Yazar: C8H

  • Baş ağrıları ve migren

    Baş ağrıları 2 ana gruba ayrılmakta,Birincil(primary) ve İkincil(secondary);

    Birincil( primary) baş ağrıları, başka bir patoloji ile ilgili olmadan , kendi kendine oluşan baş ağrılarıdır.4 ayrı kategoriye ayrılmakta;

    a) Migren(%35)

    b) Gerginlik başağrısı( Tension- type headache %60)

    c)Küme baş ağrısı( Cluster headache) ve başka trigeminal otonom baş ağrıları( cephalalgias) yüz ve beyindeki parasempatik nedenlerden etkilenerek ortaya çıkar.

    d) Öksürük sonrası başağrısı( max. Yarım saat sürer)

    Spor sonrası baş ağrısı ( halterci baş ağrısı)

    Sex sonrası baş ağrısı( cinsel ilişkiyle başlayan ve orgazm da şiddetlenen)

    Hipnic baş ağrısı( Hastayı uykudan uyandırıp, 5 dakika – 48 saat sürebilir) Hypnic baş ağrısını adlandırmak için bu belirtilerin en az ikisi olmalı. Atağın ayda 15 den fazla olması enaz 15 dakika uyandıktan sonra devam etmesi, ilk kez 50 yaştan sonra ortaya çıkması.

    a ) MİGREN

    Uluslararası baş ağrısı camiasına göre (International Headache Society), Migrenin teşhis ve sınıflandırılmasında 7 alt grup vardır;

    a.1) Rayic olan Migren,( Common Migren), aura sız migrendir, yani baş ağrısı var ama görme bozukluğu vs…. yok

    a.2)Klasik Migren, Aura ile beraber olan Migrendir. Bazen sadece Aura olabilir( baş ağrısı olmadan), hafif migren tipi olmayan baş ağrısıdır. Bu grupta’’ Familial hemiplegic migraine’’ ve ‘’ sporadic hemiplegic migraine’’ da yer almakta. Hastanın migren ve aura yanı sıra motor tek taraflı felç yaşanır. Eğer yakın akrabalarda aynı öykü varsa ‘’ familial ‘’ bu öykü yoksa ‘’ sporadic’’ denir.

    Bu grupta 3. tip migrenden yani ‘’ basiler- type migraine’’ den de bahsetmek gerekir.Bu hastalarda baş ağrısı ve auranın yanı sıra konuşmakta güçlük, baş dönmesi, kulak çınlaması(zil sesi duymak gibi) şikayetler ortaya çıkar( Brainstem belirtileri) ama motor güçsüzlük olmaz.

    a.3) Renital migren , tekrar olan görme bozukluğu, belli bir görme alanında bulanıklık, geçici tek taraflı körlük, baş ağrısıyla bir arada görülür. Bu grup hastalarda baş ağrısı hamleleri arasındaki periodlarda göz muayenesi tamamen normaldir.

    Bu hastalarda geçici ani tek taraflı körlüğün ( amaurosis fugax) başka nedenleri, yani’’ optic neuropathy’’ ve ‘’karotid dissection ‘’ kesinlikle ekarte olmalıdır.

    a.4 )Komplikasyonlu Migren :

    ● Kronik migren- migren baş ağrısı en az 3 ay boyunca 1 ayda 15 gün veya daha fazla sürerse kronik migren denir.( aşırı migren ilacı kullanımından sonra tablo oluşabilir) Çoğu zaman aurasız migren ( common migrenin) episadları kronik migrene dönüşebilir.

    ●Status migrainosus- 72 saatten fazla süren migren baş ağrısı hamlesine denir.Baş ağrıları şiddetlidir.( aşırı migren ilacı kullanımından sonrada aynı tablo oluşabilir) teşhis için bu durumu ekarte etmek lazım.

    ● Aura şikayetlerini ( görme bozukluğu, bulantı) biri veya birkaçı 1 haftadan fazla devam eder ama beyin enfaktusu belirtileri bulunmaz, nadir görünür.

    ● Aura şikayetlerinin biri veya birkaçı, beyin enfaktusuyle ( Ischaemic brain infarction) bir arada görülür.

    ●Migrenin aura sırasında 2 saat sonra nöbet hamlesi (seizur) eklenmesidir. Migren ve epilepsy ( sara) beyinde , kriz ile ilgili( paroxysmal) bozukluğun örnekleridir.Bu iki durumun bir arada görükmesi ‘’ migralepsy’’ adını almakda.

    a.5) Çocukluk çağında bazı periodik sendromlar çoğu zaman migrenin habercisi olabilir. Çocukta kusma nöbetleri, karın ağrısı hamleleri (abdominal migraine) ve baş dönmesi hamleleri şeklinde.

    Migrende bulgu ve şikayetler:

    Her hastada fark göstermektedir. Migren hamlesi bu 4 fazdan oluşmakta ama tüm hastalar aynı şikayetlerden yakınmazlar;

    1) Prodrome Fazı- Baş ağrısı atağından saatler veya günler önce görülür, uykulu olmak, özel yiyecek arzusu( mesela çikolata) kaslarda özellikle boyunda gerilme, kulaklarda sıcaklık hissi, ishal yada kabızlık, idrara çıkmada artış.Bir çok hasta bu belirtilerin ortaya çıkmasından migren atağının yakınlaşmasını anlayabilir.

    2) Aura Fazı- Migrenli hastaların %20-30 gözlenen bu faz 5-20 dakikada ilerler ve genelde 1 saatten az sürer.Baş ağrısı atağı çoğu zaman aura fazının bitmesinden 1 saat sonra başlar( bazen auradan saatler sonra başlayabilir) .Aura belirtilerinin en yaygını görme bozuklukları dır( visual aura).Mesela beyaz, siyah veya renkli ışıklar görme (photopsia), bulanık görme alanı vs…. Aura somatosensory de olabilir , bu da kendini ellerde , ayaklarda ve aynı tarafın burun- ağız kısmında iğne batırılma( paresthesia) hissi gibi gösterir.parestezi (iğnelenme hisi) kola ve yüze (dudaklar ve dile) yayılabilir. Aura fazın başka semptomları , ses duyusu ve koku duyusunda halüsinasyon gibi orataya çıkabilir( migrainous deliria- oliver sacks)

    3) Ağrı Fazları: Tipik migren baş ağrısı, tek taraflı, zonklayıcı orta derece veya şiddetlidir, ve genelde aktiviteyle kötüleşir.Bu şikayetler sabit olmayabilir , ağrı iki taraflı başlayıp sonra tek taraflı veya tam tersi olabilir, ataklar yer değiştirebilir,Ağrı 4 saat- 72 saate kadar büyüklerde ve 1 saatten -48 saate kadar çocuklarda sürebilir, atakların aralığı çok değişken olabilir( hayat boyu birkaç hamleden, haftada birkaç hamleye kadar) ama genelde ayda 1-3 baş ağrısı atağı görülür. Ağrı fazında % 90 bulantı olur ama sadece 1/3 kusma görülür, ışıktan ve sesten rahatsız olmak çok yaygındır. Şakak kısmındaki damarlarda sertleşme ve baş dönmesi olabilir.

    4) Postdrome Fazı;

    Baş ağrısının bitmesinden sonraki faza denir. Bu fazda hasta kendini yorgun ve bitkin hissedebilir( hungover). Tanımada zorluk, gastrointestinal bulgular ,ruh hali değişiklikleri ortaya çıkar. Bazı hastalar bu dönemde, kendilerini yenilenmiş ve mutlu hissederler, bazıları de depresif ve mutsuz.

    Migreni Tetikleyen Faktörler:

    Migrenin başlama ihtimalilini ilk 48 saat içinde artırır;

    Alerjik reaksiyonlar
    Fazla ışık , yüksek ses, özel kokular.,Ruhi veya fiziki stres
    Uyku düzeninde değişiklik,
    Sigara içmek vaya dumanına maruz kalmak,
    Öğün atlamak
    Alkol
    Mens sikllerindeki değişiklikler,
    Doğum kontrol hapları( ocp)
    Menopoza geçiş dönemi.

    Yiyecekler çikolata, avakado, bakla,peynir,tütsülenmiş gıdalar, soya sosu ve kırmızı şarap, bira, sherry, monosodium, glutamat, nitrat, nitrit ve tyramini olan tüm yiyecekler( konserveler,peynir vs)

    Migren ‘in Patofiziyolojisi;

    Her şey tam açığa kavuşmamakla birlikte , ‘’Migren’’ genetiğin ve çevresel faktör lerin ikisininde rol aldığı bir hastalıktır. Mühtemelen majör bir ağrı patikası(pathway) olan Trigeminal sinirdeki değişiklikten kaynaklanır. Beyin biyokimyasal (serotonin) imbalansı sinir sisteminde ağrı regülasyonunun bozulmasına neden oluyor. Seretonin seviyesi migrende düşer, buda trigeminal sistemden bazı neuropeptidlerin salgılanmasına ve neticede ağrı eşiğinin düşmesine neden olur.

    b) Gerginlik tipi baş ağrısı( TTH) :

    Bu tip baş ağrısının değişik adları kasılma baş ağrısı, psychogenic baş ağrısı, stres baş ağrısıdır. Nedeni tamamen birincil veya başka bir hastalığa ikinçilde olabilir.En fazla görünen baş ağrısıdır (%60).3 şekilde görülebilir; aralıklı( episodic) aralıklı ,sık görünen baş ağrısı( ayda 1 epizoda dan fazla olan baş ağrısı sık katagorisine girmekte) ,ve son olarak kronik gerginlik baş ağrısı( Kronik gerginlik baş ağrısı, ciddi yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır).

  • Lazer akupunktur ile her yaşta obezite tedavisi

    Soft Lazer ile Obezite Tedavisi

    Bu uygulama Modern Tıp ve Tamamlayıcı Tıbbın verimli bir kombinasiyonudur diyebiliriz.”Doğal yollardan tedavi” ,felsefesinin sağlam yapı taşlarına basarak , gün güne ilerleyen Teknoloji den yararlanarak ,maksimum sağlığa kavuşmanın en zararsız yollarını bulmak biz hekimlere düşmektedir.

    Lazer Akupunktur da kullanılan Lazer‘in ,başka adları’’ Soft Lazer’’, ‘’ Cold Lazer’’ ve ışık tedavisi( light therapy) dir.

    Soft Lazer tedavisinde , düşük güç ( low- intensity) ve ISISIZ olan (non thermal) bir ışın kullanılmakta.. FDA ( U.S Food Drug Adminstration ) tarafından onaylanmış bu teknoloji yan etkisiz ,ağrısız , invazif olmayan ve en önemlisi çok yönlü onarıcı etkiye sahip olduğundan dolayı Avrupa ve Amerika da popüler hale gelmekte.

    Araştırmalara göre Soft Lazer ışınları dokulara nüfuz ettikten sonra bozulmak üzere olan hücreler tarafından emilir,ve onarım prosesini hücresel bazda başlatır . Alınan yiyeceklerin enerjiye dönüşmesini kolaylaştırarak metabolizma yükselir ve aşırı yağ birikmesi önlenir.Besinlerin uygun hazm edilmesi hazımsızlığı ortadan kaldırır. Özel Vücut ve kulak noktalarınından uygulanarak kilo vermek daha başarılı ve kalıcı bir şekilde gerçekleşir.

    Lazer Akupunkturun stresi azaltma, negatif duyguların kontrolü gibi etkileri de kilo vermeye çalışan kişilerde daha başarılı sonuçlar almaya yol açar.

    Stres her ne kaynaktan olursa olsun ( hayat şartları, aile ilişkileri, iş sorunları vs), beynimizi, ağzımızı,midemizi, karaciğeri, dalak , pankreası aşırı faaliyete itiyor. Sonuçta stresli olduğumuzda ( genelde) daha fazla yemek isteği duyuyor ve yavaş yavaş kilo alıyoruz. Bu günkü modern hayat şartlarında ister istemez, ne kadarda fiziki işler açısından rahat görünürsekde bu hızlı değişimlere adapte olup ayak uydurmamız bile fark etmeden büyük bir stres kaynağı oluşturmaktadır.. Dış stresleri azaltma gibi bir şansımız olmadığından, iç güçlerimizi strese karşı , harekete geçirmek zorundayız.

    21. yüzyıl insanının psikolojik ve onun devamında bedensel olarak ortaya çıkan bir çok hastalığını, sadece ilaçlarla çözülemeyeceğini yaşıyor ve duyuyoruz.Bence Tamamlayıcı Tıbbın( Akupunktur, Lazer Akupunktur, Hipnoz vs )bu doğal onarıcı ve iyileştirici gücünden Beden –Beyin-Ruh üçlüsünün güçlendirmesi için yararlanmak gerekir. Evinize doğru araba sürerken şiddetli yağmura yakalanırsanız silecekleri açmazsanız her günkü gittiğiniz yolu bile şaşırabiliriz.Bunun için Strese karşı da tedbir almalıyız .

    Kilo Fazlalığı Sağlığımızı Nasıl Etkiler:

    Obezite nin görsel açıdan hastayı kendini kötü hissetmesinden çok daha önemlisi sağlığa ciddi zararlar verebilmesi ve bu sayede hayat kalitesinin gittikce düşmesidir.

    Obeziteyle oluşma riski artan hastalıklar:

    Diabet ( type ll) in obez kişilerde görülme şansı normal kişilere göre 2 kat artar.
    Safra kesesi hastalıkları
    Osteoarthrit ( kıkırdak ve kemiklere dejenerasyon).
    Uyku apnesi
    Astım
    Kanser ( bayanlarda rahim, kolon,böbrek,safre kesesi, ve menopoz sonrası meme kanseri) erkeklerde ise (kolon, rektum, ve prostat kanseri)
    Gebelik Komplikasyonları,
    Period düzensizlikleri,
    Hirsutizm ( vücut ve yüz bölgesinde aşırı kıllanma)
    İdara kaçırma ( stres incontinence)
    Cerrahi riskinin artması,
    Psikolojik problemler( pnsycosocial)
    Kardiovaskular hastalıklar ve erken ölüm.

    Kime kilolu diyoruz ?

    Vücut Kilo Endeksi(Body Mass İndex): ni hesaplayarak ve normal sınırlarla karşılaştırarak,kilolu(overweight) veya obez(obese) olup olmadığımızı anlayabiliriz.

    Bu rakamlara bir göz atalım ;

    Zayıf <18

    Normal =18-24(arası)

    Kilolu =24-30(arası)

    І .derece Obez 30-40

    И.derece Obez >40

    Bel çevresi ölçümü:

    Normalın ustunde olan kişilerde kalp ve damar hastalıkları riski artmaktadır ;

    Kadınlarda Erkeklerde

    Normal <94 cm

    Normal <80 cm Riskli 90-102cm

    Riskli = 80-88 cm arası Yüksek Riskli > 102 cm

    Yüksek Riskli >88

    Lazer Needle’in Obezitedeki etkileri :

    Araştırmalar Laser Akupunkturun zayıflamada önemli bir yere sahip olduğunu açıklıyor. Uygulama ,doğru yapıldığında bu etkiler ışığında kilo vermeyi sağlar.

    · Merkezi sinir sisteminde ( CNS) açlık merkezini bastırarak iştahı azaltır.

    · Hypothalamusta( CNS) da ventromedial nuclei faaliyete geçirip, zindelik ve canlılığı artırır.

    · Kulakta ,vagus sinirinin Avrikular dalını uyararak serotoin düzeyini kanda artırır. Bu ikisi de mide duvarının düz kaslarını tonifiye eder, neticede geç acıkma ve çabuk doyma hissini sağlar. Mide yanma – ekşime hissi azalır.

    · Bağırsakların hareketleri salgılanan serotonin sayesinde düzenlenir.

    · Akupunktur tedavisi sonrası, beyinde salgılanan endophin ( mutluluk hormanu) ve dopamin sayesinde stres ve depresyon belirtileri ortadan kalkar.

    · Çalışmalar ,Laser Akupunktur tedavisinden sonra beta enderphinlerin kanda yükselmsi ve takiben lipolithic (enerji sağlanması için yağ dokusunun harekete geçmesi) prosenin başlanmasını açıklıyorlar.( International Journal of nevroscience 2006Mehmet T.Cabioğlu)

    Lazer Needle Obezite tedavisi ne kadarsürer?

    Ayda 3-4 kg kilo vermek hedeflenir. Bu hızın üstüne çıkmak , vücut metabolizmasına zararlı olabilir. Tedavi süresi tamamen kişinin vereceği kilo miktarına bağlıdır.Kilo verme hızımız yaklaşık ayda 3-4 kg ayda ise 10 kilosu fazla olan bir kişide 2-2,5 ay gibi bir tedavi periodu ön görülür. Seanslar haftada 1 veya 2 kez hedeflediğimiz kiloya ulaşana kadar yapılır. Hedef kiloya ulaştıktan sonra koruma pogramına devam etmek eski alışkanlık ve kiloları geri almamak için ilk sene programında , seans araları gitgide uzatılır.İlk senedolana kadar 2. sene 6 ayda bir bile yeterli olabilir.

    Çocuklarda Obezite:

    Her geçen sene şişman çocukların sayısı artmaktadır.Hayat tarzının değişmesi yani yedikleri diyet ve fiziki aktivitenin azalması en önemli iki etkendir. Bir obez çocuk 44 kez kardiovaskular risk faktörleri daha fazla taşımaktadır.( yani obezite çocuklukta bile masum değildir). Aslında bu obezite epidemsinin nedeni değişik faktörlerden kaynaklanır. Onlardan bazılar; yiyecek sanayisinin çok kalorili yiyecekler üretmesi( fast foood lar), çalışan annelerin oranında artma ,ev yemeklerinin yapılmasında azalma ve çocuklara daha az göz kulak olabilmek , teknolojinin ilermesi ve apartman hayatı , bilgisayar, cep telefonu bipod vs)önemli ölçüde fiziki aktivitenin azalmasına neden olmuştur.

    Neden çocuklarda obezite önemlidir:

    · Çocuğun kendine güveni azalır, kendi vücudunun imajı onu hafif de olsa depresyona sokabilir. Bu da davranış biçimini etkiler ve değişik sorunlar ortaya çıkabilir. Okul performansları gitgide düşebilir.

    · Kilolu çocukların (8/15 yaş) % 75 i şişman erişkinler olurlar.

    · Kilolu çocuklarda Diabet, kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları riski yaş ilerledikce yükselir.

    · Uyku apnesi kilolu çocuklarda daha fazla görülür.

    Hangi Çocuğa Obez diyoruz:

    (V.K.E) Vücut Kitle Endeksi , vücudun yağ oranını göstergesidir. Kilo (kg) rakamını boyun karesine(mxm) bölünmesiyle değişik yaş aralıklarında ,normal standartlara göre değerlendirilir.

    1-2 yaş grubunda VKE = 19

    2-6 yaş grubunda VKE = 18

    6-10 yaş grubunda VKE = 18-21

    10-18 yaş grubunda VKE 21-26’ arası normal 26 üstü obezite olarak kabul edilir.

    Laser Needle çocuk obezitesinde de kullanılabilir mi?

    Çocuklar, gelişme döneminde oldukları için kalori dengesini çok iyi belirlemek lazım,çünkü çok düşük kalorili diyetler uygulanırsa kilo vermek hızlanır ama büyüme hızı (boy uzaması)da negatif yönde etkilenebilir.

    Bu yüzden ,erişkin obezite tedavisinde olduğu gibi,Lazer Akupunkturun tüm faydalarından yararlanılır(açlık hissi nin kontrol altına alınması,midenin toparlanması vs.),sadece çocuklarda büyüme hızını etkilememek adına,çocuğun yaşına ve hedef boy ve kilıosuna uygun ,günlük alınacak Kalorisi belirlenip,diyet listesi hazırlanır.

    Esas olarak bu diyette, ağırlık proteinli gidalara verilir ve aşırı karbohidrat tüketiminden kaçınılır.

    12-18 yaş arası çocuklarda pozitif hasta –doktor ilişkisi bu yaştaki gençlerin motivasiyonunda ,diyete uymasında ve uzun vadeli devam etmesinde çok önemli rol oynayabilir.

    Soft Laser çocuklarda her hangi bir yan etki yapmaz ve başka çocuk hastalıklarında (Alerji ,Astım,Gece altını ıslatma)da etkili tedavi yöntemlerinden biri sayılır.

  • Lazer akupunktur ile rahatsız edici menopoz belirtilerin tedavisi

    Menopoz ve Perimenopoz nedir?

    Menopoz kadın hayatının doğal bir bölümüdür. Düzenli mentrasiyonun sona ermesinden yaklaşık 1 sene sonra menopoz dönemi başlar.

    Menopoz ‘ un ortalama yaşı batı ülkelerinde 51 yaşdır, ama 30-60 yaşlar arasında da görülebilir.30 lu yaşlarda menopoz , erken menopozdur denir.Menopozdan sonra ostrojen ve prajesteron kanda normal olarak alt seviyededir.

    Perimenopoz: Menopoz belirtilerinin ortaya çıkması,menstrasiyonda düzensizlikler, yüksek ve değişik ostrojen seviyesi ve projestron seviyesinde azalmayla karakterize olur. Perimenopoz şikayetlerinin çoğu bu iki hormonun ( ostrejen ve projestron) imbalansından kaynaklanır.

    Kadın vücudunun doğurganlık görevinden geçiş dönemidir, diyebiliriz. Bu döneme ait değişiklikler kaç aydan , kaç seneye kadar sürebilir. Ortaya çıkan şikayetler, vücudun estrojen düşmesine adapte olma çabasından kaynaklanır.

    Çin tıbbı(TCM) teorisine göre , kadın vücudu, hayatın devamı için gereken doğurganlık sorumluluğu, bittiği zaman , kan ve enerjisini kendi hayatını ayakta tutmaya yönelir ve maksimum yararlanma programına geçer.

    Kan ve enerji nin akışı artık rahime değil, Tao felsefesine göre hayat enerjisinin önemli kaynağı olan böbreklere doğru yön değiştirir. Bu sayede, gereksiz enerji kaybı ortadan kalkarak kadın vücudu ve ruhu annelik görevine odaklanmaktan ziyade, bir nevi , kendi özüne ve özgürlüğüne kavuşmak çabasına girers. Bu cümleler ne kadar kulağa hoş gelse de şikayetler rahatsız edici dereceye çıkabilir. Bu dönem , her başka geçiş dönemi gibi zordur.

    Vücut fizyolojisi ( organlar, hücreler arasındaki dengeli etkileşim) bir gecede seneler boyunca alıştığı düzeni yani Estrojenin yüksek seviyesini unutup, yeni döneme adapte olamayacağı için bu adaptasyon ve geçiş sürecinin yarattığı yeni çalkantılar normal karşılanır. Psikolojik durum ve genetiğin bu dönemin hafif veya şiddetli geçirmesinde rolü vardır. Araştırmalara göre stresli ruh haline sahip olan kişilerde şikayetler, sakin kişiliğe sahip olanlara göre daha şiddetlidir(psykolojik faktor),ama genetik faktor da etkili olabilir.

    Peri menopoz döneminin belirtileri nelerdir?

    Bazı kadınlar bu dönemi problemsiz geçirirken, bazıları raharsız edici bu şikayetlerden etkilenirler. Şikayetlerin sayısı ve şiddeti imbalansın derecesini ve tedavi planını belirler.

    Sıcak basmalar , gece terlemeleri
    Uyku problemleri, uyuyama , geç uykuya dalma,sık sık uyanma.
    Ruh hali değişiklikleri, kırılgan olmak,
    Rahim’de fibroid yapı, period aralarında leke görme sikl atlama ve period öncesi dönemi şikayetler in de artış( premenstural syndrom)
    Yemek yeme isteğinin fazlalaşması , kilo almak
    Sindirim sistemi problemleri ;gaz, reflü.
    Kalp şikayetleri, aritmi, çarpıntı.
    Saçta azalma, yüz kıllarında fazlalaşma, akne
    Meme kistleri ve hassasiyeti, meme ucundan akıntı gelmesi,
    İdrar yolu enfeksiyonu veya idrarı tutamama,

    Lazer Akupunktur ile Menopoz Tedavisi nasıl yapılır?

    Kadın sağlığında , menopozdan sonra uygulanan Hormon tedavisi( Hormon Replacement therapy) tıpta çok tartışılmıştır. Seneler boyunca araştırmalara rağmen hala bu reçeteyi uygulamakta kuşkular devam ediyor. Hormon tedavisi sıcak basmayı ve kemik erimesini ( osteoporosit) önler , kalp hastalığı riskini azaltır, ama öte yandan ;meme , yumurtalık ve rahim ( uterine) kanser riskini de arttırır.Bu risklerinden dolayı ilk tercih halinden çıkıyor.

    Tao Felsefesine göre Qi dediğimiz hayat enerjisi vücudumuzda cereyan da, bu enerjiyi meredian adı verilen kanallarda (12 organa ait 12 meredian) hareket eder. Bu kanallar aynı zamanda birbirleriyle de bağlantıdadırlar.

    Qi akışında herhangi bir problem veya Qi de azalma, şikayetlerin ana sebebidir.

    Lazer Akupunktur Menopoz’da vücudun yeni enerji değişiklikleri’ ni tespit ederek yeni dengeyi kurmakta ve enerji akışını sağlamakla vücuda yardımcı olur. Bu felsefeye göre, böbreğin enerjisi Menopoz’da azaldığı için; sıcak basmalar, gece terlemeleri ve çarpıntı ortaya çıkar. Karaciğer enerjisi akışında sorun olunca ; ruh hali değişkenlikleri, depresyon, baş ağrısı ve uykusuzluk eklenebilir.

    Şikayetlerin türü ve sıklığına göre her hastaya özgü tedavi planı seçilir.

    Akupunktur kulak ve vücut üzerinde mevcut olan seçilmiş özel noktaları uyararak bir takım biokimyasal ve fizyolojik işlevlerin başlatılmasına neden olur ve bu sayede beyin in değişik bölgelerinde ,değişik organlarda( seçilen noktalara göre) enerji harekete geçer ve sorunlar yavaş yavaş ortadan kalkar.

    Akupunktur uygulamasını hastaların çoğu rahatlatıcı bulurlar.Bir çok hasta seanslarda ( vücut akupunkturu) tedavi süresince uyur. Tedavi süresi ve sayısı kişiden kişiye

    hafif değişiklikler gösterebilir.Genelde tedavi süresi 30 dk sürer.Haftada 2 seans şeklinde 10 seans çoğu zaman yeterli olur ve sonra koruma programı olarak ayda 1 , aralar gittikçe uzar.

    Şikayetler de azalma ilk seansta da olabilir, ama şiddetli ve kronik durumlarda belirtilerin azalması için birkaç seans gerekecektir.Araştırmalar meme kanseri takibinde tamoxifen kullanan kişilerde , sıcak basma tedavisinde de etkili olduğunu göstermiştir.

    Akupunktur – hypothalamus – hipfiz- yumurtalık dengesini sağlayarak hormonal balansı düzenler. 2008 The North American Menopause Society.

    Lazer Akupunktur tedavisinden yararlanmak isteyen kişilerde hormon tedavisine başlanmış sa alınan hormon azaltılarak kesilir. Aynı dönemde akupunktur tedavisine başlanabilir . Bu şekilde şikayetlerin geri dönme riski minimuma iner .

    Akupunkturun menopozda etkisi ile ilgili bazı araştırmalar.

    Chamberlain G.Malvern j. British Akupunktur councle of 1996
    Dr. Susan Cohen Assoiciate Profesör of Univercity of Pittsburg (1997-1999)

    Hayat alışkanlıklarında yapılması gereken değişimler nelerdir?

    Rahat ve zevk aldığınız bir iş seçmelisiniz.
    Her gün 30 dk. Tempolu yüyüyüş yapmalısınız,bu hem kalp sağlığınız ,hemde kemik erimesini önlemekte etkili.
    Yeterli miktarda uyumalısınız.
    Derinden relax olmaya çalışmalısınız, meditasyon ve yoga size bu konuda yardımcı olabilir,Laser akupunktur, enerji akışını düzenleyerek sizi bu hedefe daha hızlı ulaştırır.

    Süt ürünleri, kırmızı et, alkol, şeker,baharatlı yiyecekler, kafein ve sigara( nikotin), sıcak basmayı ve ruh halinde ani değişimleri tetikler.
    Diyetinizde Meyve, Yeşillikler ve beyaz ete(balık,tavuk,hindi) ağırlık vermelisiniz.

    Lazer tedavisinin menopozda hormon tedavisine üstünlükler:

    Sıcak basma ve gece terlemede şikayetin sıklığı ve şiddetinde daha hızlı bir düşüş yaşanması.
    Ruh hali değişikliklerine ve depresyona büyük ölçüde etkili olması.
    Yan etkisinin olmaması.
    Bazı araştırmalar da kemik dansitesinde de atış tespit edilmiştir( % 15- 20). ( İnternational Federation of Gynecology and Obstetics Published by Elsevier inc 2002)
    ( Wang JF. İnstitute of Medical Sciences of Dezhov University , China ,2009)

  • Dünya sağlık örgütü’ne (who) göre akupunktur ile tedavi edilen hastalıklar

    Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı, “Akupunktur ile Tedavi Edilen Hastalıklar Listesi”:

    1. Akupunktur un etkili biçimde iyileştirdiği hastalıklar, semptomlar ve durumlar:

    • Radyoterapi ve kemoterapinin olumsuz etkileri
    • Alerjik rinit (saman nezlesi dahil)
    • Safra koliği
    • Depresyon
    • Dizanteri
    • Dismenore
    • Epigastralji
    • Yüz ağrısı
    • Baş ağrısı
    • Hipertansiyon
    • Hipotansiyon
    • Diz ağrısı
    • Lökopeni
    • Bel ağrısı
    • Sabah bulantısı
    • Mide bulantısı ve kusma
    • Boyun ağrısı
    • Periartrit(omuz)
    • Ameliyat sonrası ağrı
    • Renal kolik
    • Romatoid artrit
    • Siyatik
    • İnme
    • Tenis dirseği

    2. Akupunktur un tedavi edici etkisi görülen ancak, daha fazla klinik çalışmanın gerektiği hastalıklar:

    • Karın ağrısı
    • Akne
    • Alkol bağımlılığı ve detoksifikasyon
    • Bell paralizisi
    • Bronşial astım
    • Kanser ağrısı
    • Kalp Nevrozu
    • Stres sendromu
    • Kafatası beyin travması
    • Diyabet; insüline bağımlı olmayan
    • Kulak ağrısı
    • Salgın hemorajik ateş
    • Göz ağrısı
    • Kadın kısırlığı
    • Yüz spazmı
    • Kadın üretral sendromu
    • Fibromiyalji
    • Gastrokinetik bozukluğu
    • Hepatit B virüsü taşıyıcısı durumu
    • İş ağrısı
    • Laktasyon, eksikliği
    • Erkek cinsel fonksiyon bozukluğu, organik olmayan
    • Meniere hastalığı
    • Nevralji
    • Nörodermit
    • Obezite
    • Afyon, kokain ve eroin bağımlılığı
    • Osteoartrit
    • Ameliyat sonrası iyileşme
    • Prostatit, kronik
    • Prurit
    • Radiküler ağrı sendromu
    • Raynaud sendromu
    • Tekrarlayan alt-idrar yolu enfeksiyonu
    • Şizofreni
    • Sjögren sendromu
    • Boğaz ağrısı (tonsillit dahil)
    • Omurga ağrı, akut
    • Temporomandibular eklem disfonksiyonu
    • Tietze sendromu
    • Sigara bağımlılığı
    • Tourette sendromu
    • Ülseratif kolit, kronik
    • Böbrek taşı
    • Boğmaca (pertussis)

    3. Modern tıp yöntemleriyle tedavi edilemeyen, ama akupunktur un tedavi etkisi rapor edilen hastalıklar:

    • Chloasma
    • Choroidopathy, seröz merkezi
    • Renk körlüğü
    • Sağırlık
    • Hypophrenia
    • Irritable colon syndrome
    • Omurilik yaralanma ile nöropatik mesane
    • Pulmoner kalp hastalığı, kronik
    • Küçük havayolu obstrüksiyonu

    4. Konusunda uzman olan doktorların akupunktur ile tedaviyi deneyebileceği hastalıklar:

    • Kronik akciğer hastalığı ve nefes darlığı
    • Koma
    • Bebeklerde konvülsiyonlar
    • Koroner kalp hastalığı (anjina pektoris)
    • Bebeklerde, küçük çocuklarda ishal
    • Çocuklarda ensefalit, viral
    • Felç

  • Sigara bırakma ve akupunktur

    Sigara bırakma ve akupunktur

    Sigarayı Bırakmalı Mıyım?
    Sigaranın akciğer kanseri, başta olmak üzere bir çok ölümcül ve tedavisi olmayan hastalığa yol açtığını çok iyi bildiğinize şüphemiz yok. Sigara sizi öldürüyor, bunu da biliyorsunuz. Ama sigaraya bağlı hastalıkların oluşmasının yıllar aldığını bu sebeple de daha zamanınız olduğunu, size bir şey olmayacağını düşünüyorsunuz. Zaten kötü şeyler hep başkalarının başına gelir, değil mi?

    Yanlış! Dünyada her yıl 5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklardan dolayı ölüyor. Sigara içmeye devam ettiğiniz müddetçe sadece bu istatistiklere bir ilave olacaksınız, başka ihtimal yok!

    Akupunktur Sigarayı Bırakmamda Nasıl Yardımcı Olur?
    Akupunktur yardımı ile TEK seansta sigarayı bırakabilirsiniz. Akupunkturun sigara bırakmanıza yardımı şu şekilde özetlenebilir: Kişi sigaradan bir nefes çekince tütünün yanması ile açığa çıkan nikotin akciğerlerinden kana karışır. Nikotin vücudun işleyişi, özellikle de haz alma sistemleri için çok önemli olan kimyasal maddeleri (asetilkolin, serotonin, endorfin, enkefalin, adrenalin) taklit ederek onların etkilerini artırır yada azaltır. Böylece vücut nikotinin etkilerine alıştığı ve bağımlı olduğu için devamlı kanda nikotin bulunmasını ister. Bu da kişinin devamlı sigara içmesini zorlar.
    Akupunktur tedavisi sırasında vücudun belli bölgeleri uyarılarak nikotin benzeri etki meydana getirilir. Böylece vücut nikotine ihtiyaç duymaz. Buna ilaveten duyu sistemine inhibisyon yapılarak sigaraya karşı tiksinti oluşturulur.
    Akupunkturun sigara bırakmadaki bu kuvvetli etkileri kognitif psikoteropötik yöntemler ile desteklenir. Böylece kişilerin sigara bırakma konusundaki kararlılığı ve bu süreç sırasındaki uyumu güçlendirilmiş olur.

    Sigarayı Hemen Şimdi Bıraktığınızda Vücudunuzda Ne Gibi DeğişikliklerOlur?
    Bıraktığınız Anda: Sağlığınız düzelmeye başlar. Artık kıyafetlerinizde, eşyalarınızda, arabanızda yeni sigara yanığı oluşmayacaktır.
    20 Dakika Sonra: Kan basıncınız (tansiyonunuz) normale doğru düşmeye başlar. Elleriniz ve ayaklarınızın ısınmaya başladığını hissedersiniz.
    8 Saat Sonra: Kanınızdaki zehirli bir gaz olan “Karbon Monoksit” normal seviyesine iner.
    24 Saat Sonra: Kalp krizi geçirme riskiniz azalmaya başlar. Nefesiniz daha az daralır. İçmediğiniz her paket için, bir paket sigara parası kazanmış olursunuz.
    2-3 Gün Sonra: Tat ve koku alma duyularınız normale döner. Cildiniz daha canlı gözükmeye başlar. Kendinizi daha dinamik, enerji dolu hissetmeye başlarsınız. Aileniz ve arkadaşlarınız daha mutludur.
    1 Hafta Sonra: Neşeniz artar, kendinzi daha iyi hissetmeye başlarsınız. Gerginliğinizin azaldığını hissedersiniz.
    2 Hafta Sonra: Kan dolaşımınız güçlenmeye başlar. Akciğer fonksiyonlarınız artar.
    1-9 Ay Sonra: Sigaraya bağlı öksürükler azalır. Havayollarını döşeyen hücrelerin yüzeyindeki küçük tüycükler (silyalar) tekrar hareketlenmeye başlar. Böylece akciğerlerinizdeki temizlik faaliyetini geri kazanmış olursunuz. Enfeksiyon riskiniz azalır.
    1 Yıl Sonra: Kalp krizi geçirme riskiniz sigara içenlerin riskinin yarısnına iner. Eskiden içtiğiniz sigaranın miktarına ve markasına göre değişmekle birlikte 1500 TL kadar para tasarruf etmiş olursunuz. Artık sigaranın kölesi değilsinizdir.
    5 Yıl Sonra: İnme (felç) geçirme riskiniz sigara içmeyenlerle aynı seviyeye geriler.
    10 Yıl Sonra: Akciğer kanseri riskiniz sigara içenlerin riskinin yarısına iner.
    15 Yıl Sonra: Kalp krizi geçirme riskiniz sigara içmemiş kişilerin seviyesine iner.

    Sigaranın Gerçek Yüzü
    Sigara içen kişiler, içmeyenlere göre ortalama 10 yıl daha erken ölmektedirler.
    Sigara içenlerde kronik bronşit, amfizem gibi hastalıklardan ölüm oranı, sigara içmeyenlere göre 2.5 kat fazladır.
    Akciğer kanserlerinin %90’ı sigarayla ilgili olup, sigara içmeyenlere göre riskleri 15-20 kat yüksektir.
    Sigaraya bağlı bir çok hastalık hızlı ölüm ile sonuçlanmaz. Örneğin KOAH hastaları ölmeden önce yıllarca çok eziyetli ve rahatsız edicei bir hastalık dönemi yaşarlar.
    Tütün zehirli bir bitkidir. Zehiri ise nikotindir. Tütün bitkisi nikotin zehirini kendini zararlı haşereye karşı korur. Zararlı haşereler nikotin zehiri içeren tütün bitkisi yapraklarını yemez-ler.
    Sigara içmeye erken yaşlarda başlayanların daha uzun süreler sigara içtikleri görülmüştür. Bu kimselerin sigaraya bağlı zararlardan ölme ihtimalleri de çok yüksektir.

  • Migren, başağrıları ve akupunktur

    Migren, başağrıları ve akupunktur

    Yaygın Başağrısı Tipleri
    1) Sinuzit: Ağrı genellikle kaşların üstü yada göz kürelerinin altında hissedilir. Başı haraket ettirmek ağrıyı artırır.
    2) Cluster: Ağrı genellile bir göz çevresinde, ani ve çok şiddetlidir.
    3) Gerilim Tipi Başağrısı: En yaygın görülen başağrısı tipidir. Ağrı başın tamamında yada bant tarzında vede sıkıştırıcı niteliktedir.
    4) Migren: Özellikle başın bir bölgesinde siddetli ağrı hissedilir. Işığa, kokulara, sese hassasiyet; vücudun bazı bölgelerinde hissizlik, mide bulantısı gibi bulgularla birliktelik gösterebilir.

    Migren ve Diğer Yaygın Başağrısı Tiplerinin Etki Mekanizmaları
    Migren, ülkemizde her 6 kişiden birinde rastlanmakta olan ciddi bir sağlık sorunudur. Bir çok araştırmacıya göre migren atağı öncesinde beyin damarlarında kasılma, atak esnasında ise genişleme olması beyin kan akımı üzerinde bir değişiklik oluşturur. Araştırmacılar bu değişikliklerin ağrıya yol açtığını düşünmektedir. Bununla birlikte serotonin gibi çeşitli nöromediatörlerin migren atağı esnasında kan seviyelerinde oluşan dalgalanmalarının beyin kimyasını etkilediği ve bu değişimin de migren ataklarına yol açtığı görüşünü savunanlar da bulunmaktadır.

    Sinüzit hastalığının temelinde yüz kemiklerindeki sinüs boşluklarını örten epitelin iltehabı yatar. Ağrı, ise tamamen iltehabın sinir uçlarını tahriş etmesinden kaynaklanır.

    Cluster tipi baş ağrısı ise nisbeten daha seyrek görülmekte olup, yüz sinirlerini çevreleyen kan damarlarının şişmesi ve sinirlere baskı yaparak ağrı oluşturması esasına dayanır. Damarlardaki bu şişmenin sebebi kesin olarak ortaya konamamış olsa da serotonin hormonunun sorumlu olduğu düşünülmektedir.

    Gerilim tipi baş ağrısı ise en sık görülen baş ağrısı cinsidir. Bu tipte ağrıyı oluşturan günlük sıkıntılı yaşam olayları ve strese bağlı olarak baş ve boyun kaslarının aşırı gerginliğidir.

    Akupunkturun Başağrısı Tedavisindeki Yeri
    Akupunktur, diğer tüm ağrılı hastalıklarda olduğu gibi başağrılarında da çok etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemidir. Akupunkturun başağrılarında son derece etkili olmasının sebebi, ağrıyı oluşturan sebeplerin sadece birine değil, ağrı oluşumunda rol oynayan sebeplerin tümüne etkili olması ve vücudun ağrı dindirme ile ilgili tüm sistemlerini devreye so-kabilmesidir.

    Başağrıları cinslerine göre farklı sebeplerden oluşmaktadırlar. Akupunktur tedavisi, söz konusu başağrısı cinsinde hangi mekanizma ön planda ise doğrudan o mekanizmayı engellemek sureti ile ağrıyı durdurmakta ve tekrar oluşumunu da önle- mektedir (kasların gevşetilmesi, kan damarlarının daraltılma- sı, stresin önlenmesi yada ağrıyı başlatan kimyasalların salınımın engellenmesi gibi).

    Akupunktur, ağrıyı oluşturan mekanizmaları durdurmanın yanı sıra, ağrı dindirici mekanizmaları başlatmakta da çok etkilidir. Vücudumuzda endojen opioitler, enkefalin, endorfin, dinorfin, nörotensin, serotonin, ACTH, kortikosteroidler gibi direk ve indirek yollardan ağrı algısını azaltan endojen kimyasal maddeler bulunmaktadır. Akupunktur ile yapılan ağrı tedavisinde söz konusu bu kimyasalların hepsinin kan değerlerinin yükseldiği gösterilmiştir.

    Tüm yukarıda sayılanlara ek olarak akupunktur tedavisinin hiç bir yan etkisi olmadığı da göz önünde bulundurulması gereken çok önemli bir veridir. Zira başağrılarını ilaçlarla kontrol altında tutmanın uzun vadede böbrekler ve karaciğer üzerine çok ciddi toksik etkileri vardır. Bu bilgilerin ışığında akupunkturun gerek başağrılarının atak tedavilerinde gerekse ağrının tekrar oluşumunun önlenmesinde (profilaksi) çok etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemi olduğu aşikardır.

    Başağrısı Nöbetleri İçin Öneriler

    Başağrınızı neyin tetiklediğini bulmaya çalışın: Bir yiyecek, uykusuzluk, çok konuşmak, çok gülmek, gürültü, loş ışık, stres gibi.

    Öğün düzeninize dikkat edin. Aç kalmak çoğu zaman başağrısını tetiklemektedir. Özellikle tatil günlerinde öğün düzeninizi korumaya özen gösterin.

    Kafein, alkol ve sigara tüketimi başağrınızı başlatabilir. Bunları kullanırken başağrısı açısından dikkatli olun.

    Bol miktarda magnezyum alın. Magnezyum damarlarda gevşeme yaparak ağrının başlamasını engelle-yici rol üstlenebilir. Yeşil yapraklılar, sebzeler ve fındıkta bol miktarda magnezyum bulunmaktadır.

    Uyku düzeninize dikkat edin. Alışageldiğiniz saat-lerde uyuyamamak başağrısı atağı başlatabilir. Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterin.

  • Akupunktur ile yüz estetiği

    Akupunktur ile yüz estetiği

    EstetikAkupunktur Nedir?
    Akupunktur bilindiği üzere, çok ince iğnelerin cildimiz üzerindeki spesifik noktalara yerleştirilmesiyle iyileştirici ve tedavi edici etki oluşturulması esasına dayanır. Estetik akupunkturda ise bu çok özel iğneler yüz ve/veya boyun bölgesine yerleştirilerek bu bölgelerdeki kırışıklıkların ve sarkmaların giderilmesi, cilde canlılık ve gençlik getirilmesi sağlanır.

    Kimlere Ne Sıklıkla Uygulanır?
    Estetikakupunktur, yüz ve/veya boyun bölgesinde cildin gençleşmesine ve sıkılaşmasına ihtiyaç duyan ya da mevcut sağlıklı ve canlı görünümünü korumak isteyen 35 yaşını aşmış her bireyde rahatlıkla uygulanabilir. Gerek yüz, gerekse boyun bölgesi için ayrı ayrı prosedürler mevcut olup, her bir prosedür 10 seanslık tedavilerden oluşmaktadır. Seanslar haftada 2 kere uygulanmalıdır. Her bir prosedür toplam 5 hafta sürmektedir.

    Estetik Akupunkturun Faydaları Nelerdir?
    – İnce çizgilerin silinmsi
    – Kalın çizgilerin incelmesi
    – Ağız kenarı çizgisinde sığlaşma
    – Gıdının toparlanması
    – Aknelerin ortadan kalkması
    – Yaşlılık lekelerinde solma
    – Kas tonusunun artmasına bağlı cildin sıkılaşması ve gerginleşmesi (Lifting)
    – Kan ve lenf dolaşımının artmasına bağlı olarak, daha nemli, canlı ve yumuşak cilt
    – Ciltte kollojen ve elastin sentezinde artış

    Estetik Akupunkturun Diğer Etkileri
    Her estetik seansından önce enerji dengesinin sağlanması amacı ile vücut iğnelemesi yapılır. Bu sayede estetikakupunktur tedavisi gören hastalarda uykusuzluk, depresyon, anksiyete, sıcak basmaları (hot flashes) ve sindirim sistemi problemleri de düzelmektedir.

    Akupunktur ile Uygulanabilen Estetik Uygulamalar
    – Yüz Estetiği
    – Boyun Estetiği
    – Sivilce (Akne) Tedavisi
    – Varis Tedavisi
    – Meme Büyütme

    Sorular & Cevaplar
    Estetikakupunktur kimlere yapılabilir?
    Yüz ve/veya boyun bölgesinde cildin gençleşmesine ve sıkılaşmasına ihtiyaç duyan 35 yaşın üzerindeki bireylere ya da mevcut sağlıklı ve canlı görünümünü korumak isteyen her yaştaki bireye rahatlıkla uygulanabilir.

    Estetik akupunkturda herhangi kimyasal bir madde kullanılmakta mıdır?
    Hayır, kesinlikle kimyasal bir madde kullanılmamaktadır. Bu tamamen doğal bir yöntemdir.

    Estetikakupunktur ne kadar süre ile yapılması gerekmektedir?
    Haftada 2 defa, hafta boyunca toplam 10 seans uygulanır. Her 6-8 haftada iki defa hatırlatma seansı yapıldığı müddetçe etkisi 3-5 yıl sürmektedir.

    – Etkisi geçtikten sonra cildim eskisine göre daha kötü olur mu?
    Etki süresi sonunda tekrarlanmaz ise cildiniz eskisinden daha kötü duruma kesinlikle gelmez. Çünkü bu uygulama ile cildinizin ihtiyacı olan kollojen ve elastin yapımı artar. Cildinizde tamamen doğal bir gençleşme olur.

    Estetik akupunkturun yan etkileri nelerdir?
    Estetik akupunkturu bu konudaki diğer rakiplerinden ayıran en önemli farkı hiç bir yan etkisi olmamasıdır. Çünkü bu yöntemde hiç bir kimyasal kullanılmamaktadır; tamamen doğaldır. Nadiren iğne batırılan yerlerde, geçici, çok hafif bir morluk oluşabilir.

  • Tüp bebek tedavisinde akupunktur

    Tüp bebek tedavisinde akupunktur

    Akupunktur tedavisinin tüp bebek tedavisi ile birlikte uygulanması, bebek sahibi olma şansını arttırdığından dolayı birçok ülkede daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

    Anne adaylarındaki en önemli sorunlardan birisi aşırı endişe ve stres içine girmeleridir.Bu durum, hormonal dengeyi ve normal seyretmesi gereken fizyolojik süreci olumsuz etkilemektedir.Akupunkturun rahatlatıcı ve sedatize edici etkisi bu sürecin sağlıklı gelişmesine önemli katkı sağlamaktadır.

    Bebek sahibi olamayan çiftlerde, hormonal yetersizlik, yumurtlama bozukluğu, rahim iç yüzeyinde olgunlaşma eksikliği gibi çeşitli sebepler olabilir.Bu problemlerin önemli bir kısmında tüp bebek yöntemi çözüm olarak kullanılmaktadır.Akupunktur tedavisinin tüp bebek yöntemi ile birlikte uygulanması ise gebe kalma oranını ortalama %15 arttırmıştır.

    Akupunkturun bu konuda gösterdiği etkiler aşağıdaki gibi sıralanabilir;

    •Gebe kalma sürecinin başlangıcındaki sağlıklı yumurta gelişimini ve çatlamasını uyarıcı etkisi
    •Cilt üzerine uygulanması ile verdiği uyarıcı etki ile salgı bezleri ve kasları etkileyerek, hormonal salgılamayı, rahim içi beslenmeyi ve olgunlaşmayı destekler.Bu da döllenmiş yumurtanın tutunmasını ve beslenmesini kolaylaştırır.
    •Sempatik ve parasempatik sistem üzerinden gösterdiği sedatize edici, stresi azaltıcı etkisi ile bu sürecin daha sağlıklı geçmesini sağlar
    Bu konuda, Danimarka, Almanya, Amerika gibi ülkelerde yapılmış olan çalışmalardan bazı örnekler verilecek olursa;

    DANİSH ÇALIŞMASI

    Danimarkalı Dr.Lars Westergaard ve arkadaşları tarafından 273 hasta üzerinde yapılan çalışmada, tüp bebek yöntemi ve akupunkturun birlikte uygulandığı grupta %39, sadece tüp bebek uygulanan grupta %24 gebelik oranı saptanmıştır.

    Bu çalışmanın sonuçları Fertility&Sterility dergisinin mayıs 2006 sayısında yayınlanmıştır.

    AVUSTURALYA ÇALIŞMASI

    228 hasta üzerinde yapılmıştır.Akupunktur ilave edilen grupta %31, ilave edilmeyen grupta %23 oranında gebelik oluşmuştur.

    1.PAULUS ÇALIŞMASI

    Alman doktor Paulus ve ekibi tarafından 163 hasta üzerine yapılan çalışmada, akupunktur ilave edilen grupta %42, edilmeyen grupta %26 oranında gebelik oluşmuştur.

    2.PAULUS ÇALIŞMASI

    200 hasta üzerinde yapılmıştır.Sadece tüp bebek yöntemi uygulanan grupta %37, transfer öncesi ve sonrası akupunktur uygulanan grupta %43 oranında gebelik oluşmuştur.

    Ayrıca, akupunktur yönteminin herhangi bir yan etki ve zararının olmaması, hekim ve hastalar tarafından daha güvenle yaygın olarak uygulanmasını sağlamıştır.

  • Trigeminal nevraljide (yüz ağrısı) akupunktur tedavisi

    Trigeminal nevraljide (yüz ağrısı) akupunktur tedavisi

    Trigeminal nevralji, genellikle yüzün bir tarafında kulak önünden alt ve üst çeneye doğru yayılan çok şiddetli ağrı ile karakterize olan bir hastalık çeşididir.Birkaç saniye veya dakika sürebilir.Elektriksel uyarı tarzında bir ağrı olduğu için tarif edilemeyecek kadar yüksektir.Kişinin konuşma, çiğneme, yemek yeme fonksiyonlarını bozar.Sadece sıvı gıdaları alabilecek duruma getirir.

    Kendiliğinden başlayabilir veya rüzgar, soğuk, sıcak, dokunma, saç tarama gibi uyaranlarla başlayabilir.

    Tekrarlayan ağrılar şeklinde gelir.Ağrı aralıkları gittikçe sıklaşabilir.

    Stres hastalığı olumsuz etkiler.Veya ağrılar kişinin ruhsal durumunun bozulmasına sebep olabilir.Bu durumda ruhsal tedavi desteği de verilmelidir.

    Hastadan alınan öykü ile tanı konabilir.Fakat o bölgede trigeminal sinir üzerine bası yapacak bir oluşum olup olmadığı tetkiklerle kontrol edilmelidir.Büyük çoğunluğunda organik bir sebep saptanamaz.Bunlarda hastalığın sebebi bilinmemektedir.

    Akupunktur Tedavisi

    Akupunktur, sinir uçları üzerinden gösterdiği fizyolojik etkisi nedeni ile bu hastalıkta sinir dokusu üzerine deşarj edici etki göstererek iyileşme sağlamaktadır.
    Ortalama 15 seanslık uygulama gerekir.Daha sonra 6 ay boyunca, ayda 1 kez koruyucu uygulama yapılır.

  • Sinüzit ve akupunktur tedavisi

    Sinüzit ve akupunktur tedavisi

    Sinüzit, yüz kemikleri içindeki sinüslerin, alerjik reaksiyonu veya mikroorganizmalarla enfeksiyonu sonucu oluşmuş hastalık tablosudur.İki aydan uzun sürmüşse veya tekrarlamalar oluyorsa kronik sinüzit söz konusudur.

    Sinüzit’in kronikleşmesinin sebepleri arasında, alerjik hastalıklar, burun içindeki yapısal bozukluklar veya polipler, sigara dumanı, klorak gibi temizlik maddelerinin solunması, rinit, gribal enfeksiyon gibi hastalıkların sık sık geçirilmesi, bağışıklık sisteminin zayıf olması sayılabilir.

    Akut sinüzit oluştuğunda sinüs iç yüzeyindeki dokularda ödeme, sinüs çıkışlarında tıkanmaya, serum sızması ve sinüs içinde sıvı birikmesine neden olur.Bütün bunlar oksijenlenmede azalmaya ve şikayetlerin daha da artmasına neden olur.

    Sinüzitte oluşan şikayetler şunlardır;

    •Yüzde dolgunluk hissi
    •Öne eğildiğinde yüzde ağırlık hissi
    •Burun veya burun arkasında akıntı
    •Burun tıkanıklığı
    •Baş ağrısı
    •Koku alma hissinde azalma veya kaybolma
    •Östaki borusu tıkanırsa kulaklarda ağrı, dolgunluk, basınç hissi
    •Halsizlik, yorgunluk, sersemlik hissi

    Hastanın şikayetlerinin alınması ile teşhis konabilir.Ayrıca gerek görülürse, sinüslerin direkt grafisi, bilgisayarlı tomografi tetkikleri de yapılarak sinüslerdeki dolgunluk görülebilir.

    Akupunktur tedavisi

    Akupunktur uygulaması bağışıklık sistemini uyararak vücudun hastalıkla mücadelesini güçlendirir.
    Ödem çözücü etkisi ile tıkanmış olan sinüs kanallarının açılmasını sağlar.
    Allerjik reaksiyonu oluşturan salgıları azaltır.
    Bölgedeki doku beslenmesi ve savunma gücünü arttırır.
    İlaç tedavisi ile iyileşemeyen, sık sık sinüzit geçiren hastalarda yan etkisinin olmaması nedeniyle de akupunktur uygun bir tedavi yöntemidir.