Kategori: Dermatoloji

  • Benler ve benlerde değişimler

    Benler, cilde rengini veren melanosit pigmentini üreten hücrelerden oluşur. Bunlar doğuştan itibaren var olabileceği gibi, sonradan da ortaya çıkabilir. Bazı benler estetik yönden rahatsız edici olabilir. Ancak, cilt kanseri için risk taşıyabilen benler hayati bir önem taşıyabilir.

    Benler kahverengi, siyah ya da derinin kendi renginde olabilir. Yüzeyi düz olduğu gibi, kabarık da olabilir, üzerinde kıl bulunabilir. Bazen vücudun büyük bir kısmını kaplayacak kadar büyük olduğu görülür. Ortalama olarak bir erişkinde 10-20 adet kahverengi ben olması normaldir. Sonradan oluşan benler, herhangi bir risk oluşturmaksızın yıllar içinde şekil ve renk değiştirebilir.

    En sık görülen kanserlerden olan melanom ise, melanositlerin normal dışı şekilde çoğalması ile oluşur. Yani melanom, benlerle ilişkili bir cilt kanseri türüdür. Bu tür aynı zamanda en ciddi ve hızlı seyreden kanser tipini oluşturur. Ultraviyole ışınları olarak tanımlanan güneş ışınlarının bu tür kanserlerin oluşumunda rolü vardır. Bu bakımdan güneşin dik olduğu saatlerde güneşe çıkılmaması ve diğer zamanlarda da bu ışınların zararlı etkilerine karşı uygun bir koruma sağlanması önem taşır. Güneş yanıkları, özellikle de çocukluk çağından kalma yanıklar bu açıdan risklidir.

    Ultraviyole dışında benlerin yer itibariyle darbelere açık olması ve sürekli tahriş de kansere zemin hazırlayabilir. Bu açıdan diz, dirsek gibi yerlerde bulunan benler daha dikkatle takip edilmelidir. Risk ortadan kaldırılamadığında ise ben tedbir olarak çıkartılabilir.

    Benlerde değişim
    Benlerde özellikle hızlı bir şekilde renk, şekil değişikliği veya kızarıklık, kaşıntı, kepeklenme, şişme olması halinde hemen cildiye uzmanına görünmek gerekir.

    Düzensiz görünümlü ve büyük benleri olan kişilerde melanom riski daha yüksektir. Bu nedenle bu tür benler takip edilmeli ve gerekli görülürse çıkarılmalıdır. Melanom önceden mevcut bir benin üzerinde ortaya çıkabileceği gibi, başlangıçtan itibaren bene benzer şekilde kendini ortaya koyabilir.

    Ben incelenmesinde muayenenin yanı sıra, birkaç kat büyütülerek içindeki yapıların görünmesini sağlayan dermatoskop adlı aletten de yararlanılır. Benlerdeki bazı anormallikler çıplak gözle görülmezden önce bu aletle erken dönemde saptanabilir. Çıplak göz ve dermatoskopla yapılan muayenede, melanom şüphesi uyandıran bir ben varsa kesin teşhis için çıkartılıp patolojik incelemeye gönderilir. Dijital dermatoskopik inceleme ile benler kayıt edilip sonraki kontrolde karşılaştırma için kullanılabilir. Bu yöntem özellikle takibin zor olduğu çok sayıda beni olan kişilerde tercih edilebilir.

    Çıkarılması değil, izlenmesi gereken benler bir dermatoloji uzmanı tarafından takip edilmelidir. Kliniğimizde bilgisayarlı dermatoskopi cihazı ile ben takibi yapılmaktadır.

  • Akne oluşumu ve tedavisi

    Akne oluşumu ve tedavisi

    AKNE:

    Ergenlik sivilceleri ilk gençlik çağının normal belirtilerinden biri gibi algılansa da, sadece yağ bezleri aşırı üretim yapan gençlerde görülür. Ergenlik sivilceleri tedavi edilmezse gencin bu hassas döneminde psikolojisini, çevresi ve arkadaşlarıyla ilişkilerini olumsuz etkiler.

    Oluşumu
    Akne vulgaris, yani ergenlik sivilcesi aslında bir yağ bezi hastalığıdır. İlk görülme yaşı 12-15 arası olarak belirlenir. Bu dönemde aşırı yağ üretmeye başlayan cilt yeterince temizlenmezse yağ bezlerinin ucu tıkanır, içinde mikroplar üremeye başlar. Sonuçta siyah noktalar, pürüzler veya cerahatlı, ağrılı kist şeklinde sivilceler meydana gelebilir.

    Sebum diye adlandırılan cilt yağı üretimi hormon denetimi altında işlev görür. Hormonların en üst düzeyde çalıştığı gençlik yılları boyunca yoğun yağ üretiminin sürmesi sivilce gelişimini devam ettirebilir. Yağ bezlerinin fazla çalışması yıllar içinde yavaşlar. Ergenlik sivilceleri de zaman içinde azalır ya da tamamen kaybolur. Ancak bu düzelme yıllar sürebilir.

    Hormonların etkisi
    Genç kızlarda sivilcelere adet düzensizliği, aşırı tüylenme ve kilo alımı eşlik ediyorsa yumurtalıkta çok sayıda kistin görüldüğü ‘polikistik over sendromu’ denen durum söz konusu olabilir.

    Ergenlik döneminde sivilcesi olmadığı halde yirmili yaşlarında başlayan kadınlarda da hormon testleri yapılması önerilir. Bu durumlarda sivilce, aşırı hormon salgılayan kist ve tümörlerle ilişkili olabilir.

    Tetikleyiciler
    Adet öncesindeki bir haftalık dönemde ve stres ya da gerginlik varlığında sivilcelerde artma olur.

    Her ne kadar araştırmalar sivilce ve diyet arasında bağlantı kuramamışsa da, aşırı yağlı ve şekerli, kalori bakımından zengin bir diyetin sivilceleri hafifçe artırdığı gözlemlenir. Kabuklu yemişler, çikolata ve gazlı içeceklerin de çok miktarda alınmaması önerilir.

    Tedavi
    Tedavi iki yönden çok gereklidir. Sivilceli bireyler sosyal hayata katılmakta zorlanabilir. Aknesi olan gençlerin arkadaşlık, okul ve iş ortamlarında kendilerini mutlu hissetmeleri zorlaşır. Ayrıca tedavi edilmeyen sivilceler iz de bırakabilir. Çoğalan izler yüze girintili çıkıntılı, pürüzlü, yer yer esmer ve kırmızı bir görünüm verebilir.

    Lazer, peeling, mezoroller gibi yöntemlerle izler tedavi edilebilse de, zamanında sivilceyi tedavi etmek daha kolaydır.

    Sivilce tedavisinde başlıca iki yaklaşım bulunur. Öncelikle kalıcı ve köklü bir çözüm olan izotretionin içeren ilaçlar kullanılarak yağ salgısını azaltmak ya da oluşan fazla yağı sürekli olarak temizlemek üzere jeller, kremler, özel hazırlanmış solüsyonlar, antibiyotikler kullanmak gerekir.

    Bu uygulamanın yanı sıra, düzenli olarak yapılan cilt bakımı faydalı olur. Peeling, ultraviyole, lazer tedavisi gibi seçenekler de bulunur.

    En önemli konulardan biri, siyah nokta ve iltihaplı sivilcelerin sıkılmamasıdır. Elimizde, tırnaklarımızda bulunan mikroplar zaten hassas olan bu bölgede yaygın enfeksiyona sebep olabilir. Ayrıca sivilceleri sıkmak iz kalmasına yol açabilir. Diğer önemli nokta ise tedavinin düzenli olmasıdır.

    Kliniğimizde sivilceler ayrıntılı olarak değerlendirilir ve tedavinin yanı sıra gereken uygulamalar hijyenik koşullarda gerçekleştirilir.

  • Gebelikte görülen cilt değişiklikleri

    Gebelikte hormonlarınızın değişime uğramasıyla tüm vücutta değişiklikler gözlenmekle birlikte cilt değişikliğin gözlendiği en belirgin organdır!! Bu doğal süreçte en sık görülen 13 değişiklik;

    1-Gebelik maskesi:

    Yanaklar, alın, çene ve burunda kloazma adı verilen kahverengi lekeler oluşabilir. Gebelik hormonları pigment hücrelerinin fazla üretimine yol açar ve gebelik maskesi oluşumunu sağlar. Gebelik maskesi koyu tenli kişilerde daha belirgin olabilir. Güneşten korunarak bu lekelerin daha fazlalaşması önlenebilir.

    2-Akne:

    Gebelikte akne şikayeti oluşabilir. Fakat gebelikte cilt çok hassas olduğundan sert sabun ve temizleyicilerden kaçınmak gerekir. Ayrıca akne ilaçlarının çoğu gebelikte bebeğe zararlı olduğundan kullanılamaz. Hafif içerikli temizleyicilerle cildi temiz tutmak gerekir. Akneleriniz şiddetli ise dermatoloğunuzdan yardım alınız.

    3-Çatlaklar:

    Gebelikte kilo aldıkça; gebelik hormonlarının da cildi etkilemesiyle çatlaklar oluşabilir. Doğum sonrası 6 ay içinde bu çatlaklar beyaz ve silik hale gelir. Ne yazıkki yapınız müsaitse bu çatlakları önlemek zordur fakat en aza indirgemek de mümkündür. Ne yapabilirsiniz?

    Kilo alımına sağlıklı bir şekilde dikkat etmek gereklidir. Besinsel değeri yüksek gıdalar, E vitamini, C vitamini, çinkodan zengin besinler cildinizin sağlıklı olmasına yardımcıdır.

    Yağlı kremlerle yumuşak hareketlerle masaj yapmanız faydalı olacaktır.

    Ayrıca koltuk altı ve kasıklar gibi terleyen bölgeleri kuru tutmak gerekir. Bunun için dar olmayan hava aldıran giyecekler tercih ediniz.

    4-Göbekte kahverengi lekelenme:

    Bazı kadınlarda özellikle esmer tenlilerde normalde var olan göbek çizgisi gebelikte iyice belirgin hale gelir. Doğumdan aylar sonra bu lekelenme kaybolur.

    5-Kahverengi alanlar daha da koyulaşabilir!!

    Küçük benler, çillenmeler ve kahverengi lekeler daha belirginleşip büyüyebilir. Yeni benleriniz oluşabilir. Benlerinizde şekil ve sınır değişiklikleri olabilir. Bu durumun riskli olup olmadığını tespit amaçlı dermatoloğunuza başvurunuz.

    Meme uçları daha koyu hale gelebilir, bu durum gebelik sonrasında da devam edebilir.

    6-Gebelik kızarıklığı:

    Kan fazlalığı sebebiyle cilt yüzeyindeki damarlar belirginleşir ve yanaklarda kızarık bir görünüme yol açar.Ateş basması sebebiyle utangaç yüz görünümü ortaya çıkar.

    7-Avuç içi ve ayak tabanında kızarıklık:

    Gebelikte avuç içi ve ayak tabanları hormonların değişimine bağlı kırmızı olabilir.

    8-Örümcek venler:

    Gebelik hormonları nedeniyle artan kan akımına bağlı yüzeysel damarlarda belirginlik olabilir, örümcek damarlanmalar oluşabilir, varisler belirginleşebilir. Bunların bir kısmı gebelikten sonra kalabilir. Doğum sonrasında görünümü rahatsız eden bu tarz yapılar dermatoloji uzmanları tarafından çeşitli şekillerde yok edilebilir.

    9-Kızarıklıklar:

    Vücut ısısının artışına bağlı gebelerin cildi hassaslaşır ve kızarıklıklar gelişebilir. Özellikle çok sıcak ve çok soğuk ortamlardan kaçınmak gerekir.

    10-Deri ekleri ve et benleri:

    Bazı gebelerde özellikle koltuk altı, boyun, meme altı başta olmak üzere vücutta deri ekleri ve et benleri oluşabilir. Bunların birkısmı doğum sonrasında kendiliğinden kaybolabilir. Fakat sizi rahatsız eden ve büyüyen et benleri dermatoloğunuz tarafından kolayca alınabilir.

    11-Saç ve tırnak problemleri:

    Bazı gebelerde saç ve tırnak problemleri belirebilir. Bunlar hormon değişiklikleri, kansızlık ve vitamin eksikliklerine bağlı olabilir. Doğum sonrası ilk 6 ayda saç dökülmesi çok belirgindir. Saçın kendini yenilemesi için vakit gereklidir. Fakat 6 aydan daha uzun süren ve devam eden saç dökülmelerinde doktorunuza başvurunuz, çünkü bu durumun nedeni saptanmalı ve önlem alınmalıdır.

    12-Kaşıntılar:

    Gebelikte özellikle çatlak oluşan bölgeler ve cilt kuruluğu olan bölgeler kaşınabilir. Kaşıntı göbek üzeri, kol ve bacaklarda daha belirgindir. Cildin kuru olduğu bölgeler uygun nemlendiricilerle nemlendirilmeli, su tüketimine dikkat edilmelidir. Kaşıntı şiddetli olursa eklenen hastalıklar açısından mutlaka doktorunuza başvurunuz!!

    13-Döküntüler:

    Bazı gebelerde göbek, kol ve bacaklarda kırmızı, kaşıntılı döküntüler belirebilir. Bu durum doğum sonrasında çoğunlukla düzelir. Bu tarz döküntüler gelişen gebelerin dermatologlarına muayene olmaları ve öneri almaları gerekir!!

    Gebelikte önceden var olan cilt rahatsızlıkları şiddetlenebilir veya gebelik hormonlarından bağımsız bir cilt hastalığı oluşabilir. Bu konuda dikkatli davranıp doktorunuza başvurmalısınız!!

  • “kilit askı” yöntemi ile yüz germe hakkında bilgiler

    “kilit askı” yöntemi ile yüz germe hakkında bilgiler

    Yüz bölgesinde zamanla oluşan sarkmaların tedavisinde ameliyatsız yöntemler gün geçtikçe daha popüler hale gelmektedir. Bu yöntemler içerisinde ip uygulamalarını oldukça sık uygulamaktayız. Kullanılan iplerin çeşitleri artmakta ve yeni uygulama teknikleri geliştirilmektedir. Bu makalede ameliyetsız iple yüz germe yöntemlerinden birisi olan “Kilit Askı” yönteminin özelliklerinden bahsedeceğiz.

    Ameliyatsız yöntemlerden beklentimiz; sonuçların başarılı yani cerrahiye yakın olması ve sonuçların uzun ömürlü olmasıdır. Bu beklenti yüzdeki hafif ve orta dereceli sarkmaların tedavisinde ülkemizde yeni uygulanmaya başlayan bir yöntem olan “KİLİT ASKI” yöntemi ile karşılanabildiğini görmekteyiz.

    Kullanılan ipler Fransa’da imal edilmektedir. Ürünün CE belgesi vardır.

    “KİLİT ASKI” yönteminin diğer yöntemlerden farklı olan tarafları;

    – Kullanılan ipler kalıcıdır. Bu yüzden uygulama ömrü daha uzundur. (5-7 yıl)

    – İpler %20 oranında esneyebilmektedir. Bu yüzden iplerde kopma veya mimiklerde değişikliklere yol açmaz. Sonuçlar kalıcıdır.

    – İpler yumuşak dokuya güçlü ve bir o kadar da nazik bir biçimde tutunur. Bu sayede etkili bir asma işlemi yapılır.

    Uygulamadan yıllar sonra ipler tekrardan gerginleştirilerek yeniden germe (re-tightening) yapılabilir.

    “KİLİT ASKI” nın uygulama alanları;

    – Burun kenarı çizgileri (nasolabial fold) tedavisi

    – Marionette çizgilerinin tedavisi

    – Çene hattındaki sarkmaların toparlanması

    – Kaş kaldırma

    – Yüz ovalinin oluşturulması

    “KİLİT ASKI” uygulaması ameliyathane şartları gerektirmez. Yaklaşık 30 dakikada uygulanır. İşlem sırasında lokal anestezi uygulandığı için hastalar açısından konforlu bir uygulamadır. İplere entegre edilmiş özel elastik iğneleri sayesinde dokuya hasar verme riski yok denecek kadar azdır.

    Uygulama yaptıran kişiler birkaç gün içinde günlük yaşantısına geri dönerler. İşlemden sonra 1 hafta süre ile antibiyotik tedavisi önerilmektedir. Uygulama sonrasında hafif ödem ve birkaç adet iğne giriş yeri gözlenir. Bu bulgular 1 haftada gerilemektedir ve genellikle dışarıdan bakıldığında işlem yapıldığı anlaşılamaz. Uygulama sonrasında ani hareketler ve çene hareketleri sırasında iplerin bulunduğu bölgelerde gerilme hissedilebilir. Bu bulgular genellikle 2. haftadan sonra kaybolur.

    İşlemden sonra 1 ay süre ile yüzüstü yatılması, elma-kabuklu yiyecekler gibi sert yiyeceklerin yenilmesi, abartılı mimik hareketi yapılması, çenenin çok fazla açılmasını gerektiren hareketler önerilmemektedir.

  • Ergenlik dönemi aknesi nasıl başlar?

    Ergenlik dönemi aknesi nasıl başlar?

    Ergenlik Dönemi Aknesi Nedir, Nasıl Başlar?

    Akne, derinin yağ dengesini sağlayan sebum adlı maddenin salgısını yapan özel keseciklerin tıkanmasından kaynaklanan deri hastalığıdır. Ergenlik döneminde daha sık görülür. Hormonal faktörler, genetik yatkınlık, yanlış beslenme ve hatalı temizleyicilerin kullanılmasıyla şiddeti artabilir. Uzun süreli bir hastalık olması nedeniyle tedavisi sabırla ve dikkatle yapılmalıdır. Tedavinin aksaması veya yarıda bırakılması ömür boyu kalacak izlerin oluşmasına veya aknenin ileri evreye geçip kötüleşmesine sebeb olur. Ben kliniğimde ergenlik aknesini en sık cildin aşırı yağlanması, t bölgesi denen alın burun ve çene kısmının kirli ve tıkaçlı görünümüyle tespit ediyorum. Bu dönemde hastanın dermatoloğa başvurması hatalı ürün kullanımını engelleyip başlangıçtan itibaren akneyi kontrol etmemi sağlıyor. Genelde sorunlu cilt kirli göründüğü için sürekli yıkama davranışına sebeb oluyor . kirli görünümlü cilt sorunlu cilde dönebiliyor. Kuruluk, pullanma, kızarıklık ve iltihaplı kesecikler bu duruma eklenebiliyor. Başlangıç evresinde sadece yağlanma , kara nokta, kirli cilt görünümüyle başvuran ergenlik aknesi hastasına ilk yaklaşımım iyi bir sorgulama oluyor. Ailenin cilt hastalıkları açısından geçmişi, sıkıntılar ne zamandan beri var, neler kullanıldı? Beslenme ve spor durumu nedir? Akne tedavisinde bunların tümünü ele alıp ardından ilaçlarla veya dermokozmetik ürünlerle tedaviye başlıyorum. Ergenlik aknesinde tıbbi ilaç tedavisine en büyük desteği temizleme ürünleri verir. Temizleme ürünlerinin doğru seçilmesi aknede kritik noktadır. Cildi yağlı, kuru, alerjik veya karma olan kişilere verilecek ürünler farklıdır. Hatalı ürünle cildin bariyeri bozulursa aknenin üstüne başka hastalıklar eklenir. Ben temizleyici olarak duruma göre süt, losyon, tonik veya bitkisel içerikli, bazen antimikrobiyal temizleme ürünleri veriyorum. Temizleme alışkanlığının ergenlik döneminde genelde zor geldiğini bildiğim için mümkün olduğunca az ürünle tedaviye başlamayı tercih ediyorum. Erken dönemde görülen aknenin başlama yaşı 7-8 yaşlarına kadar indi. Bu durumun hormon katkılı gıdalardan tetiklendiğini düşünülüyor. Çocukların beslenmesinde rafine edilmiş, uzun raf ömrüne sahip katkılı şekerli ve yağlı gıdalardan uzak durmaları önemli. Besin değeri olmayan, kimyasal maddelerle tatlandırılmış, sadece lezzeti için tüketilen gıdaların vücuda alınması karaciğer başta olmak üzere atılım yapan organları olumsuz etkiliyor. Derinin de toksik maddeleri dışarı atmakla görevli olduğu düşünülürse yediğimiz maddelerin ne kadar kritik olduğu anlaşılır. Çocukların sağlıklı beslenmesinin yanı sıra spor alışkanlıklarının olması da benzer yolla etki eder. Spor yapan çocuğun sağlıklı kan dolaşımı olur. Terle beraber toksik maddeler dışarı atılır, tıkaçlar rahatlar ve derinin beslenmesi artar. Deriyi iyileştirmek hem içerden hem de dışarıdan destekle olur. Konuyu toparlamak gerekirse; ergenlik döneminin bir parçası olan aknenin tedavisine hemen başlamak gerekir. Ailede akne sorunu yaşayanlar olduysa erken dönemden itibaren dermatolog takibine girmek doğru yaklaşım olur. . Akne tedavisi yıllarca sürebilir. Tedaviye zaman zaman kozmetikler, cilt bakımı uygulamaları eklenebilir. Bunları sabırla ve düzenli olarak izlemek gerekir. Akne tedavisinde yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi kritik noktadır. Dermatolog bunu değerlendirip kişiye özel önerilerde bulunabilir. Tedavi edilmeyen aknede karşılaşılan en büyük sıkıntı deride ömür boyu kalacak izlerin ve lekelerin olmasıdır.

  • Botoks yaptıracakların bilmesi gereken 8 madde

    1. Botoks sizin için uygun bir çözüm müdür? Mimik harekelerine bağlı kırışıklıları olan veya yeni oluşmaya başlayan kadın veya erkek iseniz botoks size uygun bir çözüm sunmaktadır. Mimik hareketlerine bağlı oluşarak sizi en az 10 yıl daha yaşlı gösteren kırışıklıklar en sık göz kenarları, alın ve kaş ortasında oluşmaktadır. Elbette botoksun yapılamayacağı birkaç durum vardır, ilerideki sorularda bunun yanıtlarını bulabilirsiniz

    2. İyi Bir Doktor Seçin ve Doktorunuza Karşı Samimi Olun Botoks temelde mimik kasları içine yapılan bir enjeksiyon işlemidir. Bundan dolayı işlem yüz mimik kaslarını ve yüz anatomisini iyi bilen bir dermatolog veya plastik cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Bireysel olarak mimik kaslarındaki farklılıklar ve maksimum verim açısından ideal sonuç için tecrübe önemlidir. Botoks işlemi hakkından doktorunuza aklınızdaki tüm sorunları tatmin olan kadar yöneltin ve bekletiniz hakkında karşılıklı fikir alış verişinde bulunmanız çok iyi olacaktır.

    3. Kullanılan Malzemeyi Araştırın Sağlık Bakanlığı ülkemizde kullanılmak üzere iki botoks ilacına ruhsat verip, ithalini onaylamıştır. Bunlar ürüne ismini veren ‘’Botox’’ ve ‘’Dysport’’ ilaçlarıdır. Bundan dolayı botoks işleminin maliyeti güvenilir merkezler arasında çok farklı olmamaktadır. Eğer ucuz bir botoks fiyatı ile karşılaşırsanız ilacın Çin kökenli olup olmamasına karşı dikkatli olmanız gerekir.

    4. Daha Fazla Botoks Daha İyi Değildir. Maske Gibi Yüzünüz Olmasın. Botoks size uygun dozajda yapıldığı zaman yüzde donuk ve mimiksiz bir ifade oluşmaz. Fakat doz ayarlaması size uygun olarak yapılmadığı zaman ve özellikle dikey yüz hattına gereğinden fazla dozda botoks uygularsa yüzünüzde donuk ifade oluşabilir.

    5. Botoks Uygulamalarından Vazgeçerseniz Kırışıklıklarınız Daha Kötü Olarak Dönmez Bu yanlış bir kanıdır. Botoks uygulamaları bırakıldığında zaman yalnızca eski durumunuza dönersiniz. Bu düşüncenin olmasının nedeni, yüzünüzün daha genç haline alıştığınız için botoksun etkisi ortadan kalkınca eskisinden daha kötü göründüğü izlenimine kapılabilmenizdir. Üstelik botoks kullanımının düzenli olması kırışıklıkların oluşumunu yavaşlatmaktadır.

    6. Botoks Herkes İçin Uygun Değildir Botoks oldukça güvenli bir uygulamadır. Yalnızca çok nadir durumlarda yapılmasından çekinilir. Bunlar ise hamileler, süt emziren anneler ve nörolojik rahatsızlığı olanlardır.

    7. Botoksu Güzellik Dışında Farklı Amaçlarla Kullanabilirsiniz Botoksun gittikçe yaygınlaşan kullanım alanlarından birisi de terleme tedavisidir. Koltukaltı bölgesine yapılan botoks enjeksiyonları sonucu 6 ay süresince terleme durmaktadır. Bunlar dışında migren ve bazı kronik ağrılar da kullanım alanına girmektedir.

    8. Botoks Bütçenizi Zorlamaz İstediğiniz gibi bir sonuç alabileceğiniz botoks enjeksiyonu ücretleri 400-600 TL arasında olmakta ve tedavinin etki süresi 4 ila 6 ay boyunca sürmektedir. Piyasada satılan çok güvenilir markaların kremleri ile fiyat ve etkinlik açısından kıyaslandığında, botoks çok hesaplı bir uygulama olmaktadır. Aylık ayıracağınız 100 TL civarındaki bir bütçe ile yılların üzerinizdeki yıpratıcı etkisini önemli ölçüde azaltabilirsiniz.

  • Kendi botoksunu kendi yapan dermatoloğun hikayesi

    ‘’Berberler kendi saçlarını kendileri mi keser?’’ ya da ‘’ doktorlar doktora gider mi’’ gibi soruları hepimiz aklımızdan geçirmişizdir.

    Peki hiç dermatologlar kendine botoks yapar mı diye düşüneniniz oldu mu?

    Yaklaşık 8 senedir botoksumu kendim yapıyorum. Aslında hikayenin başına dönecek olursak, ilk botoks işlemini dermatolog bir arkadaşım yapmıştı. Ancak hem benim yoğun çalışmamdan hem de dermatolog arkadaşlarımın programlarından dolayı bir araya gelemiyor, sıklıkla botoks zamanım geçiyordu. Bir gün eşim “her ay onlarca botoks yapıyorsun, bence kendine de yapabilirsin, bir gün denesene sonuçları görelim” dedi. Arkasından “hem yüz anatomisinin her detayını, mimik kaslarının her lifini çok iyi biliyorsun, botosku gözüm kapalı bile yaparım diyorsun” diye ilave etti. Bu fikir benim de aklıma yattı.

    Sonra…?

    İlk uygulayacağım zaman botoksumun zamanı 2-3 hafta geçmişti. Karar verdim ve aynanın karşısına geçip işlemi kendime uygulamaya başladım.

    Hiç zorluk yaşamadınız mı?

    Yaşamaz olur muyum? İnsanın kendine botoks yapması zor çünkü ayna her şeyi ters gösterdiği için alışana kadar zorluk yaşıyorsunuz. Hani, hiç bilmediği bir yolda usta şoför bile amatörleşir derler ya ben de aynanın karşısında kendime botoks yaparken bayağı zorlanmıştım. Ama bu sizi yıldırmamışa benziyor… Evet, eve geldiğimde “bugüne kadar neden kendim yapmamışım ki‘’ dediğimi hatırlıyorum.

    Botoks işlemi için size gelenlerde bir tedirginlik oluyor mu?

    İlk defa gelen kişilerin tereddütleri oluyor. Canlarının yanmasından ya da televizyonda gördükleri botoks facialarından birinin başlarına gelmesinden korkuyorlar. Oysaki botoks ehil kişilerin elinde yapıldığı takdirde mucizevi bir güzellik iksiri. Sadece gençleştirici etkisinden bahsetmiyorum aynı zamanda düzenli yapıldığı takdirde yaşlanmayı geciktirici etkisi de var. Diğer yandan kullanılan botoks malzemesinin markasını soranların sayısı da artmaya başladı. Bu da bundan 5 sene önceyle kıyasladığımızda insanlar ın bilgilendiğini, botoks hakkında farkındalıklarının arttığını gösteriyor. Kliniğimizde ister botoks uygulaması isterse dolgu uygulamalarında mutlaka FDA tarafından onaylı üst segment markalarını tercih ettiğimiz için gönül rahatlığıyla işlemlerimizi yapabiliyoruz.

    Botoks uygulaması ile mimiklerimizden vaz mı geçiyoruz, maske yüzlü insanlar mı oluşuyor?

    Bu kesinlikle yanlış bir kanı. Evet doğrudur, botoks mimik kaslarını bloke ederek kırışıklıkları önler. Ancak her şey botoskun yapılacağı uygun noktayı bulmaya ve dozuna bağlıdır. Botoksun genellikle pahalı bir işlem olduğu konusunda bir kanı vardır, siz ne düşünüyorsunuz? Evet böyle bir kanının olduğu doğru, ancak bu izlenim genellikle hiç botoks yaptırmamış kişilerdedir. Botoks fiyatı 400 ile 600 TL arasında değişmektedir. Bu tutar belki az değildir. Ancak en basitinden botoksun etkisini kırışıklık kremleri ile kıyaslayalım. İyi marka içeriğinde peptidler ve bu iş için geliştirilmiş moleküller bulunan bir kırışıklık kremleri birkaç yüz lira dolayındadır. Fakat etkileri botoks ile kıyas bile edilemez. Maliyet göz önüne alındığında botoksun ücreti diğer yöntemlere göre oldukça hesaplıdır. Zaten ilk botoks uygulaması sonrası insanlar bu yanlış kanıdan vazgeçiyorlar.

  • Botoks ile dolgu arasındaki 7 temel fark

    Botoks ve dolgu dünyanın en çok tercih edilen kozmetik uygulamalarından ikisi fakat sık sık birbirine karıştırılıyor.

    Biz de bu konuyla ilgili çok fazla soru aldığımızdan dolayı sizler için botoks ve dolgu arasındaki farkları açıklayan 7 maddelik bir bilgilendirme hazırladık.

    Herşeyden önce belirtmeliyiz ki botoks ve dolgu birbirinin alternatifi olan uygulamalar değildir. Sıklıkla birlikte uygulanıp etkili sonuçlar alınmaktadır.

    Bu iki uygulama da gençleştirici özelliği, uygun fiyatlı oluşu, hızlı uygulanan bir yöntem olması gibi nedenlerle giderek popülerleşmektedir. ( ”Botoksun Çok Sık Tercih Edilmesinin Nedenleri’ isimli yazımızı okuyabilirsiniz ) Botoks uygulamasında öne çıkan markalar Dysport, Botox ve Xeomin iken, dolgu uygulamasında üst segment markalar Juvederm, Modelis, Amelian, Teosyan, Bioexpender, Restylane ve Radiesse olarak dikkat çekmektedir.

    Daha fazla vakit kaybetmeden iki uygulama arasındaki farkları paylaşalım:

    BOTOKS

    Botoks, Clostridium botulinum isimli bir bakteriden elde edilen ilaçtır

    Bir kası kastığımızda oluşan kırışıklıklar için botoks yapılır

    Kasları gevşetir, kırışıklıkları engeller Etkisi 3 günde başlar, 10 günde oturur

    Etkisi ortalama olarak 4 ila 6 ay sürer

    En yaygın kullanıldığı bölgeler: kaş çatma çizgileri, alın çizgileri ve göz kenarı kırışıklıklarıdır.

    DOLGU

    Dolgu, hiyalüronik asitten oluşan bir jeldir

    Herhangi bir kası kasmaksızın oluşan kırışıklıklar için dolgu yapılır

    Dolgu, hacim arttırır ve boşlukları doldurur

    Etkisinin %80’i hemen, %100’ü 10 gün içinde tamamlanır

    Etkisi türüne göre ortalama olarak 6-24 ay sürer

    En yaygın kullanıldığı bölgeler: Dudak burun arası kırışıklıkları, dudak köşesi kırışıklıkları, dudak üstü çizgiler, dudak dolgunlaştırma, yanak doldurma, gözaltı çukurluk ve morlukları

  • Ucuz botoks neden pahalıdır?

    Ucuz pahalıdır diye bir söz duydunuz mu? Bu söz piyasa değerinin çok aşağısında olan mal ve hizmetlerin kısa, orta ya da uzun vadede çok daha büyük maliyetlere yol açacağını anlatmak için kullanılır.

    Örneğin, kazalı bir arabayı ucuz diye satın aldığınızda arabanın bozulmasının ortaya çıkaracağı ekonomik yük, başta tasarruf ettiğinizi düşündüğünüz tüm parayı hatta daha fazlasını cebinizden çıkarır.

    İstisnalar yok mudur? Tabii ki vardır. Kimi işletmeler, aynı ya da muadil ürünleri rakiplerine göre daha ucuza temin edebildiği için müşterilerine de daha düşük bir fiyata satma yeteneğine sahip olurlar.

    Ya da bir işletme diğerine göre daha az kar etmeyi göze almış olabilir.

    Bulunduğumuz sektör olan güzellik ve estetik sektöründe ise kaliteli bir hizmeti düşük fiyata halka ulaştırmak oldukça zordur.

    Bunun 2 önemli sebebi vardır.

    Birincisi, kullanılan makine ve teçhizatların fiyatıdır. Bir klinik ya da güzellik merkezi, nispeten kaliteli bir cihazı temin etmek için çoğu zaman on binlerce doları gözden çıkarmak zorundadır. Bu makinelerin periyodik bakımları, yedek parçaları oldukça pahalıdır. Diğer yandan birçok makine birbirinin alternatifi değildir, dolayısıyla birbirlerinin yaptığı işleri yapmazlar. Neredeyse her farklı prosedür için farklı bir makinenin kullanılması gerekir.

    İkincisi ise eğitimdir. İşlemi uygulayan kişilerin eğitimi, kendilerini geliştirmesi için bütçenin, zamanın ve emeğin ayrılması maliyetlidir. Bulunduğumuz sektör olan güzellik ve estetik diye tanımlayabileceğimiz sektörde, ucuzun pahalı olduğunu deneyimlerimiz bize göstermektedir.

    Her şeyden önce, sağlığınızı bir işletmeye emanet etmeniz bir restoran seçimine benzemez. Bir restoranı fiyatına, lezzet derecesine, hatta konumuna göre seçebilirsiniz fakat konu sağlığınız olduğunda daha titiz olmanızı öneriyoruz.

    Bu aynı kalite standartlarda çalışan iki ayrı işletmeden fiyatı yüksek olanı seçmeniz anlamına gelmiyor, biz sadece sağlığınızı emanet ettiğiniz kişi ya da kuruluşları mümkün olduğunca araştırmanızı öneriyoruz. Eğer seçtiğiniz işletme aynı işlemi piyasa fiyatının çok altında yapıyorsa, lütfen araştırmalarınızı derinleştirin ve şüpheyle yaklaşın.

    Botoks için konuşursak… Eğer botoks piyasa fiyatının çok altında sunuluyorsa, işletme botoks maddesini seyreltiyor ya da olması gerekenden az kullanıyor olabilir. Diğer bir ihtimal de FDA tarafından onaylanmamış, düşük kaliteli botoks kullanılması olabilir.

    İşlemi yapan kişiler dermatolog veya plastik cerrah olmayabilir.

    Botoks, bu iş için lisanslı uzman doktor tarafından yapıldığında her ne kadar düşük riskli bir işlem olsa da, yetkinliği olmayan kişilerin elinde hiç te istenmeyen durumlara yol açabilir.

    Özellikle riskten kaçınmak için, günlük indirim siteleri gibi internet sitelerinden sağlığınızı yakından ilgilendiren kozmetik ya da medikal hizmetler almamaya özen gösteriniz.

    Yetkin olmayan kişilerin ve işletmelerin elinde, şaşılık, göz kapağının düşmesi, şiddetli baş ağrıları gibi yan etkilerin yanında ciddi enfeksiyonlar gibi birçok sağlık problemi ile karşılaşabilirsiniz.

    Ucuz botoks bu yüzden pahalıdır ve bedeli sağlığınızdır.

    Not: Bu uyarıyı yapmamızın sebebi kliniğimizi öne çıkarmak değildir. Antalya’da kliniğimiz dışında işini layığıyla yaptığına inandığımız dermatologlar ve plastik cerrahlar vardır .

  • Botoks uygulamasının yan etkisi

    Son yılların en sık başvurulan kozmetik uygulaması olan pratikte botoks uygulaması dediğimiz, botilinum toksin uygulaması, ehil ellerde oldukça güvenli bir uygulamadır. Ancak; Çok tecrübeli ellerde bile nadir de olsa bazı yan etkiler görülebilmektedir. Uygulama yaptıran kişinin bilinçli olması gerektiğinden, burada yer vermek istedik. Az görülen ve sık görülen olarak iki grupta toparlanabilecek olan yan etkiler şunlardır.

    1- Az görülen ve nispeten daha ciddi olan yan etkiler genellikle Botoksun migren tedavisi, istemsiz göz kasılması, şaşılık gibi kozmetik uygulaması dışında daha sık görülmektedir. Bunlar ilacın uygulama yeri dışına yayılması sonucu oluşmaktadır. Yutma, konuşma ve solunum güçlüğü, genel halsizlik, göz kapağı düşmesi, bulanık görme, çift görme, idrar tutma problemleri, konuşma sesinin bozulması-kabalaşması nadirde olsa görülebilmektedir. Oluştuğunda rahatsız etmekle birlikte, bütün bu etkiler geçicidir. İlacın vücuttan atılımını hızlandırmak, iyileşme sürecini kısaltmaktadır.

    2- Sık görülen yan etkiler arasında ise iğne yapılan yerde morarma, iğne yapılan yerde ağrı, baş ağrısı, boyun ağrısı oluşabilmekte ve bunlar kısa sürede geçmektedirler.

    İstenmeyen durumlar ile karşılaşmamak için yüz anatomisi bilgisinin çok önemli olduğunu vurgulamak gerekir, ancak yasal olarak Botoks uzman kişilerin yapması müsaade edilen bir uygulamadır.