Kategori: Dahiliye – İç Hastalıkları

  • Gut tanısı nasıl konur?

    Tanı sıklıkla bulgulara, etkilenen eklemin muayenesine göre konur. Bazen doktorunuzun bazı ek testler istemesi gerekebilir.

    Kan Testleri: Kandaki ürik asit düzeyi ölçülebilir. Kanda ürik asitin yüksek olması Gut tanısını destekler ancak kesin olarak teyit etmez. Ürik asit düzeyi yüksek olan herkeste Gut Hastalığı gelişmez. Ayrıca kan ürik asit düzeyinin akut atak sırasında normal olması da Gut olmadığı anlamına gelmez, bazı hastalarda atak sırasında ürk asit düzeyleri normal saptanabilir.

    Eklem Röntgenleri: Eğer uzun süreli ve tedavisiz kalmış Gut Hastalığınız varsa eklem hasarlarını görmekte faydalı olur. Ancak röntgen filmleri Gut tanısının teyidi için nadiren yarar sağlar, çünkü Gut Hastalığının ilk yıllarında röntgen filmleri genelde normaldir.

    Eklem Sıvısı Analizi: Şişen eklemden iğneyle sıvı örneği alıp mikroskopta ürik asit kristali aranması işlemidir. Bu işlem tanıyı teyit etmede faydalı olsa da her zaman uygulanması pratik olmayabilir. Özellikle ayak başparmağı gibi küçük eklemlerde bulunan az miktarda sıvının alınması zor ve hasta için rahatsızlık verici olabilir. Diğer büyük eklemlerde gut atağı olduğunda ise (örneğin diz) bu yöntem daha kolaylıkla kullanılabilir. Cilt altı ürik asit birikimi olan Tofüslerden de iğne ile örnek alıp incelemek mümkündür.

  • Gut hastalığının seyri nasıldır?

    Gut hastalığının seyri nasıldır?

    Gut Hastalığının ve ataklarının seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı kişilerde yılda 1-2 atak olurken, bazı kişilerde ise çok daha sık ataklar olabilir. Gereken önlemler alınmadığı takdirde ataklar daha sık ve çok daha farklı eklemlerde olma eğilimi gösterir.

    Akut ataklar zaman zaman çok şiddetli ağrıya neden olabilse de sadece ataklara bağlı eklem hasarı olmaz. Ancak zamanla eklem iç ve çevresinde gelişen Tofüsler ile kıkırdak ve kemik hasarı gelişebilir ve sürekli ağrıyla giden kronik eklem iltihabı gelişebilir.

    Modern tedaviler ve uygun beslenme ve yaşam biçimi değişiklikleri ile ürik asit düzeyleri düşürülerek hasara neden olan bu kronik süreçten kaçınmak mümkündür. Ürik asit düzeylerinin düşürülmesiyle yeni kristal oluşumu engellenir ve oluşmuş olan kristallerin de zamanla yavaşça ortadan kalkması sağlanır. Vücuttaki tüm ürik asit kristallerinin temizlenmesi 2 yılı bulabilir.

    Gut Hastalığı, sıklıkla Metabolik Sendrom ile beraber olduğundan tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeyine dikkat etmek ve bu konuda düzenli takipler yapmak gerekir. Gut Hastalığı tedavisiz kalırsa bazen böbrek taşı oluşumuna da neden olabilir.

  • Gut hastalığına ne sebep olur?

    Gut hastalığına ne sebep olur?

    Gut Hastalığı, kanlarındaki Ürik Asit düzeyi normalden yüksek olan kişilerde görülür. Vücudumuzdaki ürik asidin %70 kadarı hücrelerimizde bulunan Pürin adlı proteinin yıkılmasından kaynaklanır. Kalan ürik asit miktarını oluşturan ise yediğimiz gıdaların içindeki Pürinin yıkımından ortaya çıkar.

    Kanınızda ürik asit olması mutlaka Gut hastası olacağınız anlamına gelmez. Sağlıklı bireylerde de, erkeklerde kadınlardan daha yüksek olacak şekilde kanda ürik asit bulunur. Eğer kandaki ürik asit miktarı artmaya başladıysa vücudunuz fazla olan kısmını böbrekler yoluyla idrar içinde atmaya çalışır. Ancak eğer vücudunuz fazla ürik asit üretiyorsa veya böbrekler yeterince ürik asit atılımını sağlayamıyorsa kandaki ürik asit miktarı artmaya başlar. Ürik asit miktarı belli bir düzeyi aşarsa (Çözünme noktası) ürik asidin Sodyum Ürat olarak çözünmeyen kristalize forma dönüşmesi olasıdır. Bu kristaller genelde eklem içi veya çevresindeki dokularda oluşma eğilimi gösterirler. Özellikle bacakların ucunda kalan ayak parmakları, ayak bilekleri gibi bölgelerde oluşurlar.

    Oluşan ürik asit kristalleri yıllar içinde yavaşça kıkırdak dokuda birikir ve sonunda bir gün eklem aralığına boşalır. Sert, iğne şekilli kristaller eklemin yumuşak yüzeyine (Sinovyum) temas eder ve hızla iltihabi sürece neden olur. İltihabi süreç ile kristaller eklem içinde parçalanır ve Gut atağı günler içinde yavaşça düzelir.

    Eklem içinde ani iltihabi ataklara neden olmanın yanı sıra bu kristaller eklem içi ve çevresinde birikerek tofüs denen yapılar oluşturabilirler. Tofüs adlı bu sert yapılar zamanla büyüyerek kıkırdak ve kemiğe bası hasarı oluşturabilir ve bu hasar kireçlenmede olduğu gibi sürekli bir eklem ağrısına neden olabilir. Bu aşamadaki Gut Hastalığına “Kronik Tofüslü Gut” denir. Bazen tofüsler cilt altından elle hissedilebilirler. Eklemler dışında kulak kepçesi gibi kıkırdak yapılarda da birikebilirler.

    Kandaki ürik asit düzeyinizi etkileyen faktörler şunlardır:

    Genetik yapınız böbreklerinizin başka bir fonksiyon bozukluğu olmasa da yeterli miktarda ürik asidi vücuttan uzaklaştıramamasına neden olabilir. Özellikle ailede benzer rahatsızlığı olan bireylerde en olası neden budur.

    Vücut kitlesi ne kadar büyükse günlük ürik asit üretimi de o kadar artar. Bu nedenle fazla kilolu olanlarda ürik asit üretimi böbreğin başa çıkabileceğinden fazla olabilir.

    Eğer kanda kolesterol ve yağ miktarınız yüksekse, kan basıncınız yüksekse ve tip 2 şeker hastalığınız varsa böbrekleriniz yeterli miktarda ürik asit atılımını sağlayamayabilir. Tüm bu sorunların bir arada olmasına “Metabolik Sendrom” adı verilmektedir.

    Bazı böbrek hastalıklarında böbreğiniz ürik asit atılımı işlevini yeteri kadar yapamayabilir.

    İdrar sökücüler, aspirin gibi bazı ilaçlar kandaki ürik asit miktarının artmasına neden olabilir.

    Nadiren bazı kronik kan hastalıklarında çok sayıda kan hücresi üretilir ve bunların parçalanmasıyla açığa çıkan ürik asit miktarı çok olursa böbrek bununla başa çıkamayabilir.

    Eğer ürik asit artışını açıklayabilen belirgin bir neden saptanabilirse (Örneğin böbrek hastalığı veya idrar sökücü kullanımı gibi) bu duruma “İkincil Gut Hastalığı” denir. Ancak çok zaman tek bir belirgin neden saptamak mümkün olmaz, pek çok faktör bir aradadır (Örneğin kilo fazlalığı olan bir bireyde böbreğin genetik nedenlerle ürik asidi yeterince atamaması gibi) ve bu duruma “Birincil Gut Hastalığı” denir.

    Eğer Gut Hastalığına eğiliminiz varsa Gut atağını tetikleyecek bazı durumları bilmek gerekir:

    Etkilenen ekleme darbe veya zorlayıcı hareket

    Ateş yüksekliği ile giden hastalıklar (Soğuk algınlığı, zatüre vb.)

    Cerrahi girişimler

    Aşırı yemek yeme ve/veya fazla miktarda alkol alma

    Susuzluk

    Daha önceleri yalancı gut diye adlandırılan hastalıkta da benzer ataklar kalsiyum pirofosfat kristallerinin eklem içinde birikmesiyle oluşabilir. Bu hastalıkta eklem içinde biriken ürik asit değil, kalsiyum kristalleridir ve Gut Hastalığından farklı olarak daha çok kireçlenmesi olan bireylerde ayak baş parmağından çok diz ve diğer eklemlerde bulgulara neden olur.

  • Gut hastalığının bulguları nelerdir?

    Gut hastalığının bulguları nelerdir?

    Ürik asit kristallerinin birikip eklem iltihabına neden olduğu eklemlerde aşırı hassasiyet, ağrı, sıcaklık artışı, şişlik ve kızarıklık görülür. Etkilenen eklemin üzerindeki cilt bölgesi parlak görünümdedir ve bazen deride soyulmalar olabilir. Ataklar en sık ayak başparmak kökünde olur ve genelde geceleri başlar. Bulguların başlaması birkaç saat içinde olur. Ağrılı ekleme en ufak temas, hatta yatak örtüsünün bile değmesi ciddi hassasiyet ve rahatsızlığa neden olabilir.

    Sıklıkla ayak başparmağında olsa da diğer ayak eklemleri, ayak bileği, dizler, dirsekler, daha nadiren el eklemleri ve el bileğinde de olabilir. Genelde tek veya birkaç eklemde kendini gösterir. İlerleyen yıllarda, tedavisiz durumlarda çok sayıda eklemde aynı anda eklem iltihabı gelişebilir. Vücut merkezine yakın omurga, kalça, omuz gibi eklemlerde görülmesi çok nadirdir.

    Ürik asit kristalleri eklem dışı bölgelerde de birikebilir. Cilt altı bölgede “Tofüs” denen küçük, sert, beyaz yumrular şeklinde olabilir. Bu yumrular genelde ağrısızdır ancak bazen yumrunun yırtılması ile içindeki ürik asit kristalleri püy benzeri, peynirimsi beyaz bir materyal akabilir.

  • Gut nedir?

    Gut nedir?

    Gut hastalığı en ağrılı iltihabi eklem hastalıklarından biridir. Ataklar halinde seyreder ve genelde ataklar hızlı bir şekilde ve çok zaman gece saatlerinde başlar. Gut, nedeni en iyi anlaşılan eklem iltihaplarından biridir ve bu nedenle tedavi ve korunmada etkili yöntemler geliştirmek mümkün olmuştur.

    En sık görülen iltihabi eklem hastalığıdır ve toplumda %1,5 civarında bireyi etkiler. Daha çok erkeklerde görülür ve menopoz öncesi kadınlarda görülmesi nadirdir. Genelde 40-50 yaş sonrası görülmekle beraber her yaşta Gut gelişebilir.

    Bir zamanlar Gut’un sadece aşırı yemek ve çok alkol almakla ilişkili olduğu düşünülmekteydi. Bu faktörlerle Gut gelişme riski gerçekten de artmış olmakla beraber tek neden bu değildir.

    Gut hastalığı vücuttaki bazı kimyasal süreçlerin sonucu olarak ortaya çıkar. Metabolik süreçlerin son ürünlerinden olan ürik asit adlı maddenin bazı kişilerde ve bazı durumlarda böbrekten yeterince atılması mümkün olmaz. Ürik asit, eklem içinde kristal denen çözünmeyen yapılar oluşturarak ağrılı bir iltihabi süreci başlatabilir. Ailenizde Gut hastalığı olan bireyler varsa sizde de bu hastalığın olma olasılığı daha fazladır.

  • Romatoid artrit: hastalığınız için siz neler yapabilirsiniz?

    Romatoid artrit: hastalığınız için siz neler yapabilirsiniz?

    Romatoid artrit bulguları artıp azalan, dalgalanmalar gösteren bir seyir izler. Bazı zaman stres, soğuk algınlığı, aşırı yorulma gibi alevlenmeyi tetikleyici nedenler tespit edilebilse de çok zaman hastalığı yeniden alevlendiren neden bulunamaz. Bu durumun tahmin edilemez olması çok zaman gündelik hayatı planlamada zorluklar yaratabilir. Aileniz ve arkadaşlarınızın her gününüzün aynı olmadığı, ağrılar nedeniyle kendinizi kötü hissedebileceğiniz günler olabileceği konusunda bilgilendirmenizde fayda olabilir.

    Romatoid Artritin ağrılarla giden kronik bir hastalık olması nedeniyle bu hastalığı olan kişilerde depresyon gelişme olasılığı genel topluma göre biraz daha fazladır. Kendinizi psikolojik olarak kötü, moralinizi düşük hissettiğinizde bunu doktorunuzla paylaşmanızın faydası olabilir.

    Ara alevlenmeler için almakta olduğunuz rutin tedaviye ek olarak yine doktorunuzun önerdiği ağrı kesici ilaçları kullanabilir, şiddetli eklem yakınması olan bölgeye doktorunuzun önerdiği şekilde soğuk uygulayabilirsiniz. Eğer bu alevlenmeler sık tekrarlıyor veya sürekli ağrıdan şikayetçi iseniz sizi takip eden doktorunuzu bu konuda bilgilendirmeniz gerekir. Bu şekilde tedavi yeniden düzenlenir.

    Egzersiz

    Dinlenme ve egzersiz dengesini korumak bu hastalık için önemlidir. Dinlenmekle ağrılar rahatlıyor gibi hissetseniz de hareket edilmediğinde eklemlerde katılık ve kaslarda güçsüzleşme başlar. Eklemi fazla hareket ettirmeden yapılabilecek “izometrik egzersizler” bu durumda size katkı sağlayabilir. Bu tür egzersizler durağan pozisyonda yapılır ve bu yolla eklem açısı ve kas uzunluğu fazla değişmez. Birçok Yoga pozisyonu izometrik egzersiz için uygundur. Bir fizyoterapist önerisiyle bu egzersizler denenebilir ve beraber size uygun olanlar belirlenebilir.

    Egzersiz yapmak eklem ve kas sağlığı dışında kalp-damar sağlığı ve genel sağlık için de faydalıdır. Eğer yaptığınız bir egzersiz hareketi eklemlerde ağrı, şişlik, sıcaklık artışına neden oluyorsa o hareketin bırakılıp dinlenilmesi uygun olacaktır, eklemi o hareketle zorlamak ağrı artışına neden olabilir.

    Romatoid Artritte önerilen bazı egzersizler şunlardır:

    Yüzme

    Yürüyüş

    Su jimnastiği

    Bisiklet (Dizlerde şikayete neden olmuyorsa)

    Yoga ve Tai-Chi

    Rakiple fiziksel temasın olduğu mücadele sporları (Futbol, basketbol vb.) ve yüksek tempolu yoğun egzersizler (Tenis, Step vb.) RA’de önerilmez.

    Yüzme, RA’de özellikle faydalı olabilecek bir egzersiz türüdür. Su ağırlığınızın bir kısmını taşıdığı için suda yapılan egzersizler ve yüzmede eklemler üzerine daha az yük biner.

    Bir spor salonuna gidecekseniz programınızın profesyonel bir eğitimci tarafında düzenlenmesi ve durumunuzun bu eğitmene net olarak açıklanması önemlidir.

    Spor esnasında ve gündelik yaşamda giyilecek ayakkabı seçimi de önemlidir. Tabanlara yansıyacak darbe ve şoku emecek iyi ayakkabıların seçilmesi şarttır.

    Beslenme:

    Romatoid Artriti tamamen iyileştirecek özel bir diyet olmasa da bazı diyetlerin bazı hastalarda faydalı olabildiğine dair bilgiler mevcuttur.

    Beslenmede doymuş yağların az tüketilmesi, başta omega-3 yağ asitleri olmak üzere doymamış yağların (örneğin yağlı balıklar) yüksek oranda tüketilmesi önerilir. Beslenme ile yeterli omega-3 alınamadığını düşünülürse, doktorunuz bu vitamini dışarıdan destek amaçlı tablet olarak da verebilir. C vitamin alımının da artırılması katkı sağlayabilir.

    Bazı çalışmalarda nedeni çok net olmasa da katı vejeteryan diyetin RA bulgularında azalmaya neden olduğu bildirilmiştir. Çok miktarda kırmızı et tüketenlerde yaşam boyu RA gelişme olasılığının hafifçe arttığı görülmüştür. Herhangi bir katı diyete başlamadan önce sizi takip eden doktorunuz ve diyetisyeniniz ile bu diyetlerin olası avantaj ve dezavantajlarını konuşmak, fikir almak açısından görüşmek faydalı olacaktır.

    Sağlıklı kiloyu korumak ve eklemlere daha çok yük bindirmemek için kilo almamak tavsiye edilir.

    Nadiren bazı RA hastaları bazı gıdaların kendi şikayetlerini artırdığını söylerler. Böyle bir durum nadirdir ve kişiden kişiye farklılık gösterir. Eğe bir gıdanın RA bulgularınızı artırdığını düşünüyorsanız bu gıdayı en az bir ay tüketmeyin. Sonrasında yeniden tüketmeye başladığınızda gerçekten bulgularda artış yapıyorsa bu gıdaya karşı bir duyarlılığınız var demektir ve bundan sonra bu gıdanın hiç tüketilmemesi gerekir.

    Tamamlayıcı Tıp:

    Pek çok kişi pek çok farklı tamamlayıcı tıp metodu ve ilacı kullanmasına rağmen bunların arasında bilimsel olarak kanıtlanmış sadece birkaç uygulama mevcuttur. Örneğin az sayıda çalışmada “Çuha çiçeği Yağı”nın (Evening Primrose Oil) etkili olabileceği bulunmuştur. Keza akupunktur’un da olumlu etkiler sağlayabileceği düşünülmektedir.

    Tamamlayıcı tıp metotları ve ilaçlarını kullanırken mevcut ilaçlarınızla etkileşim olasılığı olabileceğini göz önünde bulundurmakta ve sizi takip eden Romatoloji Uzmanın görüşünü almakta fayda vardır. Tamamlayıcı tıp metotlarını uygulayan kişilerin de ilgili konuda eğitim görmüş ve bu eğitimini belgeleyebilen tıp doktorları olması karşılaşabileceğiniz riskleri en aza indirecektir.

    Hamilelik:

    Romatoid artrit hastalığı olan bireylerin hamile kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak hem anne hem de baba için hamilelik planı yapıldığında bu durumun sizi takip eden Romatoloji Uzmanına bildirilmesi gerekir. Çünkü RA’de kullanılan bazı ilaçlar hamile kalmayı zorlaştırabildiği gibi daha risklisi bazı ilaçlar bebekte sorunlara neden olabilir. Bu nedenle doktorunuzun önerisiyle bazı ilaçları hamilelik planından 3-6 ay önce kesmek gerekebilir.

    Çoğu kadının hamilelik sırasında hastalığı yatışır, ilaç ihtiyacı düşer. Ancak yine pek çok kadında hemen doğum sonrası RA alevlenmeleri olabileceği bilinmelidir.

    Doğum kontrol haplarının kullanılması RA’li kadınlarda diğer kadınlardan farklı ek bir riske neden olmaz

  • Romatoid artrit tanısı nasıl konur?

    Romatoid artrit tanısı nasıl konur?

    Hastalığın erken dönmelerinde kesin tanı konmasını sağlayan tek bir test yoktur. Doktorunuz bulgularınıza, muayenenize ve kan tetkiki, röntgen ve diğer görüntüleme yöntemlerinin sonuçlarına göre tanıya ulaşmaya çalışır.

    Romatoid artrit eklem dışında diğer organlarda da etki gösterebileceğinden size bağlantılı gibi görünmese de tüm bulgularınızı doktorunuza söylemenizde fayda vardır.

    Kan tetkikleri:

    Kan tetkikleri ile iltihabi sürece bağlı kanınızda ortaya çıkan değişimler tespit edilir. İltihabi sürecin tespitinde kullanılan testler Eritrosit Sedimantasyon Hızı (ESR) ve C-Reaktif Protein (CRP) ölçümüdür. İltihabi süreç varlığında bu testlerde yükselme görülür.

    Kan tetkikleri ile kansızlık olup olmadığı da tespit edilebilir. Ayrıca bağışıklık sistemine tepki olarak ortaya çıkan bir antikor olan “Romatoid Faktör” bakılabilir. Romatoid faktör RA hastalarında sıklıkla pozitif bulunmakla beraber bazı başka hastalıklarda ve hatta sağlıklı bireylerde bile bulunabileceğinden RA tanısı koymak için tek başına yeterli değildir. Diğer yandan RA’in erken evrelerinde Romatoid Faktör sadece %50 hastada pozitif bulunur. Bu nedenle bu testin negatif bulunması da hastalığın olmadığı anlamına gelmez. Her 5 RA hastasından birinde Romatoid Faktör hiç pozitif olmaz.

    Bir diğer tanısal antikor testi anti-CCP’dir (Anti-cyclic Citrullinated Peptide). Bu test pozitif saptanan bireylerde RA olma olasılığı çok daha yüksektir. Hem RF hem de anti-CCP (+) bunan hastalarda hastalığın daha ağır seyredebileceği düşünülür.

    Röntgenler yoluyla eklemde iltihabi sürece bağlı oluşmuş hasarın değerlendirilmesi mümkündür. Romatoid artrit özellikle el ve ayak eklemlerinde görüldüğü ve hasar yaptığı için doktorunuz takip ve değerlendirme amaçlı olarak şikayetiniz olmasa bile bu bölgelerin röntgenlerini isteyebilir. Röntgen dışında başka hastalıklardan ayırt etme, erken dönemde tanı koyma ve süreci takibi için eklem ultrasonografisi ve manyetik rezonans görüntülemeleri istenebilir.

    Hastalık sürecinin takibi, ilaç ihtiyacının değerlendirilmesi ve olası ilaç yen etkileri açısından bu tetkiklerin belli aralıklarla kontrolü gerekir. Rutin kan tetkiklerinin kontrolü genelde 3-4 ayda bir tekrarlanmalıdır.

  • Romatoid artrit seyri nasıldır?

    Romatoid artrit farklı kişilerde farklı seyir gösterdiği için sizde nasıl bir seyir göstereceğini tahmin etmek mümkün değildir. Ancak RA hastalığı olan çok sayıda bireyi kapsayan çalışmadan elde edilen verilerle genel bazı bilgiler vermek mümkün olabilir:

    Romatoid artrit tanısı olan her 5 kişiden birinde muhtemelen hastalık bulguları çok hafif seyirli olacaktır. Eklemlerde hiç hasar olmayabileceği gibi az sayıda eklemde hasar olsa da kişinin yaşamını etkilemeyecek hafif seyirde olabilir.

    Çoğu RA hastasında az sayıda eklemde bir miktar hasar olması öngörülür.

    Sadece 20 RA hastasından birinde hastalık seyri ağır eklem hasarları ve çok sayıda eklemin zarar görmesiyle seyreder. Bu ağır seyir sırasında vücuttaki artan iltihabi sürece bağlı eklem dışı dokularda da hastalık bulguları görülebilir.

    Kan testleri ve röntgenler, doktorunuzun hastalığınızın seyrini, ağırlığını ve ilerleme hızını tahmin etmesini sağlar. Bu şekilde doktorunuz size uygulayacağı tedaviyi de planlayabilir.

    Bazı hastalarda hastalık alevlenmeleri arasında aylarca hatta yıllarca süren durgun dönemler vardır. Ancak bu hallerde bile hafif iltihabi durum devam edebilir ve eklem hasarı gelişebilir. Çoğu hasta, özellikle de uygun tedaviyi alıyorlarsa nispeten az bulguyla ve eklem hasarı belirgin olmadan tüm hayatlarını iyi bir biçimde geçirebilir.

    Romatoid artriti olan bireylerin olmayanlara göre kalp krizi ve inme geçirme riski biraz artmıştır. Bu durumun süre giden iltihabi süreçle ilişkili olduğu düşünülmektedir ve hastalığın kontrol altına alınması ile (örneğin ilaçlarla) bu risk azalır. Kolesterol değerlerinin yüksek olması ve sigara içmek riski artıracağından kolesterol düzeylerinin düzenli takip edilmesi ve sigaranın hiç kullanılmaması uygun olacaktır.

  • Romatoid artrite ne sebep olur?

    Romatoid artrit otoimmün bir hastalıktır. Otoimün hastalıklarda, normalde mikroplar, virüsler, vücudumuza yabancı cisimlere tepki gösterip onları uzaklaştıran bağışıklık sistemimiz, kendi dokularına karşı tepki göstermeye ve kendi dokularına zarar vermeye başlar. Bağışıklık sisteminin bu saldırısı iltihabi reaksiyon şeklinde olur. Bağışıklık sistemi vücuda yabancı cisme tepki verirken, bu cisim etkisiz hale getirilince tepki vermeyi durdurur. Ancak RA gibi otoimmün hastalıklarda bağışıklık sisteminin tepkisine bağlı süren iltihabi durum uzun sürelidir (kronik), genelde yaşam boyu devam eder. Farklı otoimmün hastalıklar farklı dokulara etki eder. Romatoid artritte en çok etkilenen dokular eklemlerdir.

    Ebeveynlerinizden size aktarılan genler sizde RA gelişmesine tek başına neden olmaz, ancak RA ortaya çıkma riskinizin diğer bireylere göre daha fazla olmasına neden olur.

    Hava durumu RA’i etkiler mi?

    Romatoid artriti olan bazı bireyler şikayetlerinin soğuk ve/veya nemli havalarda arttığını söylemektedir. Ancak soğuk hava RA ortaya çıkmasına veya hastalığın daha ağır seyretmesine neden olmaz.

  • Kimler romatoid artrit olur?

    Kimler romatoid artrit olur?

    Romatoid artrit, her 100 kişiden birinde görülen bir hastalıktır. Hemen her yaşta olabilmesine rağmen en çok 40-50 yaş arasında ortaya çıkar. Kadınlarda erkeklere göre 3 kat fazla görülür.

    Bazı ailelerde RA birden çok aile ferdinde görülebilir. Ancak anne babalarımızdan aktarılan RA ilişkili genler tek başına hasta olmamıza neden olmaz, sadece bu hastalığın ortaya çıkma olasılığını artırır. İkizlerde bile bir kardeşte RA varsa diğerinde de RA gelişme olasılığı sadece %20’dir. Yani sizde RA varsa çocuğunuzda da bu hastalığın hiç çıkmama olasılığı çıkma olasılığına göre çok daha yüksektir.

    Romatoid artritin ortaya çıkma olasılığını artırdığı bilinen bazı risk faktörleri vardır:

    Sigara içmek

    Aşırı kırmızı et tüketimi

    Çok fazla kahve içmek

    C vitamin düzeyleri yüksek olanlarda ise hastalığın görülme riski çok daha azdır.

    Ne Zaman Doktora Başvurmalıyım?

    Eğer ağrılı ve şiş eklemleriniz varsa ve sabah uyandığınızda eklemlerinizde yarım saatten uzun süren katılık hissediyorsanız doktorunuzla görüşmenizde fayda vardır. Araştırmalara göre RA tedavisine ne kadar erken başlanırsa tedavi o kadar etkili olup, hastalığa bağlı eklem hasarlarını önlemek mümkün olmaktadır.