Yazar: C8H

  • Polen alerjisi

    Polen alerjisi nedir?
    Bahar ayları olan mart, nisan ve mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine polen alerjisi veya bahar.alerjisi denir.
    Polen alerjisine bahar alerjisi olarak da bilinmektedir. Çünkü polen alerjisi bahar aylarında kendini göstermesi nedeniyledir.

    Polen alerjisinin belirtileri nelerdir?
    Polen alerjisi alerjik nezle, göz alerjisi ve astıma belirtilerine neden olur.
    Polen alerjisi bahar aylarında sık nezle, burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri polen alerjisinin en önemli belirtileridir.
    Bu belirtiler özellikle bahar aylarında oluyorsa polen alerjisi mutlaka akla gelmelidir.

    Polen alerjisi yorgunluk yapar ve okul başarısını etkiler. Polen alerjisi olan çocukların genellikle burunları tıkalı olduğu için uyku kaliteleri de bozulur. İyi bir uyku alamayan çocuklar ise gün boyu kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Bu da okul başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir.

    Polen alerjisi belirtileri ne zaman başlar?
    Polen alerjisi belirtileri Mart ayında başlar. Mar ayında ilk ortaya çıkan polenler ağaç polenleridir. Nisan Mayıs ayında ise ot polenleri kendini gösterir. Temmuz ayından ekim ayına kadar ise yabani ot polenleri kendini gösterir. Hangi polenin alerji yaptığının öğrenilmesi ne zaman önlem alınacağının öğrenilmesi açısından çok önemlidir.

    Çiçeksiz bitkiler mi yoksa çiçek açan bitkiler mi daha çok polen yayar?
    Bitkiler üremek için polen yayar. Çiçekli bitkilerin polenleri böcekler tarafından taşındığı için havada daha az bulunur. Bu sebepten polen alerjisine daha az neden olmaktadır. Çiçeksiz bitkilerin polenleşmesi ise rüzgarla olmaktadır. Bu sebepten polen mevsiminde havada çok fazla miktarda polen bulunmaktadır.

    Polen alerjisi teşhisi nasıl konulur?
    Polen alerjisi belirtileri gösteren 18 yaşına kadar olan çocuklar “çocuk alerji uzmanları” tarafından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Teşhis koymak için bazı testler yapılmaktadır. Bu testlerden en önemlisi ciltten yapılan alerji testleridir.

    Alerji testleri bize teşhis koydurmada çok fazla katkı sağlamaktadır. Alerji testine gore teşhis konulur ve alerji testine gore tedavi planlanmalıdır. Alerji testine gore immunoterapi dediğimiz aşı tedavisi gerekirse yapılabilir.

    Çocuklar yetişkinlerin minyatürü değildir. Bu sebepten çocuklarda yapılacak test ve teknik de değişmektedir. Doğru teknikle, doğru alerjenlerle yapılacak test çok önemlidir. Ayrıca çapraz reaksiyonları da değerlendirebilecek düzeyde eğitim almış olmak gerekmektedir. Tek başına alerji testleri teşhis koydurmamaktadır. Alerji uzmanları tarafında çocuktaki belirtiler ile alerji test sonuçları arasında değerlendirme yapılarak kesin teşhis konulmalıdır.

    Alerji testlerini kandan yaptırılabilir mi?
    Kandan alerji testleri çok doğru sonuç vermeyebilir. Ayrıca kandan yapılan testler çok pahalıdır. Bu sebepten en doğru sonucu ciltten yapılan alerji testleri verdiği için kan yerine ciltten yapılan alerji testleri tercih edlmektedir. Sadece ciltte problemi olan veya cilt testlerini etkileyen ilaç kullanan çocuklarda bu testi kandan yapmaya tercih etmekteyiz.

    Alerji testleri kaç yaşında yapılır?
    Alerji testleri yenidoğan döneminden itibaren yapılabilmekle birlikte polen alerjisi için alerji testi genellikle 1-2 yaşından sonra tercih edilmektedir. Bunun sebebi alerji gelişebilmesi için en az iki polen mevsimi ile karşı karşıya kalmak gerektiği içindir.

    Polen alerjisi teşhisi neden önemlidir?
    Bahar alerjisi sık sinüzit, geniz eti büyümesi, sık kulak iltihabı gibi sonuçlara neden olabilir. Okul performansını çok etkiler. Polen alerjisi nedneiyle burunları tıkalı olan çocuklar geceleri rahat uyuyamaz ve sabahları yorgun kalakr. Bunun sonucu ders başarıları da etkilenir. Alerjik nezleli her beş çocuktan birisi ilerde astıma ilerleyebilir. Bu sebepten teşhis önemlidir.

    Polen alerjisinin tedavisi?
    Doğru teşhis konulduktan sonra bazı ilaçlarla tedavi edilebilir. Tedavi başarısı %100’e yakındır.
    Polen alerjisi tedavisinde korunma, ilaç tedavisi ve aşı tedavisi uygulanmaktadır.

    Bahar ayalarında polenlerden korunmak için ne gibi önlemler alınmalıdır?
    Alerjik nezle, astım gibi polenlerin neden olduğu bir alerjik hastalığı olan çocuklar bazı önlemler almalıdır;
    -Evden çıkarken mutlaka güneş gözlüğü takılarak polenlere temas önlenmelidir.
    -Ağız yerine burundan nefes alıp verilerek burnun filtre görevi yerine getirilmelidir.
    -Polenlerin yoğun olduğu günlerde dışarıda fazla dolaşılmamalıdır.
    -Dışarıda kalındığı sürece her fırsatta yüzler ve burunlar suyla yıkanarak polenlerden temizlenilmelidir.
    -Dışarıda vakit geçirilmişse eve gelince kıyafetler değiştirilip duş alınmalıdır.
    -Polenler kıyafetlerimize de yapışmaktadır.

    Polen alerjisi tedavisinde aşı tedavisi etkili midir?
    Aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi tedavisinin başarısı çok yüksektir. Bu tedavi ile ilaç kullanım ihtiyacı azalacak, astım hastalığına ilerlemesi engellenecektir. Aşı tedavisinde cilt altına enjeksiyon ve dil altı damla şeklinde metotlar vardır. Her iki yöntem de hastalığın ciddiyeti, alerjen tipine göre seçilirse başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Aşılar her çocuğa özel hazırlanır. Standart bir aşı olup eczaneden gidip alınacak bir ialç değildir. Çocuğa özel hazırlanıp yurtdışından getiirtilmektedir. Ancak çocuklarda aşı tedavisinin hangi alerjenden oluşması gerektiği ve hangi dozlarda uygulanması gerektiği sadece ve sadece çocuk alerjisi uzmanlarınca yapılmalıdır.Aksi takdirde tedavinin başarısız olmasına ve hatta çok ciddi yan tesirlerle karşı karşıya kalınabilir.

    Polen alerjisinde aşı tedavisi kimlere yapılır?
    Polen alerjisi nedeniyle astım ve alerjik nezle gelişen çocuklara yapılması tavsiye edilir. Öncelikle bahar ayında sık hapşıran, sık gözleri kaşınan, burnu tıkanan, öksürük, nefes sıkışması gibi astım ve alerjik nezle belirtileri olan çocuklara ciltten alerji testi yapılır ve test sonucuna göre ve çocuğun çıkan alerjiden etkilenip etkilenmediğine göre karar verilir. Cilt testinde polen alerjisi saptanmış ve bahar ayında da şikayetler artıyorsa aşı yapılması gündeme gelebilir. Çocuklara aşı tedavisi gerekliliği ve nasıl yapılacağı konusunda tek yetkili uzmanlar çocuk alerji uzmanlarıdır.

    Aşı tedavisine kaç yaşında başlanabilir?
    Dilaltı aşılar 3 yaşından sonra başlanırken cilt altı enjeksiyon şeklindeki aşılar 5 yaşından sonra başlanabilir.

    Aşı tedavisi kaç türdür?
    Aşı tedavisi üç türdür. Dilaltı damla, tablet ve cilt altına enjeksiyon formları vardır. Cilt altı aşılar da iki türdür. Yıl boyu yapılan ve mevsim öncesi olmak üzere iki türdür. Hangi aşının hangi çocuğa yapılacağını sadece çocuk alerji uzmanları karar vermektedir.

    En sık yapılan yanlışlar nelerdir?

    Tek başına alerji testleri tanı koydurmadığı gibi eğitim almamış hekimlerce yapılan testlerle teşhisi konulmaya çalışılması çok yanlıştır. Alerji testleri doğru teknikle yapılmalı, alerji uzmanlarınca yorumlanmalı ve doğru teşhisi konulmalıdır.

    Alerji aşılarını bu konuda eğitim almamış olan alerji uzmanları dışındaki uzmanlarca yapılması da çok yanlıştır. Çünkü bu tedavi kısa süreli olmayıp en az 3 yıl süreyle devam edeceği için eğitim almış alerji uzmanlarınca yapılması ve takibi çok önemlidir.

    Önemli notlar

    Bahar ayında astım, alerjik nezle ve göz alerjisi belirtileri oluyorsa incelenmelidir.

    Alerji testleri doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda çocuk alerji uzmanlarınca yapılmalıdır.

    Polen mevsiminde polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarıda olmamaya gayret gösterilmeli, ağız yerine burundan nefes alıp verilmelidir.

    Polen mevsiminde polen alerjisi olanlar veya ailesinde alerjik hastalığı yoğun olanlar otomobillerinin polen filtresin değiştirmeli, hepa filtreli klimalar kullanılması uygundur.

    Gözlerin polenlerden korunması için bahar aylarında güneş gözlüğü veya normal gözlük kullanılmalıdır. Akşamları eve gelince mutlaka kıyafetler değiştirilmeli ve duş alınmalıdır. Evden işe gidilince yüz yıkanıp ağız ve burun su le gargara edilerek polenler uzaklaştırılmalıdır.

    Bol su ve meyva suyu içmek çocukların daha zinde olmasını sağlayacaktır.

  • Havaların Isısı Artıkça, Sizin Özgüveniniz Azalmasın !

    Havaların Isısı Artıkça, Sizin Özgüveniniz Azalmasın !

    Yavaş yavaş havaların ısınmasıyla birlikte, kıyafetlerimiz de incelmeye başlıyor. Kışın afiyetle televizyon başında yediğimiz gıdalar, kış tembelliğiyle birleşince kilo olarak vücudumuzda birikiyor.

    Yazın giyilen ince kıyafetlerden ortaya çıkan kiloları verme kaygısı,bizi ağır diyetlere itiyor. Bu diyetler bir yandan sağlığımızla oynarken diğer yandan psikolojimizi olumsuz yönde etkiliyor.

    Mevsimler değiştikçe, havalar sıcaklaştıkça üzerinizdeki katmanlar da azalıyor. Herkes git gide daha ince ve daha korunmasız kıyafetler giymeye başlıyor. Bir rüzgar çıktığında montunuzla fazlalıklarınızı örtmek daha kolaydı halbu ki ya da kalın çoraplarla sütun gibi olmayan bacakları kamufle etmek. Sanki baharla birlikte etraftaki tüm zayıf kadınlar ve erkekler sizi süzüyor, “şişman ve çirkinsin! Kimse seni beğenmiyor. Ne giysen de yakışmıyor !” diyor.Sonra tabi ki ardından her pazartesi başlayan diyet işkenceleri kapıyı çalıyor.

    Bu diyetler belki de ismi “diyet” olduğu için işe yaramıyor artık.

    Çevrenizdekiler eleştirileri ile kilo vermeyi amaçlayınca, hangi zayıflama programına uzun süre sadık kalabildiniz?

    Herhangi biri sizin canınızı sıktığında ya da karşıt bir fikirde olduğunda akşam çikolataya saldırdığınızı hatırlayın. Halbu ki aylardır kendinizi aç bırakıp kilo veriyordunuz siz.

    Ya da tatlı denen şeyi hayatınızdan çıkardığınızı söylüyordunuz ne oldu, odanıza kapanıp gizli gizli yediniz?

    Değerinizi ve kilonuzu zihninizde eşit tutmanın baskısı ile ağlayarak kocaman bir dondurmayı yediğinizi hatırlayın.

    Değerli olmak dediğimiz, kiloyla metreyle ölçülebilen bir kavram değildir.

    Kişi, bazı alanlarda başarılı olamasa bile bu onun değerini azaltmaz. Yani siz 36 beden değilsiniz, fazlalık ve selülitleriniz var diye bu durum, sizi diğer zayıf insanlardan daha az sevilmeye layık yapmaz. Bunu sadece, kilonuzu değil de özgüveninizi azaltan düşünceleriniz yapabilir. Özellikle bu kuralcı, baskıcı -meli,malı içerikli (zayıf olmalıyım, o kıyafete sığmalıyım, daha güzel olmalıyım)cümleleriniz yapar.Çünkü mantığınıza oturtmadığınız, dış dünyaya bağlı ve bağımlı attığınız her adım, olmalı!’lı her cümle size öfke, kaygı, reddedilme hissi ve depresyon olarak geri döner. Asıl başarısızlık böyle başlar.

    O zaman gelin, şu “diyetteyim” lafını değiştirip, “sağlıklı yaşamaya çalışıyorum” diyelim. Çünkü yasak olan caziptir. Beslenme şeklinizi ve yaşamınızı birbirine uydurduğunuzda diyet dediğiniz yaptırım bittiğindeki gibi kontrolü kaybetmemiş olursunuz.

    Zararlı maddeleri hayatınızdan çıkarırken, kendinizi de alternatif yöntemlerle ödüllendirin. Abur cubur ve fazla çikolata yerine mevsiminde olan taze meyveler veya atıştırmalık kuru meyveler, miktarı belirli kuruyemişler, süt, yoğurt ve en masum tatlı olarak dondurma diyetisyenlerin de önerisi ile işinizi kolaylaştırabilir.

    Bol su içmek, üzerinizdeki halsizlik ve yorgunluğu atıp daha dinamik olmanızı sağlar ve sürekli acıkmanızı engeller.

    Yürüyüş, hem bedava, hem keyifli hem de en stres atıcı yoldur. Serotonin artışı ile tatlıya olan istek de azalacaktır.

    Hedefleri küçültün. Hedefinize ulaşmanız ne kadar zor olursa pes etmeniz de o kadar çabuk olur.
    Unutmayın ki; AÇ kalarak kilo verilmez sadece beden sağlığı ve özgüveniniz bozulur.

  • Çocuklarda bahar alerjisi

    Bahar Alerjisi Hakkında

    Kış mevsiminin bitmesiyle birlikte Mart ve Nisan aylarında baharın güzel günleri bizleri bekliyor. Bahar ayı hepimizin sevdiği aylar olmakla birlikte dikkat etmemiz gerekenler vardır. Bahar aylarında sıklıkla bahar yorgunluğu, grip, soğuk algınlığı, ishal gibi hastalıklar yanında alerjik hastalıkların belirtileri de kendini göstermektedir. Allerjik hastalıklardan ise alerjik nezle, göz allerjisi ve astım bahar ayının en önemli hastalıklarıdır.

    Bahar alerjisi nedir?
    Bahar ayları olan mart, nisan ve mayısta polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, gözlerde sulanma, kaşınma gibi alerjik nezle, göz alerjisi belirtilerinin görülmesine bahar.alerjisi denir.

    Bahar aylarında ayrıca sık sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri de görülebilmektedir. Çocuklarda genellikle alerjik nezle astımla birlite görülür.

    Bahar alerjisine polen alerjisi olarak da bilinmektedir. Çünkü bahar alerjisinin asıl nedeni polenlerin olması nedeniyledir.

    Bahar alerjisinin belirtileri nelerdir?
    Bahar alerjisi alerjik nezle, göz alerjisi ve astıma neden olabilfiği için bu hastalıkların belirtilerinin bahar aylarında görülmesiyle kendini göstermektedir.

    Bahar alerjisi bahar aylarında sık nezle, burun tıkanması, peşpeşe hapşırma, burunda kaşınma, damakta kaşıntı, kulakta kaşıntı, sık burun kanaması gibi alerjik nezle belirtileri, gözlerde sulanma, kaşınma gibi göz alerjisi belirtileri, sık öksürük, nefes sıkışması gibi astım belirtileri bahar alerjisinin en önemli belirtileridir.

    Bu belirtiler özellikle bahar aylarında oluyorsa bahar alerjisi mutlaka akla gelmelidir.

    Bahar alerjisi olan çocuklar kokulara çok hassastır. Bahar alerjisi gözde, burunda ve akciğerde hasarlar oluşturmaktadır. Bu nedenle burun, göz ve akciğerler aşırı hassastır. Kokulara da aşırı hassas olurlar. Bahar alerjisi olan çocuklar kokulara aşırı hassas oldukları için çamaşırların parfümsüz detarjanla yıkanması ve ev temizliğinde kokusun ürünlerin kullanılması önemlidir.

    Bahar alerjisi yorgunluk yapar ve okul başarısını etkiler. Bahar alerjisi olan çocukların genellikle burunları tıkalı olduğu için uyku kaliteleri de bozulur. İyi bir uyku alamayan çocuklar ise gün boyu kendilerini yorgun ve halsiz hisseder. Bu da okul başarısını ciddi bir şekilde etkilemektedir.

    Bahar alerjisi belirtileri ne zaman başlar?

    Bahar alerjisi belirtileri Mart ayında başlar. Mar ayında ilk ortaya çıkan polenler ağaç polenleridir. Nisan Mayıs ayında ise ot polenleri kendini gösterir. Temmuz ayından ekim ayına kadar ise yabani ot polenleri kendini gösterir. Hangi polenin alerji yaptığının öğrenilmesi ne zaman önlem alınacağının öğrenilmesi açısından çok önemlidir.

    Çiçek açan bitkiler mi yoksa çiçeksiz bitkiler mi daha çok polen yayar?
    Bitkiler üremek için polen yayar. Çiçekli bitkilerin polenleri böcekler tarafından taşındığı için havada daha az bulunur. Bu sebepten polen allerjisine daha az neden olmaktadır. Çiçeksiz bitkilerin polenleşmesi ise rüzgarla olmaktadır. Bu sebepten polen mevsiminde havada çok fazla miktarda polen bulunmaktadır.

    Bahar alerjisi teşhisi nasıl konulur?
    Bahar alerjisi belirtileri gösteren çocuklar “çocuk allerji uzmanları” tarafından dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Teşhis koymak için bazı testler yapılmaktadır. Bu testlerden en önemlisi ciltten yapılan allerji testleridir.

    Alerji testleri bize teşhis koydurmada çok fazla katkı sağlamaktadır. Bu teste gore teşhis konulacak, bu teste gore tedavi planlanacaktır. Belki de bu teste gore immunoterapi dediğimiz aşı tedavisi yapılacak.

    Çocuklar yetişkinlerin minyatürü değildir. Bu sebepten çocuklarda yapılacak test ve teknik de değişmektedir. Doğru teknikle, doğru alerjenlerle yapılacak test çok önemlidir. Ayrıca çapraz reaksiyonları da değerlendirebilecek düzeyde eğitim almış olmak gerekmektedir. Tek başına allerji testleri teşhis koydurmamaktadır. Alerji uzmanları tarafında çocuktaki belirtiler ile allerji test sonuçları arasında değerlendirme yapılarak kesin teşhis konulmalıdır.

    Alerji testlerini kandan yaptırılabilir mi?
    Kandan allerji testleri çok doğru sonuç vermeyebilir. Ayrıca kandan yapılan testler çok pahalıdır. Bu sebepten en doğru sonucu ciltten yapılan allerji testleri verdiği için kan yerine ciltten yapılan allerji testleri tercih edlmektedir. Sadece ciltte problemi olan veya cilt testlerini etkileyen ilaç kullanan çocuklarda bu testi kandan yapmaya tercih etmekteyiz.

    Alerji testleri kaç yaşında yapılır?
    Allerji testleri yenidoğan döneminden itibaren yapılabilmekle birlikte polen allerjisi için alerji testi genellikle 2 yaşından sonra tercih edilmektedir. Bunun sebebi alerji gelişebilmesi için en az iki polen mevsimi ile karşı karşıya kalmak gerektiği içindir.

    Bahar alerjisi teşhisi neden önemlidir?
    Bahar alerjisi sık sinüzit, geniz eti büyümesi, sık kulak iltihabı gibi sonuçlara neden olabilir. Okul performansını çok etkiler. Allerjik nezleli her beş çocuktan birisi ilerde astıma ilerleyebilir. Bu sebepten teşhis önemlidir.

    Bahar alerjisinin tedavisi?
    Doğru teşhis konulduktan sonra bazı ilaçlarla tedavi edilebilir. Tedavi başarısı %100’e yakındır.
    Bahar alerjisi tedavisinde korunma, ilaç tedavisi ve aşı tedavisi uygulanmaktadır.

    Bahar ayalarında polenlerden korunmak için ne gibi önlemler alınmalıdır?

    Allerjik nezle, astım gibi polenlerin neden olduğu bir alerjik hastalığı olan çocuklar bazı önlemler almalıdır. Örneğin evden çıkarken mutlaka güneş gözlüğü takılarak polenlere temas önlenmelidir. Ağız yerine burundan nefes alıp verilerek burnun filtre görevi yerine getirilmelidir. Polenlerin yoğun olduğu günlerde dışarıda fazla dolaşılmamalıdır. Dışarıda kalındığı sürece her fırsatta yüzler ve burunlar suyla yıkanarak polenlerden temizlenilmelidir. Dışarıda vakit geçirilmişse eve gelince kıyafetler değiştirilip duş alınmalıdır. Polenler kıyafetlerimize de yapışmaktadır.

    Bahar alerjisi tedavisinde aşı tedavisi etkili midir?
    Aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi tedavisinin başarısı çok yüksektir. Bu tedavi ile ilaç kullanım ihtiyacı azalacak, astım hastalığına ilerlemesi engellenecektir. Aşı tedavisinde cilt altına enjeksiyon ve dil altı damla şeklinde metotlar vardır. Her iki yöntem de hastalığın ciddiyeti, alerjen tipine göre seçilirse başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Ancak çocuklarda aşı tedavisinin hangi alerjenden oluşması gerektiği ve hangi dozlarda uygulanması gerektiği sadece ve sadece çocuk alerjisi uzmanlarınca yapılmalıdır. Aksi takdirde tedavinin başarısız olmasına ve hatta çok ciddi yan tesirlerle karşı karşıya kalınabilir.

    Bahar alerjisinde aşı tedavisi kimlere yapılır?
    Polen alerjisi nedeniyle astım ve alerjik nezle gelişen çocuklara yapılması tavsiye edilir. Öncelikle bahar ayında sık hapşıran, sık gözleri kaşınan, burnu tıkanan, öksürük, nefes sıkışması gibi astım ve alerjik nezle belirtileri olan çocuklara ciltten alerji testi yapılır ve test sonucuna göre ve çocuğun çıkan alerjiden etkilenip etkilenmediğine göre karar verilir. Cilt testinde polen alerjisi saptanmış ve bahar ayında da şikayetler artıyorsa aşı yapılması gündeme gelebilir. Çocuklara aşı tedavisi gerekliliği ve nasıl yapılacağı konusunda tek yetkili uzmanlar çocuk alerji uzmanlarıdır.

    Aşı tedavisine kaç yaşında başlanabilir?
    Dilaltı aşılar 3 yaşından sonra başlanırken cilt altı enjeksiyon şeklindeki aşılar 5 yaşından sonra başlanabilir.

    Aşı tedavisi kaç türdür?
    Aşı tedavisi üç türdür. Dilaltı damla, tablet ve cilt altına enjeksiyon formları vardır. Cilt altı aşılar da iki türdür. Yıl boyu yapılan ve mevsim öncesi olmak üzere iki türdür. Hangi aşının hangi çocuğa yapılacağını sadece çocuk alerji uzmanları karar vermektedir.

    En sık yapılan yanlışlar nelerdir?

    Tek başına allerji testleri tanı koydurmadığı gibi eğitim almamış hekimlerce yapılan testlerle teşhisi konulmaya çalışılması da çok yanlıştır. Allerji testleri doğru teknikle yapılmalı, allerji uzmanlarınca yorumlanmalı ve doğru teşhisi konulmalıdır.

    Önemli notlar

    Bahar ayında astım, allerjik nezle ve göz allerjisi belirtileri oluyorsa incelenmelidir.

    Allerji testleri doğumdan 18 yaşına kadar olan çocuklarda çocuk allerji uzmanlarınca yapılmalıdır.

    Polen mevsiminde polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarıda olmamaya gayret gösterilmeli, ağız yerine burundan nefes alıp verilmelidir.

    Polen mevsiminde polen allerjisi olanlar veya ailesinde allerjik hastalığı yoğun olanlar otomobillerinin polen filtresin değiştirmeli, hepa filtreli klimalar kullanılması uygundur.

    Gözlerin polenerden korunması için bahar aylarında güneş gözlüğü veya normal gözlük kullanılmalıdır. Akşamları eve gelince mutlaka kıyafetler değiştirilmeli ve duş alınmalıdır. Evden işe gidilince yüz yıkanıp ağız ve burun su le gargara edilerek polenler uzaklaştırılmalıdır.

    Bol su ve meyva suyu içmek çocukların daha zinde olmasını sağlayacaktır.

    Bahar ayında çocuklarınızda alerjik hastalıkların belirtileri görülüyorsa mutlaka bir çocuk alerji uzmanına başvurun. Erken teşhis çok önemlidir. Bahar ayının verdiği ipuçlarını değerlendirmek gerekir.

  • GEÇ KALMA SENDROMU SİZİ İŞİNİZDEN ETMESİN

    GEÇ KALMA SENDROMU SİZİ İŞİNİZDEN ETMESİN

    “İşe geç kalmak, mis gibi uyuyup rüya bile görmektir” demiş bir online sözlük yazarı. Ancak bir süre sonra bu güzel rüyaların birer birer kabus olarak karşımıza çıkması da an meselesidir.

    • Her sabah siz de çalar saatinizi en az 5 defa erteliyor musunuz?
    • 6:30’da kalkmak için ayarladığınız saat, en az 45 dakika sonra mı gerçekleşiyor?
    • Onca zaman boyunca kulağınızda garip ve rahatsız edici melodiler…Elinizde alarmını ertelemek için aldığınız telefonla uyuya mı kalıyorsunuz?
    • Ya da gözünüzü açmadan önce ne giyeceğinizi, saçınızı nasıl yapacağınızı, her birine kaçar dakika ayıracağınızı düşünürken bir bakmışsınız, siz hala yataktayken otobüs mü kaçmış?

    Her sabah taksiye giden para ile belki de sevdiğiniz o çizmeyi alabilirdiniz.Ya da patronunuzun azarlaması yerine, mesaiye güzel bir kahve ile başlayabilirdiniz. Eğer buna bir son vermem lazım diyorsanız, neler yapabilirsiniz hep beraber bakalım.

    Sabah rahat uyanabilmek akşamdan başlar. Uyumadan kısa bir süre önce ağır yemekler yememek daha verimli ve sağlıklı bir uykuyu da beraberinde getirir.

    Uyumadan önce izlediğiniz filmler, tartıştığınız konular uyku kalitenizi de olumsuz etkilemektedir.

    Zaman teknoloji çağı. Bizim ona hükmettiğimiz gibi o da bize hükmediyor. Dolayısıyla bazen bilgisayardan hiç bir eksik yanı olmayan telefonlardaki oyunlar, programlar, sosyal paylaşım siteleri yatağınıza kadar girebiliyor. Haliyle gözünüzün etkilendiği o mavi ışıktan dolayı uykuya dalışınız ve uyanışınız kaliteli olmuyor hele bir de sabah ilk işiniz onu elinize almaksa daha başınız yastığın üzerindeyken…

    Tam uyandınız ve her sabah konuşan o ses dedi ki “5 dakika ertele boşver! Yetişirsin nasıl olsa.” İşte bu size tam o anda yataktan fırlamak için bir şaret olsun. Çünkü o 5 dakikalar bitmiyor biliyorsunuz ki.

    Saatinizi her sabah kalktığınız zamandan 1 saat önceye kuruyorsanız, son ana kadar kalitesiz ve yoran bir uyku geçiriyorsunuz demektir; her 5 dakikada bir saati ertelediğinizi düşünürsek. Haliyle, alarmı kalkacağınız vakitten en fazla 15 dakika öncesine kurun ki daha verimli geçsin sevgili yatağınızda uyuduğunuz zaman.

    Kalktığınızda hazırlanmak için geçireceğiniz vakti en aza indirmek için kıyafetlerinizi, takılarınızı, makyaj malzemelerinizi akşamdan seçip hazırlayın. Böylece daha yataktan çıkmadan 10 dakika yapacağınız hazırlanma planları da sizi yormamış olur.

    Duşunuzu akşamdan yaparsanız, uyandığınızda banyonun etrafında duş alsam mı almasam mı diye dolanırken vakit de kaybetmemiş olursunuz.

    Aslında işin özü, yataktan kalkmak. Ve yataktan kalkmadığınız süre boyunca, o gün iyi bir şey olma ihtimali de sıfırdır.

  • Alerjik astım

    Alerjik Astım Nedir?
    Astım, hava yollarında çeşitli nedenlerle oluşan hasarlanma sonucu meydana gelen hassasiyet ile sık sık öksürük, hırıltı, nefes daralması gibi şikayetlerinin görülmesidir. Astım hastalığınaalerjik bronşit veya spastik bronşit de denilmektedir.

    Çocuklarda Astım Sıklığı
    Bilimsel araştırmaların bize vermiş olduğu sonuçlara göre ; astımın çocuklarda görülme sıklığı %10-20 civarındadır. İstanbul genelinde ise her 7 çocuktan birinde astım vardır.

    Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri çocuğunuzda mevcutsa astım hastalığında şüphelenilmelidir:

    Çocuğunuzun göğsünde özellikle nefes verme sırasında hırıltı (hışıltı) sesi duyulması

    Sık sık öksürük olması, öksürüğün özellikle geceleri artması ve şiddetli öksürükten dolayı uykudan uyanma

    Tekrarlayan hırıltı (hışıltı)

    Sık sık ve tekrarlayan nefes sıkışması

    Öksürüklerin özellikle bazı mevsimlerde artış göstermesi

    Hareketin artması halinde (egzersiz, oyun oynama, koşma gibi) veya terlediği zaman öksürük ve hırıltının artış göstermesi

    Sık sık gribal enfeksiyon sonrası öksürük ve nefes sıkışmalarının olması ve bu şikayetlerin 2 haftadan uzun sürmesi

    Sigara, deterjan, boya gibi kimyasal madde kokularına karşı aşırı hassasiyet

    Çocukta egzema, alerjik nezle görülmesi

    Ailede veya akrabalarda astım, alerjik nezle, egzema, gıda alerjisi, ilaç alerjisi gibi alerjik hastalıkların olması (alerjik hastalıklar genellikle genetik olarak ortaya çıkar ve ailenin diğer bireylerinde de görülebilir.)

    Öksürük, nefes darlığı gibi belirtilerin ventolin, bricanyl gibi nefes açıcı sprey veya nebul tedavileri ile rahatlaması

    Astımda Görülen Öksürüğün Diğerlerinden Farkı

    Öksürük özellikle uyuduktan 1-2 saat sonra veya sabaha doğru olur,

    Öksürük veya hışıltı nedeniyle gece uyanma olur,

    Oyun oynadıktan veya egzersiz yaptıktan sonra öksürük artar, çok fazla gülmek ve çok fazla ağlamak öksürüğü şiddetlendirir.

    Öksürük inatçı olup, balgam çok zor sökülür.

    Astım Teşhisi
    Astım belirtileri olan çocukların “Çocuk Alerjisi” uzmanlarınca değerlendirilmesi şiddetle önemlidir.
    Çocuk alerji uzmanının muayenesinin ardından eğer astım düşünülüyorsa gerekli testlerin yapılması gerekir. Çocuklarda astım %80-90 alerjik olduğu için ciltten alerji testi yapılması oldukça ehemmiyetlidir. 6 yaşından büyük çocuklarda solunum fonksiyon testleri yapılır. Verilen nefeste NO testi yapılabilir. Gerekli olan durumlarda kan testleri ve ter testi yapılır ve bu sonuçlara göre çocukta astım olup olmadığına karar verilir.

    Alerji testleri alerjik hastalığın ne olduğuna göre farklılık göstermektedir.
    Cilt alerjileri, egzama, gıda alerjileri gibi asıl sebebin gıda alerjisi olduğu düşünülen alerjik hastalıklarda 1. aydan itibaren alerji testi yapılabilmekle birlikte ; astım ve alerjik nezle gibi daha çok polen, ev tozu akarı benzeri nefes yoluyla alerji oluşturan alerjik hastalıklarda 1-2 yaşından sonra yapılması uygun görülmektedir.

    Astım Tedavisi
    Astım tedavisi çocuklarda olumlu sonuçlar vermektedir. Sebep olan alerjenden korunma, ilaç tedavisi ve dil altı damla ve cilt altı enjeksiyon olarak iki ayrı aşı tedavisi bulunmaktadır. Tedavi seçiminin hastaya göre belirlenmesi ve ilaçların doğru teknikle kullanılması tedavi başarısındaki en önemli unsurlardır.

  • Ben yaşamadım, çocuğum yaşasın !

    Ben yaşamadım, çocuğum yaşasın !

    “Ben yaşamadım, çocuğum yaşasın” düşüncesi, mutsuzluk sebebi !

    Günümüzde eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte çalışan annelerinde sayısı arttı. Ekonomik gücü artan aileler, çocuklarına artık daha çok para harcarken daha az zaman ayırıyorlar. Özellikle de ailelerin mali açıdan giderek güçlenmesiyle “ben yaşamadım, çocuğum yaşasın” düşüncesi ailelerin hayatlarının merkezimize oturuyor ve çocukları için hiçbir masraftan kaçınmıyorlar. Halbuki bu tutum mutlu olmayan, tatminsiz, ne istediğini bilmeyen çocuklara ve gelecekte bir çok psikolojik sıkıntılarla karşılaşacak bireylere sebep oluyor.

    İşte bu noktada bir kaç diyeceğimiz var. Çocuklarınızın mutlu olmasını her anne baba gibi siz de istersiniz. Hele bir de siz onun yaşındayken hayalinizdeki kırmızı çizmeyi ya da arabayı alamadıysanız, babanız ya da anneniz size çok sarılmadıysa, özel bir okulda okuyamadıysanız ya da pazara gittiğinizde canınızın çektiği her şeyi alamadıysanız.

    Buraya kadar bir sıkıntı yok. Ancak, gayet masum gibi görünen “Ben yaşayamadım benim çocuğum yaşasın, hiçbirşeyden eksik kalmasın.” cümlesi, sonrasında ciddi davranış bozukluklarına sebebiyet vermektedir.

    Nasıl mı?

    • Her zaman her istediği olan çocuk mutsuz, tatminsiz, huzursuz olur. Neyden nasıl mutlu olacağını da tam kestiremez. Çünkü daha elindekinin kıymetini anlamadan başka bir uyarıcı önüne geliverir. Bu sefer, ona yönelir ancak ondan da diğerleri gibi çabuk bıkar. Sonra “Ben senin yaşındayken bir tane arabayı zor buluyordum sen neden kıymet bilmiyorsun teşekkür etmiyorsun oğlum!” dersiniz.
    • Davranışlarınız ve sözleriniz paralel gitmelidir. “Sen kendin için ders çalışıyorsun bizim için değil ki yavrum.” derken bir yandan da iki dakika ödevin başına geç oturduğunda telaşlanır, iyi not aldığında ise hemen en iyi hediyeyi alırsanız ve diğer çocuklarla karşılaştırırsanız sanki sizin için çalışıyormuş izlenimi verirsiniz ve başaramadığında çocuk ciddi bir suçluluk hisseder.
    • Aynı zamanda çocuğunuzun sorumluluklarını ondan çok üzerinize almaktır bu durum. Sürekli arkasından iten birileri olduğunda neden ödevini kendi oturup yapmaya başlasın ki ya da odasını toplasın? 1 ay önce verilen performans ödevini hala yapmayan çocuğunuz üzülmesin, düşük not almasın diye son akşam sizin yapmanız mesela, ya da karne günü ondan çok heyecanlanıp, elinden koşup almak notlarını.
    • Tek uğraşınız çocuğunuz olmasın. Hayattaki tek odak noktanız çocuğunuz olursa, tüm kaygılarınız, beklentileriniz, öfkeleriniz de ondan yana olur. Sizin yapamadıklarınızı ya da hayallerinizi gerçekleştirmesini ondan beklemek çok da işe yarar bir düşünce olmayacaktır. Çocuğunuz size “Ben istediğim bölümü okuyacağım, senin istediğin mesleği seçmeyeceğim.” dediğinde anlam veremez, yıkılırsınız.
    • Çok fazla verici olduğunuzda yani onun adına her şeyi planlayıp adeta bir fanusta büyüttüğünüzde, bunun karşılığını da ister istemez beklersiniz. Evlendiğinde eşi ile anlaşamaz ya da ona kızan öğretmenine çıkışırsınız.
    • Anne- baba olarak yapacağınız en önemli şeylerden biri de tek ağız olmaktır. Ebeveynlerden biri çocuğa başka bir kural koyarken diğer bunu karşıt bir cümle ile yıkarsa, otorite bozulur ve çocuk kaygı yaşar. Unutmayın ki, sizler iki farklı insansınız. Dolayısıyla herşeyi aynı düşünemezsiniz. Bununla beraber tek bri ortak projeniz var o da çocuğunuz. O sebeple o konuda tek ağız olmak zorundasınız.
    • Tutarlılık oldukça önemlidir. Çocuğunuz oyuncakçıda bilmem kaçıncı bebeği istediğinde önce “Ne anlaşmıştık, bugün sadece gezmeye geldik, oyuncak almayacağım.” dersiniz. Çocuk bir kere sızlanır, açıklayarak “Olmaz” dersiniz. On kere sızlanır, ağlar, “İstiyorum” diye “Hayır” dersiniz. Otuz kere diretir, bağırır, kızar “Böyle öfkeyle istedikçe anlaşamayız seninle.” dersiniz. Elli kere ağlar, ister hatta bir şeylere vurmaya başlar “Madem öyle gidiyoruz o zaman” dersiniz. Elli birincide artık taşar ve “Rezil ettin beni tamam hadi al!” dediğinizde tüm o kurallar, tutum, otorite, saygı sıfırlanır.
    • Çocuğunuza sorumluluk verin. Bu illa ki büyük bir şey olmak zorunda değildir. Bir çiçeğin ya kedinizin suyunun ihmal edilmemesi onun görevi olsun mesela. Önce bir süre beraber yaparak öğretin sonra o sahip olduğu minik sorumlulukla özgüveni de artacaktır.
  • Alerjik rinit alerjik nezle

    Alerjik Rinit (Nezle) Nedir?
    Alerjenlere burun mukazasının alerjik reaksiyonu sonucu nezle, burun tıkanması, hapşırma, burun, göz, kulak ve boğaz kaşınması belirtileri ile kendini gösteren hastalıktır.

    Alerjik nezle belirtileri genellikle gribal enfeksiyon belirtileri ile karışır. Alerjik nezle belirtilerinin tekrarlayıcı olması nedeniyle gribal enfeksiyondan ayrılır. Alerjik nezlede ilave bir hastalık yoksa ateş olmaz. Peş peşe hapşırmaların olması da gribal enfeksiyondan ayırmada önemlidir. Özellikle polenlere alerjisi olan kişilerde alerjik nezle belirtileri bahar aylarında artar.

    Türkiye’de alerjik nezle sıklığı %3 ile 36 arasında değişmektedir. Alerjik nezle belirtileri varsa mutlaka çocuk alerji uzmanı tarafından incelenmelidir. Neye alerjinin olduğu bulunulmalı ve gerekli durumlarda alerji aşıları yapılmalıdır.

    Alerjik Nezle Sıklığı
    Alerjik nezle sıklığı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artmaktadır. Alerjik nezle dünya nüfusunun %20 ile %40’ını etkilediği görülmektedir. Ülkemizde bugüne kadar yapılan çalışmalarda alerjik nezlenin sıklığı çocuklarda %2.9 ile %39.9 arasında olduğu görülmektedir. Son 10 yılda da sıklık giderek artmaktadır.

    Alerjik nezlenin dünyada sıklığının artışı hakkında birçok neden öne sürülmektedir. Çocuklarda batı tipi beslenmenin daha sık olması, fazla kilo alınması, hava kirliliği, hijyen gibi bir çok faktör üzerinde durulmaktadır.

    ALERJİK NEZLENİN BELİRTİLERİ
    Alerjik nezlenin en önemli belirtileri sık tekrarlayan nezle (sulu ve bol), burun kaşıntısı, burun tıkanması ve ard arda en az 4-5 defa olan hapşırmadır.

    Bu belirtilerin dışında kulak kaşıntısı, yumuşak damak ve boğazda kaşıntı, tat ve koku bozukluğu, sık sık burun kanaması olabilir.

    Birlikte göz alerjisi varsa gözlerde sulanma, kaşınma da olabilir.

    Geniz akıntısına bağlı öksürük, geniz akıntısının yutulması sonucu kusma, karın ağrısı ve iştah azalması gelişebilir.

    Ayrıca kulakta sıvı birikmesi nedeniyle işitme azalması yapabilir.

    Alerjik nezle enfeksiyonlara eğilim yarattığı için sık sık sinüzite neden olabilir.

    Burun tıkanmasına bağlı ağız sürekli açık kalması nedeniyle sık boğaz enfeksiyonu gelişebilir. Geniz akıntısı geniz eti büyümesi yaparak horlamaya neden olabilir. Gerek geniz eti büyümesi gerek burun tıkanması nedeniyle uyku kalitesi bozulur. Genel bir yorgunluk ve bitkinlik hali vardır. Bunun sonucunda da iyi uyku alamayan çocuk okulda da başarısız olur. Ağzı açık kalan çocukta diş çürümesi de kolay gelişir.

    Sınav süresince burnu tıkalı veya burnu devamlı akan, gözleri kaşınan bir çocuğun sınavda başarısı mutlaka etkilenir.

    Alerjik nezleli çocukların alt göz kapakları altında deri renginde koyulaşma da görülür. Bu koyulaşmanın nedeni bu bölgedeki damar içindeki kanın birikmesi sonucu deri rengini koyulaştıran hemosiderin denilen pigmentin birikmesi nedeniyledir.

    Burunun sık sık yukarı doğru silinmesi ile burun üstünde çizgilenme görülebilir. Burun kaşınması ve akıntı nedeniyle alerjik selam olarak bilinen burnun aşağıdan yukarı doğru silinme hareketi yapılır ki bu duruma “alerjik selam” denilir.

    Burun üstünde cilt kızarık olabilir. Gözlerde kızarma, göz kapaklarında şişme görülebilir.

    Burun içinde polip denilen şişlikler görülebilir. Bu de nefes almayı zorlaştırabilir. Polipler alerjik nezleli çocukların %5’inde görülür.

    6 aylık bebekte alerjik rinit bildirilmesine rağmen çoğunlukla klinik belirtilerin ortaya çıkmasından önce 2 veya daha fazla mevsim geçmesi gerekir. Bu nedenle genelde 2 yaşında büyük çocuklarda görülmektedir. Ancak alerjik nezle belirtileri olan 2 yaş altındaki çocuklar da alerjik nezle yönünden incelenebilir.

    Ergenlik döneminde de tek başına alerjik nezle belirtilerinin görülmesi pik yapmaktadır.

    Özellikle egzamalı bir çocukta peş peşe hapşırma, nezle ve gözlerde sulanma sık sık oluyorsa alerjik nezle yönünden araştırılmalıdır.

    ALERJİK NEZLENİN NEDENLERİ
    Genetik
    En önemli neden genetiktir. Ailede alerjik nezle veya astım veya diğer alerjik hastalığın olması alerjik nezle gelişmesi için önemli bir risk faktörüdür.

    Erkek çocuklarda alerjik nezle daha çok görülür
    Alerjik nezle erkek çocuklarda daha sık görülür.

    Alerji testi pozitif olanlarda alerjik nezle gelişime olasılığı yüksektir.
    Alerji testinde polen, ev tozu mite’ları gibi havada bulunan alerjenlere alerji saptanmışsa alerjik nezle gelişme olasılığı yüksektir. Ayrıca besin alerjisi saptanmışsa da alerjik nezle gelişmesi için bir risk oluşturur.

    Nemli ve küflü ortamlar alerjik nezle gelişme riskini artırır
    Nemli ve küflü bir ev ortamı da alerjik nezle gelişmesini artıran bir risk faktörüdür.

    Çocuğun doğduğu mevsim bahar ve yaz ayı ise alerjik nezle riski artar
    Bahar ve yaz aylarında doğan çocuklarda alerjik nezle gelişme riski daha yüksektir. Yeşil alanda yaşayanlarda veya hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgede yaşayanlarda da alerjik nezle gelişme riski yüksektir.

    Alerjenler alerjik nezle riskini artırır
    Alerjenler alerjik nezle gelişmesinde çok önemlidir. En önemli tetikleyici faktör havada bulunan alerjenlerdir. Mevsimsel alerjik nezlede polenler önemli bir tetikleyiciyken yıl boyu alerjik nezle belirtileri olan çocuklarda ev tozu mite’ları, küfler, evcil hayvanlar ve hamamböcekleri önemli tetikleyicilerdir.

    Sigara dumanı alerjik nezle riskini artırır
    Sigara dumanına maruz kalma hem alerjik hastalığın şiddetini artırmakta hem de alerji gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

    Hava kirliliği alerjik nezle riskini artırıyor
    Hava kirliliği alerjik nezle gelişmesinde önemli rol oynadığı düşünülmektedir.

    ALERJİK NEZLENİN TEŞHİSİ
    Alerjik nezle belirtileri olan bir çocuğun muayene bulguları tamamen normal olabilir. Burun üstünde çizgilenme, göz altlarındaki cildin koyulaşmanın olup olmadığına bakılmalıdır. Çok dikkatli bir öykü alınmalıdır.

    Alerji testi
    Alerjik nezle düşünülen çocuğa ciltten alerji testi yapılır. Neye alerji olduğu anlaşılır. Ayrıca alerji testiyle aşı tedavisi gerekip gerekmediği değerlendirilir.

    Alerji testi kaç yaşında yapılır?
    Ciltten alerji testi alerjik nezle için 1 yaşından itibaren yapılabilir. Alerji testi 1-2 aylıktan sonra yapılabilmesine rağmen alerjik nezleli çocuklarda 1 yaşından büyüklerde yapılması uygundur. Çünkü ev tozu mite’ları ve polenlere alerji gelişmesi için belirli bir süre geçmesi çocuğun bu alerjenlerle karşılaşması gerekir.

    Alerji testini hangi uzman yapmalıdır?
    Alerji testinin de bu konunun uzmanı olan çocuk alerji uzmanlarınca yapılması çok önemlidir. Çünkü bu testle teşhis konulmakta ve tedavi planlanmaktadır. Bu testler aşı yapılıp yapılmayacağına ve aşı yapılacaksa hangi alerjenlerle karışım hazırlanacağına karar verilmektedir. Bu nedenle bu konuda eğitim alan çocuk alerji uzmanlarınca yapılması gerekir. Aksi takdirde yanlış teşhisle 3-5 yıl gibi sürecek uzun soluklu tedavinin yanlış yapılmasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
    Test sonucu kullanılan alerjenlerden de etkilenmektedir. Test uygulama tekniği, alerjenlerin kalitesi, test yapan hekimin çocuk alerji uzmanı olması gibi faktörlerle test sonucu değişebilmektedir.

    Alerji testi kandan mı ciltten mi yapılmalıdır?
    Kandan yapılan alerji testlerinin pahalı olması, geç çıkması ve cilt testine göre daha az sıklıkta pozitif olması nedeniyle ciltten alerji testi yapılması tavsiye edilir. Ayrıca kandan yapılan alerji testinde kullanılan cihazın kalitesi de test sonucunu etkileyebilir.

    Kanda alerji düzeyi (IgE) teşhiste önemli mi?
    Kandan bakılan IgE düzeyinin yüksek olması bize sadece alerji testinde alerji çıkma olasılığının yüksek olduğunu gösterir. Ancak IgE seviyesi yüksek olan çocuklarda alerji testinde alerji çıkmayabileceği gibi düşük seviyede olanlarda da alerji testinde alerji çıkabilir. Bu nedenle bu testin teşhiste yeri çok sınırlıdır.

    Nazal provakasyon testleri:
    Sadece araştırma amaçlı kullanılan bir testtir. Teşhiste şüpheli durumlarda yapılmaktadır.

    Nazal smear:
    Burun akıntısının incelenmesidir. Burun akıntısı boyama teknikleri ile incelenir. Eozinofili sayısı %10 üstünde ise alerjik nezle ihtimalini kuvvetlendirir.

    Sonuç olarak alerjik nezle teşhisi deneyimli hekimler tarafından alınan ayrıntılı öykü ve gerekli testler (alerji testleri ve duruma göre diğer testler) ile teşhis konulur.

    ALERJİK NEZLENİN TEDAVİSİ

    Alerjik nezle tedavisi korunma (Alerjik olunan alerjenlerden ve tetikleyicilerden korunma), ilaç tedavisi, immünoterapi (Aşı tedavisi), cerrahi, eğitim, tamamlayıcı tedaviden oluşmaktadır. Bir de alternative tedaviler vardır. Tedavide başarının sırrı alerji uzmanlarınca doğru tanı konup doğru tedavi yapılmasıdır. Öncelikle alerjik nezlenin ciddiyeti belirlenmeli ve hastalığın ciddiyetine gore tedavi düzenlenmelidir.

    1. Korunma Tedavisi
    Alerjik rinitte uygulanan korunma ile astımda korunma benzerdir. neye alerjisi varsa ona göre korunma uygulanmalıdır. Ev tozu mite alerjisi varsa mite’lara karşı korunma önlemleri almak gerekir. Polenlere alerji varsa polenlerden korunmak gerekir.

    2. İlaç Tedavisi
    * Hastanın şikayetlerine göre ve ciddiyete göre düzenleme yapılmaktadır.
    * Otrivine ve iliadin gibi ilaçlar en fazla 7 gün kullanılır. Bu süreden sonra etkisi kaybolur ve kullanmaya devam edilirse burun tıkanması daha fazla olm aya başlar.
    * Antihitaminiklerin hapşırma, burun kaşınması ve nezleye daha çok faydası olup burun tıkanmasına faydası fazla olmaz. 1 saat içinde etki başlar.
    * Uyku yapamayan 2. jenerasyon antihistaminiklerin belirgin bir yan etkisi yoktur.
    * Nazal steroidler ilaçlar doktor gözetiminde verilmelidir. Bu ilaçlar uzun süre kullanıldığında yan etkileri görülebilir.
    * Nazal steroidler baş ağrısı, bulantı ve kusma, tat ve koku duyusu kaybı, baş dönmesi, anaflaksi, ürtiker, anjioödem ve bronkospasm gibi nadiren yan etkiler görülebilir. Ayrıca burunda yanma ve sızlama (%5-10), hapşırma, sinüs konjesyonu, göz sulanması, boğaz irritasyonu, ağızda kötü tat, kanlı akıntı (%5), nasal septum perferasyonu görülebilmektedir. Bu nedenle doktor kontrolünde tedavi yapılmalıdır.
    * Montelukast ilaçlar 6 yaş altındaki bazı hastalarda uygulanabilmekle birlikte antihistaminiklere büyük üstünlüğü olmadığı için tavsiye edilmiyor.

    * İntranazal antikolinerjikler Aşırı burun akıntısı olanlarda kullanılır.

    3. Aşı tedavisi (İmmunoterapi)
    Çocuklarda etkilidir. Ciddi alerjisi olan ve bu alerji yapan alerjenlerle karşılaşınca şikayeti olanlarda aşı tedavisi önerilir. Polenlere ve ev tozu akarlarına karşı yapılan aşı etkilidir.

    Ağızdan damla şeklinde veya deri altına enjeksiyonla yapılır. Enjeksiyonla yapılan daha etkilidir. 5 yıl süreyle uygulanır. Kısa süreli ve uzun süreli uygulanan aşılar vardır. Hastalığı tamamen iyileştirdiği ve daha sonra astım gelişmesini engellediği için öneriyoruz.

    Alerjen verildiği için sadece alerji uzmanlarınca uygulanmalıdır. Alerjen verildiği için 30 dakika içinde ciddi alerjik şoka neden olabilir. Bu nedenle aşı yapıldıktan sonra 30 dakika gözlemde tutulur. Bunun dışında aşı yapılan bölgede şişlik olabilir. Şişlik olursa buz konulmalıdır.
    Etkisi 1 yılda ortaya çıkar. 1 yıl içinde faydası olmamışsa iptal edilir.

    4. Cerrahi Tedavi
    Fonksiyonları etkileyen septumun anotomik değişiklikleri, kronik sinüzit, tedaviye dirençli iki taraflı nasal poliposis ve ilaçlara dirençli inferior türbinat hipertrofisi gibi durumlarda ameliyat gerekebilir.

    5. Alternatif ve Tamamlayıcı Tedaviler

    Tamamlayıcı ve alternatif tedavi etkinliği şimdiye kadarki delillerle tam olarak desteklenmediği için rutin kullanıma girmemiştir. Kontrollü yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Yan etkileri olabilir. Diğer ilaçlarla etkileşebilir

    Tamamlayıcı Tedaviler
    Bariyer tedavisi için buruna alerjenin girmesi engellenir. Bunun için nazal filtre, polen bloke eden kremler, selüloz toz, yüz maskesi ve gözlük, serum fizyolojikle burun ve sinüs yıkanması yapılabilir.
    Probiyotikler: Allerjik hastalık semptomlarına etkisi olabilir. Yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

    Alternatif tedaviler
    Akapunktur: Akapunktur etkinliğini için yeterli delil olmamasından dolayı ve olası komplikasyonalarından dolayı önerilmiyor.
    Homeopati: Benzer benzeri tedavi eder homeopatinin temel yasasıdır. Kaliteli çalışmalarda; faydalı bulan ve faydasız bulan çalışmalar var. Yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.
    Şifalı bitkiler: Ciddi yan etkiler ve ilaç etkileşimleri olabileceği için ve rinit semptomlarına etkisi yetersiz olduğu için önerilmiyor.
    Rinofototerapi: Burun içine bir cihaz yardımıyla ışık verilerek yapılmaktadır. Faydalı bulan çalışmalarla birlikte rutin kullanıma girmemiştir.

    6. Eğitim
    Hastalara hastalığın yıl boyu veya tekrarlayıcı özellikleri, alerjen tetiklenmesinden kaçınması gerektiği, solunum yolları irritanları ve sigara içilmemesi gerektiği öğretilmelidir. Burun spreyin doğru bir şekilde kullanması öğretilmelidir.

    ALERJİK NEZLE İLE İLGİLİ EN SIK SORULAN SORULAR

    1- Alerjik nezle neden önemlidir?
    Alerjik nezle gemelde basite alınır ve doktora gidilmesine gerek olmadığı düşünülür. Ancak alerjik nezle önemlidir. Çünkü alerjik nezle iş ve okul performansını, öğrenme kabiliyetini etkiler.

    İş ve okul gitmemenin en büyük sebeplerindendir. Allerjik nezle ile astım, nazal polip, sinüzit, otitis media, alt solunum yolları enfeksiyonları, ve diş çürümeleri arasında ilişki vardır.

    Özellikle çocuklarda alerjik nezle ve astım birlikte görülme şansı yüksek olduğu için astım belirtileri yönünden de dikkatli bir şekilde incelenmelidir. Astımlı çocukların %75’inde alerjik nezle de vardır. Alerjik nezleli çocuklarda ise %20-40 oranında astım vardır.

    Alerjik nezle teşhisi konan ve astımı olmayan çocukların %20’sinde ilerde astım gelişme riski vardır.. Bu nedenle astım gelişmesinin de önlenmesi bakımından alerjik nezlenin tedavi edilmesi önemlidir.

    2- Alerjik nezle kaç çeşittir?
    Alerjik nezle sadece bahar aylarında görülüyorsa mevsimsel alerjik nezle, yıl boyu görülüyorsa devamlı (persistan) alerjik nezle adı almaktadır. Bu sınıflama günümüzde değişmiştir. Mevsimsel alerjik nezle aralıklı alerjik nezle ve devamlı alerjik nezle olarak sınıflanmaktadır. Devamlı alerjik nezlede belirtiler haftanın 4 gününden fazla olur ve 4 haftadan uzun sürmektedir. Alerjik nezlenin uykuyu, iş performansını etkilemesi ve günlük aktiviteleri etkileyip etkilememesine göre hafif, orta-ciddi olarak sınıflanmaktadır.

    3- Alerjik nezle için alerji testi kaç çeşittir?

    Alerjik nezle düşünülen çocuğa ciltten alerji testi yapılır. Neye alerji olduğu anlaşılır. Ayrıca alerji testiyle aşı tedavisi gerekip gerekmediği değerlendirilir.

    4- Alerjik nezle için alerji testini hangi uzman yapmalıdır?

    Alerji testinin de bu konunun uzmanı olan çocuk alerji uzmanlarınca yapılması çok önemlidir. Çünkü bu testle teşhis konulmakta ve tedavi planlanmaktadır. Bu testler aşı yapılıp yapılmayacağına ve aşı yapılacaksa hangi alerjenlerle karışım hazırlanacağına karar verilmektedir. Bu nedenle bu konuda eğitim alan çocuk alerji uzmanlarınca yapılması gerekir. Aksi taktirde yanlış teşhisle 3-5 yıl gibi sürecek uzun soluklu tedavinin yanlış yapılmasıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.
    Test sonucu kullanılan alerjenlerden de etkilenmektedir. Test uygulama tekniği, alerjenlerin kalitesi, test yapan hekimin çocuk alerji uzmanı olması gibi faktörlerle test sonucu değişebilmektedir.

    5- Alerjik nezlede alerji testi kaç yaşında yapılır?

    Ciltten alerji testi alerjik nezle için 1 yaşından itibaren yapılabilir. Alerji testi 1-2 aylıktan sonra yapılabilmesine rağmen alerjik nezleli çcuklarda 1 yaşından büyüklerde yapılması uygundur. Çünkü ev tozu mite’ları ve polenlere alerji gelişmesi için belirli bir süre geçmesi çocuğun bu alerjenlerle karşılaşması gerekir.

    6- Alerjik nezle için alerji testi kandan mı ciltten mi yapılmalıdır?

    Kandan yapılan alerji tetslerinin pahalı olması, geç çıkması ve cilt testine göre daha az sıklıkta pozitif olması nedeniyle ciltten alerji testi yapılması tavsiye edilir. Ayrıca kandan yapılan alerji testinde kullanılan cihazın kalitesi de test sonucunu etkileyebilir.

    7- Alerjik nezle teşhisinde kanda alerji düzeyi (IgE) teşhiste önemli mi?

    Kandan bakılan IgE düzeyinin yüksek olması bize sadece alerji testinde alerji çıkma olsalığının yüksek olduğunu gösterir. Ancak IgE seviyesi yüksek olan çocuklarda alerji testinde alerji çıkmayabileceği gibi düşük seviyede olanlarda da alerji testinde alerji çıkabilir. Bu nedenle bu testin teşhiste yeri çok sınırlıdır.

    8- Alerjik nezleden korunma nasıl olur?

    Alerjik rinitin nedeni alerji testiyle belirlenir. Belirlenen alerjenin alerjik nezleyle ilişkisi araştırılır ve alerjik nezleye neden olduğu ortaya konursa o alerjenden korunmak gerekir. Örneğin ev tozu mite alerjisi varsa ev tozu mite’larına karşı önlem almak gerekir. Polenlere alerji saptanmışsa polenlere karşı önlem alınmalıdır. Küfe alerji saptanmışsa küflere karşı önlem almak gerekir.

    9- Alerjik rinit (Alerjik nezle) tedavisinde son gelişmeler nelerdir?

    Dekonjestanlar, nazal steroidler, antihistaminikler, mast hücre stalizörleri, lökotrien modifiye edici ilaçlar, antikolinerjikler, anti IgE ve antisitokin tedavileri uygulanabilmektedir. Hastanın şikayetlerine göre ve ciddiyete göre düzenleme yapılmaktadır..

    10- Burun tıkanması için kullanılan dekonjestanların zararı var mı?

    Otrivine ve iliadin gibi ilaçlar en fazla 7 gün kullanılır. Bu süreden sonra etkisi kaybolur ve kullanmaya devam edilirse burun tıkanması daha fazla olmaya başlar.

    11- Kortizonlu burun spreyleri güvenli midir?

    Bu tür ilaçlar kortizon içermesinden dolayı doktor gözetiminde verilmelidir. Bu ilaçlar uzun süre kullanıldığında yan etkileri görülebilir.

    12- Kortizonlu burun spreylerinin yan etkileri nelerdir?

    Baş ağrısı, bulantı ve kusma, tat ve koku duyusu kaybı, baş dönmesi, anaflaksi, ürtiker, anjioödem ve bronkospasm gibi nadiren yan etkiler görülebilir. Ayrıca burunda yanma ve sızlama (%5-10), hapşırma, sinüs konjesyonu, göz sulanması, boğaz irritasyonu, ağızda kötü tat, kanlı akıntı (%5), nasal septum perferasyonu görülebilmektedir. Bu nedenle doktor kontrolünde tedavi yapılmalıdır.

    13- Lokal alerjik nezle nedir?

    Alerjik nezle belirtileri olmasına rağmen alerji deri testleri veya kanda alerji testleri negatif olduğu durumda akla gelmelidir.Sadece burunda alerjiye eğilim olması durmuna “entopi” denir. Kesin teşhis buruna uygulanan provakasyon testleri ile yapılmaktadır.
    Lokal alerjik rinit teşhisinin konulması birçok alerjik nezleye benzeyen hastalıkların dışlanması ile konulmaktadır. Bu nedene de bu konuda eğitim almış ve deneyimli çocuk alerji uzmanlarınca konulması önemlidir.

  • BAYRAMLAR SOSYALLEŞME FIRSATI

    BAYRAMLAR SOSYALLEŞME FIRSATI

    Bayramlar, tüm toplumlarda milli olsun dini olsun, fertlerin sosyal destek ihtiyacının en yoğun karşılandığı zamanlardır. Kişiler birbirleri ile yakınlaşır, aralarındaki ilişkiler kuvvetlenir, birlik ve beraberlik pekişir, uzun zamandır türlü sebeplerden görüşemedikleri ile sohbet ve paylaşım imkânı doğar. Bununla birlikte geçmiş anılır, geleceğe yatırım yapılır.

    • Peki ya bulunduğumuz zamanda bayramlar nasıl yaşanıyor ve bunun üzerine biz neler yapabiliriz?

    Tarih ve nesiller boyunca halk, ihtiyacı olan sosyal desteği, tekke ve dergâhlardan, derneklerden, kıraathanelerden (okuma evi), kapı önü sohbetlerinden, akraba ziyaretlerinden ve insanın sözel ve fiziksel olarak orada ve o anda olduğu birçok mekândan beslemiştir. Zamanla yok olan bu alanlar ve kavramlar sonucunda halk olarak bizler alternatiflerini bulmaya çalışmış; yer yer yapabilmiş yer yer eksikliğini hissetmişizdir. Şehirleşme, sekülerizm, modernleşme, kültürel ve sosyo-ekonomik ilişkilerdeki değişimlerin, internetin, bizlere hem yararı hem de yabancılaşma ve yalnızlaşma kavramları altında zararları olmuştur.

    İşte bu noktada bayramlar imdadımıza yetişmektedir. Bir insanın ben iyi ve sağlıklıyım diyebilmesi için tıpkı Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün dediği gibi fiziki, ruhi ve sosyal açıdan da iyi olması gerekir.

    Bayramlar sosyalleşmemizi ve aldığımız sosyal desteği pekiştirdiği için,

    • Bir gruba ait olma,
    • Kendimizi ifade edebilme,
    • Benlik saygısı,
    • Sevgi,
    • Şefkat,
    • Zorluklarla,
    • Stresle ya da belki de hastalıklarla başa çıkabilme

    gibi gereksinimlerimizi karşılar; bol tebessüm ve paylaşımla birlikte yalnızlık hissinin depresif kokusundan uzaklaştırırlar.

    Karşılık beklemeye alışmış bencil tarafımızı eğitir; sevgiyi, ilgiyi vermede ilk adımı atan taraf olmayı öğretirler. Hali hazırdaki değerli olma durumumuzu, sadece sosyal ağlar üzerinden reyting almaktan ibaret olmayacağını hatırlatırlar.

    Kısacası, son zamanlarda şehrin karmaşasından kaçmak için tatil fırsatı olarak algılanan bayramların duygusal, maddi, manevi, koruyucu, rahatlatıcı, anlamlandırıcı birçok yararı vardır.

    Gülümsemesi, neşesi, paylaşımı, keyfi ve tabi ki şekeri (dişçiler duymasın) bol bir bayram dilerim.

  • Çocuklarda besin alerjisi

    Besin alerjisi nedir?
    Herhangi bir besinin alındıktan sonra bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla yabancı olarak tanınıp buna karşı değişik mekanizmalarla vücudun reaksiyon göstererek alerji belirtilerinin ortaya çıkmasına Besin Alerjisi denir.
    Besin Alerjisi Sıklığı
    Besin alerjisi genellikle 1-2 yaşından önce görülmektedir ve 3 yaş altında görülme sıklığı %6 iken yetişkinlerde bu sıklık %1-2 civarına düşmektedir.

    En Sık Rastlanan Alerjik Besin Grupları

    Her besinin alerjik reaksiyonlara neden olması mümkün olmakla birlikte tüm alerjik besin reaksiyonlarının % 90’ından 8 temel besin sorumludur. Bunlar süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday, ağaç fıstıkları (ceviz, badem, Antep fıstığı, vs), balık ve kabuklu deniz hayvanlarıdır.
    Besin alerjisi belirtileri
    Besin alerjisi belirtiler besin alımından sonra ağız etrafında kızarıklık, yüzde veya vücutta kızarıklık, kaşıntı, dil ve dudakta şişme, egzama belirtileri sıklıkla görülen belirtilerdir. Bu belirtilerden başka akciğerde hırıltı, öksürük, nefes sıkışması, burun akıntısı, burun tıkanıklığı kanlı kaka, kabızlık, kusma, şiddetli gaz ağrısı ve alerjik şok belirtileri gibi birçok belirtilere neden olabilir.
    Besin alerji teşhisi
    Çocuklarda besin alerjisini düşündüren durumlar oluştuğunda ciltten alerji testleri, kandan alerji testleri, alerjen besinlerin alımına ara verilmesi ve besin yükleme testleri gibi testler yapılarak çocuk alerji uzmanlarınca tanı konulmaktadır.

    * Gıda alerji testi
    Ciltten alerji testi, kandan alerji testi ve yama testi (patch) olmak üzere farklı yöntemler vardır. Sıklıkla ciltten alerji testi ve kandan alerji testi birlikte kullanılması önerilmektedir. Tek başına alerji testleri tanı koydurucu özelliği yoktur. Yükleme testleri ile doğrulanmalıdır. Alerji testlerinde alerji saptanmaması alerji olmadığını kanıtlamaz. Çünkü alerjinin farklı tipleri olmasından dolayı alerji testleri ile çıkmamasına rağmen farklı tip alerji olabilir.

    * Besin eliminasyonu
    Çocuk alerji uzmanı tarafından yapılan değerlendirme ve testler sonucunda şüpheli gıdlar belirlenir. Belirlenen gıdalar alerjik hastalığın tipine gore iki ile 4 hafta süreyle diyetten çıkarılır. Bu sure içinde diyetten çıkarılan gıdanın diline bile dokundurulmaması gerekmektedir. Çıkarılan diyet ile çapraz reaksiyon yapan gıdların da diyetten çıkarılması gerekir. Bu nednele bu eliminasyon diyetini çocuk alerji uzmanalarının planlaması çok önemlidir.

    * Besin yükleme testi
    Şüpheli gıdanın diyetten çıkarılması ile çocuktaki belirtilerin düzelmesinden sonra şüpheli gıdanın yüklemesi yapılır. Yükleme yapılmasonda alerji testi sonuçları çok önemlidir. Alerji testi sonuçlarına gore yükleme testinin nasıl yapılacağına karar verilmelidir. Bu test deneyimsiz hekimlerce yapılırsa çocuğun hayatını tehlikeye sokacak kadar kötü sonuçlara neden olabilir.

    * Besin günlüğü: Hergün bebeğin verilen besinler ve annesini emiyorsa annenin aldığı besinler her gün hangi saatte alındığı kayıt edilir. Bebekte görülen belirtiler de hangi saatlerde olduğu kayıt edilir. Besin günlüğü tutulması beslenme ve belirtiler arasında ilişki kurulmasında doktorlara çok önemli bilgi vermesi bakımından önemlidir.
    Besin Alerjisi Tedavisi

    * Diyet
    Besin alerjisi reaksiyonlarını önlemenin tek yolu çocuğun alerjik olduğu besin ve ürünlerinden kaçınmasıdır. Çok az miktarda alımları bile şiddetli reaksiyonlara neden olabileceği için dilini bile alerjik besine dokundurmamalıdırlar. Anne sütü alan bebeklerin anneleri de diyet yapması gerekir. Bebek mama kullanacaksa besin alerjisi tipine gore seçim yapılmalıdır. Örneğin inek sütüne alerjisi olan bebeklerin inek sütü içermeyen mamalar kullanması gerekir. Hangi mamanın kullanılacağına ve nasıl bir diyet uygulanacağına çocuk alerji uzmanı karar vermelidir.

    * Besin alerjisinde ilaç tedavisi
    Besin alerjisi tespit edilen çocuklarda bulguların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla kullanılabilecek herhangi bir ilaç yoktur. Var olan belirtilerin ortadan kaldırılması amacıyla hafif reaksiyonlarda anti-histaminik ilaçlar ve kortizon türü ilaçlar kullanılabilir.

    * Besin alerjisinin aşı tedavisi
    Oral immünoterapi (Aşı tedavisi), hastaları desensitize (besine alıştırma) etmek ve kalıcı tolerans (besin alerjisinin düzelmesi) geliştirmek amacı ile küçük dozlardan başlayarak düzenli olarak artan dozlarda gıda alerjenlerinin ağızdan verilmesidir. Oral dezentizasyon yapılabilen gıdalar süt, yumurta, yer fıstığı, ceviz, kivi ve şeftalidir. Henüz araştırma aşamasında olup bazı merkezlerce yapılmaktadır. Başarılı sonuçlar bildirilmektedir.

    Besin Alerjisinde En Sık Sorulan Sorular

    1- Besinlere bağlı alerji testi kaç yaşında yapılabilir?
    Doğumdan itibaren yapılabilmekle birlikte sıklıkla 2 aylıktan sonra yapılabilmektedir.

    2- Besin alerjisi düzelir mi?
    Besin alerjisinin düzelip düzelmeyeceği hangi besine bağlı alerji olduğu, kaç çeşit gıdaya alerji olduğu, kaç yaşında teşhis konulduğu, teşhis konulduğunda besin alerjisinin şiddeti, astım ve alerjik nezlenin birlikte olup olmadığına göre değişmektedir. Süt yumurta, soya ve buğdaya alerji düzelme şansı yüksekken fıstık, balık ve deniz ürünlerine gelişen alerjinin düzelme şansı düşüktür.

  • ÇARPIK KADRAJLAR

    ÇARPIK KADRAJLAR

    “…zor olsa da sorumluluğu ele almalı ve suçu iş hayatımızın ve stres yaratan diğer etmenlerin üstünden biraz hafifletmeli sanki ne dersiniz? Bu da başka bir yazının konusu olsun. “ demiştik en son…

    Öncelikle SİZ’den başlamalı. Siz’in kim olduğunuzu, isminizi bilmiyorum. Nerelisiniz, tipiniz nasıl, yaşınız kaç, sosyal statünüz nedir…beni de ilgilendirmiyor. Ancak benim tek bildiğim sevgili

    Maslow’un piramidinin en üst seviyesindeki Kendini Gerçekleştirme gereksinimine sahip olmaya layık olduğunuz.

    Maslow, bir ihtiyacın karşılanmadan diğerine geçilemediği gereksinimlerimizi şu şekilde sıralamıştır.

    1. Fizyolojik gereksinimler(yemek yemek, nefes almak, su içmek, cinsellik, uyku,denge,boşaltım)
    2. Güvenlik gereksinimi(can güvenliği, iş, aile, mülkiyet güvenliği)
    3. Bir gruba ait olma, sevgi, gereksinimi(şefkat, arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
    4. Saygınlık gereksinimi(tanınma, kendine saygı, özgüven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı, sosyal statü sahibi olma)
    5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi(potansiyelini gerçekleştirme, mükemmelleşme, erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)

    Şimdi bu piramitte ilk 2 koşul zaten her birimizde var. Var ki şu anda bu yazıyı rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. 3. şartla beraber biraz zorlanmalar başlıyor.

    • Son gereksinime kadar giderken yolda bazıları tekliyor, kimi öksürüp kimi aksırıp bir şekilde ilerlemeye çalışıyor… değil mi?
    • Peki nedir bizim yolumuza çakıl taşları dizenler?

    İşte biz bunlara “Bilişsel Çarpıtmalar ” diyoruz.

    • Elbette ki tek neden bunlar değil ama birazdan sayacağım gerçek dşı değerlendirmeler, başlamak için güzel bir konu değil mi?

    Hep ya da Düşüncesi: Halbuki hayat gri ve grinin tonlarından ibarettir siyah beyaz olmak yerine. Ama işte bazen zorlaştırıyoruz bu düşünce ile mükemmeliyetçiliği överken. Çektiğiniz fotoğraf ana sayfaya çıkmadıysa “ Ben işe yaramaz bir fotoğrafçıyım! X bile çıktı ana sayfaya bir ben yokum..” Halbuki daha önce benzer başarılar elde eden birbirinden hoş kareleriniz olsa bile…

    Zihinsel Filtre:

    • Yaşanan olaylardaki olumsuz detaylara odaklanmak sizi yormuyor mu? Örneğin X sitesinde fotoğrafları geziyorsunuz. Biri belki de gereksiz ve yersiz bir yorum yapmış her hangi bir kareye. “Herkes de böyle sanatçı kesildi. Bunlar hep böyle. İnsanlar hiç bir şeyi beğenmiyorlar. Şimdi ben yüklersem benim fotoğrafımı da kimse puanlamayacak!”

    Aşırı Genelleme:

    • O gün bulutlar pek yardımsever değil mi?
    • Modeller açısından şanslı hissetmiyor musunuz?
    • Yoksa her çekim günü mü böyle?
    • “Ne zaman çekime çıksam bunlar beni buluyor?
    • Ne şanssız insanım ben! Benden hayatta iyi kare çıkamaz!” mi diyorsunuz?
    • Şimdi tekrar gözlerinizi kapatın ve düşünün çıktığınız 30 çekimin kaçında birkaç aksilik oldu?

    Yazın günü gününe ve sesli okuyun. Okuyun ki çarpıtılmış bilişiniz ile yüzleşmenin dayanılmaz hafifliğini yaşayın.

    Etiketleme: Aşırı genellemenin hayatınızı daha zorlaştıran halini düşünün, işte etiketleme. “Benden hayatta iyi kare çıkmaz! Ben beceriksiz bir şipşakçıyım!”

    Büyütme ve Küçültme: Kusurlu olduğunuzu düşündüğünüz taraflarınızı büyütüp, olumlu yanlarınızı küçültmeyedir bu. “Ne yaptım ben! Mahvoldum! Nasıl olur da fotoğrafı bu ışıkta çekerim hem de bu diyaframla!” ya da “Ne olmuş yani iyi bir kare yakaladıysam maharet lenste!”… Mutsuzluuk, mutsuzluk gel kucağımıza…

    ”- meli, -malı” Cümleleri: Bu eklerle motive olmaz aksine mutsuz, kızgın, isteksiz hissedersiniz. “Bu gece çektiğim tüm fotoğrafları işlemeliyim. Hatta gruptaki tüm fotoğrafçılardan önce ve hatta hemen siteye eklemeliyim.”

    • Yorucu değil mi?

    Olumluyu Geçersiz Kılma: Sergi açtınız diyelim. Uğraştınız, emek verdiniz ve filanca yerde filanca gün filanca kişileri çağırıp sundunuz fotoğraflarınızı. Gelen konukların beğeni yorumlarını duydukça “Of.. Aslında kibar olmaya çalışıyorlar. Eminim beğendiklerinden değil bunlar!”

    • Tanıdık geldi mi?
    • Ne kadar yorucu ve yıkıcı bir biliş değil mi?

    Zihin Okuma: Aynı sergi açılışındayız. Diyelim ki gelenlerden biri bir köşede pencereden dışarıya bakıyor, dalmış uzaklara. “Gelenleri çok sıktım. O kadar sıkıcı bir sergi açmışım ki adam gezmek yerine dışarıyı izleyeyim daha iyi diyor kesin!” hmmm belki de şimdi aldığı bir telefondan dolayı düşüncelere dalmıştır, ki öyle, ama siz kendi düşüncenize öyle ikna olursunuz ki araştırma gereği duymadan tüm gününüzü hem de sergi açılışınızı mahvedersiniz.

    Falcılık Yapma: Fala inanma falsız da kalma derler ya, bu onlardan biri değil, acı veren bir bilişsel çarpıtma şeklidir. Sergide dışarıya dalıp giden adam var ya, işte o, telefonda kız arkadaşı ile tartıştı. Ancak daha da vahimi yapmakta olduğu falcılık, “Bundan sonra asla düzelmeyecek ilişkimiz. Hiçbir şekilde onu geri döndüremeyeceğim. Eminim bundan!” Gerçekçi olmamasına rağmen o buna inanıp çoktan ümitsizliğin pençesine düşmüştür bile.

    Kişiselleştirme: Hiçbir mantıksal açıklaması olmaksızın, bir temele dayandıramadan olumsuz bir olayın sorumluluğunu üstleniverirsiniz. Sonuç, büyük bir suçluluk hissidir. “Ben olmasaydım burada çıkmazdık çekime ve o daha iyi kareler çekerdi. Ben iyi bir çekim arkadaşı değilim. Hepsi benim hatam!” Hâlbuki başkalarının yaptığı sizin değil onların sorumluluğudur.

    Zor görünen insanların çoğunda, ya da yorucu hayatların büyük kısmında bilişsel çarpıtma örneklerini görebiliriz. İlk adım onların farkına varmaktır.
    Ve,
    Sevgili okuyucu, dünyanın en iyi terapistine de gitseniz, dünyanın en harika ilacını da kullansanız; iç görünüze giden patikayı reddederseniz, bir sonuç alamazsınız. Öncelikle SİZ istemelisiniz gelişmeyi, gelişmeye giden yola çıkmayı.