Kategori: Beyin ve Sinir Cerrahisi

  • Bel ağrısı ve tedavisi,

    Bel ağrısı ve tedavisi,

    Bel ağrısı gelişmiş toplumlarda fonksiyonel yetmezlik ve sakatlık yapan en önemli nedenlerden biri olarak tanınmaktadır. Tüm insanların % 90’i hayatlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı ile karşılaşırlar. Bel ağrısı bütün yaş gruplarında % 20 – 30 arasında bir sıklık göstermekte ve ağrıya en çok 40 – 50 yaş grubunda rastlanmaktadır.

    Bel ağrısının nedeni sıklıkla ağır kaldırmak olmakla birlikte, gebelik, doğum, ağır ev işleri, yanlış yatak seçimi, geçmişteki düşmeler, çarpmalar, kazalar, yanlış oturma, hatta bazen yalnızca öksürmek, hapşırmak, ıkınmak bile olabilmektedir.

    Özellikle mekanik bel ağrılarında tedavi maliyetlerinin çok yüksek olmasının yanısıra, ağrının kronikleşmesinin hasta üzerindeki olumsuz etkileri çok önemlidir.

    Zorlanmadan kaynaklanan bel ağrıları (ciddi bel fıtığı olmayan) ilaç tedavisi, yatak istirahatı, fizik tedavi, sıcak uygulama, masaj gibi değişik yöntemlerle tedavi edilebilirler. Ancak bu yöntemlerin öncelikle hekime danışarak uygulanması gerekmektedir.

    Bel ağrısını önleme ve koruma bir bilgilendirme ve eğitim işidir. Kişilerin bellerini tanımaları, belin hangi hareketle nasıl zorlanacağını bilmeleri, bel ağrısına yol açan risk faktörlerini, egzersizlerin ağrıda nasıl etkili olduklarını, günlük yaşamda ağrıdan nasıl korunabileceklerini öğrenmeleri, uzun vadede ise bel ağrısına rağmen günlük yaşamlarına nasıl devam edeceklerini ve ağrı ile nasıl baş edebilecekleri anlamaları gerekmektedir.

  • Gergin omurilik sendromu

    Gergin omurilik sendromu

    Gergin Omurilik Nedir

    Omuriliğin omurgaya göre fazla büyümesiyle gerginlik oluşturmasıdır. Bu durum ortopedik açıdan şekil bozukluğuna neden olabilir. Kişinin hayat konforunu etkileyebilir.

    Gergin Omurilik Belirtileri

    Belde ağrı

    Bacaklarda ağrı

    Skolyoz (Omurga eğriliği)

    Reflekslerde azalma

    İdrar kaçırma

    Gergin omurilik tedavisi

    Hastalık emar ile teşhis edilebilir. Ameliyat ve erken teşhis hastalığın tedavisinde önemli standartlardır. Ameliyatta gergin olan filum terminale kesilip omurilik rahatlatılır.

  • Dizin dış kısmında sinir sıkışması (peroneal sinir tuzaklanması)

    Dizin dış kısmında sinir sıkışması (peroneal sinir tuzaklanması)

    Peroneal Sinir Sıkışması

    Dizin dış yanındaki bölgede sinirin bası altında ezilmesiyle oluşur. Bacakta duyu azalması veya hissin tamamen kaybolma durumu söz konusudur. Düşük ayak denilen bu durum hastalığın ciddiyetini de ortaya koyar.

    Düşük Ayak Belirtileri

    Topuğun yere basması olmaz, ayağın önüyle yere basmaya çalışılır. Tam basmada denge sağlanamaz, ayak yere takılır. Ayak boşluğa düşermiş gibi olur. Yürümede bozukluk, ayakta şekil bozukluğu olabilir.

    Dizin Dış Kısmında Sinir Sıkışması Tedavisi

    Sinir sıkışmasının seviyesine göre tedavi yöntemi belirlenir. Kendiliğinde düzelme olma ihtimali vardır. İlerlemiş sıkışmalarda ameliyat gerekebilir. Dizin dış kısmında oluşan sıkışıklık ve bası yapan dokular gevşetilir.

  • Dirsekte sinir sıkışması (ulnar oluk sendromu)

    Dirsekte sinir sıkışması (ulnar oluk sendromu)

    Dirsekte Sinir Sıkışması

    Dirseğin bükülmesi sonucu ulnar sinir gerilir ve sıkışır. Bu duruma dirsekte sinir sıkışması denir. Elini başının altına koyarak uyuyan ve dirseklerini dayayarak çalışmak zorunda kalanlarda daha sık görülür.

    Dirsekte Sinir Sıkışması Nedenleri

    Dirsekte eskiden olan kırık veya çıkıklar

    Dirsekte kireçlenme olması

    Dirseğin uzunca süre bükülmesine sebep olan meslekler

    Dirsekte Sinir Sıkışması Tedavisi

    Rahatsızlığın erken dönemlerinde tanı konulduysa ameliyatsız dirsekte sinir sıkışması tedavi yöntemleri uygulanabilir. Şikayetlere neden olan pozisyonlardan kaçınmaya teşvik edilmesinin yanı sıra ilaç tedavisi de yapılabilir. Hastalık ileri seviyedeyse dirsekte sinir sıkışması ameliyatı yapılır. Ameliyat genellikle narkozsuz yapılır. Hasta çoğunlukla aynı gün taburcu edilir.

  • Kifoz (kamburluk)

    Kifoz (kamburluk)

    Kamburluk olarak da bilinen kifoz, omurganın öne doğru eğilmesiyle meydana çıkan bir hastalıktır. İnsan omurgasında yandan bakıldığında anatomik olarak birbirini izleyen ters eğrilikler (boyunda, sırtta, belde ve leğen kemiğinde) bulunur.

    Kifoz hastalık olarak en çok sırt bölgesinde görülür. Bu bölgede normal kifoz açısının üst limiti 50 derece olup bu dereceyi aştığında hastalık düzeyinde kifozdan söz edilir.

    Kifoz hastalarına yandan bakıldığında baş vücuda göre önde izlenir. Sırta yandan bakıldığında kifoz çıkıntısı fark edilir. Bazı hastalarda bel çukurunda bir artış da görülebilir. Bu değişiklikler çoğu hastada üzerinde elbiseler olduğunda fark edilemez. Dolayısıyla hastanın soyunuk iken değerlendirilmesi en doğrusudur. Genelde aileler çocuklarındaki kifozu yazın deniz ve havuz aktivitelerinde fark ederler.

    Duruş bozukluğu zaman içinde esnekliğini yitirebilir. Zaman içinde koltuğa yığılarak kambur oturmaya ve kambur yürümeye bağlı olarak omurgadaki bazı bağlar kısalarak kifoz hastalığına dönüşebilir. Çaba sarf etseler de dik duramazlar. Bu kifoz hastalığına dönüşüm olarak düşünülebilir.

    Kifoz Belirtileri

    Başlıca şikayet kozmetik olup sırta yandan bakıldığında eğrilik göze çarpar. Bazı hastalarda orta dereceli sırt ağrısı, omurgada sertlik ve kas kısalıklarına bağlı genel yorgunluk hali kifozun ek belirtileridir. Konjenital kifoz ya da omurga kırığına bağlı kifozlarda başka sebeplere bağlı ağrı görülebilir.

    Kamburluk Tedavisi

    Kifozun önlenebilmesine yönelik egzersizler genelde duruş bozukluğuna bağlı kifoz ya da erken dönemde Schuerrmann kifozu için geçerli olabilir. Kısa olan karın, göğüs ve bacak kaslarının uzatılması; omurga çevresi kasların güçlendirilmesi ana prensiplerdir.

    Kamburluk Ameliyatı

    Eğimin çok arttığı hastalarda (75 derece ve üstü) cerrahi tedavi tercih edilir. Cerrahi ile kamburluk düzeltilir ve eğikliğin ilerlemesi durdurulur.

  • Skolyoz ve nedenleri

    Skolyoz ve nedenleri

    Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir.

    Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur. Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğüdür. Fakat bunun sebebi henüz bilinmemektedir. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla sekiz kat fazla görülmektedir. Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmektedir.

    Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir.

    Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir. Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.

  • Sinir sıkışması

    Sinir sıkışması

    Karpal Tünel Sendromu

    3 tane sinir el kaslarının çalışmasını ve eldeki duyuların hissedilmesini sağlar. Median sinir bunların en büyüğüdür. El bileğinden avuç içine bir tünel içinden ulaşır. Median sinir bu tünelde sıkışırsa içeride basınç artar, tünel daralır ve karpal tünel sendromu oluşur. Karpal tünel sendromunun diğer adıel bileğinde sinir sıkışmasıdır.

    Karpal Tünel Sendromu Kimlerde Görülür?

    Ellerini sürekli kullanarak iş yapanlarda çok görülür. Ev işi yapanlar, dantel işleyenler, bilgisayar kullananlar, müzik aleti çalanlar buna örnektir. Şeker, hipotroidi, romatoid artrit gibi hastalıkları olan kişilerde karpal tünel sendromu riski yüksektir. Ayrıca aşırı kilolular da risk altındadır.

    Karpal Tünel Sendromu Belirtileri

    Elde güçsüzlük

    Eldeki erken yorulma belirtileri

    Parmaklarda karıncalanma hissi

    Karpal Tünel Sendromu Tedavisi

    Ameliyatsız Karpal Tünel Tedavisi: Tedavi yöntemlerinin ilk aşaması cerrahi dışı yöntemdir. Bilek hareketlerinde kısıtlama, ilaç kullanımı dinlenme, çeşitli fizik tedavi uygulamaları bunlardan bazılarıdır. Ancak bu yöntemler hastalığın erken döneminde faydalıdır.

    Karpal Tünel Sendromu Ameliyatı: Eğer hastalık ilerlemişse tedavi cerrahidir. Cerrahi önerilen hastaların ameliyattan kaçmaları durumunda sinirlerde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelebilir. Nispeten kolay bir ameliyattır. Tünelin gevşetilmesi esastır. Kısa süren ameliyat sonrasında hastalar genellikle aynı gün evlerine dönebilirler.

  • Hidrosefali, belirtileri ve tedavisi

    Hidrosefali, belirtileri ve tedavisi

    Hidrosefali Nedir?

    Anlaşılır bir tanım yapmak gerekirse kafa içindeki su miktarının artmasıyla kafanın büyümesine hidrosefali denir. Kafanın içinde ventriküller (karıncık) vardır. Kafamızın içinde arttığını söylediğimiz su aslında beyin – omurilik sıvısıdır. Birçok işlevi olan bu sıvının en önemli görevi şiddetli çarpmalarda beyni korumaktır. Ayrıca bu sıvılarda tıpkı kanda olduğu gibi besleyici maddeler de vardır. Yan karıncıklardaki beyin – omurilik sıvısı beynin ortasındaki karıncığa akar ve oradan da daha ince olan bir kanaldan dördüncü karıncığa gider. Omuriliğin merkezine kadar bu akış devam eder. Dördüncü karıncıktan çıkan beyin – omurilik sıvısı omuriliğin ve beynin çevresinde dolaştıktan sonra beyin yüzeyindeki toplardamarlara emilerek geri döner. İşte, karıncıkların genişlemesi sonucu beyin – omurilik sıvısının basıncının ve miktarının artması hidrosefali hastalığını meydana getirir.

    Hidrosefali Belirtileri (Bebeklik döneminde)

    Kafanın büyük olması

    Huzursuz olmak

    Sürekli uykulu hal

    Beslenmedeki bozukluk

    Kusma

    Gözlerdeki batan güneş görünümü

    Bıngıldaktaki kabarıklık

    Bunların dışında baş ile göğüs arasındaki uyumsuzluk, erken doğan bebeklerde kafada patlama tarzı büyümeler de hidrosefalinin belirtileri arasındadır. Muayene sırasında bebeğin başını zor kontrol edebilmesi gözlenebilir. Hidrosefali hastası olan çocuklarda bazen baş ağrısı, yürüme bozukluğu, derslerde düşüş gibi gözlemler de dikkat çeker.

    Hidrosefali Tedavisi

    Hidrosefali Ameliyatı: Fazla sıvının vücudun başka yerine gönderilmesine yönelik uygulamalar yapılır. 3.ventrikülostomi, şant ameliyatlarını bunlar içinde sayabiliriz.

  • Beyincik sarkması nedir?

    Beyincik sarkması nedir?

    Doğumsal bir hastalık olan beyincik sarkması beyinciğin alt bölümünün omuriliğin başladığı kanalın içine sarkması durumuna denir. Sarkmanın derecesi (boyutu) önemlidir. Chiari hastalığı da denir. Teşhis edilmesi zor olan bir hastalıktır. Genelde boyun emarı sonucu tesadüfen tespit edilir. Az teşhis edilmesi az görüldüğü kanısına vardırır ancak öyle değildir. Tetkiklerin iyi incelenmesi gerekir; çünkü ciddiye alınması gerekilen, önemli bir hastalıktır.

    Beyincik Sarkması Belirtileri

    Beyincik sarkması genellikle erişkinlik döneminde belirti verir. Çünkü bu dönemde bası artar ve şikayetlere yol açar. Kollarda yanma tarzında ağrı ve uyuşma, sıcak soğuk ayrımı yapamama gibi bulguları vardır.

    Beyincik Sarkması Ameliyatı

    Omurilik içerisinde kist varsa ameliyatla tedavi etmek gerekir. Baş ve boynun birleştiği noktadan yaklaşarak sıkışıklık rahatlatılır.

  • Omurilik tümörü nedir?

    Omurilik tümörü nedir?

    Omurilik tümörlerinin tanı ve tedavisinde kolaylık sağlamak için yerleşim yerine göre sınıflandırma yapmak önemlidir. Omurilik tümörleri ekstradural, intradural ekstramedüller ve intradural intramedüller olarak 3 gruba ayrılır. En çok ekstradural tümörü karşımıza çıkarken sırasıyla intradural ekstramedüller ve intradural intramedüller tümörler görülür.

    Omurilik tümörlerinin tedavisindeki başarı oranı ilerleyen teknolojiyle birlikte tıbbi olanakların artması ve özellikle mikrocerrahi yöntemlerin gelişmesiyle önemli seviyede arttığını söyleyebiliriz.

    Omurilik Tümörü Belirtileri

    Sırt ve bel bölgesindeki yerleştiği yere göre belirti verir

    En önemli şikayet ağrıdır. Genellikle sırtta ağrı oluşur

    Boyun bölgesinde tümör varsa kollarda ve bacaklarda güçsüzlük, uyuşma oluşabilir.

    Bel ve sırt bölgesinde tümör varsa sadece bacaklarda güçsüzlük, yürüyememe ve uyuşma gibi durumlarla karşılaşılabilir.

    İdrar kaçırma, büyük abdest tutamama sorunuyla karşılaşılabilir.

    Erkeklerde iktidarsızlık durumu söz konusu olabilir.

    Omurilik Tümörü Nedenleri

    Omurilik tümörlerinin nedeni tıpkı diğer tümörlerde olduğu gibi tam olarak bilinmiyor. Genetik etmenler, radyasyon, virüsler risk faktörüdür. Diğer organlardan sıçrama ihtimali omurilik tümörlerinde yüksektir.

    Omurilik Tümörü Tedavisi

    Omurilik tümörlerinin tedavisinde tümörün yeri ve tipine göre tedavi yöntemine karar verilir. Cerrahi tedavi, radyoterapi, kemoterapi bu yöntemlerden bazılarıdır.

    Omurilik Tümörü Ameliyatı

    Genellikle omurilik tümörlerinde tedavi yöntemi cerrahidir. Mikrocerrahi yöntemle omurilik zarı içerisindeki, eğer çok yayılmamışsa omurilik içerisindeki iyi huylu tümörler çıkarılabilir. Omurilik zarının dışındaki tümörler genellikle metastatiktir. Bunlar omurgada kırıklara, güçsüzlüğe ve ağrıya sebep olabilir. Özellikle omurga tutulumu olan kanserli hastalarda ameliyatın amacı tümörü çıkarmak yerine hastanın konforlu hayatını sürdürmesini sağlamaktır.

    Omurilik Tümörü Radyoterapi Tedavisi

    Omurilik tümörleri radyasyona duyarlı oldukları için ameliyattan öncesi ya da sonrasında radyoterapi tedavisi uygulanır.

    Omurilik Tümörü Kemoterapi Tedavisi

    Diğer tedavi yöntemlerini desteklemeye yönelik olan kemoterapi tedavisinde tümörün küçültülmesi amaçlanır.