Kategori: Beyin ve Sinir Cerrahisi

  • Beyin kisti, araknoid kist nedir?

    Beyin kistleri, herhangi bir şikayetle doktora gidip de; beyin tomografisi çekilen bir insanın beyninde; tesadüfen karşımıza en sık çıkan lezyonlardır. Beyin kisti çok büyük bir sıklıkla aslında iyi huyludur ve hastanın beyninde çocukluğundan beri duruyordur. İşte beyinde tesadüfen tespit edilen bu iyi huylu kistlerin arasında, en sık rastlanan ise tıbbi adı ile araknoid kist. İçi beyin omurilik sıvısı (BOS) dolu bu boşluklar genellikle doğumdan beri mevcut olduğu gibi, kimi zaman travmalara ve menenjit gibi enfeksiyonla bağlı olarak sonradan da gelişebiliyorlar.

    Çok nadiren sara veya epilepsi hastalığına yol açabildiklerinde, ya da beynin o bölgesindeki işlevini bozduklarına karar verildiğinde; aynı hidrosefali hastalığında olduğu gibi, takılan bir şant ameliyatı yolu ile tedavi edilmeleri gerekiyor. Herhangi bir şikayete yol açmayanlar ise, huy değiştirme olasılığına karşı beyin cerrahları tarafından belli zaman aralıkları ile takip ediliyor. Eğer zaman içinde büyürlerse veya hastanın sinir sistemi muayenesinde bazı önemli bulgulara yol açarlarsa yine ameliyat yapılıyor. Tabii ki böyle bir kistin varlığını, hastanın başvurduğu hekimlere bildirmesi de çok önemli bir detay.

  • Beyin tümörü cerrahisinde çağdaş yöntemler

    Aynı açık denizde uydu yardımıyla yön bulma sistemi olan GPS gibi, artık yaygın şekilde kullanılan “Nöronavigasyon” sistemi; ameliyat öncesi elde edilen görüntülerin ameliyat odasında canlı ve 3 boyutlu olarak sanal ortamda yeniden oluşturulması yoluyla, beyin cerrahının o an beynin neresine dokunmakta olduğunu ekranlarda görebilmesini sağlamaktadır. Bu sistem sayesinde mesela, beyindeki çok sayıdaki küçük tümörlerin hepsi birden güvenli bir şekilde, yani hastaya fazla zarar vermeden mikrocerrahi ile çıkarılabilmektedir.

    Ultrasonik aspiratör (CUSA) cihazı ile, ameliyat sırasında ses dalgaları sayesinde; sadece tümör dokusunun parçalanması, ama normal beyin dokusuna ve damarlara zarar verilmemesi sağlanabilmektedir. Yine kafatası kemiğini yerinden kolayca çıkaran çok yüksek devirde dönebilen elmas uçlu matkap (TUR motoru) ve testereler, tümörü çıkarma evresinde cerrahın görüşünü kırk kat artırabilen ameliyat mikroskobu, bir köşenin arkasını görmemizi sağlayan beyin endoskopları, ameliyat sırasında tümörü görüntülemekte kullanılan ultrasonografi cihazı gibi modern tıbbın en son teknolojileri sayesinde günümüzde beyin ameliyatları yüksek başarı oranları ile yapılabilmektedir.

  • Yaşlılardaki omurga eğrilikleri

    Kimi zaman eskiden geçirilen kazalara, kimi zaman kireçlenmeye, kimi zaman da romatizmal hastalıklara bağlı olarak yaşın artmasıyla birlikte ortaya çıkan yaşlılık skolyozlarıdır. Bu hastalık bazen bazı romatizmal hastalıkların takibi sırasında fark edilebildiği gibi, bazen sadece ağrı ve aşırı kiloya yol açan nedenler incelenirken de ortaya çıkarılabilmektedir.

    Bu hastalardaki asıl sorun kozmetik kaygılardan çok; sinir sıkışmasına bağlı ağrılar ve omurilik kanalındaki daralmaya, yani dar kanala bağlı yürüme güçlükleridir. Söz konusu hastalara yapılacak ameliyatların temel önceliği omurgadaki eğriliğin düzeltilmesinden çok; bası altındaki sinirlerin rahatlatılması yani dekompresyon olmalıdır. Bu esnada omurganın dinamiğini düzeltmeye yönelik bazı enstrümanlar, halk arasındaki tabiriyle platin de kullanılabilir.

  • Vertebroplasti

    Vertebroplasti operasyonu olgusu:

    Hastam 92 yaşında. 1 ay öncesine kadar eviniçinde kendi ihtiyaçlarını görebilir iken düşme sonrası şiddetlenen sırt ağrısı başlamış. Yatakta hareketsiz kalan ve oturamayan hastaya çekilen sırt MR tetkikinde 12. sırt omurunda kırık tespit ettim. Lokal anestezi ile uyguladığım vertebroplasti sonrası ertesi sabah mobilize edilen hastamı şifa ile taburcu ettim.

    Hastalarımızın yaşına bakmaksızın ve genel durumları ne kadar kötü olursa olsun, omurganın osteoporotik kırıklarında ağrıyı kesmede uygulanabilen vertebroplasti operasyonu mucizevi sonuçları ile günümüz tıbbında en etkili yöntemdir.

  • Kifoz

    Omurganın yandan bakıldığında ortaya çıkan ve halk arasında “Kamburluk” denen arkaya doğru olan eğriliğinin artmış olma halidir. Aslında omurganın sırt kesimine gelen bölümünde kamburluk, yani açıklığı öne bakan bir eğrilik tüm normal insanlarda vardır. Tabii omurganın boyun kısmında ve bel kısmındaki normal çukurluklar, yani açıklığı arkaya bakan eğriliklerinin önce düzleşip, sonra tersine dönmesi ile de kamburluklar ortaya çıkabilir.

    İşte kimi zaman bu eğriliğin verdiği estetik ve psikolojikrahatsızlık, kimi zaman söz konusu eğriliğin akciğeri sıkıştırmasının yol açtığı şikayetler, bazen de eğriliğe bağlı olarak ortaya çıkan ağrı ve de omurgadaki eğriliğin omurganın dinamik hareketlerini bozması nedeni ile gelişen ekstra bozukluklar nedeni ile bu hastaların kamburluklarının; tabii ki deneyimli bir cerrah tarafından yapılacak bir ameliyatla düzeltilmesi gerekebilir.

  • Beyin ödemi

    Beyin kapalı bir kemik kutu içindeki bir organ olduğu için, herhangi bir nedenle şişecek olursa; ortaya çıkan tablo kolumuz veya bacağımız şiştiğindeki gibi olmaz. Şişen beyin kendi kendini ezmeye başlar, hatta kendisine oksijen getirip yaşamasını sağlayan damarları bile kapatabilir. Tabii ki bu durum beynin oksijensiz kalmasına sebep olacağı için, tabloyu iyice kötüleştirebilir.

    Modern tıbbın karşısında çaresiz kaldığı en önemli sorunlardan biri işte bu beyin ödemidir. Çağdaş donanıma sahip yoğun bakımlarda uygulanan pek çok tedaviden henüz çok etkili sonuçlar alamamaktayız. Kimi zaman kafatasının kemiklerini çıkarıp, şişen beyne yer açmaya bile çalışıyoruz. Ancak burada asıl vurgulamak istediğim nokta, söz konusu bu çağdaş yöntemlerin uygulanmasında bir an bile geç kalınmaması gerektiğidir, yani hastanızın hemen en iyi yoğun bakım ünitesine ulaşması için elinizden geleni, ve derhal yapın.

  • Koma!

    Koma: Bir hasta kafa travması ile, kullandığı bazı ilaçlara bağlı olarak, beyninin bir nedenle şişmesine bağlı olarak veya vücudundaki biyokimyasal değişiklikler sonucunda komaya girebilir. Koma doktorlar tarafından derecelendirilir ve yine sağlık otoritesi tarafından derecelendirilmiş yoğun bakımlarda tedavi edilmeye çalışılır. Buralarda, komaya yol açan hastalığa bağlı olarak gerekli tüm tıp dallarından uzmanlar tarafından görülür ve tedavisi planlanır.

    Hasta komadan hiç çıkmayabileceği gibi, kimi zaman komadan çıksa bile halk arasındaki tabiri ile “Bitkisel Yaşam” denen durumda kalabilir. Bazı şanslı hastalar aylarca ve kimi zaman yıllarca devam eden rehabilitasyon süreçleri ardından bazı sekellerle yaşamak durumunda kalırlar. Çok daha şanslı olanlar ise komadan önceki tamamen normal olan yaşamlarına dönebilirler.

  • Kafa travması!

    İnsanın kafasına bir darbe nasıl gelir, ya bir kavgada- ya bir trafik kazasında- ya da düşme sonucunda. Ancak nasıl olursa olsun bu çarpmanın zarar verebilmesi için çok şiddetli olması gerekir. Çünkü insanın beyni 1 santimetreden daha kalın bir kemik örtü ile, yani kafatası ile korunmaktadır. Ancak söz konusu organ çok hassas olduğu için kafa travmaları ölümcül olabilmektedir.

    Acil servislere canlı olarak ulaşabilen hastalar yoğun bakımlara alınmakta; kimi zaman acil olarak, kimi zaman ise daha sonra ameliyat edilebilmekte, aylarca sürebilecek komada kalabilmekte ve çok uzun sürelerle rehabilitasyon yapılması gerekebilmektedir.

    Tüm bu çabalara karşın, bu hastalar hiçbir zaman eskisi gibi olamamakta, bazen bir takım sekellerle yaşamak zorunda kalabilmekte, sara hastası olup ömür boyu ilaç içmek zorunda kalabilmekte, kimi zaman bir takım kişilik değişiklikleri gösterebilmektedirler. İşte bu nedenlerle, çağdaş korunma yöntemleri olan emniyet kemeri, hava yastığı, kask kullanımı asla ihmal edilmemelidir.

  • Beldeki omurların diziliminin bozulması yani bel kayması!

    Burada kastedilen beldeki omurların diziliminin bozulması, yani adı üstünde; birinin öne veya arkaya kaymış olmasıdır. Bu hastalarda belin hareketliliği bozulduğu için bel ağrıları vardır. Söz konusu kayma çocukluktan beri süregelebileceği gibi, beldeki bir kırılmaya bağlı da olabilir. Tabii ki bu hastaların aşırı kilosu olması ve ağır işlerde çalışmaları olayın üstüne tuz biber ekecektir.

    Hastanın sadece MR ile değerlendirilmesi yeterli olmaz, mutlaka ayakta iken eğilip-doğrulurken röntgenlerinin ve bilgisayarlı tomografisinin (BT) çekilmesi gerekir. Ancak maalesef bu hastalardaki tek tedavi yöntemi, doktorlar arasındaki deyimiyle “füzyon, enstrümentasyon”, halk arasındaki deyimiyle ise “Platin Ameliyatı”dır.

  • Bizim için ilk değil ama dünyada bir ilk…

    Boyun Kırıklıkları: Son yıllardaki gelişkin önlemlere bağlı olarak trafik kazalarında ölümler azalsa da; araçların hızlarının giderek artması ancak hava yastıklarının zorunlu hale gelmemiş olması sonucunda özellikle boyun kırıklarında bir artma ortaya çıktı. Ayrıca yaz aylarında sığ suya dalma sonucunda da benzer kırıklar oluşabilmektedir. Tabii bu kırıklarda omurilik ve sinirlerde zedelenme olması da hastanın durumunu ağırlaştırmaktadır. Bu yüzden siz siz olun, bu kırıkları tedavi eden ekipteki ortopedistlerin yanında mutlaka tecrübeli bir beyin cerrahının olmasını şart koşun.

    Bu hastalar genellikle kaza yerinde ölürler. Ancak ambulans hizmetlerinin yaygınlaşması ve eğitilmiş tıbbi personel sayısındaki artma sonucunda, olay yerinde doğru müdahalede bulunulan; yani boynuna doğru bir boyunluk takılan hastalara, artık hastanelerde ameliyat yapma şansı ortaya çıkmıştır. Ancak üst boyun omurgalarındaki, yani başla boynun bileşkesindeki kırıklara; ancak çok tecrübeli ellerde cerrahi uygulanabilmektedir. Buradaki kimi ameliyatlar dünyada ilk kez benim tarafımdan yapılabilmiştir.