Yazar: C8H

  • Astın / sinüzit ilişkisinde alerji dışı nedenler

    Astın / sinüzit ilişkisinde alerji dışı nedenler

    Sinüzitin en sık rastlanan sebebi alerjik nezledir. Alerjik nezlede ödemli olan burun mukozası sinüslerin boşaldığı delikleri de tıkar ve sinüs boşluğunda biriken sümük iltihaplanır ve sinüzit oluşur. Gerek sinüzitin tetiklemesi ile gerekse altta yatan alerjinin bronş dokusunu alevlendirmesi ile hassas hava yolu (reaktif hava yolu) ve astım gelişir.

    Ancak alerji dışında da burnu tıkayan diğer durumlar da sinüzite ve bunun sonucu olarak astıma neden olabilir. Bu açıdan mekanik tıkanıklıkların araştırılması gerekir. En sık rastlanan mekanik burun tıkanıklığı nedeni septal deviasyon diye adlandırılan burun kemiği eğrilikleridir. Burun kemiğinde eğrilik genetik olabileceği gibi, genetik olmadan da burun üzerine düşme şeklinde travma alınması sonucu gelişebilir. Septal deviasyonda gelişen burun içindeki hava yollarında düzensizlik ve hava akışının bozulması, sinüzite zemin hazırlamaktadır. Çocuklarda burun kemiği eğriliklerine 18 yaşından önce müdahale edilememektedir. Sık sık karbonatlı tuzlu su solüsyonları ile burnu yıkamak ve burnu açık tutmak sinüzit ataklarını azaltacaktır.

    Sinüzite zemin hazırlayan bir diğer mekanik faktör de geniz eti büyümesidir. Sık enfeksiyonlarla mücadele sonucu büyüyen geniz eti (adenoid) bir süre sonra burun arkasında kronik bir tıkanıklık ve iltihap odağı oluşturmaya başlar. Bu safhadan sonra eğer ilaç tedavisiyle küçülmüyorsa ve orta kulakta sıvı birikimi (seröz otit) ve duyma kaybı gibi sonuçlara neden oluyorsa ameliyatla bu dokunun burundan uzaklaştırılması gerekir.

    Bağışıklık sistemindeki zayıflıklar da mikropla mücadelede vücudun yetersiz kalmasına sık sinüzit olunmasına neden olur. IgA ve IgG değerindeki düşüklükler bu yönde en sık rastlanan bağışıklık yetersizlikleridir. IgA eksikliğinin alerjiyle en sık birlikte görülen bağışıklık yetersizliği olduğu bilinmektedir. Bu yüzden tekrarlayan sinüzit ve reaktif hava yolu /astım tablolarında alerji tespit edilmiş olsa bile IgA düzeyine bakılmalıdır. IgA eksikliğinin özgün bir tedavisi yoktur. Bağışıklık sistemini güçlendirecek besin ve aşılarla sinüzite karşı önlem alınması mümkündür.

    Çok sık görülmemekle birlikte kronik sinüzit ve astım birlikteliğinde” Kistik Fibrozis” diye adlandırılan bir hastalığı göz ardı etmemek gerekir. Özellikle büyüme geriliği ve kronik ishal tablosunun hastalığa eşlik ettiği hallerde araştırılmalıdır. Ancak büyüme geriliği ve kronik ishal olmadan da “Kistik Fibrozis” olabileceği de bilinmelidir. Başka bir nedenin bulunamadığı kronik sinüzit ve polip varlığında Kistik Fibrozis” in araştırıldığı Ter Testi istenmesinde fayda vardır.

  • Çocuklarda hipnoz ve hipnoterapi

    Çocuklarda hipnoz ve hipnoterapi

    Hipnoz ile çocukların yaşadığı bazı psikolojik sorunları tedavi etmek mümkündür. Çocuklarda özellikle aşağıda sıralanan durumlarda başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    1- Alt ıslatma(enürezis nokturna),

    2- Fobiler,korkular ( karanlık korkusu, köpek korkusu, yükseklik korkusu, okul korkusu )

    3- Dikkat eksikliği
    4- Konuşma bozukluğu ( kekemelik )
    5- Davranış bozuklukları(saldırganlık,hiperaktivite vs..)
    6- Eğitim ve öğrenme sorunları
    7- Uyum sorunları ( arkadaşlarına, okul ve sınıfına vs..)
    8- Parmak emme, tırnak yeme,tik gibi davranış sorunları

    9- Çocuk alerjileri(astım vs..) hipnoterapi ile tedavi edilebilir.

    Çocuklarda hipnoz kolaydır çünkü hayal güçleri çok iyidir, hikayelerden çok hoşlanırlar ve yetişkinlere göre daha çabuk tepki verirler.Belli bir sınır olmamakla birlikte 5 yaşından küçüklerde hipnoz uygulamak zordur. Hipnoz olması için çocuğun söyleneni anlaması ve biraz konsantre olabilmesi gerekir. Hipnoz çocuk için bir oyun gibidir. Çocukların hipnozla ilgili korkuları yoktur. Çocuklar otorite figürünü severler. Çocuklar emir almaktan, yönlendirilmekten hoşlanırlar. Bu nedenle çocukta hipnoz büyük hipnozuna göre daha kolay gerçekleşir. Ancak hipnoz yapacak kişiye güvenmesi gerekir. Hipnozun çocukta usta ellerde uygulandıktan sonra bir tehlikesi yoktur. Çocuk sorunlarını, hipnoz uygulayacak kişiye anne baba olmadan aktarır. Anne baba çocukla beraber hipnoz yapacak kişinin bir zararı olmadığı inancını yerleştirene kadar içerde kalabilir. Hipnoz öncesi anne baba çocukla konuşmalı ama asla hipnoz kelimesini kullanmamalıdır. “Seninle konuşacak, sorunlarını tartışacaksınız vs.” gibi şeyler konuşması yeterlidir.

    Hipnoza başlamadan önce çocukla bir akranı gibi konuşuruz. Asla eleştirmeden. Anne baba gibi değil. Arkadaş gibi. Onlar küçüktür ama çok zekidir. Neden buraya geldiğini biliyorsun değil mi?.. diğer çocuklarla geçinemiyorsun.. okuldan sıkılıyorsun..vs..Çocuklarla onların dilinden konuşuruz.

    Hipnoz seansından sonra anne baba bilgi almak için çocuğu zorlamamalı hatta bir takım bilgileri öğrendiği imasında bile bulunmamalıdır. Bu zorlama bir dahaki hipnoz seanslarındaki çocuk ve uygulayıcı arasındaki güveni zedeler. Güvenini sağlamak için bu çok önemli. Çocuk hipnoz seansı boyunca ne olacaksa iki kişi arasında bir sır olarak kalacağını bilmeli. Çocuklar sır kelimesini severler.

    Çocuktaki sorunların kaynağı genellikle orku , öfke, suçluluk duygularıdır. Hipnoz ortamında verilecek telkinler sorun ne olursa olsun öncelikle bu olumsuz duyguları yok edici yöndedir. Çocuk kendine güven kazanır,isteklerini ifade etmede cesaretlendirilir. Kendini sevmesinin gayet doğal olduğunu belirten telkinler, her çocuğa hipnoz olduktan sonra tekrar tekrar verilir. Bunlar hem dolaylı hem de doğrudan hipnoz telkinleridir. “Sen iyi bir çocuksun.” “Sen akıllısın. Zekisin. Herkes seni seviyor. Annen seni seviyor,baban seni seviyor,sen ne yaparsan yap onlar seni sever ve bırakmaz. Sevmeye devam ederler” gibi. Çocuk zihninde yerleşmiş tüm negatif düşünceler ortadan kaldırılmalıdır.

    Sorunu olan çocukların yüzde doksanında suçluluk duygusu yerleşmiştir. Hiç bir şey olmasa böyle bir sorunu olduğu için suçlu hisseder. Hipnoz suçluluğu ortadan kaldırır.

    ” Bu senin suçun değil. Anne babanın ayrılması senin suçun değil. Sen iyisin,babanın ayrılması senin suçun değil. Annenin sana bağırması senin suçun değil. Sen de kardeşin kadar akıllısın. Sen de herkes kadar akıllısın.”

    Davranış sorunları ise genellkile ilgi çekmek ya da kardeşi ile mukayeseden ortaya çıkar. Hipnoz halinde verilen telkinlerle çocuk çok kolay değişir.

    Hipnoz ile yapılan çözümlemeler göstermiştir ki, çocukların hayatı öğrenmelerinde, ilk yaşlarda anne ve babanın gücü inanılamaz derecede önemlidir. Ebeveyn etkisi, on yıllarca süren bir güce sahiptir. Bu etki ebeveyn eğitiminin, bakımının önemini gözler önüne sermektedir.

    Hipnoz çalışmalarının öğrettiği bir şey daha var. İyi anne baba olmak istiyorsanız daha çocuk doğmadan, hatta gebe kalmadan önce eğer içinizde size rahatsızlık veren, olumsuz işlediğini düşündüğünüz programlar var ise, öncelikle onları yok edecek çareler aramalısınız. “Ne gerek var?” diyebilirsiniz. “Benim yaratılışım bu” diyebilirsiniz. “Ben çevremle barışığım” diyebilirsiniz. Ama bilin ki tüm çevreniz kendi içindeki sorunları, çocukları üzerinde şiddet uygulayarak çözmeye çalışan anne ve babalarla dolu.

    Ne yazık ki, çocukların çok azı, karşılıksız sevgi veren ailelere sahip olma şansına sahip. İşte bu çocuklar, büyük olasılıkla, ileride kendileri de çok iyi anne ya da baba olacaklar. Anne-baba adayları böyle uygun bir çevrede büyümemiş olsa da, yapılacak şeyler var.

    Çocuk eğitimi anne karnından başlar. Yıllarca iyileşmeden sürmüş olan kronik hastalıkların hipnoz analizlerinin ortaya çıkardığı değişmez bir gerçek var. Bir canlı ana rahmine düştüğü andan 12 yaşına kadar geçen sürede en önemli olan şey nedir diye sorarsanız yanıt şu. Çocuk sizin tarafınızdan istendiğini düşünüyor mu? Ya da çocuk, o olmasaydı, sizin daha mutlu olacağınızı hissediyor mu? Tüm sorun burada yatıyor. Bilirsiniz, çocuklarına her türlü olanağı sağlayan aileler vardır. Oyuncaklar, para, özel oda, bakıcılar v.s. Ama bunları sağlayan anne babalar öte yandan çocuk ile aralarına bir mesafe koymuştur. Odasına kapatır, konuşmaz, görüşmezler çocuk ile. Hipnoz analizleri böyle anne babasından uzak mesafede yetişen çocukların, büyüdükten sonra bile bilinçaltlarında anne babasını memnun etmeye çalışan bir taraf olduğunu gösteriyor.

    Bu tip ailelerin aksine bağıran, çağıran, vuran ama yine de bütün bu hengâme arasında her nasılsa çocuklarına tam anlamıyla sahip çıkmış aileler vardır. Bu ailelerin çocuklarına verebildikleri tek mesaj, onların bir aile olduğu ve hangi tehdit altında olurlarsa olsunlar bu bütünlüğün bozulmayacağı olmuştur. Bu bozuk görünen dinamik içinde birçok sağlıklı insanın büyüdüğü gözlemlenmiştir. Böyle bir eğitim mi öneriyoruz? Tabii ki hayır. Bu karşılaştırma bize çocuk büyütülürken neyin daha önemli olduğunu gösteriyor.

    O halde, çocuk isteyen anne babalar! Öncelikle çocuğunuzu planlayın. Ve bebeğiniz anne rahmine düştüğü andan itibaren onun istenen bir varlık olduğunu hissettirin. Çocuk zihninde onun değerli bir varlık olduğunu belirleyen, ona karşı olan davranışlarınız olacaktır, söylemleriniz değil. Çocuğunuza gözlerinizi çevirdiğiniz zaman, onun bu dünyadaki varlığıyla takdir edildiğini, beğenildiğini hissetmesini sağlayın. “ SEN BİZİM İÇİN ÖNEMLİSİN VE DEĞERLİSİN”. Bir anne-babanın çocuğuna verebileceği en değerli hediye budur.

  • Çocuklarda sinüzit olur mu ? Nasıl tanınır ?

    Çocuklarda sinüzit olur mu ? Nasıl tanınır ?

    Uzun yıllar halk arasında çocuklarda sinüzit olmaz düşüncesi hakim oldu. Ancak sanılanın aksine sinüzit yeni doğan döneminden itibaren görülebilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Sinüzit tanısı tamamen şikayetlerin geçmiş seyri üzerine öykü ile konulan bir tanıdır. Water’s filmi diye adlandırılan sinüs filmi akut sinüzit tanısı koydurmaz; çünkü, basit bir soğuk algınlığında da Water’s filminde sinüsler dolu görülür.

    Sinüzit tanısı hastalığın öyküsü ile konur. Basit bir soğuk algınlığında gerek burun şikayetleri gerekse öksürük yavaş yavaş azalarak 10 günde geçer. Bazı olgularda 15 güne kadar uzayabilir. Ancak eğer 15 günden uzun süre devam eden burun tıkanıklığı + sarı-yeşil renkte iltihaplı burun veya geniz akıntısı tablosu varsa bu durum akut sinüzit olarak kabul edilip antibiyotikle tedavi edilmelidir.

    15 gün bekleme süresi ateşsiz ve 1 hafta içinde şikayetlerin azalma sürecine girdiği durumlar için geçerlidir. 1 haftanın sonunda şikayetlerde azalma değil artma varsa; örneğin burun tıkanıklığı daha da artmış ve balgamlı öksürüğe dönmüşse ve öksürük şiddetini artırıyorsa veya duruma sonradan ateş eklenmişse akut sinüzit tanısının daha da erken konup uygun tedavinin verilmesi gerekir.

  • Hipnozla sigarayı bırakabilirsiniz…

    Hipnozla sigarayı bırakabilirsiniz…

    Sigara bağımlılığı, bilinçaltına yerleşmiş ve bu nedenle otomatikleşmiş güçlü bir bağımlılıktır. Sıkça tekrarlanan(yaklaşık 21 kez) her düşünce veya davranış bilinçaltına geçerek kaydedilir ve alışkanlık halini alır.Hipnoz gerçekten de sigarayı bırakmak için en etkili yöntemdir.Çünkü hipnozla bilinçaltına ulaşılarak sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltından silinir.Sigara bilinçaltı tarafından bir arkadaş, bir dost, sosyalleşme aracı, keyif verici bir madde olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur. Yaklaşık 3-5 seans hipnoza giren tiryakilerin çoğu, sıkılmadan, bunalmadan, sinirlenmeden sigarayı bırakmaktadırlar. Üstelik hipnotik telkinler sayesinde, kilo almaları da önlenmektedir. TÜBİTAK ın yaptığı bir araştırma sonucuna göre, hipnoz dünyadaki en etkili sigara bırakma yöntemi olarak tanımlanmaktadır. Bizim hipnoterapi çalışmamızda, sigarayı bırakmak isteyenlere 3-5 seans hipnoz ile sigarayı bırakmalarında yardımcı olunmaktadır.

    Sigara içmek bir tören gibidir . Hiç farkında olmadan birçok şey size sigarayı hatırlatır ve otomatik olarak sigarayı yakarsınız. Sıkıldığınızda,üzüldüğünüzde,yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken, çay kahve içerken, araba sürerken vs… Hipnoz bu alışkanlıkları kırmanın ,bu otomatik pilotu devreden çıkarmanın en etkili yoludur.

    Hipnoz sigara davranışınızı değiştirecek, yerine yeni sağlıklı davranışlar koyacaktır. Örneğin canınız her sigara çektiğinde derin bir nefes almanız o anda sigara arzunuzu yok edecektir. Ya da daha elinize sigarayı aldığınız anda o sigaranın elinizde olduğunu fark edecek ve sigara içmekten vazgeçeceksiniz. Hipnoterapi ile sigarayı bırakmanızı engelleyen bilinçaltı nedenler açığa çıkarılır ve o nedenlerin yerine daha sağlıklı şeyler bulunup değiştirilerek tedavi sağlanır.Yapmanız gereken tek şey,sigarayı bırakmayı istemek…

  • Çocukluk çağında astımda alerji aşı tedavisi ( immünoterapi )

    Çocukluk çağında astımda alerji aşı tedavisi ( immünoterapi )

    Çocuklarda astım %80 alerjik kökenlidir. Çoğunlukla bu hastalarda alerjik astıma alerjik nezle de eşlik eder. Alerjik nezle ve alerjik astım aynı anda tedavi edilmelidir. Havayolu üstte burun ve altta akciğerlerin yer aldığı bir bütün oluşturur. Bu bütünün herhangi bir yerinde yolunda gitmeyen bir durum olduğunda hastalık tam anlamıyla tedavi olamaz. Bu durum “TEK HAVAYOLU, TEK HASTALIK” diye tanımlanır.

    Alerjik astım ya da alerjik nezle tedavisinde hastalığı kontrol altında tutmaya yönelik kortizon esaslı sprey ilaçlar şikayetleri baskılar ve geçici bir iyilik tablosu oluşturur. Ancak altta yatan alerji tedavi edilmedikçe bu spreyler kesildiğinde hastalık bulguları yeniden ortaya çıkar.

    Ayrıca; alerjik astımın büyüdükçe geçtiği bilgisi doğru değildir. Alerji aşı tedavisi uygulanmadığı sürece geçmez. Astımlı her iki çocuktan birisi ergenlikte bu hastalığı atlatamaz. Atlattığı düşünülenlerin de bir çoğunda hayatın ilerideki evrelerinde ortam ve yaşam tarzındaki değişikliklerle alerjik astım belirtileri yeniden ortaya çıkabilir. Bu nedenle çocukluk döneminde astıma neden olan alerjinin aşı tedavisi ile düzeltilmesi gerekir.

    Aşı tedavisi yavaş bir süreçtir. En az 3 enfazla 5 yıl süreyle uygulanır. Dilaltından artan dozlarda damla veya tablet şeklinde uygulanan bu tedavi sonucunda hasta alerjik olduğu maddeyle temasta bulunsa bile reaksiyon gelişmez. Uzun vadede kortizonlu spreylerin kesilmesi ve kesildiğinde de çocuğun iyi kalması sağlanır.

  • Vajinismus ve hipnoterapi

    Vajinismus,vajina girişini çevreleyen kasların istemsiz olarak kasılması sonucu cinsel birleşmenin acılı olması ya da korku ile birleşmenin gerçekleşememesidir. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir. Neredeyse her 10 kadından birinde rastlanmaktadır. Bu durumun birçok nedeni vardır. Ebeveynlerin cinselliğe karşı olumsuz yaklaşımları önemli bir nedendir. Cinselliğin ayıp, yasak, günah olduğunu düşünen ebeveynler tarafından cinsel duyguları engellenen kız çocukları ileride evlendiklerinde cinsel birleşmeden korkuyor ve kaçıyorlar. Vajinismus, çoğunlukla ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. İlişkiye girme denemelerinde hafif bir kasılmadan tüm vücutta bir kasılmaya, endişe, korku, başarısızlık duygusu, tiksinme ve panik haline, bacakların açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatılmasına veya elle eşi itmeye kadar değişik şekillerde ortaya çıkabiliyor. Vajinismuslu kadınlar genellikle vajinalarının küçük olduğuna,penisi içine alamayacak kadar dar olduklarına inanırlar.Oysa vajina vücuttaki en esnek organdır.Çünkü doğum esnasında çocuğun doğabilmesi için 10- 12 cm. kadar genişlemesi gerekmektedir.Bu kadar genişleyebilen bir organa her boyuttaki penis girebilir.

    Vajinismus tedavi edilebilir bir hastalık. Hipnoz destekli, içgörü kazanmaya yönelik yoğunlaştırılmış bütüncül psikoterapi ve evlilik terapisi tekniklerinin yer aldığı cinsel terapi uygulanmakta ve ortalama 5- 7 seansta sorun çözümlenmektedir.

  • Dilaltı damla/tablet aşı tedavisi (sublingual immünoterapi )

    Dilaltı damla/tablet aşı tedavisi (sublingual immünoterapi )

    Aşı tedavisi yaklaşık yüzyıldır uygulanan geçmişi oldukça eskiye dayanan bir yöntemdir. Bu dönemlerde aşı iğne ile doktorların kendi uyguladıkları solüsyonların koldan uygulanması ile yapılıyordu. Daha sonra el değmeden standard olarak hazırlanan solüsyonlar kullanılmaya başlandı.

    Ancak her iki durumda da iğne aşı tedavisi uygulaması sırasında hayatı tehdit edici alerjik reaksiyonlar (anafilaksi) görülmeye başlandı. Bu nedenle uygulamaların doktor kontrolünde acil müdahale yapılabilecek bir ortamda yapılması önerildi. Buna rağmen hem bu yan etki potansiyeli hem de çocukların her hafta ya da her ay aşı olmak istememesi gerek doktorlar gerekse hasta sahipleri tarafından bu uygulamanın tercih edilmemesine neden oldu.

    Bir süre aşı tedavisi alerjik astımda önerilmemeye başlandı, ancak altta yatan alerjinin tedavisi konusu eksik kalınca bu ihtiyaçtan hareketle dil altı damla aşılar geliştirildi. Son 20 yıldır alerjinin güncel tedavisi haline gelen dilaltı damla aşılarla çok iyi başarı elde edildi. Şu an iğne aşı ile etkinlik açısından bir farkı olmadığı hatta evde ailelerin kullanımına uygun güvenli bir tedavi olmasından dolayı iğne aşıdan üstün olduğu kanıtlandı.

    Son dönemde tüm Avrupa’da yapılan alerji aşı tedavilerinin % 60-70 oranında damla aşı şeklinde yapıldığı gözlenmektedir. Bu konuda son gelişmeler ışığında Avrupa’da alerji aşılarının tablet formlarının geliştirildiğini biliyoruz. Yakın zamanda ülkemizde de uygulanmaya başlayacağımız bu aşılar özellikle bahar aylarında polenlere maruz kalınması sonucu gelişen mevsimsel alerjik nezle ve alerjik astım tedavisinde yerini almaya başlamıştır. Kısa zaman sonra ev tozu akarlarına yönelik de dilaltı tablet formda aşı geliştirilmesi beklenmektedir.

  • Hipnoz ve hipnoterapi nedir?

    Hipnoz ve hipnoterapi nedir?

    Hipnoz,kişinin, o andaki gerçeğin farkında olmasına rağmen,ondan ayrı bir durumda olduğu hissine sahip olduğu,uyku ile uyanıklık arasındaki farklı bir psişik durumdur.Kişinin dikkati genellikle içe dönüktür ve dardır.Bu durumda telkin alma yeteneği artmaktadır.Hipnoz sırasında birey kontrollü bir şekilde dış dünyadan uzaklaşır ve kendisine verilen telkinler eleştirilmeden, analiz edilmeden merkezi sinir sistemine ulaşır. Hipnoz bir tekniktir,araçtır. Hipnoterapi ise hipnoz altında yapılan terapidir.Gerçek tedavi hipnozu kullanarak yapılan hipnoterapidir. Hipnozu uygulayan kişi(hipnoterapist) bu tekniği kullanma yetkisine ve becerisine sahip bir kişidir. Kişi kendi isteğiyle belirlediği amaca ulaşmak için hipnoterapiste güven duyarak fayda görür.

    Zihin ,aldığı bilgileri hem bilinçli hem de bilinçdışı olarak işlemektedir.Bilinçdışımız,beynimizin farkında olmadığımız yanıdır.Bütün istemsiz beden fonksiyonlarını kontrol etmenin yanında,tüm deneyimlerimizi,hatıralarımızı depolar,bağışıklık sistemimizi,hormonal sistemimiz kontrol eder. Bilinçdışımız aynı zamanda sezgilerimiz,tutumlarımız,kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz ve alışkanlıklarımızdan da sorumludur.

    Bilinçli zihin daha eleştireldir,problem çözerken daha çok analiz yapmaya meyillidir.Bu da bazen karasızlığa ve harekete geçmekte zorluklara neden olabilir.Hipnoz altındayken ise, bilincin bu analiz yeteneğinden kurtulan bilinçdışı zihin, telkin almaya daha hazır hale gelir ve terapi gerçekleşir.

    Hipnoz haligarip veya esrarengiz bir olay değildir.Gündüzleri hayal kurmaya veya uykuya dalmadan önceki hallere benzeyen tamamen normal bir durumdur.Aslında hipnoz hallerini gün içinde bazen yaşarız da hipnoz olduğunu bilmeyiz.Örneğin,arabayla giderken daldığınız ve eve vardığınızda hangi yollardan geçtiğinizi hatırlamadığınız anlar oldu mu?Yine fanatiği olduğunuz takımın maçını izlerken veya çok hoşunuza giden bir filmi izlerken yanınızdakilerin size seslendiğini duymadığınız anlar oldu mu?Önemli bir işiniz için yatmadan önce sabahın 5’de kalkmanız gerektiğini düşünüp ,tam o saatte kendiliğinden uyandığınız oldu mu? Veya banyoya giderken bacağımızda bir morluk görüp,bacağımı acaba nereye çarptım,aslında acı da duymadım dediğiniz oldu mu? Bunların hepsi hipnoz durumlarıdır.Çocuklar da hipnoz olur.Oyuncaklarıyla oynamaya dalmış bir çocuk seslendiğinizde sizi duymuyorsa hipnozdadır.Ancak hipnoz ile hipnoterapi farklı şeylerdir. Hipnoterapi,hipnoz yoluyla yapılan tedavidir,gerçek iyileşmeye giden yoldur.Hipnozu bir şırınga veya enjektöre benzetirsek,hipnoterapi enjektördeki ilaçtır.Gerçek tedaviyi yapan ilaçtır,enjektör değil.Ama enjektör de,ilacın etki edeceği yerlere ulaşmasını sağlayan bir araçtır.

    İngiliz Tıp Birliği 1953 yılında, Amerikan Tıp Birliği 1958 yılında hipnoterapiyi bir psikoterapi yöntemi olarak kabul etmişlerdir.

  • Kızamık vakaları ve aşı uygulaması

    Kızamık vakaları ve aşı uygulaması

    Soğukkanlı davranın, panik olmayın, tedbiri elden bırakmayın)

    İstanbul ilinde Ocak 2011’den beri bu yazının hazırlandığı tarihe kadar ihbar edilmiş kesin tanılı 20 civarı kızamık vakası saptanmış. Bu nedenle kızamık hastalığının salgın hale gelmesini önlemek amacıyla İl sağlık Müdürlüğü tarafından aşı uygulaması ve özel tedbirler alınması şeklinde uygulamalara başlanmıştır.

    Bu durum, medyada geniş yer tuttu. Hem televizyonlarda “şok, şok, şok” haberleri hem de yazılı medyada çıkan haberlerin üzerine şaşkına dönen aileler, bir de bağlı bulundukları sağlık ocaklarından gelen telefonlarla iyice endişelendi. Ve tabii telefona sarılıp doktorlarına danışmaya başladı. Bu yazıyı bundan dolayı hazırladık.

    Olay nedir?

    Kızamık bulaşıcı bir hastalık. Aşı dışında korunma olanağı yok. Ülkemizde hatırlarsınız, ard arda birkaç sene üst üste yapılan kızamık aşı kampanyalarıyla hastalık oldukça geriletilmişti. Ancak yurt dışından gelen kişilerin, oradaki kızamık virüsünü (hasta olarak veya olmadan, solunum yoluyla) taşımaları sonunda İstanbul’da kızamık vakaları görülmeye ve doğal olarak yayılmaya başladı. Bunun üzerine kızamık aşısının rutin uygulama yaşı 2007’den beri 12 ay olmasına rağmen 9 aydan büyük çocuklara aşı uygulanmasına başlandı. Bu kadar basit. Kızamık aşısının uygulanabileceği en alt yaş 9 aydır. İstanbul’da yaşayan ve 9 ay 12 ay arasındaki tüm çocukların aşı yapılması gerekir. (9 ayı bitirip 10. aydan gün almış olması gerek) Yapılmakta olan aşı tekli kızamık aşısı değil kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısıdır.

    Ne yapmalıyız?

    Önemli 2 nokta şu:

    1) Bebeğinizin yaşı yukarıdaki tanıma uyuyorsa aşısını yaptırın.

    2) Çevrenizde (çocuğunuzun okulu, komşunuz vs) kızamıklı olduğunu bildiğiniz kişi varsa yaş kaç olursa olsun (9 ay altı hariç) temas sonrası korunma amaçlı aşısı yapılmalısınız. (mesela 7 yaşındaki çocuğunuzun sınıfında kızamıklı varsa tüm sınıf aşılanır; komşunuz kızamıklıysa ve son 3-4 günde onlara gidip geldiyseniz sizler anne baba olarak da aşılanmalısınız)

    3) Bebek 6-9 ay arasındaysa sadece kızamık aşısı olmalı. Tekli kızamık aşısı yoksa standart immun globülin yapılmalı. (koruyucu serum)(Bu serum sadece Eczacılar odası tarafından sağlanmaktadır ve o günkü Eczacılar Odasıyla anlaşmalı eczaneden temin edilebilir)

    Kızamıklı vakalar ne yapmalı?

    Hastanın izolasyonu ve çevredekilerin aşılanması vs sağlanmalı.

    İzolasyon:

    Evde İzolasyon şöyle yapılır:

    Ev halkı aşılanır, hasta kişi 5 gün dışarı çıkmaz. Ev halkından okul yaşında olanlar da 1 hafta okula gönderilmez ve dışarı çıkarılmaz. Hasta kişinin odası ayrılıp mümkünse odaya giriş çıkışlar kısıtlanır.

    Sağlık kuruluşunda izolasyon, o kurum doktorlarının sorumluluğundadır.

  • EMDR Terapisi Nedir?

    EMDR Terapisi Nedir?

    EMDR Türkçe açılımı; göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme terapisidir.

    Sizin bugün hayatınızı etkileyen, çeşitli durumlar veya olaylar ile tetiklenip size rahatsızlık veren ve hatta aklınız geldiği anda bugün şu anda yeniden yaşıyormuşçasına sizi olumsuz etkileyen anıları ile çalışır. Bu anıların sizi daha fazla rahatsız etmemesini sağlar. Böylelikle buna bağlı yaşadığınız psikolojik sorunlar da çözüme kavuşmuş olur. Hayat kaliteniz büyük oranda artar.

    Hayat anlardan oluşur. Yaşanan bazı anlar diğerlerine göre hayatın gidişatında daha önemli rol oynar. Bunlar duygusal ağırlığı oldukça yoğun olan anlardır. Bu anlar kişinin kendisine dair algısını ve dünyayı yorumlama şeklini biçimlendirir. Bu yüzden de psikolojik sıkıntıların oluşmasında kilit rol oynar. Şuan hissettiğiniz sıkıntıları veya kendinize dair inançları bir düşünün. Hepsinin kökleri geçmişte yaşadığınız anıları dayanmaktadır.
    İşte bu anılar çalışılıp rahatlatıldığında kendinizde çok ciddi olumlu gelişmeler görebileceksiniz.