Akupunktur ; üçbin yıldan beri insan sağlığı için uygulanan ve son yıllarda batı da yapılan yoğun araştırmalar sonucunda gittikçe yaygınlaşan bilimsel bir tedavi yöntemidir.
Akupunktur, iğne, laser, v.b. uyaranların vücut üzerinde tanımlanmış akupunktur noktalarına uygulanması ile limbik sistemi* düzenleyip, otonom sinir sisteminin simpatetik ve parasimpatetik bölümleri arasındaki dengeyi kurarak organizmanın sağlığa kavuşmasını sağlar.
Akupunktur ülkemizde Sağlik Bakanlığı’nca 29 Mayıs 1991 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Akupunktur yönetmeliği ile uygulama alanı ve uygulama kuralları belirlenen bilimsel bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir. Yine Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Akupunktur Üst Komisyonun tıp fakülteleri ve diğer hastanelerde Akupunktur uygulama birimlerinin kurulması önerileri çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucunda İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’na bağlı Akupunktur Araştırma ve Uygulama Birimi oluşturulmuştur.
Dünya Sağlık Örgütü yayınlamakta olduğu derginin 1979 Aralık sayısını, Akupunktur özel sayısı olarak çıkarmış ve birçok araştırma sonucunda saptanmış Akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıkların listesini yayınlamıştır. Bu semptomlar ve hastalıklar şunlardır: Stres, obezite (şişmanlık), aşırı zayıflık, bağımlılıklar (sigara, alkol), başağrıları, boyun fıtığı, bel fıtığı, kas ağrıları, alerjik nezle, alerjik astım, sinüzit, spastik kolit, kronik kabızlık, ishal, gece işemesi, yüz felci, trigeminal nevralji (yüz ağrısı), intercostal nevralji, zona, ürtiker, histeri, impotans, cinsel soğukluk, adet düzensizliği, lokal saç dökülmesi, gastrit, hıçkırık, esansiyel hipertansiyon, hipotansiyon, dirsek, boyun, omuz, kol ağrıları, artroz (eklem kireçlenmeleri).
Stres çağımızın en temel problemlerinden biri olup, bir çok sağlık problemine de sebep olmaktadır. Yaşadığımız koşulları göz önüne koyduğumuzda strese neden olan yapıları ortadan kaldırmanın mümkün olmadığı kolayca anlaşılabilir. Bununla birlikte haftada bir kere uygulanan Akupunktur’la kişi strese daha dayanıklı hale getirilebilir. Yoğun stresin neden olduğu en büyük problemlerden biri sık yaşanan başağrısı krizleridir. Başağrısı nedeni ile ortaya yoğun bir işgücü kaybı çıkmaktadır. Akupunktur ile bu şikayetler büyük oranda ortadan kaldırılmakta hastanın yaşam kalitesi yükseltilmektedir. Böylece iş gücü kaybının da önüne geçilmektedir.
Yine özellikle kadınların büyük çoğunluğunun sorunu olan kronik kabızlık Akupunktur ile tedavi edilebilmektedir. Ülkemizde yeterli eğitimin yapılamaması , konuşulması bile yakın zamana kadar tabu olan cinsel problemler oldukça yaygın sağlık problemlerinin arasında yer almaktadır. Cinsel davranış limbik sistemimizin kontrolünde olan önemli bir fonksiyonumuzdur. Sürekli olumsuz uyaranlarla limbik sistemde oluşacak düzensizlik bu problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Tedavi etme mantığının temelinde limbik sistemin düzene sokulması bulunan Akupunktur cinsel problemlerin giderilmesinde de önemli rol üstlenmektedir.
Obezite (şişmanlık) Akupunktur’un en yaygın kullanıldığı problemlerin başında gelmektedir. Zayıflamak için kimi zaman mucize bir yöntem olarak sunulan Akupunktur’a kimi zaman da bu listelere uyarsam ben zaten kilo veririm Akupunktur’a ne gerek var? şeklinde yaklaşılmaktadır. Her iki yaklaşımda önemli hatalar içermektedir. Bir yandan Akupunktur bir mucize değildir. Öte yandan ise obezite ile boğuşmak zorunda olan hastaya davranış değişikliğinin yerleşmesi gereken başlangıç aşamasında Akupunktur’un katkıları göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Akupunktur, her şeyden önce sindirim sisteminizin daha düzenli çalışmasını sağlayacak örneğin kabızlık probleminiz varsa bunu giderecek, midenizde ekşime yanma veya hazımsızlık varsa bunları ortadan kaldıracaktır. Akupunktur, yaşamınızda halen var olan ve böyle ciddi bir davranış değişikliği sırasında oluşacak olan stresi giderecek, kendinizi her zaman olduğundan daha sakin ve rahat hissetmenizi sağlayacaktır. Bu da size bazı davranışlarınızı yeniden gözden geçirip değiştirebilmeniz için imkan verecektir. Akupunktur, bu süreçte doğal olarak aldığınız gıda miktarı düşeceğinden beklenen açlık duygusu, mide kazıntısı ve halsizlik şikayetlerini giderecektir. Akupunktur, sıkça rastlanılan hekim kontrolü dışında yapılan sıkı diyetlerle kilo alıp vermeler sonucunda veya bir başka nedenle yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasını sağlayacaktır. Akupunktur bu problemleri giderirken hastanın yapacağı; haftada bir sefer Akupunktur tedavisine düzenli gitmek ve hekiminin önerilerine uyarak sağlıklı bir şekilde kilo verirken beslenme ile ilgili yanlış davranışlarını kalıcı bir şekilde değiştirerek yaşam boyu sürecek doğru alışkanlıkları edinmekten başka bir şey olmayacaktır.
Akupunktur ile sigara bırakma tedavisinde ise amaç hastanın sigara içmediği sürecin başlangıcında ortaya çıkan yoksunluk sendromunu ortadan kaldırmaktır. Sigarayı bırakan kişi yemeğe saldırabilir, baş ağrıları çekebilir, işine konsantre olamayabilir, aşırı stresli olup en küçük uyarılara aşırı tepkiler verebilir veya bunlara benzer değişik durumlar ortaya çıkabilir işte Akupunktur tüm bu problemlerin ortaya çıkmasını engelleyecek ya da ortaya çıkanları giderecektir. Hastaya düşende uzanıp sigara almamak, Akupunktur etkisini sınamaya kalkmamak , Akupunktur’un yardımını kabul etmektir. Çünkü Akupunktur’un asıl etkisi sigara içilmediğinde ortaya çıkacaktır. Hasta kendini daha huzurlu hissedecek, yemeğe saldırmayacak, boşluk hissi rahatsız edici olmayacaktır. Akupunktur tedavisinden sonra sigarayı bırakmış kişinin tekrar sigara içmeye başlama riski ise hiç sigara içmemiş bir insanın sigaraya başlama riski ile eşittir.
Akupunktur eğitimi almış kişiler tarafından uygulandığında tanımlanmış hiçbir yan etkisi olmayan bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle hastaların başvurdukları akupunkturistin Sağlık Bakanlığı tarafından akupunktur eğitiminin onaylandığını gösteren belgesinin olup olmadığını öğrenmeleri akupunkturun ülkemizde standartlarının yükselmesini sağlayacağı ve en sağlıklı oto kontrolü oluşturacağı da açıktır. Sonuç olarak akupunktur tıbba alternatif bir tedavi yöntemi değildir. Diğer bilim dalları gibi tıbbın bir komponenti olmaya aday bilimsel bir tedavi yöntemidir.
LİMBİK SİSTEM: Beynimizde geniş bir kortikal alanı kaplayan ve dışarıdan gelen tüm psişik uyaranlara ( kötü söz , iyi söz, taktir , tehlike hali vb. gibi) vücudun vereceği tepkileri (kalp hızımızın ayarı, bağırsaklarımızın hareketi , salgılarımızın durumu, damarlarımızın genişleyip daraltılması vb. gibi) oluşturan, kontrol eden sistem
Yazar: C8H
-
Bilimsel bir tedavi yöntemi; akupunktur
-
Akupunktur ile yüz felci tedavisi
Bell paralizisi ani başlangıçlı, tek taraflı, nedeni bilinmeyen yüz felcidir.
Neden olarak, immün, viral, iskemik nedenlerle sinirin hasarı veya seyri sırasında geçtiği anatomik yapıların içinde oluşacak ödemle sıkışması ileri sürülebilir.
Kulak arkasındaki ağrı, saatler içinde gelişen fasiyal güçsüzlük, bazen tam felcin öncesinde görülebilir.
Tutulmuş taraf düzleşmiştir ve yüz ifadesizdir, hasta çekilmekte olan sağlam taraftan şikayetçidir.
Ağır olgularda gözler kapanamaz. Hasta, yüzünde uyuşukluk ve ağırlık hissinden yakınabilir, fakat gösterilebilir duyu kaybı yoktur. Sinirin daha gerideki lezyonları, tad duyusunu, tükrük ve gözyaşı salınımını etkileyebilir ve hiperakuziye neden olabilir.
İyileşmeyi sinir hasarının genişliği belirler; sinir iletim çalışmaları ve elektromiyelografi yararlıdır. Total paralizide ise sonuçlar değişkendir. Elektriksel uyarana yanıt alınabilen olgularda tam iyileşme %90 oranında beklenirken; elektriksel uyarıya yanıt alınamayan olgularda ise bu oran %20’dir.
Yüz felçlerinde akupunktur tedavisine zaman kaybetmeden başlanırsa iyileşme şansı çok daha yükselebilir. Akupunktur ile hastanın yüz felcinden ortaya çıkan yukarıdaki şikayetleri hızla toparlanmakta, ödem çözücü etkisi sinir harabiyetinin yerleşmesine engel olmaktadır. -

Akupunktur ile uykusuzluk tedavisi

Uykuya dalma, uykuyu sürdürme ve sonlandırmaya ilişkin sorunlar, dinlendirici olmayan uyku, insomnia (uykusuzluk) olarak tanımlanır.
Uykusuzluk; gündüzleri yorgunluk hissi, duygu alanında değişmeler (huzursuzluk, hırçınlık gibi), verimlilikte azalma, hatta düşünsel işlevlerde bozulmaya sebep olmaktadır.
Uykusuzluk, hasta için uyuyamamanın ötesinde anlam taşımakta, psikososyal, mesleki alanlarda da sorunlara yol açmaktadır.
Araştırmalar, uykusuzluğu olan insanların günlük yaşamlarında ve genel sağlık alanlarında daha çok sorunları olduğunu, giderek yaşam kalitesinin düştüğünü ve zaman/enerji yönünden daha çok yardım aramaya yöneldiklerine işaret etmektedir.
Psikiyatrik bozukluklarda uykusuzluk yakınmasının % 75 oranında bulunduğu dikkati çekmektedir.
Bunların içinde depresyonda ortaya çıkan uyku bozuklukları özel bir yer tutmaktadır. Depresyonda olan kişilerin uyku örüntüsündeki değişiklikler biyolojik gösterge olarak kabul edilmektedir. Bu örüntüdeki tipik özellikler, kısa sürede REM dönemine girme, geceleri sık uyanma, sabahları erkenden uyanma olarak özetlenebilir.
Anksiyete (kaygı) tablolarında ise çoğu zaman uykuya giriş sorunları ön plandadır. Bu hastaların bir bölümü gerginlik nedeniyle, yeterince gevşeme elde edemediklerinden uykuya zorlukla girebilmektedirler.
Uykusuzluğa, uyarılmaya yol açan tüm faktörlerin neden olabileceği söylenebilir. Bu nedenle kaynağında kısa süreli ya da kalıcı psikolojik/biyolojik değişmeler yer alabilir.
Bedensel hastalıklar ve bazı ilaçlar uykusuzluğun biyolojik nedenleri olabilir.
Strese neden olan, bireyin içinde bulunduğu gerginlik ve kaygılar, uykunun başlangıcında beklenen gevşemeye engel olduğu, hatta uyku ya da uyumanın kaygı verici bir yaşantı olarak ortaya çıktığı söylenebilir. Böylece, hastanın uykuya girişi gecikmekte ya da uykuya geçememekte, uyku başlasa bile kesintilerle sürmektedir.
Uykusuz insanların bir bölümünde sadece uyku hijyeninin düzenlenmesiyle önemli ölçüde yarar sağlanabilmektedir. Uyku hijyeni için şu noktalara dikkat edilmelidir:
-çok aç ya da tok olmamak,
-kafeinli, alkollü, kolalı içeceklerden ve tütün kullanımından kaçınmak,
-düzenli egzersiz yapmak, ancak akşam saatlerinde heyecan oluşturacak aktivitelerden kaçınmak,
-uyku gelmeden yatağa girmemek,
-yatak odasını sadece uyku ve cinsel ilişki için kullanmak,
-uyuyamadığında uyumaya çabalamamak, yataktan ve yatak odasından çıkarak başka bir yerde zaman geçirip uyku gelince yatağa dönmek,
-ne kadar uyunursa uyunsun sabah belirli bir saatte kalkmak,
-gündüzleri uyumamak ve yatak odasını ses, ışık, ısı yönünden izole etmek.
Bu düzenlemelere karşın uykusuzluk devam ediyorsa akupunktur tedavisine başvurulabilir. Akupunktur, limbik sistemi regüle edici etkisi ile strese karşı kişiyi daha dayanıklı kılmanın yanısıra limbik sistem kontrolünde olan uyuma düzenimizi de düzeltecek daha rahat ve dinlendirici uyku uyumamızı sağlayacatır. Uykusuzluk tedavisinde hastaya haftada 3’le başlayan ve sonraki haftalarda seyrekleşen 15 seans akupunktur tedavisi uygulanır. -
Akupunktur ile yüz ağrısı (trigeminal nevralji) tedavisi
Trigeminal nevralji; şiddetli ve ani başlangıçlı bir yüz ağrısıdır.
Bu ağrı n.trigeminus adlı sinirin yayıldığı yüz bölgesinde hissedilir.
Birkaç saniyeden bir dakikaya dek uzayabilir. Ağrı genelde yüzün bir yarısının alt bölgesini tutar.
Kendiliğinden başlayabileceği gibi, yüzde ve ağız içindeki bir tetik noktasının uyarılması sonucu da ortaya çıkabilir. Bu tetik noktaya dokunmakla, soğuk ve sıcak sıvıların alınmasıyla ya da rüzgara maruz kalmakla ortaya çıkabilir. Ayrıca konuşma, çiğneme veya diğer yüz hareketleriyle de başlayabilir.
Tekrarlaması tipik olarak paroksismaldir. Ağrı periyotları zamanla sıklaşır ve bir trigeminal daldan daha geniş alanlara yayılabilir.
Klinik bulgular aynı olmasına rağmen ileri sürülen etiolojik ajanlar ve olası patofizyolojik mekanizmalar farklı farklıdır.
Trigeminal nevraljinin tanısı öyküden konabilir.Tetik noktanın hasta tarafından gösterilmesi anlamlıdır. Fizik ve nörolojik muayene ile birlikte yer kaplayan bir oluşum şüphesini gidermek amacı ile gelişmiş nöroradyolojik tetkikler yapılmalıdır.
Nedeni belli olmayan primer trigeminal nevralji hastalarına akupunktur tedavisi uygulanabilir.
15 seanslık bir uygulama tedavinin sonucu ile ilgili bir karar verebilmemizi sağlar.
Daha kısa sürecek tedaviler akupunkturun başarısı veya başarısızlığı konusunda bir yargı oluşturmamalıdır. -
Akupunktur ile bel ağrılarının (bel fıtığı) tedavisi
Omurların arasında yer alan diskler dayanıklı liflerden yapılmış darbe emici yastıklardır. Her disk anulus fibrosus denilen sağlam bir halka ve anulusun çevrelediği jöle kıvamında bir madde olan nükleus pulposusdan oluşur.
Vücudun anatomik yapısı nedeniyle yük en fazla L4-L5 ve L5-S1 arasındaki disklere biner.
Degeneratif hastalıklar birkez ortaya çıktıktan sonra iyileşmesi zordur. Çünkü omurgalar arası diskin kanlanması zayıftır. Bel fıklarında disk genellikle yanlara doğru kayar.
Ağrı hafif başlar. Bu nedenle hastalar semptomların ne zaman başladığını çoğu kez anımsamaz. Hastalar fazla hareket etmez, istirahat ederse belirtiler kendiliğinden hafifler. Hasta hekime, ağrı dayanılmaz hale geldiği zaman başvurur.
Bir travma, ağır kaldırma veya eğildiği zaman ağrı başlar. Hasta bunu bıçak saplanması şeklinde tanımlar. Hastalığın başlamasında iki özellik vardır; belde ağrı, elektrik çarpması, iğne batması tarzında siyatik ağrısı.Genellikle sadece bir taraf etkilenir.Akupunktur ile Akut Bel Ağrısı (Lumbosakral Gerilim Ağrısı) Tedavisi Ağır kaldırma ve doğrudan travmaya bağlıdır. Başlangıçta ağrı hafiftir. Daha çok kas spazmına bağlı sertlik vardır. Hasta geçer düşüncesiyle işine devam eder. Ağrı gittkçe artar, çoğu kez tek taraflıdır, bir bölgede sınırlıdır. Sırt muayenesinde lumbosakral kaslarda tek veya çift taraflı spazm vardır. Hasta öne doğru eğilemez.
Omuriliğin yan tarafındaki kasların spazmı tek taraflı ise hasta ağrılı bölgeye eğildiği zaman biraz rahatlar. Aksi yönde şiddetlenir. Bazı tek taraflı vakalarda konkavitesi ağrılı tarafta olmak üzere skolyoz gelişir. Spazm geniş bir alana yayılmışsa bacaklar hareketle ağrılıdır. Refleks ve duysal bulgular normaldir. Radyolojik muayenede bel kalça bölgesinde patoloji yoktur. Bel eğimi düzleşmiş olabilir.
Hasta mutlak yatak istirahati yapmalıdır.Akupunktur ile Kronik Lubosakral Gerilim Ağrısının Tedavisi Orta yaş hastalığıdır. Diğer bel ağrıları kadar şiddetli değildir. Buna karşın tedavisi zordur. Ağrı geniş bir bölgeyi tutar. Genellikle orta şiddetlidir. Hasta uzun süre ayakta kaldığı zaman ağrı artar. Dinlenince azalır.Kas spazmı yoktur. Yetersiz beslenme, kabızlık, dinlenememe, topuklu ayakkabı giyme nedenler arasındadır.
Hastaya uzun süre ayakta durmaması şişmansa kilo vermesi öğütlenir.
Akut ve kronik bel ağrılarında ameliyat endikasyonu olmayan tüm durumlarda akupunktur kullanılabilecek bir tedavi yöntemidir.
Akupunktur kas gevşetici etki oluşturarak kısa sürede gerilmiş kasların gevşemesini sağlar. Enderfinlerin salınımı da ağrının ortadan kalkmasını sağlamaktadır. -
Akupunktur ile obezite (zayıflama) tedavisi
Yaşamın kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olup yüzyılımızın en önemli sağlık sorunlarındandır.
Akupunkturiste başvuran hastalara genellikle şu tavsilerde bulunulur;
Öğünlerinizi düzenli ve zamanında yemelisiniz, lokmalarınızı küçültmeli ve çok çiğnemelisiniz, öğünlerde yediğiniz yemeğin miktarına dikkat etmelisiniz.Akupunktur’un bu durumda size sağlayacağı yarar; akupunktur, her şeyden önce sindirim sisteminizin daha düzenli çalışmasını sağlayacak örneğin kabızlık probleminiz varsa bunu giderecek, midenizde ekşime yanma veya hazımsızlık varsa bunları giderecek.
Akupunktur, yaşamınızda halen var olan ve böyle ciddi bir davranış değişikliği sırasında oluşacak olan stresi giderecek, kendinizi her zaman olduğundan daha sakin ve rahat hissedeceksiniz. Bu da size bazı davranışlarınızı yeniden gözden geçirip değiştirebilmeniz için imkan verecek. Akupunktur, bu süreçte doğal olarak aldığınız gıda miktarı düşeceğinden beklenen açlık duygusu, mide kazıntısı ve halsizlik şikayetlerini giderecektir.
Akupunktur, sıkça rastlanılan hekim kontrolü dışında yapılan sıkı diyetlerle kilo alıp vermeler sonucunda veya bir başka nedenle yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasını sağlayacaktır.
Akupunktur bu problemleri giderirken hastanın yapacağı; haftada bir sefer akupunktur tedavisine düzenli gitmek ve hekiminin önerilerine uyarak sağlıklı bir şekilde zayıflarken beslenme ile ilgili yanlış davranışlarını kalıcı bir şekilde değiştirerek yaşam boyu sürecek doğru alışkanlıkları edinmekten başka bir şey olmayacaktır.KİLO KAYBININ YARARLARI:
Kilo vermek fiziksel,metabolik,endokrinolojik ve psikolojik komplikasyonları düzeltmektir.
5-10 kiloluk kilo kaybı;
-Sırt ve eklem ağrılarını azaltır.
-Akciğer fonksiyonlarındaki bozuklukları düzeltir.
-Hipertansiyonda düzelme sağlar.
-İnsulin duyarlılığında ve glikoz toleransında düzelme sağlar.
-Kan lipidleri ve kolesterolde düşmeye neden olur.
-Over fonksiyonlarına yararlı etki sağlar.
-Diabetes mellitusda düzelmeye neden olur.Obezite Nedenleri Genetik yatkınlık, hormonal metabolik bozukluklar, psikolojik çevresel etkenler, besinlerin tüketimi esnasında düşük enerji harcamak..
Aşırı karbonhidrat ve yağ alanlar, hergeçen gün aldıkları günlük kalori miktarını arttıranlar, aldıkları fazla kaloriyi depolarlar.
Yaşla beraber fiziksel aktivitenin azalması, hareketsiz yaşam, spor alışkanlığının bırakılması, sürekli evde oturma, TV seyretme, düzensiz gıda alınması, öğün arasında atıştırmalar,özellikle yağ içeriği zengin gıdalar, alkol alınması obeziteyle yol açmaktadır.
Fizyolojik olarak gebelikte, ergenlik döneminde, menopozda kilo alma eğilimi olmaktadır.
Hipotiroidizm, Tip2 Diabet, bazı depresyon ilaçları, bazı doğum kontrol ilaçları, kortikosteroidler obeziteye neden olurlar.
Sigaranın bırakılması gerek metabolik hızın azalması gerekse fazla gıda alma eğilimi ile birlikte obeziteye neden olmaktadır.DOĞRU BESLENMEDE DİKKAT EDİLECEK KURALLAR:
-Posadan zengin nişastalı yiyecekler : Çiğ sebze ve meyve, kepekli tahıl ürünleri, kurubaklagiller tüketilmelidir.
-Beyaz ekmek yerine çavdar ekmeği, yulaf ekmeği, kepekli ekmek yenmelidir.
-Her öğünde bir porsiyon pişmiş, bir porsiyon çiğ (salata) sebze tüketilmelidir.
-Kurufasülye, nohut, mercimek gibi kuru baklagillere öğünlerde sıklıkla yer verilmelidir.
-Meyve suyu yerine meyvenin kendisi yenilmelidir.
-Günde 8-10 bardaktan çok çay kahve tüketiliyorsa yapay tatlandırıcılar kullanılmalıdır.
YAĞ TÜKETİMİ AZALTILMALIDIR: Doymuş yağlar yerine doğmamış yağlar(bitkisel yağlar) tercih edilmelidir.
Etin yağsız kısmı, tavuğun derisiz bölümü, balık tüketilmeli , makarna, pilav ve börek yapımında sıvı yağ kullanılmalıdır.
Tam yağlı süt , yoğurt, peynir yerine yarım yağlı olanlar tercih edilmelidir.
Kaymak ve krema tüketiminden kaçınılmalı yerine süttozu kullanılmalıdır.
Sosis, salam, sucuk gibi yağlı şarküteri ürünleri yerine yağsız olanlar tercih edilmeli.
ŞEKER TÜKETİMİ AZALTILMALIDIR; Şeker gereksinimini meyve ve sebzelerden karşılanmalıdır.
Hazır konsantre meyve suları yerine, meyveler ve taze sıkılmış meyve sularını tercih edilmelidir.
Günde 8-10 bardaktan fazla çay, kahve tüketiyorsanız yapay tatlandırıcılar kullanmalısınız.
TUZ VE TUZLU YİYECEK TÜKETİMİ AZALTILMALIDIR; Yemekler pişirilirken kullanılan tuz miktarı azaltılmalıdır. Zeytin, turşu, pastırma, salamura yiyeceklerin tüketimi kısıtlanmalıdır.
Günlük tuz tüketimi yaklaşık altı gramı(bir tatlı kaşığı) geçmemelidir.
ALKOL TÜKETİMİ SINIRLANDIRILMALI; Alkolün enerji değeri yüksektir(1gr. alkol 7kkal).Ilımlı tüketimin tanımı kadınlar için günde bir alköllü içki, erkekler içinse iki alkollü içkidir. Bir ölçü alkol 360-400 ml bira 160 ml şarap olarak tanımlanır. -

Akupunktur ile sigara bırakma

Hemen hemen herkes sigaranın ne derece zararlı olduğunu bilir. Buna rağmen kendilerini sigara içmekten alıkoyamazlar. Bunun nedeni nikotinin bedenimizde yarattığı bağımlılıktır. Buna karşı koyma yollarından biri de akupunkturdur. Bu bağımlılığa beş duyuyu meşgul ederek kişiyi oyalayan sigaranın yarattığı psikolojik alışkanlığı da ilave edebiliriz. Bunların sonucunda kurtulma güçlüğü çekilen sigara bağımlılığı bir çok hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Tabi ki bu hastalıkların başında akciğerlerimizle ilgili olanlar gelir. Nefes alıp verebilmek kabusa dönüşür. Sabahları rahat kalkabilmek güçleşir. Bir kötü koku kaynağı olunur. Her akşam verilen yarın sabah içmeyi bırakıyorum sözleriyle ömrümüz tükenir. Oysa akupunkturun yardımı ile sigaradan kurtulmak düşünüldüğü gibi zor bir şey değildir. İster akupunkturun adı anılsın ister anılmasın, günümüzde sigara bırakma yöntemlerinin çoğunun temelinde akupunkturun yer aldığı görülüyor. Akupunktur; üçbin yıldan beri insan sağlığı için uygulanan ve son yıllarda Batı’da yapılan yoğun araştırmalar sonucunda gittikçe yaygınlaşan bilimsel bir tedavi yöntemidir. Akupunktur, iğne, laser, v.b. uyaranlarının vücut üzerinde tanımlanmış akupunktur noktalarına uygulanması ile beyinde sürekli nikotin alma nedeni ile salgılanma tembelliğine uğramış nörotransmitterlerin salınımını sağlayarak nikotin eksikliğine bağlı sıkıntıların kolayca atlatılmasını sağlar. Akupunktur etkisi ile salgılanan seratonin kişinin kendini daha rahat ve huzurlu hissetmesine neden olur.
Akupunktur ile sigara tedavisi 5 seansta tamamlanır. Sigara içme ilk seanstan itibaren bırakılır. Tedavi yaklaşık 2 hafta sürer.
Uygulamada amaç hastanın sigara içmediği sürecin başlangıcında ortaya çıkan YOKSUNLUK SENDROMUNU ortadan kaldırmaktır.
Sigarayı bırakan kişi yemeğe saldırabilir, baş ağrıları çekebilir, işine konsantre olamayabilir, aşırı stresli olup en küçük uyarılara aşırı tepkiler verebilir veya bunlara benzer değişik durumlar ortaya çıkabilir işte akupunktur tüm bu problemlerin ortaya çıkmasını engelleyecek ya da ortaya çıkanları giderecektir. Hastaya düşende uzanıp sigara almamak, akupunktur etkisini sınamaya kalkmamak , akupunkturun yardımını kabul etmektir.
Sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski düşer. Beşinci yılda kalp krizi riski sigara içenlerin riskinin yarısına iner. Onuncu yılda ise hiç sigara içmemiş biri ile eşit düzeyde olur.
Türkiye’de erkeklerde en sık ölüme neden olan kanser türü Akciğer kanseridir. Akciğer kanseri riski sigarayı bıraktıktan sonraki onuncu yılda, sigaraya devam edenlerin riskinin yarısına iner.
SİGARANIN NEDEN OLDUĞU KANSERLER;
-Akciğer kanseri
-Ağız, dudak, dil kanseri
-Gırtlak kanseri
-Pankreas kanseri
-Böbrek kanseri
-Mesane kanseri
-Rahim ağzı kanseri
-Penis kanseri
SİGARA DUMANINDAKİ MADDELERİN SEBEP OLDUĞU HASTALIKLAR;
-Sindirim sistemine etkisi: Gastrit, ülser
-Solunum sistemine etkisi: Bronşit, astım, amfizem
-Kan damarlarına etkisi: Büzüşme, tıkanıklık, uç damarlarda gangren,
-Kalp damarlarına etkisi: Daralma, kriz
-Böbrekte: Yetmezlik, üremi, yüksek tansiyon
-Büyük damarlarda yüksek tansiyon -
Ameliyatsız lipoterapi challenger inverse osmosis
CHALLENGER İnverse Osmosis
LOKAL KİLO VE SELüLİT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNE YöNELİK OLARAK TASARLANMIŞ ,EN SONTEKNOLOJİK GELİŞMELERİN KULLANILDIĞI CHALLENGER İNVERSE OSMOSİS SAYESİNDE YENİ YILI, YENİLENMİŞ GÖRÜNÜMÜNÜZLE KARŞILAYABİLİRSİNİZ.
Yeni yıl . Hepimizin yeni yılla ilgili bir hayali, beklentisi var. Kimimiz yeni yıldan para, sağlık, mutluluk beklerken kimilerimiz de bedenimizdeki fazlalıklardan kurtulup yeni yılda, yenilenmiş' olmayı dileriz . Bu uğurda denediğimiz çeşitli yöntemler ve genellikle uygulamaktan vazgeçilen uzun diyet listeleribıktırıcı' olmanın dışında kişiyi mutlu son'a ulaştırmak ta pek başarılı olmaz.
Oysa mutlu son' şimdi çok yakınımızda. CHALLENGER İnverse osmosis adı ile bilinen yöntem dünya ile aynı anda Türkiye'de. CHALLENGER İnverse osmosis cihazı ile tek seansta bile lipo-suction' a benzer sonuçlar almak mümkün oluyor.Tüm dünyada ameliyatsız liposuction mucizesi adı ile lansmanı yapılan bu cihaz haftada ortalama seans sonrası %30yağ kaybını sağlıyor. üstelik ameliyat, ağrı, sızı veya benzeri bir yan etki olmadan.
CHALLENGER İnverse osmosis sistemi ultrasound enerjisini kullanarak yağları parçalayan bir yöntem. Tavsiye edilen uygulama öncesinde uygulama yapılacak kişinin vücut ölçülerinin alınması ve işlem yapılacak bölgenin mutlaka fotograflanması gerekliliği.
Ardından problemli bölgeye yapılan maksimum 30-40 dakikalık bir uygulamanın ardından tekrar yapılan ölçümlemenin sonucu ise tek kelime şaşırtıcı'. Ortalama 2-10 cm. arasında incelme. Bu şimdiye dek bilinen hiçbir yönteme benzemiyor. uygulama tamamlandığında ise vücutta ciddi bir incelme (MİNİMUM 2 BEDEN İNCELME) ile birlikte portakal kabuğu' görünümündeyani sellülitte %90 a varan azalma tespit ediliyor.
Ciddi bir zayıflama yöntemi olan CHALLENGER İnverse osmosis işlemi sırası ve uygulama sonrasında dikkat edilmesi gereken bazı kurallarda var elbette. Uygulamayı takip eden 5 gün içerisinde yağ tüketilmemesi ve bir kerelik minimum 25 dakika süre ile yürüyüş, koşu, aerobik vb. efor harcatan bir aktivite yapılması gerekiyor.
Sonra ne mi olacak??? Türkiye de sadece bize olan bu teknoloji ile ağrı acı olmadan konforlu olarak incelecek yağ kaybedeceksiniz İçine sığamayacağınız elbise, vücudunuzda mükemmel durmayacak bikini kalmayacak ve 2012 çok güzel' olacak
-

Saç ekimi ile ilgili mutlaka bilmeniz gerekenler

Saç ekimi 4 kişilik bir ekip tarafından steril şartlara sahip özel hastanede ameliyathane şartlarında yapılmaktadır.Burada önemli olan konu özel hastanede hasta odalarında veya polikliniklerde ya da hastaneye ait herhangi sıradan bir oda da yapılıyor olması değil steril ameliyat şartlarını sağlayan asepsi antisepsiye dikkat edilmiş hepa filtre vs. gibi özel arındırma sistemlerinden içeren ameliyathanelerde saç ekimi yapılmasıdır.
Saç ekiminde 1. aşama:
Fotoğraflarınız alınarak saçlarınız hastanemizde size özel traş makineleri ile 1 numaraya kısaltılarak lokal anestezi için hazırlanır.Akabinde saç ekimine özel lokal anestezi ile ağrısız acısız olarak fue plus saç ekimine hazırlanmış olursunuz.
Saç ekiminde 2. aşama:
Genetik olarak dökülmemek üzere kodlanmış olan 2 kulağın üst sınırından çektiğimiz yatay bir çizginin altında kalan dökülmemeye şifrelenmiş bölgeden özel olarak geliştirilmiş her kliniğe ait ayrı teknik ve teknolojilerde olan mikro cerrahik punch lar kullanılarak birli ikili üçlü dörtlü saç kümeciklerinin( bu kümeciklere biz greft diyoruz) alınarak özel solüsyonlar içerisinde beslenip bekletilmesidir.Burada kullanılan mikro cerrahik punch tamamen her klinikte kendine özgüdür ve bu konuda özellikle mikro cerrahik punch çapları konusunda çok ciddi bilgi kirliliği yaşanmaktadır .Saç Ekimi'nde 0.6 cm den 1cm çapına kadar saç köklerine ve kişiye özel punchlar kullanılabilir.Sonuç olarak; ne olursa olsun, saç ekiminde ne kadar ince mikro cerrahik punch kullanılırsa kullanılsın, eğer kullandığınız mikro cerrahik motor saç ekimine uygun değil de diş hekimliğine uygunsa kullanılan devir şiddetine bağlı olarak iz kalacaktır .Bu bağlamda gittiğiniz saç ekimi merkezinde Fue Saç Ekimi nde önemli olan ne kadar ince mikro cerrahik punch kullanıldığı değilkullanılan mikro cerrahik motora bağlı ne kadar düzgün, ne kadar kırılmamış, parçalanmamış ve de ne kadar sık ve yoğun saç kökü yani greft alındığıdır. Burada da devreye tecrübe,yetenek,teknik ve kullanılan ekipmanların kalitesi girer.Burada asıl anlatılmak istenen şudur ki Fue Saç Ekimi'nde bir seansta 5000 saç kökü yani 5000 greft saç alabilirsiniz.Önemli olan bunların kaç tanesinin gerçek anlamda sağlam ve kalıcı olduğudur.Herhangi bir saç ekim merkezine başvurduğunuzda mangalda kül bırakmayacak şekildevaatlerle ve de abartılı rakamlarla karşılaşabilirsiniz ama gerçek her zaman tekdir .Saç ekiminde tecrübe, ekipman, yetenek ve dikkat ön plandadır.2.dikkat etmemiz gereken nokta ise alınan bu greftlerin kaç tanesinin 2li, 3lü ve 4lü saç grefti olduğudur; bu da bize yoğunluk ve sıklığı verir.Şöyle basit bir mantıkla herhangi bir saç ekimi merkezindeFue saç ekimiile5000 tane tekli greft ekerseniz ,5000 saç teli ekilir ama tecrübeli bir hekimde 5000 greft saçın sadece 400 adet tekli kalanını 2li,3lü,ve 4lü greft şeklinde fue saç ekimi yaptırırsanız basit bir hesapla13900 tel saç ekilir ve sıradan bir saç ekimi merkezindekinden ortalama 2.8 kat saç ekimi yaptırmış olursunuz.
Saç ekiminde 3. aşama:
İlk aşamada alınan fotoğraflarınızdan operasyon planı ve algoritması çizilmesine bağlıdır. Bu aşama da saçınızın ön bölgesine saç ekiminde kaliteli doğal ve yoğun saç ekimini gösteren en önemli hususlardan biri olan saç çizgisi çizilmesi ve belirlenmesidir.Burada da önemli olan Dünya ve Avrupa saç cerrahi dernekleri standartlarına uygun özel aletlerle özel ölçümlerle saç çizginizin belirlenmesidir ki bu da saç ekimindeehil tecrübeli binlerce saç ekimi yapmış uzman bir doktor tarafından yapılmalıdır.Ehil olmayan ellerde uygulanan saç ekimlerinde saç çizgisi sonucu telafi edilemeyecek hatalara yol açabilmektedir,
Saç ekiminde 4. aşama:
Bu aşama saçlarınıza ekim sonrası istediğiniz yönü verebileceğiniz, istediğiniz yöne tarayabileceğiniz, ister sağa, ister sola, ister öne, ister arkaya tarayabileceğiniz saçlara sahip olmanızı sağlayacak aşamadır.Eğer yine tecrübeli ve ehil bir doktora emanetseniz sizi tek yöne tarayacağınız saçlara mahkum etmez. Sizi eski çizgi film kahramanı Tenten gibi diken diken dik ve komik saçlara mahkum etmez. Saçlarınız tek yöne mahkum olmaz, saç köklerinizde siyah noktasal izler kalmaz, saç köklerinizde çukurlar kalmaz, saçlarınızın her biri başka yöne bakmaz. 10 metre karşıdan bakıldığı zaman asker sırası gibi saçlarınızın arasında yol gibi boşluklar kalmaz. Önden bakıldığı zaman saçın en arkasına kadar boşluklar görülmez.Kısacası saç ekiminde bu aşamada saçlarınızı hangi yöne tarayacağınız, sık ve doğal oluşu, yoğun oluşu belirlenir .Saç ekiminin ana aşaması ,kalbi bu aşamadır.Bu aşamada doktorsuz bu işlemi yaptıranlar hüsrana uğrar ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara maruz kalırlar.Tecrübeli ve ehil bir doktor bu aşamada tamamen kişinin saçlarına özel yönler ve kanallar hazırlar ve doğal, erkek berberleri tarafından bile anlaşılmayacak saçlara kavuşturur.
Saç ekiminde 5. aşama:
Açılan saç kanallarına toplanan saç köklerinin tek tek yerleştirilmesi işlemidir. Herhangi bir saç kanalı atlama ve yanlışa mahal vermemek için titiz, ince, sık ve yoğun çalışılan son aşamadır.
Saç ekiminde 6. aşama:
Saçlarınız özel losyonlarla temizlendikten sonra saç ekimi sonrası yapmanız gereken bilgiler anlatılır ve özel formlarınız takdim edilir. Saçlarınız ekilmiş halde artık evinize gidebilirsiniz.
SAÇ EKİMİ YAPILABİLECEK DURUMLAR
* Yanıklara ameliyat izlerine bağlı oluşan saçsızlık durumları
* Erkek tipi saç dökülmesi
* Kongenital(Doğuşsal) lokal saç kayıpları
* Herhangi bir enfeksiyona bağlı lokal bölgesel saç dökülmeleri
* Saçın aşırı çekilmesi sonucu (Kadınlarda sıkı topuz yapmaya bağlı)oluşan dökülmeler (Traksiyonel alopesi)
* Saçın devamlı çekilerek oynanarak tik halinde koparıldığı (trichotillomani) adı verilen psikolojik rahatsızlıkda.
saç ekimi güvenle uygulanabilmektedir. Ayrıca kaş, bıyık, sakal gibi bölgelerede saç nakli yapılarak doğal kaş bıyık ve sakal görünümü sağlanabilmektedir.
Saç ekiminde kesin ve net yaş sınırı yoktur. Özellikle askerlik yapmamış genç insanlar saç dökülmesi başladığı zaman genellikle yanlış kararlar verebilmekteler. Yalnış ve ileriye dönük bir planlama yapılmadan, ehil olmayan saç ekimi merkezlerinde erken uygulanan saç ekimlerinde sonuç ileri vadede geri dönüşümsüz olarak daha kötü olabilir. Bu nedenle 20 yaş altı gençlere saç ekimi için acele etmemelerinin, öncelikle ehil ve tecrübeli doktor ile görüşüp kendilerine koruyucu tedavi veya daha uygun yönteme başvurmalarının daha doğru olduğunu belirtmeliyiz.
SAÇ EKİMİNDE DOĞALLIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
A-2 kulağınızın üst sınırının birleştiği çizginin altında kalan alandaki saçların yoğun, sık ya da seyrek oluşu
B-Saç köklerinin (greftlerin) iyice ayıklanıp greft epitelinin mümkün olduğunca temizlenmesi: Tecrübe ve bilgi beceri ister.
C-Greftler için açılan kanalların doğal ve uygun oluşu: Saç diplerinde oluşan çukurların sebebi büyük ve yanlış yönlerde açılmış kanallardır; küçük ve doğru yönde açılmış kanallar saç çıkışlarınızın doğal olmasını sağlar.
Ekilen saç köklerine verilen doğru yön neden bu kadar önemlidir? Çünkü ekilen saçlarınızın doğal olması için ekilen saçların yönü sizin kendi saçınızla aynı yönde olmalıdır. Buna ekim esnasında saçlarınızın yönüne bakılarak karar verilmelidir. Usta ve işinde ehil bir doktor tarafından açılan kanallara ekilen saçlar her yöne taranabilir, şekil verilebilir. Yine bunda doktorun tecrübesi,sabrı ,bilgi ve becerisi önemlidir. Bu noktada da dikkat edilmesi gereken bu işin ekipçe yapılıyor olduğunun belirtilmesi değil, başından beri belirttiğimiz gibi doktor kontrolünde, doktor tarafından saç ekimi yapılıyor olmasıdır.Eğer bu iş ekipçe yapılıyor deniyorsa bilin ki orada doktor yoktur.
* Kıvırcık şekilli saç köklerinde saç köklerinin alınmasında doktor zorlanmasına rağmen sıklık,doğallık ve estetik sonuçlar göreceli olarak daha başarılıdır.Kıvırcık saç kökleri ekim alanında daha geniş bir bölgede, daha yoğun ve daha natürel görünüm verecektir.
* Beyaz saçlarda: Saç köklerinin ayırt edilmesi daha çok çaba ve özel çalışma ister. Özellikle beyaz saçlarda mikroskoplu loop lar ile çalışmak gerekmektedir. Sonuçları çok doğaldır.Tecrübesiz ve ehil olmayan doktorların yaptığı beyaz saç ekimleri tamamen fiyasko ile sonuçlanabilir, dikkat edilmesi gerekmektedir.
* Sarı renkli ve açık tonlu saçlar: Saç kökü ayıklanması diğer saçlara göre daha kolaydır. Sonuçları çok natüreldir.
* Koyu renkli saçlar: Saç kökü ayırımı daha çok çaba ve özel çalışma ister. Kalın saçlarda özenli olunmalı, özensiz ve dikkatsiz saç ekimi yapılırsa saçlarınız sert çıkar. Özenli ve dikkatli ekimle son derece doğal ve dolgun saçlara kavuşabilirsiniz.
* Düz saçlar: Saç kökü ayıklanması kolay saçtır. Saç ekimi ve saç kökü alımı seri yapılır ve doğal sonuçlar verir.
Saç ektireceğimiz merkezi seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Doğru saç ekimi merkezi seçmek için nelere dikkat etmelisiniz?
-Daha önce başvurduğunuz klinikteki doktor tarafından bizzat saç ekimi yapılmış olan bir hasta ile görüşmeniz önerilir ki böylece işlemin saç ekimi uzmanı ya da koordinatörü denen ama aslında hiçbir zaman böyle bir ünvana sahip olmayan kişilerce mi yapıldığını öğrenmiş olursunuz.
-Hastanedeki ameliyathanenin araştırması: Operasyonun saç ekim merkezinde gerçekleştirilmeyeceği yeterli donanımda,sterilitede ve ameliyathanede olmasına dikkat edilmelidir.
-Saç ekiminizi gerçekleştirecek olan doktorun Fue saç ekiminde deneyimli olması, tecrübeli, bilgi birikimi olması ve operasyona bizzat girmesi başarılı bir sonuç için önemlidir.
-Saç ekimi muayenenizin detaylı saç analizinizin, mutlaka saç ekiminde tecrübesi olan bir doktor tarafından, bu işlem için geliştirilmiş özel alet ve loop larla yapılması gerekir. Muayenenin, hemşirelerce saç ekimi koordinatörü denen saç ekimi uzmanı denen aslında hiç olmayan bu unvan adı altındaki kişilerce yapıldığı saç ekim merkezi ve operasyona hiçbir zaman girmeyen doktorların olduğu klinik ve hastanelerden özellikle kaçınılmalıdır.
Fue Saç Ekimi ağrı ve acı verir mi?
Saç ekimi operasyonu özel hastanede ameliyathane ortamında lokal anestezi altında 6-8 saatte gerçekleştirilir,saç ekimi merkezinde değil.!! Hastalar ağrı acı olmadan konforlu bir şekilde operasyonu tamamlarlar.Fue Saç Ekimi işlemini yaptıran tüm hastalar FUE saç ekimi uygulamasından sonra hiç bir acı çekmediklerini ve korkulacak birşey olmadığını söylemektedirler ve bu yüzden saç ekimi işlemi sonrası herhangi bir şekilde ağrı kesici ilaç yazmaya gerek bile yoktur.
Saç ekimi sonrasında ne kadar zamanda yeni saçlar çıkar?
Fue saç ekimi sonrasında saç ekimi yapılan alanda koyu siyah kırmızımsı kabuklanmalar görülür. Günde sabah akşam 2 kez başınızı yıkayarak bunu önleyebilirsiniz.7-10 gün içinde kabuklar tamamen dökülür. İşlemden 15 gün sonra hastanın saç ekimi yaptığı kimse tarafından anlaşılmaz.Saç ekiminden sonra 15.günle 3.ay arası ekilen saçlar dökülmeye başlar. Daha sonra 3 ay kadar görünümünde bir değişiklik olmaz. Yeni saçlar 6. aycivarında çıkmaya başlar.Daha sonra saçların tamamının çıkması 9-12 ayı bulmaktadır.Sonuç olarak da her yöne tarayabildikleri, kimse tarafından ekim olduğu anlaşılmayan saçlara kavuşmaktadırlar.
Saç ekiminin herhangi bir yan etkisi riski var mıdır?
Fue saç ekimi sonrası sağlığı etkileyecek herhangi yan etki bugüne kadar herhangi bir yayınla bildirilmemiştir.Bu yüzden saç ektirmeyi düşünenlerin ucuz saç ekimi, kampanyalı saç ekimi, saç ekiminde şok tek seans 30000 greftvs. diye reklam bombardımanlarından, gerçek dışı yaklaşımlardan uzak durup gerçekçi tecrübeli doktor tarafından bizzat yapılan ve kontrol edilen klinikleri tercih etmeleri ve yapabilecekleri en ufak yanlışın ömür boyu silinmeyecek izler bırakabileceğini unutmamalarını hatırlatmak isteriz.
Saç ekimi en fazla kaç kere yapılabilir?
Saç ekimi, saç ekimi yapılan alanın büyüklüğüne ve hastanın saç dökülmesinin devam edip etmemesine göre maximum 4 seansa kadar yapılabilir.
Ekilen yeni saçların görüntüsünün doğal olup olmamasını nasıl kontrol edebiliriz?
Saç ekiminin sonucu tamamen yapan doktora (dikkatinizi çekerim doktorabağlı diyorum, saç ekimi ekibi, saç ekimi uzmanı ya da saç ekimi koordinatörü demiyorum.) bağlıdır. Saç ekimi sırasında kullanılan saç greftlerinin kalınlığı ve saç kanallarının yönleri ile derinliği sonucu belirler.Saç greftleri saçın doğal çıkış şekline uygun büyüklükte, kalınlıkta ve saç kanallarının yönleri de var olan hasta saçlarının yönlerine uygun yerleştirildiğinde saç ekimi son derece doğal bir sonuç verir.
Gelecekte, Fue saç ekiminin yerini alabilecek ve hastaya daha doğal bir görünüm kazandırabilecek seçenekler olacak mı?
Şu anda erkek tipi saç dökülmesindeki en etkili tedavi şekli saç ekimidir. Halen saç klonlaması üzerine çalışmalar devam etmekle birlikte henüz elde edilen bir sonuç yoktur. Eğer bu başarılırsa saçlı deriden alınacak birkaç saç follikülü, laboratuar ortamında çoğaltılarak kişinin ne kadar saça ihtiyacı var ise saçsız alana o kadar saç ekimi yapmak mümkün olabilecektir.
Fue Saç ekimi ile ekilen saçların ömrü ne kadardır?
Fue Saç ekimiile ekilen saçlar kesinlikle dökülmez, ömür boyu kalıcıdır. -
Cilt kırışıklıklarına ve lekelere karşı dracula tedavisi
DRACULA (Doku Yenileme) nin cilt üzerindeki uygulamaları nasıldır ? Amacı nedir?
– Doku yenilemede kandan alınan büyüme faktörleri kollajen üretimini arttırmakta, doku yenilenmesine yardımcı olmaktadır. Bu sayede lekelerin azalması , sivilcelerle kalan izlerin yok olması, cildin daha gergin , canlı ve parlak görünmesini sağlanmaktadır.Cilt yüzeyinde hangi bölgelere uygulanmaktadır?
– Problemli olan herhangi bir bölgeye uygulanabilmektedir. Yüz, boyun, dekolte ve el üstü gibi…DRACULA NIN etkileri nasıldır?
– Uygulama yapılan kişi 3 – 4 haftanın sonunda etkileri fark etmektedir. Lekelerde azalmalar meydana gelmekte YÜZDE LİFTİNG ORTAYA ÇIKMAKTA ,İNCE KIRŞIKLIKLAR AZALMAKTA ve cilt yüzeyi daha parlak , gergin ve canlı gözükmeye başlamaktadır.Yan etkileri var mıdır?
– Karışım hastadan kendi kanı ile hazırlandığı için kan yoluyla bulaşan bulaşıcı hastalıklara yakalanma ya da alerji olma riski yoktur. Sadece işlem esnasında kızarıklık meydana gelebilmektedir ve bu kızarıklık birkaç saat sonra geçmektedir.Tedavi süresi ne kadar zamanda tamamlanmaktadır?
– 4 seanstan oluşmakta, 15 günde 1 defa uygulanmaktadır.DRACULA uygulaması esnasında ağrı ya da acı var mı?
– Herhangi bir ağrı ya da acı hissi yaşanmamaktadır, krem ile uyuşturma işlemi sonrası uygulanmaktadır.Uygulama sonrasında istenilen amaca ulaşılabiliyor mu?
– Bugüne kadar yaptığımız uygulamalardan hastalarımız büyük oranda memnuniyet duymaktadır. 2. seanstan itibaren etkilerini göstermeye devam etmektedir. Seansların bitiminde hasta belirgin fark görmekte ve istenilen sonuca ulaşılmaktadır.DRACULA yöntemi kimlere uygulanamaz?
– Aktif kanser hastaları hariç herkese uygulanabilmektedir.Dr. Emre ÇİÇEK
www.emrecicek.com