etmesi ile bunlar daha görünür hale gelebilmektedir. Yüzün özelikle yandan açılı değerlendirmesinde bazı konveks yapılar silinmekte yanaklar ve göz altlarında düzleşmeler oluşmaktadır.

    Yaşlanma ile deri kalitesi iç ve dış faktörlerden etkilenmektedir. İç faktörler genler ile belirlenir ve değiştirilemez. Dış faktörler ise güneş, sigara içimi, alkol kullanımı, kötü beslenme gibi faktörlerdir. Bunlardan korunulabilir.

    Derinin kalitatif özellikleri deri rengi, yapısı, tonusu, elastikiyeti, pigmentasyon özellikleri şeklindedir.

    Yumuşak dokuların dinamiklerinin değerlendirilmesi; yumuşak doku dinamiği ile aslında yüz kaslarını tanımlamaktayız. Yüz kasları yüz dinamik çizgilenmelerinin hatta yüzde katlantıların ortaya çıkmasından sorumludur.

    Yüzde yumuşak dokuların desteklerinin değerlendirilmesi; yüz kemikleri, dişler ve burunda olduğu gibi kıkıdaklar yumuşak dokunun desteklerdir. Bunların şekilleri ve volümleri destekledikleri yumuşak dokuların yaşlanma sürecine katılması ile kişinin ilerde nasıl yaşlanacağını etkilemektedir. Yaşlanma süreci bu ana yapılardaki değişimlere bağlıdır.

    Birçok diş-çene kemikleri ve yüz kemikleri problemleri (yüz orta kemiklerinin yetersiz gelişimi, alt çene kemiği gelişim problemleri süt ve alr dişlerin açılanma problemleri vb) genç hastalarda yaşlı görünümü vermektedir.

    Genç yada orta yaşlı kişilerde yaşlı görünüm bir yada birden fazla faktöre bağlı olarak gelişebilmektedir. Örneğin üst dudağın zamanla uzaması, sahip olduğu destek dokusunun yapısal uzunluğuna, üst çenenin kemik yapısına, üst dişlerin yapısına bağlı olarak etkilenmektedir. Örneğin aşağıdaki hastada üst çenenin kısa olması nedeni ile üst dudağın deri bölümü normalden uzun görünmektedir. Profilde üst dudak içe doğru kıvrılmıştır. Bu nedenle üst dudağın vermilion hatta silinmiştir. Profilde E çizgisi ile değerlendirildiğinde üst dudak çok geride kalmakta hatta çene çok önde görünmektedir. Gülme sırasında hastanın ön üst dişlerinin ve üst diş etlerinin görünürlüğü azalmıştır. Bu hastaya yaşına göre daha yaşlamış bir ifade vermektedir.

    Genç bir yüz ile yaşlı birisinin yüzü karşılaştırıldığında aşağıdaki değişimlerin bir yada bir çoğunu görebiliriz.

    Yüz yaşlandıkça daha uzamaya ve daralmaya başlamaktadır.Üçgen görünümü tersine dönmektedir.

    Yüzün estetik bölülerinin bazıları kaybolmakta bazı bölüleri fazla belirgin hale gelmektedr.

    Profilde yüzdeki eğimler silimekte düzleşmektedir.

    Yüzde yeni eğimler ortaya çıkmaktadır.

    Profilde bazı anatomik yapılar uzamaktadır.

    Yüzde yaşlanma ve belirtilerin değerlendirilmesinde kullanılabilecek basit bir değerlendirme yöntemi

    Yaşlanma ile deride ;

    İnce çizgiler

    Deride dokunmakla kabalaşmalar

    Bunların derecesine göre bir skorlama yapılmakta ve buna göre tedavilere karar verilmektedir.

    Derin kırışıklıklar gelişmektedir.

    Yüz bölgesini aşağıdaki gibi bölümlere ayırılması ve bu şekilde değerlendirme daha basit olmaktadır.

    Gözlerden geçen hattın üzerindeki alan “Yüz üst bölümü” olarak tanımlanmaktadır.

    Dudakların birleşme çizgisi üzerindeki hat ile gözler arasındaki alana “Yüz orta bölümü” olarak tanımlanmaktadır.

    Dudakların birleşme çizgisi ile çene çizgisi arasındaki alan “Yüz altbölümü” olarak tanımlanmaktadır.

    Bunun altında kalan alan “Boyun üst bölümü” olarak tanımlanmaktadır.

    Değerlendirmeler bu alanlarda ve sağ ve sol olarak yapılmaktadır.

  • Yüz estetik analizinde anatomi

    Yüzün Estetik Olarak Değerlendirilmesinde Anatomik Noktalar ve Estetik Anatomik Alanlar

    Çekici bir yüz algısı yüz özelliklerinin denge ve uyumundan etkilenir. Bu nedenle yüzün mevcut uyumunun değiştirilmsi ve yeni bir yüz yaratmak, farklı bir estetik algıya neden olabilir. Yüzde iskelet kemik yapı, kaslar ve yumuşak doku analizi bir araç olarak, her zaman yüz estetik ve tedavi hedeflerini belirlemek için kullanılır olmuştur.

    Yumuşak doku analizi öncelikle klinik muayeneler ama dolaylı ölçümleri aracılığıyla yapılmaktadır.

    Bu amaçla yüz özellikleri radyografik ve fotoğraf görüntüleri üzerinde analiz edilir. Sefalometri ve fotogrametri olarak sayısal ölçümler yapılarak antropometrik yöntemler kullanılmaktadır. Böylece yüzün denge ve estetik oranları değerlendirilmektedir. Ancak bu değerlendirmeler yüz yumuşak dokuları değerlendirmek için en iyi yöntem değildir. Hastanın bu değerlendirme sırasında radyasyona maruz kalması ile ilgili kaygılara ek olarak yüzün yumuşak doku yapıları sadece yüzün yan profilinde ölçümler yapabilir. Bu olumsuzlular ile sadece rontgen olmaksızın fotoğraflar ile ölçümler yapılmaya başlandı.

    Son zamanlarda çeşitli çalışmalar farklı toplumlarda yumuşak doku ölçümlerinin normal değerlere ilişkin verileri yayınlanmıştır.

    Günümüzde yüzün yumuşak doku ölçümleri bilgisayar yazılım ürünleri ile popülerlik kazanmıştır.

    Hasta değerlendirmesinde yüzün makyajsız olması gerekmektedir. Günümüzde fotoğraf ölçümleri yapılmaktadır.

    Yüzün Estetik Olarak Değerlendirilmesinde Anatomik noktalar estetik anatomik alanlar

    Yüzün anatomik estetik noktalar ve bunların belirlenmesi;

    Trichion ( Tri ) ,saç çizgisi sınırın da alının orta noktası; Saçların dökülmesi ve saç ön çizgisinin gerilemesi nedeni ile Trichionun belirlenmesinde saç başlangıç noktasından daha çok frontal kasın hafif üst kısmı orijin alınmalıdır.

    Glabella ( G ) ,alında kaş ortasının en ön nokta

    Nasion ( N ) burun kökünde bulunan orta nokta

    Pronasal (PRN); burun ucunun en ön noktası

    Midnasal (Mn); PRN ile N arasındaki burun dış çevresi üzerinde orta nokta

    Columella(Cm); burun deliklerini ayıran columellanın profiled en aşağı ve ön noktası

    Subnasal ( Sn ) ,üst dudağın kolumela ile birleştiği nokta.

    Üst dudak ( Ls ) ,üst dudağın mukokutanöz sınırı

    Üst Stomion ( Sts ); üst dudağın alt dudakla birleşmesinde en aşağı nokta

    Alt Stomion ( Sti ) ,alt dudağın üst dudakla birleşmesinde en üst noktası

    Alt dudak ( Li ) alt dudağın mukokutanöz sınırı

    Supramental ( Sm ); alt dudak atından çeneye uzanan konkavitenin en derin noktası

    Pogonion ( Pg ) ,çenenin ön noktası ,

    Menton ( Me ) ,çene alt kenarının en alt noktası

    Servikal ( C ) ,boyun ve çene hatlarını birleştiren nokta

    Tragus ( Trg ) kulaktaki tragusun en arka noktası

    TH; yatay yer düzelemine tam paralel çizgi tragustan geçmekte

    TV; dikey çizgi nasiondan geçmektedir.

    Ort; TH ve TV nin kesişim noktası.

    Yüz ve Boyunun anatomik alanları

    1. Alın bölgesi-Forehead
    2. Şakak alanı-Temporal
    3. Elmacık kemiği – Zygomatic arch
    4. Yanak alanı – Malar
    5. Göz ve çevresi alanı – Orbital
    6. Göz altı alanı – Infraorbital
    7. Burun alanı – Nasal
    8. Kulak – External ear
    9. Parotis bezi, Masseter çiğneme kası alanı – Parotid-masseteric
    10. Yanak alanı – Buccal
    11. Ağız alanı – Oral
    12. Çene alanı – Chin
    13. Alt çene kenarı alanı – Mandibular border
    14. Alt çene köşe alanı – Mandibular
    15. Hyoid kıkırdak üstü alanı – Suprahyoid
    16. Al çene kenar altı alanı – Submandibular
    17. Carotid boyun damarının yer aldığı üçgen alan – Carotid triangle
    18. Alt çene köşesi arkasında kalan alan – Retromandibular fossa
    19. Boyun ön kısmı – Median cervical

    Yüzde bu anatomik alanlar daha iyi değerlendirilmek için bazı alt alanlara bölünmüştür. Altta resimde bunlar gösterilmektedir.

    1- Alın bölgesi;1a alının orta bölümü, alının yan bölümü, 1c kaş bölümü
    2. Göz ve göz kapakları alanı; 3a alt göz kapağı alanı, 3b üst göz kapağı alanı, 3c göz dış köşesi alanı, 3d göz iç köşesi alanı
    4- Yanak alanı; 4a yanak orta alanı, 4b zygomatik alan, 4c yanak alanı, 4d buccal alan
    5- Üst dudal alanı; 5a philtrum, 5b üst dudak yan alanı, 5c vermilion alanı
    6- Alt dudak alanı; 6a alt dudak merkez alanı, 6b vermilion alanı

    Bu alt ünitler sadece yüz değerlendirme önemli değildir. Ayrıca bu alanların derinin kalınlık, renk, yapı ve altındaki destek dokuları açısından farklılıkları da bulunmaktadır. Yüzde estetik uygulamalarda bu alanlar dikkate alınarak uygulamalar yapılmalıdır. Ayrıca bu alanların geçiş sınırları da önemlidir. Cerrahi uygulamalar yada estetik girişimlerde bu sınırlarda yara iyileşmesi sonrası iz kalma riski daha yüksektir.

    Yüzde ayrıca deri gerginlik çizgileri bulunmaktadır. Bunlar deri elastikiyet açılarının değişim çizgileridir. Cerrahi işlemler bunlara paralel yapılmalıdır.

  • Çene kemiği ve dişlerin estetik analizi

    Yüzün alt kısmında dişler, çene yapısı dudaklar estetik çekicilikte ve güzellikte son derece önemlidir. Özellikle gülme ve sosyal mimiklerde bu bölgenin estetiği son derce önem kazanmaktadır.

    Bu alanın değerlendirilmesinde natomik alanlar;

    1. Çene kemikleri ve dişlerin değerlendirilmesi

    2. Dudakların değerlendirilmesi

    3. çenenin değerlendirilmesi

    Çene kemikleri ve dişlerin değerlendirilmesi

    Yüzün alt kısmının değerlendirilmesinde ağzın kapanmasında üst ve alt çenenin kapanma ilişkileri son derece önemlidir. Normalde ağzın kapanmasına üst ve alt çenendeki ön dişler bu sürece katılmaktadır.

    Dişler çene üzerinde bir ark üzerinde dizilmektedir. Üst çenedeki diş arkı alt çenedeki diş arkından daha geniştir. Estetik ve fonksiyonel olarak her iki arkta komşu dişler arasında boşluk olmamalıdır. Ayrıca dişlerin sıkılması sırasında üst ve alt dişlerin birleşmesi sırasında da aralarında boşluk içermemelidir.

    Üst ön kesici dişler değerlendirildiğinde alt kesicilere göre daha öndedir buna overjet denilmekte.

    Aşağıda ideal bir çene ve diş kapanması görülmektedir.

    Bu ideal kapanma dışında aşağıdaki gibi kusurlar gelişebilmektedir.

    Sınıf I; Üst diş arkının alt diş arkına göre hafif önde olması,Sınıf II; Üst diş arkının alt diş arkına göre daha önde olması, Sınıf III; Üst diş arkının alt diş arkına göre daha geride olması

    Dişlerin kapanması sırasında üst ve alt diş arklarının orta hatları simetrik olmalıdır. Olmamasına maloklüzyon denilmektedir. Bu yüze estetik olarak asimetri kusur olarak yansıyacaktır.

    Üst kesici dişler üst dudağı ve pozisyonunu etkilemektedir. Bu hem dudakların estetiğini hemde gülme sırasında dudakların pozisyonunu etkilemektedir.

    Kesici dişlerin öne olan açılanmaları son derece önemlidir. Aşağıdaki resimde1 resimde ön kesici dişlerin açılanması ile üst dudağın birebir nasıl etkilendiği gösterilmiştir. 2. resimde ön dişler öne aşırı açılanması, 3. resim ideal ön dişlerin açılanması 4. resim ise ön dişlerin geriye açılanması gösterilmektedir.

    Üst ön dişler; 4 adet kesici, 2 adet köpek dişi ve 4 adet premolar dişlerden oluşmaktadır. Bunlar özellikle gülümseme sırasında estetik olarak ön plana çıkmaktadır. Bunların şekilleri, renkleri simetrileri, diştlerinin yapısı ve görünümü önemlidir.

    Yüz estetiğini etkileyen başlıca çene problemeleri;

    Yüzün 1/3 alt kısmının uzaması;

    Bu hastalarda yüz uzamış ve genişliği azalmış olarak gözlenmektedir. Ayrıca alt çene dış kenarlarında asimetri, elmacık kemikleri, göz altı, yanaklar ve çene düzleşmiştir. Üst dudaklar içe kıvrılmış gibi görünmekte volümleri azalmıştır. Labiomental katlantı düzleşmiştir. Mandibular kenar silinmiş ve saat yönünde rotasyon gözlenmektedir. Çene-gırtlak-boyun dış çizgisi uzunluğu cervicomental açının artması ile azalmıştır.

    Yüzün 1/3 alt kısmının kısalması

    Yüzün alt kısmının yüksekliğinin azalması, buna karşın orta ve üst yüz bölgelerinde artış mevcuttur. Burun daha uzun görünmektedir. Üst dudak aşağı doğru rotasyon göstermektedir. Labiomental fold aşırı derin ve doğal görünmemektedir. Mandibular dış kenarı saat yönünün tersinde rotasyonu var ve nerede ise horozontal durmakta ve buda çene projeksiyonunu büyük göstermektedir. Gırtlak uzunluğu aşırı derce kısadır.

    Yüzün orta ve lat 1/3 kısmı arasındaki tutarsızlıklar olabilmektedir.

    1. Yüzde orta bölüm geride alt bölüm daha önde; Yüzün alt kısmı daha önde orta kısmı ise daha arkada yerleşmiştir. toplam yüz uzunluğu artmıştır. Yanaklar, göz altı, burun çevresi düzleşmiştir. Burnun alt kısmı normal gibi görünmekte ancak iskelet kısmı yetersiz gibi durmaktadır. Üst dudakta saat yönünde rotasyon var yani volüm az görünmektedir. Çene hafif önde, labiomental fold normaldir. Mandibular kenar çizgisi belirgin ve saat yönünde rotasyon göstermektedir. Çene-gırtlak-boyun dış çizgisinde cervicomental açı belirgindir.

    2. Yüzde alt bölüm geride orta bölüm hafif önde; Yüz konveks görünür. Bu mandibula saat yönünde rotasyonuna bağlıdır. Malar, infraorbital, yanaklar, paranasal ve çenede düzleşme gözlenmektedir. Üst dudak dış çizgisindesaat yönünde rotasyon, labiomental fold düzleşme, mandibular dış kenarda saat yönünde rotasyon ve cervicomental açınına artması ile gırtlağın kısa görünmesi gözlenmektedir.

  • Çene altı-boğaz-boyun bölgesinin estetik analizi

    Bir diğer değerlendirme profilden alt çene-boğaz-boyun değerlendirilmesidir. Profilde bu alanı oluşturan hyoid kırkırdak, alt çene kemiği, yumuşak doku, platysma kası, yağ dokusu ve boyun derisi etkili olmaktadır.

    Bu değerlendirmede;

    Alt çene sınırı alt çene köşesi ile çene arasındaki hat ile tanımlanmaktadır. Üzerindeki yumuşak dokunun ince olması ve saat yönünün tersine olan yapılanması daha estetik görüntüye neden olmaktadır. Alt çene sınırının burada yağ dokusu birikimi ile fazla olması ve bu sınırın saat yönünde olan yapılanması estetik olarak olumsuz bir görüntüye neden olmaktadır. Alt çene açısını ve alt çene konturunun 1/3 arka kısmının yapılanmasını masseter kası belirlemektedir. Bu kasın hipertrofsi ile volümünün artması bu görselliği etkileyebilmektedir.

    Alt çene kemiğinin boyutu ve üzerindeki yumuşak doku önemlidir.

    Alt çene kemiğinin eğimi; Bu eğimin saat yönünün tersine olması çenenin daha önde olmasına ve yüzün 1/3 alt kısmının kısa görünmesine neden olmaktadır. Bu görüntü çene-boğaz-boyun ilşkisini istenen gibi göstermektedir. Bunun tersinin olması yani çene kemiğinin saat yönünde eğim göstermesi çenenin kısa olmasına, yüzün 1/3 alt kısmının uzun görünmesine ve çene-boğaz-boyun ilişkisinin olumsuz olmasına neden olmaktadır.

    Boğaz uzunluğu; Bu boyun –boğaz noktası(NTP) ile menton arasındaki mesafedir. (NTP-Me) bu klinik olarak kısa yada uzun olarak tanımlanmaktadır. Metrik olara ölçülmez. İlk resimde sarı çizgi mentondan geçen horozontal düzlem. Kırımızı ise menton-NTP hattı. Resimde görüldüğü gibi kırmızı hat yukarı rotasyon göstermektedir. Boyun ile boyun-boğaz mesafesi daha uzun, 2. resimde ise aşağı doğru rotasyon göstermekte yani boyun ile boyun –boğaz kısa görünmektedir.

    Hyoid kemiğin pozisyonu önemlidir. İdealde bunun üst ve arka yerleşimi istenmektedir.

    Alt çene-boğaz-boyun alanı yüzün en fazla yağ dokusunun biriktiği alandır. Bu bölgenin muayenesi kas dokusunun gevşemesi yada yağ dokusu birikimini göstermektedir.

    Yaşlanma ile boyunda deri elastikiyeti artışı ve boyun bantlarının varlığı boyun estetiğini etkilemektedir

  • Boyunun estetik analizi

    Boyun uzunluğu çenenin alt kenarı-menton ile suprasternal çıkınıt arasındaki mesafe anlaşılmalıdır. Bu menton-vertex(başın en tepe noktası) arasında ölçülen baş yüksekliğinin yarısı kadar olmalıdır.

    GENÇ BİR BOYUN

    İdeal ve genç bir boyun için 5 kriter tanımlanmıştır. Bu kriterler;

    1. Alt çene kemiğinin köşesinden mentona kadar kenarın keskin ve belirgin olması.

    2. Boyunda hyoid kıkırdağın altında hafif bir içe açılanma göstermesi gerekmektedir. Tam bu nokta boyun-çene(cervicomental) açının hafif altındadır.

    3. Boyunda thyroid kıkırdakta hafif çıkıntı olması.

    4. Sternocleidomastoid kasının ön kenarının sternum mastoid arasında belirgin olması

    5. Cervicomental açının 105 ile 120 derece arasında olması.

    Boyunda estetik sınıflama;

    I; Boyunda deformite halen yok yada hafifi genç bir boyun görünümünde

    II; Sadece deride laksitisite artışı var

    III Bunlara ek olarak yağ birikimi var

    IV; platysma bandları var

    V; Microgenia yada retrognathia var.

    VI; hyoid kemik daha düşük yerleşimlidir.

  • Kulağın estetik analizi

    Yüz estetik uygulamalarında en fazla unutulan göz ardı edilen ancak bir o kadarda önemli bir estetik yapı kulaklarımız.

    Kulaklarımızda anatomik tanımlanmış helix, antihelix, tragus, antitragus, tragus noch ve lobule olmalıdır ve harmoni içerisinde yerleşmelidir.

    Helix(H) ile Lobule(L) arasında çizilen (Hl) çizgisi değeri kulak uzunluğunu göstermektedir. Erkeklerde kulak uzunluğu 6.5% kadınlardan daha fazladır.

    Tragustan(T) Frankfort horizontal line paralel çizilen çizginin(Th) değeri kulak genişliğini gösterir.

    Hl / Th değer oranları 2 yada daha küçük olmalıdır.

    Tragus notch(Tn) ile Lobule arasındaki çizgi değeri kulak lobulünün uzunluğunu verir. (aTL)

    aTL uzunluğunun tam ortasından Frankfort horizontal line paralel çizilen çizginin(Lob Çizgisi) lobule içerisinde kalan değeri ise lobule genişliğini vermektedir.

    Lobule den Frankfort horizontal line bir dik açı çizildiğinde Bu çizgi ile HL çizgisi arasında kalan açı kulak aks açısı olarak adlandırılır ve değeri 20 derece olmalıdır.

    Yüzün profil değerlendirmesinde Dış kulak yolu gözün dış köşesi ile burun tabanı arasında olmalıdır.

    Kulak memesinin göz dış kenarına olan uzaklığı erkeklerde kadınlardan 4.6% daha uzundur.
    Kulak-baş açısı yaklaşık olarak 20 – 30 derece olmalıdır.

    Yaşlanma sürecinde kulakta lobul-kulak memesi yapısı yaşla değişmekte ve kulak memesi yüksekliği her iki cinsiyette artarken kulak memesi genişliği kadınlarda belirgin olarak azalmaktadır.

  • Yüzün estetik analizinde kullanılan açılar

    Yüzün estetik analizinde bazı açı ölçümleri kullanılmaktadır. Bunlar

    a;Nasofacial açı, b;Nasomental açı, c;Mentocervical açı, d;Submental-neck açı

    Nasomental açı=b

    Ortalama 128 derecedir. 120-132 derece arasında değişmektedir.

    Mentocervical açı=c

    Ortalama 85 derdecedir. 80 – 95 derece arasında değişmektedir.

    Nasofacial açı=a

    Normalde 36 derecedir. 30-40 derece arasında değişmektedir.

    Submental–Neck Angle=d

    Erkeklerde 126 kadınlarda 121 derecedir.

    Burun-Üst Dudak açısı(Nasolabial Açı)

    Columella ve üst dudaktan teğet geçen çizgiler arasında kalan açıdır. Bu erkek ve kadınlarda 102 derecedir. Bu açı + ve – 8 derece değişebilmektedir. Artmış açı, kalkık bir buruna veya geriye eğilimli dudaklara bağlı olabilir. Bu açı büyümekte olan 7-17 yaşları arasındaki bireylerde göreceli olarak sabittir.

    Bu açının değerlendirilmesinde sayısal ölçüm değeri yeterli değildir. Bı açı değerlendirilirken yatay çizgi ile açı 2 ye ayrılmaktadır. Bu açının değeri ile birlikte açıyı ne yönde böldüğü de önemlidir.

    Bu açı kırmızı yatay çizgi ile ikiye bölündüğünde a ve b açıları ortaya çıkmaktadır. a açısı columellaya b açısı üst dudağa aittir.

    Bu örnekte nasolabial açı 103 normal sınırda ancak açı yatay bölündüğünde columella kısmı 0 diğer üst dudak kısmı 103 derecedir.

    Dudak-submental katlantı-çene açısı

    Alt dudak, submental katlantı, çene plan açısı 90-110 derecedir. Bunun genişlemesi retrognatia yani geride yerleşimli çene gelişimi anlamına gelmektedir

    Facial-Yüz Açısı

    Bu açı, hasta profilinde ölçülür ve yüzün ana sınıflamasını belirlemektedir. Alında kaş ğrtası en önde olan nokta-Glabella, burun süt dudak birleşme noktası-Subnasale ve çenenin en önde yumuşak doku noktası-Pogonion noktalarının birleşimiyle oluşur. İdeal açı aralığı 168.7±4.1’dir. Bu açı normal büyüme gösteren bireylerde sabit kalır. Bu durum Subnasale’in burnun büyümesiyle birlikte öne doğru hareketi ile yine büyüme sonucu Pogonion’un ileri doğru hareket etmesi sonucu gerçekleşir.

    Yüzün profilden tanımlanmış başka açılarıda vardır. Bunlar;

    Nasal açı=a tragus – nasion ve tragus-burun ucu arasındaki açıdır.

    Maxillary açı=b tragus-burun ucu ve tragus- üst dudak arasındaki açııdır.

    Mandibular açı=c tragus – üst dudak ile tragus-pogonion arasındaki açıdır.

    a; nasal açı 23.3 derecedir.b; maxillar açı 14.1 derecedir. c; mandibular açı 17.1 derecedir.

    Daha az kullanılan açılar;

    Facial açı; nasion ile pogonionu birleştiren hattın tam ortası ile tragusu birleştiren hattın açısıdır.102.5 derecedir.

    Maxillofacial açı; nasion ile üst dudak hattının tam ortasını tragus ile irleştiren hattın arasındaki açıdır. 5.9 dercedir.

  • Yüz estetik değerlendirmesinde fabergé egg analizi

    Fabergé egg ile yüz estetiğine yaklaşım;

    Fabergé yumurtaları genellikle kaz yumurtası büyüklüğündedir ve özelliği mine ve değerli mücevherler ile işlenmiş olmaları ve her bir yumurtanın içinden bir sürpriz çıkması özellikleridir. Dünyaca ünlü Fabergé aslında Fransız olan ve Rusya’ya göç etmiş bir ailenin başlattığı bir kuyumcu atölyesidir. Atölye St. Petersburg’da 1842 senesinde Gustav Faberge tarafından başlatılmıştır, fakat bugün dünya müzelerinin ve koleksiyonerlerinin peşinde koştukları sanat eserlerini oğul Carl Faberge geliştirmiştir. Carl Faberge Rus Çarı Alexander’nın eşi için her yıl paskalyada özel mücevherler ile süslenmiş ve içinde özel hediyelerin olduğu yumurtalar hazırlamıştır. Çar için hazırlandığı için ‘‘Emperyal yumurtalar’ olarakta tanımlanmıştır. 53 adet yapılmış ancak bu paha biçilemeyen sanat eserlerinden ancak 49 tanesi günümüzde bilinmektedir. Br diğer Fabergé yumurtası İngiliz Kraliyet ailesi için hazırlanmıştır. Yarı kıymetli kayalardan hayvan figürleri olarak oyulmuş bazıları kaya kristelinfen yapılmış vazolar şaklinde yumurtalardır.

    Bu kusursuz eserlerden yola çıkarak yüz analizleri yapılmaktadır.

    Güzel bir yüze bakıldığında gözümüz yüzün yükseklikleri ve ritmik kıvrımları arasında yumurta şeklinde 7 adet Fabergé egg denilen yağ dokusu ve bunların volümleri, açıları ve pozisyonlarına bakmaktadır.

    Bunlar;

    1. Kaş dış kısmında bulunan Fabergé egg; bunun pozisyonu, volümü ve açısı

    2. Göz Fabergé egg; bunun pozisyonu, volümü ve açısı

    3. Yanaklarda Fabergé egg; bunun pozisyonu, volümü ve açısı

    4. Üst dudak Fabergé egg; bunun pozisyonu, volümü ve açısı

    5. Alt dudak Fabergé egg ; bunun pozisyonu, volümü ve açısı

    6. Alt çene kemiği köşesinde Fabergé egg; bunun pozisyonu, volümü ve açısı

    7. Çene Fabergé egg; bunun pozisyonu, volümü ve açısı