Kategori: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

  • Tüberkülozda sıkça sorulan sorular

    Tüberküloz nedir?

    Tüberküloz bulaşıcı bir hastalık olup etken Mycobacterium tuberculosis isimli bir bakteridir. Tüm Dünya da yaygın bir enfeksiyondur.

    Çocuklarda tüberkülozun önemi?

    Evrensel bir hastalık olan tüberküloz modern tıptaki tüm ilerlemelere karşın önemini korumaktadır. Çocuk ölümlerinde 8.ci sırada yer alan tüberküloz vakalarında artışa dikkat çekilmektedir. Hastalık çocuğun yaşı ne kadar küçükse o kadar ağır seyretmekte ve yaş küçüldükçe bağışıklık sisteminin gelişmemiş olması tablonun dramatik seyrine neden olmaktadır.

    Tüberküloz nasıl bulaşır?

    Hastalık enfekte erişkinden çocuğa bulaşmaktadır. Tüberküloz bakterisi hava yoluyla bulaşım gösterir . öksürük , aksırık ve öpme ile bakteriler kolaylıkla çocuklara bulaşır.

    Tüberkülozun klinik belirtileri nelerdir?

    Öksürük

    Ateş

    Halsizlik ,İştahsızlık

    Gece terlemesi

    Büyüme ve gelişme geriliğidir.

    Çocuklarda tüberkülozun klinik formları nelerdir?

    Akciğer tüberkülozu

    Tüberküloz menenjit

    Tüberküloz adenit

    Periton tüberkülozu

    Tüberküloz osteomyeliti olarak tanımlanabilir.

    Çocuklarda en sık görülen tüberküloz Akciğer tüberkülozudur.

    Çocuklarda Latent tüberküloz enfeksiyonu nedir?

    Latent tüberküloz enfeksiyonu bir bireyin tüberküloz bakterisi ile temas etmesi sonucu enfekte olmasını tanımlar. Bu bireyin hasta olduğu anlamına gelmez, tüberküloz bakterisi ile karşılaştığını gösterir. Çocuklarda latent tüberküloz tablosu yaş büyüdükçe artma gösterir.

    Neden çocuklarda tüberküloz tanısı koymak zordur?

    Klinik belirtiler belirgin değildir.

    Çocuklarda bakteri sayısının az olması özgün laboratuvar incelemelerini yetersiz kılmaktadır.

    Çocuklarda tüberküloz tedavisi nasıl olmalıdır?

    Tedavide kullanılan antibiotikler 2 veya 4 ‘lu kombinasyonlar şeklindedir. Tedavi süresi 6 ay – 1 yıl arasında değişebilir. Çocukların tedaviye yanıtı iyidir.

    Çocuklarda rutin uygulanan verem aşısı (BCG) çocuğu tüberkülozdan koruya bilir mi?

    Aşının sınırlı bir koruyuculuğu mevcuttur. BCG aşısının ciddi tüberküloz vakalarında koruyucu etkisi önemlidir. Diğer tüberküloz vakalarında ise koruyucu etkisi yeterli değildir.

    Ailede tüberküloz öyküsü varsa çocukları hastalıktan nasıl koruyabiliriz?

    Tüberkülozda bulaştırıcı özellik tedaviye başladıktan sonra da devam eder. Hastaların en az iki hafta izole edilmeleri gerekir.

    Aile bireylerin sağlık taramasından geçmesi gerekir.

    Çocuklarda sağlık taramasında

    Laboratuvar testleri

    Akciğer grafisi

    Cilt testleri uygulanır.

    Çocuklarda bu testler

    Başlangıçta yapılır.

    8 hafta sonra tekrarlanır.

    Çocuklar takibe alınır ve koruyucu antibiotik tedavisi başlanır.

  • Amipli dizanteri

    Dizanteri ishalle birlikte görülen bakteri ve parazitlerin neden olduğu kalın barsak iltahabıdır.

    Entamoeba histolytica bir parazit olup, amipli dizanteri olarak tanımlanan tabloyu oluşturur.

    Amipli dizanterinin belirtileri nelerdir?

    Ateş

    Şiddetli karın ağrısı

    Karında gurultu

    Dışkı sayısında artma ve dışkının sulu oluşu

    İshal olarak tanımlanan bu tabloda dışkı kanlı ve mukusludur.

    Dışkı sayısı günde 10 veya daha fazla olabilir.

    Bazı hastalarda ise tablo daha hafif seyredebilir.

    Amipli dizanteride kuluçka süresi ne kadardır?

    Genellikle kuluçka süresi 2-4 hafta olup bu süre daha uzun olabilir.

    Amip nasıl bulaşır?

    Amip sadece insanlarda bulunur ve dışkı ile yayılım gösterir.

    Parazit dışkı ile buluşan su ve gıdaların tüketilmesi ile yayılır.

    Su kaynaklarının kirli olması

    İyi temizlenmemiş hazır gıdaların tüketilmesi ile bulaşım olmaktadır.

    Yaşam şartlarının kötü olduğu toplumlarda enfeksiyon ciddi şekilde seyreder.

    Amipli dizanteriyi geçiren bireyler bu paraziti bulaştırırlar. Bu hastalarda bulaştırıcılık süresi aylar ve yıllarca sürebilir. Zaman zaman bulaştırıcılık ortadan kalkarsa da alevlenmeler görülebilir.

    Amip dizanterinin karıştığı klinik tablolar nelerdir?

    Klinik olarak basilli dizanteri ile karışır.

    Laboratuvar da ise aynı görünümü veren Entamoeba dispar (E.dispar) ‘la karışabilir. E.dispar hastalığa neden olmaz. Bu vakalarda tedavi gereksinimi yoktur. Hafif seyreden dizanteri vakalarında E.dispar ayırıcı tanıda düşünülmelidir.

    Amipli dizanteri de tanı:

    Dışkı örneğinde amip kist veya trofozoitlerin saptanması ile tanıya gidilir.

    Dışkı örneğinin 30 dakika içinde incelenmesi gerekir. Dışkı örneği bekletilmemelidir.

    Sadece dışkı incelemesi ile tanıya gitmek her zaman mümkün değildir. Entamoeba dispar ismini verdiğimiz parazitlerde mikroskopta aynı görünümü verdiği için hastanın amipli dizanteri olup olmadığını ayırt etmek gerekir.

    Bu durumda polimeraz zincir reaksiyonu antijen testi yapılarak E. Histolyticanın E.dispardan ayırt edilmesi gerekir.

    Bazı hastalarda tanı koymak zor olabilir. Bu durumda çok sayıda dışkı incelemesine ihtiyaç duyulur.

    Serum antikor testleri gereken vakalarda yapılabilir.

    Amipli Dizanteride tedavi;

    Bol sıvı

    Diyet

    Probiotikler

    Anti paraziter ilaçlar olarak özetlenebilir.

    Metronidazol ( Flagyl)

    10 gün süre ile kullanılır.

    Amipli dizanterinin tekrarlama riski mevcuttur. Tedavi 2-3 kür şeklinde planlanabilir.

    Amipli Dizanteriden korunma ;

    El yıkama önemlidir. Yemek önce ve sonrası tuvalete gitmeden önce ve sonra el yıkamaya dikkat etmelidir.

    Tuvaletler sık dezenfekte edilmelidir.

    Çiğ meyve ve sebzeler bol sıvı ile dikkatle yıkanmalıdır.

    Pişmiş yiyecekler hazırlandıktan sonra bekletilmeden tüketilmeli.

    Pastörize edilmemiş ürünler tüketilmemeli.

    Çiğ gıdalardan kaçınılmalıdır.

    Tedavi sonrası hastanın kontrol dışkı incelemelerin takibi yapılmalıdır.

    Özetle;

    Hastalar veya hastalığı geçirmiş bireyler dışkıları ile bu parazit bulaştırırlar.

    Amipli dizanteri gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorundur.

    Bebeklerde ve 5 yaşın altındaki çocuklar da ciddi seyredebilir.

    Amipli dizanteri de tanı sorunları vardır. Genellikle tek dışkı örneği yetersiz olabilir. Dışkı örneğin 3-6 kez alınması önerilmektedir.

    Genellikle tedaviye yanıt yeterlidir. Tekrarlama riski olabilir.

  • Nepal’de başlayan hikaye sincan’da devam ediyor.

    Sağlık Bakanlığı tarafından Siirt’in Pervari ilçesindeki çalışmaları nedeniyle 2015te “yılın doktoru” seçilen Nepal uyruklu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Binod Kumar ŞAH, Nepal’den başlayan, ardından Ankara’ya, oradan da Pervari’ye uzanan, sonunda terör olaylarının da etkisiyle Lokman Hekim Ankara Hastanesinde görevi devam eden hikayesini Antibiyotik Dergisine anlattı.

    Öncelikle bize kendinizi ve doğduğunuz toprakları anlatır mısınız?

    1976 yılında Nepal’in küçük bir ilçesinde, ailemin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldim. Nepal, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olmakla birlikte, geçim şartları ve imkanlarının yetersiz olduğu bir ülkedir. Çocukluğumda yaşadığım ilçede hastane, doktor, şebeke suyu ve elektrik olmadığı gibi maddi imkansızlıklara bağlı olarak beslenme yetersizliği vardı ve hijyen, bakım gibi fiziki şartlar da eksikti. Basit bir solunum yolu enfeksiyonu ve akut gastroenterit gibi nedenlerle bile binlerce çocuk can vermek zorunda kalırdır. En yakın sağlık kurumu 20 kilometre uzaktaydı ve ulaşım yoktu.

    Bu zor şartlar altında eğitiminize nasıl devam ettiniz?

    Çocukluğumu bu zor şartlar altında geçirdiğim ilçede, “Shree Janta Madhayamik Bidhayalayi” adlı okulda ilköğretimimi tamamladım. Eğitim seviyesi yetersiz olduğu için babam ortaöğretim okumam için beni 12 yaşındayken ilçemden 200 kilometre uzakta olan yatılı bir özel okula gönderdi. Yatılı okuduğum zamanlar annem, babam ve iki kız kardeşimden uzakta bir taraftan aile özlemi çekerken, diğer taraftan öğrenme isteği içindeydim. Ayrıca babam da eğitimim konusunda oldukça ısrarcıydı ve ben de gerekli gayreti göstererek liseyi birincilikle bitirdim. Daha sonra Nepal’in başkenti olan Katmandu’da iki sene Amrit Science kolejinde eğitim aldım. Tıp fakültesi giriş sınavlarına başvurdum. Kazanan ilk 30 öğrenciye hükümetçe yurt dışında tıp eğitimi alma imkanı verildiğinden Aralık 2000 yılında Türkiye’ye tam burslu öğrenci olarak geldim.

    Türkiye’deki ilk yıllarınız nasıl geçti?

    Tömer’de 7 ay Türkçe eğitimi aldıktan sonra 2001 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim. Yabancı bir ülkede olmak, farklı dil kullanmak ve maddi imkansızlıklara rağmen gece gündüz ders çalışıyordum. Hedefim başarılı bir doktor olup hayallerimi gerçekleştirmekti. 6 senelik zorlu tıp eğitimini tamamlayıp 2007 yılında mezun oldum, 2008 yılında da eşim Esma ile evlendim.

    Peki bu süreçte aile özlemi çektiniz mi?

    Tabi…bir taraftan aile özemi bir taraftan eğitim durum vardı. O sıralar babamın sağlık sorunları vardı ve erkek evlat olarak ona bakmakla yükümlü olduğumu hissettiğim için Nepal’e gittim. Ancak babam benim uzman bir doktor alarak hizmet vermemde ısrar ettiği için Türkiye’ye geri döndüm.

    Uzmanlık eğitimi alırken zorlandınız mı?

    TUS sınavını kazanarak uzmanlık eğitimi için Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümüne girdim. Zorlu geçen uzmanlık eğitimime devam ederken 2011 yılında en fazla vakalar ve çeşitli çalışmalar nedeniyle bölümünde’ vaka ödülü’ aldım. Ayrıca aynı sene Türk vatandaşlığına geçtim. Babamı 2012 yılında ben Türkiye’deyken kaybettim. Her şeye rağmen 2013 yılının Mart ayında pediatri uzmanı olmaya hak kazandım.

    Sağlık Bakanlığı tarafından yılın doktoru seçildiniz. Sizi farklı kılan şey nedir?

    İnsanlar yaşamak istediği hayat ve hayatın sunduğu yaşam arasında kalarak tecrübe kazanır. Çocukluk dönemimde hayatın bana sunduğu yaşam şartlarından etkilenerek doktor olmak istemiştim. Çünkü biliyordum ki eğer ilçemde bir doktor olsaydı binlerce çocuk ölmekten kurtulurdu. Bu nedenle başarılı bir doktor olup gerçekten ihtiyacı olan hastalara kaliteli hizmet sunmayı hedefledim. Hasta hastadır, ister merkezde olsun, ister ücra bir yerde, aynı kalitedeki hizmeti hak eder. Bir doktor için hastanın hangi ülkeden geldiği, nasıl bir sosyo-ekonomik düzeye sahip olduğu ve doktorun nerede hizmet verdiğinin hiçbir öneminin olmaması gerektiğini düşünüyorum.pervaride de yer, din ve ırkına bakmaksızın kaliteli hizmet vermeye çalıştığımden dolayı sağlık bakanlığı tarafından mart 2015 yılında ‘yılındoktoru’ ödülüne layık görüldüğümü düşünüyorum.

    Pervari maceranızdan bahsedelim. Bu ilçeye gitmek kendi tercihiniz miydi?

    Evet. Bahsettiğim sebeplerden dolayı 51. Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kurasında kendi isteğimle Siirt Pervari Devlet Hastanesine atandım ve hedeflediğim yolda mutlu bir şekilde eşimle Pervari’ye gittim.

    Nasıl bir Pervari buldunuz gittiğinizde ve ne gibi çabalar verdiniz?

    Pervari bal ve narıyla ünlü Siirt’in şirin bir ilçesi. Nüfusun 36 bin olduğu bu ilçede halkın yüzde 80’i köylerde yaşamakta olup, sosyo-ekonomik düzeyi ve okuryazarlık oranı oldukça düşük. Siirt’e 90 kilometre uzaklıkta olan ilçede merkeze ulaşım yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Mahrumiyet bölgesi olmaktan yeni yeni çıkan bölge halkı oldukça samimi, sevecen, yardımsever ve saygılıdır. Hastaneye ilk gittiğimde hastaya verilen hizmet ve hijyen yeterli değildi. Yenidoğan hizmeti yoktu ve çocuk hastaların çoğu merkeze sevk ediliyordu. Poliklinik ve yatan hasta hizmetleri standartların çok altındaydı. Hastane yönetimi ve meslektaşlarım ile birlikte hizmet kalitesini yükseltmek için yoğun bir çaba gösterdik. Gerek servis ve poliklinik, gerekse diğer hizmetler olsun kalite optimal hale geldi. Çocuk sevklerin çoğunu azalttım. Yenidoğan hizmetinin olmamasına rağmen kısıtlı imkanlarla yenidoğan bebeklere hizmet vermeye çalışıyordum. Sonunda yenidoğan yoğun bakım talibim Sağlık Bakanlığı ve Genel Sekreterlik tarafından kabul gördü. Ancak terörden dolayı hemşire olmadığı için çocuk yoğun bakım servisi kapandı. 5 tane bebek Siirt’e giderken yolda öldü. Kahroldum, çok üzüldüm. Çocukları kurtaramıyorsam burada ne işim var diye düşünmeye başladım.

    Terör, hayatınıza nasıl etkiledi?

    Daha önce her yere gidebiliyorduk. Arkadaşlarımızla gece 12’de gezmeye gidebiliyorduk ancak bu çatışmalar nedeniyle çok tedirgin olmaya başlamıştık. En ufak bir ses duymaya başladığımızda bile dışarı çıkmak istemiyorduk. 11 aylık bebeğimiz var, bunlara tanıklık etmesini istemiyorduk. Bana bireysel bir tehdit gelmedi. Tedirginlik üst düzeydeydi, bir yerlere çıkamıyorduk, korkuyorduk. Eşim ve çocuğumun istikbalini düşünmek zorundayım. Terör olayları nedeniyle kendi hayatımdan ve geleceğimden endişe etmeye başladım.Kendimi açık cezaevinde gibi hissediyordum. Akşam olunca güvenlik güçleri, ‘siz evinize geçin, dışarı çıkmayın’ diyorlardı. Pervari’ye hapsolmuş gibi hissediyordum kendimi. Akşam aydınlatmalar bile tedirgin ediyordu.

    İstifa kararını nasıl aldınız?

    Bir gece PKK’lı teröristler yolumu kesti. Silahlı, maskeli teröristler. Hayatımın en korkunç anını yaşadım. Sonra her gün patlamalar, çatışmalar. Pervari’de düzenlenen mayınlı saldırıda 8 asker şehit oldu, bu beni çok etkiledi. Sadece ben değil, çevremdeki doktor arkadaşları da çok etkiledi. 3 hekim ile başladık. Birdenbire baktık ki herkes çekilmeye başladı. Artık çok korkuyordum. Kızım Sitare doğdu. Süresi dolup fazladan 1 sene hizmet vermiştim ve Eşim ve kızım için endişelendiğim için istifa ettim. Hala Pervarili hastalarım sağlık durumunu buradan takip ediyorum. Pervari halkını çok sevdim. Onları bıraktığım için çok üzgünüm. Ancak ben ölürsem hiçbir çocuğa hizmet veremezdim. İnsanların her şeyden önce, doktora, öğretmene ihtiyaçları var. Doktorsuzluktan bir çocuğun ölmesi kadar korkunç bir şey olamaz.

    Pervari’de sizi en çok etkileyen olay nedir?

    Pervari’de teröristler yolumuzu kesti. Birçok kontrolden geçirdiler bizi. O tedirginliğimizi anlatamam, hiçbir zaman da unutamıyorum. Teröristler tarafından yolumuzun kesilmesi, daha dün yaşamış gibiyim, unutamıyorum. Propaganda yaptılar, kendilerini anlatmaya çalıştılar. Ölüm korkusu bize yetti. Elinde keleş vardı, silah vardı. Karanlıkta karşımızda onları görmek bizi çok tedirgin etti.

    LOKMAN HEKİM’İ TERCİH ETTİ

    Pervari’den sonra Lokman Hekim’de göreve başlamanızda ne etkili oldu?

    İstifa ettikten sonra özellikle Lokman Hekim Ankara Hastanesini tercih ettim. Benim için her şeyden önemli olan dezavantajlı çocukların sağlığıdır. Sincan ağırlıkla Ankara’nın sosyo-ekonomik seviyesi düşük insanların yaşadığı bir bölgedir. Lokman Hekim Hastanesi, diğer özel hastanelerle kıyasla fiyatları vatandaşlar tarafından karşılanabilecek bir hastane olmasının yanında etik değerlere son derece özen gösteriyor. Daha çok gelir için hastanın ihtiyacı olmayan tetkiklerin yapılması konusunda doktorları zorlamıyor. Hasta-hekim ilişkisine müdahale etmiyorlar. Etik bir hastane olduğu için Lokman Hekim’i tercih ettim.

    Bundan sonraki hedefiniz nedir?

    Benim için hizmet hizmettir, hasta hastadır. Bunun merkezde ya da başka bir yerde olması önemli değil. Aynı kalitede hizmet vermeye devam ediyorum. Ben yapabileceklerimi Pervari’de fazlasıyla yaptım. İleride, Afrika ve doğup büyüdüğüm Nepal başta olmak üzere dünyanın en fakir bölgelerinde gönüllü çalışmak istiyorum.

    Son olarak eklemek istediğin bir şey var mı?

    Başarıda aile, istikrarlı çalışma ve duaların öneminin olduğunu düşünüyorum. Benim için başta babam olmak üzere ailem, onların duaları ve benim azimle çalışmamın bu başarıyı sağladığına inanıyorum. Üzerimde emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum

  • Allerji önlemleri (yenidoğan)

    Allerji önlemleri (yenidoğan)

    EV TOZU AKARLARI (MİTE)

    Gözle görülmeyen, ancak mikroskop altında görülebilen 0.1-0.5. mm çapında küçük canlılardır. Yaşamaları için ideal koşullar 20-37 c sıcaklık, %60-70 arası nemdir. İnsanlardan dökülen ölü epitel (deri) hücreleri, saç, kıl, kepekten ve diğer organik maddelerden beslenirler. Her evde bulunan ev tozu akarlarının en yoğun ürediği yerler insanların yatakları (ideal nem, sıcaklık ve besin nedeniyle), yastık, yorgan, halı dipleri ve kumaş mobilyalarıdır. Akarların burada bıraktıkları dışkıları zamanla kuruyarak ince toz haline geçer ve bu ince toz solunum yoluyla alınınca alerjik bünyeli şahıslarda şikayetlere neden olur.


    Alınması gerekli tedbirler nelerdir?

    Yatak odasının düzenlenmesi:

    Bu hastalık için çocuğun yattığı oda önemlidir, çünkü en az 12 saat orada kalmaktadır.

    Ev tozu akarları 60 C’nin üzerinde 1 saatte ölmektedir. Bu nedenle yatak, yorgan, yastık tamamıyla 60 C’nin üzerinde yıkanmalı ve bu işlem 6 haftada bir (akarların üreme ritmi) tekrarlanmalıdır. Yatak, yorgan, yastık elyaf olmalı. Yatak odasında halı kesinlikle bulundurulmamalıdır. Yerine kilim veya hasır olabilir( 15 günde bir 60 C ile su ile yıkanmalı)

    Yatak odası dışındaki yerler:

    Oturma, çalışma ve misafir odalarında kadife, tüylü kumaşlı mobilyalardan kaçınmalı, perdeler yıkanabilir kumaştan olmalıdır. Halı miktarı mümkün olan en alt düzeyde tutulmalıdır.

    Evdeki nem oranını düşük tutmak:

    Evdeki nem oranının bilinmesi için nem ölçer cihazlarının bulunması faydalı olabilir. Yazın nem oranını düşük tutmak için vantilatörler ve klima kullanılabilir. Kışın ise evde çamaşır kurutmak, soba üzerinde çay kaynatmak, kalorifer üzerinde buhar yapıcı kaplar asmak gibi nem oranını arttırıcı işlemlerden kaçınılmalıdır. Ev ve eşyalar nem oranını düşürmek amacıyla günde 2-4 saat havalandırılmalıdır.

    Temizlik ve güneşlendirme:

    Evde her tarafın ve tüm eşyaların tozu haftada bir kez mikro filtresi olan bir elektrik süpürgesiyle 1 m2 için 1 dakika harcamak suretiyle alınmalıdır. Mümkün olan tüm eşyalar sık sık güneşlendirilmelidir.

  • Kontrol altında tutulan bebekler sağlıklıdır.

    Sağlam çocuk izlem sıklığı:

    Doğum anı ve doğumun hemen sonrası.

    İlk 48 saat.

    15.-41. gün ve 2.ay

    3.-4. ay.

    6.,9., 12. ay.

    13-36 ay arası 6 ayda bir.

    4-6 yaş arası yılda bir izlem önerilmektedir.

    Aşılar

    0-24 aylık arası olan çocuklar için

    İnsan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri v.b. mikropların hastalık yapma karakterlerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin (toksinler) etkilerinin ortadan kaldırılarak, geliştirilen biyolojik maddelere aşı denir.

    Allerjiler

    Onları görelim ve tedavi edelim!

    Gözle görülmeyen, ancak mikroskop altında görülebilen 0.1-0.5. mm çapında küçük canlılardır. Yaşamaları için ideal koşullar 20-37 c sıcaklık, %60-70 arası nemdir. İnsanlardan dökülen ölü epitel (deri) hücreleri, saç, kıl, kepekten ve diğer organik maddelerden beslenirler. Her evde bulunan ev tozu akarlarının en yoğun ürediği yerler insanların yatakları (ideal nem, sıcaklık ve besin nedeniyle), yastık, yorgan, halı dipleri ve kumaş mobilyalarıdır. Akarların burada bıraktıkları dışkıları zamanla kuruyarak ince toz haline geçer ve bu ince toz solunum yoluyla alınınca alerjik bünyeli şahıslarda şikayetlere neden olur.

  • Yenidoğan bebeğiniz için öneriler!

    Bebeğinizi 1-2 saatte bir emzirin. Bebeğinizin 3 saatten uzun uyumasına izin vermeyin, uyandırıp emzirin. Doktorunuz tarafından önerilmedikçe bebeğinize su dahil , anne sütü dışında hiç bir şey vermeyin.

    Doğumdan 15 gün sonra size reçete edilen D vitaminini bebeğinize, günde bir kez 3 damla ağızdan verin. 1 yıla kadar devam edilecektir.

    Taburculuktan 2-5 gün sonra bebeğinizi bize kontrole getirin. Doktorunuz daha önce kontrol önerirse belirtilen tarihte en yakın sağlık merkezine kontrole götürün.

    Bebeğinizin göbeğine % 70 alkol ile günde 4 kez kez bakım yapın. Alkolü temiz bir gazlı beze döktükten sonra göbeğin ortasından çevreye doğru silin. Göbek düştükten sonra bir iki gün bu bakıma devam edin. Göbekte herhangi bir akıntı, kızarıklık olursa mutlaka doktora müracaat edin. Bebeğinizin göbeği bezin dışında kalmalı ve göbek kuru tutulmalıdır.

    Bebeğinizde sarılık gelişirse, emmez ise, çok uyur ise, ateşi çıkar ise, hızlı nefes alıp verirse, aşırı miktarda kusarsa, kaka veya idrar yapmaz ise veya morarırsa mutlaka doktora gösterin.

    Bebeğinizden hastaneden taburcu olmadan doğumsal hastalıklara yönelik tarama testi için topuk kanı alınmıştır. Bebeğiniz 10 günlükken AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNDE topuktan yenidoğan tarama testi için tekrar kan örneği alınacaktır, mutlaka gidiniz.

    Bebeğinizin aşıları ister bizim muayenehanede aylık kontrollerle birlikte veya AİLE SAĞLIĞI MERKEZİNDE ücretsiz yapılmakta ve takip edilmektedir.

    Hastanede doğan tüm bebeklere işitme taraması yapılmaktadır. İşitme testinden geçmeyen bebeklere, birkaç gün içerisinde (hafta içi) 1. katta “Yenidoğan İşitme Taraması odasında” işitme testi tekrarı yapılacaktır. Testi yapan kişi test tekrarı konusunda sizi bilgilendirecektir, bu durumda mutlaka hastaneye test tekrarı için gidiniz.

    Bebeğinizi yatakta sırt üstü yatırın. Yatağına oyuncak gibi yumuşak şeyleri ve yastık koymayın. Bebeğinizle aynı yatakta uyumayın. Bebeğinizi kundaklamayın.

    Evde kesinlikle sigara içmeyin. Nezle ve hasta kişilerin bebeğinize yaklaşmasına ve öpmesine izni vermeyin.

  • Sağlıksız oyuncaklar tehlike saçıyor!

    Çocuklarımızın hoşça vakit geçirmesinden, oyalanmasından ve eğitiminden birçok alanda kullandığımız oyuncaklar kalite ve sağlık yönünden dikkat edilmediği takdirde büyük riskler içeriyor.

    Günümüzde büyüyen ve yaygınlaşan oyuncak sektörü maalesef ki merdiven altı ve sağlıksız üretim yapan ve bu ürünleri satan işletmeciler ile sağlımızı tehdit ediyor. Birçok alerjik reaksiyon ve zehirlenmelere sebep olan bu ürünler çocuk sağlığı üzerinde ciddi tehditlere sahip.

    Yapılan bilimsel araştırmalarda, sağlıksız oyuncakların normalden çok daha fazla fenol maddesi ve toksit madde içermesi nedeniyle, çocuk sağlığı ve gelişimi için riskler taşıdığı ve çocuklara büyük zararlar verebileceği ortaya çıktı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yapılan denetimlerde de daha önce yüzlerce ürün de güvensiz olarak nitelendirilmişti.

    Oyuncak Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

    Oyuncak alırken ucuz olmasına değil, sağlıklı ve eğitici olmasına dikkat edin.

    Üzerinde kalite standartlarını gösteren CE işareti olmayan ürünleri almayın.

    Oyuncakların etiketinde yer alan üretici/ithalatçı bilgisine dikkat edin. Güvenilir satıcılardan ürün alın.

    Uyarı kısmını mutlaka okuyun.

    Çocuğunuzun yaşına uygun ürünleri satın alın.

    Keskin kenarlı, sivri uçlu, küçük parça içeren oyuncakları yutulma riski ve vücuda zarar vermesi ihtimaline karşı tercih etmeyin.

    Deforme olmuş, kötü kokan, yumuşak plastikten yapılan oyuncakları satın almayın.

    Tehlike arz edecek şekilde kırılmış veya bozulmuş oyuncakları atın.

    6 yaşından küçük çocuklara mıknatıslı oyuncaklar vermeyin.

    Pilli ve bataryalı oyuncaklar ısınma ve akma riskine sahip olduğu için mutlaka gözetim altında bulundurun.

    Kolay alev alabilecek, parlayıcı oyuncaklar tercih etmeyin.

    Yüksek sesli oyuncaklar işitme sorunları yaratabilir.

    Çocuklarınızı oyun sırasında mutlaka gözetim altında bulundurun.

  • Polen alerjisi en çok çocukları etkiliyor

    Bahar aylarında polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte ortaya çıkan polen alerjisine karşı aileleri uyarı yapmak istiyorum çocukların maruz kaldığı alerji tehlikesine dikkat çekmek bahar aylarında görülebilecek alerjik reaksiyonlara karşı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

    Polen alerjisi en çok çocukları etkiliyor.

    Polen alerjisi bahar aylarında sık olarak nezle, burun tıkanması, peş peşe hapşırma, burunda, damakta ve kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri ile gözlerde sulanma ve kaşınma gibi alerjik belirtiler; sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım endikasyonları polen alerjisinin en önemli belirtileridir.

    Çocuklarda Okul Başarısını Ciddi Derecede Etkiliyor

    Polen(bahar) alerjisi sık sinüzit, geniz eti büyümesi, sık kulak iltihabı gibi sonuçlara neden olabildiğini belirtirken Polen alerjisi nedeniyle burunları tıkalı olan çocuklar geceleri rahat uyuyamaz ve sabahları yorgun kalkar, uyku kaliteleri de bozulur. Bu durum okul başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir. Alerjik nezle her beş çocuktan birinde ilerde astıma sebebiyet verebilir.

    Teşhis İçin Sadece Alerji Testleri Yeterli Olmayabilir

    Polen alerjisi belirtileri gösteren 18 yaşına kadar olan çocuklar “çocuk alerji uzmanları” tarafından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Teşhis koymak için bazı alerji testleri yapılmaktadır. Doğru teknik ve doğru alerjenlerle yapılacak test çok önemlidir. Tek başına alerji testleri teşhis koymak için yeterli olmayabilir. Alerji uzmanları tarafından çocuktaki belirtiler ile alerji test sonuçları arasında değerlendirme yapılarak kesin teşhis konulabilir. Doğru teşhis konulduktan sonra bazı ilaçlarla tedavi edilebilir. Tedavi başarısı yüksektir. Polen alerjisi tedavisinde korunma, ilaç tedavisi ve aşı tedavisi uygulanmaktadır.

    Koruyucu Önlemler Etkilidir

    Evden çıkarken güneş gözlüğü takılmalı ve polenlerle temastan kaçınılmalı, polen mevsiminde polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarıda olmamaya gayret gösterilmeli, ağız yerine burundan nefes alıp verilerek burnun filtre görevinden faydalanılmalıdır. Polenler kıyafetlerimize de yapışabilmekte olduğundan dışarıda uzun vakit geçirilmişse eve gelince kıyafetler değiştirilip duş alınmalı, dışarıdan ürün alırken özellikle açık ortamda satılan yiyecek ve diğer malzemelerin temizliğine ve hijyenine mutlaka dikkat gösterilmelidir. Alerji testleri mutlaka doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda çocuk alerji uzmanlarınca yapılmalıdır.

  • Üst solunum yolu enfeksiyon tedavisinde antibiotik kullanımına dikkat!!

    Üst solunum yolları; burun

    boğaz

    kulak

    yutak borusu

    ve solunum yolunun üst kısmını kapsar.

    Üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE)

    Soğuk algınlığı

    Rinit + Sinüzit

    (Rhinosinüzit)

    Bademcik iltahabı

    Farenjit

    Orta kulak iltahabı ve

    Akut Bronşit ‘dir.

    Üst solunum yolu esas olarak virüslerin neden olduğu klinik tablolardır. Bu enfeksiyonlar da sıklıkla ;

    Ateş

    Burun akıntısı

    Öksürük

    Boğaz ağrısı

    Baş ağrısı görülür.

    ÜSYE enfeksiyonlarında en sık görülen belirti ateş olup, ateşin çocuklarda ve özellikle küçük çocuklarda yüksek oluşu çoğu kez paniğe sebep olmaktadır. Diğer belirti ve bulgular enfeksiyonun lokaliasyonuna göre değişmektedir.

    Viral olan bu enfeksiyonların çoğunda tablo tanımlanamamakta ve antibiotik başlanmaktadır.

    Antibiotik ÜSYE ‘na ne zaman gerekir?

    Akut bakteriyel otit (Orta kulak iltahabı)

    Streptokoksik tonsillofarenjit (Streptokokların neden olduğu bademcik iltahabı)

    vakalarında antibiotik kullanılabilir.

    Bunun dışında kalan ÜSYE enfeksiyonlarında antibiotik kullanma endikasyonu yoktur.

    Üst solunum yolu enfeksiyonlarında birçok antibiotik gereksiz ve yanlış kullanılmaktadır. Bakterilerin neden olduğu ÜSYE ‘ler de ise geniş spektrumlu antibiotikler kullanılmamalı ve etkene yönelik planlama yapılmalıdır.

    Antibiotik tedavisi gereken durumlarda ise acele edilmemeli ve erken antibiotik tedavisinden kaçınılmalıdır.

    ÜSYE hastalarda antibiotik kullanmayınız uyarısı komplikasyonlara yol açabilir mi?

    ÜSYE da antibiotik kullanımının %10 azalması

    Her yıl bir zatürre vakası

    On yılda ise bir bademcik apsesine yol açmaktadır.

    Durum böyle olunca erken antibiotik tedavisinden kaçınılmalı , klinik tablo izlenmeli ancak gereken vakalarda antibiotik tedavisi başlanmalıdır.

    Antibiotikler ciddi bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılmalıdır. Virüslerin neden olduğu enfeksiyonlarda antibiotiklerin yeri yoktur.

    Diğer taraftan antibiotiklerin ciddi yan etkileri bilinmektedir.

    Böbrek fonksiyonlarını bozabilir.

    Karaciğer üzerine toksik etkisi vardır

    Bağırsak florasını bozarak ishale neden olabilir.

    Akut üst solunum yolu enfeksiyonlarında tedavi

    Hastanın sıvı alımının artırılması

    Burun tıkanıklığı olan hastaların serum fizyolojikle burun tıkanıklığının giderilmesi

    Ağrı kesici ve ateş düşürücülerin kullanılması

    İstirahat şeklinde özetlenebilir.

    Viral enfeksiyonlarda Aspirin Reye sendromuna neden olduğu için kullanılmamalıdır. Semptom giderici ilaçların üst solunum yolu enfeksiyonu olan çocuklarda kullanımı sakıncalıdır.

    Özetle ;

    ÜSYE çoğunlukla virüslerin neden olduğu tablolardır.

    Antibiotik tedavisi ancak streptokoksik boğaz enfeksiyonu ve komplike orta kulak enfeksiyonlarında önerilebilir.

    Erken antibiotik tedavisinden kaçınılmalıdır.

    Hızlı tanı yöntemleri gerek bakteriyel ve gerekse viral enfeksiyonların tanısında kullanılmalıdır.

    Antibiotik tedavisi için beklenmelidir. Ancak laboratuvar tanısı ile tanımlanan bakteriyel üst solunum yolu enfeksiyonunda kullanılmalıdır.

  • Atopik dermatit

    Atopik dermatit ya da egzama; yoğun kaşıntı, kızarıklık, deride kuruluk ve kabuklanma, bazen de enfeksiyonlarla giden kronik bir hastalıktır. Daha çok yanaklarda, diz~dirsek arkası gibi kıvrım yerlerinde görülmekle birlikte vücudun her yerinde görülebilir. Sıklıkla genel bir iyilik hali ve yineleyen alevlenmeler ile gider. Çevresel etkenlerin atopik dermatit gelişimi ve ağırlığı üzerine etkilerinin olduğu bilinmektedir.

    ♦️Genetik yatkınlık, iklim değişiklikleri, alerjene maruz kalma gibi faktörler risk etkeni olabilir.

    ♦️Atopik dermatitli olguların yaklaşık yarısında başta inek sütü, yumurta, yer fıstığı ve buğday olmak üzere bir ya da bir kaç besine duyarlıdır.

    ♦️Bu çocuklarda belirtilerin başlangıç zamanı, lezyonların ilk olarak vücudun neresinde başladığı, nelerle tetiklendiği, ailede alerji ya da atopik hastalık varlığı, uyku düzeni, uykusunda kaşınma nedeniyle uyanıp uyanmadığına dikkat edilmelidir.

    ♦️Atopik dermatite büyüme gelişme geriliği, tekrarlayan enfeksiyonlar, hışıltı ataklari gece ya da fiziksel etkinlik sırasında öksürük ve nefes darlığı, gözlerde kaşıntı, sulanma, burun tıkanıklığı eşlik ediyormu bilinmelidir.

    ♦️♦️Tedavide öncelikle alerjenler, kozmetik ürünler ya da diğer tetikleyici etkenlerden uzak durmalı; deriyi zedeleyecek ve alerjen içermeyen vücut şampuanı İle düzenli deri temizliği yapılmalı, bebeğe uygun nemlendirici kremler kullanılmalıdır. Ayrıca derinin su kaybını önlemek için küvet içine konulan suya veya son durulama suyuna bebek için uygun yağ eklenerek kullanılabilir. Sonrasında çocuk yumuşak bir havlu ile nazikçe tamponlanarak kurulanır. Sağlıklı günler….