Kategori: Cinsel Terapi Sertifikalı Tıp Doktoru

  • Vajinismus: ‘neden biz?’

    Cinsel organlar denildiğinde akla genellikle penis ve vajina gelir. Oysa ki en önemli cinsel organımız beyindir, çünkü cinsellikten alınan haz tamamen duygularımız ve düşüncelerimizle bağlantılıdır. Eğer kişinin cinsellikle ilgili olumsuz duygu ve düşünceleri varsa cinsel ilişkiden haz alması da zordur. Bütün cinsel işlev bozukluklarının temelinde cinsellikle ilgili bu olumsuz duygu ve düşünceler yattığı gibi yaklaşık her 10 kadından birinde görülen vajinismusta da en sık sebep psikolojik kaygılardır.

    Bir kaçınma ve erteleme sorunu olan vajinismus, fiziksel bir engel olmamasına rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi, verememesi olarak ifade edilebilir. Vajinismuslu kadınlar için cinsel birleşme her zaman ağrıyı çağrıştırır. Bu ağrı, ilk deneyimde yaşadığı gerçek bir ağrı olabileceği gibi daha önce yaşamadığı hayali bir ağrı algısı da olabilir. Bir yandan cinsel ilişkiden korkar ve kaçınrken bir yandan da bunu yapamadığı için huzursuzdur. Hiç bir şeyden zevk almaz, depresif bir ruh hali içindedir, kendisini başarısız ve işe yaramaz hisseder, eşini mutsuz ettiğini ve ona haksızlık ettiğini düşünür. Erkek ise eşinin onu istemediğini düşünebilir, çevrelerindeki herkesin başardığı bir şeyi başaramıyor olmaktan dolayı mutsuz olur ve hırçınlaşır. Cinsel hayatın penis-vajina birlikteliğini içermemesi ve cinsellikten alınan keyfin giderek azalması çiftin ruh sağlığını bozabilir, günlük hayatını ve tüm ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca duygusal tatminde azalma, herkesin rahatça girdiği cinsel ilişkiye “biz nasıl giremiyoruz veya neden biz?” şeklindeki suçluluk, eksiklik hissi, utanç duyma, kendinden nefret etme, hayal kırıklığı, bunaltı, sıkıntı, umutsuzluk, çaresizlik, gibi durumlar da sıklıkla ortaya çıkabilir. Sıkıntı içine düşen çift kendilerine ve birbirlerine güvenlerini yitirebilir. Oysa ki iki taraf da birbirini gerçekten anlar ve destek olursa sorunlar çözülür.

    VAJİNİSMUSTA MUCİZE ÇÖZÜM YOKTUR!

    Vajinismus, kadının sorunu gibi görünse de, aslında çiftin ortak sorunudur. Başlangıçta sorun genellikle ya görmezden gelinmekte ya da kendiliğinden düzeleceği düşünülerek sürekli ertelenmektedir. Tedaviye başvurma kararı verildiğinde ise çift, sihirli bir değneğin kendilerine dokunmasını ve hayatlarına sorunsuz olarak devam etmeyi arzu etmektedirler. Bu nedenle de hızlı ve mucize tedavilerde umut aranmaktadır. Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi, çiftin hem paralarının, hem enerjilerinin hem de umutlarının tükenmesine neden olmaktadır. Vajinismusda çok sayıda hatalı ve yanlış tedavi uygulandığına tanık olmaktayız. Özellikle tek seansda çiftin muayenehanede cinsel ilişkiye sokulması, kızlık zarının ameliyatla alınması, genel anestezi altında cinsel birleşmenin yapılması, vajinaya botoks uygulanması, ilişki öncesinde alkol ve uyku hapı gibi maddelerin kullanılması, vajinaya buhar tutulması, sıcak suya oturmak ve kas gevşetici ilaçların kullanılması, lokal anestezi kremlerinin ilişki öncesinde vajinaya uygulanması gibi geçersiz ve işe yaramayan çözümler hem çiftlerin umutlarını kırmakta hem de sağlıklarına zarar vermektedir. Oysa ki vajinismus da çift fiziksel, duygusal ve zihinsel bir tedaviye gereksinim duyar. Günümüzde uygulanan ilk seçenek tedavi yöntemi ise VAJİNİSMUSA ÖZGÜ CİNSEL TERAPİDİR. Sorunun neden kaynaklandığı, geçmiş yaşam ve aile öyküleri, cinsel geçmiş, olumsuz travmatik yaşantılar, bireysel ve eşle ilgili özellikler açısından hiç kimse birbirine benzemez. Bu durumda herkese de standart bir tedavi uygulanamayacağından HER ÇİFTİN TEDAVİSİ KENDİLERİNE ÖZGÜDÜR.

    Sonuç olarak vajinismus şikâyeti ile bize başvuran bu çiftler, aslına bakacak olursanız, yeni evlenen çiftler içerisinde en şanslı grubu oluşturmaktadır. Cinsel terapi sürecinden geçmiş çiftler üzerinde yaptığımız araştırmalar bize gösteriyor ki böyle bir yeniden yapılanma sürecinden geçen çiftlerin evlilikleri, iletişim boyutları ve cinsel yaşamları daha olumlu seyretmektedir. Bu çiftler, gerçek cinsel mutluluğu daha çabuk yakalamakta ve biz olmayı daha iyi başarmaktalar. Başlangıçta zor gibi görünen yol, içine girildiğinde en kolay ve en keyif veren yol halini alabilmektedir.

  • Erken boşalma ve tedavisi

    Mutlu bir birlikteliğin en önemli gereklerinden birisi mutlu cinselliktir. Mutlu bir cinsellik için ise her iki tarafın da tatmin olması esastır. Bu nedenle cinsel ilişkinin en önemli unsurlarından biri uyumdur ve cinselliğin, partnerle yaşanan bir paylaşım olarak öğrenilmesi ve sürdürülmesi gerekir.

    Erken boşalma tedavisi yani daha doğru bir ifade ile “boşalmanın kontrolünün öğrenilmesi teknikleri“, aslında en kolay ve en başarılı şekilde çözülebilen uyum sorunlarından birisidir. Herkesin içinde her problemi çözecek yetenek, bilgi ve güç vardır. İstemek, gerekli maddi ve manevi bedelleri ödemek, doğru yerde, doğru şekilde, doğru zamanda bunları yapmak ve kurallara uymakla her problem çözülebilir. Yaşamak için nefes almaktan sonra en önemli unsur olan yemek yemeyi bir süreliğine kontrol edebilmekte ya da geciktirebilmekteyiz. Yemek hazır olmadığında bekleyebilmekte, bazı özel anlarda çok aç olduğumuz halde yemek yemeyi erteleyebilmekte veya başlamış olunan yemeği yarım bırakabilmekteyiz. Demek ki daha zoru yapılabiliyorsa daha kolayı daha da basitçe yapılabilir. Kişi durması gerektiği yerde duramıyorsa yani erkenboşalıyorsa; ya durdurmayı bilmiyordur ya olumsuz alışkanlıkları ağır basıyordur ya da yaşadığı olaya farklı anlamlar yüklüyordur.
    Erken boşalma tedavisinde amaç boşalma kontrolünün sağlanmasıdır. CİNSEL TERAPİ bu sorunun kesin çözüm yolu olacaktır. Gerçek şu ki, cinsel terapi programları ile yüzde yüz tedavi edilebilen erken boşalma için bir cinsel terapiste başvurmanız tedavinin yarısıdır. Diğer yarısını ise tecrübeli bir cinsel terapist halledecektir.

    Cinsel terapi, hatalı cinsel davranışların ve alışkanlıkların değiştirildiği, boşalma kontrolünün sağlanmasına yönelik bilgilendirmelerin yapıldığı, aşk oyunları adı altında kişiye veya çifte özel eğlenceli egzersizlerin planlandığı bir süreçtir. Cinsel terapide amaç, erkeğin aldığı hazza odaklanarak ve boşalma evrelerini fark ederek kontrolü sağlamayı öğrenmesidir. Aynı zamanda erkek, sevişmenin ve dokunmanın hazzına odaklandığı kadar partnerinin de ihtiyaçlarını kontrol etme yeteneğini geliştirecektir. Bu, zamanla araba sürmeyi ya da yüzmeyi öğrenmek gibi kalıcı hale gelir ve gerçek cinselliği yaşayabilirsiniz. Ayrıca sürekli bir partner ve düzenli bir cinsel yaşamın erken boşalma tedavisindeki önemi de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

    Bazı durumlarda seçici seratonin geri alım inhibitörü (SSRI) grubu ilaçların boşalmayı geciktirici yan etkileri tedavi amacıyla kullanılabilse de, bu etki yalnızca ilacın kullanıldığı süre için geçerlidir. Geciktirici spreyler uyarıcılığı da azalttığından genellikle danışanlar tarafından tercih edilmez. Kalıcı boşalma kontrolü ancak davranış tedavisi ile sağlanabilir.

    Unutulmamalıdır ki her erkek uygun yöntemler ile boşalma kontrolünü % 100 öğrenebilir…

  • Bilinç altının gücü

    Hipnoz

    Hipnoz mitolojide uyku tanrısı olarak adlandırılmaktadır ancak bilinenin aksine hipnoz uyku hali değildir, telkin almaya hazır olma halidir. Günlük yaşantımızda pek çok telkini farkında olmadan alırız ve yaşantımızı yönlendiririz. Tüm mevcut alışkanlıklarımız, huylarımız düşünce ve davranış kalıplarımız doğduğumuz andan itibaren anne babamız, yakınlarımız, toplum ve radyo televizyon tarafından programlanmıştır. Reklamlarla aldığımız subluminal telkinlerden hiç bahsetmeyeceğim bile. Bilinçaltı sorgulamaz, hayal ve gerçeği birbirinden ayırt edemez her şeyi doğru kabul eder bilinçaltı bir şeyi öğrendikten sonra bu öğrendiğini değiştirmeye karşı direnç gösterir çocuk gibi davranır küser inatlaşır.

    Ülkemizde her yıl milyonlarca öğrenci sınavlara hazırlanıyor ve çoğunun inancı bu sınav çok zor ne yaparsam yapayım başaramayacağım, dikkatimi bir türlü toplayamıyorum, zaten matematik çok zor hiç yapamıyorum, günde en az 6-8 saat çalışmam lazım, şu kadar soru çözmem lazım. Biliyorum sınavda heyecandan her şeyi unutacağım, sorular çok zormuş herkes öyle söylüyor, herkes çok heyecanlanıyor demek ki ben de çok heyecanlanacağım gibi inançlara sahip olarak çalışıyorlar ve pek çoğu bu inançlar yüzünden odaklanma sorunu ve sınav kaygısı yaşıyorlar. Aileler de bu sene çok zor, biz sınava gireceğiz, bu sene sınav yılımız gibi cümleler söyleyerek farkında olmadan verdikleri telkinlerle kaygıyı arttırmaktadırlar.

    Ne ekersen onu biçersin: Düşünceler bir tohumdur ve hayatta en çok düşündüğümüz ya da en çok korktuğumuz şeyi yaşarız. O halde gelin birlikte olumsuz duygu ve düşüncelerden kurtulup canlı bilgisayarımız bilinçaltımızı olumlu ve olmasını istediğimiz düşüncelerle besleyelim.

    Peki de bunu nasıl yapacağız etrafımız da ki hep olumsuz konuşan, bize korku kaygı, yapamayacağım, çok zor gibi olumsuzluk tohumları eken yüzlerce telkin varken bundan kendimizi nasıl koruyacağız? Bilinçaltı olumsuz sözlerle doluyken olumlu bir bakış oluşturmak olanaksızdır. O zaman yapmamız gereken bilinçaltı düzeyde değişim yapmaktır. Hipnoterapist bu aşamada devreye girer bilinçaltını programlar ve olumlu yönde ciddi değişiklikler yapar. Dikkatini toplama , ders çalışma alışkanlığı elde etme, öğrendiklerini ihtiyacı olduğunda kolayca hatırlama ve yarı zamanda iki kat fazla bilgiyi öğrenme, motivasyon kazanmak hipnozla çok kolaydır. Sınav kaygısı ve heyecan kontrolü otohipnozla öğretilerek sınav boyunca evde soruları yeniden yanıtlıyormuş gibi sakin olması telkin edilerek. Sınavda oluşan heyecan ve stress faktörleri kontrol altına alınmaktadır.

    Bilinçaltı değişime direnir demiştik bilinçli arzuyla bilinçaltını değiştirmek zordur . Hipnozla bilinçaltının direnci kırılarak çok hızlı değişim sağlanır. Hipnoz potansiyelinizin daha fazlasına ulaşmanıza yardımcı olan, artık size uygun olmadığını düşündüğünüz davranış ve alışkanlıklarınızdan kurtulmanızı sağlayan ve bilinçaltının gücüyle çalışan muhteşem bir yöntemdir.

    Hipnozla spordan sanata, eğitimden sağlığa hemen her türlü konuda problemlerin kaynağına giderek değişim sağlanmakta, farkındalık ve özgüven artmakta ve hayatımızı daha sağlıklı, daha başarılı ve farklı bir bakış açısı kazanarak yeniden yapılandırmamızı sağlar.

    İçinizde ki bu muhteşem gücün farkına varın ve gücün kontrolünü elinize alın. Kendinizi dıştan gelen olumsuz telkinlerden koruyarak daha sağlıklı, daha başarılı, daha mutlu ve renkli bir hayata merhaba deyin.

    Hipnoterapist

    Dr. H.Selen Dağıstan Namlı

  • Çocukların hatırı için

    Son yıllarda o kadar çok boşanma haberi alıyoruz ki, sanki herkes boşanıyor. TÜİK istatistikleri de bunu doğruluyor. Her geçen yıl evlenme oranı azalırken boşanma oranları artıyor. Boşanmak çok kolaylaştı. Zaman tüketim zamanı ve her şeyi tükettiğimiz gibi aşkı da çok çabuk tüketmeye ve Aşkın bitmesini de boşanma sebebi olarak görmeye başladık. Ancak unuttuğumuz önemli bir şey var….Eğer çiftin çocukları varsa aşkın bitmesi yeterli bir sebep değildir

    Çocukların hatırı için evliliği sürdürmek doğru olmayabilir. Âmâ yine de iyi bir nedendir. Son yıllarda çocukların hatırı için boşanın sözlerini sıkça duymuşuzdur. Çocukların kavgadan gürültüden, mutsuz bir aile ortamında uzakta olmalarının daha sağlıklı olacağı ve anne babasının ayrılması ile çocuğun daha sağlıklı ve mutlu olacağı söylenmektedir. Boşanmanın çocuk üzerindeki yıkıcı etkisi göz ardı edilmiştir oysaki bu yıkıcı etki yetişkinliğinde dahi peşini bırakmamaktadır. Boşanmanın etkisi anne baba ölümünden daha fazla çocuğu hırpalamaktadır. Çünkü boşanmada çocuk anne ya da babanın isteyerek kendisini terk ettiğini düşünmektedir tercih edilen olmamıştır bu da özgüven eksikliğine sebep olmaktadır. Aile kavramı çocuk için anlamını yitirmiştir.

    İlişkimizde sorunlar yaşarken ve mutsuzken boşanıp yeni bir hayat kurma hayalleri kurarken çocuklarımız için neyin en iyi olacağına karar vermek zordur. En kolay düşünce ben mutlu olduğumda onlarda mutlu olacaklar diye düşünmektir.

    Eşler birbirlerine olan sevgiyi tüketmiş olsalar da çocuklar anne ve babayı hala sevmeye devam edecekler ve her ikisinin de yanında olmasını isteyeceklerdir. Anne babalar boşanmanın çocuk üzerinde yarattığı travmayı en aza indirmek için çaba gösterir zaman ayırır ancak sevdiğiniz ve büyürken hep yanınızda olacağına inandığınız birini yitirmenin travmasını yaşamamak elde değildir.

    Öyleyse gelin ve çocukların hatırı için bir adım atın.

    İlk olarak iletişim kurmaya çalışın eşinizle. Hatırlayın en son ne zaman baş başa şöyle güzel bir sohbet ettiniz ya da sadece günlük konuları konuştunuz… Ve mutlaka bunun için zaman yaratın en azından haftada bir kez olsun baş başa zaman geçirmek için elinizden geleni yapın. Günde en azından 20 dk sohbet edin bırakın televizyonda ki diziyi ve ya cep telefonunu sadece gözlerine bakarak onu dinleyin. Hayatınız çok yoğun ve sıkıntılı bir dönemden geçiyor olabilir bu dönemi atlattıktan sonra daha fazla zamanınız olacağını düşünebilirsiniz ancak o zaman hiç gelmeyebilir. Hemen şimdi başlayın buna yoksa geriye baktığınızda çok pişman olabilirsiniz. Her ilişkide tartışmalar olur önemli olan bu tartışmalarda ki tavrımızdır. Öncelikle konuyu unutup eşinizin kişiliğine saldırmayın. Tartışma konusunu genelleştirmeyin. “Sen hep…” ya da “sen asla…” ile başlayan cümleler kurmayın. Eski sandıkları açmayın. Tartışmadan yenik çıkmasını öğrenin. Kazanmanın görüldüğü kadar önemli bir şey olmadığını anladığınız zaman geride durup eşinizin de duygularını dile getirmesine fırsat tanımalısınız. Böylece tartışma daha hızlı çözülecek ve ertesi gün tartışmanın neden çıktığını hatırlamayacaksınız. Affedin, bağışlayıcı olun. Affettiğinizde acıyı hissedersiniz ama onu içinize gömüp büyütmezsiniz. Yarını dünden bağımsız kılın. Eşinizin olamayacağı biri olmasını beklemeyin. Çocuklarınıza zaman ayırmanız önemlidir ama birbirinize zaman ayırmanın da ne kadar değerli olduğunu unutmayın. Seks evliliğin önemli bir parçasıdır ama sevginin ölçüsü değildir. Yaşam öylesine bir telaşla içinde geçiyor ki önceden planlanmazsa sevişecek gücü toplayamayabiliyor eşler. Her defasında sevişmeseniz de duygularınız için zaman ayırmış olursunuz. Elbette hiç planlamadan sevişebilirsiniz ama planlamak cinsel ilişkinizi ciddiye aldığınızı gösterir. Eğer evlilik dışı bir ilişki yaşıyorsanız bu ilişkide evdeki tüm sorumluluklardan uzaktasınızdır ama şunu hatırlamalısınız lazım boşanıp ya da evi terk edip sevgilinizle beraber bir hayat kurduğunuzda da bir süre sonra sıradanlık ve sorumluluklar tekrar yaşamınızı kuşatacaktır. Her evlilikte kriz dönemleri olur. Önemli olan bu kriz dönemlerindeki tavrınızdır.

    Birbirinize zaman ayırdığınızda ve birbirinizi dinlemeye başladığınızda sorunlarınızı da konuşmaya başlayacak ve bu sorunları büyümeden çözmenin yollarını da bulacaksınız.

    Her fırsatta eşinizi rencide etmeye aşağılamaya kalkmayın hatta bunu hiç yapmayın özellikle de başkalarının yanında küçük düşürmeyin. Hatalarını baş başa konuşun sırf eleştirmek ve üstün çıkmak için çaba sarf etmeyin bu çabanızı sevginizi arttırmak için harcayın.

    ‘’Bugüne kadar kimsenin ölüm döşeğindeyken, Keşke işime daha fazla zaman ayırabilseydim… Dediği duyulmamıştır. ROB PARSONS Altmış dakikalığına evliliğiniz’’

    Bu akşam çocuklarınız uyurken odalarına gidin ve onları bir süre seyredin, onlarla geçirdiğiniz zamanları hatırlayın ve düşünün ilerde size ne kadar ihtiyaçları olacak.

    Evliliğinizi yeniden gözden geçirip yolunda gitmeyen şeyleri düzeltmek için ilk adımı siz atın.

    HEMEN ŞİMDİ ÇOCUKLARINIZ İÇİN

    Dr.Selen Dağıstan Namlı

    Aile Danışmanı,Hipnoterapist,Cinsel Terapist

    Kaynak: Rob Parsons Altmış Dakikalığına Evliliğiniz

  • Aldatmak

    TDK sözlüğün de .

    1. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak

    2. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak

    3. Birine verilen sözü tutmamak

    4. Yalan söylemek

    5. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek

    6. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek

    7. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek

    8. Oyalamak, avutmak anlamların da tarif edilmektedir.

    Aldatmak aldatan ve aldatılan iki tarafta da travmalar yaratmaktadır. Aldatan eş söylediği yalanların ortaya çıkması korkusuyla sürekli gergin ve tedirginken gittikçe eşten uzaklaşır sürekli olarak suçluluk duyguları ve vicdanı ile baş başadır. Aldatılan taraf ise aldatıldığını öğrendiği andan itibaren hayata karşı güvenini kaybeder. Eğer geçmişten gelen bir özgüven eksikliği ve değersizlik duygusu mevcutsa bu duygular su yüzüne çıkar ve kendini suçlayarak nedenler aramaya başlar. Kendini eksik, yetersiz, çirkin, yaşlı vs. hisseder. yapılan araştırmalara göre aileyi iki şey güvenli ortamdan çıkarır. Biri ölüm diğeri aldatmadır. Hatta aldatma aileyi ölümden daha çok hırpalar çünkü aldatma ölüm gibi doğal bir olay değildir.

    Bir an gelir ve hayatının tüm akışının değiştiğini hissedersin. Artık sen o eski sen değilsindir. Kırılmış kızgın kendini kandırılmış hissedersin ve büyük bir boşluk oluşmuştur içinde yerini dolduramadığın kocaman bir boşluk. Yalanlar tek tek ortaya çıkmaya başlamıştır tüm güvenin yok olup gitmiştir artık kime ve nasıl güveneceğini bilemezsin hayatının bir yalanın parçası olduğunu öğrendiğin andan itibaren sorgulamaya başlarsın her şeyi yıllardır aynı yastığa baş koyduğun, aynı şeylere gülüp aynı şeylere ağladığın insan artık bir yabancıdır senin için…

    Ne zamandır ,kim le, neden ….gibi arda arda sorular sorar kalbin.

    Neydi eksik olan tamamlamaya çalıştığı? Çok mu çirkinim ya da yaşlı, yetersiz miyim …?

    Yıllardır kaç kere aldatıldım?

    Oysa Ona ne kadar da güvenmiştim.

    Biz birlikte yaşlanacaktık birlikte torunlarımızı sevecektik…

    Gelecek bir anda yok olmuştur senin için. Karanlıktır yürümen gereken yol ve sen karanlıktan korkarsın. An ve an değişir duyguların

    Evet evet boşanıyorum ondan…

    Ama ben onsuz nasıl yaşarım hala çok seviyorum.

    Aptalsın işte hala nasıl sevebilirsin O seni aldattı.

    Asıl korkutan seni değişimdir. Boşanma kararı da alsan affedip devam da desen artık değişim başlamıştır evlilik için. Her iki durumda da karar sana ait olmalıdır. Affedip evliliği yeniden yapılandırma kararı verdiysen eğer ve bu sorunu her ikiniz için de kazanç haline getirmelisin. Sorunlar tüm açıklığı ile konuşulmalı ve her iki tarafta isteklerini söylemelidir karşı tarafa.

    Yok, eğer boşanma kararı aldıysan bu durumda da korkularınla yüzleşmeli ve bundan sonra ki hayatını yapılandırmak için güçlü ve güvenli adımlar atmalısın. Sadece yalnız kalma korkusu, onsuz nasıl yaşarım gibi korkularla evliliğe devam etme kararı almamalısın. Güveni yeniden inşa etmek zordur. İtiraf ve kabullenme güvenin oluşması için gerekliliktir. Ve bu güven oluştuğunda ayrılıkta beraberlik te daha kolay olacaktır.

    Aldatma ardından arkadaşlardan ve aileden nasihatler almak çoğunlukla fayda göstermez. Dertleşmek ve konuşmak isteyeceksinizdir ancak onlar size kendi hayat tecrübelerine göre yol gösterecek ve öğütler vereceklerdir. Bu sizin hayat tarzınıza uygun olmaya bilir. Bu durumda sizi yargılamadan dinleyecek tamamen objektif olacak birine ihtiyaç duyarsınız ve profesyonel yardım almak sizin ve aileniz için en doğru yaklaşım olacaktır.

    Dr.H.Selen DAĞISTAN NAMLI

    Aile Danışmanı/Hipnoterapist

  • Vajinismus probleminde erkek eşlere öneriler

    Vajinismus probleminde erkek eşlere öneriler

    Vajinismus bilinç dışı oluşan bir problemdir. Bu bir hastalıktır ve sizin eşiniz de bu sorunu yaşıyor olabilir bu bir kadınsal naz değildir !

    Vajinismus hastasının korkusu,itmesi,kaçması kendi kontrolünde değildir tamamen istemsiz oluşur.

    Eşinizin sizinle cinsel birleşmeyi reddetmesi kaygılarından dolayıdır,sizi sevmediği anlamına gelmez.

    Vajinismus tedavisi mümkün ciddi bir problemdir ve her kadının başına gelebilir, bu dünyada bu durumda olan tek çift siz değilsiniz.

    Vajinismus sorunu çift olarak sizin ortak probleminizdir, bu problemi birlikte çözmeniz gerekmektedir.

    Eşinize kırıcı sözler söylemek yerine ona destek olun.

    Eşinizin daha önce almış olduğu tedaviler yanlış olabilir pes etmek yerine doğru klinik arayışlarına devam edin.

    Yaşadığınız soruna ailelerinizi dahil etmek sorunun büyümesine neden olabilir. Aileler eşinizi ya da sizi suçlayabilir onların sizin sorununuzdan haberdar olması size kendinizi baskı altında hissettirebilir.

    Vajinismus problemi zamana bırakılarak çözümlenmez sadece ertelenir ve bu durum sizin mutluluğunuzdan çalınan bir zamandır.

    Vajinismus bu konuda tecrübe sahibi doğru vajinismus tedavi merkezi olan kliniklerde tedavisi mümkün bir sorundur.

  • Baharla gelen istek(sizlik) !

    Baharla gelen istek(sizlik) !

    Baharla beraber tam da aktif ve dinç olmayı ümit ederken o kadar sık karşılaşmaya başladım ki bu cümleyle; ‘yorgun ve halsizim; üstelik canım da hiç istemiyor’. Aman dikkat; cinselliğin olmadığı evlilikler giderek artıyor.

    Nasıl ki insanların farklı kişilik ve özellikleri var ise cinsel arzu ve davranışları da aynı değildir. Bu nedenle cinsel yaşam, her çiftte farklı bir sıklık ve seyir gösterebilir. Azalmış cinsel istek ise yeterli cinsel uyarı olmasına rağmen cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması veya hiç olmaması, cinsel arzu duyulmaması durumudur. Kısaca yeterli cinsel uyarının varlığına rağmen cinsel aktivitenin azlığı veya yokluğu, “cinsel soğukluk” olarak tanımlanmaktadır.

    Şüphesiz ki dönem dönem bu tür cinsel sorunlar herkeste görülebilir, ancak normal olmayan cinsel isteğin uzun süreli var olmaması durumudur. Yalnız bedensel ve psikolojik sağlığın değil, kişilerin yaş, meslek, kültür düzeylerinin, bilgi, beceri ve deneyimlerinin, korku, endişe ve üzüntülerinin, inançlarının, sosyal durumlarının ve duygularının da cinsel arzuyu etkilediğini unutmamak gerekiyor. Bu nedenle cinsel isteği değerlendirirken kültürel, sosyal, dini, psikolojik, bedensel bütün etkenler gözden geçirilmelidir.

    Cinsel isteksizlik, sanıldığından çok daha yaygın olmasına rağmen giderek daha fazla oranda kanıksanmakta. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilmekte ve nedeni de çoğunlukla psikolojik kökenli olmaktadır. Erkekler, görsel fotoğraf ve video gibi cinsel içerikli materyalden çok etkilenirken, kadınlar ise çoğunlukla romantik bir ortamdan ve sözel ifadelerden daha çok etkilenmektedir. Cinsel isteksizlikle başvuran kadınlarda bir şekilde cinsel haz ya çok zayıftır, ya da ortaya çıkmaz. Bütün bunların sonucunda orgazm da çoğunlukla yaşanmaz. Aynı şekilde cinsel isteksizliği olan erkeklerde de sertleşme ve boşalma bozuklukları görülebilir. İsteksizliği olan erkek, sevişme sırasında konsantrasyonunu daha sık ve çabuk yitireceğinden sertleşme kaybı ya da boşalma sorunu yaşayabilir.

    Toplumumuzda, cinselliği isteyen, arayan, başlatan, bundan haz alan, orgazm olan, sevişmeye aktif olarak katılan kadınlara hala iyi gözle bakılmayacağı inancı yaygındır. Dolayısıyla cinsel isteğinin yeterli olmadığından yakınan ve tedaviye başvuran kadınlara da önyargıyla yaklaşılacağı korkusu mevcuttur. Bu nedenle tedavi için cinsel isteksizliğin altında yatan nedenleri dikkatle incelemek gerekiyor. Tedavi, kesinlikle bireye ve/veya çifte özgü olmalı, isteksizliği doğuran nedene göre (fiziksel, psikolojik, ilişki sorunları, bağlanma ve yakınlaşma korkusu, eğitim eksikliği ve cinsel mitler vs.) değişkenlik göstermelidir. Bu durumda eğer üstesinden gelemeyeceğiniz boyutlara ulaştı ise sorununuz, vakit kaybetmeden tecrübeli bir cinsel terapiste başvurmanızı öneriyorum.

    Unutmayınız ki cinsellik; rahatlamış ve gevşemiş bir halde, sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme, bir şekilde boşalabilme sanatıdır.

  • Evlenecek olan çiftlere öneriler

    Öncelikle, evlilikteki korunma oldukça önemli bir konudur. Bu dönemde sık sık ilişki olduğu için korunma yönteminin de koruyuculuğu yüksek, etkin bir metod olması gerekir. Ancak bu dönemde her türlü korunma yöntemi uygun olmayabilir ve hastalar tarafından da kabul görmeyebilir. Kadınlar. Bu dönemde, en kolay ve etkin yöntem, doğum kontrol haplarıdır.

    Ama bunu da genç evliler pek kabul etmiyorlar ve bunun sebebini de şöyle açıklıyorlar: Doğum kontrol hapları kilo aldırıp, selulite neden oluyor. Sinirlilik ve mide bulantısı yapıyor gibi… Aslında başlangıçta yeni evli çiftlerin en çok tercih etmeleri gereken yöntem doğum kontrol haplarıdır. Evlilik hayatına adapte oluncaya kadar ve eşlerin birbirini cinsel yönden tanıyıncaya kadar, gereken kısa bir sürede kullanılabilecek en uygun yöntemdir. Örneğin 2-6 ay arası kullanılabilir. Daha sonra da tekrar jinekologlarına danışıp şartlarını tekrar gözden geçirip yeni bir yönteme geçilebilir. Takvim metodu ve prezervatif bir arada kullanılabilir.

    Düzgün adet gören kadınlarda takvim metodu uzun süre yan etkisiz ve zararsız olarak kullanılabilir. Korunulması gereken günlerde de ya prezervatif ya da geriye çekilme yöntemi uygulanabilir. Son zamanlarda geliştirilen kola takılan kapsüller de birçok hasta tarafından merak edilen bir yöntemdir.

    Yan etkisi yok denecek kadar azdır. Fakat adet görmemeye neden olduğu için bazı hastalarda tereddüte neden olmaktadır. Ayrıca spermisit jeller, fitiller de korunma yöntemi olarak kullanılabilir. Ancak Türkiye’de pek tercih edilmemektedir. Zaten fazla kullanılmadığı için de fazla alternatifleri geliştirilmemiştir.

  • İlk gece ve yanlış bilinenler!

    Arkadaşlardan veya aileden öğrenilen, kızlık zarının yırtılmasının bazen çok güç olduğu, hatta bazen yırtılma sırasında şiddetli kanamaların olabileceği gibi yanlış bilgiler halk arasında yaygındır. Doğru olan ise korkulmaması gerektiğidir. Kızlık zarı herhangi bir anatomik bozukluk olmadığı sürece az bir ağrı hissetmeyle kolayca yırtılır. Zaten çok zorlama ve ağrı olduğu takdirde daha fazla zorlamadan ertesi gün bir doktora gidilmesi gerekir.

    Bazen aşırı korku ve panik, vaginismus denen kasılma hastalığına sebep olabilir. Vaginismus ise tedavisi oldukça zor bir durumdur. İlk gece olan, kadınlardaki korku ve paniğin bir benzerini de erkekler ‘erken boşalma’ olarak yaşayabilirler. Aslında doğru olan evlilik adayı çiftlerin birlikte bir jinekoloğa gidip danışmaları ve sorularına doğru kaynaktan cevap almalarıdır.

    Çünkü eş, dost, akraba ve arkadaşlardan edinilen bilgilerin bir kısmı yanlış deneyimlerin sonucu olabilir ve yanlış yorumlamayla aktarılabilmektedir. Hatta bazı kitap, dergi ve yayın organlarından elde edilen bilgilerin yine de bir uzmana danışılarak özümlenmesi gerekir.

    Evlilik öncesi genç kızların mutlaka tam bir sorgulamadan sonra dikkatli bir şekilde muayene edilmesi ve varsa bir anatomik bozukluk veya psikolojik korku, panik halinin ortaya çıkarılması gerekir.

  • Vajinismus nedir? Tedavisi nasıldır?

    Cinsel birleşme sırasında kadında vajen kaslarının istemsiz kasılarak cinsel birleşme olanağına kendini kapatması durumudur. Kasların kasılmasının önüne geçilememektedir. Vajinismusu genel olarak tanımladığımız zaman fiziksel bir engel olmamasına (Anatomik olarak normal) rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi,kendini kasması olarak tanımlanmaktadır. Kasılmalar, kadının kontrolü dışında oluşur. Vajinanın girişindeki kasların kasılmasının yanında tüm vücutta bir kasılma , endişe, korku ve panik hali olur, ve kadın bacaklarını sıkıca kapatır. Vajinusmuslu kadınların bazıları ise kızlık zarlarının çok kalın olduğuna ve bu yüzden ilişkiye giremediklerine inanırlar ve de eşlerini de inandırırlar, sorunun kızlık zarının ortadan kalkmasıyla çözüleceğine inanan çift, bir kadın doğum uzmanına giderek , anestezi ile kızlık zarlarını ameliyatla açtırırlar, ama bu da çözüm getirmez ..Aslında gerçek vajinusmusta bunun yeri yoktur. Vajinusmus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu doktora muayene olamaz, tıpkı ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya kapılır. Son zamanlarda vajene botox uygulamaları yapılmış ve vajen kasının kasılması engellenmiştir.Gerçek vajinismuslularda bu yaklaşımda çözüm sağlamammaktadır.Geçici çözüm yolu olarak kullanılmaktadır. Bu tip sıkıntılı kişilere sakinleştirici ilaç, antidepresan ilaç vermekle bu sorun çözülmez, aksine bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir sorun olan cinsel isteksizlikte sıkıntıya eklenmiş olur. Kas gevşeticiler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep hüzün ile sonuçlanır. Çok kolay tedavi edilebilen bir sorun olan vajinusmus bu tip yanlış bilgi ve denemelerle büyür. Kadında sıkıntı, gerginlik başlar, kendisinde eksiklik olduğu duygusu ile suçluluk duymaya başlar, Ümitsizlik ve karamsarlığa düşer , bunalımlar yaşayabilirler. Cinsel ilişki ile ilgili kaygı ve korkular yanlızca kadınlarda olmaz bazı erkeklerde de bu olabilir.Kadınlar için bunu anlamak veya hissetmek çok zordur çünkü onlar kendi problemlerine vede çözümlerine odaklanmışlardır. Vajinismusun nedenlerinde çocukluk çağından kalma korkuların,suçluluk,ayıp,günah duygularının yeri büyüktür.Korkular en çok ,kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme ,parçalanma korkularıdır.Ayrıca gebe kalma korkuları da önemlidir.

    Bunların yanında;

    -Eksik yada yanlış cinsel bilgi
    -Erken travmatik yaşantılar
    -Eşler arasındaki iletişim biçimi
    -Cinsel iletişim sorunları
    -Performans kaygısı
    -Kızlık zarını yitirme korkusu
    -Otoriter baba
    -Baba kız ilişkisindeki güçlükler
    -Cinselliği aşağılayan aile olabilmektedir.

    Kişiler bu sorunla başa çıkabilmek için kendince çözüm yolları bulurlar.Bunlar arasında çok sık cinsel ilşkide bulunmaya çalışma yada cinsel ilişkiden kaçınma davranışları olabilmektedir. Tabi ki bu durum sorunu daha da karmaşıklaştırır ve içinden çıkılamaz bir kısır döngü oluşur.Sonuçta evliliklerin bitmesi bile söz konusu olabilir. Cinsel uyum yalnızca cinsel organların birleşmesi demek değildir.Aslında cinsel uyum,genel uyumun bir parçasıdır ve bir çok karmaşık ruhsal olayları içerir.Eğer eşlerin genel uyumları ile ilgili sorunları varsa tabi ki bu durum cinsel uyumlarını da etkiler. Bu sebeple vajinismus tedavisinde öncelikle bu sorunları keşfedip,farkına varmak gerekir.Bazı vakalarda sadece bu sorunları keşfetmek ve terapisini yapmak vajinismus sorununu tamamen çözmektedir. Vajinismus tedavisinde bilişsel davranışçı terapilerin yanında hipnoz tekniği kullanılır.Buradaki amaç,kişinin korkularının ve kaygılarının ilk önce düşüncede aşılmasını sağlamaktır.Çünkü,vajinismusun temelinde olumsuz cinsel düşünceler vardır.Bunların keşfinde ve tedavisinde hipnoz kullanılır.Kişi bu sayade kendini,cinsellikle ilgili düşüncelerini farkeder,onun yerine olumlu cinsel düşünceleri oluşturur. Bununla birlikte kişi rahatlama egzersizlerini öğrenir ve kasılmalarını kontrol edebilir hale gelir. Tabiki tüm bunların olabilmesi için kişinin inançlı olması ve iyileşmeyi gerçekten istemesi gerekir.