Kategori: Dermatoloji

  • Botoks’un çok sık tercih edilmesinin 5 nedeni

    2013 yılında dünya çapında 23 milyondan fazla estetik ve cerrahi amaçlı işlem yapıldı. Bunların içinde botoks, 5 milyondan fazla operasyonla estetik alanında en çok tercih edilen uygulama oldu. Peki botoksu bu kadar popüler hale getiren faktörler neler?

    1.Klinik olarak etkisinin kanıtlanmış olması Botoks’un çizgileri ve kırışıklıkları giderici etkisi FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) tarafından 1989 yılında onaylandı. Bu tedavi şeklinin her yıl milyonlarca hastanın üzerinde başarıyla uygulanması tedaviye olan inancın ve ilginin artmasına sebep oluyor. Diğer yandan Demi Moore, Madonna, Carla Bruni, Katie Price, Lindsay Lohan, Mag Ryan, Vanessa Williams gibi birçok ünlü ismin botoks tedavisinden faydalanması uluslararası kamuoyunda pozitif bir izlenim yaratıyor.

    2. Hızlı Uygulanan Bir Tedavi Yöntemi Olması & Zaman tasarrufu sağlaması Uzun mesai saatleri, trafik vb. nedenlerden ötürü zaman yönetimi geçmiş yıllara göre daha önemli hale geldi. Hayatın içerisindeki artan tempo, tüketim alışkanlıklarını da değiştirdi ve yeni müşteri, eskisine göre iyi hizmete daha hızlı şekilde ulaşmak istiyor. Botoks, bu noktada güzelleşmek isteyen kişiler için kusursuz bir zaman tasarrufu sağlıyor. Botoks 24 – 48 saat sonra etkisini göstermeye başlarken, 7-10 gün sonra tam olarak istenilen sonuca ulaşılıyor. Ayrıca botoks işleminin 10-15 dakika gibi kısa süre içerisinde tamamlanması yoğun bir temposu olan bizlere büyük bir kolaylık sağlıyor.

    3. Uygun Fiyatlı Olması Botoks işlemi fiyatları 400-600 TL arasında değişirken tedavinin etki süresi 4 ila 6 ay boyunca kalıcılığını koruyor. Piyasada satılan çok güvenilir markaların dermo-kozmetik kremleri ile fiyat ve etkinlik açısından kıyaslandığında, botoks açık ara liderliğini sürdürüyor. Diğer yönden anlamda özellikle fiyat konusunda plastik cerrahi işlemlerine göre büyük bir avantaj sağlıyor.

    4. Gençleştirici Özelliği Botoks yaptıran bir kişi genel olarak olduğu yaştan ortalama 10 yaş daha genç gösterir ve fiziksel görüntüsünde gözle görülür bir iyileşme sağlar. Ayrıca toplumdaki genel kanının aksine botoks tedavisi D-K Klinik gibi güvenilir kurumlarda yapıldığı sürece yüzünüzde donuk ve mimiksiz bir ifade bırakmaz. Bu noktada işlemi yapan uzmanın yüzünüzdeki kas miktarını hesaba katarak, botoksun hangi dozda enjekte edileceğinin belirlenmesi kritik önem taşımaktadır. Düzenli olarak botoks uygulaması yalnızca var olan kırışıklıkların ortadan kaldırılmasını sağlamasının yanında, yeni kırışıklıkların oluşum hızını da azaltmaktadır. Diğer yandan son zamanlarda yapılan birçok araştırma botoksun estetik bir görüntü sağlama dışında migren için de iyileştirici etkisi olduğunu kanıtlamıştır.

    5. Tedaviden sonra hayatınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Estetik cerrahi operasyonlarından farklı olarak botoks yaptırdıktan hemen sonra iş hayatınıza ve günlük yaşantınıza aynı şekilde devam edebilirsiniz.

  • Lazer epilasyon yararlı mı, zararlı mı?

    Hem kadın hem de erkeklerde istenmeyen tüyler, kozmetik sorunun yanı sıra batıklara, kıl kökü iltihaplarına yol açabilmekte, hayat kalitesini kötü yönde etkilemektedir. Bu sorunlara çözüm olarak kullanılan lazer ışıkları, kıl folikülünü hedef alır ve burayı kalıcı olarak harap eder. Böylece her seansta kılların sayısında %10-20 azalma olur.

    Günümüzde kullanılan lazer cihazları, özellikle de her deri rengi ve ince kıllarda dahi kullanılabilen Diod, başarı oranı çok yüksek, hızlı, konforlu ve güvenli bir teknoloji sunmaktadır.

    Lazer zararlı mıdır sorusuna gelince, Lazer ışık demeti, deri altında en fazla 4-5 mm derinliğe ulaşır, yani deri altı tabakalara erişemez. Bu nedenle kısırlık veya yumurtalık kanserine neden olması mümkün değildir. Lenf bezlerine zarar vermez. Meme hastalıklarına yol açmaz, lazer aleti radyasyon yaymaz.

    Bir diğer endişe kılların yok edilmesi fizyolojimizde probleme yol açar mı sorusudur. Irklara göre kıl renk, sayı ve yapısı değişkendir. Bazı ırklarda kıl neredeyse yoktur. Kılların yok edilmesi sağlık sorununa yol açmaz aksine özgüveni ve hayat kalitesini yükseltir. Günlük hayatınızda zaman kazandırır.

    Ancak şunu da hatırlatmamız gerekir ki; güzellik salonlarında, kuaförlerde lazer yapılması doğru değildir, yasal da değildir. Lazer için doktor klinikleri tercih edilmelidir.

  • Sonbaharda dökülen saçlar, prp ile tekrar canlanıyor

    Sonbahar mevsiminin gelmesiyle saç tellerinde hızlı kayıplar, ani ve yoğun dökülmeler görülebilmektedir. Çok can sıkıcı olabilen bu durum, dış dünyaya cevap veren biyolojik iç ritmimizin yol açtığı bir sorundur. Genetik dökülmede olduğu gibi mevsimsel saç dökülmesinin tedavisi için de PRP uygulaması en popüler yöntem haline gelmiştir. PRP yani platelet rich plasma tedavisinde; pıhtılaşma (platelet) hücreleri yönünden zenginleştirilmiş kendi kanınız enjeksiyon yoluyla saç derisine tekrar verilir.

    Kanda dolaşan her pıhtılaşma hücresi, yara iyileşmesinde rol alan pek çok molekülün ve büyüme faktörlerinin kaynağıdır. PRP ile saç tedavisinde de bu faktörlerden yararlanılır.

    Bu uygulamada saç dökülmesi olan kişiden, özel hazırlanmış PRP tüpüne yaklaşık 10 ml kan alınır. Bu tüpün santrifüj aletinde hızla dönmesi sağlanarak kandaki platelet hücreleri kanın diğer elemanlarından ayrıştırılır. Böylece normal dolaşımdaki kanımızda mililitrede 200-400 bin olan platelet hücresi, yoğunlaştırılmış plasmada 1-1.5 milyon platelet olarak bulunur. Hazırlanan sıvı şekildeki PRP, saçlı deriye çok ince özel iğne uçlarıyla noktasal enjeksiyonlar şeklinde verilir.

    Dokuya verilen PRP ile hücrelerden açığa çıkan büyüme faktörleri sayesinde, doku iyileşmesi başlar, kılcal damar oluşumu tetiklenir, gençleşme süreci başlamış olur. Saç köklerinin beslenmesi düzelir. PRP, zayıf kıl köklerini uyararak incelmiş, belirsizleşmiş saçların güçlenmesini, tüm saçların kalınlaşmasını, parlak ve canlı görünmesini sağlar. PRP saç kökleri üzerinde gayet etkilidir. Hemen her hastada ilk 10 günde dökülme belirgin derecede azalır, mevcut saç telleri kalınlaşır, birinci ayda yeni saç çıkışı gözle görülür hale gelir. Saç derisinde boş görünen alanlar dolmaya başlar. Kem kadın hem erkek hastalarda iyi sonuçlar alınmaktadır. Saç ekimi sonrasında da destek tedavi olarak uygulanmaktadır.

    İşlem 20 dakika sürmektedir. PRP, ayda bir olmak üzere 3-4 defa uygulanır. Saça uygulanan PRP sonrası iğne izleri, kanama ya da kabuklanma görülmez. Tüm hastalar işlemden hemen sonra sosyal yaşamlarına sorunsuz dönebilirler. Ağrı, kaşıntı olmaz. PRP uygulamasında, kişiye işlemde uygulanan kan, kendi kanıdır. Bu nedenle yan etki, alerji riski ya da hepatit gibi bulaşıcı bir hastalığın nakledilme riski yoktur.

    Estetik tıp uygulamalarının çok önemli bir parçası olan PRP, hemen her zaman tatmin edici sonuçlar vermektedir. Yakalanan iyi durum ortalama 1-2 yıl sürer. Aslında PRP’nin iyileştirici etkisi bu sürenin sonunda da tamamen kaybolmaz. Kişinin uygun saç bakımı ile desteklenirse yıllarca etki sürer. Ancak ideal olan, yılda en azından bir seans idame PRP ile etkinin kalıcılığını desteklemektir.

  • Fraksiyonel  lazer

    Fraksiyonel lazer

    Akne izleri hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hastaları çözüm arayışına iten rahatsızlıklardır. Er:YAG lazer ile deri yenileme, akne sikatrislerinin tedavisinde etkili ve güvenli bir tedavi şeklidir.Lazer ile deri soyma yöntemi son yıllarda kırışıklığı, fotoyaşlanması ve akne sikatrisi olan hastalar için popüler bir tedavi yöntemi olmaya başlamıştır. Bu yöntem sayesinde deri buharlaşma yoluyla tabaka tabaka soyulur. Ayrıca dokunun ısınması da kollagenin büzülmesine ve böylece kırışıklıkların ve akne izlerinin azalmasına neden olur. Deri soyma işlemi deri eklerini (sebase bezler, kıl folikülleri ve ter bezi kanalları) koruyarak yapılan epidermisin ve üst dermisin soyulması işlemidir. Bu işlem derinin rejenerasyonuna izin verir ve ayrıca kollagen üretimini artırır.

    Fraksiyonel Lazer

    Fraksiyonel lazerde yüksek enerji fraksiyone edilerek, yani bölünerek mikroskobik sütunlar şeklinde cilt altına iletilmekte ve bu bölgede oluşturduğu ısı nedeniyle doğal yara iyileşmesi hızlanmaktadır.Kollagen, elastin ve hyaluronik asit sentezi tetiklenmekte yeni ve sağlıklı doku oluşmaktadır. Doku onarılırken cilt gerginleşip sıkılaşmakta, daha genç ve canlı bir görünüm elde edilmektedir.

    Fraksiyonel Lazerin Diğer Lazer Sistemlerinden Farkı Nedir?

    Bu sistemde iyileşme ve sosyal hayata dönüş daha çabuk olmaktadır.Özellikle günümüzde zaman sıkıntısı göz önüne alındığında bize büyük avantaj sağlamaktadır.

    Fraksiyonel Erbium-Yag Lazer (Merkezimizde Alman Asclepion Firmasının MCL 30 Dermablate modeli kullanılmaktadır)

    Erbium-Yag lazer güvenli, kontrol edilebilir doku ablasyonu sağlayan bir lazerdir. Bu lazerin dalga boyu CO2 lazer ışınına göre 13 kat hızlı apsorbe edilebilir. Bu da dokudaki suyun çok hızlı buharlaşmasını sağladığı için hasar ciltte devamlı kalmamakta ve nonspesifik ısı hasarı oluşturmamaktadır. Deri üst tabakasının kontrollü bir şekilde soyulmasını ve yaşlanmış, hasarlanmış deri yüzeyinin yeni ve pürüzsüz olmasını sağlar.

    Uygulama anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Sonrasında uygulama bölgesinde kızarıklık ve hassasiyet olur. Hassasiyet aynı gün geçer, kızarıklık ise 24-48 saatte geçer. 48 saat sonunda ince kabuklanmalar oluşur. Kabuklanma da yaklaşık 4-5 günde geçer. Probleme göre 3-6 seans 4-5 hafta aralarla yapılır.

    Fraksiyonel Erbium-Yag Lazer Nerelerde Kullanılır?

    Tüm yüz kırışıklıklarında kullanılır. Özellikle dudak ve göz etrafındaki kırışıklıklarda en iyi tedavi şekillerinden biri olarak bilinir.

    Sivilce izlerinin azaltılmasında ,

    Karın çatlaklıklarının tedavisinde,

    El gençleştirmede,

    Yüz ve vücuttaki iyi huylu tüm lezyonların ve iyi huylu benlerin alınmasında güvenle kullanılır

  • Ftc terapisinde merak edilenler

    1. FTC terapisi hangi durumlarda kimlere uygulanır? Avantajları nelerdir?

    Genellikle 30-50 yaşlarında fazla sarkıklığı olmayanlara yapılabilir. Yaş kriter değildir. Cildin ve yumuşak dokuların sarkma derecesi ve asmaya uygunluğu önemlidir. Hafif sarkıklığı olan, yorgun ifadeli yüzlerde; dinlenmiş, tatilden dönmüş bir görüntü yaratır. Yüz germe ameliyatı sonrası gibi ”gerilmiş, gergin” bir çehre yaratmaz. Ortadan kaybolma da gerektirmediği için gizli tutulabilir. Yapılan işlemden haberi olmayanlar, hastayı süzecek, bir değişiklik olduğunu hissedecek ancak herhangi bir iz, şişlik vs. göremediği için bir anlam veremeyecek,
    şüphesini kendine saklayacaktır.

    2. FTC Terapisinde kontur etkisi görülebilecek bölgeler hangileridir?

    FTC Terapisi ile nazolabiyal kıvrımlar, çene çizgisi (jaw line), gıdı (double chin düzeltmesi, kol ve kalçalar ile abdominal bölgelerde kontur etkisi sağlanır.

    3. FTC Terapisi ile kombine kullanılabilecek medikal estetik prosedürler nelerdir?

    FTC Terapisi cilt rejuvenasyonu, cilt tonusunun iyileştirilmesi, kırışıklıkların ve ciltte sakmanın giderilmesinde tek başına etkilidir. Bununla beraber kombinasyon terapisine de uygundur. Uygulama sonrası etkiyi güçlendirmek için PRP, mikroiğneleme terapisi ile dolgu ve botulinyum toksin enjeksiyonu ile kombinasyonu üst düzeyde faydalıdır.

    4. FTC Terapisi’ni kimler uygulamalıdır?

    FTC Terapisi, nitelikli doktor ve cerrahlar tarafından uygulanmalıdır. Bunun için ilgili doktorların FTC Terapisi Teorik ve Uygulamalı Eğitimi’ne katılmış olmaları beklenir. Eğitimin başarıyla bitirilmesi durumunda, ilgili doktorlara “yetkinlik” belgesi verilmektedir.

    5. Uygulama sonuçlarının kalıcılık süresi ne kadardır?

    Yaklaşık 2 yıl

    6. Yan etkisi var mı?

    FTC Terapisi son derece güvenli minimal invaziv bir yöntemdir. Her hangi bir yan etki beklenmemektedir. Nadir de olsa kısa süreli şişkinlik ya da morarma görülmesi dahi normal kabul edilmektedir.

    7. FTC Terapisi’nin fiyatı nedir?

    Uygulama yaptıracak kişinin durumuna ve gerekli uygulamanın sağlanması için kullanılacak PDO iplik miktarına göre değişkenlik gösterir. Ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.

  • Ftc terapi

    Son yıllarda popüler olan, iple asma yöntemidir.

    Uygulaması son derece kolaydır. Uygulama sonrası ödem ve morluk olmaması nedeniyle vakanın işten izin alması gerekmez. Sosyal hayatına hemen devam eder. Muayenehane şartlarında lokal anestezi ile yapılabilir. Hastane ortamı gerektirmez. Cilde uygulandığında ameliyatla gerilmiş gibi bir görünüm vermemesi büyük avantajdır. Böylece çevredeki meraklı gözlerden saklanma olanağı tanır. Uygulama yapıldığı anda, sonuç görülebilir. Uygulama sırasında hastanın da elinde ayna ile işlemi takip edebilmesi ve fikir verebilmesi, koopere olması açısından fayda sağlar. Aynı anda birçok estetik işlemle birlikte yapılabilmesi, bu yöntemin giderek yaygınlaşmasını sağlamaktadır. FTC yönteminde, cildin asılacak ve kırışıklıkların giderileceği yerlerine özel PDO iplikler yerleştirilir. İplik gerilince deriyi çeker ve istendiği kadar gerer. Hastanın 1-2 gün kadar yemek yerken, konuşurken, mimik yaparken dikkatli olması uygulamanın
    kalıcı sonucunu olumlu etkiler.

    İplikle Ameliyatsız Cilt Germe Yöntemi

    Güvenli absorbsiyon sağlayan PDO

    Minimal invaziv yöntem

    Yüz, boyun ve vücutta belirgin kontur etkisi

    Kolay uygulama (~30 dk)

    Uzun süreli başarılı sonuç (~ 2yıl)

    Doğu ve Batı Tıbbının Estetikte Buluşması

    FTC terapisi, doğu ve batı tıbbından ilham alınarak geliştirilmiştir. Özetle; doğu tıbbının yüzlerce yıllık başarılı tecrübesi ile batı tıbbının geleneksel cilt kaldırma felsefesinin birleştirilmiş halidir.

    FTC terapisi; yüz, boyun ve diğer vücut bölgelerine uygulanır. Biyolojik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentlerle cilt rejuvenasyonuna yardımcı olur. Bununla birlikte, minimal invaziv kozmetik bir prosedür olan FTC terapisi, cilt rejuvenasyonunun yanında, lifting etkilere de sahiptir.

    FTC, abzorbe olabilen antimikrobiyal flamentlerin, iğne yardımıyla cilt altına ya da SMAS bölgesine yerleştirilmesi yöntemidir. Boyutları 26 G ile 30 G arasında değişmektedir.

    Bu iğnelerin ucunda biyoljik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentler bulunur. Bu flamentlerin çapları 0,05 mm’den 0,15 mm’ye kadar değişir. 3 cm’den 24 cm’ye kadar değişen farklı uzunluktadır. Birçok farklı çap ve uzunluk alternatifi sunması sayesinde yüz, boyun ve vücudun farklı bölgelerinde kolayca çalışabilmeyi mümkün kılar.

    Uygulama sırasında düzinelerce iğne ve bu iğnelerin uçlarında bulunan flamentler, cildin derin tabakalarına penetre olur. Böylece, ciltte açılan mikro kanallar sayesinde tetiklenen yara iyileşmesinin yanında, doğal yenilenme süreci ve doku elastikiyetinin artırılması süreci başlar. Sonuç olarak, cildin rejuvenasyonu ve mekanik yara iyileşme
    süreci aktifleşir.

    Yakın zamanda ortaya çıkan yeni tip flamentler, sarkık dokuya mekanik olarak daha büyük bir lifting etkisi sağlamaktadır. Bu flamentler, standart PDO ipliklerinden daha güçlü bir lifting etkisine sahiptir. Ayrıca, yarattığı daha yüksek seviyede sağladığı kronik enflamatuar reaksiyon sayesinde, yara iyileşmesi sürecindeki fibroblastların
    (daha elastik olan) myofibroblastlara dönüşmesinde artırıcı rol oynar. Güvenli ve biyouyumlu bir ürün olan PDO iplikler, 6 ay içerisinde deri tarafından absorbe edilebilir.

    FTC’NİN DOKUDAKİ ETKİLERİ

    Kontrollü yara oluşumu

    Yara iyileşmesinin tetiklenmesi

    İğnenin sağladığı mekanik stimülasyon

    PDO’nun dokuya verdiği yapısal destek

    PDO’nun sağladığı yabancı madde tepkisi

    Cilt rejuvenasyonu

    FTC’NİN KULLANIM ALANLARI

    Nasolabiel fold

    Çene çizgisi (jaw line)

    Kaş kaldırma

    Gözaltı torbaları

    Çene altı

    Kazayakları

    İndian fold

    Alın ve boyundaki derin kırışıklıklar

    FTC terapisinin lipolitik enjeksiyona ve makine etkisine yardımcı ve konturuyla doku biçimini koruma amaçlarıyla iplikleri fiziksel destek olarak kullanmanın etkili ve yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Dokuyu yeniden modellediğinden, vücut stretchmarkları ve sarkmış dokuları sıkılaştırıcı etkisi vardır

    Uygulamanın Avantajları

    Kısa sürede uygulanır

    Konforlu ve zararsızdır

    Kolajen üretimini tetikler

    İnce kırışıklıkları giderir

    Kolay ve güvenlidir

    Lokal anestezi altında uygulanır

    Gerektiğinde uygulama tekrarlanabilir

    Tedavi sonrasında hemen makyaj uygulaması mümkündür

    Hiçbir yan etkisi yoktur

  • Lazer epilasyon ( diod lazer, alexandrite lazer )

    Lazer epilasyon ( diod lazer, alexandrite lazer )

    Lazer sistemlerinin etki mekanizması nedir?

    Lazer sistemlerilerinde amaç, kıl kökünde kalıcı hasar yaparken çevredeki deriye hasar vermemektir. Lazer enerjisi derinin altındaki kıl köküne ulaşır. Kıl kökündeki renk hücreleri (pigment) lazer enerjisini emer. Burada yoğunlaşan lazer enerjisi çevre deri ve dokuda hasar yapmadan kıl kökünü yakar. Zarara uğrayan kıl büyük olasılıkla tekrar çıkmamaktadır. Lazer epilasyon batık kılların tedavisinde de son derece etkilidir.
    Yanan tüylerin bir kısmı hemen dökülür, bazıları ise 2-3 hafta içinde deriden atılır. Kıllara tek tek uygulanan elektrikli epilasyondan farklı olarak, her enerji atışında düzinelerce kıl yanar. Böylece sırt, omuz, kollar, bacaklar ve yüz gibi geniş alanlar kısa sürede tedavi edilebilir. Meme ucu, üst dudak ve bikini bölgesi gibi hassas bölgeler tedavi edilebilir.
    Cilt ile kıl tipi ve rengine göre ayrıca uygulama bölgesine göre hastanın beklentileri hekimi ile karşılıklı görüşülecek, Hybrid Diode ya da Alexandrite lazer tiplerinden sizin için uygun olan yöntemlerden hangisinin uygulanacağı konusunda bir karar verilip program oluşturulacaktır.

    Tedavi sonrası lazer uygulanan alanda tüyler tamamen yok olur mu?

    Lazer uygulamalarında her seansta uygulanan bölgedeki kılların % 15-20 sinde kalıcı yada uzun süreli yok olması beklenir. Lazer uygulanan alanda seansların tamamlanmasından sonra pek çok hastada kıl miktarında % 70-90 azalma olur, kalan tüylerin renkleri ve kalınlıkları azalır. Ancak yaşayan bir organizma olan insanda tamamen tüysüz kalma durumu beklenmemelidir.
    Tedavi etkinliği tedavi seansları tamamlandıktan sonra 6 ay içinde değerlendirilmelidir. Tekrar çıkacak kıllar 6 ay içinde belli olur.

    Seans sayısı hangi faktörlere bağlıdır?

    Kıl rengi (açık renkli tüyler fazla sayıda seans gerektirir)

    Etnik ve genetik yapı (koyu tenli kişiler fazla sayıda seans gerektirir).

    Hormon durumu

    Tedavi edilen alan

    Tüy yoğunluğu

    Yaş

    Kilo (fazla kilo tüy gelişimini arttırır)

    Ilaçlar (örneğin Dilantin ve cyclosporine tüy gelişimini arttırabilir)

    Lazer tedavisi öncesi öneriler:

    Ağda, sir ağda,cımbız, iğneli epilasyon ve epilasyon cihazlarını kullanmayın!
    Lazer enerjisi aktif tüylere etkili olduğundan ağda, sir ağda, cımbız, iğneli epilasyon ve epilasyon cihazları 2-4 hafta öncesinden kullanılmamalıdır.Bu yöntemler lazerin etkili olacağı kıl kökünü ortadan kaldırır.

    Bronzlaşmaktan kaçınılmalıdır!
    Diode lazer koyu tenlere uygulanabilir ancak tedavi öncesinde 2hafta öncesinde mümkünse 6 hafta öncesinde güneşlenilmemeli, solaryuma girilmemeli ve bronzlaştırıcı kremler uygulanmamalıdır. Istenmeyen yanıklar ve renk değişiklikleri olabilir. Ayrıca lazerin etkinliği azalır. Diode lazer uygulamasından bir gün önce tahriş etmeden tüylerin alınması en uygunudur. Tedavi günü veya lazerden hemen önce tüylerin alınması cildi hassaslaştırabilir.

    Lazer tedavisinden önce tüyler alınmalıdır. Tüyler alınmazsa deri üstünde kalan tüyler yanarak acı verir ve lazer enerjisini emerek kıl köküne yeterli enerji gitmesini engelleyerek lazerin etkinliği azaltır.

    Uygulama yapılacak bölgeye makyaj yapmayın, parfüm sıkmayın. Makyaj lazer enerjisini emerek, daha az enerjinin kıl köküne ulaşmasına ve etkinliğinin azalmasına neden olur ayrıca cilt üzerindeki lazer ısısını artırarak deride tahriş veya yanık oluşturabilir.
    Ağrı eşiğiniz düşükse işlemden 2 saat önce ağrı kesici almanız uygun olabilir. Ayrıca bazı kadınlar regl döneminde acıya daha hassas oldukları için regl öncesi ve sırasında uygulama yapılmayabilir.

    Lazer epilasyon ne sıklıkta yapılır, seanslar ne kadar sürer?

    Lazer uygulamaları ortalama 4 haftada bir yapılmalıdır. Kıl köklerinin pigmentinin yeterli derecede olması için bu süre gereklidir. 4 haftadan erken 12 haftadan geç olmamalıdır.

    Seans süresi dudak üstü gibi bölgelerde birkaç dakika iken, tüm bacak ve sırt gibi geniş alanlarda yarım ile bir saat sürebilir .

    Lazer tedavi sonrası öneriler:

    Lazer sonrası kızarıklık genellikle saatler içinde geriler. Bazı ciltler hassastır ve işlem sonrası kuruluk hissedilebilir . Bu durumda nemlendirici kullanılabilir.

    Tedaviden sonra bir veya iki hafta içersinde güneşlenmeyin. Lekelenmeler olabilir. En az 30 faktör içeren güneşten koruyucuyu yaklaşık 4 hafta süreyle kullanın. Dolaylı güneş maruziyeti dahi etkileyebilir. Terleme sonucu kremi silerseniz tekrar uygulamayı unutmayın.

    Lazer sonrası kıl köklerindeki tüyler tedaviden 1 veya 2 hafta içersinde kımen uzayabilir.

    Seans aralarında ağda, sir ağda ve cımbız, iple alma gibi yöntemler kullanılmamalıdır. Çünkü bir sonraki lazer seansının etkisini azaltırlar.

    Lazer sonrası su toplama ve kabuklanma nadirdir ve birkaç gün ile bir hafta arasında geriler. Antibiyotikli bir krem sık olarak sürülebilir. Yara kabuklarını elinizde kaldırmaya çalışmadan doktorunuza başvurunuz.

    Lazer uygulaması sonrası kolonya ya da tahriş edici kozmetikler uygulamayınız.

    Lazer Epilasyonda Geleceğin Teknolojisi – Hibrit Diode MeDioStar NeXT

    Epilasyonda kıl folikülü için en etkin ve güvenli iki dalga boyunu(800 nm – 950 nm) aynı anda gönderebilen hibrit teknoloji.

    Saniyede 12 Hz atım hızı ile en hızlı diode lazer(SPM),

    SPM ile acısız ve çok hızlı epilasyon,

    Burst modu ile ince ve açık renkli tüylerde de etkili,

    Minimum 15 000 000 atış garantisi,

    Mühendislik, yedek parça, üretim ve yazılım dahil %100 Alman teknolojisi,

    300g başlık(Handpiece) ağırlığı ve başlığa entegre alüminyum peltier soğutma,

    Epilasyon, akne ve damar tedavi imkanı,

    Cihaza entegre bilgisayar ile 8,4 inç renkli LCD ekranda müşteri dosyaları, öncesi-sonrası resim ve video kaydı.

    Tüm cilt tiplerinde ve tüm kıl tiplerinde etkin hızlı ve acısız uygulama imkanı

  • Saç dökülmesi tedavisi

    PRP (Platellet Rich Plasma) yani trombositten zengin plazma saç dökülmesinde son yıllarda devrim niteliğinde gelişme yaratmış bir saç tedavi yöntemidir.Halk arasında kök hücre tedavisi ,plazma tedavisi gibi isimleride olan PRP yöntemi , kişinin kendi kanı ile yapılan bir tedavidir.PRP ile saç dökülmesini durdurmak, saçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışını mümkün hale getirmek hedeflenmektedir.

    Bu tedavi için kişiden yaklaşık 8-10cc kan alınır ve özel bir kit içinde santrifüj ile pür PRP elde edilir.Bu trombositten zengin plazma , hücreleri tedavi etmekte çok etkili olan büyüme faktörlerini, kök hücreleri , proteinleri barındırır.Bu elde edilen plazma saçlı deriye ufak iğneler ile yüzeyel enjeksiyon (napaj) tekniği ile 1 cm’lik aralarla uygulandıktan sonra kalan miktar uygulama yapılan bölgeye püskürme tekniği ile verilerek işlem tamamlanır.

    Prp tedavisi 3 -4 hafta aralıklarla toplamda 3-4 seans uygulanır. 6 ay veya 1 yıl sonra bir seanslık destek uygulamalar ile idame tedavi saağlanabilir. Prp tedavisi saça vitaminlerin verildiği mezoterapi uygulaması ile kombine edildiğinde çok daha etkili ve kalıcı olabilmektedir.

    Prp öncesi saça uyuşturucu krem sürülür bu sırada kan alınıp gerekli işlemlerden geçirildikten sonra işlem yaklaşık 20-30dk sürmektedir.İşlem sonrası kişi normal hayatına dönebilir. Kendi kanımızdan elde edildiği için allerji riski yoktur.

  • Yüz ve dudak dolgusu

    Yüz ve dudak dolgusu

    Dolgu maddeleri deri altına enjekte edilerek yapılan dolgu estetiği , derideki ince ve derin kırışıklıkları gidermek, yara izlerini tedavi etmek, ciltteki çukurları yok etmek, ince dudakları kalınlaştırmak, yanaklara dolgunluk vermek amacıyla kullanılan maddelerdir. Dolgu enjeksiyonu tedavisi sonrası kısa sürede daha genç bir görünüm sağlanır. Dolgu estetiği ile yüzdeki yorgun ifade giderilir.

    Yıllar içerisinde ciltte elastik lif, kollajen lif, yağ tabakası ve hyaluronik asitin azalmasına bağlı olarak kırışıklıklar ve sarkmalar meydana gelir. Özellikle göz, ağız, çene, boyun, burun, alın bölgesinde kırışmalar ve sarkmalar ortaya çıkar. Yüzün alt kısımlarında sarkma ve kırışıklıklarda dolgu enjeksiyonu başarıyla kullanılabilir.

    Dolgu enjeksiyonu dudağa daha dolgun ve genç görünüm sağlamak amacı ile uygulanmaktadır. Ciltteki derin yara ve akne izlerini gidermek için de kullanılabilmektedir.

    Dolgu enjeksiyonu kırışıklık veya deri defektinin olduğu bölümün altına derideki çöküklüğü gidermek amacı ile yapılır. Bu bölgedeki kırışıklık ve çukurlar dolgu maddesinin etkisi ile azalır veya kaybolur. Bazen dolgu maddesinin kollajen üretimini arttırıcı etkisi olabilmektedir.

    Hyalüronik asit dünyada giderek popülaritesi artan, etkin ve şu an için en güvenli dolgu materyalidir. Alerji ve deri sertleştirme riski çok düşüktür.

    Uygulama sonrası kişi rutin aktivitelerine hemen dönebilir. Kalıcılık süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte 6- 9 ay kadardır. Dolgu ihtiyacı olan bölgenin yaygınlığına ve dokudaki defekte yani boşluğa göre kullanılması gereken dolgu materyal miktarı değişir. Ücretlendirmenin de kullanılan dolgu materyali miktarına göre belirlenmesi gerekecektir.

    Hangi bölgeler dolgu enjeksiyonu ile tedavi edilebilir ve ne amaçlanır?

    Alın çizgileri

    Kaş arasındaki çizgiler

    Ağız etrafındaki kırışıklıklar

    Nasolabial çizgiler (Burun kanatlarından dudak köşelerine inen kırııklık)

    Ağız kenarından çeneye doğru uzanan kırışıklıklar

    Kaşa şekil vermek

    Elmacık kemiklerini belirginleştirmek

    Dudak şeklinin vurgulanması ve hacminin arttırılması, asimetrik dudakların düzeltilmesi başlıca kullanım alanlarıdır.

    Yüz dolgusundan sonra nelere dikkat etmeliyim?

    Aşırı sıcak (güneşlenmek, solaryum gibi) ve soğuktan tedavi sonrası birkaç gün kaçınmak dışında dikkat etmeniz gereken bir şey yoktur.

    Yüz dolgusu yan etkileri nelerdir?

    Hyalüronik asit içeren dolgularda yan etki riski düşüktür. Uygulama alanında geçici olarak şişlik, kızarıklık, morluk ve hassasiyet gözlenebilir. Nadiren özellikle sentetik materyal kullanılanımında allerjik reaksiyonlar ve granülom yani geçici yada kalıcı doku yumruları olan vakalar bildirilmektedir.

  • Botox!!!!!

    Botox!!!!!

    Botoks yönteminde, Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen botilinum toksin adlı madde kullanılır. Belli dozlarda güvenle botulinum toksin A tipi kırışıklık tedavisi, koltukaltı aşırı terleme tedavisi ve bazı dirençli gerilim tipi baş ağrılarında başka nedeni yoksa kullanılabilir.

    Botoks kasları felç mi ediyor?

    Botoks, sadece uygulama yapılan bölgedeki kasların daha az çalışmasını sağlayarak etkili olur. Yapıldığı bölge dışında vücudun diğer alanlarındaki kaslara genellikle etkili olmamaktadır. Allerjik reaksiyonlar çok nadir olmakla beraber beklenmedik durumlarda doktorunuzda temasa geçmelisiniz.

    Botoksla kaşlarım çok kalkar mı?

    Botoks sonrası kaş kalkması kişinin kas yapısıyla alakalıdır. Kaş üstündeki alın kaslarının kuvvetli olması ile ilgilidir. Botoks uygularken alın kasının bu fazla çalışan kısmına uygulama yapılması kaşların aşırı kalkmasını engeller.

    Botoks sonrası yüzümde donuk, ifadesiz ve garip bir görünüm olur mu?

    Botoks tedavisi yüz bölgesinde fazla çalışarak kırışıklığa neden olan kasları durdurur. Kaşını çatarak sinirli gözüken kişilerin kaş çatmasına mani olarak kişinin iyi gözükmesini sağlar. Göz etrafındaki kırışıklığı azaltarak yorgun ve yaşlı yüz ifadesini engeller. Yaşa bağlı olarak ve yerçekimi etkisiyle, yüzü aşağı çeken kaslarda kuvvetlenme, yukarı çeken kaslarda zayıflama olmaktadır. Botoks yüzü aşağı çeken kasları zayıflatarak yüz ve kaş sarkmasına engel olabilir. Bütün bunları yapmak için yüzdeki belli kaslara belli oranlarda botoks uygulaması yapılır. Bu konuda iyi eğitim almış ve tecrübeli bir doktor yüzdeki doğal ifadeyi bozmadan kırışıklıkları engeller, sarkmaları düzeltir.

    Botoks etki mekanizması nedir?

    Botoks sinir-kas iletim siteminde proteinleri bağlayarak asetilkolin maddesinin salınımı engeller. Böylece botoks, çizgili kaslarda geçici olarak zayıflama yapmaktadır. Bu etki ortalama 3-6 ay sürer.

    Botoks uygulama yerleri nelerdir?

    Göz çevresi kırışıklıkları

    Alın ve kaş arası mimik kırışıklıkları

    Dudak çevresi kırışıklıkları

    Boyun bölgesi kırışıklıkları

    Burundan ağıza doğru inen nazolabial çizgi

    Dudak kenarından çeneye doğru inen çizgiler

    Koltuk altı, avuç içi ve ayak tabanı terlemeleri

    Botoks ne zaman ve niye yaptırmalıyım?

    Eğer göz çevreniz genç yaşlardan itibaren gülerken aşırı kırışıyorsa, konuşurken veya bir şey okurken sürekli kaş çatma hareketi yapıyorsanız, alın çizgileriniz çok belirginse, kaşınız düşükse, yüzünüzde sarkmalar yeni başladıysa botoks yaptırabilirsiniz.

    Botoks tedavisi için uygun bir aday mıyım?

    Botoks uygulaması 18-65 yaş arası yapılabilir. Botox uygulamasında amaç kırışıklıkların oluşmasını ve derinleşmesini engellemektir. Bu nedenle tedaviye erken başlanırsa etkinliği ve sonuçları daha iyi olacaktır. Uygulanacak alanın yaygınlığı ve derinliğine göre kullanılması gereken ilaç miktarı değişkenlik gösterecektir, bu nedenle kullanılan ilaç miktarına göre Botox uygulama fiyatları değişkenlik gösterir.

    Botoks tedavisi nasıl uygulanır?

    Çok küçük miktarda botoks çok ince ve küçük iğnelerle kırışıklıkların giderileceği alana uygulanır. Çok küçük miktarda ilaçlar çok küçük iğnelerle verildiğinden rahatsızlık hissi çok az olur. Pek çok hasta çok küçük bir acı hisseder. Anestezi gerektirmez. Botoks uygulamasından hemen sonra günlük yaşama geri dönülebilir. Nadiren geçici olarak morarma ve kızarıklık görülebilir.

    Botoks tedavisinin etkinliğini ne zaman fark ederim ve ne kadar sürer?

    Botoks tedavisinin sonuçları 3-15 gün sonra ortaya çıkar. Tedavi etkinliği 3-6 ay devam edebilir. Tekrar edilen uygulamalar ile tedavinin etkinlik süresi uzar. Botoks etkinliği tedavi için uygulandığı alanlarda ortaya çıkar.

    Botoks tedavi etkinliği biterken neler olur?

    Botoks etkisi azalırken çizgiler daha az belirgin olarak ortaya çıkar. Eskisi kadar derin ve belirgin olmaz. Bu düzgün ve genç görünümü devam ettirmek ve kalıcı kılmak için en az 4-5 botoks uygulaması gerekir. Tekrarlayan uygulamalar ile daha sonraları daha az tedaviler gerekir. Ayrıca tekrar edilmezse dahi ilk uygulama öncesi halinizden daha kötü bir görüntü olmaz, yani tek seans dahi belirli bir fayda sağlar. Elbette yıllar içinde yaşlanmanın devam ettiği gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

    Botoks uygulama öncesi nelere dikkat edilmelidir?

    Aspirin ve ağrı kesicileri, gingko, sarımsak veya ginseng, C vitamini kullananlarda morarma riski yüksektir. Eğer mümkünse tedaviden 5-7 gün önce bu ilaçların alınmamasında fayda vardır.

    Botoks uygulama sonrası nelere dikkat edilmelidir?

    Uygulama sonrası 1-2 saat için botoks uygulanan kaslarınızı çalıştırın. Örneğin kaşlarınızı yukarı kaldırın, kızar gibi yapın veya gözlerinizi kısın. Bu işlem botoksun kaslardaki aktivitesini kolaylaştırır. 24 saat uygulama bölgesi ovuşturmayın veya masaj yapmayın. 4 saat makyaj yapmayın. 4 saat boyunca yatmayın,başınızı eğersek kitap okumayın veya ağır egzersiz yapmayın. Duş alabilir ve birçok günlük aktivitenizi yapabilirsiniz. Uygulama sonrası küçük bombe ve noktalar kısa sürede kaybolacaktır.

    Botoks diğer cilt yenileme yöntemleriyle bir arada uygulanabilir mi?

    Dolgu ile aynı günlerde botoks yapılabilir. Sadece gözaltı dolgusuyla göz çevresi botoksu aynı gün yapılmamalıdır.

    Botoksun yan etkileri nelerdir?

    Botoks çok fazla yan etkisi olan bir yöntem değildir. Genel olarak yapıldıktan sonra çok kısa süreli kızarıklık ve ödem olabilir. Bazen yapılan bölgede birkaç gün sürebilen geçici morluklar olabilir. Çok nadiren botoksun komşu kasları etkilemesine bağlı geçici asimetri veya göz kapağı düşüklükleri olabilir. Bu tür yan etkiler 1ay içersinde gerilemektedir. Çok nadir olmakla beraber prospektüs bilgisi olarak alerjik reaksiyonlar bildirildiğinden beklenmedik durumlarda doktorunuzla kısa sürede temasa geçiniz.

    Botoks kimlere uygulanmaz?

    Botoks hamilelere, emzirenlere, 10 gün öncesinde kan sulandırıcı ilaç alanlara, Myastenia gravis gibi kas hastalığı olanlara uygulanmaz. Bunun dışında herkese uygulanabilir.