Kategori: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

  • Çocuklarda polen alerjisi

    Polen alerjisi nedir?

    Bahar ayları olan mart, nisan ve mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine polen alerjisi veya bahar alerjisi denir.

    Polen alerjisine bahar alerjisi olarak da bilinmektedir. Çünkü polen alerjisinin bahar aylarında kendini göstermesi nedeniyledir.

    Polen alerjisinin belirtileri nelerdir?

    Polen alerjisi alerjik nezle, göz alerjisi ve astıma belirtilerine neden olur.

    Polen alerjisi bahar aylarında sık nezle, burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri polen alerjisinin en önemli belirtileridir.

    Bu belirtiler özellikle bahar aylarında oluyorsa polen alerjisi mutlaka akla gelmelidir.

    Polen alerjisi yorgunluk yapar ve okul başarısını etkiler. Polen alerjisi olan çocukların genellikle burunları tıkalı olduğu için uyku kaliteleri de bozulur. İyi bir uyku alamayan çocuklar ise gün boyu kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Bu da okul başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir.

    Polen alerjisi belirtileri ne zaman başlar?

    Polen alerjisi belirtileri Mart ayında başlar. Mart ayında ilk ortaya çıkan polenler ağaç polenleridir. Nisan Mayıs ayında ise ot polenleri kendini gösterir. Temmuz ayından ekim ayına kadar ise yabani ot polenleri kendini gösterir. Hangi polenin alerji yaptığının öğrenilmesi ne zaman önlem alınacağının öğrenilmesi açısından çok önemlidir.

    Polen alerjisi teşhisi nasıl konulur?

    Polen alerjisi belirtileri gösteren çocuklar “çocuk alerji uzmanları” tarafından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Teşhis koymak için bazı testler yapılmaktadır. Bu testlerden en önemlisi ciltten yapılan alerji testleridir.

    Çocuklar yetişkinlerin minyatürü değildir. Doğru teknikle, doğru alerjenlerle yapılacak test çok önemlidir. Tek başına alerji testleri teşhis koydurmamaktadır. Çocuk alerji uzmanları tarafından çocuktaki belirtiler ile alerji test sonuçları arasında değerlendirme yapılarak kesin teşhis konulmalıdır.

    Alerji testlerini kandan yaptırılabilir mi?.

    Ciltte problemi olan veya cilt testlerini etkileyen ilaç kullanan çocuklarda bu testi kandan yapmaya tercih etmekteyiz. Ayrıca kandan yapılan testler pahalıdır. Bu sebepten en doğru sonucu ciltten yapılan alerji testleri verdiği için kan yerine ciltten yapılan alerji testleri tercih edilmektedir.

    Alerji testleri kaç yaşında yapılır?

    Alerji testleri yenidoğan döneminden itibaren yapılabilmekle birlikte polen alerjisi için alerji testi genellikle 1-2 yaşından sonra tercih edilmektedir. Bunun sebebi alerji gelişebilmesi için en az iki polen mevsimi ile karşı karşıya kalmak gerektiği içindir.

    Polen alerjisi teşhisi neden önemlidir?

    Bahar alerjisi sık sinüzit, geniz eti büyümesi, sık kulak iltihabı gibi sonuçlara neden olabilir. Okul performansını çok etkiler. Polen alerjisi nedeniyle burunları tıkalı olan çocuklar geceleri rahat uyuyamaz ve sabahları yorgun kalkar. Bunun sonucu ders başarıları da etkilenir. Alerjik nezleli her beş çocuktan birisi ilerde astıma ilerleyebilir. Bu sebepten teşhis önemlidir.

    Polen alerjisinin tedavisi?

    Doğru teşhis konulduktan sonra polen alerjisinde tedavi korunma, ilaç tedavisi ve gereken hastalara aşı tedavisi uygulanmaktadır.

    Bahar ayalarında polenlerden korunmak için ne gibi önlemler alınmalıdır?

    – Alerjik nezle, astım gibi polenlerin neden olduğu bir alerjik hastalığı olan çocuklar bazı önlemler almalıdır;

    – Evden çıkarken mutlaka güneş gözlüğü takılarak polenlere temas önlenmelidir.

    – Ağız yerine burundan nefes alıp verilerek burnun filtre görevi yerine getirilmelidir.

    – Polenlerin yoğun olduğu günlerde dışarıda fazla dolaşılmamalıdır.

    – Dışarıda kalındığı sürece her fırsatta yüzler ve burunlar suyla yıkanarak polenlerden temizlenilmelidir.

    – Dışarıda vakit geçirilmişse eve gelince kıyafetler değiştirilip duş alınmalıdır.

    – Polenler kıyafetlerimize de yapışmaktadır.

    Polen alerjisi tedavisinde aşı tedavisi etkili midir?

    Aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi tedavisinin başarısı seçilmiş uygun hastalarda yüksektir. Bu tedavi ile ilaç kullanım ihtiyacı azalacak, astım hastalığına ilerlemesi engellenecektir. Aşı tedavisinde cilt altına enjeksiyon ve dil altı damla şeklinde metotlar vardır . Aşılar her çocuğa özel hazırlanır. Standart bir aşı olup eczaneden gidip alınacak bir ilaç değildir. Çocuğa özel hazırlanıp yurtdışından getirtilmektedir. Ancak çocuklarda aşı tedavisinin hangi alerjenden oluşması gerektiği ve hangi dozlarda uygulanması gerektiği sadece ve sadece çocuk alerjisi uzmanlarınca yapılmalıdır.Aksi takdirde tedavinin başarısız olmasına ve hatta çok ciddi yan tesirlerle karşı karşıya kalınabilir.

    En sık yapılan yanlışlar nelerdir?

    Tek başına alerji testleri tanı koydurmadığı gibi eğitim almamış hekimlerce yapılan testlerle teşhisi konulmaya çalışılması çok yanlıştır. Alerji testleri doğru teknikle yapılmalı, alerji uzmanlarınca yorumlanmalı ve doğru teşhisi konulmalıdır.

    Alerji aşılarını bu konuda eğitim almamış olan alerji uzmanları dışındaki uzmanlarca yapılması da çok yanlıştır. Çünkü bu tedavi kısa süreli olmayıp en az 3 yıl süreyle devam edeceği için eğitim almış alerji uzmanlarınca yapılması ve takibi çok önemlidir.

    Önemli notlar

    Bahar ayında astım, alerjik nezle ve göz alerjisi belirtileri oluyorsa incelenmelidir.

    Alerji testleri çocuklarda çocuk alerji uzmanlarınca yapılmalıdır.

    Polen mevsiminde polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarıda olmamaya gayret gösterilmeli, ağız yerine burundan nefes alıp verilmelidir.

    Polen mevsiminde polen alerjisi olanlar veya ailesinde alerjik hastalığı yoğun olanlar otomobillerinin polen filtresin değiştirmeli, hepa filtreli klimalar kullanılması uygundur.

    Gözlerin polenlerden korunması için bahar aylarında güneş gözlüğü veya normal gözlük kullanılmalıdır. Akşamları eve gelince mutlaka kıyafetler değiştirilmeli ve duş alınmalıdır. Evden işe gidilince yüz yıkanıp ağız ve burun su le gargara edilerek polenler uzaklaştırılmalıdır.

  • Çocuklarda inek sütü alerjisi,

    Çocuğun ya da bebeğin inek sütü veya inek sütü içeren bir gıda alımından sonra bir veya birden fazla süt proteinine karşı immünolojik reaksiyon sonucu çocukta dudak etrafında kızarıklık, yüzde kızarıklık, vücutta kızarıklık ve kaşıntı gibi ciltte belirtilerin görülmesi, kakada kan görülmesi, egzama gibi alerjik belirtilerin ortaya çıkmasına inek sütü proteini alerjisi denir.

    İnek Sütü Alerjisinin Türleri

    Üç tiptir. Tip 1, tip 2 ve tip 1 ile tip 2’nin birlikte olduğu mikst tip olmak üzere 3 türdür. Tip 1 ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir ve genellikle ilk 2 saatte belirtiler görülebilir. Tip 2 ve mikst tip ise 2 saatten daha sonra belirtiler görülür ve düzelme şansı genellikle daha yüksektir.

    İnek Sütü Alerjisi Görülme Sıklığı

    Çocuklarda inek sütüne alerji sıklıkla 1 yaşından önce başlar ve çoğunlukla 3 yaşında son bulur. İnek sütü proteinine reaksiyon sıklığı %5-15 arasında görülmektedir. Bu reaksiyonların çoğu alerji değildir. Çocuklarda inek sütü proteinine alerji ise %2-6 arasında görülmektedir.

    Bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir.

    İlk 6 ay sadece anne sütü alanlarda inek sütü alerjisi bin çocuktan beşinde görülmektedir. Yani anne sütü ile bebeğin beslenmesi inek sütü alerjsi gelişmesine karşı koruyucudur.

    İnek Sütü Alerjisinin Önemi

    İnek sütü proteinine alerji gelişen bebeklerin inek sütü içeren bir gıda alması ile ciddi alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir. Ciddi alerjisi olan çocuklarda alerjik şok dediğimiz hayatı tehtit eden bir durumla karşı karşıya kalabiliriz. Ayrıca iyi bir diyet düzenlenmediği takdirde büyümede durma ve yetersizlikle sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle inek sütü proteini alerjisi önemsenmelidir.

    İnek Sütü Alerjisi Belirtileri

    İnek sütü alımından hemen sonra veya ilk 2 saatte ciltte kızarıklık, kaşıntı, akciğerde hırıltı, öksürük, anjioödem ve alerjik şok belirtileri görülebilir. İnek sütü almından 2 saatten daha sonra veya birkaç gün içinde görülebilen belirtiler ise kakada kan görülmesi, kabızlık, reflü, egzama (atopik dermatit), 3 saatten daha uzun süren gaz sancısı , akciğerde pulmoner hemosiderozis dediğimiz akciğerde kanamalar, barsak ve midede alerjik reaksiyonlar şeklinde belirti gösterebilir.

    Sonuçta şu durumlarda inek sütü proteini alerjisinden şüphelenmek gerekir

    – İnek sütü veya inek sütü proteini içeren mama alımından sonra

    – Dudak etrafında kızarıklık, vücutta kızarıklıklar, dilde ve dudakta şişme

    – Sık öksürük ve hırıltı

    – Nefes sıkışması ve kendinden geçme gibi alerjik şok belirtileri

    – Egzama

    – Kakada kan görülmesi

    – Tedaviye cevap vermeyen kabızlık

    – Nedeni bilinmeyen sık sık kusma

    – Gaz sancısı günde 3 saatten daha uzun sürüyor ve 3 haftadan daha uzun görülüyorsa akla inek sütü alerjisi gelmeli ve çocuk alerji uzmanı ile temasa geçilmelidir.

    İnek Sütü Alerjisi Nedeni

    İnek sütündeki proteinlere karşı vücudun alerjik reaksiyon vermesiyle olur. İnek sütü içinde kazein ve Whey proteinlerine karşı alerjik reaksiyon gelişir. Alerjik hastalıklarda genetik çok önemlidir. Anne ve babasında alerjik hastalık olan çocuklarda inek sütü alerjisi riski de yüksektir. Ailede astım, alerjik nezle, egzama, besin alerjisi gibi alerjik hastalık olan bebeklerde inek sütü alerjisi gelişme riski daha yüksektir.

    İnek Sütü Alerjisi Teşhisi

    İnek sütü alerjisi belirtileri olan bebek ve çocuklar çocuk alerji uzmanlarınca incelenir. İnek sütü alerjisi düşünülüyorsa ciltten alerji testi yapılır. Gerekirse kandan da inek sütü alerjisine ve diğer sık alerjiye neden olan gıdalara bakılır. Bu testler sonucunda çıkan alerjinin derecesine göre hareket edilir. Bu nedenle alerji testinin çocuk alerji uzmanı tarafında , doğru teknikle ve metotla yapılması çok önemlidir. Alerji derecesine göre yükleme testi yapılıp yapılmayacağına karar verilir. Deneyimsiz kişilerce test yapılması çok ciddi istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Sadece test sonuçlarına göre diyet verilmesi ise son derece sakıncalıdır. Gereksiz diyete ve bunun sonucunda da çocuğun büyümesinde ve gelişmesinde bozulmaya neden olabilir. Sonuç olarak teşhis ayrıntılı öykü, alerji testleri, eliminasyon diyeti ve gerekli durumlarda yükleme testi ile konur. Sadece kan testleri ile inek sütü alerjisi teşhisi konulmaz.

    İnek Sütü Alerjisi Tedavisi

    İnek sütü alerjisi tedavisinde diyet, ilaç tedavisi ve oral dezentizasyon olarak 3 şekilde tedavi vardır.

    İnek sütü alerjisinde diyet

    Diyet tedavinin en önemli parçasıdır. Öncelikle inek sütü proteini içeren gıdalar tüketilmemelidir. İnek sütüne çapraz reaksiyon gösteren gıdaların da verilmemesi önemlidir.

    İnek sütü alerjisinde Oral immünoterapi (Aşı tedavisi),

    Hastaları desensitize (besine alıştırma) etmek ve kalıcı tolerans (inek sütü alerjisinin düzelmesi) geliştirmek amacı ile küçük dozlardan başlayarak düzenli olarak artan dozlarda inek sütü alerjenlerinin ağızdan verilmesidir.

    Henüz standart bir protokolü olmadığı için deneme aşamasındadır. Başarılı sonuçlar bildirilmektedir. Ancak tedavi sırasında uyum sorunu olanlarda ciddi reaksiyonlar görülebilmektedir.

    Bu tedavi 3 yaşından sonra uygulanabilmekle birlikte genellikle 5 yaşından sonra tavsiye edilmektedir. Çünkü inek sütü alerjisinin 5 yaşına kadar kendi kendine düzelme şansı yüksektir.

    İnek Sütü Alerjisinde İlaç Tedavisi

    İnek sütü alerjisinde ilaç tedavisi yoktur. İnek sütü alerjisine bağlı egzaması ve kaşıntısı olan çocuklarda kaşıntıya yönelik ilaçlar ve cildi düzeltici kremler ve nemlendiriciler kullanılabilir. Nefes sıkışması ve hırıltı olanlarda nefes açıcı ilaçlar kullanılabilir. Ciddi alerjik reaksiyonlarda (alerjik şokta) epinefrin (adrenalin) oto-enjektör uygulanabilir.

  • Çocuklarda ev tozu alerjisi

    Büyük şehirlerde yaşayan çocuklarda astım /alerjik bronşitin en önde gelen nedeni ev tozu akar alerjisidir.

    Çocuğunuzun ev tozuna alerjisi varsa bulunduğu çevredeki toz miktarının en aza indirilmesi gerekir. Öncelikle evde tozu en fazla barındıran halılardan kurtulmalısınız. Yıkanabilen kilimler sizin için daha uygun bir seçenek olacaktır. Evinizin rutubetsiz ve güneş gören bir ev olması ev tozu akar sayısını azaltacaktır. Parlak zeminde sık yapılan ıslak temizlik ve HEPA filtreli elektrik süpürgeleri de evdeki toz miktarını azaltacaktır.

    Çocuğunuz en çok yatağında ev tozuna maruz kalır. Gece boyu sağdan sola dönen çocuk yatak ve yastıktan bol miktarda akar ve akar artıklarına temas eder. İçi yün ile doldurulmuş yatak, yastık ve yorganlar sentetik dolgu maddelerine göre daha çok ev tozu akarı barındırır. Bu yüzden dolgu maddesinin sentetik olması önerilir.

    Yataktaki tozdan korunmanın en önemli yolu özel alerji kılıfları kullanmaktır. Ticari olarak satılan fermuarlı sıkı dokunmuş pamuktan üretilmiş bu kılıflar çocuklar yatak, yastık ve yorgan arasına akarların geçemeyeceği bir engel koymaktadır. Ev tozu akarları yataktan çocuğa geçememektedir.

  • Çocuklarda egzama (atopık dermatıt)

    Egzama (Atopik Dermatit)

    Çocuklarda en sık görülen, uzun süre devem edebilen, tekrarlamalar gösteren alerjik deri hastalığıdır.

    Egzama Görülme Sıklığı

    Çocuklarda görülme sıklığı %15-20 arasında iken yetişkinlerde %1-3 arasındadır. İstanbul’da yapılan çalışmada egzama sıklığı 13-14 yaş grubunda %2.8 iken 6-7 yaş grubunda %6.5 bulunmuştur.

    Egzama Belirtileri

    Bebeklerde egzama diğer adıyla atopik dermatitin ilk belirtisi yanaklarda olan kızarıklıklardır. Aileler genellikle öpmeyle olduğunu düşünürler. Bazı zamanlar azalır bazı zamanlar ise çok belirginleşir. Aslında alerjik yürüyüşe başlandığının ilk belirtisidir. Bebeğin büyümesiyle boyun altlarında, kol ve bacakların dış yüzeylerinde kızarıklık olmaya başlar. Bebek daha da büyümeye başlayınca artık kızarıklıklar eklem yerlerinde olmaya başlar. Bebeğin cildi kurudur. Kaşıntı ve huzursuzluk olur.

    Egzama Teşhisi

    Bebeklerde yüzde kızarıklık, boyunda veya kulak arkasında kızarıklık veya eklem yerlerinde kaşıntılı, kızarıklık olması halinde egzamadan şüphelenmek gerekir. Bu belirtilerin görüldüğü bebek veya çocukların anne veya babalarında veya akrabalarında alerjik hastalıklar varsa egzamadan şüphe daha da artmaktadır. Egzama belirtileri olan bebeklerin veya çocukların muayenesi yapılır. Kızarıklığın egzamaya uygun olup olmadığı değerlendirilir.Egzamanın belirtileri varsa, aileden alınan bilgiler ve bebeğin muayenesi sonucunda egzama düşünülüyorsa nedene yönelik testler yapılmalıdır.

    Genelde bebek doğduktan sonra 3 ay içinde belirtiler olduğu için aileler testin yapılamayacağını düşünür. Ama işin aslı öyle değildir. Alerji testleri doğumdan itibaren kandan ve ciltten her yaşta yapılabilir.

    Egzama teşhisinde alerji testleri

    Çocuklarda egzama için alerji testi doğumdan itibaren yapılabilmektedir. Kandan ve ciltten alerji testleri yapılır. Kandan alerji testi cilt testine göre daha pahalı ve daha az duyarlı olduğu için genellikle deriden alerji testi yapılmaktadır.

    Testler bebeklerde sırttan yapılırken büyük çocuklarda daha sık koldan yapılmaktadır. Alerjenler damlatılır ve alerjenlerin cildin içine nüfus etmesi sağlanır.

    Çocuklarda alerji testini çocuk alerji uzmanları tarafından yapılması doğru teşhis ve tedavi için çok önemlidir. Test doğru teknikle yapılmazsa alerji olmasına rağmen yanlış olarak saptanamayabilir veya tam tersine alerji olmadan alerji var denilerek gereksiz yere bebeğin uzun süre diyet yapmasına sebep olup bebeğin büyümesi ve gelişmesine zarar verilebilir.

    Alerji testleri tek başına teşhis koydurmaz. Bu testin doğru değerlendirilmesi, yorumlanması ve çapraz reaksiyonlar konusunda deneyimli olunması gerekir. Test sonucunda alerji saptanmışsa bu alerjinin egzamanın asıl nedeni olup olmadığı da anlaşılmalıdır.

    Alerji testinin doğru teknikle yapılması, yorumlanması, çapraz reaksiyonların değerlendirilmesi, saptanan alerjinin gerçekten egzamanın nedeni olup olmadığının belirlenmesi konularında en deneyimli olanlar ise çocuk alerji uzmanlarıdır.

    Alerji testi nadir de olsa ciddi reaksiyonlara neden olabilir ve bu reaksiyonların tanınması ve müdahale edilebilmesi için bu konuda tecrübeli olan çocuk alerji uzmanının olması ve gerekli tıbbi ekipman ve ilaçların hazır bulundurulması çok önemlidir.

    Alerji testleri doğumdan itibaren kandan ve ciltten her yaşta yapılabilir. Test için açlık veya tokluk önemli değildir. Bazı ilaçların testten 1 hafta önce alınmaması gerekir. Özellikle antihistaminikler ve öksürük şurupları kullanılmamalıdır.

    Egzamanın Tedavisi

    Egzama tedavisinde alerjenlerden ve kimyasallardan korunma, cildi nemlendirme ve cilde uygulanan tedaviler yer almaktadır.

    * Korunma

    * Cilt temizliği ve banyo

    * Cildin nemlendirilmesi

    * Egzamalı çocuğun banyosu

    * Egzama tedavisinde egzamayı düzelten merhemler

    * PUVA

    * Ultraviyole ışın tedavileri

    * Aşı tedavisi (immunoterapi)

    * İmmunosüpresif tedaviler

    * Antiseptik tekstil ürünleri (ipek giysiler)

    Egzama Nedenleri

    Cildin yapısında bulunan yağ miktarında ve içeriğinde değişme olur. Cildin yapısındaki bu değişme sonucunda deriden yoğun su kaybı olur. Su kaybı dirençli kaşıntıya neden olur. Cildin yapısının bozulmasıyla alerjik gıdalar veya çeşitli kimyasal maddeler cilde daha fazla zarar vererek iltihap hücrelerin cilt bölgesine toplanmasına neden olur. Bu olaylar sonucunda da ciltte egzamanın belirtileri ile karşılaşırız.

    Egzama gelişmesinde genetik çok önemlidir. Filaggrin mutasyonu denilen genetik bir bozukluk egzama oluşmasında önemlidir. Bu genetik bozukluk sonucu cildi dış etkenlerden koruyan bariyer özelliğinde bozulma görülmektedir.

    Bebeklerde görülen egzamada en önemli neden gıda alerjisidir. Tedaviye başlanmadan önce nedenin ne olduğu net olarak belirlenmelidir. Aksi taktirde egzamalı çocuklara genellikle nemlendirici ve kortizonlu merhemler verilir. Düzelir gibi olur ama bir türlü düzelmez, tedaviye yanıt vermez. Çünkü altta yatan neden gıda alerjisi olup alerjik gıdaya devam edildikçe hastalık son bulmaz. Bu nedenle kesin sebebin bulunması gerekmektedir.

  • Çocuklarda böcek ve arı alerjisi

    Alerjik reaksiyona neden olan böcekler genelde arılar ve karıncalardır. Arılar alerjik şoka neden olabilir. İnsanların %50 ile %90’nında yaşamları boyunca bir kez arı sokar. Genelde ciddi bir reaksiyona neden olmamasına rağmen bazı kişilerde alerji gelişir. Alerji gelişen bazı kişilerde ise alerjik şoka neden olarak ölüme neden olabilir. Arı dışındaki böceklerin alerjik şoka neden olması çok nadirdir.

    Arı Alerjisi Nedir?

    Arı sokmasıyla arı venomuna karşı vücudun aşırı reaksiyon vermesine denir. Bazen alerjik şok gibi ölümle sonuçlanabilen sonuçlara neden olabilir.

    Alerji Yapan Arı Çeşitleri Nelerdir?

    Avrupa ülkelerinde alerji yapan arılar daha çok bal arılarıdır. Bal arılarının latince isimleri Apis mellifera-honey bee’dir. İkinci sıklıkta ise yaban arısı/eşek arısıdır. Eşek arısının latince ismi ise vespula spp. (v. germanica, V. vulgaris) olarak adlandırılır.

  • Çocuklarda besin alerjileri

    Herhangi bir besinin alındıktan sonra bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla yabancı bir madde olarak tanınıp buna karşı değişik mekanizmalarla vücudun reaksiyon göstererek alerji belirtilerinin ortaya çıkmasına Besin Alerjisi denir.

    Besin Alerjisi Sıklığı

    Besin alerjisi genellikle 1-2 yaşından önce görülmektedir ve 3 yaş altında görülme sıklığı %6 iken yetişkinlerde bu sıklık %1-2 civarına düşmektedir.

    En Sık Rastlanan Alerjik Besin Grupları

    Her besinin alerjik reaksiyonlara neden olması mümkün olmakla birlikte tüm alerjik besin reaksiyonlarının % 90’ından 8 temel besin sorumludur. Bunlar süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday, ağaç fıstıkları (ceviz, badem, Antep fıstığı, vs), balık ve kabuklu deniz hayvanlarıdır.

    Besin alerjisi belirtileri

    Besin alerjisi belirtiler besin alımından sonra ağız etrafında kızarıklık, yüzde veya vücutta kızarıklık, kaşıntı, dil ve dudakta şişme, egzama belirtileri sıklıkla görülen belirtilerdir. Bu belirtilerden başka akciğerde hırıltı, öksürük, nefes sıkışması, burun akıntısı, burun tıkanıklığı kanlı kaka, kabızlık, kusma, şiddetli gaz ağrısı ve alerjik şok belirtileri gibi birçok belirtilere neden olabilir.

    Besin alerji teşhisi

    Çocuklarda besin alerjisini düşündüren durumlar oluştuğunda ciltten alerji testleri, kandan alerji testleri, alerjen besinlerin alımına ara verilmesi ve daha sonra besin yükleme testleri gibi testler yapılarak çocuk alerji uzmanlarınca tanı konulmaktadır.

    * Gıda alerji testi

    * Besin eliminasyonu

    * Besin yükleme testi

    * Besin günlüğü

    Besin Alerjisi Tedavisi

    * Diyet

    * Besin alerjisinde ilaç tedavisi

    * Besin alerjisinin aşı tedavisi

  • Çocuklarda bahar alerjisi,

    Kış mevsiminin bitmesiyle birlikte Mart ve Nisan aylarında baharın güzel günleri bizleri bekliyor. Bahar ayı hepimizin sevdiği aylar olmakla birlikte dikkat etmemiz gerekenler vardır. Bahar aylarında sıklıkla bahar yorgunluğu, grip, soğuk algınlığı, ishal gibi hastalıklar yanında alerjik hastalıkların belirtileri de kendini göstermektedir. Allerjik hastalıklardan ise alerjik nezle, göz allerjisi ve astım bahar ayının en önemli hastalıklarıdır.

    Bahar alerjisi nedir? Bahar ayları olan mart, nisan ve mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine bahar.alerjisi denir.

    Bahar aylarında ayrıca sık sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri de görülebilmektedir. Çocuklarda genellikle alerjik nezle astımla birlikte görülür.Bahar alerjisi polen alerjisi olarak da bilinmektedir. Çünkü bahar alerjisinin asıl nedeni polenlerin olması nedeniyledir.

    Bahar alerjisinin belirtileri nelerdir?

    Bahar alerjisi bahar aylarında sık nezle, burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri bahar alerjisinin en önemli belirtileridir.

    Bu belirtiler özellikle bahar aylarında oluyorsa bahar alerjisi mutlaka akla gelmelidir.

    Bahar alerjisi olan çocuklar kokulara çok hassastır. Bahar alerjisi gözde, burunda ve akciğerde hasarlar oluşturmaktadır. Bu nedenle burun, göz ve akciğerler aşırı hassastır. Kokulara da aşırı hassas olurlar. Bahar alerjisi olan çocuklar kokulara aşırı hassas oldukları için çamaşırların parfümsüz detarjanla yıkanması ve ev temizliğinde kokusuz ürünlerin kullanılması önemlidir.

    Bahar alerjisi yorgunluk yapar ve okul başarısını etkiler. Bahar alerjisi olan çocukların genellikle burunları tıkalı olduğu için uyku kaliteleri de bozulur. İyi bir uyku alamayan çocuklar ise gün boyu kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Bu da okul başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir.

    Bahar alerjisi belirtileri ne zaman başlar?

    Bahar alerjisi belirtileri Mart ayında başlar. Mart ayında ilk ortaya çıkan polenler ağaç polenleridir. Nisan Mayıs ayında ise ot polenleri kendini gösterir. Temmuz ayından ekim ayına kadar ise yabani ot polenleri kendini gösterir. Hangi polenin alerji yaptığının öğrenilmesi ne zaman önlem alınacağının öğrenilmesi açısından çok önemlidir.

    Bahar alerjisi teşhisi nasıl konulur?

    Bahar alerjisi belirtileri gösteren çocuklar “çocuk allerji uzmanları” tarafından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Teşhis koymak için bazı testler yapılmaktadır. Bu testlerden en önemlisi ciltten yapılan allerji testleridir.

    Doğru teknikle, doğru alerjenlerle yapılacak test çok önemlidir. Tek başına allerji testleri teşhis koydurmamaktadır. Çocuk alerji uzmanları tarafında çocuktaki belirtiler ile allerji test sonuçları arasında değerlendirme yapılarak kesin teşhis konulmalıdır.

    Alerji testleri kandan yaptırılabilir mi?

    Kandan allerji testleri çok doğru sonuç vermeyebilir. Ayrıca kandan yapılan testler pahalıdır. Bu sebepten en doğru sonucu ciltten yapılan allerji testleri verdiği için kan yerine ciltten yapılan allerji testleri tercih edlmektedir. Sadece ciltte problemi olan veya cilt testlerini etkileyen ilaç kullanan çocuklarda bu testi kandan yapmaya tercih etmekteyiz.

    Alerji testleri kaç yaşında yapılır?

    Allerji testleri yenidoğan döneminden itibaren yapılabilmekle birlikte polen allerjisi için alerji testi genellikle 2 yaşından sonra tercih edilmektedir. Bunun sebebi alerji gelişebilmesi için en az iki polen mevsimi ile karşı karşıya kalmak gerektiği içindir.

    Bahar alerjisi teşhisi neden önemlidir?

    Bahar alerjisi sık sinüzit, geniz eti büyümesi, sık kulak iltihabı gibi sonuçlara neden olabilir. Okul performansını çok etkiler. Allerjik nezleli her beş çocuktan birisi ilerde astıma ilerleyebilir. Bu sebepten teşhis önemlidir.

  • Çocuklarda astım

    Astım nedir?

    Çocuklarda astımın %90 nedeni alerjiye bağlıdır. Bu nedenle de astım hastalığına bazen alerjik astım da denilmektedir.

    Tekrarlayan öksürük, hırıltı, nefes sıkışması olan bir çocukta astım akla gelmelidir. Astımlı çocuklar tedavi edilmezse diğer çocuklara göre daha az fiziksel aktivite yaparlar ve kilo alabilirler. Çünkü astımlı çocuklar egzersiz yaptıkları zaman öksürük veya nefes sıkışması gibi belirtiler gösterdiği için genelde aktivite yapmazlar. Özellikle geceleri ve sabah kalktıkları zaman şikayetleri olur.

    Astımın bir çok nedeni vardır. Genellikle bir çocukta birden fazla neden vardır. Öksürük, tekrarlayan bronşit ve nefes sıkışması, özellikle egzersiz sırasında olduğu zaman astım olabileceğini gösteren bir ip ucudur.

    Alerjik AstımTeşhisi

    Astım teşhisi koymak bazen zordur. Astımın teşhisini koyacak tek bir test maalesef yoktur. Astımlı çocuklar genellikle çocuk alerji uzmanlarına yönlendirilir. Çünkü çocuk alerji uzmanları astım teşhis ve tedavisinde özel eğitim alan uzmanlardır.

    Çocuğunuzun alerji uzmanı genellikle çocuktaki belirtilerin ciddiyeti öğrenmek için çeşitli sorular sormaktadır. Şikayetleri ne sıklıkta olduğu, uykusunu bozup bozmadığını öğrenmek ister.

    Bebeklerde teşhis koymak için çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü bebeklerdeki astım belirtileri çok farklı nedenlerle olabilir. Çok farklı tedavilere gerek olabilir.

    Astımı tetikleyen en sık iki tetikleyici neden soguk algınlığı ve alerjenlerdir. Bebeklikten sonra alerjiler özellikle önemli olmaya başlar. Astımlı çocuklarda astımın teşhis ve tedavisi için alerji yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.

    Çocuk 5 yaşından büyükse akciğer fonksiyon testleri ile akciğer fonksiyonları değerlendirilmelidir. Bazen akciğer enflamasyonu gösteren testler yapılır. Bazen akciğer grafisi gerekebilir. Bağışıklık sistemi testleri ve ter testi gerekebilir.

    Alerjik Astım Tedavisi

    Öncelikle astımı tetikleyen nedenlerden korunmak gerekir. Çocuklarda en sık neden alerjisir. Örneğin ev tozu akar alerjsi olanlar için ev tozu akarları için önlem alınmalıdır. Astımı tetikleyen faktörlerden uzak kalınmalıdır.Çocuk alerji uzmanınız çocuğun durumuna göre tedaviyi planlayacaktır. Takiplere göre astımlı çocuğun tedavisi ayarlanır.

    Astım ilaçları hazne ile kullanılabilir, nebulizatör ile veya büyük çocuklarda doğrudan uygulanabilmektedir. Hangi yönetimin çocuk için uygun olacağı çocuk alerji uzmanınca belirlenmektedir.

    Astım ilaçları rahatlatıcı ilaçlar ve iyileştirici ilaçlar olarak ikiye ayrılır. Rahatlatıcı ilaçlar sadece öksürük veye nefes sıkışması olduğu zaman kullanılan ilaçlardır. İyileştirici ilaçlar ise çocuğun şikayetlerine göre gerekirse kullanılmaktadır.

  • Anafilaksi

    Anafilaksi tüm vücutta yaygın olarak görülen döküntü, ödem, nefes darlığı, tansiyon düşmesine bağlı bilinç kaybı, kalp ve solunum sistemi fonksiyonlarında yetersizlik sonucu ölümle seyredebilen çok ağır bir alerjik reaksiyondur.

    Gıda alerjileri, ilaç alerjileri ve böcek sokmalarına bağlı gelişebilir. Hayati öneminden dolayı çok hızlı müdahale gerekir. Tedavi hastane şartlarını gerektirir. Ailelerin yanlarında hızla enjekte edilebilen hazır epinefrin enjeksiyonları taşımaları gerekebilir ki; bu uygulama hastaneye ulaşana kadar çocuğa zaman kazandıracaktır.

    Tekrarlayan alerjik döküntü ile birlikte yüzünde, dudaklarında, göz kapaklarında şişme, ses kısıklığı, nefes darlığı, bayılma gibi belirtilerin görüldüğü tüm çocukların en kısa sürede alerjinin tespiti için bir çocuk alerji merkezine başvurmaları gerekir. Alerjinin ne olduğu belli olduktan sonra gerekli önlemler alınmalı ve yine çocuk alerjisi uzmanı önerisiyle hazır acil durum enjeksiyon kitlerinin sağlanması gerekir. Bu enjeksiyon kitlerinin nasıl uygulanacağı konusunda çocuğun bakımından sorumlu kişiler eğitilmeli.

  • Alerjik rinit (nezle) nedir?

    Alerjenlere burun mukazasının alerjik reaksiyonu sonucu nezle, burun tıkanması, hapşırma, burun, göz, kulak ve boğaz kaşınması belirtileri ile kendini gösteren hastalıktır.

    Alerjik nezle belirtileri genellikle gribal enfeksiyon belirtileri ile karışır. Alerjik nezle belirtilerinin tekrarlayıcı olması nedeniyle gribal enfeksiyondan ayrılır. Alerjik nezlede ilave bir hastalık yoksa ateş olmaz. Peş peşe hapşırmaların olması da gribal enfeksiyondan ayırmada önemlidir. Özellikle polenlere alerjisi olan kişilerde alerjik nezle belirtileri bahar aylarında artar.

    Türkiye’de alerjik nezle sıklığı %3 ile 36 arasında değişmektedir. Alerjik nezle belirtileri varsa mutlaka çocuk alerji uzmanı tarafından incelenmelidir. Neye alerjinin olduğu bulunulmalı ve gerekli durumlarda alerji aşıları yapılmalıdır.

    Alerjik Nezle Sıklığı

    Alerjik nezle sıklığı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artmaktadır. Alerjik nezle dünya nüfusunun %20 ile %40’ını etkilediği görülmektedir. Ülkemizde bugüne kadar yapılan çalışmalarda alerjik nezlenin sıklığı çocuklarda %2.9 ile %39.9 arasında olduğu görülmektedir. Son 10 yılda da sıklık giderek artmaktadır.

    Alerjik nezlenin dünyada sıklığının artışı hakkında birçok neden öne sürülmektedir. Çocuklarda batı tipi beslenmenin daha sık olması, fazla kilo alınması, hava kirliliği, hijyen gibi bir çok faktör üzerinde durulmaktadır.

    ALERJİK NEZLENİN BELİRTİLERİ

    – Alerjik nezlenin en önemli belirtileri sık tekrarlayan nezle (sulu ve bol), burun kaşıntısı, burun tıkanması ve ard arda en az 4-5 defa olan hapşırmadır.

    – Bu belirtilerin dışında kulak kaşıntısı, yumuşak damak ve boğazda kaşıntı, tat ve koku bozukluğu, sık sık burun kanaması olabilir.

    – Birlikte göz alerjisi varsa gözlerde sulanma, kaşınma da olabilir.

    – Geniz akıntısına bağlı öksürük, geniz akıntısının yutulması sonucu kusma, karın ağrısı ve iştah azalması gelişebilir.

    – Ayrıca kulakta sıvı birikmesi nedeniyle işitme azalması yapabilir.

    – Alerjik nezle enfeksiyonlara eğilim yarattığı için sık sık sinüzite neden olabilir.

    – Burun tıkanmasına bağlı ağız sürekli açık kalması nedeniyle sık boğaz enfeksiyonu gelişebilir. Geniz akıntısı geniz eti büyümesi yaparak horlamaya neden olabilir. Gerek geniz eti büyümesi gerek burun tıkanması nedeniyle uyku kalitesi bozulur. Genel bir yorgunluk ve bitkinlik hali vardır. Bunun sonucunda da iyi uyku alamayan çocuk okulda da başarısız olur. Ağzı açık kalan çocukta diş çürümesi de kolay gelişir.

    – Sınav süresince burnu tıkalı veya burnu devamlı akan, gözleri kaşınan bir çocuğun sınavda başarısı mutlaka etkilenir.

    – Alerjik nezleli çocukların alt göz kapakları altında deri renginde koyulaşma da görülür. Bu koyulaşmanın nedeni bu bölgedeki damar içindeki kanın birikmesi sonucu deri rengini koyulaştıran hemosiderin denilen pigmentin birikmesi nedeniyledir.

    – Burunun sık sık yukarı doğru silinmesi ile burun üstünde çizgilenme görülebilir. Burun kaşınması ve akıntı nedeniyle alerjik selam olarak bilinen burnun aşağıdan yukarı doğru silinme hareketi yapılır ki bu duruma “alerjik selam” denilir.

    – Burun üstünde cilt kızarık olabilir. Gözlerde kızarma, göz kapaklarında şişme görülebilir.

    – Burun içinde polip denilen şişlikler görülebilir. Bu de nefes almayı zorlaştırabilir. Polipler alerjik nezleli çocukların %5’inde görülür.

    – 6 aylık bebekte alerjik rinit bildirilmesine rağmen çoğunlukla klinik belirtilerin ortaya çıkmasından önce 2 veya daha fazla mevsim geçmesi gerekir. Bu nedenle genelde 2 yaşında büyük çocuklarda görülmektedir. Ancak alerjik nezle belirtileri olan 2 yaş altındaki çocuklar da alerjik nezle yönünden incelenebilir.

    – Ergenlik döneminde de tek başına alerjik nezle belirtilerinin görülmesi pik yapmaktadır.

    – Özellikle egzamalı bir çocukta peş peşe hapşırma, nezle ve gözlerde sulanma sık sık oluyorsa alerjik nezle yönünden araştırılmalıdır.